B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Tersanenin Gemi Yapım ve Onarım Alacağı İçin Kanuni İpotek Hakkı

Tersane sahibi, geminin yapımı veya onarımından doğan alacağı için ilgili yapı ya da gemi üzerinde ipotek tescilini isteme hakkına sahiptir. TTK m.1013 bu hakkı açıkça düzenler ve haktan önceden feragati geçersiz sayar. Alacağın varlığı ile ipoteğin sicilde kurulması ayrı konulardır; yalnızca iş yapılması veya fatura kesilmesi, tescil edilmiş ipotek anlamına gelmez.

İpoteğin kurulmasında TTK m.1013/2’nin gönderme yaptığı TMK m.895–897 uygulanır. Özellikle işin tamamlanmasından itibaren üç aylık tescil süresi, malikin alacağı kabulü veya mahkeme kararı ve yeterli güvence gösterilmesinin etkisi dosyanın başında değerlendirilmelidir.

Tersane alacağı için sıfat, süre, alacak belirleme, güvence ve tescil aşamaları
TTK m. 1013 ve TMK m. 895 tazminat değil, alacağın ayni güvencesi için şartlar getirir.

Tersane alacağı neden ayrı bir güvenceye bağlanmıştır?

Gemi inşası ve onarımında işçilik, malzeme ve teknik hizmet geminin ekonomik değerine doğrudan yansır. Tersanenin alacağı ödenmediğinde genel alacak talebiyle birlikte özel ayni güvence konusu ortaya çıkar. TTK m.1013, bu alacak için gemi veya yapı üzerinde ipotek tescilini isteme hakkı tanır. Böylece kanun, yalnızca ödeme borcunu değil, alacağın belirli varlık üzerinde güvenceye alınmasını da düzenler.

Bu hak, tersanenin her ticari alacağının her gemiye bağlanmasını sağlamaz. Kanun, geminin yapımından ve onarımından doğan alacağa ve o yapı veya gemiye işaret eder. Başka projeden kalan borçların, sırf aynı müşteriye ait olduğu için bu gemiye otomatik olarak yüklenmesi maddenin konusu değildir. Alacak ile üzerinde güvence istenen varlık arasındaki ilişki açıkça kurulmalıdır.

İnşa, bakım ve onarım sözleşmelerindeki kalemlerin doğru ayrılması bu nedenle önemlidir. Yapılan iş, sağlanan malzeme, tamamlanan aşama ve bunlara ilişkin bedel belgelenir. Başka ticari hizmetlerden kaynaklanan tutarlar varsa, bunların aynı kanuni ipotek kapsamına girdiği baştan kabul edilmez. Tescil talebinde her alacak kaleminin yapım veya onarım işiyle bağlantısı gösterilmelidir.

TTK 1013 kime hak verir?

Maddenin hak sahibi olarak gösterdiği kişi tersane sahibidir. Gemide çalışan her tedarikçi, alt yüklenici veya servis sağlayıcının yalnızca fatura düzenlediği için aynı sıfatı taşıdığı sonucuna varılamaz. Başvuruda talepte bulunanın sözleşmedeki ve fiilî iş organizasyonundaki konumu belirlenmelidir. Unvanın tersane veya denizcilik sözcüğü içermesi, hukuki sıfat incelemesinin yerine geçmez.

Alt yüklenici alacağı ile tersanenin gemi malikine karşı alacağı birbirinden ayrılmalıdır. Birinci ilişkide borçlu tersane, ikinci ilişkide sözleşmeye göre gemi maliki veya iş sahibi olabilir. Bu borç ilişkileri aynı ekonomik projeye ait olsa da farklı kişilere yönelir. Kanuni ipotek talebinde alacaklının sıfatı, alacağın borçlusu ve geminin maliki ayrı satırlarda gösterilmelidir.

Bu ayrım, hakkın kapsamını daraltmak veya genişletmek için varsayım kurmayı önler. Tersane sahibi sıfatı ve kapsam tartışmalıysa, önce sözleşmeler, işletme belgeleri ve işin yürütülme biçimi incelenir. Sonuç, yalnızca tarafların kullandığı etiketlere değil, kanunun aradığı ilişkiye dayandırılır.

Hangi gemi veya yapı üzerinde tescil istenir?

TTK m.996, kanunda aksi yoksa ilgili bölüm hükümlerinin Türk Gemi Siciline kayıtlı gemilere uygulanacağını belirtir. Sicile kayıtlı olmayan Türk gemilerinde mülkiyet ve sınırlı ayni haklar için m.997, Türk Medeni Kanunu’nun taşınırlara ilişkin hükümlerine gönderme yapar. Dolayısıyla sicil statüsü incelenmeden bütün tekneler için aynı gemi ipoteği usulü önerilemez.

Yapı hâlindeki gemiler bakımından TTK m.1054 ve devamındaki özel düzenlemeler de değerlendirilir. Yapının ayırt edilebilirliği, sicil bilgileri ve kanuni eşikler önem taşır. Bu teknik çerçeve yapı hâlindeki gemi ipoteğinin kuruluş şartları yazısında açıklanmıştır. Tersanenin kanuni tescil istemi, finansman için gönüllü olarak kurulan ipotekle aynı hukuki kaynaktan doğmaz.

Yabancı sicile kayıtlı geminin Türkiye’de onarılmış olması, Türk siciline ilişkin bütün ayni hak hükümlerinin doğrudan uygulanacağını tek başına göstermez. Böyle bir dosyada sicil ve uygulanacak hukuk incelemesi yapılmalıdır. Buradaki açıklama, TTK m.1013’ün uygulanabildiği gemi ve yapı bakımından kanuni hakkın şartlarını ele alır; her bayrak ve sicil için tek sonuç vaat etmez.

İpotek isteme hakkı ile kurulmuş ipotek arasındaki fark

TTK m.1013 tersaneye ipoteğin tescilini isteme hakkı tanır. Bu ifade, alacağın doğmasıyla birlikte sicil işlemi olmadan kurulmuş bir gemi ipoteği varmış gibi davranılmaması gerektiğini gösterir. Tersane, yapım veya onarım alacağını ispat ederken ayrıca tescil isteminin koşullarını da yerine getirmelidir.

TMK m.895 uyarınca tescil için alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması şarttır. Bu nedenle yalnızca tersanenin kendi hazırladığı hesap dökümü ile malikin kabul ettiği alacak aynı değildir. Hakediş kabulü, mutabakat veya başka belge ileri sürülüyorsa, belgenin hangi tutarı ve hangi işi kapsadığı incelenir.

Alacağın bir kısmı kabul edilmiş, kalan kısmı tartışmalıysa bu ayrım talep dosyasında korunmalıdır. Kabul edilmiş bedel ile ek iş bedeli, gecikme iddiası veya başka zarar kalemleri tek rakam altında gösterilmemelidir. İpotek talebinin maddi dayanağı, işin kapsamı ve alacağın hangi kısmının kabul edildiği üzerinden açıklanır.

Üç aylık tescil süresi hangi tarihten başlar?

TMK m.895, tescilin yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olmasını arar. Kanunun başlangıç olayı fatura tarihi veya son ödeme ihtarı değildir; işin tamamlanmasıdır. Bu nedenle tamamlanma tarihi teknik teslim, iş bitirme tutanağı, kabul belgesi ve sözleşmenin kapsamı üzerinden belirlenmelidir.

Geminin tersaneden ayrılması ile işin hukuken tamamlanması her dosyada aynı olgu olarak kabul edilemez. Eksik iş, ilave iş, bağımsız yeni iş ve mevcut işin devamı arasındaki ayrım önemlidir. Sonradan yapılan küçük bir işlem, önceki bütün işlerin tescil süresini kendiliğinden yeniden başlatan işlem gibi gösterilemez. Hangi iş paketinin ne zaman tamamlandığı belgelendirilmelidir.

Kanun tescilin süre içinde yapılmış olmasını aradığı için sıradan bir ödeme ihtarının veya taraflar arasındaki müzakerenin süreyi koruduğu varsayılmamalıdır. Tescil isteminin şerhle korunması ve gerekli mahkeme işlemleri, süre takvimiyle birlikte değerlendirilir. Üç aylık süreye yaklaşan dosyada önce alacak görüşmelerinin bitmesini beklemek, sicil hakkını koruyan işlem yerine geçmez.

İş tamamlanmadan güvence istenir mi?

TMK m.895, çalışmayı veya malzeme vermeyi yüklenme anından itibaren tescile imkân tanır. TTK m.1013/3 de geminin yapımı veya onarımı henüz tamamlanmamışsa, bedelin tamamlanan işi karşılayan kısmı ve bedel kapsamında olmayan giderler için teminat ipoteği kurulmasını isteme hakkını açıkça düzenler. Dolayısıyla bütün işin bitmesi her durumda beklenmesi gereken bir koşul değildir.

Ancak bu hüküm, henüz yapılmamış bütün işlerin sözleşmedeki toplam bedelinin koşulsuz güvenceye alınması şeklinde okunmamalıdır. Kanunun sözünü ettiği tamamlanan iş kısmı ayrıştırılır. Hakediş çizelgesi, iş ilerleme raporu, kullanılan malzeme ve yapılan teknik işlemler bu tutarın belirlenmesini sağlar. Bedelin kapsamı dışındaki giderlerin neden ayrıca doğduğu da belgelenir.

İşin durduğu veya sözleşmenin sona erdiği dosyalarda, tamamlanma oranının yalnızca genel bir yüzde olarak yazılması yeterli açıklama değildir. Hangi aşamaların gerçekleştirildiği ve bedelin bu aşamalara nasıl dağıldığı gösterilmelidir. Teknik ilerleme ile parasal hakedişin aynı oranda olduğu baştan varsayılmamalıdır.

İpotek tescil istemi sicile şerh edilebilir mi?

TTK m.1013/3, ipoteğin kurulmasına yönelik istem hakkını güvenceye almak için gemi veya yapı siciline şerh verilmesini kabul eder. Şerh, nihai ipoteğin kurulmasıyla aynı işlem değildir. Amaç, tescil isteminin aradaki tasarruflar karşısında korunmasıdır. Bu nedenle dosyada şerh istemi ile nihai tescil istemi ayrı açıklanmalıdır.

Gemi siciline şerhin genel çerçevesi TTK m.977 ve m.978’de düzenlenir. M.977, şerhten sonraki tasarrufların güvence altına alınan hakkı ihlal ettiği ölçüde geçerli olmayacağını ve hakkın derecesinde şerh tarihinin esas alınacağını belirtir. M.978 ise şerhin ihtiyati tedbir kararına veya hakkı sınırlanan kişinin onayına dayanmasını düzenler.

TTK m.978’de hakkın tehlikede olduğuna dair yaklaşık ispat şartının aranmadığı belirtilmiştir. Bu özel düzenleme, tescil isteminin varlığına ilişkin hiçbir belge sunulmayacağı anlamına gelmez. Alacağın kaynağı, hak sahibi sıfatı, ilgili gemi ve kanuni şartlar yine açıklanmalıdır. Şerh talebinin usulü ile alacağın nihai olarak karara bağlanması birbirine karıştırılmamalıdır.

Malik yeterli güvence gösterirse ne olur?

TMK m.895’in son fıkrası, malikin yeterli güvence göstermesi hâlinde tescil istenemeyeceğini düzenler. Bu hüküm, tersanenin güvence ihtiyacı ile malikin gemisi üzerinde ipotek kurulmasının önlenmesi arasındaki kanuni ilişkiyi kurar. Ancak her ödeme vaadi yeterli güvence olarak kabul edilmez; sunulan güvencenin gerçekten alacağı karşılayıp karşılamadığı değerlendirilir.

Güvencenin tutarı, kapsamı, geçerlilik süresi ve tahsil şartları bu değerlendirmenin parçasıdır. Belirli bir bedel için verilen güvence, talepteki diğer kalemleri kapsıyor mu; sona erme tarihi alacağın çözüm süreciyle uyumlu mu; ödeme koşulları güvenceyi fiilen etkisiz bırakıyor mu soruları cevaplanmalıdır. Bu inceleme, yalnızca belgenin teminat başlığını taşımasına bakılarak yapılamaz.

Tersane ile malik güvencenin yeterliliğinde anlaşmazsa, uyuşmazlık buna ilişkin somut belge üzerinden ele alınır. Güvence teklifinin varlığı ile yeterli güvence gösterilmesi aynı şey değildir. Tescilden vazgeçme veya mevcut şerhin kaldırılması gündeme geldiğinde, hangi alacak için hangi korumanın yerine geçtiği açık biçimde belirlenmelidir.

Önceden feragat kaydı neden geçersizdir?

TTK m.1013/1, tersane sahibinin kanuni ipotek isteme hakkından önceden feragatini geçersiz sayar. Bu nedenle inşa veya onarım sözleşmesinin başında imzalatılan, bu hakkın hiçbir koşulda kullanılmayacağını belirten kayıt kanunun açık hükmüyle karşılaştırılmalıdır. Belgenin yabancı dilde düzenlenmiş veya farklı başlık taşımış olması hukuki niteliği inceleme gereğini ortadan kaldırmaz.

Önceden feragat, alacak doğduktan sonra yapılan her sulh veya yeterli güvence karşılığındaki işlemle aynı değildir. Kanunun yasakladığı önceden vazgeçme ile somut alacağın çözümüne ilişkin sonraki tasarruflar ayrı değerlendirilir. Bu ayrım yapılmadan bütün belgelerin geçerli ya da bütün feragatlerin geçersiz olduğu yönünde genelleme kurulamaz.

Finansman sürecinde tersaneden istenen öncelik, bildirim veya hak kullanmama belgeleri de içeriklerine göre okunmalıdır. Özellikle kanuni ipotek hakkının henüz doğmadan kaldırılmasını amaçlayan kayıtlar, m.1013’ün korumasını sözleşme tekniğiyle bertaraf etmiş sayılmaz. Tersanenin imzaladığı metnin başlığı yerine yarattığı hukuki sonuç esas alınır.

Tersane ipoteği bütün alacaklardan önce mi gelir?

TTK m.1013/2’nin gönderme yaptığı TMK m.896, kanuni ipotekten yararlanan zanaatkâr ve yüklenicilerin kendi aralarındaki sırayı düzenler. Haklar farklı tarihlerde tescil edilmiş olsa da bu kişiler kendi aralarında aynı sırada sayılır. Bu kural, tersanenin bütün banka ipoteklerinin ve bütün deniz alacaklarının önünde olduğu biçiminde genişletilemez.

TMK m.897 ayrıca önceliğin şartlarını düzenler. Önceki sıradaki alacaklarla ilişki, sicil kayıtları ve bu hükmün uygulanma koşulları üzerinden incelenir. Sonuç için yalnızca işin geminin değerini artırdığını söylemek yeterli değildir. Satış bedeli, mevcut ayni yükler ve kanunun aradığı diğer olgular dikkate alınmalıdır.

Gemi alacaklısı hakkı ise başka bir kanuni sistemdir. TTK m.1320’de sayılan alacaklar özel gemi alacaklısı hakkı doğurur. Yapım ve onarım bedelinin deniz alacağı olması, tek başına bu listedeki bütün ayrıcalıkları kazandırmaz. Gemi alacaklısı hakkı ve kanuni öncelik ile tersanenin tescile dayanan ipoteği bu nedenle ayrı tutulmalıdır.

Kanuni ipotek ile geminin ihtiyati haczi

TTK m.1352/1-m, geminin yapımı, yeniden yapımı, onarımı ve ilgili işlemlerden doğan istemleri deniz alacağı kapsamında sayar. İhtiyati haciz için ayrıca m.1369’daki gemi ve sorumlu kişi bağlantıları incelenir. Alacağın deniz alacağı olması, her geminin her durumda haczedileceği anlamına gelmez.

TTK m.1353 deniz alacağının gemi üzerinde teminat altına alınmasında ihtiyati haciz sistemini düzenler; bu amaçla geminin tedbirle seferden menedilmesi istenemez. Buna karşılık m.1013 ve m.978 kapsamında sicile şerh için öngörülen özel mekanizma, seferden men talebiyle aynı değildir. Başvurunun talep sonucu doğru hukuki koruma türüne bağlanmalıdır.

Bu yazı genel haciz usulünü tekrar etmez. Geminin fiilen tutulması amacıyla başvuru hazırlanacaksa gemi ihtiyati haczi rehberi kapsamında ayrıca işlem ve süre takvimi kurulmalıdır. Kanuni ipotek tescili, şerh ve ihtiyati haciz birbirinin yerine geçen tek işlem değildir.

Tersane alacak dosyasında hangi belgeler bir araya getirilir?

Başlangıç dosyasında gemi veya yapı sicil kaydı, tarafların sıfatlarını gösteren belgeler, yapım veya onarım sözleşmesi ve ek iş emirleri bulunmalıdır. Bunlara hakedişler, malzeme teslimleri, teknik ilerleme raporları ve kabul tutanakları eklenir. Alacağın hangi kısmının ödendiği banka kayıtlarıyla karşılaştırılır; aynı kalemin birden fazla belgede tekrarlandığı kontrol edilir.

Üç aylık süre için ayrıca işin tamamlanma kronolojisi hazırlanır. İşin bittiği tarih, teslim tarihi, kabul tarihi ve sonradan yapılan işlemler ayrı yazılır. Malikin kabul ettiği alacak ile uyuşmazlık konusu kalemler ayrılır. Güvence sunulmuşsa belgenin tam metni, kapsamı ve süresi dosyaya alınır. Böylece tescil istemi, yalnızca ödenmeyen toplam faturayı bildiren bir başvuru olarak kalmaz.

Sık sorulan sorular

Tersanenin ipoteği iş yapılınca kendiliğinden kurulmuş olur mu?

TTK m.1013 ipoteğin tescilini isteme hakkı tanır. Bu hak ile sicile tescil edilmiş ipotek farklıdır. İpoteğin kurulması için kanuni şartlar ve ilgili sicil işlemleri yerine getirilmelidir.

Tescil için üç aylık süre ne zaman başlar?

TTK m.1013/2’nin gönderme yaptığı TMK m.895 uyarınca tescil, yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmalıdır. Başlangıç yalnızca fatura veya ihtar tarihi değildir; tamamlanma olgusu belgelenir.

İş henüz bitmemişken ipotek istenebilir mi?

TTK m.1013/3, tamamlanan işi karşılayan bedel kısmı ve bedel kapsamına girmeyen giderler için teminat ipoteği istemine izin verir. Henüz yapılmamış bütün işlerin toplam bedeli bu gerekçeyle koşulsuz olarak istenemez.

Malik alacağı kabul etmiyorsa yalnızca fatura yeterli mi?

TMK m.895, tescil için alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olmasını arar. Fatura ve diğer belgelerin alacak bakımından etkisi incelenir; tek taraflı hesap ile kabul aynı sayılmaz.

Sözleşmede kanuni ipotekten önceden vazgeçilmişse hak biter mi?

TTK m.1013/1 önceden feragati geçersiz sayar. Belgenin başlığı veya dili bu korumayı kaldırmaz. Alacak doğduktan sonraki somut sulh ve güvence işlemleri ise ayrıca değerlendirilir.

Tescil istemi sicile şerh edilebilir mi?

Evet. TTK m.1013/3 bu imkânı tanır. Gemi sicilinde şerhin genel şartları m.977–978 kapsamında incelenir. Şerh, nihai ipoteğin tesciliyle aynı işlem değildir.

Malik yeterli güvence gösterirse ipotek yine istenir mi?

TMK m.895 yeterli güvence gösterilmesi hâlinde tescilin istenemeyeceğini düzenler. Güvencenin tutarı, kapsamı ve işlevi değerlendirilir. Salt ödeme vaadi veya güvence teklifi yeterlilikle aynı değildir.

Her gemi tamircisi TTK m.1013 hakkını otomatik kullanır mı?

Madde tersane sahibini hak sahibi olarak gösterir. Tedarikçi, alt yüklenici ve servis sağlayıcının sıfatları ayrıca incelenir. Aynı gemiye iş yapılmış olması bütün kişilere kendiliğinden aynı tescil hakkını vermez.

Onarım alacağı gemi alacaklısı hakkı mıdır?

Yapım ve onarım istemi TTK m.1352 kapsamında deniz alacağıdır. Bu nitelik, tek başına m.1320’deki gemi alacaklısı hakkını doğurmaz. Kanuni ipotek ve gemi alacaklısı hakkı ayrı düzenlemelerdir.

İpotek istemek geminin seferini durdurur mu?

Tescil veya şerh istemi ile geminin ihtiyati haczi farklıdır. Deniz alacağı için geminin tutulması talebi TTK m.1353 ve ilgili ihtiyati haciz hükümlerine göre değerlendirilir; sicil işlemi otomatik sefer yasağı değildir.

İstanbul ve Mersin bağlantılı tersane alacaklarında hazırlık

İstanbul’daki tersane ile Mersin bağlantılı armatör veya işletmeci arasındaki dosyada şirket merkezi, geminin bulunduğu yer ve sicil bilgisi ayrı belirlenmelidir. Hukuki incelemeye gemi sicil örneği, sözleşme, hakediş kabulü, tamamlanma tutanağı ve ödeme dökümü birlikte sunulmalıdır. Özellikle üç aylık tescil takvimi, ticari müzakere takviminden bağımsız izlenir. Geminin başka limana gitmesi ihtimali, hangi korumanın istendiğini açıklamayı gerektirir; şerh, nihai ipotek ve ihtiyati haciz ayrı talepler olarak değerlendirilir.

Kanun maddeleri ve resmî kaynaklar

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp