B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Mirasbırakan Hayattayken Miras Hakkı İleri Sürülür mü? TMK 575 Rehberi 2026

Kısa cevap: Mirasbırakan hayattayken miras henüz açılmadığı için kanuni veya atanmış mirasçı sıfatından doğan güncel bir mülkiyet hakkı ileri sürülemez. TMK m.575 uyarınca miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır. Ölümden önce çocuk, eş veya diğer mirasçılar “ileride mirasçıyım” diyerek taşınmazın devrini, banka hesabından pay verilmesini veya saklı payın hemen ödenmesini isteyemez. Buna karşılık miras sözleşmesi, mirastan feragat sözleşmesi, ölünceye kadar bakma veya geçerli sağlararası işlemler ayrı hukuki sonuç doğurabilir.

Soru Cevap
Miras ne zaman açılır? TMK m.575: ölüm anında.
Hayattayken saklı pay talep edilir mi? Kural olarak hayır; tenkis miras açıldıktan sonra gündeme gelir.
Mirasçı adayının mevcut mülkiyet hakkı var mı? Hayır; yalnız geleceğe ilişkin beklenti vardır.
Feragat sözleşmesi yapılabilir mi? Evet, TMK m.528 ve miras sözleşmesinin şekil şartları çerçevesinde.
Açılmamış miras hakkında sözleşme? TMK m.678’deki şartlar ve mirasbırakanın katılması/izni önemlidir.

Mirasbırakan Hayattayken Miras Hakkı Neden Doğmaz?

Türk Medeni Kanunu m.575 mirasın, mirasbırakanın ölümüyle açılacağını düzenler. Bu kural miras hukukunun başlangıç noktasıdır. Bir kişinin çocuğu, eşi veya başka bir yasal mirasçısı olması, o kişinin hayatta bulunduğu dönemde malvarlığı üzerinde ortaklık hakkı yaratmaz. Tapuda kayıtlı ev, banka hesabı, araç, şirket payı veya diğer malvarlığı değerleri malik hayattayken onun malvarlığında kalır. İleride mirasçı olma ihtimali mevcut mülkiyet hakkına dönüşmez.

Bu nedenle “babam hayatta ama ileride üç kardeşe kalacak, şimdiden üçte bir payımı istiyorum” şeklindeki talep miras hukukundan doğan güncel bir alacak değildir. Aynı şekilde çocuk, mirasbırakanın banka hesabını dondurtamaz veya taşınmaz satışını sırf gelecekte miras payının azalacağı gerekçesiyle engelleyemez. Başka bir hukuki koruma sebebi, örneğin ehliyetsizlik, vesayet, sahtecilik veya yetkisiz temsil varsa konu miras beklentisinden değil o ayrı sebepten incelenir.

Miras Beklentisi ile Kazanılmış Miras Hakkı Arasındaki Fark

Mirasbırakan hayattayken mirasçı adayının konumu bir beklentidir. Beklenti, kimin önce öleceği, aile ilişkilerinin değişip değişmeyeceği, yeni çocuk doğması, evlenme veya boşanma, vasiyetname ya da miras sözleşmesi düzenlenmesi gibi pek çok olaya bağlıdır. Ölüm anına kadar yasal mirasçı çevresi ve oranları değişebilir. Bu nedenle bugün hesaplanan “muhtemel miras payı” gelecekte kesinleşmiş pay anlamına gelmez.

Kazanılmış miras hakkı ise mirasın açılmasıyla doğar. TMK m.599 uyarınca mirasçılar mirası ölümle bir bütün olarak kazanır. Ölüm anından sonra mirasçılık belgesi bu hakkı yaratmaz; mevcut hakkı ispatlamaya yarar. Bu ayrım pratikte önemlidir. Mirasçılık belgesi ölümden önce “gelecekteki payı” tescil etmek için kullanılamaz, ölümden sonra ise tapu, banka ve diğer intikal işlemlerinde temel belgelerden biri hâline gelir.

Saklı Pay Hakkı Ne Zaman Doğar?

Saklı pay, mirasbırakanın ölüme bağlı veya bazı sağlararası tasarrufları karşısında belirli mirasçıları koruyan miras hukuku kurumudur. Ancak saklı payın ihlal edilip edilmediği, terekenin ve tenkise tabi kazandırmaların ölüm anında hesaplanmasıyla belirlenir. Mirasbırakan hayattayken tereke henüz açılmadığından, “saklı payımı şimdi öde” şeklinde bir tenkis talebi ileri sürülemez.

Örneğin bir baba sağlığında bir taşınmazını üçüncü kişiye bağışladı diye çocuk hemen tenkis davası açmaz. Bağışın ölümden sonra tenkis hesabına girip girmeyeceği, TMK’daki tenkis kuralları ve kazandırmanın tarihi/niteliği üzerinden ölümden sonra değerlendirilir. Bununla birlikte işlem muvazaalı, ehliyetsiz kişinin yaptığı bir işlem veya sahte belgeye dayanıyorsa, o işlemin geçerliliği için miras dışında farklı hukuki başvuru yolları doğabilir. Burada talebin gerçek dayanağını doğru belirlemek gerekir.

Mirasbırakan Hayattayken Malını Satabilir mi?

Malik, kanuni sınırlamalar saklı kalmak üzere malvarlığı üzerinde tasarruf edebilir. İleride mirasçı olacak kişilerin onayı, sırf mirasçı adayı olmaları nedeniyle satışın genel geçerlilik şartı değildir. Mirasbırakan evini satabilir, parasını harcayabilir, yatırım yapabilir veya malvarlığının şeklini değiştirebilir. Miras hukuku kişinin hayattayken malını “gelecekteki mirasçılar için donduran” bir sistem değildir.

Ancak kişinin tasarruf yetkisini etkileyen başka kurallar vardır. Aile konutu, eşler arasında tasarruf yetkisinin sınırlandırılması, vesayet altındaki kişinin malvarlığı, temsil yetkisi ve şirket paylarına ilişkin özel hükümler bunlardan bazılarıdır. Ayrıca satış görünümündeki işlemin gerçekte bağış olması ve mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıması, ölümden sonra muris muvazaası veya tenkis tartışması yaratabilir. Bu nedenle “satış yapıldı, kesin geçerlidir” veya “çocuk onaylamadı, kesin geçersizdir” biçimindeki iki uç yaklaşım da yanlıştır.

Bağış ve Mirasçılardan Mal Kaçırma İddiası

Mirasbırakan sağlığında bağış yapabilir. TMK’nın tenkise tabi karşılıksız kazandırma hükümleri kapsamına giren bağışlar ölümden sonra saklı pay hesabına alınır. Görünürde satış, gerçekte bağış niteliğindeki tapu işlemleri muris muvazaasının koşulları varsa tapu iptali ve tescil davasına konu edilir. Bu değerlendirme ölümden sonra, işlemin gerçek iradesi, bedelin ödenip ödenmediği, tarafların ekonomik durumu, satış bedeli ile gerçek değer arasındaki ilişki ve olayın bütün koşulları üzerinden yapılır.

Mirasbırakan hayattayken gelecekte açılabilecek muris muvazaası davasının koşulları henüz tamamlanmamıştır; çünkü mirasçı sıfatı ve miras hakkı ölümle doğar. Buna karşılık taşınmaz malikinin kendisi yaptığı işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürüyor veya ehliyetsizlik gibi farklı bir sebep mevcutsa davanın hukuki temeli değişir. Aile içi her devir otomatik “miras kaçırma” değildir; belge, bedel ve gerçek irade incelenmelidir.

Mirastan Feragat Sözleşmesi Hayattayken Yapılabilir mi?

Evet. Mirasbırakan ile muhtemel mirasçısı, TMK m.528 kapsamında mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Bu, “miras hakkı bugün doğdu ve devredildi” anlamına gelmez; mirasbırakanın ölümünden sonra doğacak mirasçılık konumuna ilişkin miras sözleşmesidir. Feragat ivazlı veya ivazsız kurulabilir ve altsoya etkisi sözleşmenin niteliğine göre ayrıca incelenir.

Feragat sıradan bir el yazılı protokolle kurulacak işlem değildir. Miras sözleşmesinin resmî vasiyetname şekline ilişkin sıkı şekil kuralları uygulanır. Tarafların ehliyeti, iradesi ve sözleşmenin kapsamı önemlidir. “Mirasımı aldım, başka hakkım yoktur” şeklindeki aile içi belge, tek başına geçerli mirastan feragat sözleşmesi sayılmayabilir. Belge düzenlenmeden önce hangi hakkın ortadan kaldırılacağı ve altsoya etkisinin ne olacağı açıkça belirlenmelidir.

Miras Sözleşmesi Ne Sağlar?

Miras sözleşmesi, mirasbırakanın karşı tarafla bağlayıcı bir ölüme bağlı tasarruf kurmasına imkân verir. Mirasçı atama, belirli mal bırakma veya mirastan feragat bu sözleşme çerçevesinde düzenlenebilir. Vasiyetname tek taraflı olduğu hâlde miras sözleşmesinin değiştirilmesi ve sona erdirilmesi farklı kurallara tabidir. Bu nedenle “hayattayken mirası garanti etmek” isteyen tarafların sıradan satış vaadi, vekâlet veya aile içi yazışma yerine uygun hukuki aracı seçmesi gerekir.

Miras sözleşmesi de mirasın ölümden önce açıldığı anlamına gelmez. Sözleşme gelecekteki mirasın nasıl geçeceğine ilişkin bağlayıcılık yaratır; malvarlığının bugünkü mülkiyeti kural olarak mirasbırakanda kalır. Sözleşmeye rağmen mirasbırakanın yaptığı sonraki tasarrufların etkisi, sözleşmenin içeriği ve TMK’nın koruma hükümleri üzerinden ayrıca değerlendirilir.

Açılmamış Miras Hakkında Sözleşme Yapılabilir mi?

TMK m.678 açılmamış miras hakkında yapılan sözleşmeler için özel kural koyar. Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın, bir mirasçının henüz açılmamış miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü kişiyle yaptığı sözleşmeler geçerli değildir. Bu kural, gelecekte mirasçı olacağını düşünen kişinin henüz doğmamış miras payını serbestçe satmasını engeller.

Örneğin çocuk, babası hayattayken “ileride bana kalacak evdeki payımı sana sattım” diye üçüncü kişiyle sözleşme yaparsa TMK m.678 gündeme gelir. Mirasbırakanın katılımı veya izni ve sözleşmenin niteliği incelenmeden bu belgeye kesin geçerlilik sonucu bağlanamaz. Bu tür sözleşmeler tapu devri, satış vaadi ve miras payı devri kavramlarıyla karıştırılmamalıdır. Miras açıldıktan sonraki miras payı devri ise farklı hükümlere tabidir.

Ehliyet, Vesayet ve İrade Sorunu Varsa

Mirasbırakanın ileri yaşta olması, tek başına tasarruf ehliyetsizliği anlamına gelmez. Buna karşılık ayırt etme gücünün bulunmaması, vesayet kararı veya temsil yetkisinin aşılması hâlinde yapılan işlemlerin geçerliliği ayrı medeni hukuk kurallarına göre incelenir. Çocuklar “miras payımız azalıyor” diye değil, varsa kişinin korunmasını gerektiren somut ehliyet veya sömürü riskine dayanarak ilgili yollara başvurur.

Bu dosyalarda sağlık kayıtları, işlem tarihindeki tıbbi durum, noter ve tapu belgeleri, banka hareketleri, işlem bedelinin ödenmesi, tanıklar ve varsa vesayet dosyası önem taşır. Sonradan çıkabilecek miras davası düşünülüyorsa belgelerin işlem tarihine yakın biçimde korunması ispat bakımından değerlidir. Ancak kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı elde edilmesi yeni uyuşmazlık yaratabileceğinden delil toplama işlemleri kanuni usulle yürütülmelidir.

Hayattayken Hangi Belgeler Korunmalıdır?

Aile içinde ileride miras uyuşmazlığı çıkma riski varsa asıl amaç kişiyi baskı altına almak değil, gerçek işlemleri belgelendirmektir. Tapu satış senetleri, banka ödeme kayıtları, bağış belgeleri, şirket pay devir sözleşmeleri, noter işlemleri, miras ve feragat sözleşmeleri, aile konutu şerhi, değerleme raporları ve temsil belgeleri tarih sırasıyla saklanmalıdır. “Herkes biliyor” biçimindeki sözlü bilgi, yıllar sonra tek başına yeterli ispat sağlamaz.

Mirasbırakan kendi iradesiyle malvarlığı planlaması yapıyorsa yaptığı işlemlerin niteliğini açıkça belgelemesi de uyuşmazlıkları azaltır. Gerçek satışın bedeli banka yoluyla ödenebilir, bağış ise satış gibi gösterilmeden gerçek hukuki niteliğiyle yapılabilir. Belgenin gerçek işlemi yansıtması, ölümden sonra muvazaa tartışmasını azaltan en önemli unsurlardan biridir.

Ölümden Sonra Hangi Başvuru Yapılır?

Miras açıldıktan sonra uygulanacak yol, hayattayken yapılan işlemin türü ve ölüm anındaki tereke yapısına göre belirlenir. Mirasçılık sıfatının belgelenmesi için mirasçılık belgesi; tereke unsurlarının belirlenmesi için tereke tespiti; şartları varsa mirasın reddi, vasiyetnamenin açılması, tenkis, muris muvazaası, denkleştirme, miras sebebiyle istihkak, mirasın paylaşılması veya ortaklığın giderilmesi yollarından uyuşmazlığa uygun olanı kullanılır.

Görünürde satış gerçekte bağış iddiası varsa muris muvazaası; saklı payı zedeleyen kazandırma varsa tenkis; mirasçılardan birine miras payına mahsuben yapılan kazandırma varsa denkleştirme hükümleri incelenir. Aynı maddi olay birden fazla hukuki talebin şartlarını karşılıyorsa bu talepler usul kurallarına uygun biçimde birlikte veya ayrı ileri sürülür. Dava açmadan önce tapu, banka, noter ve nüfus kayıtlarıyla kronoloji oluşturulmalıdır.

Uygulama Kontrol Listesi

  • Mirasbırakanın hayatta olup olmadığını ve mirasın açılıp açılmadığını esas alın.
  • “Gelecekteki miras payı” ile mevcut mülkiyet hakkını birbirine karıştırmayın.
  • Hayattayken saklı payın ödenmesini istemek yerine işlemin gerçek hukuki niteliğini belirleyin.
  • Feragat veya miras sözleşmesinde şekil şartlarını kontrol edin.
  • Açılmamış miras sözleşmesinde TMK m.678’i inceleyin.
  • Tapu devrinde gerçek bedel ve ödeme kayıtlarını saklayın.
  • Ehliyet sorunu varsa işlem tarihindeki sağlık ve vesayet kayıtlarını kanuni yolla temin edin.
  • Ölümden sonra tenkis, muvazaa, denkleştirme ve paylaşma taleplerini birbirinden ayırın.

Üç Uygulama Senaryosu

Senaryo 1 – Gerçek satış: Mirasbırakan, piyasa değerine yakın bedelle taşınmazını üçüncü kişiye satmış, bedel banka yoluyla ödenmiş ve para kendi hesabına geçmişse çocukların “ileride mirasçıydık” itirazı tek başına satışı geçersiz kılmaz. Ölümden sonra dava düşünülüyorsa muvazaa iddiasının somut delille desteklenmesi gerekir. Gerçek bedel, ödeme, tarafların ilişkisi ve satış sonrası kullanım birlikte incelenir.

Senaryo 2 – Aile içi görünürde satış: Mirasbırakan taşınmazı bir çocuğuna tapuda satış göstererek devretmiş, bedel ödenmemiş ve taşınmazı kullanmaya devam etmişse ölümden sonra muris muvazaası tartışması güçlenebilir. Yine de tek başına “çocuğa devredildi” olgusu yeterli değildir. Gerçek irade, bedel ve olayın bütün koşulları araştırılır.

Senaryo 3 – Feragat karşılığı ödeme: Bir çocuk mirasbırakanla usulüne uygun mirastan feragat sözleşmesi yapıp karşılığında mal veya para almışsa, ölümden sonra mirasçılık konumu sözleşmenin kapsamına göre belirlenir. Aile içinde “sana ev verdik, mirastan çıktın” şeklindeki sözlü anlaşma aynı sonucu otomatik doğurmaz.

Vasiyetname Düzenlenmişse Hayattayken Ne Değişir?

Vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra sonuç doğuran tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Vasiyetname düzenlenmiş olması, lehine tasarruf yapılan kişiye bugünden taşınmazı kullanma, satma veya banka parasını çekme yetkisi vermez. Mirasbırakan malvarlığının maliki olmaya devam eder. Vasiyetnameyi kanundaki usulle değiştirebilir veya geri alabilir. Bu nedenle vasiyet alacaklısının bugünkü konumu da geleceğe ilişkin beklentidir.

Miras sözleşmesinde bağlayıcılık daha güçlüdür; ancak yine de mirasın açılması ölümle gerçekleşir. Miras sözleşmesiyle belirli mal bırakılan kişi, sözleşme kurulunca tapuda doğrudan malik olmaz. Ölümden sonra sözleşmenin içeriğine göre mirasçılık veya vasiyet alacağı talebi doğar. Bu iki aracın farkı, malvarlığı planlamasında yanlış beklenti oluşmasını önler.

Aile Konutu ve Eşin Korunması Miras Hakkı mıdır?

Hayatta olan eşin aile konutuna ilişkin koruması miras beklentisinden farklıdır. TMK m.194 aile konutu üzerinde diğer eşin açık rızası olmadan bazı tasarrufları sınırlar. Bu hak evlilik devam ederken doğar ve “ileride mirasçı olacağım” gerekçesine dayanmaz. Bu nedenle eşin aile konutu yönünden müdahale imkânı ile çocuğun gelecekteki miras beklentisi aynı hukuki zeminde değildir.

Benzer biçimde TMK m.199 kapsamında aile ekonomik varlığının korunması için tasarruf yetkisinin mahkemece sınırlandırılması da ayrı koruma kurumudur. Bu yolların kullanılabilmesi için kendi özel şartları bulunur. Miras beklentisi bu şartların yerine geçmez.

Mirasbırakan Hayattayken Borçlanırsa Mirasçılar Müdahale Edebilir mi?

Kişi hayattayken yaptığı gerçek borçlar kendi malvarlığını azaltabilir. Gelecekteki mirasçılar, sırf tereke küçülecek diye borçlanmayı engelleme yetkisine sahip değildir. Banka kredisi, ticari borç veya vergi borcu gerçek, geçerli ve ölümle sona ermeyen nitelikteyse miras açıldığında terekenin pasifinde yer alır. Mirasçılar mirasın reddi, resmî defter veya resmî tasfiye gibi koruma mekanizmalarını ölümden sonra süresinde değerlendirmelidir.

Buna karşılık sahte borç belgesi, muvazaalı senet veya ehliyetsiz kişinin yaptığı işlem varsa borcun gerçekliği ayrıca tartışılır. Ölümden önce borçlunun kendisi; ölümden sonra tereke veya mirasçılar somut hukuki sebebe göre savunma yapabilir. “Mirası azaltıyor” düşüncesi tek başına borcu geçersiz kılmaz.

Hayattayken Yapılan Devirlerin Vergi ve Harç Boyutu

Satış, bağış ve miras aynı vergisel işlem değildir. Taşınmaz satışında tapu harcı ve değer beyanı hükümleri; karşılıksız bağışta veraset ve intikal vergisi ile tapu işlemleri; ölümle intikalde ise veraset ve intikal vergisi hükümleri uygulanır. Aile içi işlemi sırf daha düşük masraf amacıyla gerçek niteliğinden farklı göstermek hem özel hukuk hem vergi uyuşmazlığı yaratır.

Miras planlaması yapılırken yalnız “ölümden sonra kim alacak?” sorusuna değil, işlemin bugünkü mülkiyet, vergi, borç ve aile hukuku sonucuna da bakılmalıdır. Tapu devri geri dönüşü zor bir sağlararası işlemken vasiyetname ölümden sonra sonuç doğurur. Araç seçimi buna göre yapılmalıdır.

Vekâletname Miras Payı Verir mi?

Mirasbırakanın bir çocuğuna veya başka kişiye geniş yetkili vekâletname vermesi de miras hakkı yaratmaz. Vekil, temsil yetkisini veren kişinin adına ve yararına hareket etmek zorundadır; vekâletname malvarlığının vekile ait olduğu anlamına gelmez. Yetkinin kötüye kullanılması, temsil olunanın iradesine aykırı satış, bedelin vekilin hesabına geçirilmesi veya vekâlet görevinin sadakat borcuna aykırı kullanılması hâlinde uyuşmazlık vekâlet ve temsil hükümleri üzerinden incelenir.

Mirasbırakan öldüğünde vekâletnamenin etkisi de sözleşmenin niteliği ve TBK hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir. Mirasçıların sonradan “vekil zaten mirasçıydı” demesi, hayattayken yapılan işlemleri kendiliğinden geçerli veya geçersiz hâle getirmez. İşlemin yapıldığı tarihteki yetki, irade, bedel ve vekilin hesap verme yükümlülüğü somutlaştırılmalıdır.

Malvarlığı planlamasında en güvenli yöntem, hedeflenen sonuca uygun hukuki işlemi açık adıyla ve gerekli şekle uyarak kurmaktır. Satış, bağış, feragat, vasiyetname ve miras sözleşmesinin birbirinin yerine kullanılması ileride ispat ve geçerlilik sorunlarını büyütür.

Bu nedenle işlemden önce aile ilişkileri kadar tapu, vergi, borç, ehliyet ve şekil şartları da birlikte mutlaka kontrol edilmelidir.

Türkiye Geneli Dosya Takibi ve Mersin Uygulaması

Mirasbırakan hayattayken yapılacak malvarlığı planlaması ile ölümden sonra açılacak miras davaları farklı yetki ve usul kurallarına tabidir. Taşınmaz Mersin’de bulunup mirasbırakan başka ilde veya yurt dışında yaşıyorsa yetki ve uygulanacak işlem türü taşınmazın yeri, son yerleşim yeri ve dava türü birlikte değerlendirilerek belirlenir. İşlemin türü, taşınmazın yeri, mirasbırakanın son yerleşim yeri ve dava türü birlikte değerlendirilir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu’nun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır. Yetki ve usul kuralları çerçevesinde Türkiye genelindeki miras ve malvarlığı dosyalarının takibi İstanbul ve Mersin ofislerinden koordine edilir. Özellikle hayattayken yapılan tapu, bağış, feragat ve miras sözleşmesi işlemlerinin ölüm sonrası etkisi belge bazında incelenmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Babam hayattayken miras payımı isteyebilir miyim?

Hayır. Miras TMK m.575 uyarınca ölümle açılır. Hayattayken güncel miras payı doğmaz.

Saklı payımı hayattayken dava edebilir miyim?

Kural olarak tenkis talebi miras açıldıktan sonra gündeme gelir. İşlemin başka bir geçersizlik sebebi varsa o ayrı hukuki temelde incelenir.

Mirasbırakan bütün malını satabilir mi?

Malik kanuni sınırlamalar saklı olmak üzere malvarlığında tasarruf edebilir. Gelecekteki mirasçıların genel onay hakkı yoktur.

Bir çocuğa yapılan bağış hemen iptal edilir mi?

Hayır. Bağışın geçerliliği ve ölümden sonra tenkis veya denkleştirmeye etkisi ayrı değerlendirilir.

Mirastan feragat hayattayken yapılır mı?

Evet. TMK m.528 kapsamında mirasbırakan ile muhtemel mirasçı arasında, miras sözleşmesine ilişkin şekil kurallarına uyularak yapılır.

Kardeşim gelecekteki miras payını bana satabilir mi?

Açılmamış miras hakkındaki sözleşmeler TMK m.678’in özel şartlarına tabidir; mirasbırakanın katılması veya izni olmadan geçerlilik sorunu doğar.

Vasiyetname yazıldıysa miras hakkı hemen doğar mı?

Hayır. Vasiyetname ölümden sonra hüküm doğuracak ölüme bağlı tasarruftur; miras ölümle açılır.

Miras sözleşmesi mülkiyeti hemen geçirir mi?

Kural olarak hayır. Sözleşme ölüm sonrası miras düzenini bağlayıcı biçimde etkiler; bugünkü mülkiyet ayrı değerlendirilir.

Ehliyetsiz kişinin yaptığı satışa çocukları müdahale edebilir mi?

Talep “miras hakkı” yerine ehliyet, vesayet veya temsil kurallarına dayanır. Somut işlem ve sağlık durumu incelenir.

Ölümden sonra hangi dava açılacağını nasıl belirlerim?

İşlemin türü, gerçek bedel, bağış amacı, saklı pay, mirasçıya yapılan kazandırma ve belge zinciri incelenerek tenkis, muvazaa, denkleştirme veya başka yol seçilir.

Resmî Kaynaklar ve İlgili Rehberler

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp