B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Miras Kalan Taşınmazda Geçici Tescil Şerhi: Mirasçının Korunması | TMK 1011

Miras kalan taşınmazla ilgili her uyuşmazlık geçici tescil şerhi gerektirmez; ancak belirli bir aynî hakkın korunması için TMK 1011’in şartları oluştuğunda bu yola başvurulabilir. Mirasçılık belgesi almak, mirasın tapuda intikalini sağlamak, terekeyi korumak ve tartışmalı bir aynî hak için geçici şerh istemek farklı işlemlerdir. Özellikle taşınmazın başkasına devredildiği veya hak sahipliğinin çekişmeli hâle geldiği dosyalarda önce bu ayrım kurulmalıdır.

Miras taşınmazında geçici tescil şerhi için mirasçılık, tereke bağlantısı, hak ve koruma ihtiyacının incelenmesi
Mirasçılık sıfatı, taşınmazın terekeye aidiyeti ve koruma şartları ayrı incelenir.

TMK 640, her mirasçıya terekedeki hakların korunmasını isteme imkânı tanır ve sağlanan korumadan bütün mirasçıların yararlanacağını belirtir. Bu yetki, bir mirasçının terekeye ait taşınmazın tamamını kendi adına geçirmesi anlamına gelmez. Geçici tescil talebinde mirasçılık sıfatı, taşınmazın terekeyle bağlantısı, ileri sürülen hak ve güncel korunma ihtiyacı ayrı ayrı gösterilir.

1. Mirasçı tapuya yazılmadan mülkiyet kazanır mı?

TMK m.599, mirasçıların mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanunen kazanmasını düzenler. TMK 705 de mirası, taşınmaz mülkiyetinin tescilden önce kazanıldığı hâller arasında sayar. Bu nedenle tapu henüz mirasçı adına güncellenmedi diye mirasçının hiçbir hakkının bulunmadığı söylenemez.

Aynı maddenin devamı, bu şekilde mülkiyet kazanan kişinin tasarruf işlemleri yapabilmesini mülkiyetin tapuya tesciline bağlar. Mirasın kanunen kazanılması ile tapudaki intikalin tamamlanması bu yüzden farklıdır. Mirasçının hangi sıfatla hak sahibi olduğu ve işlem için hangi belgeleri sunacağı ayrıca belirlenir.

Bu ayrım, geçici tescil şerhinin rolünü de açıklar. Şerh mirasçılığı doğuran işlem değildir. Kanundan doğan veya uyuşmazlıkta ileri sürülen aynî hakkın korunması için belirli şartlarla başvurulan sicil aracıdır. Sorun yalnızca olağan miras intikalinin henüz yapılmamasıysa önce intikal belgeleri ve işlem koşulları incelenir; her dosyada ek bir koruma davası açılması gerektiği sonucu çıkarılmaz.

2. Mirasçılık belgesi hangi soruları çözer?

TMK 598 çerçevesindeki mirasçılık belgesi, mirasçılık sıfatını ve belgedeki payları gösterir. Ancak belirli bir taşınmazın ölüm tarihinde mirasbırakana ait olup olmadığını veya daha önce yapılan bir devrin geçerliliğini tek başına çözmez. Bu konular tapu kayıtları ve işlemin hukuki sebebi üzerinden araştırılır.

Belgede bir mirasçının eksik olması, payların yanlış gösterilmesi veya başka bir mirasçılık belgesinin bulunması hâlinde sorun öncelikle belge ve sıfat yönünden ele alınır. Yanlış mirasçılık bilgileriyle hazırlanan geçici şerh talebi, taşınmazın hukuki durumunu doğru açıklamayabilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliğinin ileri sürülebileceği de TMK 598’de düzenlenmiştir.

Yabancı unsur bulunan dosyada belgenin Türkiye’de kullanılma koşulları ayrıca incelenir. Yabancı makamdan alınmış herhangi bir miras belgesinin doğrudan bütün Türk tapu işlemlerine yeterli olduğu kabul edilmez. Bu konuya ilişkin tapu intikalinde yabancı mirasçılık belgesi rehberi ve eksik veya hatalı mirasçılık belgesinin düzeltilmesi yazısı ayrıca incelenebilir.

3. Tek mirasçı koruma talep edebilir mi?

TMK 640’ın dördüncü fıkrası, mirasçılardan her birinin terekedeki hakların korunmasını isteyebileceğini düzenler. TMK 702’nin dördüncü fıkrasında da elbirliği topluluğuna giren hakların korunmasına ilişkin benzer esas vardır. Sağlanan korumadan bütün ortaklar yararlanır. Bu hükümler, acil koruma ihtiyacının diğer mirasçılarla iletişim kurulamaması nedeniyle bütünüyle sonuçsuz bırakılmaması açısından önem taşır.

Koruma talebiyle esas davanın taraf düzeni aynı mesele değildir. Terekeye iade veya tüm miras ortaklığı adına hak tesisi istenmesiyle belirli bir mirasçının kendi hakkına ilişkin talebi farklı usul incelemelerine tabidir. Asıl davanın niteliğine göre diğer mirasçıların katılımı, uygun temsil veya başka bir taraf teşkili işlemi değerlendirilir.

Dolayısıyla “tek mirasçı koruma isteyebilir” kuralı, her türlü tapu davasının diğer mirasçılar dikkate alınmadan yürütülebileceği biçiminde açıklanamaz. Geçici şerhin hangi hak için ve kimler yararına istendiği dilekçede gösterilmelidir. Mahkemeden elde edilen geçici koruma, başvuranın miras payını büyütmez ve diğer mirasçıların mülkiyet konumunu ortadan kaldırmaz.

4. Elbirliği mülkiyeti ile paylı mülkiyet ayrımı

Birden fazla mirasçı bulunduğunda paylaşmaya kadar terekenin bütün hak ve borçlarını kapsayan miras ortaklığı oluşur. TMK 640, terekeye elbirliğiyle sahip olunduğunu ve kanun veya sözleşmeden doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere birlikte tasarrufu düzenler. Mirasçılık payının belirli olması, her bir taşınmaz üzerinde bağımsızca satılabilecek payın her durumda tapuda oluştuğu anlamına gelmez.

Paylı mülkiyette ise sicilde kişilere ait paylar ayrı biçimde gösterilebilir. Taşınmazın mevcut mülkiyet biçimi güncel tapu kaydından belirlenir. Aile içinde “hisseli ev” denilmesi, elbirliği ve paylı mülkiyet ayrımını ortadan kaldırmaz. Geçici korumanın kapsamı ve devir iddiasının değerlendirilmesi bu farktan etkilenir.

Bu nedenle bir mirasçının satış girişimi anlatıldığında önce hangi hakkı devretmeye çalıştığı anlaşılmalıdır. Tereke taşınmazının tamamı, tapuda belirli bir pay veya miras payının sözleşmeyle devri aynı işlem değildir. Somut kaydın ve sözleşmenin görülmesi, uygulanacak koruma hükmünü doğru seçmenin ön koşuludur.

5. Miras payının devri taşınmazı devretmekle aynı mı?

TMK 677, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerindeki miras payının devrine ilişkin sözleşmeleri düzenler. Mirasçılar arasında yazılı şekil; mirasçının üçüncü kişiyle yaptığı sözleşmede noterlikçe düzenleme şartı vardır. Üçüncü kişiyle yapılan sözleşme o kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.

Bu düzenleme, miras payını devralan üçüncü kişinin doğrudan belirli bir dairenin maliki hâline geldiği şeklinde okunamaz. Sözleşmeden doğan istemin niteliğiyle taşınmaz üzerindeki aynî hak iddiası ayrıştırılır. TMK 1011’in uygulanabilirliği, yalnızca miras payı devir sözleşmesinin varlığından çıkarılmaz.

Aynı ayrım koruma talep eden mirasçı için de geçerlidir. Diğer mirasçının yaptığı işlemin adı, kapsamı ve hukuki etkisi belirlenmeden “tapu kaçırıldı” sonucuna varılmamalıdır. Sözleşmenin geçerliliği, miras ortaklığının durumu ve tapuda gerçekten bir devir yapılıp yapılmadığı belgelerle incelenir. Koruma türü, bu tespitlerin üzerine kurulmalıdır.

6. Miras dosyasında TMK 1011 hangi şartlarla değerlendirilir?

Önce belirli taşınmaz üzerinde ileri sürülen aynî hak gösterilir. Ardından bu hakkın neden geçici olarak korunması gerektiği açıklanır. Kayıt başka kişiye geçmişse işlem zinciri; kayıt hâlâ mirasbırakanda veya mirasçılardaysa güncel risk ve temsil durumu incelenir. Sadece aile içindeki anlaşmazlık, şerhin kanuni şartlarını tek başına tamamlamaz.

TMK 1011’in ikinci başvuru sebebi olan belge eksikliği kullanılıyorsa, eksikliğin kanunun sonradan tamamlamaya izin verdiği tasarruf yetkisi belgesine ilişkin olması gerekir. TMK 1016’nın hukuki sebep belgelerinin tamlığı koşulu göz ardı edilmez. Mirasçılık sıfatı tartışmasının her türü basit bir eksik belge işlemi olarak görülemez.

Bütün ilgililerin rızası bulunmadığında hâkim kararı istenir. Hâkim, şerhe konu hakkın kabul edilebileceği kanaatine ulaşıp ulaşmadığını dosya ve gerektiğinde tarafları dinleyerek değerlendirir. Şerhin etki süresi ve içeriği belirlenir. Mirasçı olmak, bu değerlendirme yapılmadan otomatik kabul sonucu doğuran bir ayrıcalık değildir.

7. Ölümden önceki ve sonraki devirler neden ayrılır?

Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devir ile ölümünden sonra tereke hakkında yapılan işlem farklı hukuki sorular doğurur. Ölüm tarihinde mirasbırakana ait olmayan bir taşınmaz, sadece aile geçmişinde yer aldığı için kendiliğinden terekeye dâhil sayılmaz. Önceki devrin geçersizliği veya başka bir hukuki sebeple geri alınması ileri sürülüyorsa bunun dayanağı ayrıca gösterilir.

Ölümden sonraki işlemlerde ise mirasçılar, temsil yetkisi ve sicildeki malik durumu birlikte incelenir. Bir vekâletnamenin kullanılmasına ilişkin uyuşmazlıkta belgenin kapsamı, sona erme durumu ve işlemin şartları araştırılır. Tapudaki devrin yapılmış olması, dayanak işlemin her itiraza karşı kesin biçimde geçerli olduğu anlamına gelmez.

Muris muvazaası, ehliyetsizlik, temsil yetkisi ve miras payına ilişkin uyuşmazlıklar aynı hukuki sebep değildir. Geçici şerh talebi esas iddianın yerine geçmez. Hangi olay nedeniyle hangi aynî hakkın zedelendiği açıklanmalı; ilgili esas dava ve geçici koruma birlikte planlanmalıdır. Salt para talebine dönüşen uyuşmazlığın korunması da kendi şartlarıyla değerlendirilir.

8. Terekenin korunması ile tapu şerhi arasındaki ilişki

TMK 589, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimine tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesi için gerekli önlemleri alma görevi verir. Tereke yazımı, mühürleme, resmî yönetim ve vasiyetnamenin açılması gibi işlemler bu düzenleme içinde yer alır. Bunlar, her durumda TMK 1011 şerhiyle aynı işlem değildir.

Tereke mallarının tespit edilmesi gereken dosyada ilk ihtiyaç, hangi malvarlığının mevcut olduğunun belirlenmesi olabilir. Buna karşılık belirli taşınmazın aynî hak durumunun çekişmeli olması başka bir yargılama ve sicil koruması gerektirir. Talebin yalnız “mirasın korunması” diye yazılması, hangi önlemin hangi yetkili merciden istendiğini açıklamaz.

TMK 640/3 kapsamında miras ortaklığına temsilci atanması da ayrı araçtır. Temsilci, paylaşmaya kadar ortaklığın yönetim ve temsil sorunlarının giderilmesinde rol üstlenir. Temsilci atanması, tartışmalı tapu kaydını kendiliğinden düzeltmez. Tereke koruması, temsil ve aynî hak davası somut ihtiyaçlara göre birlikte değerlendirilebilir.

9. Mirasçı hangi belgeleri hazırlamalı?

Dosyanın ilk bölümü mirasçılık sıfatını, ikinci bölümü taşınmazın terekeyle bağlantısını, üçüncü bölümü çekişmeli işlemi açıklamalıdır. Belgelerin bu sırayla hazırlanması, mirasçı olunduğunun ispatıyla taşınmaz üzerindeki hakkın ispatının birbirine karıştırılmasını önler. Her iddia kendi dayanağıyla gösterilir.

  • Mirasbırakanın ölüm kaydı ve güncel mirasçılık belgesi.
  • Taşınmazın güncel tapu kaydı ve gerekli geçmiş kayıtları.
  • Çekişmeli devrin resmî senedi, yevmiye bilgileri ve ilgili işlem belgeleri.
  • Temsil iddiası varsa vekâletname ve yetki durumuna ilişkin belgeler.
  • Mevcut dava, tereke veya temsilci dosyalarının karar ve başvuru bilgileri.
  • Koruma ihtiyacını gösteren hukuka uygun deliller.

Elinizde bulunmayan resmî belge için hangi kurumdan hangi işlem kaydının isteneceği belirtilmelidir. Başvuran, aileden duyduğu bilgileri kesin tapu verisi gibi sunmamalıdır. Belgenin aslı veya doğrulanabilir resmî örneği önem taşır. Yabancı ülkeden gelen belgelerde tercüme, tasdik ve kullanılabilirlik koşulları işlem türüne göre ayrıca kontrol edilir.

10. Miras dosyasında hangi yer mahkemesi esas alınır?

Uyuşmazlığın mirasla bağlantılı olması, bütün işlemler için tek bir görev ve yetki kuralı bulunduğu anlamına gelmez. TMK 589’daki tereke önlemleri, miras ortaklığına temsilci atanması ve taşınmazın aynına ilişkin çekişmeli dava ayrı değerlendirilir. Talebin gerçek hukuki niteliği belirlenmeden mahkeme seçilmemelidir.

HMK m.12, taşınmaz üzerindeki aynî hakka ilişkin veya aynî hak sahipliğini değiştirebilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kılar. HMK 11’deki mirasa ilişkin yetki hükümleri ve özel kanuni düzenlemeler, kendi kapsamlarına giren taleplerde ayrıca incelenir. Mirasın paylaşımıyla sicilin düzeltilmesi aynı talep değildir.

Görev yönünden de genel asliye hukuk kuralı ve özel görev düzenlemeleri birlikte dikkate alınır. Devam eden bir esas dava varsa geçici koruma talebinin o yargılamayla bağlantısı kurulur. Mirasçının yurt dışında oturması veya avukatın başka şehirde bulunması, Türk taşınmazına ilişkin bu kuralları değiştirmez.

11. Taşınmaz üçüncü kişiye geçmişse

Taşınmazın üçüncü kişiye devredilmiş olması, dosyanın inceleme alanını genişletir. Devrin tarihi, geçici şerhin tarihi ve sonraki kişinin kazanımı karşılaştırılır. TMK 1011’in etkisi şerh tarihinden başlar; sonradan alınan şerhin, geçmişteki bütün kazanımları kendiliğinden ortadan kaldırdığı söylenemez.

TMK 1023’te iyiniyetli üçüncü kişinin aynî hak kazanımı, TMK 1024’te yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişinin durumu düzenlenir. Mirasçının önceki işlemi tartışmalı görmesi, sonraki alıcının konumunu inceleme ihtiyacını kaldırmaz. Hangi hakkın kimden ve hangi kayıt durumunda kazanıldığı somutlaştırılır.

Şerh verilmişse de dosya izlenmeye devam edilir. Sonraki devir, esas yargılamada taraf ve talep düzeninin değerlendirilmesini gerektirir. Korunan hakkın gerçekleşmesi, kesin tescil veya terkin aşaması ayrıca takip edilir. Şerh, miras paylaşımını tamamlayan veya bütün mirasçıların paylarını kesin olarak belirleyen bir karar değildir.

12. Şerh, taşınmazın kullanımını ve kira gelirini çözer mi?

Geçici tescil şerhi, mirasçıların taşınmazı hangi sırayla kullanacağını veya kira gelirinin nasıl paylaştırılacağını tek başına belirlemez. Bir mirasçının taşınmazda oturması, başka birinin kirayı tahsil etmesi ve üçüncü kişiye devir riski farklı meselelerdir. Aynî hak koruması için verilen şerhin, bu uyuşmazlıkların tamamını sonuçlandırdığı düşünülmemelidir.

Kullanım, gelir hesabı veya tereke yönetimi konusunda ayrı talep gerekiyorsa ilgili maddi hukuk ve usul kuralları uygulanır. Başvuruda hangi sonucun istendiği belirtilir. Şerh kararına dayanarak diğer mirasçının eşyasının çıkarılması, kiracıdan doğrudan ödeme istenmesi veya fiilen teslim alınması gibi sonuçlar kararın kapsamı dışında üretilemez.

Bu ayrım, mirasçılar arasında devam eden uyuşmazlığın doğru dosyaya taşınmasını sağlar. Tapu hakkı korunurken gelir veya kullanım konusunda ayrıca belge toplanması gerekebilir. Banka hareketleri, kira sözleşmesi ve kullanımın dayanağı, kendi talebiyle bağlantılı değerlendirilir; geçici şerh bütün delil ve başvuru yükümlülüklerinin yerine geçmez.

Miras taşınmazında geçici tescil şerhi hakkında sık sorulan sorular

1. Tapu hâlâ ölen kişinin üzerindeyse mirasçının hakkı yok mu?

Hayır. TMK 599 ve 705, mirasın ölümle ve taşınmaz mülkiyetinin mirasta tescilden önce kazanılmasını düzenler. Ancak tasarruf işlemleri ve sicilin güncellenmesi için tapu intikali koşulları ayrıca yerine getirilir.

2. Mirasçılık belgesi alınca geçici şerh otomatik konulur mu?

Konulmaz. Mirasçılık belgesi sıfatı gösterir. TMK 1011 şerhi için kanuni şartlar ile bütün ilgililerin rızası veya hâkim kararı gerekir. Belirli taşınmazın terekeye aidiyeti de ayrıca incelenir.

3. Diğer mirasçılara ulaşamıyorsam koruma isteyebilir miyim?

TMK 640/4 uyarınca her mirasçı terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Korumanın şartları yine gösterilmelidir. Bu yetki, esas davadaki taraf teşkili ve temsil sorunlarını her durumda kendiliğinden çözmez.

4. Koruma isteyen mirasçı bütün taşınmazı kendi adına alır mı?

Hayır. Kanun, korumadan bütün mirasçıların yararlanacağını belirtir. Geçici şerh başvuranın miras payını artırmaz, paylaşma yapmaz ve tek başına taşınmazın tamamına malik olmasını sağlamaz.

5. Bir mirasçının payını devretmesi evin satıldığı anlamına mı gelir?

Her durumda gelmez. TMK 677 kapsamındaki miras payı devri ile belirli taşınmazın mülkiyet devri ayrı işlemlerdir. Sözleşme, mülkiyet biçimi ve tapuda yapılmış işlem birlikte incelenmelidir.

6. Mirasbırakanın sağlığında sattığı her taşınmaz için şerh alınır mı?

Hayır. Önceki devrin hangi hukuki sebeple tartışıldığı ve hangi aynî hakkın ileri sürüldüğü gösterilmelidir. Taşınmazın geçmişte aileye ait olması, tek başına TMK 1011 koşullarını oluşturmaz.

7. Tereke tespiti ile geçici tescil şerhi aynı işlem mi?

Değildir. Tereke önlemleri TMK 589 ve ilgili hükümler çerçevesinde malvarlığının korunmasına yönelir. TMK 1011 belirli taşınmazdaki hak veya belge eksikliği için sicil koruması sağlar. Amaç ve merci ayrı değerlendirilir.

8. Yabancı mirasçılık belgesi tek başına yeterli mi?

Her belge için böyle bir sonuç kurulamaz. Belgenin Türkiye’de kullanılma şartları, mirasçılık sıfatı ve tapu işleminin gerektirdiği belgeler incelenir. Geçici şerh, yabancı belgenin bütün eksikliklerini kendiliğinden gidermez.

9. Şerhten önceki alıcının tapusu otomatik iptal olur mu?

Olmaz. Şerhin özel etkisi şerh tarihinden başlar. Önceki kazanımın geçerliliği ve üçüncü kişinin iyiniyet durumu, esas hukuki iddia ve TMK 1023–1025 kapsamında ayrıca değerlendirilir.

10. Mirasçıların para alacağı için de aynı şerh kullanılır mı?

Sırf para alacağı, taşınmaz üzerinde aynî hak iddiası değildir. Terekenin alacağı veya mirasçının bedel talebi kendi niteliğine uygun yolla korunur. TMK 1011’in şartları bulunmadan borçlunun taşınmazına geçici tescil şerhi istenemez.

İstanbul ve Mersin’den miras taşınmazlarının takibi

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, mirasçılık belgeleriyle tapu işlem zincirini birlikte inceleyerek korunacak hakkı ve uygun başvuru yolunu belirler. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetimi, İstanbul ve Mersin ofislerinden koordine edilir. Başvuru öncesinde mirasbırakanın bilgileri, mirasçılık belgesi, taşınmazın sicil bilgileri ve mevcut dava evrakı hazırlanabilir. Görüşme için büro iletişim sayfasındaki bilgiler kullanılabilir.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Son mevzuat kontrolü: 23 Ekim 2026. Açıklamalar yukarıdaki kanun ve sicil hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır; somut başvuruda işlem belgeleri ve kararın kapsamı birlikte incelenir.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp