B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Reddi Miras Noterden Yapılır mı? TMK 609’a Göre Doğru Başvuru Yeri

Kısa ve net cevap: Reddi miras noterden yapılmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 609. maddesine göre mirasın reddi, mirasçı tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Ret beyanı kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Yasal mirasçı bakımından temel ret süresi TMK m.606 uyarınca üç aydır. Noterde düzenlenen tek taraflı bir “mirası reddediyorum” belgesi, sulh mahkemesine yöneltilmiş ret beyanının yerine geçmez.
Reddi miras başvurusu ve üç aylık yasal süre
Reddi miras beyanı TMK 609 uyarınca sulh mahkemesine yapılır.

Reddi Miras Noterden Yapılır mı?

Hayır. Mirasın reddi bakımından kanunun belirlediği makam noter değil, sulh mahkemesidir. Türk Medeni Kanunu m.609 hükmü bu konuda açık bir usul öngörür: mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Aynı madde ret beyanının kayıtsız ve şartsız olmasını, sulh hâkiminin bu beyanı tutanakla tespit etmesini ve süresinde yapılan ret beyanının mirasın açıldığı yer sulh mahkemesinin özel kütüğüne yazılmasını düzenler.

Bu nedenle mirasçının noter huzurunda bir metin imzalaması, kanunun aradığı ret işlemini tek başına tamamlamaz. Noterlik makamı, reddi miras beyanını TMK m.609 anlamında kabul eden ve özel kütüğe kaydeden makam değildir. Noter, başka miras işlemlerinde görevli olabilir; örneğin şartları varsa mirasçılık belgesi düzenleyebilir veya avukat aracılığıyla işlem yapılacaksa vekâletname düzenleyebilir. Fakat bu durum reddi mirasın da noterde yapılabileceği anlamına gelmez.

Uygulamada karışıklığın temel nedeni, “veraset ilamı noterden alınabildiğine göre miras da noterde reddedilebilir” düşüncesidir. Bu iki işlem hukuken tamamen farklıdır. Mirasçılık belgesi, mirasçılık sıfatını ve pay oranını gösteren bir belgedir. Mirasın reddi ise mirasçının mirasçılık sıfatından doğan tereke hak ve borçlarını kabul etmeme sonucunu doğuran, kanunda şekli ve süresi özel olarak düzenlenmiş bir beyandır. Bu nedenle başvuru makamı konusunda kıyas yapılamaz.

Reddi Mirasın Kanuni Dayanağı: TMK 605, 606 ve 609

Reddi mirasın temel çerçevesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TMK m.605’in birinci fıkrasına göre yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Bu hüküm hem kanundan doğan mirasçılığı hem de vasiyetname veya miras sözleşmesiyle atanmış mirasçılığı kapsar. Ret hakkının kullanılabilmesi için mirasçının kanunun öngördüğü süre ve şekle uyması gerekir.

TMK m.606’ya göre miras üç ay içinde reddolunabilir. Yasal mirasçılar bakımından süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat etmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Vasiyetname ile atanmış mirasçılar bakımından ise süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar. Bu nedenle yalnız ölüm tarihi değil, ölümün ve mirasçılık sıfatının öğrenilme tarihi de dosyada açık biçimde belirlenmelidir.

TMK m.609 reddin şeklini belirler. Ret sözlü veya yazılı olabilir; ancak beyan mutlaka sulh mahkemesine yapılır. Beyan kayıtsız ve şartsızdır. Sulh hâkimi beyanı tutanakla tespit eder. Süresinde yapılan ret, mirasın açıldığı yer sulh mahkemesinin özel kütüğüne yazılır ve talep edilirse reddeden mirasçıya bunu gösteren belge verilir. Güncel kanun metni için Mevzuat Bilgi Sistemi ile Türk Medeni Kanunu resmî PDF metni esas alınmalıdır.

Reddi Miras Hangi Mahkemeye Yapılır?

Reddi miras beyanının muhatabı sulh hukuk mahkemesidir. Mirasın açıldığı yer bakımından TMK m.576 uygulanır. Miras, mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır. TMK m.609 da süresinde yapılan ret beyanının mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılacağını düzenler. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde reddi miras başvurusunun mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yöneltilmesi gerekir.

Mirasçının kendi ikametgâhının başka bir şehirde bulunması, mirasın açılma yerini değiştirmez. Örneğin mirasbırakanın son yerleşim yeri Mersin, mirasçının ikametgâhı İstanbul ise esas alınacak yer mirasbırakanın son yerleşim yeridir. Aynı şekilde mirasçının Almanya, Hollanda, Fransa veya başka bir ülkede yaşaması da mirasın açıldığı yeri değiştirmez.

Yurt dışında yaşayan mirasçı bakımından süre ayrıca önem taşır. Mirasçı Türkiye’ye gelmeden avukat aracılığıyla ret sürecini yürütebilir; ancak vekâletnamenin ret işlemini yapmaya elverişli özel yetki içermesi ve yabancı makam önünde düzenlenen belgenin Türkiye’de kullanılabilir olması gerekir. Yurt dışından işlem yapanlar için Yurt Dışından Reddi Miras: 3 Aylık Süre rehberinde süre ve temsil ayrıntıları ayrıca açıklanmıştır.

Reddi Miras Süresi Kaç Aydır ve Ne Zaman Başlar?

Genel kural üç aydır. TMK m.606 açıkça mirasın üç ay içinde reddolunabileceğini düzenler. Ancak üç ayın başlangıç tarihi her mirasçı için aynı olmayabilir. Yasal mirasçı bakımından esas olan mirasbırakanın ölümünü öğrenme tarihidir. Mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispat eden kişi bakımından başlangıç buna göre belirlenebilir. Atanmış mirasçı bakımından başlangıç, ölüme bağlı tasarrufun resmen bildirilmesidir.

Üç aylık süre içinde yalnız aile fertlerine, bankaya, icra müdürlüğüne, notere veya mirasbırakanın alacaklılarına “mirası kabul etmiyorum” demek yeterli değildir. Kanunun aradığı işlem, ret iradesinin sulh mahkemesine kayıtsız ve şartsız biçimde açıklanmasıdır. Bu nedenle süre hesabı yapılırken yalnız dilekçenin hazırlanması değil, ret beyanının usulüne uygun biçimde mahkemeye yöneltilmesi esas alınmalıdır.

Terekenin borçlu olup olmadığının araştırılması gerekiyorsa süre gözden kaçırılmamalıdır. Banka hesapları, vergi ve SGK borçları, icra dosyaları, taşınmazlar, araçlar, şirket ortaklıkları ve diğer malvarlığı unsurları araştırılırken üç aylık ret süresi işlemeye devam eder. Terekenin içeriğini bilmeme tek başına sürenin kendiliğinden durması sonucunu doğurmaz. Kanunun ayrıca düzenlediği resmî defter ve resmî tasfiye kurumları, borç miktarı belirsiz olan terekelerde ayrı seçeneklerdir.

Ret Beyanı Nasıl Olmalıdır?

Ret beyanı açık olmalıdır. “Şimdilik mirası istemiyorum”, “borç çıkarsa reddediyorum”, “taşınmazları alıyorum fakat banka borçlarını reddediyorum” veya benzeri şartlı ve bölünmüş açıklamalar TMK m.609’daki kayıtsız ve şartsız ret kuralını karşılamaz. Ret, terekenin yalnızca belirli mallarına veya borçlarına yöneltilemez. Mirasın geçişi külli halefiyet esasına dayandığı için ret de mirasçılık sıfatının sonuçlarına bütün olarak yönelir.

Ret yazılı dilekçeyle veya mahkeme huzurunda sözlü beyanla yapılabilir. Sözlü beyan sulh hâkimi tarafından tutanağa geçirilir. Yazılı başvuruda mirasbırakanın kimliği, ölüm tarihi, başvurucunun mirasçılık sıfatı ve “mirası kayıtsız ve şartsız reddediyorum” iradesi tereddüde yer bırakmayacak biçimde gösterilmelidir. Dosyanın temel hedefi, hangi mirasçının hangi mirasbırakan yönünden ret iradesini açıkladığının tartışmasız hâle gelmesidir.

Ret beyanından önce tereke üzerinde yapılan işlemler de önemlidir. TMK m.610’a göre yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Ret süresi sona ermeden mirasçı sıfatıyla tereke işlemlerine karışan, olağan yönetim niteliğinde olmayan işler yapan veya tereke mallarını gizleyen ya da kendisine mal eden mirasçının ret hakkı düşebilir. Terekenin korunması için zorunlu işlem yapmakla mirası benimsediğini gösteren tasarruflar aynı değildir; her somut işlem hukuki niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Avukat Aracılığıyla Reddi Miras ve Noter Vekâleti

Noterlik, ret beyanının yapılacağı makam değildir; ancak vekâletnamenin düzenlendiği makam olabilir. Mirasçı avukat aracılığıyla işlem yapacaksa vekâletnamenin mirasın reddine ilişkin özel yetkiyi içermesi gerekir. Genel dava vekâletnamesi ile özel yetki gerektiren bir işlemin yapılabileceği varsayılmamalıdır. Vekâlet metni, yapılacak işlemi açıkça kapsamalıdır.

Yurt dışında düzenlenen vekâletnamelerde belgenin düzenlendiği ülkeye göre Türk konsolosluğu veya yabancı noter yolu kullanılabilir. Yabancı noter belgesinde apostil veya tasdik zinciri ile Türkçe tercüme şartı gündeme gelebilir. Bu işlemler süreyi uzatmadığı için üç aylık ret süresi bekletilmeden planlama yapılmalıdır. Konsoloslukta düzenlenen Türkçe vekâletname, doğru özel yetkiyi içerdiğinde uygulamada süreci doğrudan kolaylaştırır.

Bu ayrım pratikte nettir: Noter veya konsolosluk “mirası reddeden merci” değildir; temsil yetkisini düzenleyen makam olabilir. Ret beyanı yine sulh mahkemesine sunulur ve ret kaydı mahkeme tarafından tutulur.

Reddi Miras Yapılınca Miras Payı Kime Geçer?

Yasal mirasçılardan birinin mirası reddetmesi hâlinde TMK m.611 uygulanır. Ret yapan yasal mirasçının payı, miras açıldığı anda kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Dolayısıyla “ben reddedersem payım otomatik olarak devlete kalır” şeklindeki genel kabul doğru değildir. Mirasçılık zümresi, altsoy, sağ kalan eş ve diğer hak sahipleri birlikte değerlendirilir.

Örneğin çocuk mirası reddettiğinde, kendi altsoyunun mirasçılık durumu gündeme gelebilir. Bu nedenle özellikle borçlu terekelerde yalnız bir mirasçının ret işlemiyle sürecin tamamen sona erdiği düşünülmemelidir. Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayan kişilere geçerse, TMK m.608’de bu kişilerin ret sürelerine ilişkin özel düzenleme vardır.

En yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi durumunda TMK m.612 uygulanır. Bu durumda miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değer bulunursa, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. Altsoyun tamamının mirası reddetmesi durumunda ise TMK m.613’te sağ kalan eş bakımından özel sonuç düzenlenmiştir.

Mirasbırakan Borca Batıksa Hükmen Ret Nedir?

TMK m.605/2, gerçek ret beyanından farklı bir mekanizma düzenler. Mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Uygulamada buna “hükmen ret” veya “mirasın hükmen reddi” denir. Burada sonuç, mirasçının üç ay içinde yaptığı irade beyanından değil, mirasbırakanın ölüm anındaki kanuni borca batıklık durumundan kaynaklanır.

Hükmen ret kuralı, “borcu olan herkesin mirası otomatik reddedilir” anlamına gelmez. Kanun, ödemeden aczin ölüm tarihinde açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olmasını arar. Terekenin aktif ve pasifleri, icra takipleri, haciz kayıtları, malvarlığı bulunup bulunmadığı ve ölüm tarihindeki mali durum somut belgelerle ortaya konulur. Mirasbırakanın yalnız borçlu olması ile ödemeden aciz olması aynı kavram değildir.

Alacaklı mirasçıya karşı takip başlatmışsa hükmen ret savunması uyuşmazlık konusu olabilir. Bu nedenle borçlu tereke dosyasında “nasıl olsa hükmen ret vardır” düşüncesiyle hiçbir kayıt ve belge toplamamak doğru değildir. Miras kalan borçların genel hukuki durumu için Miras Kalan Borçlar Ne Olur? rehberi ayrıca incelenebilir.

Üç Aylık Reddi Miras Süresi Geçerse Ne Yapılır?

Üç aylık sürenin geçmesi, her dosyada aynı hukuki sonuca bağlanamaz. Öncelikle TMK m.610 gereği süresinde ret yapılmamasının sonuçları değerlendirilir. Ardından mirasbırakanın ölüm anındaki mali durumu yönünden TMK m.605/2 kapsamındaki hükmen ret şartları varsa bu ayrı hukuki sebep incelenir.

TMK m.615 ayrıca önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimine yasal ve atanmış mirasçılar için ret süresini uzatma veya yeni bir süre tanıma yetkisi verir. Bu hüküm otomatik ek süre anlamına gelmez. Önemli sebebin somutlaştırılması ve mahkemeye sunulması gerekir. “Üç ayı kaçırdım, noter bana yeni süre verir” şeklinde bir yol yoktur.

Süre geçtikten sonra geriye dönük tarihli belge oluşturmak, noterde geçmiş tarihli ret iradesi kurmaya çalışmak veya terekenin yalnız borçlu kalemlerini reddetmek hukuki çözüm değildir. Doğru yol; süre başlangıcını, mirasçılığın öğrenildiği tarihi, varsa önemli sebebi, terekenin ölüm tarihindeki mali durumunu ve mirasçının tereke üzerindeki işlemlerini birlikte incelemektir.

Reddi Miras Başvurusunda Hangi Belgeler Kontrol Edilir?

TMK m.609 ret beyanının temel şekil şartını düzenler. Uygulamada başvurunun doğru kişi ve doğru mirasbırakan yönünden yapılabilmesi için kimlik ve nüfus kayıtları da dosyaya eklenir. Mirasbırakanın ölüm kaydı, başvurucunun kimlik bilgileri, nüfus aile kayıt tablosu, varsa mirasçılık belgesi ve vekille işlem yapılacaksa özel yetkili vekâletname temel belgelerdir.

Mirasçılık belgesinin başvurudan önce mutlaka alınmış olması ile ret hakkının varlığı birbirine karıştırılmamalıdır. Mirasçılık belgesi ispat ve dosya düzeni bakımından yararlı olabilir; ret hakkının kaynağı kanundur. Buna karşılık mirasçılık sıfatında uyuşmazlık, yabancı nüfus kaydı veya soybağı sorunu varsa ek belgeler gerekebilir.

Yurt dışında meydana gelen ölüm, yabancı nüfus kayıtları veya yabancı noter vekâleti söz konusuysa apostil, konsolosluk tasdiki ve tercüme gereklilikleri belgenin düzenlendiği ülkeye göre kontrol edilir. Burada yapılan işlem ret beyanını notere taşımak değil, sulh hukuk mahkemesine yapılacak başvurunun dayanak belgelerini Türkiye’de geçerli hâle getirmektir.

Resmî Defter ve Resmî Tasfiye Reddi Mirasın Alternatifi midir?

Terekenin borç miktarı bilinmiyorsa mirasçının kanuni seçenekleri yalnız kabul ve ret değildir. TMK m.619 ve devamında mirasın resmî defterinin tutulması; TMK m.632 ve devamında resmî tasfiye düzenlenmiştir. Bu kurumların şartları, süreleri ve sonuçları reddi mirastan farklıdır. Borcu ve malvarlığı belirsiz olan tereke bakımından hangi yolun kullanılacağı dosya verilerine göre belirlenmelidir.

Resmî defter hakkında ayrıntılı bilgi için Mirasın Resmî Defteri: TMK 619-631; resmî tasfiye bakımından Terekenin Resmî Tasfiyesi: TMK 632-636 başlıklı rehberler kullanılabilir. Bu kurumlar ayrı hukuki sonuçlara sahip olduğundan, sadece “borç var” gerekçesiyle birbirinin yerine geçirilmemelidir.

Reddi Mirasta En Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata notere gidilerek işlemin tamamlandığının düşünülmesidir. İkinci hata üç aylık sürenin ölüm tarihinden değil her zaman veraset ilamı tarihinden başladığının sanılmasıdır. Üçüncü hata ret beyanının şartlı kurulabileceğinin düşünülmesidir. Dördüncü hata miras reddedildiğinde altsoyun veya sonraki mirasçıların durumunun hiç değerlendirilmemesidir.

Beşinci hata tereke mallarının satılması, paylaşılması veya sahiplenilmesi gibi işlemler yapıldıktan sonra TMK m.610 sonucu incelenmeden ret başvurusuna güvenilmesidir. Altıncı hata borca batık tereke ile yalnız borcu bulunan terekenin aynı kabul edilmesidir. Yedinci hata, süre kaçırıldığında TMK m.615 veya TMK m.605/2 koşulları araştırılmadan hukuki yolun tamamen kapandığının varsayılmasıdır.

Sekizinci hata yurt dışında yaşayan mirasçının Türkiye’ye mutlaka bizzat gelmesi gerektiğinin düşünülmesidir. Uygun özel yetkili vekâletname ile temsil mümkündür. Ancak vekâletname ve belge hazırlığının üç aylık süreyi durdurmadığı unutulmamalıdır.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

TMK m.605-615 hükümleri Türkiye genelinde uygulanır. Mersin bakımından da ret beyanının şekli, üç aylık süre ve sulh hukuk mahkemesi kuralı aynıdır. Mirasın açıldığı yer, mirasbırakanın son yerleşim yerine göre belirlenir; mirasçının nerede yaşadığı tek başına yetkiyi değiştirmez.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu’nun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye’nin diğer illerindeki ve yurt dışındaki mirasçılara ilişkin dosyalar, görev ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin ofisinden takip edilir. Özellikle yurt dışı bağlantılı miras dosyalarında ölüm belgesi, nüfus kayıtları, apostil, tercüme ve özel yetkili vekâletname aynı dosya planı içinde kontrol edilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

1. Reddi miras için notere gitmek yeterli midir?

Hayır. TMK m.609 uyarınca ret sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.

2. Noterde “mirası reddediyorum” belgesi düzenlemek geçerli midir?

Tek başına geçerli reddi miras işlemi değildir. Kanunun öngördüğü ret beyanı sulh mahkemesine yapılmalıdır.

3. Reddi miras kaç ay içinde yapılır?

TMK m.606 uyarınca genel süre üç aydır. Başlangıç yasal ve atanmış mirasçı bakımından kanunda ayrı düzenlenmiştir.

4. Reddi miras hangi mahkemeye yapılır?

Mirasın açıldığı yerin sulh hukuk mahkemesine yapılır. Mirasın açıldığı yer kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeridir.

5. Mirasın yalnız borçları reddedilebilir mi?

Hayır. Ret kayıtsız ve şartsız olmalıdır; terekenin yalnız belirli borç veya mallarına yönelik kısmi ret yapılamaz.

6. Avukat reddi miras işlemini yapabilir mi?

Evet. Vekâletnamede mirasın reddi işlemini kapsayan gerekli özel yetki bulunmalıdır.

7. Mirası reddeden kişinin payı kime geçer?

TMK m.611 uyarınca yasal mirasçının payı, miras açıldığında kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer.

8. En yakın mirasçıların tamamı reddederse ne olur?

TMK m.612 uyarınca tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.

9. Mirasbırakan borca batıksa üç aylık ret şart mıdır?

TMK m.605/2’deki şartlar varsa miras reddedilmiş sayılır. Bu hükmen ret kurumu, gerçek ret beyanından farklıdır ve ölüm tarihindeki ödemeden aciz durumunun kanuni koşulları ayrıca ispatlanır.

10. Üç aylık süre geçtiyse yeni süre alınabilir mi?

TMK m.615 uyarınca önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi ret süresini uzatabilir veya yeni süre tanıyabilir. Bu sonuç otomatik değildir.

11. Reddi miras e-Devlet üzerinden yapılır mı?

Hayır. e-Devlet bilgi ve belge hizmetleri sunabilir; TMK m.609’daki ret beyanı sulh mahkemesine yapılır.

12. Mirasçılık belgesini noterden almak reddi miras sayılır mı?

Hayır. Mirasçılık belgesi ile mirasın reddi farklı işlemlerdir. Belge almak ret beyanının yerine geçmez.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik 10 Eylül 2026 tarihinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 576, 605, 606, 608, 609, 610, 611, 612, 613, 615, 619 ve 632. maddeleri esas alınarak hazırlanmış ve güncel kanun metniyle kontrol edilmiştir. Doğrulanmamış Yargıtay esas/karar numarası veya varsayımsal içtihat kullanılmamıştır.

İnceleyen: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil 3472
(E-İMZALIDIR)

İlgili: Yurt Dışında Yaşayanların Türkiye’deki Miras İşlemleri · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp