B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Hizmet Tespit Davası Kaç Yıl İçinde Açılır? 5510 m.86/9 Beş Yıllık Süre 2026

Kısa ve net cevap: 5510 sayılı Kanun m.86/9 uyarınca aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen ya da çalışma SGK tarafından tespit edilemeyen sigortalı, çalışmasını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesinde açacağı dava ile ispatlayabilir. Mahkeme kararıyla tespit edilen aylık kazanç toplamları ve prim ödeme gün sayıları SGK kayıtlarında dikkate alınır. Beş yıllık süre, ücret veya kıdem tazminatı zamanaşımıyla aynı süre değildir; hizmet tespiti talebine özgü 5510 m.86/9 kuralıdır.

Güncellik: Rehber 10 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun m.4, m.7, m.86 ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5-6 esas alınarak hazırlanmıştır.

Hizmet tespit davası 5 yıllık süre 5510 madde 86

Hizmet Tespit Davası Nedir?

Hizmet tespit davası, fiilen sigortalı çalıştığı hâlde çalışması SGK’ya hiç bildirilmeyen veya eksik bildirilen kişinin, sigortalı hizmetinin mahkeme kararıyla tespit edilmesini sağlayan sosyal güvenlik davasıdır. Dava doğrudan ücretin ödenmesini değil, sosyal sigorta hizmetinin ve buna bağlı prim günlerinin kayda alınmasını hedefler.

5510 sayılı Kanun m.7 uyarınca 4/a sigortalısının sigortalılığı fiili çalışmayla başlar. İşverenin işe giriş bildirgesi vermemesi veya aylık prim bildiriminde işçiyi göstermemesi sigortalılığı ortadan kaldırmaz. Ancak Kurum kaydının düzeltilmesi için denetim, belge veya mahkeme tespiti gerekir. m.86/9 bu yargısal tespit yolunun temel hükmüdür.

Hizmet tespiti, emeklilik gün sayısı, sigortalılık süresi, yaşlılık aylığı, malullük, ölüm aylığı ve diğer sosyal güvenlik haklarının hesabında doğrudan önem taşır. Birkaç aylık eksik hizmet dahi emeklilik şartlarının tamamlanma tarihini değiştirebilir.

5510 Sayılı Kanun m.86/9’un Açık Hükmü

5510 m.86/9, işveren tarafından gerekli prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmeyen ya da çalışması Kurumca tespit edilemeyen sigortalının, çalıştığını iş mahkemesinde açacağı dava ile ispatlamasını düzenler. Kanun, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağını açıkça belirtir.

Dolayısıyla dava yalnız “bu işyerinde çalıştım” şeklindeki soyut bir tespit talebi değildir. Hangi tarih aralığında, hangi işveren yanında, hangi işyerinde ve hangi çalışma düzeninde hizmet verildiği somutlaştırılır. Talep edilen dönem gün, ay ve yıl olarak belirlenir.

İşveren tarafından bazı aylar doğru, bazı aylar eksik bildirilmişse yalnız eksik dönemler dava konusu yapılır. Tam bildirilen hizmetin yeniden tespitinde hukuki yarar bulunmaz; hedef SGK kaydındaki eksikliği gidermektir.

Hizmet Tespit Davasında Beş Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?

Kanunun ifadesi nettir: hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl. Süre fiili çalışmanın her gününden tek tek değil, hizmetin geçtiği yılın sonundan hesaplanır. Örneğin kanundaki yöntem bakımından 2021 yılı içindeki bildirilmeyen hizmet için hesap başlangıcı 2021 yılının sonudur; beş yıllık dönem buna göre belirlenir.

Birden fazla yıla yayılan bildirimsiz çalışma varsa her yıl bakımından m.86/9’daki hesap ayrı önem taşır. 2020, 2021 ve 2022 dönemlerinin tamamı için tek bir başlangıç tarihi kabul edilmez. Eski dönemler yönünden sürenin dolup dolmadığı yıl bazında kontrol edilir.

Bu beş yıllık kural, işçilik alacaklarındaki zamanaşımı süresine karıştırılmamalıdır. Ücret, fazla çalışma, kıdem veya ihbar tazminatı talebi farklı maddi hukuk hükümlerine tabidir. Aynı çalışma ilişkisi için hem hizmet tespiti hem para alacağı uyuşmazlığı bulunabilir; süreleri ayrı hesaplanır.

Süre hesabı yapılırken davanın mahkemeye verildiği tarih esas alınır. Dava hazırlığı, işverene ihtar gönderilmesi veya delil toplanması tek başına m.86/9’daki mahkemeye başvuru şartının yerini tutmaz.

Hizmet Tespit Davasını Kim Açabilir?

Fiilen çalıştığı hâlde sigortalı hizmeti Kuruma bildirilmemiş olan kişi davayı açar. Sigortalının ölümü hâlinde sosyal güvenlik hakları bakımından hukuki yararı bulunan hak sahiplerinin durumu ayrıca sosyal güvenlik mevzuatına göre değerlendirilir. Dava, işverenin kayıt yükümlülüğünü yerine getirmemesinden doğan Kurum kaydının düzeltilmesine yöneliktir.

Davacının 5510 m.4/1-a kapsamında hizmet akdiyle çalışmış olması temel koşuldur. Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma, şirket ortaklığı veya başka sigortalılık statüsü 4/a hizmet tespitinden farklı kurallara tabidir. Çalışmanın bağımlılık, ücret ve işveren organizasyonu unsurları incelenir.

Staj, çıraklık veya yalnız kısa vadeli sigorta kollarına tabi özel statüler de normal 4/a uzun vadeli sigortalılığıyla aynı sonuç doğurmaz. Dava açmadan önce çalışmanın hangi sigorta statüsüne tabi olduğu belirlenmelidir.

Hizmet Tespit Davasında İşveren ve SGK

Hizmet tespiti kararı SGK kayıtlarını doğrudan etkilediği için Kurum davanın zorunlu taraf yapısında önem taşır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, SGK’nın taraf olduğu sosyal güvenlik uyuşmazlıklarını iş mahkemesinin görev alanına alır. İşveren de bildirimin yapılmadığı çalışma ilişkisinin tarafıdır.

İşyeri devredilmiş, şirket kapanmış, unvan değişmiş veya alt işveren ilişkisi kurulmuşsa doğru işverenin tespiti dosyanın temelidir. Ticaret sicili, SGK işyeri sicil kaydı ve çalışma dönemindeki şirket bilgileri karşılaştırılır. Yanlış tüzel kişiye yöneltilen talep süreci gereksiz biçimde uzatır.

Asıl işveren-alt işveren yapısı bulunan işyerinde işçinin kimin bordrosunda olduğu, iş organizasyonunun nasıl kurulduğu ve 4857 m.2’deki ilişki ayrıca incelenir. Hizmet tespiti için gerçek çalışma ilişkisi belirlenir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5, SGK veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, kanundaki istisnalar dışında iş mahkemesini görevli kılar. Hizmet tespiti davası bu çerçevede iş mahkemesinde görülür.

Yetki bakımından 7036 m.6 hükümleri uygulanır. Davalının yerleşim yeri ve işin veya işlemin yapıldığı yer bağlantıları değerlendirilir. İşin fiilen yapıldığı işyeri adresi, hizmet tespiti uyuşmazlığında özellikle güçlü maddi bağlantıdır.

İş mahkemesi kurulmamış yerde dava, adli teşkilatın belirlediği asliye hukuk mahkemesinde iş mahkemesi sıfatıyla görülür. Mahkeme seçimi dava tarihindeki güncel yargı çevresine göre yapılmalıdır.

Bildirilmeyen Çalışma Nasıl İspatlanır?

Hizmet tespiti davası kamu düzeniyle bağlantılı sosyal güvenlik hakkını ilgilendirdiğinden çalışma olgusu güçlü ve birbiriyle uyumlu delillerle ortaya konulur. Ücretin banka üzerinden ödenmesi, işyeri giriş kartı, vardiya çizelgesi, personel e-postası, görev listesi, servis kaydı, yemek kartı, iş sağlığı ve güvenliği eğitim belgesi, işyeri hekimi kaydı ve tanık anlatımları çalışmayı gösterebilir.

Tanık seçimi bakımından aynı dönemde ve aynı işyerinde çalışmış kişilerin bilgisi önemlidir. Komşu işyeri çalışanları da fiili faaliyeti görmüşse delil değerine sahip olabilir. Ancak tek başına soyut tanık anlatımına dayanmak yerine objektif işyeri ve banka kayıtlarıyla dönem doğrulanmalıdır.

SGK denetim raporları, işyeri yoklama kayıtları, vergi ve belediye ruhsat kayıtları, şirket ticari defterleri ve mesleki faaliyet belgeleri işyerinin ilgili dönemde faal olup olmadığını gösterir. Mahkeme talep edilen her dönem için çalışma olgusunu ayrı değerlendirir.

Prime Esas Kazanç da Tespit Edilir mi?

5510 m.86/9 yalnız gün sayısından söz etmez; mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamlarının da dikkate alınacağını düzenler. Bu nedenle prime esas kazanç iddiası dosyada belirli ve ispatlanabilir biçimde kurulmalıdır. Sigortalının gerçek ücretinin bordroda düşük gösterilmesi ayrı bir eksik bildirim sorunudur.

Prime esas kazanç ispatında banka ödemeleri, ücret bordroları, yazılı iş sözleşmesi, emsal ücret araştırması, işçinin unvan ve kıdemi, toplu iş sözleşmesi ve işyeri kayıtları kullanılır. SGK açısından prime tabi olup olmadığı 5510 m.80 hükümleriyle belirlenir.

Hizmet gününün tespiti ile ücretin işverenden tahsili aynı talep değildir. Mahkemenin SGK kaydına esas prime kazancı belirlemesi, ödenmemiş ücretin işçiye otomatik olarak tahsil edildiği anlamına gelmez.

Hizmet Tespit Davası ile İşçilik Alacağı Davası Arasındaki Fark

Hizmet tespit davasının amacı sosyal güvenlik kaydını düzeltmektir. İşçilik alacağı davasının amacı ise işverenden para alacağının tahsilidir. Ücret, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, kıdem ve ihbar tazminatı talepleri işçilik alacağıdır. Sigortasız çalışma günlerinin SGK kaydına alınması ise hizmet tespitidir.

Aynı dönem her iki uyuşmazlığa konu olabilir. İşçi hem ücretini eksik almış hem de SGK’ya eksik bildirilmiş olabilir. Bu durumda her talebin görev, dava şartı arabuluculuk, süre ve ispat rejimi ayrı değerlendirilir. Hizmet tespiti talebini sıradan para alacağı gibi arabuluculukla sona erdirmek sosyal güvenlik kaydının kamu düzeni boyutunu gözden kaçırır.

7036 m.3’teki dava şartı arabuluculuk hükümleri ile sosyal güvenlik tespit uyuşmazlıkları aynı şekilde uygulanmaz; davanın niteliği önceden sınıflandırılmalıdır.

Hizmet Tespit Dosyası İçin Kontrol Listesi

  1. Fiili çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihlerini ay ay belirleyin.
  2. e-Devlet SGK hizmet dökümünü çıkarın.
  3. Hangi ayların hiç, hangi ayların eksik bildirildiğini karşılaştırın.
  4. Her çalışma yılı için m.86/9’daki beş yıllık süreyi ayrı hesaplayın.
  5. İşverenin o dönemdeki ticaret sicili ve SGK işyeri kayıtlarını doğrulayın.
  6. Banka ödemeleri, giriş kartları, vardiya ve İSG kayıtlarını koruyun.
  7. Aynı dönemde çalışan tanıkları belirleyin.
  8. Prime esas kazanç da eksikse ücret delillerini ayrıca hazırlayın.
  9. İşçilik alacağı taleplerinin zamanaşımını hizmet tespiti süresiyle karıştırmayın.
  10. Davanın iş mahkemesinde doğru işveren ve SGK taraf yapısıyla açıldığını kontrol edin.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

5510 m.86/9 Türkiye genelinde uygulanır. Mersin’de liman, lojistik, inşaat, tarım, sanayi veya hizmet sektöründe bildirimsiz çalışma tespitinde farklı bir beş yıllık süre yoktur. İşyerinin Mersin’de bulunması 7036 m.6 bakımından işin yapıldığı yer yetkisini gündeme getirir.

İlgili Rehberler

Sık Sorulan Sorular

1. Hizmet tespit davası kaç yıl içinde açılır?

5510 m.86/9’a göre hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurulur.

2. Beş yıl işten ayrılma tarihinden mi başlar?

Kanun başlangıcı hizmetlerin geçtiği yılın sonu olarak düzenler. Birden fazla yıl varsa her yıl ayrı hesaplanır.

3. Sigorta girişi hiç yapılmadıysa dava açılır mı?

Fiili çalışma ispatlanıyorsa m.86/9 kapsamındaki tespit yolu kullanılır.

4. Eksik gün için de hizmet tespiti istenir mi?

Evet. SGK’ya eksik bildirilen çalışma dönemleri de tespit talebine konu edilir.

5. Hizmet tespitinde ücret de belirlenir mi?

Kanun mahkeme kararındaki aylık kazanç toplamları ile prim gün sayılarının dikkate alınacağını düzenler.

6. İşçilik alacağıyla hizmet tespiti aynı dava mıdır?

Hayır. Biri SGK hizmet kaydını, diğeri işverenden para alacağını konu alır.

7. Hangi mahkeme görevlidir?

7036 sayılı Kanun m.5 uyarınca iş mahkemesi görevlidir.

8. Sadece tanıkla hizmet tespiti yapılır mı?

Çalışma tüm delillerle ispatlanır; işyeri ve banka kayıtlarıyla tanık anlatımlarının birlikte sunulması delil bütünlüğü sağlar.

9. İşveren şirket kapanmışsa hizmet kaybı kesinleşir mi?

Hayır. Dönemin işveren ve ticaret sicili kayıtları tespit edilerek dava taraf yapısı buna göre kurulur.

10. Mersin’de farklı süre uygulanır mı?

Hayır. 5510 m.86/9’daki beş yıllık kural Türkiye genelinde aynıdır.

Beş Yıllık Süreyi Yanlış Hesaplamamak İçin Dönem Tablosu Nasıl Hazırlanır?

Hizmet tespit davasında en kritik hazırlık, çalışma dönemini tek bir başlangıç ve bitiş tarihinden ibaret görmemektir. 5510 m.86/9 sürenin başlangıcını hizmetlerin geçtiği yılın sonuna bağladığı için, birden fazla takvim yılına yayılan bildirimsiz çalışmada her yıl ayrı satırda incelenmelidir. İşçi 2019 yılından 2023 yılına kadar aralıksız çalıştığını ileri sürüyorsa 2019 hizmetleri, 2020 hizmetleri, 2021 hizmetleri ve sonraki yıllar için beş yıllık hak düşürücü süre ayrı değerlendirilir. Bir yıl yönünden sürenin dolması, daha sonraki yılların da otomatik olarak kaybedildiği anlamına gelmez.

Pratik dosya tablosunda ilk sütuna ay ve yıl, ikinci sütuna fiili çalışma günleri, üçüncü sütuna SGK’ya bildirilen gün, dördüncü sütuna bildirilen prime esas kazanç, beşinci sütuna fiili ücret ve altıncı sütuna mevcut deliller yazılmalıdır. Böyle bir tablo, “beş yıl sigortasız çalıştım” biçimindeki soyut anlatımı denetlenebilir bir talebe dönüştürür. Mahkemenin hangi ayların eksik olduğunu ve hangi delilin hangi dönemi doğruladığını görmesi kolaylaşır.

İşyeri kayıtlarının hiç bulunmadığı eski dönemlerde yalnız tanık anlatımına yüklenmek yerine objektif dış kayıtlar araştırılmalıdır. Banka hesap hareketleri, PTT ödemeleri, servis veya yemek kartı kayıtları, işyerine gönderilen kargo ve teslim belgeleri, mesleki yetki belgeleri, müşterilerle kurumsal yazışmalar, iş sağlığı eğitim belgeleri, hastane iş kazası kayıtları ve belediye/ruhsat verileri çalışmanın zaman aralığını gösterebilir. Tanıkların da mümkünse aynı dönemde aynı işyerinde çalışmış kişilerden seçilmesi ispat gücünü artırır.

İşveren kayıtlarında bir ay 30 gün, sonraki ay hiç bildirim, daha sonraki ay 15 gün görünüyorsa talep her ay bakımından ayrı kurulmalıdır. Mahkeme, fiili çalışmanın sürekli olduğunu ispatlayan delilleri değerlendirirken işyerinin çalışma düzenini, haftalık tatili, mevsimsel faaliyeti ve işçinin görevini dikkate alır. İşyerinin yılın belirli aylarında kapalı olduğu resmi kayıtla anlaşılıyorsa tüm yıla yayılan kesintisiz çalışma iddiası bu kayıtla uyumlu olmalıdır.

SGK Denetimi Yapılmışsa Dava Gereksiz Hale Gelir mi?

5510 m.86/9’un metni, işveren tarafından bildirilmeyen veya Kurumca tespit edilemeyen çalışmaları dava konusu yapar. SGK denetimi sonucunda çalışma tüm dönem ve kazançlarıyla Kurum kayıtlarına alınmışsa aynı hizmet için yeniden tespit davasında hukuki yarar kalmaz. Buna karşılık Kurum incelemesi yalnız bazı ayları kabul etmiş, başka ayları reddetmiş veya prime esas kazancı eksik bırakmışsa uyuşmazlık kalan dönem yönünden devam eder.

Bu nedenle dava açmadan önce güncel SGK hizmet dökümü ve Kurum yazıları mutlaka alınmalıdır. Önceden yapılmış şikâyet, müfettiş incelemesi veya denetmen raporu varsa bunların sonucu görülmeden talep dönemi belirlemek, zaten kayda geçmiş ayları tekrar dava konusu yapmaya veya gerçekten eksik kalan dönemi atlamaya yol açabilir. Hizmet tespitinin amacı kayıt düzeltmek olduğu için talep, dava tarihindeki gerçek SGK kaydına göre hazırlanmalıdır.

Hizmet Tespiti Davasında Talep Sonucunun Açık Yazılması

Dava dilekçesinin sonuç bölümünde yalnız “sigortasız çalıştığımın tespitine” denilmesi yerine hangi tarih aralığındaki kaç günlük hizmetin ve hangi prime esas kazancın tespitinin istendiği mümkün olduğunca açık gösterilmelidir. Talep dönemi SGK hizmet dökümündeki mevcut kayıtlarla karşılaştırılmalı, Kurumca zaten kabul edilmiş günler yeniden istenmemelidir. Böylece mahkemenin vereceği hüküm SGK tarafından infaz edilebilir, ay ve gün bakımından tereddüt yaratmayan bir yapıya kavuşur.

Çalışma süresi yargılama sırasında delillerle başlangıçta düşünülen tarihten farklı ortaya çıkarsa usul hükümleri çerçevesinde talebin kapsamı ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle beş yıllık süre dolmadan doğru dönem tespiti yapılması, yalnız dava açmak kadar önemlidir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Rehber doğrudan 5510 m.86/9’un güncel metni üzerine kurulmuştur. Beş yıllık sürenin başlangıcı kanunun “hizmetlerin geçtiği yılın sonu” ifadesine göre açıklanmış; işçilik alacağı zamanaşımıyla karıştırılmamıştır.

Yazar

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu, Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp