Komşu Ağacının Dalı veya Kökü Arsaya Geçerse Kesilebilir mi? TMK 740 (2026)
Kısa ve net cevap: Komşu taşınmazdaki ağacın dalları veya kökleri sizin taşınmazınıza geçiyor ve zarar veriyorsa, Türk Medeni Kanunu’nun 740. maddesi doğrudan uygulanır. Zarar gören malik önce komşusundan dalların veya köklerin kaldırılmasını istemeli ve bunun için uygun bir süre vermelidir. Komşu verilen süre içinde müdahaleyi gidermezse zarar gören malik, kendi taşınmazına geçen dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir. Kanun ayrıca, komşu araziye taşan dallarda yetişen meyvelerin, arazi yapı yapılmış veya ekilmiş ise o arazi malikince toplanabileceğini düzenler. Bu özel kurallar komşu ormanlar hakkında uygulanmaz. TMK 740, ağacı bütünüyle kesme veya komşunun taşınmazına izinsiz girme yetkisi vermez; hak, zarar veren ve sınırı aşan dal/köklerle sınırlıdır.
TMK 740 ne düzenler?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 740. maddesi komşu taşınmazdaki bitkilerin sınırı aşan dal ve kökleri için özel bir komşuluk hukuku kuralı getirir. Hüküm, iki taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını dengeler: ağaç sahibi kendi taşınmazında ağaç yetiştirme hakkına sahiptir; ancak bu ağacın kök ve dalları komşu taşınmaza geçip zarar verirse komşu malik bu etkiye katlanmak zorunda değildir.
Kanuni mekanizma iki aşamalıdır. Birinci aşamada zarar gören malik, komşuya uygun süre vererek dal veya köklerin kaldırılmasını istemelidir. İkinci aşamada komşu bu süre içinde gerekli işlemi yapmazsa, zarar gören malik kendi taşınmazına geçen bölüm bakımından kesme hakkını kullanabilir. Bu sıra önemlidir; kanun doğrudan ve habersiz biçimde komşunun ağacını budama yetkisi vermez.
TMK 740’taki hak, sınırı aşan bitkisel müdahaleyi ortadan kaldırmaya yöneliktir. Ağaç gövdesi komşu parseldeyse, sırf dallar sizin tarafa sarkıyor diye ağacın tamamını kesmek bu madde kapsamında değildir. Kesme işlemi, sınırı aşan ve zarar veren dal veya kökle ölçülü olmalıdır.
Dal veya kökün sınırı aşması tek başına yeterli midir?
Hayır. TMK m.740/1, sınırı aşan dal ve köklerin zarar vermesi koşulunu arar. Sadece bir dalın hava boşluğundan komşu parsele uzanması fakat kullanım, yapı, tarım, güvenlik veya ekonomik değer bakımından hiçbir olumsuzluk doğurmaması hâlinde kanundaki kesme hakkı otomatik olarak doğmaz.
Zarar farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Köklerin istinat duvarını, bahçe duvarını, sert zemini veya drenaj sistemini bozması; dalların çatıya, güneş paneline, pencereye veya elektrik hattına temas etmesi; ekili alanın verimini düşürecek biçimde gölge veya fiziksel baskı oluşturması; meyve bahçesinde diğer bitkilere zarar vermesi veya sürekli yapısal müdahale yaratması somut zarar örnekleridir.
Zararın küçük veya büyük olması hakkın niteliğini ve alınacak önlemin ölçüsünü etkiler. Komşuluk hukukunda dürüstlük ve ölçülülük esastır. Basit budamayla giderilebilecek bir sorun için ağacın kök sistemini öldürecek ölçüde kesim yapılması daha ağır yeni bir zarar doğurabilir. Bu nedenle özellikle büyük ağaçlarda ziraat, peyzaj veya arborist görüşü alınması güvenlidir.
Komşuya “uygun süre” nasıl verilir?
Kanun belirli bir gün sayısı koymaz; “uygun bir süre” ifadesini kullanır. Uygun sürenin uzunluğu sorunun niteliğine göre belirlenir. Acil tehlike taşımayan sıradan bir budamada komşunun uzman bulup işlem yaptırabileceği makul süre tanınmalıdır. Köklerin su borusunu kırdığı veya dalın çatıya ciddi zarar verdiği durumlarda daha kısa sürenin uygun sayılması mümkündür.
Sürenin başlangıcını ve talebin içeriğini ispatlamak için yazılı bildirim önemlidir. Noter ihtarnamesi en güçlü yöntemlerden biridir. Bildirimde hangi ağaç veya bitkinin hangi dal/köklerinin sınırı aştığı, hangi zararı verdiği ve ne kadar süre içinde müdahale edilmesinin istendiği açıkça belirtilmelidir.
WhatsApp, e-posta veya iadeli taahhütlü yazı da somut olayda delil olabilir; ancak gönderim ve içeriğin doğrulanabilir olması gerekir. İleride dava çıkabilecek bir uyuşmazlıkta “sözlü söyledim” savunması tarih ve içerik bakımından ispat sorununa yol açabilir.
Süre dolunca dal ve kök hangi sınırda kesilebilir?
Komşu verilen uygun sürede müdahaleyi kaldırmazsa, zarar gören malik kendi arazisine geçen dal ve kökleri kesebilir ve bunları mülkiyetine geçirebilir. Yetkinin mekânsal sınırı, kural olarak taşınmaz sınırıdır. Komşunun parseline girip ağacın gövdesine veya kendi tarafında kalan dallara müdahale etmek TMK 740’ın verdiği yetkinin dışındadır.
Kesme işlemi ağaca gereksiz ve ölçüsüz zarar vermemelidir. Özellikle kalın köklerin gelişigüzel kesilmesi ağacın devrilme riskini artırabilir; büyük dalların hatalı budanması da güvenlik sorunu yaratabilir. Hak kullanılırken komşu taşınmazda yeni ve daha ağır bir zarar meydana getirmek, ayrı bir tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Bu nedenle yüksek ağaç, tehlikeli budama, enerji hattı yakınlığı veya köklerin yapı temeliyle iç içe olduğu durumlarda profesyonel uygulama tercih edilmelidir. Belediye mevzuatı veya korunması gereken ağaç türleri bakımından özel izin gerekiyorsa bu yükümlülükler ayrıca kontrol edilmelidir.
Sarkan dallardaki meyveler kime aittir?
TMK m.740/2’ye göre bir taşınmaz maliki, kendi arazisine taşan dallarda yetişen meyveleri toplama hakkına sahiptir; ancak kanun bunu arazinin yapı yapılmış veya ekilmiş olması şartına bağlar. Bu hüküm, komşu ağacın dallarının başka taşınmaza sarktığı hâllerde meyveler için özel bir sonuç yaratır.
Hak, komşu araziye girip ağacın başka dallarındaki meyveleri toplama yetkisi vermez. Yalnız kendi taşınmazına taşan dallarda bulunan meyvelerle sınırlıdır. Sınırın nerede olduğu tartışmalıysa önce kadastro/tapu sınırı netleştirilmelidir.
Meyve toplama hakkı ile dal kesme hakkının koşulları aynı değildir. Dal kesmede sınırı aşmanın yanında zarar ve uygun süre şartı bulunur. Meyvenin toplanması ise maddenin ikinci fıkrasındaki özel koşullara göre değerlendirilir. Bu iki hak birbirine karıştırılmamalıdır.
TMK 740 komşu ormanlar için uygulanır mı?
Hayır. TMK m.740/3, komşu ormanlar hakkında bu hükümlerin uygulanmayacağını açıkça düzenler. Orman alanlarında bitki örtüsü ve sınır ilişkileri özel mevzuat çerçevesinde değerlendirilir. Bu nedenle bitişikteki taşınmaz tapuda veya hukuken orman niteliğindeyse TMK 740’taki kesme ve meyve toplama kuralları doğrudan uygulanmaz.
Orman niteliği yalnız fiilî görünüşe göre değil, kadastro ve hukuki kayıt üzerinden kontrol edilmelidir. Ağaçlık bir özel parsel “orman” görünümünde olsa da hukuken özel mülkiyete tabi bahçe veya tarla olabilir; tersine sınırda bulunan alan orman kadastrosu içinde yer alabilir.
Komşu ağaç devrilme tehlikesi taşıyorsa ne yapılır?
TMK 740 esas olarak dal ve kök taşkınlığını düzenler. Ağacın gövdesi eğilmiş, çürümüş veya devrilme tehlikesi nedeniyle komşu taşınmaza ciddi zarar tehdidi yaratıyorsa TMK 737’deki komşuluk taşkınlığı ve TMK 730’daki zarar tehlikesinin giderilmesi hükümleri de gündeme gelir.
TMK m.730, mülkiyet hakkının yasal kısıtlamalara aykırı kullanılması nedeniyle zarar tehlikesiyle karşılaşan kişiye tehlikenin giderilmesini isteme imkânı tanır. Devrilme riski taşıyan büyük ağaçlarda uzman raporu, belediye tespiti, fotoğraf ve meteorolojik/çevresel koşullar önemlidir.
Acil tehlike varsa komşuya normal budama için uzun süre verilmesi her durumda beklenemez; fakat kişinin kendi başına komşunun taşınmazına girip ağacı bütünüyle kesmesi de ağır risk taşır. Önce belediye, itfaiye veya ilgili idari birimden tehlike tespiti ve gerekli müdahale prosedürü araştırılmalıdır.
Kökler duvar, temel veya altyapıya zarar verirse kim sorumlu olur?
Köklerin komşu taşınmazın duvarını çatlatması, drenaj veya su hattını bozması, zemin kaplamasını kaldırması gibi zararlar yalnız budama meselesi değildir. Oluşmuş maddi zarar varsa zarar ile ağaç/kök sistemi arasındaki illiyet bağının teknik olarak belirlenmesi gerekir.
İnşaat mühendisi, ziraat mühendisi veya ilgili uzman bilirkişi; çatlağın gerçekten kök basıncından mı, yapı kusurundan mı, zemin hareketinden mi kaynaklandığını incelemelidir. Teknik sebep belirlenmeden komşudan tüm onarım giderlerini istemek ispat sorununa yol açabilir.
Zararın ağaçtan kaynaklandığı ve komşunun gerekli önlemleri almadığı ortaya konulursa TMK 730 ve genel tazminat hükümleri çerçevesinde zarar talebi değerlendirilebilir. Masraf faturaları, onarım teklifleri ve zarar öncesi/sonrası görüntüler saklanmalıdır.
Dal ve kök uyuşmazlığında hangi deliller toplanmalıdır?
Bu uyuşmazlıklar çoğu zaman basit görünse de sınır, zarar ve bildirim tarihinin ispatı önemlidir. Aşağıdaki belgeler dosyayı güçlendirir:
- Güncel tapu kaydı ve gerekiyorsa aplikasyon/kadastro krokisi.
- Sınırı aşan dal ve kökleri gösteren tarihli fotoğraf ve videolar.
- Köklerin veya dalların sebep olduğu zararların yakın plan görüntüleri.
- Komşuya gönderilen noter ihtarı, mesaj veya e-posta.
- Verilen sürenin dolduğunu gösteren teslim/tebliğ kaydı.
- Ziraat, peyzaj, arborist veya inşaat uzmanı raporu.
- Belediye, itfaiye veya zabıta tespitleri.
- Onarım faturaları ve teklifleri.
- Tanık anlatımları ve varsa site/apartman yönetim tutanakları.
Özellikle sınır tartışmalıysa budamadan önce aplikasyon yaptırılması önemlidir. Fiilî çit hattının tapu sınırı olduğu varsayımıyla yapılan kesim komşu taşınmaza müdahale sonucunu doğurabilir.
Uyuşmazlık çözülmezse hangi dava ve başvurular gündeme gelir?
Komşu uygun süreye rağmen zarar veren dal/kökleri kaldırmazsa, TMK 740’ın tanıdığı sınırlı kesme hakkı kullanılabilir. Bunun ötesinde devam eden müdahale, yapısal zarar veya ciddi tehlike varsa TMK 730 kapsamında müdahalenin giderilmesi, tehlikenin önlenmesi ve zarar tazmini talepleri değerlendirilebilir.
Dava açılmadan önce hukuki yararın ve talep türünün doğru belirlenmesi gerekir. Sorun sadece kendi parselinize taşan ince dalların budanmasıysa uzun yargılama yerine kanunun verdiği şartlı kesme hakkı yeterli olabilir. Buna karşılık kökler temel sistemine zarar veriyor veya ağaç devrilme riski yaratıyorsa teknik tespit ve mahkeme koruması daha önemlidir.
Kat mülkiyetli sitelerde ağaç ortak alandaysa 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetim planı da devreye girebilir. Ağacın hangi parsel veya ortak alanda bulunduğu, kimin bakım sorumluluğunda olduğu netleştirilmelidir.
Mersin ve Türkiye geneli uygulama
TMK 740 Türkiye genelinde uygulanır. Mersin’de narenciye bahçeleri, müstakil konutlar, yazlık siteler ve hızlı büyüyen peyzaj ağaçları nedeniyle sınırı aşan dal/kök uyuşmazlıkları görülebilir. Akdeniz, Yenişehir, Mezitli, Toroslar, Tarsus, Erdemli, Silifke, Anamur ve Mut’ta kanuni kural aynıdır.
Tarım arazilerinde ürün kaybı iddiası varsa ziraat bilirkişisiyle verim ve gölgeleme etkisi; şehir içi parsellerde duvar, temel ve altyapı zararları varsa mühendislik incelemesi yapılmalıdır. Büyük ve yaşlı ağaçlarda güvenlik nedeniyle belediye prosedürleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki taşınmaz ve komşuluk uyuşmazlıkları görev ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Komşunun ağacının dalı benim bahçeme sarkıyor; hemen kesebilir miyim?
TMK 740’a göre dalın zarar vermesi, komşuya uygun süre verilmesi ve bu sürede kaldırılmaması gerekir. Bu şartlar oluşmadan doğrudan kesim risklidir.
2. Kökler duvarımı çatlatıyorsa kesebilir miyim?
Zarar şartı mevcutsa komşuya uygun süre verilir. Sürede müdahale edilmezse kendi taşınmazınıza geçen kökler bakımından TMK 740’taki kesme hakkı gündeme gelir; büyük köklerde ağacın devrilme riskine karşı uzman incelemesi yapılmalıdır.
3. Komşu ağacın tamamını kesebilir miyim?
Hayır. TMK 740 size komşu parseldeki ağacın tamamını kesme hakkı vermez. Yetki sınırı aşan ve zarar veren dal/köklerle sınırlıdır.
4. Komşuya kaç gün süre vermeliyim?
Kanun sabit gün sayısı belirlemez; sorunun niteliğine göre “uygun süre” tanınmalıdır. Süre, gerekli müdahalenin makul biçimde yapılabilmesine elverişli olmalıdır.
5. Noter ihtarı zorunlu mu?
Kanun özel bir bildirim şekli koymaz; ancak talebin ve sürenin ispatı için noter ihtarı güvenli yöntemdir.
6. Benim bahçeme sarkan daldaki meyveyi toplayabilir miyim?
TMK 740/2, arazi yapı yapılmış veya ekilmiş ise taşan dallardaki meyveleri toplama hakkı tanır.
7. Komşunun bahçesine girip dal kesebilir miyim?
TMK 740, komşu taşınmaza izinsiz girme yetkisi vermez. Kesme hakkı kendi taşınmazınıza geçen bölümle sınırlıdır.
8. Kökün gerçekten zarara sebep olduğunu nasıl ispatlarım?
Ziraat veya inşaat uzmanı raporu, fotoğraf, keşif ve teknik tespit kullanılabilir. Yapısal çatlağın başka sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığı ayrıştırılmalıdır.
9. Ağaç devrilmek üzereyse aynı madde mi uygulanır?
Dal/kök taşkınlığı için TMK 740; ciddi devrilme tehlikesi için ayrıca TMK 730 ve 737’deki tehlikenin giderilmesi/komşuluk hükümleri değerlendirilir.
10. Komşu ormandaki dalları TMK 740’a göre kesebilir miyim?
Hayır. TMK 740/3, bu hükümlerin komşu ormanlar hakkında uygulanmayacağını açıkça belirtir.
11. Site ortak alanındaki ağaç için ne yapılır?
Ağacın ortak alanda olması hâlinde TMK hükümleri yanında Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetim planındaki bakım/yönetim düzeni incelenir.
12. Dal veya kök zararından tazminat isteyebilir miyim?
Somut zarar, hukuka aykırı müdahale ve illiyet bağı ispatlanırsa TMK 730 ve genel tazminat hükümleri kapsamında zarar talebi değerlendirilebilir.
Resmî kaynaklar ve ilgili içerikler
- Mevzuat Bilgi Sistemi – Türk Medeni Kanunu
- Komşunun gürültü, koku ve duman taşkınlığı – TMK 737
- Taşkın yapı ve 15 günlük itiraz – TMK 725
- Paylı mülkiyette kullanım – TMK 693
Hukukçu incelemesi ve güncellik
Bu rehber 15 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki Türk Medeni Kanunu’nun özellikle 730, 737 ve 740. maddeleri esas alınarak hazırlanmıştır.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu, Sicil 3472. İnceleme: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu, Sicil 5507.
Telefon: +90 552 224 43 66
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
