Terekenin Resmî Tasfiyesi 2026: TMK 632-636 Şartları ve Süreç
Kısa cevap: Terekenin resmî tasfiyesi, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinin gözetiminde borçların tereke malvarlığından ödenmesi sürecidir. Mirasçı, TMK m. 632 kapsamında kural olarak mirası ret süresi içinde; resmî defter tutulmuşsa TMK m. 626-627’deki beyan süresinde tasfiye talebinde bulunur. Birlikte mirasçılardan birinin mirası kabul etmesi, diğer mirasçıların bu talebini engeller; alacaklının TMK m. 633 kapsamındaki hakkını ise kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Mirasbırakanın alacaklıları, tahsil tehlikesi ile karşılanmayan ödeme veya güvence talebini göstererek kanundaki üç aylık sürede başvurur. Resmî tasfiyede mirasçılar tereke borçlarından kişisel malvarlıklarıyla sorumlu olmaz; borçları karşılamayan tereke TMK m. 636 uyarınca iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
- Terekenin resmî tasfiyesi nedir?
- Neden resmî tasfiye istenir?
- Mirasçının TMK 632 kapsamındaki hakkı
- Alacaklının TMK 633 kapsamındaki hakkı
- Vasiyet alacaklısı hangi korumayı isteyebilir?
- Görevli merci ve tasfiye memuru
- Defter ve ilan süreci
- Tasfiye memuru işlemine şikâyet
- Borçların ödenmesi ve malvarlığının paraya çevrilmesi
- Reddi miras ve hükmen ret ile fark
- Resmî tasfiyenin sonuçları
- Sık sorulan sorular
Terekenin Resmî Tasfiyesi Nedir?
Tereke, mirasbırakanın ölümüyle mirasçılara geçen malvarlığı hakları ve borçlarının bütününü ifade eder. Mirasın kendiliğinden kazanılması kuralı nedeniyle yasal ve atanmış mirasçılar ölüm anında terekeye dahil hak ve borçlarla karşılaşır. Borç miktarı bilinmiyor veya terekenin yönetimi karmaşıksa mirasçıların kanunda düzenlenen seçenekleri vardır.
Resmî tasfiye, tereke malvarlığının sulh hukuk mahkemesinin gözetimi altında belirlenmesi, alacak ve borçların tespit edilmesi, gerekli malların paraya çevrilmesi, tereke borçlarının ödenmesi ve varsa artan değerin mirasçılara verilmesi sürecidir. Bu kurum, sıradan miras paylaşımından farklıdır. Amaç önce terekenin mali durumunu tasfiye ederek mirasçıların kişisel malvarlığını tereke borçlarından ayırmaktır.
Resmî tasfiye ile mirasın reddi de aynı şey değildir. Red halinde mirasçı mirasçılık sıfatının sonuçlarından çıkar; resmî tasfiyede ise tasfiye sonunda artan değer varsa mirasçıya verilir. Mirasçı bu nedenle borç riski olan fakat aktifleri de bulunan bir tereke bakımından resmî tasfiyeyi ayrıca değerlendirebilir.
Neden Resmî Tasfiye İstenir?
Resmî tasfiye özellikle mirasbırakanın ticari faaliyeti, çok sayıda banka ve kredi borcu, devam eden icra dosyaları, kefalet sorumlulukları, vergi borçları veya üçüncü kişilerle karmaşık alacak-borç ilişkileri bulunduğunda önem taşır. Mirasçı yalnız tapu ve banka hesaplarını görerek terekenin gerçek borç durumunu anlayamayabilir.
Resmî tasfiye sayesinde terekenin aktif ve pasifleri mahkeme gözetiminde belirlenir. Alacaklılara ilan yapılır; borçlar kaydedilir; alacaklar tahsil edilir; gerektiğinde mallar paraya çevrilir. Tasfiye sonunda borçlar tereke malvarlığından karşılanır. TMK m. 632/3 açık biçimde resmî tasfiye hâlinde mirasçıların tereke borçlarından sorumlu olmayacağını düzenler.
Bu koruma, mirasçının kendi kişisel malvarlığına tereke borçları nedeniyle başvurulmasını önlemek bakımından temel avantajdır. Ancak resmî tasfiye isteminin koşulları ve zamanlaması doğru değerlendirilmelidir; mirasçılardan birinin mirası kabul etmiş olması diğer mirasçıların talebini etkiler.
Mirasçının TMK 632 Kapsamındaki Resmî Tasfiye İstemi
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun resmî metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir. TMK m. 632’ye göre her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir.
Resmî tasfiye, mirasçının borçların mahkeme denetiminde tereke içinden ödenmesini ve artan değerin kendisine verilmesini sağlayan seçim hakkıdır. Bu hak süresiz değildir; mirasın kabul edilip edilmediği ve mirasçıya tanınan seçim süresi birlikte incelenir.
Mirasçının başvuru süresi: TMK m. 632 kapsamındaki doğrudan istem, kural olarak mirası ret süresi içinde yapılır. TMK m. 606’daki genel süre üç aydır. Yasal mirasçılar bakımından süre, mirasçılık sıfatının daha sonra öğrenildiği ispat edilmedikçe ölümün öğrenilmesiyle; vasiyetnameyle atanmış mirasçılar bakımından tasarrufun resmen bildirilmesiyle başlar. Terekenin koruma amacıyla yazımı, ret hakkının geçmesi veya hâkimin süreyi uzatması ya da yeni süre vermesi gibi özel durumlar için TMK m. 607, 608 ve 615 ayrıca uygulanır. Bu nedenle her dosyada ölüm tarihine üç ay eklemek doğru süre hesabı değildir.
Resmî defterden sonra seçim: Defteri inceleme süresi bittikten sonra mahkeme, TMK m. 626 uyarınca her mirasçıyı bir ay içinde beyanda bulunmaya çağırır. Resmî tasfiye seçeneği TMK m. 627 gereğince bu beyan süresinde kullanılır. Bir ay, ölümden başlayan yeni bir tasfiye süresi değildir; mahkemenin beyana çağrısı esas alınır. TMK m. 626/2’deki ek süre ve birlikte mirasçılardan birinin kabulü ayrıca kontrol edilir.
Kabul engeli: TMK m. 632/2’ye göre birlikte mirasçılardan biri mirası kabul etmişse diğer mirasçının bu maddeye dayalı tasfiye istemi dikkate alınmaz. Açık kabulün yanında, ret süresinin geçirilmesi ve TMK m. 610 kapsamındaki davranışlar da incelenir. Mirasbırakanın alacaklısının TMK m. 633’e dayanan bağımsız başvurusu bu sınırlamayla karıştırılmaz.
Hangi işlemler risklidir? Olağan yönetimi veya mirasbırakanın işlerini yürütmek için gereken sınırı aşan tereke işlemleri ile malları gizlemek veya kendine mal etmek, TMK m. 610 uyarınca ret hakkını düşürür. Buna karşılık zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmasını önlemek için dava açmak ya da icra takibi yapmak, kanunun açık hükmü gereğince tek başına ret hakkını ortadan kaldırmaz. Başvuru süreleri ve kabul ayrımı, Adalet Bakanlığının Terekenin Tasfiyesi Eğitim Modülü içindeki mirasçı talebi açıklamalarıyla birlikte değerlendirilir.
Mirasbırakanın Alacaklısı Resmî Tasfiye İsteyebilir mi?
Evet. TMK m. 633/1 uyarınca mirasbırakanın alacaklısı, mirasbırakandan olan kendi alacağını tahsil edemeyeceğine ilişkin inandırıcı sebepleri ve ödeme veya güvence talebinin karşılanmadığını ortaya koyarak resmî tasfiye ister. Burada korunan alacak, mirasbırakanın üçüncü kişilerden alacağı değil, başvuran kişinin mirasbırakana karşı alacağıdır.
Ödeme veya güvence talebi bir başvuru koşuludur: Alacaklı öncelikle mirasçılardan alacağının ödenmesini veya güvence verilmesini istemiş olmalıdır. Alacak ödenmişse veya yeterli güvence sağlanmışsa bu sebebe dayalı tasfiye talebinin koşulu oluşmaz. Yalnız ödeme yapılmaması da yeterli değildir; alacağın tahsilini tehlikeye sokan inandırıcı sebepler birlikte gösterilir. Talep ve verilen cevaplar, alacak belgesi ve tahsil tehlikesine ilişkin deliller dosyaya sunulur.
Süre: TMK m. 633’teki başvuru, mirasbırakanın ölümünden veya vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde yapılır. Bu başlangıçlar, mirasçının ölümün öğrenilmesine veya kendisine yapılan bildirime bağlı ret süresiyle aynı değildir. Soyut ödeme endişesi yerine, malvarlığının elden çıkarılması veya tahsil güvencesinin kaybolması gibi somut olaylar delilleriyle açıklanır.
Mirasın kabulü alacaklının hakkını ortadan kaldırmaz: Bir mirasçının mirası kabul etmesi, diğer mirasçıların TMK m. 632 kapsamındaki talebini engeller; fakat koşulları varsa mirasbırakanın alacaklısı TMK m. 633 uyarınca yine başvurur. Mirasçının kişisel alacaklısı sırf bu sıfatla TMK m. 633’ten yararlanmaz; mirasbırakanın alacaklısı ile mirasçının kendi alacaklısı farklıdır.
Vasiyet Alacaklısının Korunması
TMK m. 633/2, vasiyet alacaklılarına mirasbırakanın alacaklılarıyla aynı şekilde doğrudan resmî tasfiye isteme hakkı vermez. Aynı koşulların varlığı hâlinde vasiyet alacaklıları haklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasını isteyebilir.
Örneğin belirli mal vasiyeti alacaklısı, vasiyet konusu malın tereke içinde korunması veya hakkının etkisiz bırakılmasını önleyecek uygun tedbirlerin alınmasını talep edebilir. Vasiyet alacağının niteliği için vasiyetnamenin tenfizi davası rehberine bakılabilir.
Görevli Merci ve Tasfiye Memuru
Görevli ve yetkili merci, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir. TMK m. 634 uyarınca tasfiyeyi mahkeme veya görevlendirdiği bir ya da birkaç tasfiye memuru yürütür. Taşınmazların farklı illerde bulunması, terekenin bütünü için her ilde ayrı resmî tasfiye başvurusu yapılmasını gerektirmez. Son yerleşim yeri ve bu yerin bağlı olduğu adli yargı çevresi başvurudan önce belirlenir.
Resmî tasfiye çekişmesiz yargı işidir. Mahkeme, terekenin kapsamına göre tasfiye memuru görevlendirir ve ilgililerin hukuki dinlenilme haklarını gözetir. Alacak, mülkiyet veya mirasçılık hakkında ayrıca çekişmeli dava açılması gerekiyorsa o uyuşmazlığın görev ve yetkisi kendi kurallarına göre belirlenir.
Tasfiye memuru bağımsız hareket eden sınırsız yetkili bir kişi değildir. Görevini sulh hukuk mahkemesinin gözetim ve denetimi altında yürütür. Malvarlığının tespiti, alacakların tahsili, borçların değerlendirilmesi, satış işlemleri ve hesapların tutulması mahkeme denetimine tabidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun çekişmesiz yargıya ilişkin hükümleri de süreçte önem taşır. HMK’nın resmî metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Resmî Tasfiyede Defter ve İlan Süreci
TMK m. 634/2’ye göre resmî tasfiyeye terekenin defterinin düzenlenmesiyle başlanır. Aynı zamanda ilan yapılarak mirasbırakanın alacaklılarından ve borçlularından belirtilen süre içinde alacak ve borçlarını bildirmeleri istenir.
Bu ilan, terekenin pasif ve aktiflerinin görünür hâle gelmesini sağlar. Mirasbırakanın alacaklıları ellerindeki belgelerle taleplerini bildirir; mirasbırakana borçlu olanlar da borçlarını beyan eder. Banka hesapları, taşınmazlar, araçlar, şirket payları, icra dosyaları ve diğer malvarlığı kayıtları araştırılır.
Terekenin daha önce resmî defteri tutulmuşsa TMK m. 634/3 uyarınca resmî tasfiye bu deftere göre yapılır. Bu nedenle resmî defter ile resmî tasfiye birbirinden farklı kurumlar olmakla birlikte birbiriyle doğrudan bağlantılıdır.
Tasfiye Memurunun İşlemlerine Karşı Şikâyet
TMK m. 634/4, mirasçılara ve tereke alacaklılarına önemli bir denetim yolu tanır. Bu kişiler, tasfiye memurunun yaptığı veya yapmayı tasarladığı işlemleri öğrendikleri tarihten başlayarak yedi gün içinde sulh mahkemesine yazılı olarak şikâyette bulunabilir.
Yedi günlük süre kısa olduğundan tasfiye dosyasının düzenli izlenmesi gerekir. Özellikle satış, alacağın kabulü veya reddi, masraf yapılması ve malların korunmasına ilişkin kararlar mirasçı veya alacaklı açısından önemli sonuç doğurabilir.
Şikâyet, tasfiye memurunun bütün işlemlerini aylar sonra topluca tartışma imkânı vermez. Öğrenme tarihi ve itiraz edilen işlem açık biçimde gösterilmelidir.
Borçların Ödenmesi ve Malların Paraya Çevrilmesi
TMK m. 635 uyarınca olağan tasfiye: Mirasbırakanın sürmekte olan işleri tamamlanır, tereke alacakları tahsil edilir, borçlar ödenir ve gerekli ölçüde mallar paraya çevrilir. Vasiyet borçları, terekenin imkânı ölçüsünde yerine getirilir. Gereken hâllerde hak ve yükümlülüklerin mahkemece belirlenmesi sağlanır. Tasfiye memuru terekeyle ilgili dava, takip ve idari işlemler hakkında mirasçılara bilgi verir.
Taşınmaz satışında kural: TMK m. 635/3’e göre olağan tasfiye kapsamındaki taşınmazlar açık artırmayla satılır. Pazarlıkla satış için bütün mirasçıların kabulü gerekir; bir mirasçının veya yalnız tasfiye memurunun tercihi yeterli değildir. Tasfiye usulü ve malın niteliği belirlenmeden satış yöntemi seçilmez.
Tasfiye için gerekli olmayan değerler: TMK m. 635/4 uyarınca mirasçılar, tasfiye için gerekli olmayan tereke mallarının ve paranın tasfiye devam ederken kendilerine verilmesini ister. Bu hüküm, borçların karşılanması için gerekli malvarlığının tasfiye dışına çıkarılması anlamına gelmez.
Borçlar karşılanamıyorsa: TMK m. 636 gereğince mevcut varlıkları borçlarını ödemeye yetmeyen tereke, sulh hukuk mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. İflâs hükümlerinin uygulanması, mirasçı hakkında kişisel iflâs kararı verilmesi veya terekenin tasfiyesinin kendiliğinden asliye ticaret mahkemesine geçmesi demek değildir. Bu usulde satış ve alacakların karşılanması bakımından iflâs kuralları esas alınır.
TMK m. 632/3’teki koruma tereke borçlarına ilişkindir. Mirasçının kendi sözleşmesinden, kendi kefaletinden veya başka bağımsız bir sebepten doğan kişisel borcu, sırf tereke resmen tasfiye edildiği için ortadan kalkmaz. Tasfiye sonunda kalan değer mirasçılara verilir.
Reddi Miras, Hükmen Ret ve Resmî Tasfiye Farkı
Mirasın gerçek reddi, mirasçının kanuni süre ve usule uygun ret beyanında bulunmasıdır. TMK m. 606’daki genel süre üç ay olmakla birlikte başlangıç tarihi ve özel süre hükümleri ayrıca kontrol edilir. Bir mirasçının reddi ile en yakın yasal mirasçıların tamamının reddi aynı sonucu doğurmaz. Reddi miras rehberi bu ayrımı açıklar.
TMK m. 612’deki ayrı tasfiye yolu: En yakın yasal mirasçıların tamamının reddettiği miras, sulh hukuk mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda artan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. Bu sonuç, TMK m. 632 kapsamında mirasçının ret yerine resmî tasfiye istemesinden farklıdır. Dolayısıyla ret ile resmî tasfiye karşılaştırılırken “reddeden hiçbir durumda tasfiye artığından yararlanmaz” şeklinde bir genelleme yapılmaz.
Hükmen ret, TMK m. 605/2’de mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse mirasın reddedilmiş sayılmasıdır. Bu kurum için ayrıca tespit uyuşmazlığı çıkabilir.
Resmî tasfiye ise mirasçının borçlara kişisel olarak maruz kalmadan terekenin mahkeme gözetiminde tasfiye edilmesini sağlar. Tasfiye sonunda artan değer varsa mirasçı bunu alır.
Resmî defter tutulması, tek başına mirası kabul beyanı değildir. Defter tamamlandıktan sonra mirasçı TMK m. 626-627’deki sürede ret, resmî tasfiye, deftere göre kabul veya kayıtsız şartsız kabul seçeneklerinden birini bildirir; süresinde beyanda bulunmayan mirasçı deftere göre kabul etmiş sayılır. Ayrıca deftere göre kabulde TMK m. 628 gereğince deftere yazılan borçlar için kişisel malvarlığıyla sorumluluk vardır; bu yönüyle resmî tasfiyeden ayrılır. Süreç mirasın resmî defteri rehberinde açıklanmıştır.
Resmî Tasfiyenin Sonuçları
- Mirasçılar tereke borçlarından kişisel olarak sorumlu olmaz.
- Terekenin aktif ve pasifleri mahkeme gözetiminde tespit edilir.
- Alacaklılar ilan yoluyla alacaklarını bildirir.
- Tereke alacakları tahsil edilir ve gerekli mallar paraya çevrilir.
- Tereke borçları tasfiye malvarlığından karşılanır.
- Tasfiye sonunda kalan değer varsa mirasçılara verilir.
- Tasfiye memurunun işlemleri sulh hukuk mahkemesinin denetimindedir.
Başvuru İçin Pratik Kontrol Listesi
- Mirasbırakanın ölümünü, son yerleşim yerini ve bu yerin bağlı olduğu sulh hukuk mahkemesini belirleyin.
- Başvuranın mirasçı mı, mirasbırakanın alacaklısı mı olduğunu ayırın; uygulanacak koşulları buna göre seçin.
- Mirasçı başvurusunda ölümün veya mirasçılığın öğrenilmesini, resmî bildirimi, ret süresini ve varsa resmî defter sonrasındaki beyana çağrıyı belgeleyin.
- Birlikte mirasçılardan birinin mirası kabul edip etmediğini ve TMK m. 610 kapsamındaki işlemleri kontrol edin.
- Alacaklı başvurusunda üç aylık özel süreyi hesaplayın; alacak belgesini, tahsil tehlikesini ve karşılanmayan ödeme veya güvence talebini dosyaya ekleyin.
- Tereke aktiflerini ve borçlarını banka, tapu, araç, şirket, vergi ve icra kayıtları üzerinden listeleyin.
- Ret, resmî defter, mirasçının resmî tasfiye istemi ve TMK m. 612’deki toplu ret sonrası tasfiye yollarını birbirinden ayırın.
- Talebi ve dayanak belgeleri görevli ve yetkili sulh hukuk mahkemesine sunun; tasfiye memurunun işlemlerini ve öğrenmeden başlayan yedi günlük yazılı şikâyet süresini izleyin.
İlgili İçerikler
- Reddi Miras Nasıl Yapılır?
- Miras Kalan Borçlar Ne Olur?
- Tereke Tespit Davası Rehberi
- Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?
- Ölen Kişinin Banka Hesapları Nasıl Öğrenilir?
Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Adalet Bakanlığı – Terekenin Tasfiyesi Eğitim Modülü
Resmî Tasfiyede Uygulama Senaryoları
Tereke borçlarının aktiflerden fazla olduğu veya mirasçıların kişisel malvarlığını riske atmak istemediği durumlarda resmî tasfiye önemli koruma sağlar. Mirasçılar tasfiyeyi istediğinde tereke mahkeme gözetiminde ayrı bir malvarlığı gibi yönetilir; alacaklar tahsil edilir, borçlar ödenir ve artan değer varsa mirasçılara verilir.
Ticari işletme bulunan terekede tasfiye daha karmaşıktır. İşletmenin devam edip etmeyeceği, çalışan ücretleri, vergi ve SGK borçları, kira sözleşmeleri, stoklar ve devam eden davalar tasfiye memuru tarafından yönetilir. Değer kaybı riski bulunan malvarlığı için gecikmeden koruma ve satış tedbirleri alınmalıdır.
Alacaklıların Bildirim Süreci
Mahkeme alacaklıları ilanla tereke alacaklarını bildirmeye çağırır. Alacaklının talebini süresinde ve belgesiyle sunması gerekir. Bildirilen alacak tartışmalıysa tasfiye memuru ve mahkeme alacağın niteliğini kayda geçirir; gerektiğinde çekişmeli alacak için ayrı dava süreci gündeme gelir.
Mirasçının kişisel borçları ile tereke borçları birbirine karıştırılmamalıdır. Resmî tasfiye yalnız mirasbırakanın terekesine ilişkindir.
Tasfiye Memurunun İşlemleri
Tasfiye memuru tereke mallarını tespit eder, korur, alacakları tahsil eder, borçları öder ve gerektiğinde mal satışı yapar. İşlemler mahkemenin gözetimine tabidir. Tasfiye memurunun işlemine karşı kanunda öngörülen şikâyet süresi kaçırılmamalıdır.
Taşınmaz satışında değerleme, ilan ve satış usulü; şirket paylarında ticaret sicili ve şirket sözleşmesi; araç ve taşınırlarda sicil ve piyasa değeri ayrı dikkate alınır.
Resmî Tasfiye Sonunda Ne Olur?
Borçlar ve tasfiye giderleri ödendikten sonra artan malvarlığı mirasçılara verilir. Tereke borçları aktifleri aşarsa mirasçılar TMK m. 632/3 kapsamında kişisel malvarlıklarıyla sorumlu tutulmaz. Bu, resmî tasfiyenin temel koruyucu sonucudur.
Delil ve Dosya Planı
- Mirasçılık belgesi ve ölüm kayıtları alınır.
- Tereke aktif ve pasifleri ilk aşamada listelenir.
- İcra, vergi, banka ve şirket kayıtları araştırılır.
- Resmî tasfiye talebi sulh hukuk mahkemesine sunulur.
- Tasfiye memuru işlemleri ve ilanlar düzenli takip edilir.
- Şikâyet gerektiren işlem varsa yedi günlük özel süre kontrol edilir.
Resmî Mevzuat Kontrolü
TMK m. 632-636 resmî tasfiyenin temel hükümleridir. Tasfiye usulü, şikâyet ve satış işlemleri bakımından ilgili yönetmelik ve İİK hükümleri somut işleme göre ayrıca uygulanır. Güncel metinler Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Terekenin resmî tasfiyesini kim ister?
Mirasçı, süre ve kabul koşulları korunmuşsa TMK m. 632 kapsamında başvurur. Mirasbırakanın alacaklısı ise TMK m. 633 uyarınca tahsil tehlikesini ve karşılanmayan ödeme veya güvence talebini göstererek üç aylık özel sürede başvurur. Mirasçının kişisel alacaklısı sırf bu sıfatla TMK m. 633’ten yararlanmaz.
Mirasçının resmî tasfiye isteme süresi nedir?
Doğrudan istem kural olarak mirası ret süresinde yapılır; TMK m. 606’daki genel süre üç aydır ve başlangıcı mirasçının durumuna göre belirlenir. Resmî defter tutulmuşsa mahkemenin TMK m. 626-627 uyarınca verdiği bir aylık beyan süresi ve varsa ek süre esas alınır.
Bir mirasçı mirası kabul etmişse diğerleri resmî tasfiye isteyebilir mi?
TMK m. 632/2’ye göre birlikte mirasçılardan birinin kabulü, diğer mirasçının bu maddeye dayanan tasfiye istemini engeller. Buna karşılık mirasbırakanın alacaklısının TMK m. 633 kapsamındaki başvurusu sırf miras kabul edildi diye engellenmez.
Resmî tasfiyede mirasçı borçlardan sorumlu olur mu?
Hayır. TMK m. 632/3 uyarınca resmî tasfiye hâlinde mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmaz.
Alacaklının resmî tasfiye isteme süresi kaç aydır?
TMK m. 633 uyarınca ölümden veya vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç aydır.
Vasiyet alacaklısı resmî tasfiye isteyebilir mi?
TMK m. 633/2 doğrudan resmî tasfiye istemi yerine, aynı koşullarda hakkın korunması için gerekli önlemleri isteme hakkı verir.
Resmî tasfiye hangi mahkemede yapılır?
Mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinde yürütülür. Tasfiye işlemlerini mahkeme veya atadığı bir ya da birkaç tasfiye memuru yapar. Borçları karşılamayan tereke için TMK m. 636’daki iflâs usulünün uygulanması bu görevi kendiliğinden asliye ticaret mahkemesine geçirmez.
Tasfiye memurunun işlemine itiraz süresi kaç gündür?
Mirasçılar ve tereke alacaklıları, işlemi öğrendikleri tarihten başlayarak yedi gün içinde sulh hukuk mahkemesine yazılı şikâyette bulunabilir.
Resmî tasfiyede alacaklılara ilan yapılır mı?
Evet. Terekenin defteri düzenlenirken ilan yapılarak mirasbırakanın alacaklı ve borçlularından bildirimde bulunmaları istenir.
Resmî defter daha önce tutulmuşsa ne olur?
TMK m. 634/3 uyarınca resmî tasfiye daha önce düzenlenmiş resmî deftere göre yapılır.
Tasfiye sonunda para artarsa kime kalır?
Tereke borçları ve tasfiye giderleri karşılandıktan sonra kalan değer mirasçılara, miras payları ve ilgili hukuki durum dikkate alınarak verilir.
Mersin Uygulaması ve Türkiye Geneli Dosya Takibi
Mirasbırakanın son yerleşim yeri Mersin adli yargı çevresindeyse başvuru Mersin sulh hukuk mahkemesine yapılır. Son yerleşim yeri Tarsus, Erdemli, Silifke veya başka ayrı bir yargı çevresindeyse o yerin görevli sulh hukuk mahkemesi esas alınır; il sınırı ile adli yargı çevresi aynı kabul edilmez. Terekenin başka illerdeki malları için kayıt araştırmaları tasfiye dosyası kapsamında yürütülür. Türkiye genelindeki miras dosyaları Mersin merkezli ofisten takip edilir.
Hukukçu incelemesi: Av. Halil Bakırcı – Av. Emirhan Keskin. Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; terekenin aktif-pasif durumu ve süreler somut dosyada ayrıca incelenmelidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
