Mersin Ağır Ceza Avukatı | Ağır ve Asliye Ceza 2026
Ağır ceza ile asliye ceza arasındaki görev ayrımı, olayın günlük dilde ağır görülmesine veya beklenen cezanın tahminine göre yapılmaz. CMK m.3 ve 5235 sayılı Kanun m.11-14 uygulanır. Ceza danışmanlığında önce isnat edilen fiil ve uygulanacak madde, ardından görevli mahkeme, dosyanın evresi ve başvuru yolu belirlenir. Sulh ceza hâkimliğinde sorguya çıkılması, aynı hâkimlikte esas ceza davası görüleceği anlamına gelmez.
Genel ceza soruşturması, ifade, gözaltı ve savunma süreci için Mersin Ceza Avukatı rehberini inceleyin. Bu sayfa ağır ceza ve asliye ceza mahkemelerinin görev ayrımına, dosyanın evresine ve başvuru yollarına odaklanır.

Soruşturmayı yapan savcı, sorguyu yapan hâkim ve davayı gören mahkeme
CMK m.2’ye göre soruşturma, suç şüphesinin yetkili makamlarca öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar sürer. İddianamenin kabulüyle kovuşturma başlar. Dosyanın savcılıkta bulunması, henüz hangi mahkemenin esas hükmü vereceğine ilişkin kesin bir yargılama kararı verildiğini göstermez. İddianame düzenlenmesi ile kabulü de ayrı işlemlerdir.
5235 sayılı Kanun m.10 kapsamında sulh ceza hâkimliği, soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gereken kararları alır ve kanunun görev verdiği işleri görür. Tutuklama veya adli kontrol sorgusu bu çerçevede gerçekleşir. Sulh ceza hâkimliği, eski sulh ceza mahkemesiyle aynı kurum olarak anlatılmamalıdır. Sorgu sonunda verilen koruma tedbiri, sanığın suçu işlediği konusunda mahkûmiyet hükmü değildir.
İddianame kabul edildikten sonra davayı görevli ceza mahkemesi yürütür. Başvurunun dosya numarası da evreye göre değişir: soruşturma numarası, hâkimliğin değişik iş numarası ve mahkemenin esas numarası aynı kaydı ifade etmez. Danışmanlıkta belgeler bu numaralarla eşleştirilir; yanlış dosyaya gönderilmiş bir talebin içeriği doğru olsa bile işlem takibi ayrıca düzeltilmelidir.
5235 sayılı Kanun m.11, 12 ve 14 hangi ayrımı kurar?
Asliye ceza mahkemesinin görevi m.11’de, kanunun ayrıca görevlendirdiği hâller saklı tutularak, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevleri dışında kalan dava ve işler üzerinden belirlenir. Asliye ceza mahkemesi tek hâkimlidir. Ağır ceza mahkemesi bir başkan ve iki üyeyle toplanır. Bu örgütlenme farkı, yalnız mahkeme adından hareketle dosyanın sonucu hakkında tahmin yapılmasını haklı kılmaz.
M.12, bazı suçları adlarıyla ağır ceza mahkemesine verir; ayrıca ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçları kapsar. Bu yüzden on yıllık üst sınır ile on yıldan fazla üst sınır aynı değildir. Ancak yalnız ceza miktarına bakmak da yeterli değildir: maddede açıkça sayılmış bir suçta miktar hesabından önce özel görev hükmü uygulanır.
Özel olarak sayılan suçlar
M.12’de yağma (TCK m.148), irtikâbın m.250/1-2 kapsamındaki şekilleri, resmî belgede sahteciliğin m.204/2’deki şekli ve hileli iflâs (m.161) açıkça yer alır. Kanunda gösterilen devlet güvenliğiyle ilgili suç grupları ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar için de özel görev düzenlenmiştir. Bu sayım yapılırken nitelikli dolandırıcılık hakkında 7571 sayılı Kanunla gerçekleşen değişiklik göz ardı edilmemelidir.
Resmî belgede sahtecilik denildiğinde TCK m.204’ün hangi fıkrasının isnat edildiği önem taşır. M.204/2’nin özel olarak sayılması, m.204 başlığı altındaki bütün fiillerin aynı görev kuralıyla görüldüğü anlamına gelmez. Aynı özen yaralama, uyuşturucu ve cinsel dokunulmazlık suçlarının farklı fıkraları bakımından da gösterilir. İddianamenin sevk maddeleri, anlatılan fiille birlikte okunmalıdır.
M.14 gereğince ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler gözetilmeksizin suçun kanuni cezasının üst sınırı esas alınır. Sanık için takdiri indirim istenmesi veya sonuç cezanın düşük çıkacağının ileri sürülmesi, görevli mahkemeyi tek başına değiştirmez. Çocuklara ilişkin özel kovuşturma hükümleri ve özel kanunla kurulan mahkemelerin görevleri ayrıca korunur.
Nitelikli dolandırıcılık artık her dosyada ağır ceza mahkemesinde değildir
7571 sayılı Kanun m.12, 5235 sayılı Kanun m.12’deki nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) ibaresini çıkarmıştır. Yeni görev düzeninde, özel görev veya bağlantı nedeniyle farklı bir sonuç doğuran hâller dışında, bu suç asliye ceza mahkemesinde görülür. Suçun adında nitelikli kelimesinin bulunması artık tek başına ağır ceza görevi için gerekçe değildir.
Aynı Kanunun m.13’üyle eklenen 5235 geçici m.7, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte ağır cezada görülmekte olan veya istinaf ya da temyiz incelemesindeki dosyaları ayırır. Bu dosyalarda sırf görev değişti diye görevsizlik veya bozma kararı verilemez; kesin hükme kadar önceki göreve ilişkin kurallarla devam edilir. Dolayısıyla eski bir ağır ceza dosyasıyla yeni açılan dava farklı mahkemelerde usulüne uygun biçimde yürüyebilir.
Danışmanlıkta yalnız bugünkü kanun listesi değil, dosyanın değişikliğin yürürlük tarihinde hangi aşamada olduğu da belirlenir. İddianame, kabul tarihi ve kanun yolu safahatı görülmeden bütün dolandırıcılık dosyalarının devredilmesi gerektiği söylenemez. Geçiş hükmü, süre ve emek kaybı doğuran gereksiz görevsizlik taleplerini önlemek açısından doğrudan önem taşır.
Mersin’de görev, yer bakımından yetki ve mahkemeler arası iş bölümü
Görev hangi tür mahkemenin, yetki hangi yerdeki mahkemenin davayı göreceğini belirler. CMK m.12/1’in genel kuralı suçun işlendiği yerdir. Teşebbüs, kesintisiz suç ve zincirleme suç için aynı maddenin özel bağlantıları uygulanır. Suç yeri bilinmiyorsa CMK m.13’teki sıralama kullanılır. Sırf avukatın ofisinin Mersin’de olması başka yer mahkemesinin yetkisini değiştirmez.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanıldığı suçlarda CMK m.12/6, mağdurun yerleşim yeri mahkemelerini de yetkili kılar. Bu özel hüküm atlanarak mağdurun mutlaka karşı hesabın bulunduğu şehre başvurması gerektiği yazılamaz. Yerleşim yeri ile geçici bulunma yeri ve şirket şubesinin adresi birbirinin yerine kullanılmaz.
Aynı yerde birden çok asliye veya ağır ceza mahkemesi arasındaki iş dağılımı ise 5235 m.9 kapsamındadır. Bilişim veya kaçakçılık işlerine belirli numaralı mahkemenin bakması, ayrı bir mahkeme türü kurulduğu anlamına gelmez. Mersin merkez, Tarsus ve diğer adliyelerde numara veya nöbet bilgisi tahmin edilmez; dosyanın güncel tevzi kaydı ve resmî birim bilgisi esas alınır.
Görevsizlik ile yetkisizlik aynı başvuru değildir
CMK m.4, mahkemeye kovuşturmanın her aşamasında resen görev incelemesi yapma yetkisi verir; m.6’daki sınırı saklı tutar. İddianamenin kabulünden sonra işin görevi aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa m.5’e göre görevli mahkemeye gönderme kararı verilir. Adli yargı içindeki görevsizlik kararına itiraz yolu açıktır. Kararın yalnız sonuç bölümü değil, dayandığı suç vasfı ve görev hükmü değerlendirilmelidir.
CMK m.6 uyarınca duruşmada suçun hukuki niteliği değişti diye dosya görevsizlik kararıyla alt dereceli mahkemeye gönderilemez. Bu kural, ağır cezada başlayan duruşmanın her daha hafif nitelendirmede asliye cezaya devredileceği düşüncesini dışlar. Buna karşılık daha yüksek görevli mahkemeyi gerektiren bir durum ve özel geçiş hükümleri ayrıca incelenir.
Yer bakımından yetkisizlik iddiası CMK m.18’deki aşamalara bağlıdır. İlk derece mahkemesinde sanığın sorgusundan önce ileri sürülmesi gerekir. Göreve ilişkin resen inceleme kuralı, yetkisizlik itirazını süresiz ileri sürme hakkı olarak kullanılamaz. Gerekçeli bir görüşte hangi uyuşmazlığın görev, hangisinin yetki olduğu açıkça yazılır.
Mersin Ceza Avukatı Desteğinde Müdafilik Aşamaları
Mersin ceza avukatı desteği yalnız duruşmada sözlü savunma yapmakla sınırlı değildir. İlk ayrım kişinin şüpheli, sanık, mağdur, müşteki veya tanık sıfatlarından hangisiyle işlem gördüğüdür. Aynı olayda bir kişi bir fiil yönünden müşteki, başka bir iddia yönünden şüpheli olabilir. İfade çağrısı, yakalama kaydı, soruşturma numarası, tebligat ve mevcut kararlar görülmeden sıfat hakkında varsayım yapılmamalıdır.
Soruşturma evresinde isnadın öğrenilmesi, susma ve müdafi yardımından yararlanma haklarının kullanılması, ifade tutanağının doğru düzenlenmesi ve kaybolabilecek delillerin bildirilmesi öne çıkar. CMK m.147 kapsamında yüklenen suç anlatılmalı ve temel haklar açıklanmalıdır. Müdafi, müvekkilin yerine olay anlatımı kurmaz; hukuka uygun ifade sürecini, soruların kapsamını ve tutanağa geçen metni denetler.
İddianame düzenlenmişse savunma planı iddianamedeki fiil, sevk maddesi ve delil listesi üzerinden kurulur. “Dosyanın tamamına itiraz ediyoruz” biçimindeki genel beyan yerine her kabulün hangi delile dayandığı, hangi çelişkinin giderilmediği ve hangi araştırmanın yapılması gerektiği gösterilir. Kovuşturmada tanık dinletme, bilirkişi incelemesi, görüntü veya kayıt celbi ve hukuka aykırı delil itirazı zamanında ve denetlenebilir gerekçeyle sunulur.
| Aşama | İlk kontrol | Çıktı |
|---|---|---|
| İfade / gözaltı | Sıfat, isnat, hak bildirimi, tutanak | Haklara uygun beyan ve acil delil listesi |
| Sorgu | Kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük | Tahliye veya adli kontrol değerlendirmesi |
| İddianame | Fiil, sevk maddesi, görev ve yeterli şüphe | Ön savunma ve araştırma talepleri |
| Duruşma | Deliller, çelişkiler, tanık ve bilirkişi | Esasa etkili taleplerin tutanağa geçirilmesi |
| Kanun yolu | Kararın gerekçesi, tebliğ ve süre | Somut hukuka aykırılık başlıkları |
Tutuklama, Adli Kontrol ve İtiraz İncelemesi
Tutuklama bir ceza değil koruma tedbiridir. CMK m.100 uyarınca kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile kanunda belirtilen bir tutuklama nedeninin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Suçun katalogda bulunması otomatik tutuklama sonucu doğurmaz. Kaçma veya delilleri etkileme riskine ilişkin olgular, beklenen yaptırım ve tedbirin ölçülülüğü somutlaştırılmalıdır.
CMK m.101 kapsamında kararda tutuklamanın neden gerekli olduğu ve adli kontrolün niçin yetersiz kalacağı gerekçelendirilmelidir. CMK m.109’daki adli kontrol; imza, yurt dışına çıkamama veya belirli güvence ve yükümlülükler gibi farklı tedbirler içerebilir. Savunma yalnız “serbest bırakılma” talep etmek yerine ikamet, çalışma, aile, sağlık ve delillerin toplanmış olması gibi ölçülülük verilerini belgelemelidir.
Tutuklama kararına itiraz ile sonraki tutukluluk incelemeleri aynı evrak değildir. Hangi karara, hangi tarihte, hangi mercie başvurulduğu; yeni delil veya değişen koşul bulunup bulunmadığı ayrı yazılır. Tahliye talebinin reddi de kararın içeriği ve bildirimi görüldükten sonra değerlendirilir. Süre hesabı varsayımla değil, dosyadaki tebliğ veya öğrenme kaydıyla yapılır.
Ceza Dosyasında Delil Koruma ve Duruşma Planı
Ceza dosyasında en değerli çalışma bazen uzun dilekçe değil, zamanında yapılan delil koruma başvurusudur. Kamera görüntülerinin saklama süresi, telefon ve platform kayıtlarının erişilebilirliği, banka hareketleri, hastane evrakı ve olay yeri kayıtları farklıdır. Delilin bulunduğu kurum, tarih-saat aralığı ve olayla ilgisi açıkça belirtilmelidir; “tüm kayıtlar getirilsin” şeklindeki ölçüsüz talep yerine hedefli talep kurulmalıdır.
Dijital içerikte ekran görüntüsü tek başına hesap aidiyetini veya içeriğin değişmediğini her zaman ispatlamaz. URL, kullanıcı adı, tarih-saat, tam konuşma akışı ve mümkünse özgün dosya korunur. Cihazın kime ait olduğu ile olay anında kim tarafından kullanıldığı ayrı sorulardır. Hukuka aykırı erişimle delil elde edilmesi ayrıca ceza ve ispat sorunu doğurabileceğinden özel hesaplara izinsiz giriş yapılmamalıdır.
Duruşma hazırlığında kronoloji, kişi listesi ve delil matrisi oluşturulur. Her isnat için “iddia edilen hareket”, “savcılığın dayandığı delil”, “savunmanın itirazı” ve “istenen araştırma” dört ayrı sütunda gösterilebilir. Bu yöntem görev, iştirak, kast, teşebbüs, zincirleme suç ve hukuka uygunluk nedeni gibi başlıkların birbirine karışmasını önler. Son tutanak duruşmadan sonra kontrol edilir; reddedilen talep ve ara kararın kanun yoluna etkisi dosya bazında değerlendirilir.
Dosya incelemesi sonunda hangi hukuki sorular cevaplanmalıdır?
Ceza danışmanlığının yazılı sonucu, isnat edilen fiilin kanuni karşılığıyla mevcut belgeler arasındaki ilişkiyi açıklamalıdır. İddianamenin belirli bir paragrafı, ilgili delil ve uygulanacağı ileri sürülen madde birlikte gösterilir. Dosyada bulunmayan belge hakkında kesin kabul yapılmaz. Eksik evrakın hangi makamdan ve hangi hak kapsamında alınacağı ayrıca belirlenir.
İkinci bölümde görev ve yetki görüşü; üçüncü bölümde mevcut kararlar ve açık başvuru yolu yer alır. Görevsizlik kararına itiraz, tutuklamaya itiraz ve mahkûmiyete karşı istinaf aynı dilekçe değildir. Başlangıç tarihi de her işlemde aynı değildir. İtiraz için CMK m.268, istinaf için m.273 ve karar tarihine ilişkin geçiş hükümleri ayrı kontrol edilir.
İlk görüşmede hazırlanacak evrak düzeni için ceza dosyasında belge hazırlığı; temsilin hangi aşamalarda gerekli olduğu için müdafi yardımına ilişkin rehber; hukuki yardımın ücret kapsamı için ceza avukatı ücret sözleşmesi kullanılmalıdır. Bu başlıklar, görevli mahkeme konusunda verilen hukuki görüşün yerine geçmez.
Mersin Ceza Avukatı Seçerken Hangi Ölçütler İncelenmeli?
“Mersin en iyi ceza avukatı” şeklindeki arama, çoğu zaman acil ve güvenilir bir hukuki yardım ihtiyacını anlatır; ancak bir avukat için nesnel ve resmî bir “en iyi” sıralaması yoktur. Ceza dosyasında doğru seçim, sonuç garantisi veren reklâm ifadelerine değil; dosyanın evresini doğru teşhis eden, süreleri açıkça belirleyen ve yapılacak işlemi yazılı biçimde anlatan mesleki çalışmaya göre yapılmalıdır.
| Kontrol ölçütü | İlk görüşmede sorulacak soru | Neden önemli? |
|---|---|---|
| Dosya evresi | Soruşturma mı, kovuşturma mı; dosya savcılıkta mı, sulh ceza hâkimliğinde mi, mahkemede mi? | İfade, tutuklamaya itiraz, esas savunması ve istinaf farklı usullere tabidir. |
| Görevli merci | Asliye ceza mı, ağır ceza mı; özel görev kuralı var mı? | Suçun günlük dilde “ağır” olması görevli mahkemeyi tek başına belirlemez. |
| Açık süre | İtiraz, istinaf veya delil sunma için son gün hangi tarih? | Süre hesabı karar ve tebliğ türüne göre değişebilir; bekleme hak kaybı doğurabilir. |
| Delil planı | Hangi delil korunacak, istenecek veya hukuka aykırılık yönünden incelenecek? | Genel savunma yerine somut dosya kaydıyla bağlantı kurulmasını sağlar. |
| Ücret ve kapsam | Sözleşme hangi aşamaları, duruşmaları ve kanun yollarını kapsıyor? | Hizmetin sınırı ve ek işlemler baştan anlaşılır. |
| İletişim düzeni | Dosya gelişmeleri nasıl ve hangi aralıkla bildirilecek? | Karar, tebligat ve duruşma bilgisinin zamanında paylaşılmasını destekler. |
Mersin ağır ceza avukatı görüşmesine hangi belgeler götürülmeli?
İlk inceleme için elde bulunan belgenin tamamı kronolojik sırayla hazırlanmalıdır: çağrı kâğıdı veya yakalama/tutuklama kararı, ifade ve sorgu tutanakları, iddianame, duruşma zaptı, bilirkişi raporu, tebligat, dijital kayıtların asılları ve önceki dilekçeler. Yalnız ekran görüntüsü verilmesi yerine dosya numarası, makam ve tarih bilgisi de aktarılmalıdır. UYAP Vatandaş Portal’dan görülen kayıt ile eldeki belgenin aynı dosyaya ait olduğu kontrol edilmelidir.
Delilin elde ediliş biçimi de önemlidir. Mesaj, ses kaydı, konum verisi veya kamera görüntüsü “dosyaya yararlı olabilir” düşüncesiyle değiştirilmemeli, kesilmemeli ya da üçüncü kişilerden hukuka aykırı yöntemle temin edilmemelidir. Asıl cihaz ve kaynak bilgisi korunmalı; dosyaya sunma yöntemi avukatla belirlenmelidir.
Gözaltı veya tutuklama riski varsa ilk saatlerde ne yapılır?
- Hangi birim ve soruşturma numarasıyla işlem yapıldığını öğrenin.
- Kişinin şüpheli, sanık, mağdur veya tanık sıfatını netleştirin.
- İfade öncesinde müdafi yardımından yararlanma talebini açıkça bildirin.
- Sağlık muayenesi, yakınlara haber verme ve tutanakların okunması gibi usul güvencelerini takip edin.
- Telefon, bilgisayar veya belgeye el konulmuşsa karar/tutanak örneğini ve seri numaralarını saklayın.
Mersin Ceza Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ceza soruşturmasında avukat ne zaman dosyaya katılmalıdır?
İfade, gözaltı veya delil kaybı riski varsa erken inceleme önemlidir. Dosyanın evresi, sıfat ve mevcut kararlar görülerek müdafilik planı kurulur.
Sulh ceza hâkimliği davaya da bakar mı?
Sulh ceza hâkimliği soruşturmada hâkim kararı gereken işleri görür. Esas ceza davası iddianamenin kabulünden sonra görevli asliye veya ağır ceza mahkemesinde yürür.
Her ağır suç ağır ceza mahkemesinde mi görülür?
Hayır. Görev günlük değerlendirmeye göre değil 5235 sayılı Kanun ve özel görev hükümlerine göre belirlenir.
Nitelikli dolandırıcılık hangi mahkemede görülür?
7571 sayılı Kanun sonrasında yeni görev kuralı ve geçici madde birlikte incelenir. Değişiklik tarihinde ağır cezada devam eden dosyalar için özel geçiş hükmü vardır.
Tutuklama katalog suçta otomatik midir?
Hayır. Kuvvetli şüpheyi gösteren somut deliller, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yeterliliği dosya özelinde gerekçelendirilmelidir.
İfade vermeden önce dosya görülebilir mi?
Müdafi dosyayı inceleme ve örnek alma hakkını CMK m.153 çerçevesinde kullanır. Kanundaki sınırlama koşulları ve erişilebilen belgeler somut soruşturmaya göre kontrol edilir.
Ekran görüntüsü tek başına yeterli delil midir?
Her zaman değil. İçeriğin bütünü, URL, tarih-saat, hesap ve cihaz aidiyeti ile elde edilme yöntemi birlikte değerlendirilir.
Görevsizlik ile yetkisizlik arasındaki fark nedir?
Görev mahkeme türünü, yer bakımından yetki ise davanın hangi yerde görüleceğini belirler. İtiraz zamanı ve uygulanacak hükümler aynı değildir.
Ceza davasında sonuç garantisi verilebilir mi?
Hayır. Deliller, mahkemenin değerlendirmesi ve kanun yolu süreci önceden garanti edilemez; hukuki hizmetin kapsamı yazılı ve dosya bazında belirlenir.
Resmî mevzuat bağlantıları
Adalet Bakanlığı: 5235 sayılı Kanun m.9-15 ve geçici m.7; CMK m.2-7, 12-13, 18, 268 ve 273; TBMM: 7571 sayılı Kanun m.12-13. Mersin Adliyesinin resmî sitesi birim bilgisi içindir; kanuni görev kurallarının yerine geçmez.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
Adres: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
