Kollektif Şirket Tasfiye Memurunun Yetkisinin Mahkemece Genişletilmesi ve Tek Başına Hareket Talep Dilekçesi | TTK 278 ve 282
Kollektif şirket tasfiye memurunun yetkisinin mahkemece genişletilmesi ve tek başına hareket talep dilekçesi, kanundaki olağan birlikte hareket düzeninin somut tasfiyeyi kilitlediği durumda TTK 282/1 temelinde hazırlanır. Mahkeme yolu, ortakların aynı yönde karar verememesi hâlinde ve haklı sebepler gösterilerek işletilir. TTK 278 tek başına mahkemeye başvuru hakkı kurmaz; bu madde birden çok tasfiye memurunun birlikte hareket etmesini kural, tek başına yetkilendirilen kişinin durumunu ise tescil ve ilan edilmesi gereken özel düzen olarak tanımlar.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Talebin kabulü otomatik değildir. Dilekçe; mevcut tasfiye memurlarını, geçerli yetki kararını, yerine getirilemeyen işlemleri, süre riskini ve istenen genişletmenin sınırlarını belgeler. Amaç tasfiye memuruna şirket malvarlığı üzerinde sınırsız serbesti vermek değil, açıkça sayılan tasfiye işlemlerinin tek imzayla ve denetlenebilir biçimde yapılabilmesini sağlamaktır. TTK 279’daki bütün görevin devredilememesi kuralı, TTK 281’deki tehlike hâlinde bireysel hareket istisnası ve TTK 283’teki tescil-ilan yükümlülüğü ayrı ayrı gözetilir.
Yetki genişletme kararı, yalnız mahkeme dosyasında kalan teorik bir metin olarak düşünülmez. Talebin banka, tapu, icra, vergi ve ticaret sicili işlemlerinde uygulanabilir olması için kişi, işlem, süre ve imza biçimi tereddütsüz yazılır. Karar sonrasında yapılacak tescil, ilan, imza tanımı ve hesap verme düzeni daha dilekçe hazırlanırken planlanır. Böylece diğer memurların görev alanı, ortakların denetim imkânı ve iyi niyetli üçüncü kişilerin güveni korunurken tasfiyeyi aksatan belirli darboğazın giderilmesi hedeflenir. Her somut dosya şirket sözleşmesi, ortaklar kararları ve güncel sicil görünümü üzerinden ayrıca değerlendirilir.
Yetki talebi, engellenen işlemi ve istenen tek imza sınırını gerçek belgelerle göstermelidir.
Olağan birlikte hareket kuralı ve başvurunun gerçek konusu
Tasfiye görevi birkaç kişiye verilmişse ve şirket sözleşmesi, ortaklar kararı veya yetkili makam kararı bir kişiyi tek başına işlem yapmaya yetkili kılmamışsa tasfiye memurları birlikte hareket eder. TTK 278/1’deki bu düzen, tasfiye işlerinin ortak iradeyle yürütülmesini sağlar. Dava dilekçesinin konusu tasfiye memuru atanması değil, hâlen görevde bulunan belirli memurun kanuni yetkisinin belirli işlemler bakımından genişletilmesi olmalıdır. Görevli kişi ve yetkili işlem birbirine karıştırılmaz.
Birlikte hareket düzeninin pratikte güçlük yaratması tek başına bütün yetkilerin bir kişide toplanmasını gerektirmez. Hangi banka işleminin, dava süresinin, sicil başvurusunun, satışın veya teslimin neden tamamlanamadığı tarih ve belgeyle gösterilir. Diğer tasfiye memurunun yalnız farklı görüş bildirmesi, gecikmenin şirket için ölçülebilir risk yaratmadığı durumda yeterli kabul edilmeyebilir. Bu nedenle başvuru, soyut uyumsuzluk yerine işlem bazlı bir yetki ihtiyacı kurar.
TTK 282/1 kapsamında mahkemenin yetkiyi genişletmesi
TTK 282/1, tasfiye memurlarına kanunla tanınmış yetkilerin ortakların oybirliğiyle veya haklı sebepler bulunması hâlinde mahkeme kararıyla daraltılmasına ya da genişletilmesine izin verir. Ortakların oybirliği varsa mahkemeye gitmeden alınan kararın kapsamı, geçerliliği ve sicil işlemleri değerlendirilir. Oybirliği sağlanamamışsa mahkeme talebi, anlaşmazlığın varlığından ibaret bırakılmaz; haklı sebebin neden oluştuğu ve istenen yetkinin bu sebebi nasıl gidereceği anlatılır.
Genişletme talebi, tasfiye amacıyla bağdaşmayan yeni ticari faaliyetleri sınırsızca sürdürme izni olarak kurulamaz. Tasfiye memuru şirketi tasfiye amacı içinde temsil eder. İstenen işlem, mevcut malvarlığını koruma, alacak tahsili, borç ödeme, zorunlu satış, dava takibi, sözleşmenin tasfiye için sonuçlandırılması veya sicil işlemi gibi tasfiyeye hizmet etmelidir. Mahkemenin takdir alanı bulunduğu ve daha dar bir yetki biçimi belirleyebileceği dilekçede kabul edilir.
Haklı sebebin somut olaylarla ispatı
Haklı sebep değerlendirmesi için gecikmenin kaynağı ve sonucu birbirine bağlanır. Tasfiye memurunun uzun süre ulaşılamaması, sağlık veya fiilî imkânsızlık, imzadan gerekçesiz kaçınma, çıkar çatışması, yaklaşan ihale ya da hak düşürücü süre, hızla değer kaybeden mal veya güvenli saklama gideri bu bağlamda incelenebilir. Her olguya toplantı tutanağı, noter bildirimi, teslim kaydı, süreli kurum yazısı, değerleme veya dosya belgesi eşlik eder.
Kişisel kırgınlık, ortaklar arasındaki eski ticari çekişme veya sonuçtan duyulan kaygı tek başına haklı sebep diye sunulmaz. Yetki genişletilmediğinde oluşacak zarar veya hak kaybı mümkün olduğunca tarih, işlem ve tutarla açıklanır; henüz doğmamış zarar kesinleşmiş gibi yazılmaz. Alternatif çözüm yolları denenmişse çağrı ve öneriler gösterilir. Böylece mahkeme, müdahalenin gerekli ve orantılı olup olmadığını belge üzerinden tartışabilir.
Ortakların oybirliği yolunun önce değerlendirilmesi
Kanun, yetkinin ortakların oybirliğiyle değiştirilmesine de olanak tanıdığı için mahkemeye başvurmadan önce karar ihtimali gerçekçi biçimde değerlendirilir. Ortaklara somut gündemle çağrı yapılması, önerilen yetkinin kapsamının yazılı sunulması ve oyların tutanağa geçirilmesi başvuruyu güçlendirir. Toplantı hiç yapılmamışsa yapılmış gibi gösterilmez; çağrıya yanıt verilmemesi veya toplantının gerçekleşmemesi de tarihli belgelerle açıklanır.
Oybirliğiyle alınmış geçerli karar varsa aynı sonucu mahkemeden tekrar istemek gereksiz olabilir. Buna karşılık kararın yorumu, tescili veya üçüncü kişilere etkisi konusunda ayrı bir uyuşmazlık bulunabilir. Dilekçe, oybirliğinin yokluğunu kesin ispatlanmamış varsayımla kurmaz. Şirket sözleşmesi, ortaklar listesi, karar defteri ve güncel sicil kaydı birlikte incelenerek kimlerin oyunun gerektiği belirlenir.
Tek başına hareket yetkisinin sınırlandırılması
Mahkemeden istenen tek başına hareket yetkisi işlem türü, tutar, süre ve denetim yöntemi bakımından ölçülü yazılır. Örneğin belirli bir davada süre tutucu işlem, belirli bankadaki hesaptan kesinleşmiş borcun ödenmesi, belirli malın mahkemece uygun görülen yöntemle satılması veya sicil başvurusunun tamamlanması ayrı ayrı sayılabilir. ‘Tasfiyeye ilişkin her konuda sınırsız yetki’ biçimindeki talep, ihtiyaçla yetki arasındaki bağı görünmez kılar.
Bir işlem için üst tutar, bağımsız değerleme, satış öncesi ortaklara bildirim, aylık hesap özeti veya belge paylaşımı gibi koruyucu koşullar önerilebilir. Böyle bir koşul kanunda zorunluymuş gibi sunulmaz; somut dosyada ölçülülüğü sağlayabilecek araç olarak açıklanır. Yetki süresinin belirli tarihle veya işlemin tamamlanmasıyla sona ermesi de değerlendirilebilir. Mahkemenin daha dar karar kurabileceği açık tutulur.
TTK 281’deki acil bireysel işlem istisnası
TTK 281, şirkete yapılacak bildirimlerin tasfiye memurlarından birine yöneltilmesini yeterli sayar. Ayrıca şirket yararları için tehlike doğuran durumlarda tasfiye memurlarının ayrı ayrı hareket edebilmesini ve özellikle kanun yollarına başvurabilmesini düzenler. Bu hüküm, gerçek bir acil durumda süreyi koruyabilecek kanuni istisnadır; her sürekli anlaşmazlığı geniş ve kalıcı tek imza yetkisine dönüştürmez.
Dilekçede acil işlem daha önce tek başına yapılmışsa hangi tehlikenin bulunduğu, hangi sürenin korunduğu ve yapılan işlemin kapsamı açıklanır. Henüz işlem yapılmamışsa TTK 281 olanağının neden uyuşmazlığı kalıcı olarak çözmediği gösterilir. Örneğin tek bir istinaf süresinin korunması ile aylar sürecek banka, satış ve tescil işlemlerinin düzenli yürütülmesi aynı hukuki ihtiyaç değildir.
Görevin devri ile belirli işler için vekil atanmasının ayrımı
TTK 279 uyarınca tasfiye memurları kanunen kendilerine düşen görevi bütünüyle başka bir kişiye devredemez. Bu sınır, görev ve sorumluluğun görünmez biçimde üçüncü kişiye bırakılmasını önler. Buna karşılık belirli işlem veya işlerin yapılması için içlerinden birine ya da üçüncü kişiye temsil yetkisi verilmesi mümkündür. Mahkemeden tek başına yetki istenirken esasen tasfiye görevinin başka birine aktarılması sonucu yaratılmamalıdır.
Avukatın belirli davada takip yetkisi, mali müşavirin kayıt hazırlaması veya bilirkişi niteliğindeki uzmanın belirli varlığı incelemesi tasfiye memurunun karar ve hesap verme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Dilekçede yardımcı kişinin adı, görevi ve sınırı varsa belirtilir. ‘Bütün tasfiye işleri vekile bırakılacaktır’ biçimindeki ifade kullanılmaz; nihai karar, imza ve denetim sorumluluğunun kimde kaldığı net tutulur.
Tasfiye şirketinin temsili ve imza düzeni
TTK 280, tasfiye hâlindeki kollektif şirketin mahkemelerde ve dış ilişkilerde tasfiye memurları tarafından temsil edilmesini öngörür. Şirket adına düzenlenen belgeler tasfiye hâlindeki unvan altında ve tasfiye memuru sıfatıyla imzalanır. Tek başına yetki verilmesi, kişinin kendi adına işlem yaptığı veya şirket borçlarını şahsen üstlendiği anlamına gelmez. İmza örneği ve yetki kararı birbiriyle uyumlu olmalıdır.
Temsil işlemi tasfiye amacıyla sınırlı kalır. Şirketin tasfiyeyle ilgisiz yeni faaliyetlere sokulması, sırf yetki genişletme kararıyla meşru hâle gelmez. İşlemde şirket unvanı, tasfiye kaydı, MERSİS ve sicil bilgileri doğru gösterilir. Banka, tapu, icra dairesi veya karşı tarafın aradığı belgelere göre kararın kesinleşme ve sicil kayıt örnekleri hazırlanır; kurumların gerektirmediği belge zorunluymuş gibi genellenmez.
Tescil ve ilan işlemlerinin sonucu
TTK 278/2, tasfiye memurlarından yalnız birinin şirket adına işlem yapmaya yetkili kılınması hâlinde bu durumun tescil ve ilan edilmesini ister. TTK 283 de atama, değişiklik, görevden alma ve yetkiye ilişkin sözleşme hükümleriyle ortak ve mahkeme kararlarının tescil ve ilanını düzenler. Bu nedenle sonuç talebinde kararın ticaret siciline bildirilmesi ve uygun kayıtların yapılması açıkça istenir.
TTK 282/2 uyarınca yetki daraltmasının tescil ve ilan edilmemesi hâlinde iyi niyetli üçüncü kişilere ileri sürülememesi ayrıca önemlidir. Genişletme ve tek başına hareket kararı bakımından sicilde açıklığın sağlanması, işlem güvenliğini destekler. Dilekçe, tescili mahkeme kararının yerine geçen bir işlem gibi sunmaz; karar, kesinleşme durumu ve sicil uygulaması birbirinden ayrılarak izlenir.
Taraf, ilgili ve şirket kayıtlarının doğru gösterilmesi
Talep edenin sıfatı, tasfiye hâlindeki şirketin tam unvanı, mevcut tasfiye memurları ve güncel ortaklar açık kimlik ve tebligat bilgileriyle yazılır. Yetkisinin genişletilmesi istenen tasfiye memurunun atanma kaynağı ve tarihi belirtilir. Görevde olmayan eski bir kişinin kaydı güncelmiş gibi kullanılmaz. Sicil gazetesi, şirket sözleşmesi ve sonraki kararlar kronolojik biçimde dosyaya eklenir.
İlgililerin tamamının usul statüsü somut dosyaya göre belirlenir; dilekçe kesin olmayan çekişmeli veya çekişmesiz yargı nitelendirmesini tartışmasız sonuç gibi sunmaz. Diğer tasfiye memurunun görüşü, varsa itirazı ve gecikmeye ilişkin açıklaması dosyadan saklanmaz. Mahkemenin ilgili kişileri dinlemesi veya ek belge istemesi ihtimali gözetilir. Tebligat adresleri güncel resmî kayıtlardan kontrol edilir.
Görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi
TTK 282/1 yetkinin mahkeme kararıyla değiştirilebilmesine imkân verir; ancak görev ve yer bakımından başlık kurulurken şirket türü, merkez, talebin niteliği ve güncel usul hükümleri birlikte incelenir. Başlık, yalnız tasfiye memurunun ikametgâhına veya işlemin yapılacağı yere bakılarak belirlenmez. Güncel ticaret sicili kaydındaki şirket merkezi ve somut dosyanın hukuki niteliği esas alınır.
Ayrı asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerde ticari davalara bakan asliye hukuk mahkemesinin sıfatı yerel adliye teşkilatından doğrulanır. Yetki konusunda kesinlik bulunmayan özel bir durum varsa dilekçe, gerekçesiz iddiayla yetki itirazı riskini gizlemez. Şirketin merkezinin değiştiği veya siciller arası naklin tamamlanmadığı hâllerde eski ve yeni kayıtlar birlikte sunulur.
Delil planı ve işlem bazlı dosya kurulması
Başvuru dosyasında şirket sözleşmesi, tasfiye memuru atama kararı, güncel sicil kayıtları, yetki ve imza düzenini gösteren ilanlar, ortaklar toplantısı çağrıları ve oy tutanakları temel belgelerdir. Bunlara engellenen her işlem için banka yazısı, noter bildirimi, kurum ret yazısı, dava dosyası süre kaydı, sözleşme, değerleme veya teslim tutanağı eklenebilir. Belgenin hangi vakıayı ispatladığı dilekçede açıkça eşleştirilir.
Elektronik posta veya mesaj kaydı sunulacaksa kaynağı, tarafları, tarihi ve bütünlüğü korunur. Seçilmiş birkaç cümle bağlamından koparılarak kesin ikrar gibi gösterilmez. Mahkemeden getirtilmesi istenen kayıt, kurum adı ve hesap ya da dosya bilgisiyle belirlenir. Belirsiz biçimde şirketle ilgili bütün belgelerin toplanmasını istemek yerine talebin sınırına hizmet eden ölçülü delil listesi hazırlanır.
Mevcut yetki kararlarıyla çelişkinin giderilmesi
Şirket sözleşmesi veya önceki mahkeme ve ortaklar kararları farklı bir imza düzeni kurmuş olabilir. Yeni talep bu düzenlemeleri yok saymaz; hangi hükmün, hangi işlem için ve ne ölçüde değiştirilmesinin istendiğini gösterir. Önceki kararın süresi dolmuş, koşulu gerçekleşmiş veya uygulanma imkânı kalmamışsa belgeyle açıklanır. Birbiriyle çelişen iki yetki metni sicilde bırakılmamalıdır.
Başvuruda geçmiş işlemlerin kendiliğinden geçerli sayılması veya iptal edilmesi isteniyorsa bunun ayrı hukuki sonuçları değerlendirilir. Yetki genişletme kararı kural olarak gelecekteki temsil düzenini kurar; daha önce yetkisiz yapıldığı ileri sürülen işlemler kendiliğinden onaylanmış olmaz. Dilekçe, bu ayrımı korur ve mahkemeden dosyanın niteliğini aşan toplu bir geçmiş işlem onayı talep etmez.
Atama, görevden alma ve faaliyet dönemi temsilinden ayrım
Henüz tasfiye memuru bulunmuyorsa TTK 273 atama talebi değerlendirilir. Görevdeki kişinin haklı sebeple görevden alınması amaçlanıyorsa tasfiye memurunun görevden alınması dilekçesi farklı bir hukuki sonuca yönelir. Bu yazı ise görevdeki kişinin tasfiye yetkisinin kapsamını değiştirir; unvan, görev ve yetki uyuşmazlıkları aynı başlık altında eritilmez.
Belirli bir tasfiye işlemi hakkında ortakla memur arasındaki görüş ayrılığı için TTK 268/3 uyuşmazlık başvurusu ayrı amaç taşır. Şirket henüz tasfiyeye girmemişse TTK 233/2 birlikte imza şartının tescili faaliyet dönemi temsil düzenine ilişkindir. Yalnız aynı kişilerin veya imza sorununun bulunması, bu talepleri birbirinin yerine kullanılabilir kılmaz.
Sonuç talebinin ölçülü ve uygulanabilir yazılması
Sonuç bölümünde hangi tasfiye memurunun, hangi tarihe veya işlemin tamamlanmasına kadar, hangi işlemleri tek başına yapabilmesinin istendiği numaralanır. Varsa tutar sınırı, değerleme şartı, raporlama yükümlülüğü ve diğer memurlara bildirim yöntemi belirtilir. Kararın ticaret siciline bildirilmesi ile tescil ve ilanın sağlanması ayrıca talep edilir. Bilinmeyen tutar veya işlem tarihi gerçek dışı kesinlikle doldurulmaz.
Mahkemeden bütün tasfiye yetkilerini koşulsuz biçimde tek kişiye bırakması, diğer tasfiye memurlarının görevini zımnen sona erdirmesi veya şirket borçlarını bu dosyada kesinleştirmesi istenmez. Gerekirse daha dar yetki verilmesi yönünde kademeli talep kurulabilir. Yargılama gideri ve tebligat talepleri somut usule göre eklenir. Dilekçe örnekleri gerçek şirket dosyasına uyarlanır.
Uygulama sonrası hesap verme ve denetim
Tek başına hareket yetkisi verilmesi, diğer ortak ve ilgililerin bilgi alma veya hesap isteme olanaklarını kendiliğinden kaldırmaz. Yetkili tasfiye memuru yaptığı tahsilat, ödeme, satış ve başvuruları dayanak belgeleriyle kaydeder. Şirket malvarlığı kişisel malvarlığından ayrı tutulur. Düzenli işlem listesi ve hesap özeti hazırlanması, mahkeme kararındaki sınırların sonradan denetlenmesini kolaylaştırır.
Karar sonrasında sicil kaydı, banka yetki tanımı, elektronik işlem yetkileri ve imza örnekleri birbiriyle uyumlu hâle getirilir. Yetki belirli işlemle sınırlıysa işlem tamamlandığında veya süre dolduğunda gerekli kayıt değişikliği yapılır. Yeni bir çıkar çatışması veya kötüye kullanım iddiası doğarsa bu durum yetki genişletme kararının her davranışı peşinen hukuka uygun kıldığı varsayımıyla göz ardı edilmez.
Sık yapılan hatalar ve son kontrol
Başvurularda en sık görülen sorunlar; TTK 278’i tek başına mahkeme yetkisinin kaynağı gibi göstermek, TTK 282/1’deki haklı sebebi açıklamamak, ortakların oybirliği olanağını hiç değerlendirmemek, TTK 281’deki acil işlem istisnasını sürekli yetkiyle karıştırmak ve TTK 279’a aykırı biçimde bütün görevin üçüncü kişiye bırakılmasını istemektir. Tescil ve ilan sonucu da talepte unutulmamalıdır.
İmzadan önce şirketin tasfiye hâli, memurların güncel görevi, mevcut yetki metni, ortaklar kararı, engellenen işlem, yaklaşan süre, istenen tek imza sınırı, denetim aracı ve sicil bildirimi tek tek doğrulanır. TTK 278-283 resmî tam metinden birlikte okunur. Her sonuç, gerçek belgeye dayanır; mahkemenin kabul kararı, işlem başarısı veya belirli ekonomik sonuç garanti edilmez.
Tasfiye memuru yetkisinin genişletilmesi dilekçe örneği
Köşeli alanlar güncel sicil ve dosya bilgileriyle doldurulur; bilinmeyen olay, karar veya tutar uydurulmaz.
[ŞİRKET MERKEZİNE GÖRE] NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE
TALEP EDEN: [Ortak/tasfiye memuru sıfatı, ad-soyad veya unvan, kimlik/vergi no, adres]
VEKİLİ: [Varsa avukat, baro sicil no ve adres]
İLGİLİ ŞİRKET: [Tasfiye hâlindeki kollektif şirketin tam unvanı, MERSİS ve sicil no, merkez]
İLGİLİLER: [Diğer tasfiye memurları ve ortakların ad/unvan ve adresleri]
KONU: TTK m.282/1 uyarınca [tasfiye memurunun adı] yetkisinin [belirli işlemler] bakımından genişletilmesi, tek başına hareket yetkisi verilmesi ve kararın tescil-ilanı talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. İlgili şirket [sona erme dayanağı] nedeniyle [tarih] tarihinde tasfiyeye girmiştir. Tasfiye kaydı ve güncel sicil örnekleri Ek-1'dedir.
2. [Adlar], [atama/seçim kararı ve tarih] uyarınca tasfiye memurudur. Mevcut yetki ve imza düzeni [tam açıklama] olup karar ve ilan Ek-2'dedir.
3. TTK m.278 uyarınca mevcut düzende memurlar birlikte hareket etmektedir. Aşağıdaki işlemler diğer imzanın temin edilememesi nedeniyle tamamlanamamıştır: [işlem, kurum, dosya/hesap, tarih ve belge].
4. Ortaklara [tarih] tarihinde yetki değişikliği gündemiyle çağrı yapılmış; [oyların gerçek özeti] nedeniyle oybirliği sağlanamamıştır. Çağrı ve tutanak Ek-3'tedir.
5. Haklı sebepler şunlardır: [ulaşılamama, çıkar çatışması, imzadan kaçınma, süre veya değer kaybı gibi belgeye dayalı olgular]. Her sebep ve sonucu Ek-4 belgeleriyle gösterilmiştir.
6. Yetki verilmezse [belirli süre, mal, dava, ödeme veya hak] bakımından [ölçülü biçimde açıklanan risk] doğacaktır. Varsayımsal zarar kesinleşmiş sonuç gibi ileri sürülmemektedir.
7. İstenen tek başına yetki şu işlemlerle sınırlıdır: [işlem türü], [tutar sınırı], [süre], [kurum veya varlık]. Talep, bütün tasfiye görevinin devri anlamına gelmemektedir.
8. Denetim için [değerleme, bildirim, aylık hesap özeti veya belge paylaşımı] uygulanması önerilmektedir. Mahkemenin daha dar bir yetki biçimi belirleyebileceği kabul edilmektedir.
9. TTK m.281'deki tehlike hâli istisnası [somut açıklama] nedeniyle kalıcı işlem düzeni kurmaya yetmemektedir. TTK m.279 uyarınca tasfiye görevi bütünüyle üçüncü kişiye devredilmeyecektir.
10. Kararın TTK m.278/2 ve 283 uyarınca ticaret siciline bildirilmesi, tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ NEDENLER: 6102 sayılı TTK m.278-283, HMK ve somut olaya uygulanacak diğer mevzuat.
DELİLLER: Şirket sözleşmesi; sicil kayıtları ve ilanlar; tasfiye memuru atama/seçim kararı; ortaklar toplantısı çağrısı ve tutanak; noter bildirimleri; banka/kurum yazıları; dava ve takip süre kayıtları; değerleme ve teslim belgeleri; hukuka uygun diğer deliller.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıdaki nedenlerle, [tasfiye memuru adı] için TTK m.282/1 kapsamında [numaralı işlemler] yönünden [tarih/işlem tamamlanıncaya kadar] tek başına hareket yetkisi verilmesine; [varsa sınır ve denetim koşulları]; kararın ticaret siciline bildirilerek tescil ve ilanına; yargılama giderleri hakkında karar verilmesine saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih]
Talep Eden / Vekili [Ad soyad – imza]
EKLER: 1) Sicil ve ilanlar, 2) atama ve yetki kararı, 3) çağrı ve oy tutanakları, 4) haklı sebep belgeleri, 5) işlem ve süre kayıtları, 6) varsa değerleme/denetim belgeleri, 7) vekâletname, 8) yalnız gerçekten sunulan diğer belgeler.
Düzenlenebilir Word dilekçesi
Tasfiye memuru tek başına hareket yetkisi dilekçesini Word olarak indir
Resmî kanun kaynakları
Resmî Gazete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu tam metni, Adalet Bakanlığı mevzuat metni ve Ticaret Bakanlığı şirketler ve ticaret sicili mevzuat sayfası 13 Ekim 2026 tarihinde kontrol edilmiştir.
Sık sorulan sorular
Mahkeme hangi hükme göre tasfiye memurunun yetkisini genişletebilir?
TTK 282/1, haklı sebepler varsa tasfiye memurunun kanuni yetkilerinin mahkeme kararıyla genişletilmesine veya sınırlandırılmasına izin verir.
TTK 278 tek başına mahkemeye başvuru hakkı verir mi?
Hayır. TTK 278 birlikte hareket kuralını ve tek başına yetkinin tescil-ilanını düzenler; mahkemece genişletmenin dayanağı TTK 282/1’dir.
Ortakların oybirliği varsa mahkemeye gitmek gerekir mi?
TTK 282/1 ortakların oybirliğiyle yetki değişikliğine izin verir. Kararın geçerliliği, kapsamı ve sicil işlemleri somut dosyada ayrıca değerlendirilir.
Haklı sebep nasıl gösterilir?
Engellenen işlem, gecikmenin nedeni, yaklaşan süre veya malvarlığı riski; tutanak, bildirim ve kurum yazısı gibi gerçek belgelerle somutlaştırılır.
Tek başına yetki sınırsız verilebilir mi?
Talep işlem, tutar ve süre bakımından ölçülü kurulmalıdır. Mahkeme somut ihtiyaca göre daha dar bir yetki biçimi belirleyebilir.
Acil durumda tasfiye memuru tek başına işlem yapabilir mi?
TTK 281 şirket yararları için tehlike bulunan hâllerde ayrı hareket olanağı tanır; bu istisna her sürekli uyuşmazlık için sınırsız yetki oluşturmaz.
Tasfiye görevi üçüncü kişiye devredilebilir mi?
TTK 279 bütün görevin devrini yasaklar; yalnız belirli işlem veya işler için sınırlı temsil yetkisi verilebilir.
Tek başına hareket yetkisi tescil edilir mi?
Evet. TTK 278/2 ve 283 uyarınca yetki kararı ticaret siciline tescil ve ilan edilir.
Bu talep tasfiye memurunun görevden alınmasıyla aynı mıdır?
Hayır. Yetki genişletme görevdeki kişinin yetki kapsamını değiştirir; görevden alma farklı koşul ve sonuçlara tabidir.
Mahkemenin yetkiyi genişleteceği garanti edilebilir mi?
Hayır. Haklı sebep, gereklilik ve ölçülülük somut delillerle değerlendirilir; örnek dilekçe belirli sonucu garanti etmez.
Yazar ve değerlendirme kapsamı
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.