B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Sözlü Vasiyetin Tutanağa Geçirilmesi Dilekçesi | Word

Sözlü vasiyetin tutanağa geçirilmesi dilekçesi, mirasbırakan tarafından görevlendirilen iki tanığın, kendilerine anlatılmış son arzuları mahkemede belgeletmek için birlikte yaptıkları başvurudur. Doğrudan dayanak Türk Medeni Kanunu m.540/2 hükmüdür. Tanıklar önceden vasiyet belgesi hazırlamak yerine vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurabilir; mirasbırakanın son arzuları, ehliyetine ilişkin gözlemleri ve olağanüstü durum içindeki açıklaması tutanağa geçirilir. Dilekçenin imzalanması bu mahkeme tutanağının yerini tutmaz. Başvuru, ölümden sonra mevcut vasiyetnamenin açılması işlemiyle karıştırılmamalıdır.

Bu metin, gerçekten sözlü vasiyet açıklamasını dinlemiş ve belgeleme görevi verilmiş tanıklar içindir. Aileden sonradan duyulan anlatım, mirasçılar arasında yapılan paylaşım anlaşması veya sıradan bir temenni aynı usule dönüştürülemez. İki tanığın görevleri ve açıklamanın yapıldığı şartlar somut olarak gösterilir. Mahkemeden istenen, tanıkların doğrudan beyanlarının kanuni usulle kayda alınmasıdır; taşınmazın bir kişiye devri veya vasiyetin bütün uyuşmazlıklara karşı kesin geçerli sayılması bu başvurunun sonucu olarak vaat edilmez.

Sözlü vasiyet için iki tanığın doğrudan mahkemeye başvurusu ve tutanak
TMK 540/2: iki tanığın gecikmeden başvurusu ve hâkim önünde belgeleme.

Sözlü vasiyetin tutanağa geçirilmesi dilekçesini Word olarak indir. Dosya, tanıkların ortak başvurusunu ve gerçek olay sırasını kaydetmeye yarayan çizelgeyi içerir. Son arzular alanına yalnız doğrudan dinlenen açıklama yazılır; metin mirasbırakan adına yeni bir vasiyetname hazırlamaz.

Sözlü vasiyet için hangi koşullar birlikte aranır?

TMK m.539, yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık ve savaş gibi olağanüstü durumları sayar. Hükmün belirleyici koşulu, bu durum yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapılamamasıdır. Hastanede bulunmak ya da noterliğe gitmenin zahmetli olması, diğer şekillerin kullanılamadığını tek başına göstermez. Başvuruda olağanüstü durumun adıyla yetinilmez; bu durumun açıklamanın yapıldığı anda diğer vasiyet şekillerini nasıl engellediği anlatılır. Belgeleme, sonradan ortaya çıkan gerekçeyle önceki sıradan konuşmayı değiştirme yöntemi değildir.

Mirasbırakan, son arzularını iki tanığa anlatmalı ve bu beyanına uygun vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini onlara yüklemelidir. Tanıkların bir kişinin malvarlığı hakkında konuştuğunu duyması ile vasiyet belgeleme görevi alması ayrılır. Dilekçede her tanığın aynı açıklamayı doğrudan dinlediği yer ve zaman belirlenir. Bir tanığın duyduğu sözleri diğerine sonradan aktarması, ikinci kişinin mirasbırakanın açıklamasına tanıklık etmesini sağlamaz. Başvuru bu eksikliği iki imza ekleyerek giderilmiş göstermez.

Doğrudan mahkeme tutanağı ile önceden yazılan belge

M.540’ın ilk fıkrası ayrı bir yol düzenler: görevlendirilen tanıklardan biri açıklanan son arzuları yer, yıl, ay ve günü belirterek hemen yazar, imzalar ve diğer tanığa imzalatır. Ardından iki tanık belgeyi birlikte vakit geçirmeksizin sulh veya asliye mahkemesine verir; ehliyet ve olağanüstü açıklama hakkında hâkime beyanda bulunur. Bu yolda belgeyi bir tanığın yazmış olması, ikinci tanığın imzasını ve ortak mahkeme başvurusunu gereksiz kılmaz. Hazırlanan belgenin gerçek tarihi korunur.

İkinci fıkra ise önceden böyle bir belge düzenlemeden mahkemede tutanak oluşturulmasına yöneliktir. Buradaki Word örneği bu ikinci yöntemin başvuru dilekçesidir. Dilekçe, tanıkların kimliğini ve istenen kayıt işlemini açıklar; son arzuların hâkim huzurunda aktarılmasını sağlar. İki yöntemin yapılmış işlemleri birbirine karıştırılmaz. Önceden imzalı belgesi bulunan dosyada belge yokmuş gibi başvuru hazırlanmaz; o gerçek belge kendi usulüyle sunulur. Mahkemeye gitmeyi ertelemek için daha uzun bir özel metin hazırlama zorunluluğu çıkarılmaz.

Başvuru hangi mahkemeye yöneltilir?

TMK m.540/1 açıkça bir sulh veya asliye mahkemesini gösterir. İkinci fıkradaki doğrudan başvuru da aynı belgeleme düzeni içinde okunur. Bu nedenle başlık, gerçek başvurunun yapıldığı sulh hukuk veya asliye hukuk mahkemesini göstermelidir. Ölüm sonrası açılma için kullanılan yalnız son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesi kalıbı, bu acil belgeleme başvurusuna otomatik aktarılmaz. Tanıklar, başvurunun m.540 kapsamında son arzuların belgelenmesi olduğunu açıkça belirtir; başka bir miras davasının açıldığı izlenimini oluşturmaz.

Başvuranlar iki tanıktır. Mirastan yararlanacak kişinin hazırladığı yazı, tanıkların hâkime yapacakları doğrudan açıklamanın yerine geçmez. Avukatın işlem hazırlığına yardım etmesi de iki tanığın kanuni belgeleme görevini ortadan kaldırmaz. Dilekçenin bir aracı tarafından teslim edilmesi ile iki tanığın mahkemeye başvurup beyanda bulunması aynı işlem değildir. Başvuru örneği, yalnız elektronik dosya gönderilerek bütün şekil koşullarının yerine geleceğini söylemez. Gerçek mahkeme işlem kaydı ile tanık beyanının alınması birlikte izlenir.

Tanık yasakları ve kazandırma yasağı

M.539/3, resmî vasiyetnamenin tanıklarına ilişkin yasakları, okuryazar olma koşulu dışındaki yönleriyle sözlü vasiyete de uygular. M.536’daki fiil ehliyeti bulunmaması, ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılık ve belirtilen yakınlık ilişkileri kontrol edilir. Mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri tanık olarak seçilemez. Başvuruya yalnız iki ad yazılması, kişiler kanuni yasak kapsamındaysa bu sorunu çözmez. Yakınlık bilgisi gizlenerek uygun tanık beyanı oluşturulmaz.

M.536/2’nin düzenlemeye katılan kişiler ve hükümde sayılan yakınları lehine aynı vasiyetle kazandırma yasağı da ayrı incelenir. Tanığın kimliği ile son arzuların yararlanıcısı arasında bağlantı varsa bu ilişki açık bırakılır. Tanık olabilme koşulları ile tanık veya yakınına kazandırma kısıtlaması aynı değerlendirme değildir. Okuryazarlık istisnası diğer yasakları kaldırmaz. Doğrudan mahkeme yöntemi bakımından tanığın okuyup yazamaması tek başına m.539 kapsamındaki tanıklığı engellemez; beyanın resmî kayda alınması ve imza işlemi kendi usulünde tamamlanır.

Ehliyete ilişkin beyan nasıl somutlaştırılır?

TMK m.502 vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücü ve on beş yaşın doldurulmasını arar. Tanıklar m.540 uyarınca mirasbırakanı vasiyet yapmaya ehil gördüklerini hâkime açıklar. Bu açıklama, bir tıbbi tanı uydurulması veya tanıkların hekim gibi rapor düzenlemesi anlamına gelmez. Kişinin kimle konuştuğunu bilmesi, açıklamanın içeriğini ifade etmesi ve belgeleme görevinin verilmesi hakkındaki doğrudan gözlemler gerçek anlatımla sunulur. Bilinmeyen sağlık durumu kesin tıbbi sonuç olarak dilekçeye eklenmez.

Mevcut sağlık kayıtları açıklamanın tarih ve şartlarını değerlendirmeye yardımcı olur; kanundaki iki tanık ve belgeleme usulünü ortadan kaldırmaz. Dosyaya sunulan kayıtların hangi zamana ait olduğu önemlidir. Farklı tarihte düzenlenen belge, açıklama anındaki durumu gösterdiği varsayımıyla kullanılmaz. Tanık kendi gördüğü bilgiyle bir sağlık çalışanından öğrendiği bilgiyi ayrı anlatır. Mirasbırakanın ağır durumda olması da ayırt etme gücünün bulunmadığının otomatik sonucu değildir. Somut kayıt ve gözlem değerlendirilmeden ehliyet hakkında kesin kabul veya kesin ret üretilmez.

Son arzuların içeriği tanık tarafından değiştirilmez

Mahkemeye aktarılacak sözlerin kaynağı mirasbırakandır. Tanıklar, aile içinde adil buldukları dağılımı onun söylediği tasarrufun yerine koyamaz. Açıklamada geçen kişi, mal, pay, koşul ve görevler gerçekten duyulan içerikle gösterilir. Mirasbırakan bir kişinin adını kullanmışsa tanık o adı korur; sonradan bulunan farklı bir kişinin kimlik numarasını kesin eşleşme gibi yazmaz. Malın tapu bilgileri ayrıca belgelenebilir, fakat konuşmada bulunmayan bir mal son arzulara eklenmez.

Tanıkların anlatımları arasında fark varsa bu fark saklanarak ortak bir kurgu oluşturulmaz. Bir tanığın kesin duymadığı kelime, diğerinin aktardığı bilgiden ayrı gösterilir. Dilekçe hazırlayan kişinin metni daha teknik hâle getirmesi, açıklanan hukuki sonucu değiştirmemelidir. Örneğin bir malın bırakılmasıyla mirasın tamamında pay verilmesi aynı tasarruf değildir; kayıt, duyulan iradenin kapsamını korur. Belirsizliği gidermek için yeni talimat üretilmez. Mahkeme tutanağında her tanığın doğrudan beyanının kaynağı anlaşılmalıdır.

Vakit geçirmeksizin başvuru ve tarih çizelgesi

M.540, ilk yöntemde hemen yazmayı ve iki yöntemde vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurmayı düzenler. Tanıklara yedi, on beş veya otuz günlük serbest bekleme süresi vermez. Ölümü beklemek de kanuni belgeleme şartı olarak yazılamaz. Başvuruda açıklama zamanı, belgeleme görevinin verildiği an ve mahkemeye başvuru zamanı gerçek kayıtlarıyla ayrı gösterilir. Saat bilgisi gerçekten biliniyorsa yazılır; kanunda yer almayan zorunlu bir dakika hassasiyeti icat edilmez.

Ulaşımdaki veya sağlık koşullarındaki fiilî engellerin kayıtları zaman sırasıyla sunulur. Başvurunun alınma tarihiyle sözlü açıklamanın tarihi birbirine eşitlenmez. Önceki gecikmeyi görünmez kılmak için dilekçeye geriye dönük tarih atılmaz. Sonradan öğrenilen bir belgenin alınma tarihi de olay tarihi diye gösterilmez. İki tanık, mahkemedeki açıklamalarından sonra tutanak ve başvuru kaydını saklar. Bu kayıt, kimin hangi işlemde bulunduğunu gösterir; daha sonraki tüm miras ihtilaflarının kendiliğinden çözüldüğü şeklinde raporlanmaz.

İki tanığın ortak başvuru dilekçesi

Aşağıdaki örnek doğrudan tutanak yöntemini esas alır. Her alan gerçek olaya göre tamamlanır. Belgeleme görevi verilmediği, ikinci tanığın bulunmadığı veya kanuni tanık yasağı bulunduğu dosyada örneğe uygun cümleler yazmak eksik şartları gerçekleştirmez.

[BAŞVURULAN SULH HUKUK / ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ] SAYIN HÂKİMLİĞİNE

Birinci tanık: [Ad soyad kimlik bilgisi adres iletişim]
İkinci tanık: [Ad soyad kimlik bilgisi adres iletişim]
Son arzularını açıklayan kişi: [Gerçek ad soyad ve bilinen kimlik bilgisi]
Açıklamanın yeri ve zamanı: [Yer yıl ay gün ve gerçekten biliniyorsa saat]
Konu: TMK m.540/2 uyarınca doğrudan beyanlarımız alınarak sözlü vasiyetin ve kanuni şartlara ilişkin açıklamalarımızın tutanağa geçirilmesi talebidir.

1. [Ad soyad], yukarıda belirtilen yerde ve zamanda son arzularını ikimize doğrudan anlatmış ve bu beyanına uygun vasiyetname yazılması veya yazdırılması görevini bizlere vermiştir. Görevlendirmeye ilişkin doğrudan duyduğumuz açıklama [ ]’dır.

2. Açıklama anındaki olağanüstü durum [gerçek olay ve dayanak kayıt] olup bu durumun resmî veya el yazılı vasiyetname yapılmasını engelleyen somut yönü [ ]’dır. Kişinin açıklama anındaki ehliyetine ilişkin doğrudan gözlemlerimiz [her tanığın gerçek gözlemi] şeklindedir; kendisini vasiyet yapmaya ehil gördüğümüzü hâkime açıklamaya hazırız.

3. TMK m.536 ve m.539/3 kapsamındaki tanıklık durumumuz ve açıklanan kazandırmalarla bağlantımız [gerçek ilişki bilgileri] olarak sunulmuştur. Doğrudan dinlediğimiz son arzular [duyulan açıklama, kişi, mal, kapsam ve varsa koşullar; tanıkların ayrı beyanı gerektiren farkları] şeklindedir.

4. Önceden m.540/1 usulünde bir vasiyet belgesi düzenlemek yerine, m.540/2 kapsamındaki doğrudan mahkeme yöntemine başvuruyoruz. Açıklama ile başvurumuz arasındaki gerçek işlem sırası [ ] olup mevcut kayıtlar ektedir. Başvurumuz sözlü vasiyetin mahkeme tutanağıyla belgelenmesine yöneliktir.

Sonuç ve istem: TMK m.502, m.536, m.539 ve m.540/2 gereğince, iki tanık olarak doğrudan beyanlarımızın alınmasını; mirasbırakanın son arzuları, onu vasiyet yapmaya ehil gördüğümüze ilişkin açıklamalarımız ve son arzuların olağanüstü durum içinde anlatılması hususlarının tutanağa geçirilmesini talep ederiz.

Sunulan belgeler: [Gerçek kimlik ve olay kayıtları; mevcut sağlık veya ulaşım belgesi; olay sırası çizelgesi]
Gerçek başvuru tarihi: [ ]
Birinci tanık ad soyad ve imza: [ ]
İkinci tanık ad soyad ve imza: [ ]

Tutanağın içeriği ve sonraki kayıt kontrolü

Tanıkların mahkemeye başvurduğunu gösteren kayıt, hangi son arzunun belgelendiğini tek başına açıklamaz. İşlem sırasında oluşturulan tutanağın kişi bilgileri, açıklamanın yeri ve zamanı, görevlendirme, olağanüstü durum ve ehliyet beyanı bakımından kendi anlatımlarıyla uyumu kontrol edilir. Birinci tanığın gözlemi ikinci tanığın görmüş olduğu olay gibi yazılmamalıdır. Açıklamada geçen yararlanıcıyla bir tanığın adının aynı olması durumunda kişiler kimlik bilgileri üzerinden ayrılır; son arzuların muhatabı ile belgelemeyi yapan kişinin sıfatı birbirine karıştırılmaz. Eksik veya yanlış aktarıldığı görülen bir husus varsa gerçek anlatım mahkemeye açıkça bildirilir. Kayıt örneği, başvuru belgeleriyle birlikte saklanır.

Başvuranların elindeki çalışma çizelgesi resmî tutanak diye adlandırılmaz. Çizelge olay sırasını hazırlamaya yardım eder; hâkim önünde alınan beyanın içeriğini değiştirme yetkisi vermez. Sonradan tutanak örneğine el yazısıyla yeni bir tasarruf eklenmesi, kişinin önceki açıklamasına dâhil olmayan bir malın bırakıldığını kanıtlamaz. Dosyada aynı açıklamaya ait farklı kayıtlar varsa düzenleyeni ve gerçek tarihleri ayrı belirtilir. Böylece olaydan sonra hazırlanmış not, açıklama anında tutulmuş kayıt veya mahkeme belgesi gibi sunulmaz. Kontrolün amacı tanıklığın kaynağını görünür kılmak ve gerçek işlemi izlemektir.

Özel durumlarda hâkim yerine geçen kişiler

TMK m.540/3 üç özel durumdaki makamı belirler. Askerlik hizmetinde bulunan kişinin sözlü vasiyetinde teğmen veya daha yüksek rütbeli subay; ülke sınırları dışında seyreden ulaşım aracında aracın sorumlu yöneticisi; sağlık kurumunda tedavi gören kişi bakımından sağlık kurumunun en yetkili yöneticisi hâkim yerine geçer. Bu düzenleme, herhangi bir hekimi, herhangi bir çalışanı veya ülke içinde seyreden her aracın görevlisini yetkili makam olarak kabul etmez. Gerçek durum ile kişinin kanuni sıfatı birlikte doğrulanır.

Özel makamla yapılmış işlem varsa onun gerçek kaydı korunur. Daha önce böyle bir belge düzenlendiği bilgisi gizlenerek mahkemede hiç işlem yapılmamış gibi anlatım kurulmaz. Bu yazıdaki Word başlığı mahkeme başvurusuna göre hazırlanmıştır; özel makama yöneltilecek belge gerçek sıfat ve usul üzerinden ayrıca düzenlenir. Kanuni makamın bulunması da m.539’daki olağanüstü engel ve iki tanık şartlarını kaldırmaz. Sağlık kurumu yöneticisine başvurulması, bütün tedavi gören kişilerin sözlü vasiyet kullanabileceği anlamına gelmez.

Bir ayın başlangıcı ve sonradan yapılan işlemler

TMK m.541’deki bir ay, mirasbırakanın sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağının doğmasından başlar. Sözlü açıklama, dilekçe teslimi veya ölüm tarihi otomatik başlangıç değildir. Diğer şekle dönme olanağının gerçekten hangi tarihte doğduğu mevcut durum ve kayıtlarla belirlenir. Mahkemede tutanak oluşturulmuş olması bu hükümden düşme kuralını ortadan kaldırmaz. Tanıklara başvuru için bir ay bekleme hakkı verildiği sonucu da çıkarılamaz; belgeleme m.540’taki gecikmeme şartına tabidir.

Ölümden sonraki açılma, ilgililere bildirim ve vasiyetin yerine getirilmesi kendi hükümleriyle yürütülür. Burada alınan tutanak, o dosyalarda kullanılan belgeleme kaydıdır. İptal veya saklı pay uyuşmazlıkları, tanıkların ilk başvurusunda bütün yönleriyle kesinleştirilmiş sayılmaz. Bir malı fiilen teslim etmek veya tapu işlemi yapmak isteyen kişi, yalnız bu Word örneğine dayanarak sonucun oluştuğunu kabul etmemelidir. İlk belgeleme işlemi, gerçek vasiyet içeriği ve daha sonraki dosya işlemleri birbirine bağlanarak takip edilir.

İlgili yazılar ve resmî dayanak

Genel şartlar için sözlü vasiyetin geçerlilik rehberi, ölüm sonrası farklı işlem için vasiyetnamenin açılması ve okunması dilekçesi, olağan resmî yöntem için noterde resmî vasiyetname düzenleme rehberi incelenebilir. Doğrudan belgeleme ile mevcut vasiyetnamenin açılması farklı başvuru amaçlarıdır.

Kanuni hükümler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Türk Medeni Kanunu metninden 9 Ekim 2026 tarihinde okunmuştur. Güncel kurumsal erişim için Adalet Bakanlığı mevzuat kaydı bulunur. Başvurunun dayanakları m.502, m.536 ve m.539–541’dir. Dilekçeye doğrulanmamış mahkeme kararı veya dosya numarası eklenmez.

Sık sorulan sorular

Tanıklar ölüm gerçekleşmeden başvurabilir mi?

M.540 belgeleme için ölümü bekleme şartı koymaz; vakit geçirmeksizin başvuru arar.

Word dosyasını imzalamak tutanak yerine geçer mi?

Dosya başvuru örneğidir. M.540/2 kapsamında doğrudan beyanların mahkemede tutanağa geçirilmesi gerekir.

Yalnız mirasçıların isteğiyle bu usul başlatılır mı?

Kanuni belgeleme görevi, son arzularını açıklayan kişinin iki tanığa verdiği görevdir. Sonradan mirasçı talimatıyla oluşturulmaz.

Başvuruda tek tanığın bulunması yeterli mi?

İki tanığın görevlendirilmesi ve kanuni belgeleme usulü korunur. Diğerinin sonradan duyuma dayalı imzası aynı şartı sağlamaz.

İlk başvuru yalnız sulh hukuk mahkemesine mi yapılır?

M.540 belgelemede sulh veya asliye mahkemesini gösterir. Ölüm sonrası açılma dosyasının usulü ayrıdır.

Okuryazar olmayan tanık doğrudan başvurabilir mi?

M.539/3 okuryazarlık koşulunu sözlü vasiyet tanıklarından ayırır. Diğer yasaklar ve resmî kayıt usulü uygulanır.

Hastane raporu iki tanık yerine kullanılabilir mi?

Sağlık kaydı gerçek durumu destekler; iki tanık ve m.540’taki belgeleme işleminin yerine geçmez.

Sağlık kurumundaki her doktor hâkim yerine geçer mi?

M.540/3 sağlık kurumunun en yetkili yöneticisini belirtir. Her sağlık çalışanı bu sıfatı taşımaz.

Bir ay mahkemeye başvuru süresi midir?

Hayır. M.541’deki bir ay, diğer vasiyet şekillerini yapma olanağının doğmasından sonra sözlü vasiyetin hükümden düşmesiyle ilgilidir.

Tutanak alınması vasiyetin tam tahsilini sağlar mı?

Belgeleme ile vasiyetin yerine getirilmesi ayrıdır. Tutanak bütün miras uyuşmazlıklarını ve mal devrini kendiliğinden sonuçlandırmaz.

Yazar ve hukuki kapsam

Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu sicil no: 3472. Başvuru örneği iki tanığın gerçek gözlemleri, görevlendirme ve olağanüstü engel kayıtları üzerinden tamamlanır. Mersin merkezli büro Türkiye genelindeki miras dosyalarını ilgili görev ve yetki kuralları kapsamında değerlendirir.

İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Telefon: +90 552 224 43 66 · WhatsApp.


İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bu dilekçe örneği adına yayımlanan bilgilendirme içeriğidir. Örnek metin gerçek dosyanın olayları, delilleri ve güncel mevzuatı değerlendirilerek uyarlanmalıdır.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

Büro avukatı: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp