B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Mersin’de Kiralık Ticari Depoya Çatıdan Su Sızarsa: Stok Zararı, Ayıp Bildirimi ve Kira Bedeli

Kısa ve net cevap: Kiralık ticari depoya çatıdan su sızması durumunda TBK 301 ve 304–308 uyarınca ayıp ve zarar, TBK 318 uyarınca bildirim, kullanımı etkileyen ayıp için TBK 307 kira indirimi, HMK 400–405 delil tespiti ve 6325 m.18/B dava şartı arabuluculuk ayrı incelenir. Stokun gerçek değeri ve zarar sebebi belgeyle ispatlanmalıdır.

Mevzuat kontrolü: 30 Ekim 2026. Örnekler varsayımsaldır; dava sonucu veya hizmet garantisi değildir.

Mersin ticari depo raflarındaki ürünlerde su sızıntısı zararı için envanter incelemesi
Photo by Arno Senoner on Unsplash

Kısa özet: kanun ve belge tablosu

KonuKanun maddesiBelge
Kiralananın elverişliliğiTBK 301Sözleşme ve teslim kaydı
AyıpTBK 304–305Sızıntı kayıtları
OnarımTBK 306İhbar ve teknik rapor
Kira bedeliTBK 307Kullanım kaybı çizelgesi
Mal zararıTBK 308Envanter ve ekspertiz
BildirimTBK 318İhbarın ulaşma kaydı
Delil tespitiHMK 400–405Keşif ve bilirkişi
ArabuluculukHUAK 18/BSon tutanak

Ticari depoda çatı sızıntısının dört ayrı hukuki sonucu

Mersin’de bir işletmenin kiraladığı kapalı depoda paletlerin ıslanması, tek başına yalnız çatı onarımından ibaret değildir. İlk mesele kiralananın sözleşmedeki amaca uygun halde bulunup bulunmadığıdır. İkinci mesele kiracının su girişini kiraya verene zamanında bildirip bildirmediğidir. Üçüncü mesele kullanım kaybının kira bedelini nasıl etkilediğidir. Son mesele ise ıslanan stokların gerçek ve ispatlanabilir zarar miktarıdır. Bu başlıklar birbirine bağlı olsa da ayrı inceleme gerektirir.

Depoyu kiralayan şirket, burada başkasına ait ticari mallar da saklıyor olabilir. Bu durumda depo işletmesi ile müşterisi arasındaki hizmet sözleşmesi, mal sahibi ve bina sahibi arasındaki ilişkiye otomatik olarak dönüşmez. Sigorta poliçeleri, kiraya verenin bakım yükümlülüğü ve mal sahibinin zarar iddiaları ayrı ayrı ele alınır. Bu makaledeki olaylar gerçek dava anlatısı değil, hukuki yöntemi açıklayan varsayımsal örneklerdir.

Önce kiralanan alanı ve çatının niteliğini belirlemek

Kira sözleşmesi sadece bir raf bölümü, bütün bağımsız depoyu veya binanın tamamını kapsayabilir. Bu ayrım; yağmur oluğu, çatı kaplaması, su tahliye borusu ve dış cephe birleşimlerinin bakımının kimin üstünde olduğunun belirlenmesinde önemlidir. Kiracının kendi havalandırma borusu için açtığı delikten sızıntı meydana geldiyse, uzun süredir bakımı yapılmamış ortak çatıdan su girmesine göre farklı deliller aranır.

Sözleşmenin bütün ekleri, teslim tutanağı, depo krokisi, üst yapı planı, önceki onarım faturaları ve varsa ilk teslimde çekilmiş görüntüler birlikte incelenmelidir. “Bütün bakım kiracıya aittir” yazan bir cümlenin kapsamı emredici kira hükümleri ve işin niteliği göz ardı edilerek sınırsız yorumlanamaz. Çatıdaki yapısal eksiklik ile kiracının gündelik işletme temizliği farklıdır. Soğuk zincir, kuru gıda, elektronik ürün ve açık saha için vaat edilmiş kullanım özellikleri aynı değildir.

TBK 301: kiralananı elverişli durumda bulundurma

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 301. maddesi kiraya verenin kiralananı sözleşmedeki kullanıma uygun halde teslim etmesi ve sözleşme süresince bu halde bulundurması yükümlülüğünü düzenler. Yağmurda depo çatısından su akıyorsa ürün türü, suyun yayılması, çalışanların güvenliği ve depodaki faaliyetin sürdürülebilirliği bu yükümlülük açısından önem taşır. Ancak çatının aktığının öğrenilmesi, tek başına her zararın ve her davanın otomatik kabulü anlamına gelmez.

Örneğin kuru karton ambalaj saklamak üzere teslim edilen depoda düzenli damlama, kiralananın amaçlanan kullanımını etkileyebilir. Buna karşılık kiracının sonradan çatıya kurduğu cihazın montaj sırasında izolasyonu deldiği iddiası teknik inceleme gerektirir. Kiraya verenin daha önce aynı noktadan sızıntı geldiğini bildiğini gösteren eski mesajlar ve bakım kayıtları ayrıca anlam taşır. Sözleşmedeki kullanım sınırları ile gerçekten yürütülen faaliyet çelişiyorsa bu durum da göz ardı edilmemelidir.

Teslimde ayıp ve sonradan ortaya çıkan ayıp ayrımı

TBK 304 teslim sırasında mevcut ayıpların, TBK 305 ise kira süresi içinde sonradan ortaya çıkan ayıpların değerlendirilmesinde temel hükümlerdendir. Kiracının teslimde görmediği fakat ilk yağmurda fark ettiği bir su yolu ile beş yıl sonra yeni yapılan çatı müdahalesinden doğan sızıntı aynı olgu değildir. Ayıbın ne zaman doğduğu, ilk hangi tarihte fark edildiği, daha önce tamir edilip edilmediği ve teknik nedeninin ne olduğu belirlenmelidir.

Ayıbın kullanım üzerindeki etkisi de somut olmalıdır. Bir depo köşesinde az miktarda su birikmesiyle, elektrik panosunda tehlike nedeniyle tüm tesisin boşaltılması aynı ağırlıkta kabul edilmez. Malların nem duyarlılığı, hangi bölümlerin kullanılamadığı ve güvenli taşıma yolları raporlanmalıdır. Kiracının önlem alarak çalışmaya devam etmesi geçmiş zararından otomatik olarak vazgeçtiği anlamına gelmez; öte yandan makul önlemleri hiç almaması da ayrıca incelenir.

Ayıbın giderilmesini isteme ve teknik onarım

TBK 306 kapsamında onarım talebinin içeriği açık olmalıdır. “Depo çatı sorunu var” şeklindeki genel mesaj, sızıntının hangi noktadan, ne zamandan beri ve ne ölçüde gerçekleştiğini göstermeyebilir. Kiracı fotoğrafları, raf numaralarını, olay tarihini ve acil güvenlik risklerini ekleyerek kiraya verenden teknik inceleme ve onarım isteyebilir. Uygun sürenin belirlenmesinde yağış koşulları, tehlike ve yapılacak teknik işin büyüklüğü önem taşır.

Çatı yalıtımı yeniden yapılmadan yalnız tavandan damlayan noktaya boya uygulanması sorunu çözmeyebilir. Yağmur oluğu, parapet birleşimi, dış cephe, montaj açıklıkları ve drenaj eğimi bir uzman tarafından değerlendirilebilir. Kiraya verenin tamir faturası sunması, sızıntının gerçekten giderildiğini tek başına kanıtlamaz. Onarımın ayrıntısı, kullanılan malzeme, test ve sonraki yağış gözlemi kaydedilmelidir. Kiracının masrafları kendiliğinden kiradan düşmesi veya sözleşmeyi tek taraflı bitirmesi, kanuni şartlar incelenmeden önerilemez.

TBK 307 ve kira bedelinde orantılı indirim

TBK 307, kiralananın kullanımını etkileyen ayıplar nedeniyle, kiraya verenin ayıptan haberdar olduğu tarihten ayıbın giderilmesine kadar geçen dönem için ayıpla orantılı kira bedeli indirimi istenebilmesini düzenler. Bu madde her su sızıntısında kira bedelinin tamamen ortadan kalktığı biçiminde okunamaz. Etkilenen metrekare, faaliyetin durma süresi, başka bölümlerin kullanımı ve güvenlik nedeniyle kapanan alanların gerçek etkisi belirlenmelidir.

Bin metrekarelik deponun yüz metrekarelik köşesinin su alması, elektrik tehlikesi nedeniyle bütün deponun işletmeye kapatılmasına göre farklı sonuç doğurabilir. Bu nedenle yalnız alan oranı her zaman yeterli hesap değildir. Kiraya verenin ne zaman öğrendiği, tamirin fiilen ne zaman tamamlandığı ve kullanımın yeniden hangi ölçüde başladığı kayıtlanmalıdır. Kullanım kaybı nedeniyle istenen kira indirimi ile malların maddi zararına ilişkin tazminat ayrı kalemlerdir; aynı kaybın iki kez istenmesi önlenmelidir.

TBK 308 ve zarar için ispat gereken unsurlar

TBK 308 kiraya verenin kusuru olmadığını ispat etmedikçe ayıplı kiralanandan doğan zararları gidermekle yükümlü olmasına ilişkindir. Ancak zarar miktarı ve neden-sonuç ilişkisi belgesiz varsayılamaz. Suyun ulaştığı raf sırası, ıslanan paketlerin numarası, ürünlerin niteliği ve aynı gün meydana gelen bağımsız bir hasarın olup olmadığı araştırılır. Fatura değeri ürünün zorunlu imha değerine kendiliğinden eşit değildir.

Stokun kurtarılabilir kısmı, temizleme ve yeniden ambalajlama maliyeti, teknik test, indirimli satış imkânı ve gerçekten kullanılamayan miktar ayrı değerlendirilir. Elektronik ürün için güvenlik ve teknik test raporu ile kuru gıda için gıda güvenliği değerlendirmesi aynı değildir. Kiraya veren üçüncü kişi müdahalesi veya kiracının hasarı artırdığı iddiasını ileri sürüyorsa somut kanıt gerekir. Malın hangi zararının çatının ayıbından, hangisinin farklı bir taşıma veya depolama olayından kaynaklandığı açıklanmalıdır.

TBK 318: ayıp bildiriminde gecikmenin etkisi

TBK 318, kiracının gidermekle yükümlü olmadığı ayıpları kiraya verene gecikmeksizin bildirmesini ve gecikmenin yol açtığı zarardan sorumluluğunu düzenler. Kanunda her olay için değişmez bir “şu kadar saat” kuralı bulunmaması, bildirimin belirsiz bir tarihe bırakılabileceği anlamına gelmez. Kiracı su girişini ne zaman fark ettiğini, hangi yollarla haber verdiğini ve zararın yayılmasını önlemek için ne yaptığını kayıt altına almalıdır.

İlk haftada küçük bir damlamayı bildirmemek, daha sonra büyük yağışta büyüyen zarar bakımından ayrı bir nedensellik tartışması yaratabilir. Yine de tüm zararın yalnız bildirim gecikmesinden kaynaklandığı peşinen kabul edilemez; ayıbın başlangıçtaki etkisi ayrıştırılır. Kiraya verene gönderilen mesajlarda konum, ilk gözlem, tehlike ve talep açıkça yazılmalıdır. Site yöneticisine yapılan ihbarın sözleşmenin gerçek tarafına ulaşmış sayılıp sayılmadığı temsil ve sözleşme hükümlerine göre incelenir.

İlk olay tutanağı nasıl tutulmalı?

Sızıntı görüldüğünde ilk amaç can güvenliği ve malın daha fazla zarar görmesini engellemektir. Suya yakın elektrik tesisatı için yetkili teknik personel çağrılabilir, riskli geçiş alanları kapatılabilir. Ürünlerin taşınmasından önce bulundukları raf kodu ve koli numaraları görüntülenir; taşıma sonrası yeni konumları kaydedilir. Delil toplamak uğruna suyun içeride bırakılması veya tehlikeli elektrik alanına girilmesi uygun değildir.

Tutanakta tarih, saat, vardiya, gözlenen sızıntı noktası, etkilenen cihazlar, suyun zemindeki ilerleyişi ve yapılan ilk önlemler yazılır. “Kiraya veren hatalıdır” gibi hukuki sonuç bildiren cümle yerine ölçülebilir fiziksel olgular kullanılmalıdır. İlk görüntülerin sıkıştırılmamış orijinal dosyaları mümkünse saklanmalıdır. Sonradan hasar listesine ekleme yapılırsa eski versiyon silinmeden değişikliğin tarihi belirtilmelidir. Sigorta ihbarı bakımından poliçedeki şartlar ayrıca kontrol edilir.

İrsaliye, stok kartı ve seri numarası neden belirleyicidir?

Depo programında bin koli görünmesi, o bin kolinin tamamının sızıntı nedeniyle hasar gördüğünü kanıtlamaz. Ürün giriş irsaliyesi, alış faturası, lot numarası, raf kodu, son sayım, gün içi çıkış hareketleri ve ürün sahibinin kaydı birlikte incelenir. Özellikle ithal mallarda gümrük beyannamesi, taşıma belgesi, depo giriş kaydı ve teslim sorumluluğu birbirini tamamlar. Malın depo işletmesine ait olması ile müşteriye ait olması aynı hukuki durum değildir.

Hasarlı ve hasarsız ürünlerin parti numaraları karşılaştırılabilir. Sadece ambalajın ıslanması ürünün tamamının ekonomik olarak sıfır değerde olduğu anlamına gelmeyebilir; güvenli kullanım ve mevzuata uygunluk teknik inceleme gerektirir. Ürünler inceleme öncesinde yok edilirse kusur ve zarar miktarı bakımından ispat güçlüğü doğabilir. Gerekli koruma ve imha yükümlülükleri gözetilerek numune, ekspertiz ve fotoğraf kayıtları düzenlenmelidir.

Değer kaybı ile beklenen kâr birbirine karıştırılmamalı

Suyun bozduğu malların alış maliyetiyle bir müşteriye teslim edilemeyen siparişten doğduğu iddia edilen kâr kaybı farklı hesaplamalardır. İkinci talepte bağlayıcı siparişin varlığı, teslim tarihi, iptal yazışmaları, alternatif tedarik imkânı ve kaçınılabilecek giderler incelenir. Geçmiş ayın cirosunu tek başına net kâr saymak yanıltıcıdır. Ürün başka depodan gönderilmişse durmanın gerçek süresi ve ek maliyeti belirlenmelidir.

Müşteriye ödendiği belirtilen sözleşmesel ceza da kiraya verene otomatik yüklenmez. Cezai şartın gerçekten doğduğu, ödendiği ve su sızıntısı ile arasında uygun nedensellik olduğu değerlendirilir. Alternatif depo kiralama, güvenli taşıma ve ikame ürün alımı için alınan fiyat teklifleri zarar azaltma tedbirleri açısından yardımcı olabilir. Aynı dönemde ayrı bir enerji kesintisi veya tedarik problemi yaşandıysa zarar hesabında bunun etkisi ayrıştırılmalıdır.

HMK 400–405: onarımdan önce delilin korunması

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400–405. maddeleri, şartları varsa dava öncesinde veya dava sırasında delil tespiti imkânını düzenler. Depo çatısındaki yalıtım ertesi gün yenilenecekse ilk sızıntı nedeninin sonra bulunması güçleşebilir. Islak koliler zorunlu olarak taşınacaksa ilk hallerinin belirlenmesi önem kazanır. Hukuki yarar ve delil kaybı tehlikesi değerlendirilerek keşif ve bilirkişi incelemesi istenebilir.

Başvuru somut sorular içermelidir: Su hangi noktadan geliyor, yapıdaki hangi unsur etkili, kaç raf ıslandı, ürünlerin bugünkü fiziksel hali nedir, hangi numuneler korunmalı, ne tür teknik müdahale izleri değiştirecek? Delil tespiti, kiraya veren aleyhine verilmiş nihai tazminat hükmü değildir. Tarafların açıklama ve itirazları ayrıca değerlendirilir. HMK 405, tespit dosyasının asıl uyuşmazlıktaki delillerle ilişkisi bakımından önemlidir. Görev, yetki ve başvuru usulü somut olayın hukuki niteliğine göre kontrol edilir.

Teknik bilirkişiden beklenen inceleme

Çatının aktığını görmek, suyun mutlaka çatı kaplamasındaki tek bir delikten girdiğini ispatlamaz. Oluk tıkanıklığı, parapet birleşimi, çatı penceresi, dış cephe, sonradan açılan havalandırma çıkışı veya montaj bağlantıları olası kaynaklardır. İnceleme sırasında hangi su yolu gözlendiği ve hangi alternatiflerin elendiği açıkça raporlanmalıdır. Uzman, kullanılan izolasyon malzemesi, eğim, eski tamir izleri ve yağış koşullarını teknik yöntemlerle değerlendirebilir.

Raporun yalnız “çatı bakımsız” demesi yeterli ayrıntıyı sağlamayabilir. Hangi bölümün nasıl bozulduğu, bakımın ne zaman gerektiği, hasarın suyla nasıl ilişkili olduğu ve tekrarlayan sızıntının aynı noktadan gelip gelmediği ayrı açıklanmalıdır. Kiracının çatıya kurduğu ekipmanın etkisi varsa o da incelenir. Teknik nedenin belirlenmesi ile hukuki sorumluluğun ve zarar miktarının belirlenmesi farklı aşamalardır. Bilirkişinin kişisel yorumu gözlenen ölçümden ayrılmalıdır.

Depo sigortası ve ekspertiz sonrası hesap

Depo binası, içindeki ticari mallar ve üçüncü kişiye ait emanet ürünler farklı sigortalara tabi olabilir. Poliçede hangi rizikonun güvence altına alındığı, muafiyetler, bildirim ve inceleme koşulları belirlenmelidir. Su baskını ile bakım eksikliği veya izolasyon sorunları poliçede farklı düzenlenmiş olabilir. Sigortacının raporu hangi ürünleri bizzat gördüğünü, hangi belgeleri incelediğini ve hangi değerleme yöntemini kullandığını açık göstermelidir.

Belirli zarar kalemi sigorta tarafından ödendiyse aynı kalemin bir başka taraftan tekrar tahsili bakımından hukuki sınırlamalar ve sigortacının halefiyeti değerlendirilir. İmha edileceği söylenen ürün daha sonra satılmışsa gerçek değer kaybı yeniden hesaplanır. Sigorta incelemesi yapılacak diye hasarın büyümesini engelleyen güvenli tedbirler bırakılmamalıdır. Ekspertiz işlemleri, kira sözleşmesindeki ayıp sorumluluğunu tek başına sona erdirmez; sigorta ve kira hukuku farklı ilişkilerdir.

Üçüncü şirketin malları varsa talep kime ait?

Mersin’de faaliyet gösteren bir depo işletmesi binayı kiralayarak müşterisinin ürünlerini saklıyor olabilir. Bu durumda kiraya veren ile depo işletmesi arasındaki kira sözleşmesi, depo işletmesi ile müşteri arasındaki depolama hizmetinden ayrıdır. Müşteri doğrudan kira sözleşmesine taraf olmayabilir. Kiracının kiraya verene karşı talepleri ile müşterinin depocuya karşı talepleri farklı hukuki dayanaklara sahip olabilir. Bir ürün zararının iki işletme tarafından aynı tutarda ve ayrı ayrı istenmesi mahsup ve hak sahipliği sorunlarına yol açar.

Depolama sözleşmesindeki sıcaklık veya nem garantisi, ürünün kime teslim edileceği, güvenli saklama ve sigorta yükümlülüğü incelenmelidir. Malın mülkiyetine ilişkin satın alma belgesi ile depoda saklandığına ilişkin kabul fişi birlikte değerlendirilir. Müşteri, depo işletmesinin teknik raporunu kabul etmiyorsa bağımsız numune ve tespit önem kazanabilir. Sözleşme zinciri çizilmeden kimin hangi mahkemeye hangi alacak için başvuracağına kesin karar verilmemelidir.

Kiraya verene ihtar ve onarım sonrası tutanak

İhtarın temel içeriği kira sözleşmesinin tanımı, depo adresi, sızıntının ilk gözlem tarihi, etkilenen alan, güvenlik riski ve varsa ilk hasar listesidir. Kiraya verenden ayıbın uzman incelemesiyle giderilmesi ve teknik müdahale takviminin bildirilmesi istenebilir. Bildirimin ispatlanabilir yöntemle doğru kişiye ulaştırılması önemlidir. Tehdit içeren veya peşin hüküm kuran ifadeler yerine somut gözlemler ve belgeler sunulmalıdır.

Onarım tamamlandığında ayrı bir teslim veya teknik tespit tutanağı düzenlenmesi yararlı olabilir. Onarımın hangi noktaya yapıldığı, testin sonucu ve kullanıma açılan alan belirtilir. “Çatı tamiri tamamlandı” şeklindeki sınırlı kabul ile “bütün geçmiş ve gelecek zarar taleplerinden feragat” aynı irade açıklaması değildir. Stok zararına ilişkin hesap henüz tamamlanmadıysa onarım tutanağının bu iddiayı farkında olmadan sona erdirmesi önlenmelidir. Gerçekten bir uzlaşma varsa kapsam ve tutar açık yazılmalıdır.

6325 sayılı Kanun 18/B ve dava şartı arabuluculuk

6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi, kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesi istisnası dışında kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava öncesinde arabuluculuğa başvurulmasını dava şartı olarak düzenler. Kiraya verene yöneltilen kira indirimi ve ayıplı kiralanana bağlı tazminat talepleri için bu düzenleme değerlendirilmelidir. Ancak üçüncü kişinin bağımsız depolama sözleşmesi veya sigorta ilişkisi farklı bir dava niteliği doğurabilir. Bütün tarafları yalnız olay aynı diye tek hukuk ilişkisinde toplamak doğru değildir.

Arabuluculukta hasar kalemleri açıklanabilir: stok değer kaybı, gerekli kurtarma masrafları, kullanım kaybının kira bedeline etkisi ve gerçekten belgelenmiş ek ticari zarar ayrı gösterilir. Onarım henüz tamamlanmadıysa teknik erişim ve iş takvimi üzerinde görüşülebilir. Anlaşma belgesinde ibra kapsamı belirli olmalıdır. Sızıntının kaynağı onarımla ortadan kalkacaksa şartları oluşmuş delil tespiti ihtiyacı arabuluculuk süreciyle karıştırılmamalıdır.

Dava, görev ve yetki ayrımı

Kira ilişkisinden doğan talepler bakımından sulh hukuk mahkemesi görevi gündeme gelebilir. Fakat aynı olay nedeniyle kiracı, sigortacı, bakım yüklenicisi ve depolama müşterisi arasındaki bağımsız ilişkilerin hepsini aynı görev kuralına tabi saymak mümkün değildir. Talebin hukuki kaynağı, tarafların sıfatı ve sözleşmenin niteliği ayrıca incelenmelidir. Belgelenmiş bir zarar kaleminin kimin adına isteneceği, ödenmiş sigorta tazminatı ve rücu iddialarıyla birlikte değerlendirilir.

Dava dilekçesinde olay takvimi, deliller, ihbarın ulaşma tarihi, kiralananın kullanım kaybı, hasarlı ürünlerin sınıflandırılması ve zarar miktarının hesabı anlaşılır şekilde gösterilmelidir. Zamanaşımı ve faiz başlangıcı, talebin hukuki vasfına ve sözleşmeye bağlıdır; tüm depolar için tek bir sonuç ilan edilmemelidir. Aynı zarar iki ayrı kalem olarak ileri sürülmemelidir. Teknik olarak kuvvetli dosyada dahi doğru dava türünü ve usul şartlarını belirlemek önemlidir.

Öğretici üç olayda hangi sorular değişir?

Birinci örnekte kiracı sızıntıyı ilk yağmurda bildirir, ürünleri güvenli yere taşır, fotoğrafları saklar ve tamir bir hafta sonra tamamlanır. Kira indirimi için kullanım kaybı dönemi; stok tazminatı için zarar gören malların gerçek değeri ayrı incelenir. Çatının onarılması, önceki zarar hesabını kendiliğinden sona erdirmez. Fakat suyun görüldüğü bütün dönemde deponun tamamının kullanılamadığı otomatik olarak kabul edilemez.

İkinci örnekte damlama haftalarca bilinir ve kiraya verene haber verilmez. Ardından daha büyük yağışta yeni mallar ıslanır. Bu durumda TBK 318 kapsamında gecikmenin artırdığı zararla ilk ayıbın sonucu ayrıştırılır. Üçüncü örnekte malın sahibi depolama müşterisidir. Kiracı ile mal sahibi, kiracı ile kiraya veren ve varsa sigortacı arasında farklı talepler bulunabilir. Üç olay da gerçek dava veya kazanılmış uyuşmazlık anlatımı değildir; hukuki analizin hangi belgeye dayanacağını açıklayan varsayımlardır.

Dosyanın son kontrolü ve Mersin ofisi

Sözleşme, teslim tutanağı, depo krokisi, eski bakım kayıtları, ilk sızıntı ihbarı, fotoğraf ve video orijinalleri, sayım çizelgesi, irsaliye, seri numarası, ürün ekspertizi, sigorta evrakı ve alternatif depolama giderleri dosyada ayrı klasörlenmelidir. İndekste her belgenin hangi olguyu desteklediği yazılır. Yeni tarihli bir sayım, olay günü düzenlenmiş gibi gösterilmemelidir. Tamirden önceki ve sonraki görüntüler ayrı saklanmalıdır.

Sonuç olarak izlenecek sıra güvenlik tedbiri, delilin korunması, kiraya verene bildirim, TBK 301 ve 304–308 ile 318 hükümlerinin uygulanması, şartları varsa HMK delil tespiti ve HUAK 18/B çerçevesinde arabuluculuk değerlendirmesidir. Dosyanın sonucunu önceden garanti etmek mümkün değildir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun Mersin Akdeniz’de bir fiziki çalışma adresi bulunmaktadır; Türkiye genelindeki hukuki dosyalar Mersin merkezinden koordine edilir. Rehber reklam veya dava başarısı iddiası taşımayan genel hukuki bilgidir.

Resmî mevzuat ve bağlantılı site rehberleri

TBK 6098 güncel resmî metin, HMK 6100 güncel resmî metin ve HUAK 6325 güncel resmî metin uygulamadaki esas kanunlardır.

Konuyla bağlantılı ama aynı arama niyetini karşılamayan mevcut rehberler: GES montajından kaynaklanan çatı sızıntısı; TBK 318 ayıp bildirim yükümlülüğü; HMK 405 delil tespiti dosyası; Mersin çatı GES ortak yer ve karar nisabı.

12 sık sorulan soru

1. Sızıntı olursa kiraya veren kesin sorumlu mudur?

Ayıbın nedeni, sözleşmenin tarafları, gerçek zarar ve nedensellik incelenmeden kesin sorumluluk hükmü kurulmaz.

2. Bütün kira bedelini hemen kesebilir miyim?

TBK 307 orantılı indirim hakkını düzenler; tüm kiranın kendiliğinden ortadan kalkması genel kural değildir.

3. Çatı onarımını hangi maddeyle isteyebilirim?

TBK 306 çerçevesinde ayıbın giderilmesi talebi ve kanuni koşulları değerlendirilir.

4. Sadece telefonla ihbar yeterli midir?

Bildirimin hangi tarihte hangi içerikle muhataba ulaştığının ispatı önemlidir.

5. Sızıntıyı bildirmemek zararı etkiler mi?

TBK 318 uyarınca bildirim gecikmesinin artırdığı zarar ayrıca araştırılır.

6. Stokun bütün alış maliyeti tazminat mıdır?

Ürünlerin kurtarılabilirliği ve gerçek değer kaybı belgelendirilmelidir.

7. Ürün müşterime aitse kim talepte bulunur?

Mülkiyet ve depolama sözleşmesiyle gerçek hak sahibi belirlenir.

8. Onarım yapıldıysa geçmiş zarar silinir mi?

Onarımın tamamlanması ve geçmişte oluşan maddi zarar farklı konulardır; ibra kapsamı incelenir.

9. Delil tespiti için asıl davayı açmam şart mı?

HMK 400–405 kapsamında koşulları varsa dava öncesinde delil tespiti istenebilir.

10. Sigorta ödedi diye aynı zarar iki kez alınabilir mi?

Mükerrer tahsil, sigortacının halefiyeti ve ödemenin kapsamı değerlendirilir.

11. Kira ayıbı nedeniyle dava öncesi arabuluculuk var mı?

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda 6325 sayılı Kanun m.18/B kural olarak dava şartı arabuluculuk öngörür.

12. Büronun fiziki adresi nerede?

Mersin Akdeniz’de tek fiziki çalışma adresimiz bulunmaktadır. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin merkezinden koordine edilir.

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular inceleme ve anonimleştirme sonrasında herkese açık yayımlanabilir ve arama motorlarında görünebilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp