Tapuda Tasarruf Yetkisi Kısıtlaması Şerhi Nedir? Haciz, Mahkeme Kararı ve Konkordato | TMK 1010 (2026)
Tapu kaydında “şerh” görülmesi, tek başına taşınmazın satılamayacağı veya malikin artık malik olmadığı anlamına gelmez. Şerhin türü ve hukuki dayanağı belirlenmeden sonuç çıkarılamaz. Türk Medenî Kanunu m.1009 kişisel hakların şerhini, m.1010 ise tasarruf yetkisi kısıtlamalarının şerhini düzenler. İki hüküm sicilde benzer biçimde “şerh” görünse de korudukları hukuki menfaat ve doğurdukları sonuç farklıdır.
TMK m.1010 özellikle satış, bağış, ipotek ve diğer ayni hak işlemlerinde kritik önemdedir. Haciz şerhi, mahkemenin çekişmeli hakkı korumak için verdiği karar veya konkordato süreci kapsamında görülen kayıtlar, işlem öncesinde dayanak dosyalarıyla birlikte incelenmelidir. “Şerh var ama önemli değil” ya da “şerh varsa hiçbir işlem yapılamaz” şeklindeki iki genel yaklaşım da hukuken doğru değildir.

- TMK m.1010 ne düzenler?
- Çekişmeli hakları koruyan mahkeme kararları
- Haciz şerhinin hukuki etkisi
- İflas kararı tapuda nasıl etkili olur?
- Konkordato süresinin tapuya şerhi
- Aile yurdu ve artmirasçı kayıtları
- Sonraki alıcı ve hak sahiplerine etkisi
- TMK 1009 kişisel hak şerhinden farkı
- Satış öncesi kontrol listesi
- Sık sorulan sorular
TMK m.1010 Tasarruf Yetkisi Kısıtlamasını Nasıl Düzenler?
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.1010, tasarruf yetkisi kısıtlamalarının tapu kütüğüne şerh verilebileceği üç ana sebep belirler. Birinci sebep çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararlarıdır. İkinci grup haciz, iflâs kararı veya konkordato ile verilen süredir. Üçüncü grup ise aile yurdu kurulması, artmirasçı atanması gibi şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemlerdir.
Maddenin son fıkrası ortak sonucu belirler: Tasarruf yetkisi kısıtlamaları şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir. Bu nedenle şerhin yevmiye zamanı ile sonraki satış, ipotek veya başka ayni hak işlemlerinin zamanı karşılaştırılmalıdır.
Bu hüküm, mülkiyet tescilini düzenleyen TMK m.1008 ve kişisel hak şerhlerini düzenleyen TMK m.1009 ile birlikte okunmalıdır. Tescil, kişisel hak şerhi ve tasarruf yetkisi kısıtlaması aynı sicil işlemi değildir.
Şerhin maddi etkisi, yalnız TMK m.1010 metninden değil, kısıtlamanın kaynağı olan mahkeme kararı, icra işlemi, iflas veya konkordato mevzuatı ve özel kanun hükmünden belirlenir.
Çekişmeli Hakların Korunmasına İlişkin Mahkeme Kararı Tapuya Nasıl Şerh Edilir?
TMK m.1010/1, çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararlarını tasarruf yetkisi kısıtlaması şerhlerinden sayar. Uygulamada ihtiyati tedbir veya benzeri koruyucu kararlar, uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde dava sonuçlanıncaya kadar hukuki durumun korunmasını amaçlayabilir.
Mahkeme kararının tapudaki etkisi kararın hüküm fıkrasına göre belirlenir. “Üçüncü kişilere devir ve temlikin önlenmesi”, “taşınmaz üzerine tedbir konulması” veya yalnız belirli işlemin engellenmesi gibi farklı içerikler aynı sonucu doğurmaz. Tapu müdürlüğü mahkeme kararının kapsamı dışına çıkarak yeni bir kısıtlama yaratamaz.
Karar tarihi ile tapuya şerh tarihi de birbirinden ayrılmalıdır. Mahkeme kararı belirli tarihte verilmiş olabilir; sicile ne zaman ulaştığı ve hangi yevmiye ile işlendiği sonradan hak kazanan kişilerle ilişkide önem taşır.
Tapuda yevmiye numarası rehberi, aynı gün satış ve tedbir gibi işlemlerin yarıştığı durumlarda kayıt sırasının nasıl inceleneceğini açıklar.
Haciz Tapuda Ne Anlama Gelir?
TMK m.1010/2, haczi açıkça tasarruf yetkisi kısıtlaması şerhlerinden biri olarak sayar. Haciz, ipotek gibi sözleşmeyle kurulan taşınmaz rehni değildir. İcra ve İflas Kanunu kapsamında alacaklının cebrî icra takibinde taşınmazın paraya çevrilmesini güvence altına alan icra işlemidir.
Tapuda haciz bulunması malikin mülkiyetini kendiliğinden sona erdirmez. Ancak taşınmaz üzerindeki tasarrufların haciz alacaklısına karşı sonuçları icra hukuku hükümlerine tabidir. Alıcı, hacizli taşınmazı “borç sonra ödenir” varsayımıyla edinmemelidir; haciz dosyasının durumu ve terkin işlemi resmî olarak netleştirilmelidir.
Haciz borcu ödenmiş olsa bile tapudaki haciz kaydının kendiliğinden silindiği varsayılamaz. İcra dairesinin terkin yazısı veya ilgili kanuni prosedür tamamlanmalı ve güncel sicilde haczin kaldırıldığı görülmelidir.
Birden fazla haciz varsa her haczin icra dairesi, dosya numarası, yevmiye tarihi ve sırası ayrı çıkarılmalıdır. Satış veya finansman planı, yalnız toplam borç tahminine göre değil sicildeki bütün hacizler üzerinden kurulmalıdır.
İflas Kararı Tapu Sicilinde Tasarruf Yetkisini Nasıl Etkiler?
TMK m.1010/2 iflâs kararını da tapu kütüğüne şerh verilebilen tasarruf yetkisi kısıtlamaları arasında sayar. İflasın açılmasıyla müflisin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre sınırlanır ve malvarlığı iflas masasına girer.
Tapudaki iflas kaydı, üçüncü kişilerin taşınmaz üzerinde işlem yaparken malikin serbest tasarruf yetkisine güvenmemesi gerektiğini gösterir. Satış veya rehin işlemi, iflas idaresi ve icra-iflas mevzuatının yetki kurallarına göre değerlendirilir.
İflas kararının kaldırılması, kapanması veya başka hukuki gelişmeler de tapu siciline doğru biçimde yansıtılmalıdır. Eski tarihli iflas şerhinin hâlen yürürlükte olup olmadığı dosya ve güncel sicil birlikte incelenmeden varsayılmamalıdır.
İflas kaydı ile şirketin ticaret sicilindeki durumu da farklı kayıt sistemleridir. Taşınmaz bakımından tapu sicilindeki kayıt ayrıca kontrol edilir.
Konkordato ile Verilen Süre Tapuya Şerh Edilebilir mi?
Evet. TMK m.1010/2, “konkordato ile verilen süre”yi açıkça tasarruf yetkisi kısıtlaması şerhi kapsamında sayar. Konkordato sürecinde borçlunun malvarlığı üzerindeki işlemler İcra ve İflas Kanunu’nun konkordatoya ilişkin hükümlerine ve mahkemenin kararlarına tabidir.
Geçici mühlet veya kesin mühlet döneminde borçlunun hangi işlemleri yapabileceği, komiser veya mahkeme izninin gerekip gerekmediği ilgili icra-iflas hükümlerinden belirlenir. Tapudaki şerh, bu sürecin taşınmazla işlem yapacak üçüncü kişilere karşı görünür olmasını sağlar.
“Konkordato var ama şirket faaliyetine devam ediyor” cümlesi tapu satış yetkisinin sınırsız olduğu anlamına gelmez. İşlem türü, mahkeme kararı ve konkordato hükümleri birlikte incelenmelidir.
Konkordato mühleti sona erdiğinde veya karar kaldırıldığında sicildeki kaydın güncel duruma uygun hâle getirilmesi gerekir. Satıştan önce yalnız şirket açıklaması değil güncel mahkeme ve tapu kayıtları esas alınır.
Aile Yurdu ve Artmirasçı Atanması Neden TMK m.1010’da Sayılmıştır?
TMK m.1010/3, aile yurdu kurulması ve artmirasçı atanmasını, kanunen şerh verilmesi öngörülen tasarruf yetkisi kısıtlamalarına örnek olarak sayar. Bu kayıtlar, taşınmaz malikinin tasarruf yetkisinin özel medeni hukuk hükümleri nedeniyle sınırlandığını üçüncü kişilere açıklar.
Aile yurdu, TMK m.386 ve devamındaki özel rejime bağlıdır. Bu kurum aile konutu şerhiyle aynı değildir. Aile konutu TMK m.194 kapsamında eşlerin aile yaşamını koruyan ayrı bir düzenlemedir; aile yurdu ise farklı bir medeni hukuk kurumudur.
Artmirasçı atanmasında mirasbırakan, önmirasçıdan sonra mirasın artmirasçıya geçmesini düzenler. Taşınmaz üzerindeki tasarrufların bu miras planına etkisi nedeniyle kanun sicilde açıklık sağlanmasını öngörür.
Bu tür özel şerhler görüldüğünde yalnız şerh başlığına bakılmamalı; kuruluş belgesi, mahkeme veya mirasçılık dosyası ve uygulanacak özel maddeler birlikte incelenmelidir.
TMK m.1010 Şerhi Sonraki Alıcıya ve İpotek Alacaklısına Karşı Nasıl Etkilidir?
Maddenin son fıkrası uyarınca tasarruf yetkisi kısıtlamaları şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir. Bu nedenle şerhten sonra mülkiyet veya rehin hakkı kazanmak isteyen kişi, kısıtlamayı yok sayarak korunamaz.
Ancak şerhin etkisi, dayanak kısıtlamanın kapsamını aşmaz. Örneğin mahkeme yalnız belirli tür tasarrufları yasaklamışsa şerhin etkisi kararın hüküm fıkrasına göre belirlenir. Haciz, iflas ve konkordato kaydının sonucu ise ilgili icra-iflas hükümleriyle birlikte uygulanır.
Şerh sırası ile sonraki işlemin yevmiye sırası somut dosyada karşılaştırılmalıdır. Özellikle aynı gün gerçekleşen satış, haciz veya tedbir kayıtlarında saat ve yevmiye kronolojisi önem taşıyabilir.
Tapu siciline güven ilkesi, sicilde açıkça görülen kısıtlamayı yok sayma imkânı vermez. İşlem öncesi güncel kütük ve şerhler mutlaka incelenmelidir.
TMK m.1010 ile TMK m.1009 Arasındaki Fark Nedir?
TMK m.1009, satış vaadi, kira, alım, önalım, gerialım gibi kişisel hakların şerhini düzenler. Amaç sözleşmeden doğan hakkı sonraki hak sahiplerine karşı güçlendirmektir. TMK m.1010 ise malikin tasarruf yetkisindeki kısıtlamanın şerhini düzenler.
Örneğin satış vaadi şerhinde belirli kişinin sözleşmeden doğan talep hakkı korunur. Haciz şerhinde ise icra takibi nedeniyle malikin taşınmaz üzerindeki serbest tasarrufu sınırlanır. İki kayıt aynı hukuki yapıya sahip değildir.
Bir taşınmazda hem satış vaadi hem haciz şerhi bulunabilir. Bu durumda her kaydın yevmiye tarihi, hukuki dayanağı ve birbirine karşı etkisi ayrı incelenir. “İkisi de şerh” denilerek aynı sonuç uygulanamaz.
TMK m.1009 kişisel hak şerhi rehberi bu ayrımın diğer tarafını ayrıntılı açıklar.
Tasarruf Yetkisi Kısıtlaması Bulunan Taşınmaz Satın Alınırken 12 Kontrol
- Şerhin tam adını ve hukuki dayanağını belirleyin.
- Yevmiye tarih ve numarasını kaydedin.
- Mahkeme kararıysa hüküm fıkrasını temin edin.
- Hacizse icra dairesi ve dosya numarasını doğrulayın.
- Haciz miktarıyla yetinmeyin; dosyanın güncel durumunu inceleyin.
- İflas kaydı varsa iflas dosyası ve masa yetkisini kontrol edin.
- Konkordato varsa geçici veya kesin mühlet ile mahkeme izin koşullarını inceleyin.
- Özel medeni hukuk şerhlerinde dayanak hükmü belirleyin.
- Şerhten önce ve sonra kurulmuş hakların sırasını çıkarın.
- Terkin planlanıyorsa yetkili kurum veya hak sahibinin terkin belgesini satıştan önce hazırlayın.
- İşlem günü güncel takyidat kaydını yeniden alın.
- Terkin veya satış tamamlandıktan sonra güncel tapu kaydını tekrar kontrol edin.
Resmî Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.1010
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü – tapu sicili işlemleri
- TKGM Web Tapu
Tasarruf Yetkisi Kısıtlaması Şerhi Hakkında Sık Sorulan Sorular
TMK m.1010 hangi kısıtlamaları sayar?
Çekişmeli hakkı koruyan mahkeme kararları; haciz, iflas kararı veya konkordato süresi; aile yurdu, artmirasçı atanması ve şerhi kanunen öngörülen diğer işlemler.
Tapuda haciz varsa malik artık malik değil midir?
Hayır. Haciz mülkiyeti kendiliğinden sona erdirmez; taşınmaz üzerindeki tasarrufları icra hukuku çerçevesinde sınırlar.
Haciz ile ipotek aynı mıdır?
Hayır. İpotek ayni rehin hakkıdır; haciz cebrî icra işleminden doğan tasarruf kısıtlamasıdır.
Mahkeme tedbiri varsa hiçbir işlem yapılamaz mı?
Kararın kapsamı hüküm fıkrasından belirlenir. Yasaklanan işlem türü ve şartlar mahkeme kararına göre uygulanır.
Konkordato şerhi satışa kesin engel midir?
İşlemin yapılabilirliği konkordato kararının içeriği ve İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre belirlenir; şerh görmezden gelinemez.
Şerh yeni alıcıya karşı etkili midir?
TMK m.1010’un son fıkrasına göre şerh edilmiş tasarruf yetkisi kısıtlamaları sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülebilir.
Şerh ile tescil aynı mıdır?
Hayır. Mülkiyet, irtifak ve rehin hakları TMK m.1008 kapsamında tescil edilir; TMK m.1010 kayıtları tasarruf yetkisi kısıtlaması şerhleridir.
Haciz borcu ödenince tapudan otomatik silinir mi?
Ödeme tek başına güncel tapu kaydının silindiği anlamına gelmez; icra dosyasından terkin işlemi tamamlanmalıdır.
Aile yurdu şerhi aile konutu şerhi midir?
Hayır. Aile yurdu ve aile konutu farklı Türk Medenî Kanunu kurumlarıdır.
Şerh yanlışlıkla devam ediyorsa ne yapılır?
Dayanak hakkın veya kısıtlamanın sona erdiği belgelenir; uygun terkin başvurusu veya gerektiğinde sicil düzeltme/dava yolu kullanılır.
Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Son mevzuat kontrolü: 15 Eylül 2026
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
