B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Senetle Borç İkrarından Sonra Yeni Zamanaşımı Süresi | TBK 156

Borç senetle ikrar edilmişse, zamanaşımının kesilmesinden sonra başlayacak yeni süre TBK 156 uyarınca on yıldır. Bu özel sonuç, her borç görüşmesi veya her kısmi ödeme için aynı biçimde uygulanmaz. Önce zamanaşımını kesen bir borç ikrarının bulunup bulunmadığı, ardından ikrarın senetle gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenir. Belgenin adı kadar içeriği, düzenleyeni ve kapsadığı borç önemlidir.

TBK 156 senetle borç ikrarı, imza ve kapsam doğrulaması ile on yıllık yeni zamanaşımı
TBK 156: Senetle İkrar ve Yeni Süre

TBK 154 kesilme sebeplerini, TBK 156 ise kesilmeden sonra başlayan yeni süreyi düzenler. Bu iki madde birbirinin yerine kullanılmamalıdır. Bir işlem süreyi kesiyor olsa da her durumda yeni sürenin on yıl olduğu sonucu çıkmaz. Senetle ikrar için öngörülen özel süre, şartları gösterilerek uygulanır; yalnız imza bulunan herhangi bir evrakla gerekçelendirilemez.

Kesilme sebebi ile yeni sürenin uzunluğu farklıdır

TBK 154, borçlunun borcu ikrar etmesini zamanaşımını kesen olaylar arasında sayar. Faiz ödemesi, kısmi ifa, rehin verilmesi ve kefil gösterilmesi maddede özellikle belirtilir. Dava, defi, hakeme başvuru, icra ve iflas masasına başvuru da ayrı kesilme sebepleridir. Her birinin hukuki koşulu ve ilgili borçla bağlantısı kendi belgeleriyle belirlenir.

TBK 156’nın ilk fıkrası, kesilme üzerine yeni sürenin işlemeye başlayacağını düzenler. İkinci fıkra ise borcun senetle ikrar edilmesi veya mahkeme yahut hakem kararına bağlanması hâlinde yeni sürenin her zaman on yıl olduğunu belirtir. Buradaki özel süre kanundan doğar. Tarafların süre hakkında ne düşündüğünü belirtmesi, kanuni şartların yerine geçmez.

Genel kesilme incelemesi için borç ikrarının zamanaşımına etkisi ayrıca değerlendirilmelidir. Bu metindeki dar soru, ikrarın senetle yapılmasının yeni sürenin uzunluğunu nasıl değiştirdiğidir. Dava açılması veya kısmi ödeme gibi başka olayların varlığı, ikrar belgesinin nitelik incelemesini gereksiz kılmaz.

Senette hangi borcun kabul edildiği anlaşılmalıdır

Borç ikrarının konusu, alacaklı, borçlu ve kabul edilen yükümlülük bakımından belirlenebilir olmalıdır. Birden fazla fatura veya sözleşme bulunan ilişkide hangi bakiyenin tanındığı açıklanır. Bütün işlemleri kapsayan genel bir cümle ile belirli bir borca ilişkin açıklama aynı kapsamda değildir. Belgenin ekleri ve atıf yaptığı kayıtlar birlikte okunur.

TBK 18, borcun sebebi yazılmamış olsa bile borç tanımasının geçerli olduğunu düzenler. Ancak bu hüküm, uyuşmazlıkta belgenin hangi borca ilişkin olduğunu araştırmayı gereksiz kılmaz. Sebebin metinde bulunmamasıyla kapsamın hiç belirlenememesi farklı konulardır. Zamanaşımı sonucu kurulurken ikrar edilen alacağın kimliği ortaya konulmalıdır.

Belgede yalnız bir hesap araştırmasının sürdüğü, tutarın tartışmalı olduğu veya ileride mutabakat yapılacağı yazılıysa açıklamanın gerçek içeriği incelenir. Her müzakere yazısı borcun kabulü değildir. İkrar sonucuna dayanmak isteyen taraf, kabul edildiğini ileri sürdüğü borcu ve bu kabulü taşıyan ifadeyi göstermelidir. Yazışmanın yalnız işine gelen cümlesi değil tamamı değerlendirilir.

İmzalı her evrak senetle borç ikrarı mıdır?

Belgede imza bulunması önemli olmakla birlikte, belgenin her durumda borç ikrarı içerdiğini göstermez. Teslimin alındığını belirten açıklama, belirli bir hizmetin yapıldığını bildiren kayıt veya sadece evrak teslim tutanağı farklı olguları ispatlayabilir. İmzanın hangi açıklamanın altında bulunduğu belirlenir. TBK 156 sonucu, belgenin gerçek işlevine dayanmalıdır.

Sözleşmenin başlangıçta yazılı yapılmış olması da sonradan zamanaşımını kesen işlemin tespitiyle aynı değildir. Kanun yeni süreyi kesilme bağlamında düzenler. İlk borç ilişkisinin belgesi, kesilme olayı ve yeni süre ayrı aşamalardır. Sırf elde eski bir yazılı sözleşme bulunduğu için bütün kısa sürelerin kendiliğinden on yıla dönüştüğü söylenemez.

İmzalı belgenin aslı, bütün sayfaları ve ona bağlı ekler saklanmalıdır. Son sayfadaki imzanın hangi metni kapsadığı belirsizse bu sorun açıklığa kavuşturulur. Sonradan eklenen bölümle ilk düzenlenen metin ayrılır. İkrar iddiası, borçlunun benimsemediği veya belgeye sonradan katıldığı ileri sürülen açıklamalar üzerinden doğrudan kesinleştirilemez.

HMK bakımından belge ve senet ayrımı

HMK 199, yazılı metinlerin yanında fotoğraf, görüntü, ses kaydı ve elektronik verileri de belge kapsamında sayar. Bu geniş kapsam, bütün belgelerin aynı ispat niteliğinde olduğu anlamına gelmez. Bir kaydın uyuşmazlıkla ilgili bilgi taşıması ile TBK 156’daki senetle ikrarın şartlarını karşılaması ayrı değerlendirmelerdir. Hukuki sonuç, yalnız “belge var” denilerek kurulamaz.

HMK 199 kapsamındaki belge türleri, elektronik yazışma ve görüntülerin delil niteliğini açıklar. Senetle ikrar değerlendirmesinde ise açıklamanın borçluya aidiyeti, imza ve belgenin içerdiği kabul araştırılır. Mesajın ispatta kullanılabilmesi, yeni süre bakımından her durumda senetle aynı sonucun doğacağını göstermez.

HMK 205, mahkeme huzurunda ikrar edilen veya mahkemece düzenleyenden çıktığı kabul edilen adi senetlerin aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılacağını düzenler. Böylece aidiyet ve senet niteliğinin usulen değerlendirilmesi önem kazanır. Bir belgenin tarafça inkâr edilmesi hâlinde ilgili inceleme kuralları uygulanır. Zamanaşımı hesabı, belge hakkındaki gerçek uyuşmazlığı atlayarak yapılamaz.

Güvenli elektronik imzalı ikrarın durumu

TBK 15, güvenli elektronik imzanın el yazısıyla atılan imzanın hukuki sonuçlarını doğurduğunu belirtir. HMK 205 ise usulüne göre güvenli elektronik imzayla oluşturulan elektronik verileri senet hükmünde kabul eder. Bu nedenle elektronik ortamda düzenleme yapılmış olması, tek başına senetle ikrar sonucunun dışlandığı anlamına gelmez. Güvenli imzanın ve içeriğin koşulları doğrulanmalıdır.

PDF dosyasına bir imza görüntüsü yerleştirilmesiyle güvenli elektronik imza aynı işlem değildir. Dosyanın görsel görünümü, imzanın kanuni niteliğini kanıtlamaz. Elektronik belgenin doğrulanabilir aslı, imza bilgileri ve bütünlüğü korunmalıdır. Güvenli elektronik imzanın senet etkisi bu teknik ve hukuki ayrımı tamamlar.

Güvenli imzalı belge de içerik yönünden incelenir. İmzanın güvenli olması, metinde bulunmayan bir borç kabulünü ortaya çıkarmaz. Kabul edilen tutar, borcun tarafları ve varsa şartlar belirlenir. Hâkim elektronik imzalı belgenin güvenli elektronik imzayla oluşturulup oluşturulmadığını HMK 205 uyarınca kendiliğinden inceler; bu denetim belgenin görünümüne indirgenmez.

İmza veya yazı inkârı yeni süre hesabını etkiler mi?

HMK 208–211, belgedeki yazı veya imzanın inkârı ve sahtelik incelemesini düzenler. Adi senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, HMK 209’daki usul sonucu dikkate alınır. Borçluya aidiyeti tartışmalı belge, inceleme yapılmadan tartışmasız kabul belgesi gibi kullanılamaz. İddianın hangi usulle ileri sürüldüğü önemlidir.

Adi senette imza inkârı ve inceleme sırası, belge uyuşmazlığının nasıl çözümlendiğini açıklar. Karşılaştırma belgeleri, asıl belge ve mahkemece yapılan işlemler burada önem taşır. Zamanaşımı savunmasıyla imza inkârı farklı iddialardır. Her biri kendi konusu ve delilleriyle sunulmalıdır.

İmzanın aidiyeti kabul edilse bile belgenin kapsamına ilişkin tartışma sürebilir. Kabulün hangi borca yöneldiği, tutarın nasıl belirlendiği ve metindeki koşullar ayrıca okunur. Buna karşılık yalnız tutara itiraz edilmesi de her durumda imzanın inkârı anlamına gelmez. Hukuki açıklamalar, birbirinin yerine kullanılmadan açık biçimde ayrılmalıdır.

Temsilci tarafından imzalanan kabul

Borç ikrarı şirket veya başka bir kişi adına temsilci tarafından yapılmışsa temsil yetkisi incelenir. TBK 40 ve devamındaki hükümler, işlemin kimin adına ve hangi kapsamda sonuç doğuracağını belirler. İmzayı atan kişinin işletmede çalışması, bütün borçları tanımaya yetkili olduğunu kendiliğinden göstermez. Temsilin gerçek dayanağı bulunmalıdır.

Belgede kişisel kabul ile temsil olunan adına yapılan kabul ayrılır. İmza yanında kullanılan unvan, metnin bütünü ve yetki belgeleri birlikte okunur. Borçlu olmayan kişinin imzaladığı bir metin, sadece aynı ticari grupta bulunması nedeniyle gerçek borçlunun ikrarı sayılmaz. Borçlu kimliği ile imza sahibinin sıfatı eşleştirilmelidir.

Yetkinin sınırı, işlem tarihi ve varsa birlikte imza düzeni de önemlidir. Sonradan alınmış yetki belgesi, önceki işlem bakımından otomatik sonuç doğurduğu varsayımıyla kullanılmamalıdır. Onama veya başka bir hukuki dayanak ileri sürülüyorsa bunun şartları ayrıca açıklanır. TBK 156’nın yeni süre sonucu, geçerli biçimde borçluya bağlanan işlem üzerinden incelenir.

Kısmi kabul bütün alacağı kapsar mı?

İkrarın kapsamı metindeki gerçek açıklamaya göre belirlenir. Borçlu yalnız belirli bir tutarı kabul etmiş veya belirli kalemleri tartışma dışında bırakmış olabilir. Kabul edilen bölümle tartışmalı bölüm ayrılır. Zamanaşımı etkisi değerlendirilirken belgenin kapsamadığı alacaklar sırf aynı taraflar arasında bulunmaları nedeniyle kabul edilmiş sayılmaz.

Bir bakiye kabulünde önceki ödemelerin hesaba katılıp katılmadığı kontrol edilir. Belgedeki rakamın anaparayı mı, işlemiş faizi mi, ikisini birlikte mi içerdiği açıklanmalıdır. Ayrıntısız bir toplam, sonradan aynı faizlerin yeniden eklenmesine sebep olmamalıdır. İkrarın süreye etkisiyle alacağın gerçek tutarı ayrı incelemeler olsa da aynı kayıtların doğru okunmasına bağlıdır.

İkrar belgesinin imzalanmasından sonra ödeme yapılmışsa kalan borç güncellenir. Yeni sürenin bulunması, ödendiği kanıtlanan tutarın yeniden talep edilmesini haklı kılmaz. Ödeme açıklaması ve tarihleri kabul belgesiyle ilişkilendirilir. Böylece hem süre hem miktar bakımından hangi alacağın kaldığı anlaşılır hâle gelir.

Yeni senet verilmesi borcu yeniler mi?

TBK 133’e göre mevcut borcun yeni borçla sona ermesi tarafların bu yöndeki açık iradesine bağlıdır. Kanun, mevcut borç için yeni alacak senedi düzenlenmesini açık yenileme iradesi olmadıkça yenileme saymaz. Dolayısıyla senetle ikrarın zamanaşımına etkisiyle eski borcun sona erdirilip yerine yenisinin konulması aynı hukuki sonuç değildir.

Borçta yenileme ve yeni senet düzenlenmesi ayrı incelenmelidir. Belge yalnız mevcut borcu kabul ediyor, ödeme düzeni getiriyor veya yeni bir teminat sağlıyor olabilir. Bunların her biri açıkça belirlenir. Yeni bir kâğıt düzenlenmesi, eski borcun bütün özelliklerinin ve teminatlarının kendiliğinden silindiği anlamına gelmez.

Yeni süre düzeni de yenileme iradesi varmış gibi yorumlanmamalıdır. TBK 156, kanuni şartlar gerçekleştiğinde zamanaşımının yeniden işlemesine ilişkindir. Tarafların ayrıca yeni bir borç kurup kurmadığı başka sorudur. Aynı belgenin birden fazla hukuki işlevi varsa her işlevin koşulu ve sonucu ayrı açıklanmalıdır.

On yıllık yeni süre nasıl hesaplanır?

Önce zamanaşımını kesen ikrarın tarihi güvenilir biçimde belirlenir. TBK 156 gereğince yeni süre bu kesilme olayı üzerinden değerlendirilir. TBK 151’in başlangıç gününü saymayan ve son günün hak kullanılmadan geçmesini arayan hesabı uygulanır. İfa sürelerinin hesabına ilişkin atıf da dikkate alınır; yaklaşık yıl hesabıyla kesin gün belirlenmez.

Belgede yeni vade veya taksit düzeni de varsa yalnız imza tarihini kullanıp diğer hukuki açıklamalar görmezden gelinmemelidir. Vade değişikliği, muacceliyet ve ikrarın etkisi birlikte değerlendirilir. Bir belgenin bütün etkilerini “imzadan itibaren on yıl” cümlesine indirgemek, farklı talep dönemlerini yanlış birleştirebilir. İstenen her alacak için tarih dizisi kurulmalıdır.

İlk ikrardan sonra dava veya takip yapılmışsa TBK 157’deki yeni kesilme ve süre düzeni ayrıca uygulanır. Borcun senetle ikrar edilmesi, bundan sonraki bütün işlemlerin süre üzerindeki etkisini dondurmaz. Dava süresindeki işlemler, kararlar ve takip işlemleri kanundaki koşullarıyla değerlendirilir. Sadece ilk belgeye bakarak nihai son tarih açıklanmaz.

Süresi dolmuş borç ve özel alacaklar

Bir işlemin kesilme etkisi değerlendirilirken, önce işlem tarihinde zamanaşımının hangi durumda olduğu belirlenmelidir. Sürenin zaten dolduğu bir dosyada kesilme, feragat veya yeni borç ilişkisi hakkındaki sorular aynı şekilde cevaplanamaz. TBK 160’ın zamanaşımından önceden feragat yasağı ayrıca dikkate alınır. “Borcu kabul etti” cümlesi bütün zaman sorunlarını tek başına çözmez.

TBK 156’daki senet kelimesi, günlük dilde yalnız bono anlamında kullanılmamalıdır. Kambiyo senedinden doğan özel talebin zamanaşımı ile temel borç ilişkisine ait talep aynı değildir. Hangi hukuki hakka dayanıldığı belirlenir. Özel zamanaşımı hükümleri bulunan alacaklarda genel maddeye bakılarak bütün sürelerin on yıl olduğu genellemesi yapılmamalıdır.

Mahkeme ve hakem kararına bağlanan borçlar da TBK 156’nın ikinci fıkrasında sayılmıştır. Ancak kararın kapsamı, hangi borcu hükme bağladığı ve icra bakımından uygulanacak özel düzenlemeler ayrıca incelenir. Senetle ikrar için yapılan açıklamalar, bütün ilamların her sonucu için tek hesap olarak kullanılmamalıdır. Her dayanak kendi belgesiyle tanımlanır.

Dosya kontrolünün sırası

Alacaklının tek başına hazırladığı borç dökümü ile borçlunun kabul ettiği belge ayrılmalıdır. Dökümde doğru rakamların bulunması, borçlunun o metni senetle ikrar ettiği anlamına gelmez. Kabulün kime ait olduğu ve hangi açıklamayla verildiği gösterilir. Belgeyi göndermekle karşı tarafın belgeyi benimsemesi aynı olay değildir.

Mutabakat formunun geri gönderildiği ileri sürülüyorsa gönderilen ve dönen nüshalar karşılaştırılır. Tutar, tarih veya açıklama üzerinde değişiklik varsa değişikliğin kapsamı incelenir. İlk teklif metni yerine imzalanmış son metin esas alınmalıdır. Sonradan eklenen hesap dökümünün kabulün parçası olup olmadığı da sırf aynı dosyada saklanmasına göre belirlenmez.

İkrarın bir şarta bağlandığı metinlerde şartın içeriği ayrıca okunur. Kesin borç kabulüyle belirli bir uyuşmazlığın çözülmesi hâlinde yapılacak ödeme önerisi aynı değildir. Borçluya isnat edilen açıklama, gerçek anlamı değiştirilmeden değerlendirilmelidir. Yeni on yıllık süreye dayanan tarafın iddiası bu kabul içeriği üzerinden denetlenir.

Önce asıl borcun doğumu, türü ve ilk vadesi belirlenir. Sonra kesilme doğurduğu ileri sürülen belge okunur ve onun borçluya aidiyeti incelenir. Üçüncü aşamada senetle ikrar koşulu ile kabulün kapsamı açıklanır. Son olarak yeni süre, sonraki durma ve kesilme olayları ile yapılan ödemeler hesaba katılır.

HMK 194 uyarınca bu olayların delilleri birbirine bağlanır. İkrar belgesi, temsil yetkisi, ödeme kaydı ve sonraki başvurular ayrı tarihlerle gösterilir. Belgeye hangi hukuki etki bağlandığı açıkça yazılır. Birbirinden kopuk çok sayıda evrak sunmak yerine, yeni sürenin neden on yıl olduğunu taşıyan olay dizisi ortaya konulmalıdır.

TBK 161 gereğince zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz. Buna karşılık süreye karşı senetle ikrara dayanılıyorsa belgenin koşulları ve hesabı açıklanmalıdır. Yeni sürenin varlığı, esas alacağın bütün unsurlarının tartışmasız olduğu anlamına gelmez. Borcun miktarı, ifası ve diğer savunmalar kendi hukuki çerçevesinde değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

Senetle borç ikrarından sonra yeni süre kaç yıldır?

TBK 156’nın koşulları gerçekleştiğinde yeni zamanaşımı süresi on yıldır. Önce kesilme doğuran ikrar ve bunun senetle gerçekleştiği belirlenmelidir.

Her kısmi ödeme yeni on yıllık süre başlatır mı?

Kısmi ödeme TBK 154 kapsamında kesilme sebebi olabilir. Yeni sürenin on yıl olması için TBK 156’nın özel koşulları ayrıca incelenir; her ödeme senetle ikrarla eşitlenmez.

Borcun sebebi senette yazılmak zorunda mı?

TBK 18, sebebi içermese de borç tanımasını geçerli kabul eder. Ancak zamanaşımı incelemesinde belgenin hangi borca ilişkin olduğu ve kabulün kapsamı belirlenmelidir.

İmzalı teslim belgesi her zaman borç ikrarı mıdır?

Hayır. Belgenin içerdiği açıklama incelenir. Eşyanın teslim alındığını kabul etmekle belirli bir para borcunu ikrar etmek aynı içerikte değildir.

Normal mesaj senetle ikrar sayılır mı?

Elektronik mesaj HMK 199 kapsamında belge niteliği taşıyabilir. Bunun TBK 156’daki senetle ikrar şartlarını karşılaması ayrı incelemedir; bütün mesajlar otomatik olarak senet sayılmaz.

Güvenli elektronik imzalı belge kullanılabilir mi?

HMK 205, usulüne göre güvenli elektronik imzayla oluşturulan verileri senet hükmünde kabul eder. İmzanın doğrulanması yanında belgenin borç ikrarı içeriği ve kapsamı da incelenir.

İmza inkâr edilirse doğrudan on yıl hesaplanır mı?

Aidiyet uyuşmazlığı HMK 208–211 uyarınca incelenir. Adi senette inkârın HMK 209’daki sonucu dikkate alınmadan belge tartışmasız kabul edilmiş gibi işlem yapılamaz.

Yeni borç senedi eski borcu sona erdirir mi?

TBK 133’e göre yenileme için açık irade gerekir. Yeni alacak senedi düzenlenmesi tek başına yenileme sayılmaz. Zamanaşımına etki ile borcun yenilenmesi farklıdır.

Şirket çalışanının imzası şirketin ikrarı olur mu?

Çalışan sıfatı tek başına yeterli değildir. Temsil yetkisi, işlemin kimin adına yapıldığı ve yetkinin kapsamı belirlenir. Belgenin gerçek borçluya bağlanması gerekir.

Senetle ikrardan sonra başka işlem süreyi etkiler mi?

Evet. Sonraki durma ve kesilme sebepleri ilgili maddelerle incelenir. TBK 157’deki dava ve takip işlemleri nedeniyle yeni süre hesabı ayrıca değerlendirilmelidir.

Resmî kaynaklar

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: 14, 15, 18, 40–46, 133 ve 149–161. maddeler. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: 194, 199, 205 ve 208–211. maddeler. Güncel resmî metinler Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden doğrulanmıştır.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp