Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Şartlar, Tapu ve Fesih
Kısa ve net cevap
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kişinin yaşamı boyunca bakım ve gözetimini üstlenme karşılığında malvarlığı veya belirli malvarlığı değerlerinin devrini konu alır. TBK 611–619 uygulanır. TBK 612 gereğince, mirasçı atama içermese bile kural olarak miras sözleşmesi şeklinde yapılmalıdır; tarafların kendi aralarında imzaladığı sıradan bir kâğıt yeterli değildir.
Bakım borcu yalnız para göndermekten ibaret değildir. TBK 614 uygun gıda, konut, hastalıkta gerekli özen ve tedavi yükümlülüğünü düzenler. Borca aykırılık ilişkiyi çekilmez hâle getirirse TBK 617 kapsamında önel verilmeden fesih değerlendirilir. Taşınmaz devreden bakım alacaklısının TBK 613 uyarınca yasal ipotek güvencesi vardır; bu güvence tapuda tescil ve süre yönünden ayrıca takip edilmelidir.
1. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde kim hangi borcu üstlenir?
TBK 611’de bakım borçlusu, diğer kişiye yaşamı boyunca bakıp gözetme yükümlülüğünü üstlenir. Bakım alacaklısı ise bir malvarlığını veya belirli malvarlığı değerlerini devretme borcu altına girer. Bakım alacaklısı, bakım hizmetini alacak kişidir; sözleşmedeki alacaklı ve borçlu kelimeleri yalnız para ödeme ilişkisini anlatmaz. Başvurunun doğru hazırlanması için bu sıfatlar açık kullanılmalıdır.
Karşılık mutlaka bütün malvarlığı olmak zorunda değildir. Belirli taşınmaz veya başka malvarlığı değerleri sözleşmenin konusu olarak gösterilebilir. Hangi malın, hangi hukuki işlemle ve ne zaman devredileceği metinden anlaşılmalıdır. Taşınmazın yalnız adresini yazmak yerine tapudaki ayırt edici bilgilerini ve devredilecek payını doğrulamak gerekir; taşınmazın tamamıyla hissesi aynı borç konusu değildir.
Bakım borçlusunun mirasçı atanması hâlinde TBK 611’in ikinci fıkrası miras sözleşmesi hükümlerine gönderme yapar. Sağlıkta tapu devri ile ölümden sonra sonuç doğuracak mirasçı atama bu nedenle birbirine karıştırılmamalıdır. İmzalanan belgenin başlığı değil, tarafların gerçekten hangi karşılıklı borçları üstlendiği ve kazandırmanın ne zaman sonuç doğuracağı belirleyicidir.
Yalnız belirli aralıklarla para ödenmesi isteniyorsa ömür boyu gelir sözleşmesi ayrıca değerlendirilmelidir. TBK 607–610’daki dönemsel gelir borcu, TBK 614’teki kişisel bakım ve gözetimin bütün unsurlarını kendiliğinden içermez. İki sözleşmenin şekli, devri ve sona erme düzeni farklıdır.
2. Noter işlemi ve iki tanık neden önemlidir?
TBK 612’ye göre mirasçı atama olmasa da miras sözleşmesi şekli aranır. TMK 545, miras sözleşmesinin resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesini; tarafların arzularını resmî memura aynı zamanda bildirmesini ve metni memur ile iki tanığın önünde imzalamasını öngörür. Bu şekil, sıradan imza onayından daha kapsamlı bir düzenleme işlemidir.
TMK 532’de resmî memur olarak sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş diğer görevli belirtilir. Bu nedenle işlemi yalnız taraflar arasında hazırlanmış özel belgeye indirgemek doğru değildir. İşlemi yapacak makamın yetkisi, düzenleme usulü ve tanıklık koşulları birlikte kontrol edilmelidir. Noterde yapılacak işlemin de sadece imza tasdiki olarak değil, gerekli kanuni biçimde kurulması gerekir.
Sözleşmede tarafların gerçek iradesinin açıkça yer alması önemlidir. Bakımın nerede sağlanacağı, devredilecek değer, birlikte yaşam düzeni ve özel ihtiyaçlar anlaşılır biçimde yazılmalıdır. Boş bırakılmış esaslı alanlar sonradan tek taraflı doldurulacak ayrıntı gibi görülmemelidir. Taraflar imza öncesinde bütün metni ve ekleri aynı sürüm üzerinden incelemelidir.
Bir kişinin yakınlarının görüşmelere katılması, onun iradesinin yerine geçmez. Ehliyet ve irade konusunda bir uyuşmazlık varsa işlem tarihindeki durum somut belgelerle değerlendirilir. Yakınlık, ileride mirasçı olma veya bakım masrafına katkıda bulunma, kişiye başkası adına kendiliğinden sözleşme kurma yetkisi kazandırmaz. İşlemin şahsen katılım ve temsil koşulları yetkili makamla birlikte belirlenmelidir.
3. Bakım kurumuyla yapılan sözleşmede yazılı şekil ne zaman yeterlidir?
TBK 612’nin ikinci fıkrasında belirli bakım kurumları için istisna vardır. Sözleşme, devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılmışsa yazılı şekil yeterli sayılır. Bu istisna, bakım hizmeti verdiğini söyleyen her özel işletmeye koşulsuz uygulanmaz. Kurumun statüsü ve sözleşmenin onaylı koşullara uygunluğu gösterilmelidir.
TBK 614, bu amaçla kurulmuş kurumların bakım borcunun kapsamını ve ifasını, yetkili makamca onaylanan genel düzenlemelerle ilişkilendirir. Söz konusu düzenlemeler sözleşme içeriğinden sayılır. Bu nedenle yalnız başvuru formu değil, hizmet kapsamını belirleyen ekler ve onaylı düzenlemeler de alınmalıdır. Belgelerin kullanıcıya verilmediği bir durumda bütün koşullar biliniyormuş gibi kabul edilmemelidir.
Kurumun reklam broşürü ile imzalanan hizmet yükümlülüğü aynı belge değildir. Konut, beslenme, kişisel bakım ve hastalık hâlinde üstlenilen işlemler somutlaştırılmalıdır. Sonradan ayrıca ücret istenen hizmetin sözleşmede zaten bulunup bulunmadığı bu belgeler üzerinden anlaşılır. Bir kayıt kurumun kendi ilanıysa, yetkili makamın onaylı düzenlemesiymiş gibi sunulmamalıdır.
4. Bakım borcu yalnız yemek ve barınmadan mı oluşur?
TBK 614, bakım alacaklısının sözleşmeyle bakım borçlusunun aile topluluğuna katıldığını düzenler. Borcun kapsamı belirlenirken devralınan malların değeri ile bakım alacaklısının daha önceki sosyal durumu dikkate alınır. Kanun herkes için tek tip, aynı miktarda bakım gideri belirlemez. Sözleşme, kişinin yaşam koşullarıyla bağlantılı gerçek bir bakım düzeni kurmalıdır.
Kanunda özellikle uygun gıda ve konut sağlama, hastalıkta gerekli özenle bakma ve tedavi ettirme yükümlülükleri sayılır. Bu yükümlülükler, yalnız ara sıra ziyaret edilmesiyle yerine getirilmiş kabul edilmez. Fiilî bakım ihtiyacı ve üstlenilen edimler birlikte incelenir. Sağlık hizmetinin içeriğine tıbbi uzman karar verir; sözleşme dosyası tıbbi değerlendirmeyi varsayımla değiştirmemelidir.
Bakım alacaklısının ihtiyaçlarının zaman içinde değişmesi, sözleşmenin yaşam boyu niteliği bakımından önem taşır. Başlangıçta bağımsız yaşayabilen kişinin daha sonra daha yoğun desteğe ihtiyaç duyması sözleşmenin kapsamıyla birlikte değerlendirilmelidir. Taraflar hastaneye ulaşım, ilaçların temini ve günlük desteğin organizasyonu gibi işleri kimin üstleneceğini belirsiz bırakmamalıdır.
Para gönderildiği belgelenmiş olsa bile bu, taahhüt edilen bütün bakımın sağlandığını tek başına kanıtlamaz. Buna karşılık bakımın fiilen sunulduğu ve haklı bir neden olmadan kabul edilmediği iddiası da araştırılmalıdır. İnceleme, yalnız bir tarafın genel şikâyetine değil, yerine getirilen veya yerine getirilmeyen belirli edimlere dayanır.
5. Tapu devri ve bakım alacaklısının yasal ipotek hakkı
Bakım borçlusuna taşınmaz devreden kişi, TBK 613 uyarınca haklarını güvence altına almak için o taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir. Taşınmaz devrinin yapılmış olması ile ipotek güvencesinin tapuda kurulmuş olması farklı işlemlerdir. Sözleşmede güvence hakkının anılması, tapu kaydında ipoteğin gerçekten bulunduğu anlamına gelmez.
TMK 894, satıcının yasal ipoteğinin mülkiyetin naklini izleyen üç ay içinde tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasını arar. TBK 613’teki satıcı gibi ipotek düzeni bu süre ve tescil koşuluyla birlikte incelenmelidir. Yalnız üç ay içinde dilekçe verilmesini her durumda yeterli saymak doğru değildir. Tescil işlemi ve gerektiğinde yargısal koruma gecikmeden değerlendirilmelidir.
Tapu kayıt örneğinde malik, pay, taşınmazın tanımı, mevcut ipotek ve diğer takyidatlar kontrol edilir. Önceki rehinler ve taşınmazın hukuki durumu güvence değerlendirmesini etkiler. Bir ipoteğin bulunması, bütün alacağın her koşulda eksiksiz tahsil edileceği garantisi değildir. Güvencenin kapsamı ve sırası belgelerden anlaşılmalıdır.
Bakım borcuna aykırılık nedeniyle tapunun geri alınması isteniyorsa, sözleşmenin sona erdirilmesiyle tescile yönelik istem açık kurulmalıdır. Tapu iptal ve tescil davası, talebin taşınmaz hakkına ilişkin usul yönünü açıklar. Sözleşmedeki bakım borcuna aykırılık, tapu kaydını kendiliğinden ve işlem yapılmadan silmez.
6. Bakım yapıldığı veya yapılmadığı nasıl belgelenir?
İfa incelemesinde önce sözleşmedeki edimler çıkarılır; ardından her edime ilişkin gerçek kayıtlar toplanır. Konut gideri, gıda temini, hastane randevusuna eşlik ve günlük destek aynı delille gösterilemeyebilir. Genel bir masraf toplamı yerine, hangi tarihte hangi ihtiyacın karşılandığı açık olmalıdır. İlgisiz aile harcamaları bakım giderine eklenmemelidir.
Banka dekontu, ödemenin kime ve hangi açıklamayla yapıldığını gösterir. Sağlık veya hizmet faturası ise yapılan işlemin içeriğini açıklayabilir. Belgelerin gerçek hak sahibiyle ilişkisi kurulmalıdır. Başka kişi için düzenlenmiş bir gider belgesinin yalnız aynı aile içinde bulunması, bakım alacaklısına ifayı kanıtlamaz.
Yazışmalar bütünlüğü korunarak saklanmalıdır. Bakım talebi, sunulan çözüm, kabul veya ret, tarih sırasıyla incelenir. Tek bir cümlenin bağlamdan çıkarılması uyuşmazlığı yanlış yansıtabilir. Tanıkların hangi olayı doğrudan gördüğü de belirtilmelidir; başkasından duyulan genel kanaat, belirli bir bakım ediminin fiilen gerçekleştiğiyle aynı değildir.
Özel hayat ve sağlık verileri hukuka uygun biçimde kullanılmalıdır. Başkasının hesabına izinsiz girilerek veya hukuka aykırı kayıt oluşturularak delil toplanmamalıdır. Mahkemeden getirtilmesi gereken kayıtlar için ilgili kurum ve belge dönemi açık gösterilir. Dosyanın ihtiyacıyla ilgisiz kişisel belgeler gereksiz biçimde dolaşıma sokulmamalıdır.
7. Önemli oransızlık nedeniyle altı ay önceden bildirim
TBK 616, karşılıklı edimler arasında önemli ölçüde oransızlık bulunmasını düzenler. Fazla alan taraf bağış amacı bulunduğunu ispat edemezse diğer taraf altı ay önce bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir. Buradaki altı ay, bütün bakım uyuşmazlıklarında beklenmesi gereken ortak bir süre değildir; bu özel fesih sebebinin bildirim süresidir.
Oransızlık, yalnız taşınmazın güncel piyasa değeri ile birkaç aylık yemek giderinin karşılaştırılmasıyla belirlenmez. Kanun, verilen değere denk anapara ve bağlanacak irat üzerinden ilgili sosyal güvenlik kurumu ölçütüne gönderme yapar. Bakım ilişkisinin süresi belirsiz ve yaşamla bağlantılıdır. Teknik hesap gerektiren yerde kaba toplama kesin sonuç gibi sunulmamalıdır.
Sona erme anına kadar yerine getirilmiş edimler de hesaba katılır. TBK 616 bunların anapara ve faizle değerlendirilerek denkleştirilmesini öngörür. Bir tarafın devrettiği malı bütünüyle geri istemesi, diğer tarafın ifalarının hiç incelenmeyeceği anlamına gelmez. İfa kayıtları, değerleme ve talep birlikte hazırlanmalıdır.
8. Bakım yapılmazsa altı ay beklemeden fesih mümkün müdür?
TBK 617’deki koşullar varsa önel verilmeden fesih mümkündür. Borca aykırı davranışların sözleşmenin devamını çekilmez hâle getirmesi veya başka önemli sebeplerin devamı imkânsızlaştırması yahut aşırı ölçüde güçleştirmesi aranır. Bu nedenle ciddi bakım ihlalinde TBK 616’daki altı aylık bildirim süresini otomatik olarak uygulamak yanlıştır.
Başvuruda yalnız tarafların anlaşamadığı söylenmemelidir. Yerine getirilmeyen bakım, ihlalin süresi, etkisi ve ilişkiye devamı neden çekilmez kıldığı açıklanmalıdır. Ağır sonuç doğuran tek bir olay ile sıradan günlük anlaşmazlık aynı değerlendirme değildir. İleri sürülen fesih sebebi gerçek belge ve olaylarla eşleştirilmelidir.
Bu sebeplerle fesihte kusurlu taraf aldığı şeyi geri vermek ve kusursuz tarafın uğradığı zarara karşı uygun tazminat ödemekle yükümlü olur. Hangi tarafın kusurlu olduğu, iade konusu ve zarar tutarı ayrıca ortaya konulur. Tapu iadesi talebi ile parasal tazminatın aynı kaybı iki kez karşılamaması için hesap açıklanmalıdır.
Hâkim, fesih yerine aile topluluğu içinde yaşamaya son vererek bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir. TBK 617 bu seçeneği tarafın istemiyle veya kendiliğinden değerlendirmeye izin verir. Ancak bakım borçlusu bu sonucu tek taraflı ilan edip bütün kişisel bakım yükümlülüklerini istediği miktarda para göndererek değiştiremez; kanunun öngördüğü yargısal değerlendirme gerekir.
9. Bakımı üstlenen kişi ölürse sözleşme kendiliğinden biter mi?
TBK 618, bakım borçlusunun ölümünde bakım alacaklısına bir yıl içinde fesih isteme hakkı verir. Burada ölen kişinin bakım hizmetini üstlenen kişi olduğuna dikkat edilmelidir. Bakım alacaklısının ölümüyle bakım borçlusunun ölümü aynı hüküm altında açıklanmamalıdır. Süre hesabı için ilgili ölüm kaydı ve sözleşme birlikte incelenir.
Fesih hâlinde bakım alacaklısı, borçlunun iflasında isteyebileceği tutara eşit parayı borçlunun mirasçılarından talep edebilir. Kanun doğrudan ve koşulsuz biçimde devredilmiş taşınmazın aynen geri döneceğini söylemez. Talebin konusu ve hesap yöntemi TBK 618–619 çerçevesinde belirlenmelidir.
Bakımın ölümden sonra fiilen kim tarafından sürdürüldüğü, yapılan ödemeler ve alacaklının açıklamaları kaydedilmelidir. Mirasçılarla yapılan yeni bir düzenleme ileri sürülüyorsa bunun kapsamı ve geçerliliği ayrıca kontrol edilir. Bir yıllık hak kullanılacaksa aile içi görüşmelerin belirsiz biçimde uzaması nedeniyle gerekli başvuru ertelenmemelidir.
10. Mirasçıların, nafaka alacaklılarının ve diğer alacaklıların hakları
TBK 615, bakım alacaklısının sözleşme yüzünden kanuni nafaka yükümlülüklerini yerine getirme imkânını kaybetmesini düzenler. Nafakadan yoksun kalanlar iptal isteyebilir. Hâkim, iptal yerine bakım borçlusunun edimlerinden mahsup edilmek üzere nafaka ödemesine karar verebilir. Bu koruma, kanuni nafaka ilişkisi ve kayıp arasındaki bağ araştırılarak uygulanır.
Mirasçıların tenkis ve alacaklıların iptal davası açma hakları saklıdır. Bunun anlamı, her bakım sözleşmesinin mirasçı başvurusuyla otomatik olarak ortadan kalkması değildir. İlgili davanın koşulları, kazandırmanın gerçek niteliği ve korunmak istenen hak ayrı gösterilmelidir. Mirasçı sıfatı tek başına bütün malvarlığı devirlerini geçersiz kılmaz.
Görünürde bakım sözleşmesi bulunmasına rağmen gerçek iradenin başka olduğu ileri sürülüyorsa muris muvazaası incelemesi gündeme gelir. Gerçek bakım ilişkisinin kurulması ile bağışın başka işlem gibi gösterilmesi farklıdır. Bakımın hiç yapılmadığı iddiası da tek başına bütün muvazaa unsurlarının ispatlandığı anlamına gelmez.
Üçüncü kişi alacaklıların durumu için tasarrufun iptali kuralları ayrıca değerlendirilir. Sözleşmeye ölünceye kadar bakma başlığı konulması, işlemi bütün alacaklı taleplerinden koruyan bir kalkan değildir. Gerçek karşılık, devir tarihi ve ilgili kanuni koşullar somut belgelerle incelenir.
11. Bakım hakkı devredilir mi; borçlu iflas ederse ne olur?
TBK 619’a göre bakım alacaklısı hakkını başka kişiye devredemez. Bakımı alacak kişinin değiştirilmesi, basit bir ödeme hesabı güncellemesi değildir. Bu kişisel nitelik, TBK 610’daki ömür boyu gelir hakkının kural olarak devredilebilmesi düzeninden ayrılır. İki sözleşme arasındaki fark uygulamada özellikle burada önem kazanır.
Bakım borçlusunun iflasında, kanunun belirlediği dönemsel gelir için gerekli anapara değerine eşit tutar iflas masasına alacak kaydettirilir. İlgili hesap, rastgele tahmini bakım gideriyle kalan yılların çarpımından ibaret değildir. Kanuni ölçüte uygun değerleme gerekir. Alacak kaydı hakkı, tutarın tamamının hemen tahsil edileceği garantisi olarak açıklanmamalıdır.
Bakım alacaklısı, bu alacağın karşılanması amacıyla üçüncü kişilerin yürüttüğü hacze de katılabilir. İflas veya haciz dosyasındaki gerçek aşama, kayıt ve sıra işlemleri takip edilmelidir. Mal devrinde alınmış ipotek güvencesi varsa bunun da dosyadaki yeri ayrıca değerlendirilir.
12. Sözleşme ve dava dosyası için son kontrol
Dosyada resmî sözleşmenin eksiksiz örneği, ekler, tapu kayıtları, ipotek tescili, bakım giderleri ve ilgili yazışmalar bulunmalıdır. İhlal iddiası tarih sırasıyla hazırlanmalı; her olayın karşısına onu destekleyen belge veya doğrudan tanık yazılmalıdır. Mevcut olmayan bakım kaydı varmış gibi gösterilmemelidir.
Talep; sözleşmenin geçersizliği, TBK 616 feshi, TBK 617 feshi, gelir bağlanması, tapu iadesi veya borçlunun ölümü sonrası ödeme başlıklarından hangisine dayanıyorsa açıklanmalıdır. Farklı hukuki sebeplerin süre ve sonuçları birbirine aktarılmamalıdır. Hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğu da gerçek talebe göre belirlenir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki bakım sözleşmesi ve taşınmaz bağlantılı uyuşmazlıklar Mersin merkezli yönetilir. Bu çalışma biçimi, başka şehirlerde fizikî şube bulunduğu veya bütün davaların Mersin’de açılacağı anlamına gelmez.
Sık sorulan sorular
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi evde imzalanan kâğıtla yapılır mı?
Kural olarak hayır. TBK 612 miras sözleşmesi şeklini arar. Devletçe tanınmış bakım kurumuna ilişkin kanuni istisna ayrıca değerlendirilir.
Mirasçı atama yoksa iki tanık şartı kalkar mı?
Hayır. TBK 612, mirasçı ataması olmasa da aynı şekli arar. TMK 545 ve 532’deki resmî düzenleme ile tanık koşulları gözetilir.
Sadece para göndermek bütün bakım borcunu karşılar mı?
Tek başına karşılamaz. TBK 614 kapsamında gıda, konut, gerekli bakım ve tedavi yükümlülükleri ile sözleşmenin somut içeriği incelenir.
Bakım yapılmıyorsa mutlaka altı ay beklenir mi?
Hayır. Altı aylık bildirim TBK 616’daki oransızlık sebebine ilişkindir. TBK 617 koşulları varsa önel verilmeden fesih mümkündür.
Devredilen taşınmaz için ipotek güvencesi var mı?
TBK 613 bakım alacaklısına satıcı gibi yasal ipotek hakkı tanır. TMK 894’teki üç aylık tescil koşulu ve tapudaki gerçek kayıt gecikmeden kontrol edilmelidir.
Bakım borçlusu ölürse hangi süre önemlidir?
TBK 618 bakım alacaklısına bir yıl içinde fesih isteme hakkı verir. Talep edilecek tutar, borçlunun iflasındaki hesapla bağlantılıdır.
Hâkim bakım yerine para ödenmesine karar verebilir mi?
TBK 617 çerçevesinde, aile topluluğu içinde yaşamaya son verilip ömür boyu gelir bağlanması değerlendirilebilir. Borçlu bu değişikliği tek taraflı dayatamaz.
Bakım alacaklısı hakkını başkasına devredebilir mi?
Hayır. TBK 619 bakım hakkının devrini yasaklar. Ömür boyu gelir sözleşmesindeki farklı devir kuralı buraya uygulanmaz.
Mirasçılar her bakım sözleşmesini iptal ettirebilir mi?
Hayır. Tenkis, muvazaa veya başka talebin kendi koşulları ispatlanmalıdır. TBK 615 hakları saklı tutar; otomatik iptal sonucu doğurmaz.
İpotek kurulması tahsilatı garanti eder mi?
Hayır. Güvencenin kapsamı, sırası, taşınmazın durumu ve takip süreci önemlidir. Tapu kaydı görülmeden kesin tahsilat sonucu açıklanamaz.
Resmî kaynaklar ve hukuki dayanaklar
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.611–619; 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu kabul metni m.532, 545 ve 894. TBMM bağlantısı ilk kabul metnidir; uygulanacak hükümler sonraki değişiklikler ve işlem tarihindeki yürürlük kurallarıyla birlikte incelenmelidir.
Mersin ofisi
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

