B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kiralanan Tarlayı Başkasına Ektirmek: Ürün Kirasında Alt Kira ve Devir

Ürün kirasına konu tarlanın kullanım ve işletme hakkı, kiraya verenin rızası olmadan başkasına devredilemez. TBK 366 bu yasağı alt kiralama için de düzenler. Ücret karşılığı traktör, ilaçlama veya hasat hizmeti almak ile tarlanın bağımsız işletmesini üçüncü kişiye bırakmak farklı işlemlerdir. Hukuki sonuç, sözleşmeye verilen ad üzerinden değil gerçek işletme düzeni üzerinden belirlenir.

Kiralanan Tarlayı Başkasına Ektirmek: Ürün Kirasında Alt Kira ve Devir – kanuni koşullar şeması
Tarlada üçüncü kişinin kullanımını belirleme

Tarla kirasında neden TBK 366 uygulanır?

TBK m.357, ürün veren şeyin kullanımını ve ürünlerini devşirme imkanını bedel karşılığı kiracıya bırakan ilişkiyi ürün kirası olarak tanımlar. Tarla, bahçe ve tarımsal işletme sözleşmesinin gerçek içeriği bu tanıma uyuyorsa m.366 özel hükmü uygulanır.

TBK 358, özel düzenleme bulunmayan konularda genel kira hükümlerine başvurulacağını belirtir. Dolayısıyla açık arazi olması, kiracının üçüncü kişiye kullandırmada tamamen serbest olduğu anlamına gelmez. Ürün kirasının kendi alt kira ve işletme devri kuralı vardır.

Ürün kirasının kurulması ve tarafların temel borçları genel çerçeveyi açıklar. Buradaki inceleme, üretimi fiilen kimin yönettiği ve üçüncü kişi kullanımının hangi izinle gerçekleştiği üzerinde yoğunlaşır. Sadece tapuda tarla yazması yerine sözleşmenin amacı ve verilen yetkiler değerlendirilmelidir.

Kiralanan tarlayı yeniden kiraya vermek

Kiracı, tarlayı başka bir kişiye bedel karşılığında bağımsız kullanım ve ürün alma yetkisiyle bırakıyorsa alt kira ilişkisi incelenir. İlk kiraya veren ile asıl kiracı arasındaki sözleşme devam eder; asıl kiracı üçüncü kişiyle kurduğu ikinci ilişkide kiraya veren konumundadır.

TBK 366’nın ilk cümlesi, kiraya verenin rızası bulunmadan bu işlemi yasaklar. Alt kiracıdan alınan bedelin para yerine hasattan pay olarak kararlaştırılması, rıza sorununu ortadan kaldırmaz. Ürün paylaşımı da ekonomik karşılık oluşturabilir; işlemin gerçek yapısı belgelenmelidir.

Asıl kiracının kira bedelini zamanında ödemesi de tek başına işletmeyi devretme yetkisi vermez. Ödeme borcu ile kiralananı sözleşmeye uygun kullanma borcu ayrı yükümlülüklerdir. İzin verilmişse bunun kişi, alan, süre ve faaliyet yönünden kapsamı araştırılır.

Bedel almadan kullandırma da izin sorununu kaldırmaz

TBK 366 yalnız başkasına kiraya vermeyi değil kullanım ve işletme hakkını başkasına devretmeyi de rızaya bağlar. Bu nedenle üçüncü kişiden kira alınmadığının söylenmesi, tek başına bütün devri hukuka uygun hale getirmez. Bağımsız kullanım yetkisinin aktarılıp aktarılmadığı belirlenmelidir.

Kiracının yakını, ortağı veya başka bir çiftçi olması üçüncü kişinin hukuki konumunu kendiliğinden değiştirmez. Aile içindeki yardım ile ayrı kişinin kendi hesabına işletmesi farklıdır. Karar yetkisi, üretim giderleri, hasadın ekonomik hesabı ve zarar riskinin kime ait olduğu birlikte incelenir.

Bu ayrım, yalnız sahada kimin görüldüğüne bakılarak yapılamaz. Tarımda işçilik ve makine hizmetinin dışarıdan alınması olağandır. Üçüncü kişinin bulunması ile kiracının işletme hakkını ona bırakması arasındaki bağ somut olgularla gösterilmelidir.

Traktör ve hasat hizmeti işletme devri değildir

Belirli ücret karşılığında sürüm, ekim, ilaçlama veya hasat işi yaptırılması, hizmetin kapsamına göre değerlendirilir. Kiracı üretim kararlarını, girdi alımlarını ve ürün hesabını elinde tutuyorsa yalnız yardım alınması bağımsız işletme devrini tek başına kanıtlamaz. Çalışmanın sonuç ve talimat düzeni önemlidir.

TBK 116, borcun ifasında yardımcı kullanılan hallerde yardımcı kişinin işi yürütürken karşı tarafa verdiği zararı düzenler. Dolayısıyla dışarıdan hizmet alınması, kiracının kiraya verene karşı özen ve koruma borcunu ortadan kaldırmaz. Hizmet sağlayıcıyla ayrı sözleşme bulunması da bu sorumluluk incelemesini kaldırmaz.

Makine hizmeti sözleşmesinde yapılacak iş, ücret, tarih ve hasar sorumluluğu açıkça gösterilmelidir. Ürünün tamamının başka kişinin ekonomik hesabına geçmesi, bağımsız faaliyet yetkisi ve asıl kiracının fiilen çekilmesi varsa yalnız fatura üzerindeki hizmet adıyla yetinilmemelidir.

Fiilî işletme düzeni nasıl anlaşılır?

İncelenen başlıkBelge veya olguHukuki önemi
Üretim kararıEkim planı ve talimatlarİşletmeyi kimin yönettiği
Girdi gideriTohum, gübre ve sulama ödemeleriEkonomik hesabın kime ait olduğu
Ürünün satışıSatış sözleşmesi ve teslim kayıtlarıHasat gelirinin gerçek muhatabı
Üçüncü kişi ödemesiHizmet faturası veya kira bedeliHizmet ile bağımsız kullanım ayrımı
RızaSözleşme eki ve izin yazışmasıİznin kişi ve faaliyet sınırı

Bu göstergeler tek başına kesin bir sınıflandırma listesi değildir; birlikte değerlendirilir. Örneğin bir faturanın başka kişi adına olması, bütün işletme hakkının devredildiğini tek başına göstermez. Buna karşılık birbirini doğrulayan kayıtlar ilişkinin gerçek içeriğini ortaya koyar.

Tarafların sonradan verdiği isimler yerine işlem tarihindeki belgeler korunmalıdır. Aynı kişinin farklı tarihlerde önce hizmet sağlayıcı, sonra bağımsız kullanıcı haline gelmesi de mümkündür. İncelemede bu dönemler tek bir kesintisiz ilişki gibi sunulmamalıdır.

Üretim kaydında adının bulunması ile kiraya verenin devre rıza vermesi ayrı ispat konularıdır. Belgenin hangi amaçla düzenlendiği açıklanmalıdır. İzin iddiası için kullanılan kayıt, ilgili parseli ve işlem dönemini göstermiyorsa başka araziye veya başka sezonuna ait bilgiler aynı olayın kanıtı gibi birleştirilmemelidir.

TBK 366 rızası mutlaka yazılı mı olmalıdır?

TBK 366’nın metni kiraya verenin rızasını arar; ilk cümlesinde ayrıca yazılı rıza ifadesi kullanmaz. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri alt kirasında yazılı rızayı açıkça arayan TBK 322/2 ile aynı cümlelerden oluşmaz. Kanunda bulunmayan biçim koşulu m.366’ya aitmiş gibi aktarılamaz.

Bununla birlikte rızanın varlığı ve kapsamı uyuşmazlığın merkezindedir. Yazılı, tarihli ve tarafları belirli izin, bu tartışmanın ispatını kolaylaştırır. Asıl sözleşmede izin için kararlaştırılmış şekil veya ek koşul varsa bunlar da ayrıca incelenir.

Konut ve çatılı işyerinde TBK 322 alt kira kuralları farklı kira türüne ilişkin yazılı rıza şartını açıklar. Tarla sözleşmesinin bütün kiracı sıfatının devri amaçlanıyorsa ise TBK 323’teki yazılı rıza kuralı ayrıca gündeme gelir.

İzin metni neyi açıklamalıdır?

İzin verilen parsel, kullanım bölümü, üçüncü kişinin kimliği ve faaliyet süresi belirlenmelidir. Sadece üretime yardım izniyle bütün işletmeyi kendi hesabına yürütme yetkisi aynı değildir. Belgenin içeriği, sonradan ortaya çıkacak faaliyetle karşılaştırılabilecek açıklıkta olmalıdır.

Ürün türü, su ve elektrik kullanımı, tesislerin korunması, alt kullanımın sonu ve teslim düzeni de yazılmalıdır. Bir üretim dönemi için verilen iznin süresiz olduğu varsayılmamalıdır. Üçüncü kişinin başka kişiye yeniden kullandırması yönünden yetki kapsamı ayrıca kontrol edilir.

Kiraya verenin yalnız tarlada başka bir çalışan görmesi, her tür devri kabul ettiğini kanıtlamaz. Rızaya dayanılıyorsa açıklamanın hangi işlem ve kişi hakkında olduğu gösterilmelidir. Sonradan anlaşmaya varılması halinde önceki dönemin taleplerinin nasıl düzenlendiği de açık tutulmalıdır.

Bazı yerlerin kiralanmasına ilişkin istisna

TBK 366, kiralananda bulunan bazı yerlerin, kiraya veren için zarar doğuracak bir değişikliği gerektirmemek koşuluyla kiraya verilebileceğini düzenler. Bu, ana yasağın metindeki özel istisnasıdır. Her kısmi kullandırmanın otomatik olarak serbest olduğu şeklinde genişletilemez.

İşlemin gerçekten bazı yerlere ilişkin olması ve kiraya veren bakımından zararlı değişiklik gerektirmemesi birlikte incelenir. Üretim bütünlüğünün bozulması, tesislere müdahale, sulama düzeninin etkilenmesi ve sözleşmenin amacı bu değerlendirmede somutlaştırılır. Kanunda sabit bir metrekare veya yüzde sınırı bulunmaz.

Kullanımın alan olarak küçük görünmesi, etkisinin de önemsiz olduğunu göstermez. Sulama kuyusu, erişim yolu veya ortak üretim tesisinin kontrolü diğer parselleri etkileyebilir. İstisnaya dayanılıyorsa yalnız büyüklük değil, kullanımın işletme üzerindeki gerçek sonucu da belgelenmelidir.

Alt kira ile kira ilişkisinin devri farklıdır

TBK 323, kira ilişkisinin tamamının üçüncü kişiye devrini düzenler ve kiraya verenin yazılı rızasını arar. Bu işlemde devralan kiracının yerine geçer. TBK 366 kapsamındaki alt kirada ise ilk sözleşmedeki kiracı taraf sıfatını korur.

Bu nedenle tarlayı başka kişinin ekip biçmeye başlaması, asıl kiracının bütün borçlarından kurtulduğunu tek başına göstermez. Taraf sıfatının değiştirilmesi amaçlanıyorsa devir anlaşması ve yazılı rıza açık olmalıdır. İzin belgesinin yalnız kullanım izni mi yoksa taraf değişikliği mi içerdiği ayırt edilir.

TBK 323’te işyeri kiraları için düzenlenen rıza vermekten kaçınma ve devredenin devam eden sorumluluğu hükümleri de kendi kapsamlarıyla değerlendirilir. Her tarımsal ilişkiyi incelemeden aynı işyeri sonucuna bağlamak doğru değildir. Burada belirleyici olan sözleşmenin gerçek niteliğidir.

Üçüncü kişi kira bedelini öderse kiracı olur mu?

Bir borcun başka kişi tarafından ödenmesi ile sözleşmenin tarafının değişmesi farklıdır. TBK 83, kişisel ifada alacaklının menfaati bulunmayan borçlarda borçlunun şahsen ifa zorunluluğu olmadığını düzenler. Dolayısıyla ödeme belgesi tek başına kiracı değişikliğinin bütün koşullarını karşılamaz.

Ödeme açıklamasında hangi dönem ve hangi borç için ödeme yapıldığı gösterilmelidir. Kiraya verenin üçüncü kişiden bedel almasıyla ilgili taraf açıklamaları ayrıca incelenir. TBK 323 kapsamındaki devir ileri sürülüyorsa yazılı rıza ve devir iradesi araştırılır.

Alt kiracı doğrudan ödeme yapıyorsa asıl kiracıyla yaptığı hesap da tutulmalıdır. Aynı dönem bedelinin iki kez istenmesi veya hangi borcun kapandığının belirsiz kalması önlenmelidir. Ürün payıyla ödeme varsa miktar ve teslim kayıtları para transferinden ayrı biçimde korunur.

Alt kullanıcının verdiği zarardan kim sorumludur?

TBK 366’nın ikinci fıkrası, üçüncü kişiyle yapılan bu kira sözleşmelerine alt kira kurallarının kıyas yoluyla uygulanacağını belirtir. TBK 322/3, alt kiracının asıl kiracıya tanınandan farklı kullanımı halinde asıl kiracının kiraya verene karşı sorumluluğunu düzenler.

Aynı hüküm kiraya verenin kiracısına karşı sahip olduğu hakları alt kiracıya veya kullanım hakkını devralana karşı da kullanabilmesini öngörür. Bu nedenle asıl kiracı, zararı fiilen başka kişinin verdiğini söyleyerek kendi sözleşmesel konumunu tamamen ortadan kaldıramaz.

Zararın hangi kullanımdan doğduğu, önceki durum ve onarım ihtiyacı teknik kayıtlarla belirlenir. Taraflar arasındaki ayrı rücu veya tazminat hesabı, kiraya verenin somut zarar talebinden ayrılır. Aynı hasar için farklı kişilerden yapılan ödemeler toplam zarar hesabında birlikte değerlendirilmelidir.

İşletme yönteminin değiştirilmesi ayrı bir izin konusudur

TBK 364, kiracının kiralananı özgülendiği amaca uygun ve iyi biçimde işletmesini düzenler. Kira süresinden sonra da etkisi görülecek işletme yöntemi değişikliği için kiraya verenin izni aranır. Alt kullanıma verilen rıza, kapsamı dışında kalıcı değişiklik yetkisi yaratmaz.

Bu yüzden üçüncü kişinin kim olduğuna verilen izin ile sulama, dikim düzeni veya üretim biçimi hakkındaki yetki ayrı kontrol edilir. Bir izin belgesinde bunların birlikte düzenlenmesi mümkündür; fakat belgede olmayan sınırsız yetki sonradan varmış gibi kabul edilmemelidir.

Bakım borcu TBK 365 uyarınca devam eder. Sözleşmede kiracıya bırakılan küçük onarımlar ve düşük değerli araçların yenilenmesi, üçüncü kişi kullanımına geçildiği için kendiliğinden kiraya verene yüklenmez. Taraflar arası görev paylaşımı asıl borçların kimde bulunduğunu açıkça göstermelidir.

İzinsiz kullanımda otuz günlük konut ihtarı otomatik uygulanmaz

Ürün kirasında özel hüküm bulunmayan yerde TBK 358 üzerinden genel hükümler uygulanır. TBK 316, sözleşmeye uygun ve özenli kullanım borcuna aykırılığı düzenler. Konut ve çatılı işyeri için öngördüğü en az otuz günlük giderim ihtarı ile diğer kiralara ilişkin düzenlemesi farklıdır.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, diğer kira ilişkilerinde önceden ihtar olmadan yazılı bildirimle hemen fesih imkanını açıkça belirtir. Bu nedenle ürün kirasına konu açık tarla uyuşmazlığında konut ihtarındaki süreyi kanunen zorunluymuş gibi aktarmak doğru değildir. Önce aykırılığın ve uygulanacak kira türünün koşulları belirlenir.

Fesih yazısında ihlal edilen yükümlülük, üçüncü kişi kullanımı ve dayanak kayıtlar açıklanmalıdır. İzin bulunduğu veya kullanım yalnız hizmet alımı olduğu halde izinsiz devir varmış gibi davranılamaz. Fesih bildirimi, fiilen zor kullanarak tarlaya el koyma yetkisi oluşturmaz.

Alt kira süresi ve hasat hesabı

Asıl kiracı üçüncü kişiye kendi hakkının sınırlarını aşan bir kullanım güvencesi veremez. Alt sözleşmenin tarihi, asıl kira süresi ve izin süresi birbiriyle karşılaştırılmalıdır. Asıl ilişki sona erdiğinde üçüncü kişiyle yapılan daha uzun anlaşmanın sonuçları taraflar arasında ayrıca doğar.

Ürün kirasında süre, yenilenme ve fesih bildirimi m.367–368 sistemini açıklar. Üçüncü kişiye kullandırma anlaşması, asıl sözleşmenin kanuni sona erme düzenini kendiliğinden değiştirmez. Süre sonu ile aykırılık nedeniyle fesih farklı başlıklardır.

Hasat yapılmadan ilişki sona ererse ürün ve gider hesabı ayrıca kurulmalıdır. Ürün kirası sonunda devşirilmemiş ürünlerin hesabı TBK 374–375 bağlantısını açıklar. Alt kira izni tartışması, yapılan üretim giderlerinin ve teslim durumunun kayıt altına alınması ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Uyuşmazlık dosyasında bulunması gereken kayıtlar

Asıl kira sözleşmesi, rıza belgeleri, üçüncü kişiyle anlaşma, üretim kayıtları, ödeme ve ürün teslim belgeleri birlikte tutulmalıdır. Parsel ve kullanım bölümü açıkça belirlenmelidir. Farklı arazilerde çalışan aynı hizmet sağlayıcının işlemleri birbirine karıştırılmamalıdır.

HMK m.190 ve199 çerçevesinde iddiaları destekleyen olgular ve elektronik belgeler değerlendirilir. Yazışmalar tarih ve bağlamıyla korunur. İnceleme yalnız bir fotoğraftaki kişi veya bir banka transferiyle sınırlandırılmamalıdır.

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda HMK 4’teki sulh hukuk mahkemesi görevi ve 6325 sayılı Kanun m.18/B kapsamındaki dava şartı arabuluculuk dikkate alınır. Kanunun icra yoluyla tahliyeye ilişkin istisnası ayrıca korunur. Başvuruda kullanım ihlali, zarar ve teslim talepleri açıkça ayrılmalıdır.

Sık sorulan sorular

Kiracı tarlayı sahibinden habersiz başka çiftçiye kiraya verebilir mi?

Ürün kirasında TBK 366, kiraya verenin rızası olmadan alt kirayı yasaklar. Kanundaki bazı yerlere ilişkin özel istisnanın koşulları ayrıca incelenir. Kiranın düzenli ödenmesi veya üçüncü kişinin çiftçi olması rıza gereğini tek başına kaldırmaz.

Ücretli traktör hizmeti almak işletme hakkının devri midir?

Belirli tarım işinin ücret karşılığı yaptırılması tek başına işletme devri değildir. Üretim kararlarının, giderlerin ve ürün hesabının kimde olduğu incelenir. Bağımsız kullanım yetkisinin başka kişiye aktarılmasıyla yalnız yardımcı hizmet alınması birbirinden ayrılır.

Tarlayı kardeşime ücretsiz bırakırsam izin gerekir mi?

TBK 366 kullanım ve işletme hakkının devrini de kapsar. Kira bedeli alınmaması veya akrabalık tek başına istisna oluşturmaz. Aile yardımı ile bağımsız işletme hakkının başka kişiye verilmesi arasındaki fark gerçek çalışma düzeni üzerinden belirlenir.

TBK 366 izninde yazılılık şartı açıkça var mı?

Maddenin ilk cümlesi rıza arar; ayrıca yazılı rıza ifadesi kullanmaz. İspat ve izin kapsamı için yazılı belge önemlidir. Kira ilişkisinin tamamının devri hedefleniyorsa TBK 323’ün açık yazılı rıza koşulu ayrıca uygulanır.

Tarlanın küçük bir bölümünü kiralamak her zaman serbest mi?

Hayır. TBK 366’daki istisna bazı yerlerin kiralanmasına ve kiraya veren için zarar doğuracak değişiklik gerektirmemesine bağlıdır. Sabit bir alan veya yüzde sınırı öngörülmez. Sulama, erişim ve üretim bütünlüğü üzerindeki etkiler değerlendirilir.

Alt kiracı kira bedelini doğrudan malike öderse asıl kiracı değişir mi?

Ödeme tek başına kira ilişkisinin devri değildir. Hangi borcun ödendiği ve tarafların gerçek anlaşması incelenir. TBK 323 uyarınca taraf değişikliği ileri sürülüyorsa devir iradesi ve kiraya verenin yazılı rızası ayrıca ortaya konmalıdır.

Alt kullanıcı tarlaya zarar verirse asıl kiracı sorumlu mu?

TBK 366 üzerinden alt kira kuralları kıyasen uygulanır. TBK 322/3, tanınan kullanımdan farklı kullanım halinde asıl kiracının sorumluluğunu düzenler. Zararın kaynağı, miktarı ve diğer kişinin hukuki konumu ayrıca belirlenir; aynı zarar iki kez tahsil edilemez.

Tarla alt kirasında otuz günlük ihtar her durumda zorunlu mu?

Konut ve çatılı işyerindeki TBK 316 giderim ihtarı bütün kira türlerine aynı şekilde uygulanmaz. M.316 diğer kira ilişkilerinde yazılı bildirimle hemen feshi ayrıca düzenler. Ürün kirasının niteliği, somut aykırılık ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilir.

Alt kullanım izni kalıcı üretim değişikliğine de izin verir mi?

İznin kapsamı belirleyicidir. TBK 364, kira süresinden sonra etkisi görülecek işletme yöntemi değişikliği için ayrıca kiraya verenin iznini arar. Yalnız belirli kişiye kullanım izni verilmesi, kapsam dışında kalan değişiklikleri otomatik olarak kapsamaz.

Üçüncü kişiyle yapılan sözleşme asıl kiradan uzun olabilir mi?

Asıl kiracı sahip olduğundan daha güçlü bir kullanım hakkını kiraya verene karşı sağlayamaz. Asıl kira, alt kullanım izni ve alt sözleşmenin süreleri birlikte kontrol edilir. Fazla süre taahhüdünün üçüncü kişiyle ilişki içindeki sonuçları ayrıca değerlendirilir.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul · Polaris Plaza iletişim bilgileri

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin · Profit İş Merkezi iletişim bilgileri

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp