Tanığın Kendi Notlarına Bakmasına İzin Verilmesi Dilekçesi | HMK 261/2
Tanığın kendi notlarına bakmasına izin verilmesi dilekçesi, HMK m. 261/2’deki sözlü anlatım kuralı ile sınırlı not kullanma istisnasını birlikte uygular. Aşağıdaki örnek, on iki hazır beton tesliminin kesin tarih ve miktarlarını olay zamanında tutulmuş şantiye günlüğünden kontrol etmek isteyen tanık için hazırlanmıştır.

- Kısa cevap: Tanık kendi notlarına hangi şartla bakabilir?
- Örnek olay: On iki beton tesliminin tarih ve miktarları
- HMK 261/2 hükmünün emredici sırası
- Talebin sınırı neden açık yazılmalıdır?
- Hafıza tazeleme ile yazılı tanıklık arasındaki fark
- Notların kaynağı ve bütünlüğü nasıl gösterilir?
- Mahkemeden istenecek inceleme protokolü
- Hâkim neden yeniden dinleme günü belirleyebilir?
- Tarafların soru hakkı nasıl korunur?
- İzin ve cevaplar tutanağa nasıl geçirilmelidir?
- Not defterinin delil değeri ne olur?
- Karşı taraf hangi itirazları ileri sürebilir?
- Talep ne zaman sunulmalıdır?
- Talep reddedilirse ne yapılmalıdır?
- Dilekçede yapılmaması gereken hatalar
- İlgili tanık dilekçelerinden farkı
- Word dilekçe nasıl kişiselleştirilir?
- Resmî mevzuat kaynakları
- Word dilekçe indir
- Sık sorulan sorular
Kısa cevap: Tanık kendi notlarına hangi şartla bakabilir?
HMK m. 261/2 uyarınca tanık bildiğini sözlü olarak açıklar, sözü kesilmeden dinlenir ve kural olarak yazılı not kullanamaz. Aynı fıkra, tarihleri ve rakamları tespit etmek ya da bazı hususları açıklamak veya hatırlamak için yazılarına bakmak zorunda olduğunu hâkime söyleyen tanık bakımından iki açık seçenek verir: hâkim tanığın yazılarına derhâl bakmasına izin verir veya belirleyeceği duruşmada yeniden dinlenmesine karar verir. İzin, kendiliğinden doğan bir hak değildir; kapsamı hâkim belirler.
Talep, tanığın önceden hazırlanmış bir metni okuyarak ifade vermesine yönelmemelidir. Hangi tarih veya rakamın hatırlanamadığı, bakılacak belgenin kim tarafından ve ne zaman oluşturulduğu, belgenin olay zamanındaki kayda dayanıp dayanmadığı ve notlara yalnız hangi sorular bakımından başvurulacağı belirtilmelidir. Böylece tanığın kişisel görgüsü ile belgedeki kayıt birbirine karıştırılmaz.
Örnek olay: On iki beton tesliminin tarih ve miktarları
Mersin 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/742 E. sayılı eser sözleşmesi davasında davacı yüklenici, 3 Nisan ile 28 Mayıs 2025 arasında şantiyeye on iki parti hazır beton teslim edildiğini ve toplam miktarın 426 metreküp olduğunu ileri sürmektedir. Davalı iş sahibi ise üç sevk fişindeki miktarların sonradan değiştirildiğini, kabul edilen toplamın 354 metreküp olduğunu savunmaktadır. Uyuşmazlık özellikle 17 Nisan, 6 Mayıs ve 20 Mayıs 2025 tarihli teslimlerin saati, beton sınıfı ve metreküp miktarı üzerinde toplanmıştır.
Davacı tanığı Selim Kaya, teslim günlerinde sahada görev yapan şantiye şefidir. Tanık pompanın sahaya girişini, döküm yapılan bölümü ve teslim sırasında bulunan kişileri kişisel gözlemiyle anlatmaktadır. Ancak bir yılı aşan süre içinde gerçekleşen on iki teslimin her birinin kesin saatini ve miktarını ezberden ayırt edemediğini; her teslim günü kendi el yazısıyla tuttuğu, sayfaları tarih sırasına göre numaralanmış şantiye günlüğüne bakması gerektiğini mahkemeye bildirmiştir.
Şantiye günlüğü dava için sonradan hazırlanan bir tanık metni değildir. Defterin ilk sayfası 2 Ocak 2025, son sayfası 30 Haziran 2025 tarihlidir; beton teslimlerinin yanı sıra hava durumu, çalışan sayısı, kullanılan makine ve günlük imalat bölümlerini de içerir. Talep, tanığın bütün defteri okuyarak anlatım yapması değil; önce sözlü ve kesintisiz beyan vermesi, ardından hâkimin uygun gördüğü üç teslimin tarih ve miktarını kontrol etmek için ilgili sayfalara sınırlı olarak bakmasıdır.
HMK 261/2 hükmünün emredici sırası
Kanun önce sözlü anlatımı, sonra gerekli görülen sınırlı not kullanımını düzenler. Tanık, bildiğini sözlü açıklar ve bu sırada yazılı not kullanamaz. Not ihtiyacı doğarsa tanık bunu hâkime söyler. Hâkim, beyanın niteliğini ve not ihtiyacını değerlendirerek derhâl bakmaya izin verir veya tanığı belirleyeceği başka bir duruşmada yeniden dinler. Taraf vekili tanığa kendi kararıyla not veremez; tanık da hâkim izni olmadan metin okuyamaz.
Fıkradaki “tarihleri ve rakamları tespit etmek”, teslim günü, saat, miktar, plaka, fatura veya ölçüm değeri gibi somut verileri kapsar. “Bazı hususları açıklamak veya hatırlayabilmek” ibaresi de sınırsız değildir. Not, tanığın kişisel bilgisi bulunmayan olayı öğrenmesinin aracı hâline getirilemez. Tanık, belgenin yazarı değilse veya kayıt olay zamanında tutulmadıysa bu durum izin değerlendirmesinde açıkça belirtilir.
Talebin sınırı neden açık yazılmalıdır?
Dilekçede “tanığın notlarına bakmasına izin verilsin” cümlesi tek başına yeterli değildir. Mahkeme hangi belgenin inceleneceğini, notların anlatımın hangi bölümünde kullanılacağını ve belgenin tanıkla bağını bilmelidir. Örnekte talep, şantiye günlüğünün 17 Nisan, 6 Mayıs ve 20 Mayıs 2025 tarihli sayfalarında yer alan teslim saati, beton sınıfı ve metreküp miktarıyla sınırlandırılmıştır.
Bu sınır, karşı tarafın denetimini de mümkün kılar. Karşı taraf belgenin tamamını görmeden yalnız seçilmiş satırların okunmasına itiraz edebilir; sayfa sürekliliğini, sonradan ekleme izlerini ve tanığın kendi yazısını sorgulayabilir. Mahkeme, defterin aslını inceleyip ilgili sayfaları tutanak eki yapabilir. Not kullanımının kapsamı ve izin kararı duruşma tutanağında açıkça gösterilmelidir.
Hafıza tazeleme ile yazılı tanıklık arasındaki fark
HMK m. 261/2, yazılı tanık ifadesi sunma yöntemi değildir. Tanık önce mahkeme huzurunda sözlü anlatım yapar. Notlar yalnız belirli tarih, sayı veya ayrıntının hatırlanmasına yardımcı olur. Tanığın avukat tarafından hazırlanmış olay özetini baştan sona okuması, sorulara metinden hazır cevap vermesi veya kişisel görgüsü bulunmayan bilgiyi defterden aktarması bu hükmün amacına uymaz.
HMK m. 246’daki soru kâğıdı ise ayrı bir usuldür. Hâkim gerekli gördüğünde sözlü dinleme yerine tanığa cevaplarını yazılı bildirmesi için soru kâğıdı gönderebilir ve yazılı cevapları yetersiz bulursa tanığı çağırabilir. HMK m. 261/2’de tanık duruşmada sözlü dinlenmektedir; yalnız sınırlı hafıza desteği için kendi yazılarına bakar. İki yöntem aynı dilekçede birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Notların kaynağı ve bütünlüğü nasıl gösterilir?
Talep sahibi, belgenin adı, fiziksel biçimi, sayfa sayısı, tarih aralığı, kimin elinde bulunduğu ve kimin tarafından tutulduğunu açıklar. Şantiye günlüğünün aslı sunulur; fotokopiyle yetinilecekse aslın nerede olduğu belirtilir. Numaralı sayfalar, ardışık tarihler, aynı kalem ve el yazısı, olağan iş akışındaki diğer kayıtlar ile düzeltme biçimleri mahkemenin incelemesine elverişli hâle getirilir.
Belgedeki her bilgi doğru kabul edilmez. Günlükteki miktar sevk fişi, e-fatura, pompa çalışma kaydı veya laboratuvar numunesiyle çelişiyorsa tanığa bu fark ayrı ayrı sorulur. Notların olay zamanında tutulmuş olması güvenilirlik değerlendirmesinde önem taşır; buna rağmen mahkeme, içeriği bütün delillerle birlikte HMK m. 198 uyarınca değerlendirir. Not defteri tanık beyanına otomatik üstünlük sağlamaz.
Mahkemeden istenecek inceleme protokolü
Dilekçe, uygulanabilir bir sıra önermelidir. İlk aşamada tanık defter kapalıyken olayları sözlü anlatır. İkinci aşamada hangi tarih veya rakamı hatırlayamadığını söyler. Üçüncü aşamada hâkim defterin aslını, yazarı ve tarih düzenini inceler. Dördüncü aşamada karşı tarafa belgeyi görme ve itiraz etme olanağı verilir. Son aşamada hâkimin izin verdiği sayfalara bakılarak yalnız belirlenen sorular cevaplanır.
Bu sıra, tanığın ezberlenmiş metni okumasını önler ve not kullanımının beyana etkisini görünür kılar. Tutanakta tanığın nottan önce verdiği cevap, not ihtiyacını bildirdiği soru, hâkimin izin kararı, bakılan sayfa ve nottan sonra verdiği cevap ayrı ayrı yazılmalıdır. Belgeye bakıldığı gizlenmemeli; aksine yöntemin şeffaflığı korunmalıdır.
Hâkim neden yeniden dinleme günü belirleyebilir?
Tanık defteri yanında getirmemişse, sunulan kopyanın aslı yoksa veya belgenin tamamının karşı tarafça incelenmesi gerekiyorsa hâkim aynı celsede izin vermek yerine tanığın belirleyeceği duruşmada yeniden dinlenmesine karar verebilir. Bu seçenek HMK m. 261/2’de açıkça düzenlenmiştir. Dilekçede birincil talep derhâl ve sınırlı bakma, ikincil talep ise defter aslının getirileceği yeni günde yeniden dinleme olarak kurulabilir.
Yeni gün kararı verilirse tanığın getireceği belgenin tanımı ara kararda yazılmalıdır. Şantiye günlüğünün tamamı, ilgili sevk fişleri ve varsa günlük sayfalarının oluşturulma zamanını gösteren kurumsal kayıtlar belirtilir. Böylece ikinci celse yeni delil arayışına dönüşmez; ilk celsede belirlenen tarih ve rakamların güvenilir biçimde açıklanmasına hizmet eder.
Tarafların soru hakkı nasıl korunur?
HMK m. 152/1 uyarınca taraf vekilleri tanığa duruşma disiplinine uygun biçimde doğrudan soru yöneltebilir; taraflar ise hâkim aracılığıyla soru sorar. Sorunun yöneltilmesine itiraz edildiğinde kararı hâkim verir. Not kullanımına izin verilmesi, karşı tarafın defterin yazarı, tutulma zamanı, sonradan değişiklik, seçilen sayfalar ve başka kayıtlarla çelişki konularında soru sorma hakkını ortadan kaldırmaz.
Sorular tanığın kişisel görgüsünü ayırmaya yönelmelidir: Beton mikserini bizzat gördü mü, ölçümü kim yaptı, miktarı teslim anında mı yazdı, daha sonra sevk fişinden mi aktardı, ilgili sayfada silinti veya ekleme var mı, defter kimin gözetimindeydi? Bu sorular, tanığın nottan okuduğu verinin kaynağını belirler ve mahkemenin delil değerini değerlendirmesine yardımcı olur.
İzin ve cevaplar tutanağa nasıl geçirilmelidir?
HMK m. 261/5, tanığın sözlerinin tutanağa yazılmasını, önünde okunmasını ve tutanağın altının tanığa imzalatılmasını emreder. HMK m. 154/3-d de tanık beyanının okunarak tutanağa geçirilmesini düzenler. Not kullanımında tutanak, yalnız son cevabı değil, yöntemi de göstermelidir. Tanığın not kullanma ihtiyacını hangi nedenle bildirdiği ve hâkimin hangi sayfalara izin verdiği açıkça yazılır.
Örneğin tutanakta “Tanık, 6 Mayıs 2025 tesliminin metreküp miktarını kesin hatırlamadığını, olay tarihinde tuttuğu şantiye günlüğüne bakması gerektiğini bildirdi. Defterin aslı incelendi; 47. sayfaya bakmasına izin verildi. Tanık, kayıt üzerine miktarın 36 metreküp olduğunu söyledi” biçiminde aşamalar ayrılabilir. Bu kayıt, sonradan yapılacak delil değerlendirmesinin dayanağını oluşturur.
Not defterinin delil değeri ne olur?
Tanığın baktığı defterin dosyaya sunulması, onun içeriğini kendiliğinden kesin delile dönüştürmez. Belgenin hukuki niteliği, kimin tarafından tutulduğu, karşı tarafın katılımı, imza, ticari defter kaydı, elektronik doğrulama ve diğer delillerle uyumu ayrı değerlendirilir. HMK m. 198 uyarınca mahkeme, kanuni istisnalar dışında delilleri serbestçe değerlendirir.
Şantiye günlüğü yalnız davacı çalışanı tarafından tutulmuşsa tek taraflı kayıttır. Bununla birlikte kayıtların olay zamanında tutulması, ardışık olması ve bağımsız sevk fişleriyle örtüşmesi değerlendirmede dikkate alınır. Dilekçe defteri “kesin delil” diye nitelememeli; tanığın tarih ve rakam hafızasını açıklayan kayıt olarak sunmalı, hukuki değerini mahkemenin bütün deliller üzerinden belirlemesini istemelidir.
Karşı taraf hangi itirazları ileri sürebilir?
Karşı taraf, defterin dava başladıktan sonra oluşturulduğunu, sayfaların değiştirildiğini, tanığa ait olmadığını, teslimleri bizzat görmeyen başka bir kişinin kayıtlarının kullanıldığını veya tanığın bütün cevabı metinden okumaya çalıştığını ileri sürebilir. Bu itirazların her biri somutlaştırılmalıdır. Belgenin tamamı, aslın fiziksel özellikleri ve ilgili sayfaların başka kayıtlarla ilişkisi incelenmeden yalnız “not kullanılamaz” demek HMK m. 261/2’deki istisnayı yok sayar.
İtiraz haklıysa mahkeme not kullanımını reddedebilir, kapsamı daraltabilir veya tanığı başka gün yeniden dinleyebilir. Defter üzerinde ciddi aidiyet veya değişiklik tartışması varsa belge incelemesi tanık dinleme işleminden ayrılabilir. Tanığın bildiği olayı anlatmasına devam edilir; güvenilirliği tartışmalı kayıttan yeni bilgi edinmesine izin verilmez.
Talep ne zaman sunulmalıdır?
Tanığın not ihtiyacı duruşmada ortaya çıkarsa tanık bunu hâkime söyler ve taraf vekili talebini aynı anda tutanağa geçirir. Belgenin kapsamı önceden biliniyorsa duruşmadan önce dilekçe sunmak, aslın hazırlanmasını ve karşı tarafın inceleme hakkını kolaylaştırır. Dilekçede tanığın kesin cevap veremeyeceği peşinen kurgulanmamalı; yalnız çok sayıdaki tarih ve miktarın doğrulanması için olay zamanındaki özgün kayda ihtiyaç duyulduğu açıklanmalıdır.
Tanık dinlendikten sonra not ihtiyacı fark edilmişse HMK m. 261/2’nin ikinci seçeneğine dayanılarak yeniden dinleme talep edilir. Talep, hangi cevapta belirsizlik bulunduğunu ve hangi özgün kaydın bu belirsizliği gidereceğini gösterir. Yargılamayı uzatmak amacıyla genel bir yeniden dinleme istenmez; üç teslim tarihi ve miktarı gibi somut başlıklar belirtilir.
Talep reddedilirse ne yapılmalıdır?
Mahkeme izin talebini reddederse talep, sunulan defterin tanımı, ret gerekçesi ve tarafın itirazı duruşma tutanağına yazdırılmalıdır. Tutanak, yargılama işlemlerinin ispatı bakımından önem taşır. Taraf, tanığın sözlü anlatımını sürdürür; not kullanımı reddedildi diye tanığı yönlendiremez veya cevabı kendisi tamamlayamaz.
Ret kararının esasa etkisi, nihai hükümle birlikte kanun yolu incelemesinde tartışılabilir. Bunun için unutulan ayrıntının uyuşmazlıktaki önemi, notların olay zamanındaki kaynağı, talebin sınırlı kapsamı ve karşı tarafın denetim olanağının nasıl sağlandığı ilk derece dosyasında açık olmalıdır. Soyut bir “savunma hakkı ihlal edildi” cümlesi yerine reddedilen üç tarih ve miktar tek tek gösterilmelidir.
Dilekçede yapılmaması gereken hatalar
Avukatın hazırladığı soru-cevap metnini tanığın notu gibi sunmak, defterin tamamını okumaya izin istemek, tanığın görmediği olayı belgeden öğrenmesini sağlamak, fotokopinin aslını açıklamamak ve nottan önce verilen cevabı tutanağa geçirmemek başlıca hatalardır. Bu yöntemler tanığın kişisel bilgisini belirsizleştirir ve talebin reddedilmesine yol açar.
Dilekçe ayrıca HMK m. 261/2’yi “tanığın her türlü belgeye bakma hakkı” olarak göstermemelidir. Kanun hâkime karar yetkisi verir. Doğru istem; özgün belgenin aslının incelenmesi, karşı tarafa gösterilmesi, belirli sayfalara ve belirli sorulara sınırlı izin, yöntemin tutanağa geçirilmesi ve aynı celsede mümkün olmazsa belirlenen günde yeniden dinlemedir.
İlgili tanık dilekçelerinden farkı
Tanığın yazılı cevaplarının yetersiz olduğu dosyada HMK 246 sözlü dinleme dilekçesi kullanılır. Beyan tutanağa yanlış geçirilmiş, okunmamış veya imzalanmamışsa HMK 261/5 tutanak itirazı doğrudan o usul sorununa yönelir. Bu yazı ise sözlü dinleme sürerken belirli tarih ve rakamların özgün nottan kontrol edilmesine ilişkindir.
Tanıkların anlatımları birbiriyle çatışıyorsa HMK 261 yüzleştirme talebi, tanığın yemini kayda geçmemişse HMK 258 yeniden dinleme dilekçesi, deliller belirsiz sıralanmışsa HMK 194 vakıa-delil eşleştirme dilekçesi incelenmelidir. Her talebin dayanağı ve sonucu ayrıdır.
Word dilekçe nasıl kişiselleştirilir?
İndirilebilir Word dosyası, on iki beton teslimi ve tanığın kendi şantiye günlüğü örneğine göre ayrıntılı hazırlanmıştır. Mahkeme, esas numarası, taraflar, tanık, uyuşmazlık konusu, defterin tarih aralığı, bakılacak sayfalar ve sorulacak tarih-rakam başlıkları gerçek dosyaya göre değiştirilmelidir. Gerçek dosyada şantiye günlüğü yoksa bu belge adı kullanılmamalıdır.
Sunulacak nüshada yalnız mevcut ekler bırakılır. Defter aslı tanıktaysa bunun duruşmada ibraz edileceği yazılır; asıl başka kişideyse kimde olduğu ve getirtilme talebi belirtilir. Köşeli açıklamalar ile doldurma kontrolü silinir. Tanığın kişisel görgüsü bulunmayan başlıklar, sonradan oluşturulmuş özetler ve karşı tarafa gösterilmeyen seçilmiş sayfalar istemden çıkarılır.
Resmî mevzuat kaynakları
- UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı: 6100 sayılı HMK
- Resmî Gazete: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- TBMM: Hukuk Muhakemeleri Kanunu kabul metni
- Adalet Bakanlığı: Tanığa Yaklaşım Kılavuzu
HMK 261/2 tanığın notlarına bakma Word dilekçe indir
Tanığın kendi notlarına bakmasına izin talebi dilekçesi (.docx) indir
Sık sorulan sorular
Tanık duruşmada kendi notlarını doğrudan kullanabilir mi?
Hayır. HMK m. 261/2 kural olarak yazılı not kullanımını yasaklar. Tanık ihtiyacını hâkime bildirir; izin veya yeniden dinleme kararını hâkim verir.
Hangi bilgiler için notlara bakılabilir?
Kanun tarih ve rakamların tespitini, bazı hususların açıklanmasını veya hatırlanmasını kapsar. İzin, somut soru ve belge bölümüyle sınırlandırılmalıdır.
Avukatın hazırladığı metin tanığa verilebilir mi?
Hayır. Önceden hazırlanmış anlatımın okunması kişisel ve sözlü tanıklığın yerini alamaz. Özgün, olay zamanında tutulmuş kayıt ile dava için hazırlanmış metin ayrılmalıdır.
Not defterinin aslı gerekli midir?
Aslın sunulması aidiyet, sayfa sürekliliği ve değişiklik denetimini sağlar. Fotokopi kullanılıyorsa aslın nerede olduğu ve neden sunulamadığı açıklanmalıdır.
Karşı taraf defteri inceleyebilir mi?
Evet. Hukuki dinlenilme ve soru hakkı gereği karşı tarafa belgenin kapsamını görme, itiraz etme ve tanığa soru yöneltme olanağı verilmelidir.
Tanık notları yanında değilse ne olur?
Hâkim HMK m. 261/2 uyarınca tanığın belirleyeceği duruşmada yeniden dinlenmesine karar verebilir ve getirilecek belgeyi ara kararda belirleyebilir.
Notlara bakılması belgenin kesin delil olduğu anlamına gelir mi?
Hayır. Not kullanma izni tanığın hafızasına ilişkindir. Belgenin delil değeri ve içeriği bütün delillerle birlikte ayrıca değerlendirilir.
Not kullanma işlemi tutanağa yazılmalı mı?
Evet. İhtiyacın nedeni, bakılan belge ve sayfa, hâkimin izin kararı ile nottan önceki ve sonraki cevaplar tutanakta gösterilmelidir.
Taraf vekili tanığa doğrudan soru sorabilir mi?
HMK m. 152/1 uyarınca vekiller duruşma disiplinine uygun biçimde doğrudan soru sorabilir. İtiraz hâlinde sorunun yöneltilip yöneltilmeyeceğine hâkim karar verir.
Word örneği her davada aynen kullanılabilir mi?
Hayır. Örnek beton teslimi senaryosuna göre hazırlanmıştır. Belge, tarih, rakam, tanık bilgisi ve istem kapsamı gerçek dosyaya göre değiştirilmelidir.
Yazar ve kapsam
Avukat Halil Bakırcı tarafından HMK m. 27, 152, 154, 198 ve 261 temelinde hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dava ve hukuki süreçler Mersin merkezli yönetilir. Örnek olay ayrıntılı bir kullanım senaryosudur; Word dilekçe gerçek defter, tutanak ve dava aşaması incelenmeden sunulmamalıdır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
