B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Mal Rejimi Değişince Eşin Alacaklıları Hangi Mallara Başvurabilir? TMK m. 213

Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, alacaklıların haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışına çıkarmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 213. maddesi bu korumayı açıkça düzenler. Böyle mallar diğer eşe geçmişse, malı alan eş borçlardan kişisel olarak sorumlu olur; malların borcu ödemeye yetmediğini ispatladığı ölçüde sorumluluktan kurtulur.

Bu hüküm, sırf evli olduğu için herkesin eşinin bütün borçlarını üstlendiği anlamına gelmez. İncelenen mesele, rejim işlemi nedeniyle alacaklının başvurabileceği malın diğer eşe geçmiş olmasıdır. Borç, malın önceki hukuki durumu, geçiş işlemi ve değer sınırı aynı dosyada gösterilmelidir. Dayanak, TMK m. 213’ün güncel resmî metnidir.

Rejim değişikliğinde alacaklı incelemesi: Alacak ve sorumlu malı belirle, Rejim işlemini tespit et, Eşe geçen değeri göster, Sorumluluk sınırını hesapla
TMK213 alacaklı hakkını korur;evlilik tek başına bütün borçları ortaklaştırmaz.

TMK m. 213 alacaklıyı hangi değişikliğe karşı korur?

Eşler mal rejimine ilişkin hukuki düzenlerini kanunun izin verdiği biçimde kurar, değiştirir veya tasfiye eder. Ancak bu işlemler, alacaklının daha önce başvurabileceği malvarlığı değerlerini sırf aile içindeki yeni dağılım nedeniyle sorumluluk dışında bırakamaz. TMK m. 213, eşlerin kendi aralarındaki düzenleme ile üçüncü kişinin tahsil hakkının birbirinden ayrılmasını sağlar.

İncelemede yalnızca malın bugün kimin adına kayıtlı olduğuna bakılmaz. Malın önceki rejimde hangi malvarlığına dahil olduğu, alacaklının o değer üzerinden hakkını elde etme imkanının bulunup bulunmadığı ve değişiklikle kime geçtiği belirlenir. Bu üç bağlantı kurulmadan213’e dayalı sorumluluk hakkında kesin sonuç yazılamaz.

Hükmün uygulanması için kanunda sayılan rejim kurma, değiştirme veya tasfiye işlemiyle bağ kurulmalıdır. Eşler arasındaki her para transferi otomatik olarak bu madde kapsamındaki rejim işlemi değildir. Transferin gerçek hukuki sebebi belgelerden çıkarılır; malın eşe geçmiş olması tek başına bütün incelemeyi tamamlamaz.

Bu sorumluluk evlilik birliğini temsil borcundan nasıl ayrılır?

TMK m. 188 ve189, aile ihtiyaçları için yapılan işlemlerde temsil ve borçluluğun doğmasını düzenler. TMK m. 213 ise rejim işlemlerinin alacaklı haklarını etkilemesini konu alır. Bir eşin baştan sözleşmenin tarafı veya evlilik birliğini temsil nedeniyle borçlu olmasıyla, sonradan mal devralması nedeniyle213 kapsamında sorumluluğunun doğması farklı hukuki dayanaklardır.

Bu nedenle alacaklı talebinde hangi sebebe dayandığını açıkça belirtmelidir. Borcu doğuran sözleşmeyi imzalamayan eşe başvurulurken sadece evlilik belgesi sunmak yeterli değildir.213’e dayanılıyorsa ilgili mal, rejim işlemi ve geçiş açıklanır;189’a dayanılıyorsa aile birliğinin temsiline ilişkin olgular ortaya konulur.

İlk borçluluğun şartları hakkında eşin yaptığı borç ve evlilik birliğinin temsili yazısı tamamlayıcıdır. Ayrı dayanakların tek cümlede birleştirilmesi, hem alacaklının iddiasını hem diğer eşin savunmasını belirsiz hale getirir.

Rejimin kurulması, değişmesi ve tasfiyesi neden ayrı incelenir?

TMK m. 213 üç işlem grubunu birlikte sayar. Yeni bir mal rejimi kurulurken malların hukuki konumu değişebilir; mevcut rejim başka bir rejime dönüştürülebilir; sona eren rejimin tasfiyesinde eşler arasında mal veya değer aktarımı yapılabilir. Belgenin adı farklı olsa da hangi işlemin gerçekleştiği içerikten belirlenir.

TMK m. 212, mal ayrılığına geçildiğinde önceki rejimin kural olarak kendi hükümlerine göre tasfiye edileceğini düzenler. Dolayısıyla “mal ayrılığına geçildi” açıklaması, önceki dönemdeki malvarlığı ilişkilerini ortadan kaldırmaz. Eski rejim hesabı ve bu hesap sonucunda geçen mallar ayrıca ortaya konulur.

Bir tasfiye anlaşması, önceki rejimin adı ve sona erme nedeni bilinmeden değerlendirilmemelidir. Sözleşme, mahkeme kararı, tapu devri ve para transferinin tarihleri aynı sırada gösterilir. Böylece hangi malın yalnızca kayıt değişikliğine, hangisinin gerçek bir malvarlığı geçişine konu olduğu anlaşılır.

Mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçmek alacaklıyı etkisiz bırakır mı?

TMK m. 206, haklı sebeple mal ayrılığına dönüşüm imkanı verir. Diğer eşin malvarlığının borca batık olması veya menfaatleri tehlikeye düşürmesi gibi durumlar kanunda belirtilir. Ancak rejim değişikliğinin mahkeme kararıyla yapılması,213’teki alacaklı korumasını kendiliğinden ortadan kaldıran bir neden değildir.

Rejim değişikliği kararı ile belirli bir alacağın tahsilinden kimin sorumlu olduğu ayrı meselelerdir. Kararın hangi tarih ve kapsamda sonuç doğurduğu, sonrasında hangi malların tasfiye yoluyla geçtiği araştırılır. Malı alan eş, yalnızca değişikliğin yargı kararıyla yapılmış olmasını bütün alacaklı taleplerine karşı yeterli savunma olarak gösteremez.

Rejim değişikliğinin şartlarına ilişkin ayrıntılar evlilik sürerken mal ayrılığına geçiş rehberinde açıklanmıştır.213 incelemesi, o kararın doğru olup olmadığını tartışmakla sınırlı değildir; alacaklının başvurabileceği malların sonraki hukuki durumunu belirler.

Alacaklının başvurabileceği mallar nasıl belirlenir?

TMK m. 213 bütün aile malları için sınırsız bir sorumluluk kurmaz. Hüküm, eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının üzerinden haklarını alabilecekleri malları korur. Bu nedenle önce borcun kim tarafından üstlenildiği ve hangi malvarlığı değerlerinin o borç bakımından sorumluluk alanında bulunduğu belirlenmelidir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde TMK m. 224, her eşin kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumlu olduğunu düzenler. Başka bir rejim veya özel bir borç ilişkisi varsa o ilişkinin kuralları ayrıca uygulanır. Bir malın aile tarafından ortak kullanılması, onun hukuken her borç için sorumlu olduğu sonucunu tek başına doğurmaz.

Tapu, araç, banka ve şirket kayıtları önceki ve sonraki tarihler bakımından karşılaştırılır. Alacaklının ilgili maldan hakkını alabilecek durumda olup olmadığı belgeler üzerinden açıklanır. Korunan değer belirlenmeden, borçlu olmayan eşin bütün malları aynı gerekçeyle talep kapsamına alınmamalıdır.

Malı alan eşin kişisel sorumluluğu ne demektir?

TMK m. 213’ün ikinci fıkrası, kendisine ilgili mallar geçmiş olan eşin borçlardan kişisel olarak sorumlu olduğunu söyler. Bu ifade, sorumluluğun yalnızca malın üzerinde duran bir kayıt gibi düşünülmesini engeller. Kanun malı alan eş bakımından borca ilişkin kişisel sorumluluk öngörür; bunun sınırlandırılması için aynı fıkradaki ispat imkanı ayrıca kullanılır.

Bu nedenle “malı artık elimde tutmuyorum” açıklaması tek başına sorumluluğun tamamen bittiğini göstermez. Önce malın213 kapsamındaki geçişi ve sorumluluğun doğuşu incelenir. Malın sonraki hareketleri, mevcut durum ve ileri sürülen sınırlama savunması belgeleriyle değerlendirilir. Sonraki devir, geçmişte gerçekleşen hukuki olguyu yok saydırmaz.

Alacaklı da bu hüküm üzerinden asıl alacağından fazlasını tahsil etme hakkı elde etmez. Borcun varlığı, tutarı ve yapılmış ödemeler ayrıca belirlenir. Mal geçişinin ispatlanması, ödenmiş bir alacağın yeniden tahsil edilmesine dayanak olmaz.

Devralan eş sorumluluğunu nasıl sınırlandırabilir?

Kanun, kendisine geçen malların borcu ödemeye yetmediğini ispatlayan eşin bu ölçüde sorumluluktan kurtulabileceğini düzenler. Savunmanın merkezinde ilgili malların değeri ve borç tutarı arasındaki ilişki bulunur. Sadece “ben borca imza atmadım” veya “mal düşük değerliydi” demek,213’ün öngördüğü değer incelemesini tamamlamaz.

Hangi malların geçtiği eksiksiz biçimde gösterilmeli; değer, dayanak belgeler ve gerekli teknik incelemeyle açıklanmalıdır. Birden fazla mal devralınmışsa yalnızca en düşük değerli olanı gösterip diğerlerini dışarıda bırakmak doğru hesap oluşturmaz. Devredilen pay oranı da malın tamamının değeriyle karıştırılmamalıdır.

Envanterdeki eski alış bedeli, vergiye esas değer ve değerlendirmede kullanılacak gerçek ekonomik değer aynı kavram değildir. İleri sürülen tutarın hangi tarihe ve hangi ölçüte dayandığı belirtilir. Kanunun açıkça devralan eşe yüklediği yetersizlik ispatı, soyut beyan yerine denetlenebilir değer belgeleriyle yerine getirilmelidir.

Malın aidiyeti ile değeri neden ayrı ispat konusudur?

Malın eşe geçtiğini gösteren kayıt, o malın bütün borcu karşılayacak değerde olduğunu tek başına göstermez. Tapu kaydı mülkiyet durumunu açıklarken, değerleme raporu ekonomik karşılığı inceler. Bu iki belge aynı soruya cevap vermez. Alacaklının dayandığı mal geçişi ile devralan eşin ileri sürdüğü değer yetersizliği ayrı olgular olarak değerlendirilir. TMK m. 6 genel ispat yükünü düzenler; m. 213 ise değer yetersizliğini ispat etme yükünü açıkça malı alan eşe verir.

Devralan eş, üzerinde borç veya sınırlama bulunduğunu ileri sürdüğü mal için bu kayıtların kapsamını ve değer üzerindeki etkisini de açıklamalıdır. Yalnız tapu üzerinde ipotek görünmesi, güvence altındaki borcun hâlen aynı tutarda devam ettiğini göstermez. Borç bakiyesiyle sicildeki güvence tutarı ayrı kayıtlardan belirlenir. Bilirkişi incelemesinde hukuki kayıtlar ve fiilî durum birlikte sunulmalı, aynı yükün değer hesabından iki kez düşülmesi önlenmelidir.

Alacaklı da eski ve yeni malik adlarının farklı olmasını yeterli saymamalıdır. Geçişin mal rejiminin kurulması, değişmesi veya tasfiyesiyle bağlantısını ve önceki başvuru olanağını ortaya koymalıdır. Böylece mahkemenin incelemesi, aile içi mal hareketlerinin tamamına yayılan belirsiz bir araştırma yerine, m. 213 kapsamındaki belirli mal ve borç ilişkisi üzerinde yürür. Aidiyet, geçiş sebebi ve değer aynı başlık altında toplanmadan ayrı delillerle gösterilir.

Alacak ve mal geçişinin tarihleri neden birlikte gösterilir?

Alacağın doğduğu tarih, muacceliyet tarihi, mal rejimi sözleşmesinin tarihi, rejimin sona erme tarihi ve fiili devir tarihi farklı olabilir. Bu veriler tek bir tarih altında toplanamaz. Alacaklının hangi mal üzerinden hakkını elde edebilecek durumda olduğu, ilgili hukuki ilişki ve zaman sırası üzerinden açıklanır.

TMK m. 225, mal rejiminin sona erme anını düzenler. Mahkemece boşanma, evliliğin iptali veya mal ayrılığına geçiş halinde dava tarihinden geçerli sona erme kuralı ile diğer sona erme sebepleri ayrılır. Bu tarihin bilinmesi, tasfiye işleminin hangi döneme ait olduğunu anlamak için gereklidir; tek başına bütün alacaklı sorumluluğunu belirleyen sonuç değildir.

Alacak tarihini sadece ödeme emrinin düzenlendiği günle eşitlemek hatalıdır. Borcun kaynağına ilişkin sözleşme ve ifa kayıtları incelenmelidir. Aynı şekilde malın geçişi yalnızca aile içinde anlaşmanın konuşulduğu günle değil, ilgili hukuki işlemin gerçekleştiği kayıtlarla gösterilir.

Eşlerin kendi arasında borcu paylaşması alacaklıyı bağlar mı?

Eşlerin tasfiye veya boşanma anlaşmasında belirli borcu içlerinden birinin ödeyeceğini yazması, alacaklıya karşı borçlunun değişmesiyle aynı işlem değildir. TBK m. 195 ve196, borcun iç ve dış üstlenmesini ayrı düzenler. Borçlunun yerine yeni kişinin geçerek öncekinin borçtan kurtulması, alacaklı ile yapılacak dış üstlenme sözleşmesine bağlıdır.

Bu nedenle aile içindeki protokol, alacaklının onayı araştırılmadan “eski borçlu artık sorumlu değildir” şeklinde sunulamaz. Alacaklının kabulünün açık veya örtülü olup olmadığı196’daki şartlarla incelenir. Sadece protokolün alacaklıya gönderilmesi ile kabulün gerçekleşmesi aynı olay değildir.

213’teki mal geçişinden doğan koruma da bu ayrımdan ayrı tutulur. Bir dosyada hem borcun üstlenilmesi iddiası hem mal geçişi bulunuyorsa, her biri kendi belgeleri ve şartlarıyla açıklanır. Eşler arasındaki ödeme yükümlülüğü ile üçüncü kişinin talep hakkı aynı hesap satırında eritilmemelidir.

Mal rejimi işleminin geçerli olması alacaklının talebini engeller mi?

TMK m. 213’ün koruması, aile içindeki işlemi her durumda geçersiz saymak üzerine kurulmaz. Hüküm, rejim işleminin alacaklının başvurabileceği malları sorumluluk dışında bırakamayacağını ve ilgili malı alan eşin kişisel sorumluluğunu düzenler. Bu nedenle sadece sözleşmenin şekle uygun olduğunu göstermek,213 kapsamındaki incelemeyi gereksiz hale getirmez.

Aynı şekilde madde metninde bulunmayan bir kötü niyet şartı, bütün başvurular için eklenemez. Önce213’te sayılan olgular ve malvarlığı bağlantısı araştırılır. Başka bir dava türünün farklı koşullarını bu hükmün içine taşımak, talebin hukuki temelini değiştirir.

Bir işlemin ayrıca muvazaa veya tasarrufun iptali hükümleri bakımından değerlendirilmesi farklı bir hukuki meseledir. Bu yolların her biri kendi şartlarıyla incelenir.213’e dayanan istemi, hangi hükme dayanıldığı açıklanmadan başka bir davanın adıyla sunmak hem ispat hem talep sonucu bakımından karışıklık yaratır.

TMK m. 213 ile tasarrufun iptali davası aynı yol mudur?

Hayır.213’ün açık hükmü mal rejimi işlemleri ve malı alan eşin sorumluluğuyla ilgilidir. Tasarrufun iptali davasının kapsamı, şartları ve sonuçları ayrı düzenlemelere dayanır. Bir malın eşe devredildiği dosyada hangi yolun kullanılacağı, işlemin hukuki sebebi ve istenen sonuca göre belirlenmelidir.

Genel tasarrufun iptali koşulları için tasarrufun iptali davası rehberi incelenebilir. Bu yazıdaki213 incelemesi o rehberin tekrarı değildir. Burada önce mal rejimi kurulması, değiştirilmesi veya tasfiyesiyle geçen değer tespit edilir; ardından kanunun devralan eş için öngördüğü sorumluluk ele alınır.

Dilekçede kişisel alacak talebi, tapu kaydına ilişkin talep ve belirli mal üzerinde cebri icra yetkisi istemi birbirinin yerine yazılmamalıdır. İstenen hukuki sonuç açık olduğunda, uygulanacak görev, yetki, süre ve diğer usul koşulları da doğru talep türüne göre belirlenir.

Alacaklı hangi belge zincirini hazırlamalıdır?

Alacaklı önce alacağın kaynağını, tutarını, vadesini ve yapılmış ödemeleri gösterir. İkinci aşamada borçlunun veya ortaklığın ilgili malvarlığı üzerindeki önceki hukuki konumunu belgeye bağlar. Üçüncü aşamada rejim işlemi ile malın diğer eşe geçişini ortaya koyar. Her aşama bir sonrakiyle bağlantılı olmalıdır.

Sözleşme, fatura, banka kaydı, mahkeme kararı, mal rejimi sözleşmesi, tasfiye anlaşması ve sicil kayıtları farklı olguları kanıtlar. HMK m. 194 uyarınca delilin hangi vakıaya ilişkin olduğu açıkça belirtilir. Bütün belgeleri sıralamak, mal geçişi ile alacak arasındaki bağı açıklama yükünü ortadan kaldırmaz.

Elde bulunmayan resmi kayıtlar için kurum, belge türü ve ilgili tarih aralığı belirlenir. Belirsiz biçimde bütün aile mallarının araştırılmasını istemek yerine,213 bakımından önem taşıyan mal ve işlem tanımlanır. Doğru sınırlandırılmış belge talebi, uyuşmazlığın esasına odaklanmayı sağlar.

Malı alan eş savunmasını hangi başlıklarda kurmalıdır?

Devralan eş, önce213’ün uygulama şartlarına ilişkin itirazlarını açıklar: İleri sürülen mal gerçekten geçmiş midir, geçiş ilgili mal rejimi işleminin sonucu mudur, alacaklının o mal üzerinden hakkını elde etme konumu var mıdır? Bu itirazlar, değer yetersizliğine ilişkin savunmadan ayrı tutulmalıdır.

Ardından kanundaki sınırlama imkanına dayanılıyorsa, geçen malların kapsamı ve değeri açıklanır. Pay oranı, mevcut yükler ve değer tespitine ilişkin belgeler dosyaya sunulur. Borcun bir kısmının ödenmiş olması, alacağın sona ermesi veya tutar hatası gibi borca ilişkin savunmalar da kendi dayanaklarıyla belirtilir.

“Evlilikte bütün mallar zaten ortaktır” veya “tapu benim üzerimde olduğu için hiçbir borç etkileyemez” biçimindeki genel ifadeler kanuni incelemenin yerini tutmaz. Sorumluluğun sebebi ile sınırı ayrı gösterildiğinde,213’ün hangi fıkrasının hangi olguya uygulanacağı açık hale gelir.

Rejim değişikliği öncesinde hangi kayıtlar netleştirilmelidir?

Eşler önce mevcut borçları ve alacaklıları, malların hukuki aidiyetini ve rejim değişikliğiyle yapılacak geçişleri ayrı listeler. Her mal için önceki malik, geçiş sebebi, pay oranı ve ilgili borç bağlantısı gösterilir. Bu çalışma, yeni rejimin adını yazmakla eski sorumlulukların ortadan kalkmadığını açık biçimde ortaya koyar.

Tasfiye hesabında alacaklıların haklarını etkileyen bir düzenleme varsa, bunun dış ilişki bakımından ne sonuç doğuracağı ayrıca değerlendirilir. Eşlerin kendi aralarındaki kabulü, üçüncü kişinin hakları konusunda verilmiş bir onay yerine kullanılamaz. Borcun dış üstlenilmesi hedefleniyorsa alacaklıyla kurulan ilişkinin şartları açıkça belgelenir.

İşlemden sonra da banka dekontu, sicil kaydı ve teslim belgeleri tasfiye metniyle eşleştirilir. Bir malın sözleşmede başka, sicilde başka biçimde görünmesi açıklığa kavuşturulur.213 bakımından doğru değerlendirme, başlıklar veya aile içi anlatımlardan değil, gerçek malvarlığı hareketinin belgelerinden çıkar.

Birden fazla ödeme ve mal geçişi nasıl tek hesapta izlenir?

Alacaklıya farklı kişiler tarafından ödeme yapıldığında her tutar borç hesabında ayrı tarihle gösterilir. Asıl borçlu eşten tahsil edilen tutarla213 kapsamında sorumluluğu tartışılan eşten istenen tutarın ilişkisi açıklanır. Alacaklı koruması aynı borcun birden fazla kez tahsil edilmesi anlamına gelmez.

Birden çok mal geçişi varsa her varlığın ayrı değeri, geçiş tarihi ve pay oranı belirlenir. Değer yetersizliği savunmasında sadece tek bir mala bakılarak toplam sorumluluk hakkında sonuç kurulmaz. Buna karşılık213’ün şartlarını taşımayan bir mal da sırf aynı ailede bulunduğu için hesaba eklenmez.

Hesap sonunda kalan alacak, ileri sürülen sorumluluk sebebi ve sınırlama savunmasının tutarı birbiriyle uyumlu olmalıdır. Bu döküm, tarafların hangi miktar üzerinde gerçekten uyuşamadığını gösterir. Borç tutarıyla mal değerinin farklı tarihlere ait olması halinde kullanılan veriler ve değerleme dayanakları ayrıca açıklanır.

Sık sorulan sorular

Mal ayrılığına geçince önceki alacaklılar haklarını kaybeder mi?

Hayır. TMK m. 213, mal rejiminin kurulması,değişmesi veya tasfiyesiyle alacaklıların başvurabileceği malların sorumluluk dışına çıkarılamayacağını düzenler. İlgili mal ve geçişin kanundaki şartları somut belgelerle belirlenir.

Malı alan eş borç sözleşmesini imzalamamışsa yine sorumlu olur mu?

213’teki şartlar gerçekleştiğinde sorumluluk, ilk sözleşmeye imzadan değil, maddede belirtilen malların kendisine geçmiş olmasından doğar. Sırf evlilik ise bu hüküm için tek başına yeterli değildir.

Devralan eşin sorumluluğu sınırsız mıdır?

Kanun kişisel sorumluluk öngörür; ancak geçen malların borcu ödemeye yetmediğini ispatlayan eş bu ölçüde sorumluluktan kurtulur. Sınırlama savunması malın kapsamı ve değerini gösteren belgelerle kurulmalıdır.

Mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiş213'ü devre dışı bırakır mı?

Hayır. Rejim değişikliğinin mahkeme kararıyla yapılması, alacaklı korumasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kararın kapsamı, tasfiye ve malların geçişi ayrıca incelenir.

Eşler borcu protokolde birine yüklerse eski borçlu kurtulur mu?

Alacaklıya karşı borçlunun değişmesi TBK m. 196’daki dış üstlenme koşullarına bağlıdır. Eşler arasındaki iç düzenleme ile alacaklının kabulü farklıdır. Protokolün bildirilmesi tek başına kabul anlamına gelmez.

213 için her durumda kötü niyet ispatı şart mıdır?

Maddenin açık metnine başka dava türlerinin koşulları eklenemez. Önce rejim işlemi,alacaklının başvurabileceği mal ve diğer eşe geçiş araştırılır. Muvazaa veya tasarrufun iptali iddiası ayrıca kendi şartlarıyla değerlendirilir.

Malı sonradan satmak sorumluluğu otomatik bitirir mi?

Hayır.213 kapsamındaki geçiş ve kişisel sorumluluk doğmuşsa sonraki hareketler ayrıca incelenir. Malın artık elde bulunmaması tek başına bütün sorumluluğun ortadan kalktığını göstermez.

Hangi tarihler belgelenmelidir?

Alacağın doğumu ve vadesi,rejim sözleşmesi,rejimin sona ermesi,tasfiye ve fiili devir tarihleri ayrı gösterilir. Ödeme emri tarihi borcun doğum tarihiyle;anlaşma günü sicil devriyle otomatik eşitlenmez.

TMK m. 213 ile tasarrufun iptali aynı dava mıdır?

Hayır. Hukuki dayanak,şartlar ve istenen sonuç ayrı belirlenmelidir.213 mal rejimi işlemleri ve devralan eşin kişisel sorumluluğunu düzenler. Başka bir dava türünün koşulları ayrıca incelenir.

Malın düşük değerli olduğunu kim ispatlar?

213’ün ikinci fıkrasındaki sorumluluk sınırlamasına dayanan devralan eş,geçen malların borcu ödemeye yetmediğini ispatlar. Alacaklı ise kendi talebinin dayandığı olguları ve alacağın kapsamını ortaya koymalıdır.

Dosyanın hazırlanması ve büro iletişimi

İstanbul veya Mersin bağlantılı bir rejim tasfiyesinde, farklı şehirlerdeki tapu ve banka hareketleri aynı işlem kronolojisine alınır. Borçlunun yerleşim yeri,malın bulunduğu yer ve aile davasının görüldüğü yer ayrı kaydedilir. Görev ve yetki,213’e dayanan somut talebin hukuki niteliği belirlendikten sonra incelenir; sadece taşınmazın şehrine bakılarak bütün başvurular için tek makam seçilmez.

Resmî kaynaklar ve ilgili kanun maddeleri

Kaynak kontrol tarihi: 24 Ekim 2026. İlgili hükümler yazıda belirtilen kapsam ve koşullarıyla ele alınmıştır.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve iletişim

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve iletişim

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp