B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Patent Kaç Yıl Korunur? Yıllık Ücret Ödenmezse Ne Olur? SMK 101 | 2026

Kısa ve net cevap: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 101. maddesine göre patentin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 20 yıl, faydalı modelin koruma süresi ise başvuru tarihinden itibaren 10 yıldır. Bu süreler uzatılamaz. Patent veya faydalı model hakkının devamı için yıllık ücretler ödenmelidir. Yıllık ücret, ikinci yılın sona ermesinden itibaren her yıl vadesinde ödenir. Normal sürede ödeme yapılmazsa ücret, ek ücretle birlikte 6 ay içinde ödenebilir. Bu ek sürede de ödeme yapılmazsa hak, ücretin vade tarihi itibarıyla sona erer. Kanunun 101/4 hükmündeki şartlarla, Kurumun bildiriminden itibaren 2 ay içinde telafi ücreti ödenerek hakkın yeniden geçerlilik kazanması mümkündür.

SMK 101 neyi düzenler?

SMK 101, patent ve faydalı model korumasının süresini ve hakkın devamı için ödenmesi gereken yıllık ücret sistemini birlikte düzenler. Maddenin ilk fıkrası korumanın toplam süresini kesin olarak belirler. Patent için yirmi yıl, faydalı model için on yıl öngörülmüştür. Bu süreler başvuru tarihinden hesaplanır ve kanun açıkça uzatılamayacağını belirtir. Dolayısıyla koruma süresinin sonunda hakkın sırf ücret ödenerek devam ettirilmesi mümkün değildir.

Maddenin devamındaki fıkralar ise koruma süresi içinde hakkın ayakta tutulmasına ilişkindir. Yıllık ücretler ikinci yılın sona ermesinden itibaren ödenir. Normal ödeme vadesinin kaçırılması hakkı aynı gün geri dönülmez biçimde ortadan kaldırmaz; kanun önce ek ücretli altı aylık bir dönem tanır. Bu dönemde de ödeme yapılmaması hâlinde sona erme sonucu doğar. Ardından Kanunda ayrıca belirtilen telafi mekanizması gündeme gelir.

Patent ve faydalı model koruma süreleri

Patent bakımından azami koruma süresi başvuru tarihinden itibaren yirmi yıldır. Faydalı model bakımından aynı başlangıç esasına göre on yıllık koruma uygulanır. Buradaki “başvuru tarihi” kritik bir kavramdır; belgenin verildiği tarih veya kararın Bültende yayımlandığı tarih koruma süresini başlatan tarih değildir. Başvurunun değerlendirilmesi yıllar sonra tamamlanmış olsa bile toplam süre başvuru tarihine göre hesaplanır.

Koruma sürelerinin uzatılamaması, portföy planlaması bakımından doğrudan sonuç doğurur. Bir buluş için koruma süresinin sonuna yaklaşıldığında, mevcut patentin süresinin uzatılması yerine yeni ve bağımsız bir teknik geliştirme varsa onun ayrı bir başvurunun konusu olup olamayacağı değerlendirilir. Ancak eski buluşun yalnızca süresini uzatmak amacıyla yeni başvuru yapılması, yenilik ve patent verilebilirlik şartlarını ortadan kaldırmaz; yeni başvuru kendi koşullarını taşımak zorundadır.

Koruma süresi hangi tarihten başlar?

SMK 101’in açık ifadesi uyarınca süre hesabında esas alınacak tarih patent veya faydalı model başvurusunun tarihidir. Bu nedenle başvuru dosyasındaki tarih bilgilerinin, varsa rüçhan verilerinin ve başvuru numarasının portföy kayıtlarında ayrı ayrı tutulması gerekir. Rüçhan hakkı, başvurunun başka bir başvuruya göre önceliğini etkileyebilir; ancak SMK 101’deki yirmi ve on yıllık toplam koruma süresi bakımından kanun başvuru tarihini esas alır.

Patent verilmesi kararının yayımlanma tarihi başka hukuki sonuçlarda önem taşısa da SMK 101’deki azami sürenin başlangıç noktası değildir. Bu ayrım özellikle yıllık ücret takibinde karıştırılmamalıdır. Yıllık ücret vadesi de başvurunun yıl dönümü üzerinden işler. Şirketlerin veya bireysel buluş sahiplerinin yalnızca “patent belgesi tarihi” üzerinden takvim kurması bu nedenle yanlış bir takip sistemidir.

Yıllık ücret yükümlülüğü ne zaman başlar?

Kanuna göre patent başvurusu ve patentin korunması için gerekli yıllık ücretler, ikinci yılın sona ermesinden itibaren ödenir. Bu düzenleme, başvurunun yapıldığı ilk iki yıllık dönemde yıllık ücret yükümlülüğünün SMK 101 anlamında henüz vadesi gelmediği; sonraki yıllarda ise her yıl düzenli ödeme takibi gerektiği anlamına gelir. Ödeme yükümlülüğü yalnızca belge verildikten sonra başlayan bir yükümlülük değildir; başvuru sürecinin durumuna göre ilgili yıllık ücret takibi başvuru dosyası üzerinden yürütülür.

Yıllık ücret takibinde başvuru sahibinin veya hak sahibinin “Kurum ayrıca hatırlatır” varsayımıyla hareket etmesi güvenli değildir. Kanun vade ve sonuçları doğrudan düzenlemiştir. Patent portföyü bulunan işletmelerde başvuru numarası, başvuru tarihi, sonraki yıllık ücret tarihi, normal ödeme dönemi, altı aylık ek dönem ve varsa telafi süresi ayrı sütunlarda kayıt altına alınmalıdır. Böylece teknik departman, finans birimi ve vekil arasında tek bir takvim üzerinden kontrol sağlanır.

Yıllık ücretin vadesi nasıl belirlenir?

SMK 101’e göre yıllık ücret, her yıl başvuru tarihine karşılık gelen ay ve gün dikkate alınarak vadesinde ödenir. Kanunun sistemi takvim yılına göre değil, ilgili başvurunun kendi tarihine göre işler. Bu nedenle iki ayrı patent başvurusu aynı şirkete ait olsa bile başvuru tarihleri farklıysa yıllık ücret vadeleri de farklı olabilir. Portföyün tamamı için tek bir genel ödeme günü belirlemek hukuki vadenin yerini tutmaz.

Vade kontrolünde TÜRKPATENT sicil kayıtları ve dosya bilgileri esas alınmalı; ödeme dekontunun yalnız muhasebe kayıtlarında kalmaması, doğru başvuru veya patent numarasına işlendiğinin de kontrol edilmesi gerekir. Ücretin ödendiği tarih kadar, ödemenin hangi hak için yapıldığının doğru tanımlanması önemlidir. Yanlış dosyaya veya eksik tutarla yapılan işlemin düzeltilmesi için ilgili mevzuat hükümleri ayrıca incelenmelidir.

6 aylık ek süre nasıl işler?

Yıllık ücret normal vadesinde ödenmezse SMK 101, ek ücretle ödeme yapılabilecek altı aylık bir ek süre tanır. Bu dönem, yıllık ücret yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; aksine normal ücretin yanında mevzuatta öngörülen ek ücretin de ödenmesini gerektirir. Altı aylık sürenin başlangıcı, normal yıllık ücret vadesinin geçmesidir. Bu nedenle süre hesabı somut başvurunun vade tarihi üzerinden yapılır.

Ek süre, “yeni bir yıllık ödeme dönemi” değildir. Kanunun tanıdığı sonradan ödeme imkânıdır. Bu dönemin de kaçırılması hâlinde SMK 101/4’te düzenlenen sona erme sonucu gerçekleşir. Bu nedenle bir patent portföyünde vadesi geçen kayıtlar “ödenmedi” şeklinde pasif bırakılmamalı; altı aylık son gün ve ödenecek ek ücret derhal takvime işlenmelidir. Hak sahibinin ticari faaliyeti sürüyor olsa bile ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi kanuni sonucu engellemez.

Ücret hiç ödenmezse hak ne zaman sona erer?

Normal vade ve ek ücretli altı aylık süre içinde yıllık ücret ödenmezse patent hakkı, yıllık ücretin vade tarihi itibarıyla sona erer. Kanunun geçmişe bağlı bu sonucu önemlidir: sona erme tarihi, altı aylık ek sürenin son günü değildir. Altı aylık dönem ödeme imkânı sağlar; ödeme yapılmadığında sonuç ilk vade tarihine bağlanır. Bu nedenle aradaki dönemde yapılan lisans, ihtar, üretim veya dava işlemlerinin hukuki durumu dosyanın tarih çizelgesiyle birlikte değerlendirilmelidir.

Hakkın sona ermesi, üçüncü kişiler bakımından da önem taşır. Hak sahibi yıllık ücret takibini kaybetmişken rakipler veya lisans alanlar yatırım kararı verebilir. SMK 101’in telafi düzenlemesi bu nedenle yalnız hak sahibini değil, aradaki dönemde iyiniyetli şekilde hak kazanan üçüncü kişileri de gözeten bir sistem kurar. Telafi edilerek hakkın yeniden geçerlilik kazanması, üçüncü kişilerin kanunen korunan kazanılmış haklarını ortadan kaldırmaz.

İki aylık telafi yolu nedir?

SMK 101/4, altı aylık ek sürede de yıllık ücret ödenmemesi nedeniyle hakkın sona ermesi durumunda özel bir telafi imkânı düzenler. Kurum, yıllık ücretin süresinde ödenmemesi nedeniyle hakkın sona erdiğini hak sahibine bildirir. Hak sahibi, bu bildirimin tarihinden itibaren iki ay içinde telafi ücretini öderse patent hakkı yeniden geçerlilik kazanır. Kanun, bu bildirimin yıllık ücretin vade tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde yapılmasını öngörür.

Bu iki aylık süre genel bir “mazeret süresi” değildir; SMK 101’e özgü telafi mekanizmasıdır. Telafi talebi ve ödeme, dosyanın sona erme nedeni ve Kurum bildirimiyle eşleştirilmelidir. Ayrıca SMK 107’deki işlemlere devam ve hakların yeniden tesisi hükümleriyle SMK 101/4 mekanizması birbirine karıştırılmamalıdır. Kanun bazı süreleri açıkça özel düzenlemeye bağladığından, hangi yolun uygulanacağı madde bazında belirlenmelidir.

Üçüncü kişilerin kazanılmış hakları

SMK 101, telafi sonucunda patentin yeniden geçerlilik kazanmasının üçüncü kişilerin kazanılmış haklarını ortadan kaldırmayacağını açıkça kabul eder. Bu koruma, patent hakkının sona erdiği kabul edilen dönem ile yeniden geçerlilik kazandığı dönem arasında hukuki güvenliği sağlar. Kanunun bu tercihi, patent sicilini izleyerek ticari karar alan üçüncü kişilerin durumunun göz ardı edilmemesi içindir.

Üçüncü kişinin hangi hakkının ne ölçüde korunacağı, uyuşmazlık çıkarsa somut olayın tarihleri ve hukuki işlemleri üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle hem hak sahibi hem üçüncü kişi; üretim başlangıcı, yatırım, sipariş, lisans, stok, teknik hazırlık ve bildirim tarihleri gibi belgeleri saklamalıdır. Yıllık ücretin vade tarihi, sona erme bildirimi, telafi ücretinin ödendiği tarih ve sicildeki yeniden geçerlilik kaydı uyuşmazlığın temel zaman çizelgesini oluşturur.

Sicil ve Bülten bakımından kontrol

Patent portföyünde yalnız banka dekontu veya muhasebe kaydıyla yetinilmemelidir. TÜRKPATENT dosyasında yıllık ücretin doğru hakka işlendiği, hakkın statüsünün güncel olduğu ve sona erme ya da yeniden geçerlilik kazanma konusunda Kurum işlemi bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Özellikle devir veya lisans görüşmeleri öncesinde sicil kaydı ile son yıllık ücret ödeme belgelerinin birlikte incelenmesi gerekir.

Bir patentin hukuki ve ekonomik değeri, koruma süresinin ne kadar kaldığı ve yıllık ücret bakımından risk bulunup bulunmadığıyla doğrudan bağlantılıdır. Due diligence sırasında “tescilli patent var” bilgisi tek başına yeterli değildir. Başvuru tarihi, koruma sonu, son ödenen yıllık ücret, sıradaki vade, varsa ek ücretli dönem ve telafi işlemi ayrı ayrı belgelenmelidir. Lisans alan veya devralan açısından da bu kontroller sözleşme öncesi risk değerlendirmesinin temel parçasıdır.

Patent portföyü için dosya kontrolü

SMK 101 uygulamasında sağlıklı dosya kontrolü beş temel kaydın birlikte tutulmasını gerektirir: başvuru tarihi, başvuru ve patent numarası, her yıllık ücretin vade tarihi, ödeme belgesi ve TÜRKPATENT sicil durumu. Şirket adına birden fazla hak varsa her dosya ayrı satırda takip edilmeli; yıllık ücretlerin yalnız finans departmanında değil, sınai mülkiyet dosyasından sorumlu kişi tarafından da doğrulanması gerekir.

Mersin’de veya Türkiye’nin başka bir şehrinde faaliyet gösteren hak sahipleri bakımından yıllık ücret kuralı değişmez; patent ve faydalı model işlemleri ulusal TÜRKPATENT sistemi üzerinden yürütülür. Hukuki incelemede fiziksel konumdan çok başvuru tarihi ve Kurum kayıtları belirleyicidir. Bu nedenle danışmanlık veya dava öncesi dosyaya en azından başvuru belgesi, sicil çıktısı, yıllık ücret ödeme kayıtları, Kurum bildirimleri ve varsa lisans/devir belgeleri birlikte alınmalıdır.

SMK 101’in diğer maddelerle ilişkisi

SMK 101, patentin sona ermesine ilişkin SMK 140 ile doğrudan bağlantılıdır. SMK 140, koruma süresinin dolmasını, patent sahibinin vazgeçmesini ve yıllık ücretlerin SMK 101’de öngörülen sürelerde ödenmemesini sona erme sebepleri arasında sayar. Bu nedenle yıllık ücret meselesi yalnız “harç takibi” değildir; hakkın varlığını doğrudan etkileyen maddi bir sonuç doğurur.

SMK 107’de hakların yeniden tesisi ve işlemlere devam mekanizmaları bulunmakla birlikte, SMK 101/4’te yıllık ücret için ayrıca düzenlenmiş telafi sistemi vardır. SMK 101’in süreleri, başka maddelerdeki iki aylık veya yıllık sürelerle değiştirilmez. Patent veya faydalı model dosyasında hangi süre kaçırılmışsa önce o sürenin özel kanuni dayanağı belirlenmelidir; bundan sonra uygulanabilir telafi yolu incelenmelidir.

İç bağlantılar ve resmî kaynaklar

Patent sisteminin başlangıç şartlarını birlikte okumak için Patent Verilebilirlik Şartları – SMK 82-83, başvuru evrakı için Patent Başvurusu İçin Gerekli Belgeler – SMK 90, itiraz aşaması için Patente İtiraz – SMK 99 ve ana konu merkezi için Fikri Mülkiyet Hukuku Rehberi incelenebilir.

Resmî metin için TÜRKPATENT – 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve mevzuat değişikliklerinin kontrolü için TÜRKPATENT Mevzuat sayfası esas alınmalıdır.

Sık sorulan sorular

1. Patent kaç yıl geçerlidir?

SMK 101’e göre patent, başvuru tarihinden itibaren yirmi yıl korunur. Süre uzatılamaz.

2. Faydalı model kaç yıl korunur?

Faydalı modelin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır ve uzatılamaz.

3. Patent belgesinin verildiği tarih süreyi başlatır mı?

Hayır. SMK 101 toplam koruma süresini başvuru tarihinden başlatır.

4. Yıllık ücretler ne zaman başlar?

Yıllık ücret yükümlülüğü ikinci yılın sona ermesinden itibaren Kanundaki sisteme göre devam eder.

5. Yıllık ücretin normal vadesi kaçırılırsa patent hemen geri dönülmez biçimde sona erer mi?

Hayır. Kanun, normal vadeden sonra ek ücretle ödeme yapılabilen altı aylık dönem tanır.

6. Altı aylık ek sürede de ödeme yapılmazsa sona erme tarihi hangi gündür?

Hak, yıllık ücretin ilk vade tarihi itibarıyla sona erer.

7. Sona eren patent yeniden geçerli olabilir mi?

SMK 101/4’teki şartlar gerçekleşirse Kurum bildiriminden itibaren iki ay içinde telafi ücreti ödenerek hak yeniden geçerlilik kazanabilir.

8. TÜRKPATENT sona ermeyi ne zamana kadar bildirmelidir?

SMK 101/4, bildirimin yıllık ücretin vade tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde yapılmasını öngörür.

9. Telafi üçüncü kişilerin aradaki dönemde kazandığı hakları ortadan kaldırır mı?

Hayır. Kanun üçüncü kişilerin kazanılmış haklarının korunacağını düzenler.

10. Patent satın almadan veya lisanslamadan önce hangi kayıt kontrol edilmelidir?

Başvuru tarihi, sicil statüsü, kalan koruma süresi, son yıllık ücret ödemesi, sıradaki vade ve varsa ek süre veya telafi kayıtları birlikte kontrol edilmelidir.

Hukuki bilgilendirme ve kaynak notu: İçerik 23.09.2026 tarihinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.101 başta olmak üzere TÜRKPATENT’in güncel resmî mevzuat metni esas alınarak hazırlanmıştır. Metin genel hukuki bilgilendirmedir; somut patent dosyasında başvuru tarihi, sicil ve ödeme kayıtları ayrıca incelenmelidir. Yazar: Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu Sicil 3472.
Yazar: Av. Halil BAKIRCI — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp