Yabancı Hakem Kararı Verildiği Ülkede İptal Edilmişse Türkiye’de Tenfiz Edilir mi? MÖHUK m.62 | 2026
Kısa ve Net Cevap
Yabancı hakem kararı tabi olduğu veya verildiği yer hukuku uyarınca kesinleşmemiş, icra kabiliyeti veya taraflar için bağlayıcılık kazanmamışsa ya da verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmişse Türkiye’de tenfizi reddedilir. 5718 sayılı MÖHUK m.62/1-h bu durumu açık tenfiz ret sebebi olarak düzenler. 1958 New York Sözleşmesi m.V/1-e de kararın taraflar için henüz bağlayıcı olmaması veya verildiği ülkenin ya da kararın tabi olduğu hukukun yetkili makamınca iptal edilmiş ya da icrasının askıya alınmış olması hâlinde tanıma ve tenfizin reddedilebileceğini düzenler.
“İptal davası açıldı” ile “karar iptal edildi” aynı şey değildir. New York Sözleşmesi m.VI, kararın iptali veya icrasının askıya alınması için yetkili makam önünde başvuru yapılmışsa tenfiz mahkemesine kararını erteleme ve talep üzerine uygun teminat isteme imkânı verir. Bu nedenle tahkim yerinde yalnız iptal davasının açılmış olması, tek başına otomatik nihai tenfiz reddi anlamına gelmez; iptal veya askı kararının varlığı ve niteliği ayrıca incelenir. MÖHUK m.62/2 uyarınca m.62/1-h’deki ret sebebini ispat yükü aleyhine tenfiz istenen tarafa aittir.

- MÖHUK m.62/1-h ne diyor?
- Bağlayıcı karar ne demektir?
- Kesinleşme şartı nasıl anlaşılır?
- Tahkim yerinde iptal edilmiş karar
- İptal davası açılmış ama sonuçlanmamışsa
- İcranın askıya alınması
- New York Sözleşmesi m.V ve m.VI
- Yetkili makam hangisidir?
- İspat yükü
- Hangi belgeler sunulur?
- Tenfiz başvurusunun zamanlaması
- En sık yapılan hatalar
- Sık sorulan sorular
MÖHUK m.62/1-h Hangi Durumları Tenfiz Ret Sebebi Sayar?
MÖHUK m.62/1-h yabancı hakem kararının hukuki statüsünü tenfizin temel koşullarından biri olarak ele alır. Karar, tabi olduğu veya verildiği ülke hukuku uyarınca kesinleşmemişse, icra kabiliyeti kazanmamışsa, taraflar için bağlayıcı hâle gelmemişse veya verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmişse tenfiz reddedilir.
Bu hüküm, Türk mahkemesinin henüz kendi hukuk düzeninde nihai nitelik kazanmamış veya kaynak ülkesinde ortadan kaldırılmış bir karara cebrî icra gücü vermesini engeller.
Ancak her tahkim sisteminde “kesinleşme” kavramı Türk mahkeme kararlarındaki kesinleşme şerhiyle aynı biçimde işlemez. Bazı tahkim rejimlerinde karar verildiği anda taraflar için bağlayıcıdır; ayrı bir kesinleşme belgesi düzenlenmez. Bu nedenle m.62/1-h değerlendirmesi kararın tabi olduğu hukuk ve tahkim kuralları üzerinden yapılır.
Tenfiz isteyen taraf kararın güncel statüsünü dosyada açıkça göstermeli; aleyhine tenfiz istenen taraf ise iptal, askı veya bağlayıcılık yokluğu iddiasını dayanak belgeleriyle ortaya koymalıdır.
Hakem Kararının Taraflar İçin Bağlayıcı Olması Ne Demektir?
Hakem kararının bağlayıcı olması, tarafların uyuşmazlık bakımından hakem kurulunun nihai hükmüne uymakla yükümlü hâle gelmesidir. New York Sözleşmesi, eski “kesinleşme” anlayışından farklı olarak kararın taraflar için bağlayıcı olmasını temel ölçütlerden biri kabul eder.
Kurumsal tahkim kurallarında çoğu zaman hakem kararının nihai ve taraflar bakımından bağlayıcı olduğu açıkça yazılır. Ad hoc tahkimde ise tahkim yeri hukuku ve tarafların usul anlaşması incelenir.
Karara karşı iptal davası açılabilmesi, kararın mutlaka bağlayıcı olmadığı anlamına gelmez. Birçok sistemde iptal davası olağan bir temyiz değildir ve karar verildiği anda bağlayıcı olabilir. Buna karşılık ilgili ülke hukuku kararın icra kabiliyetini belirli bir onay veya süreye bağlamışsa bu koşul yerine getirilmeden tenfiz istenmesi sorun yaratır.
MÖHUK m.61, tenfiz başvurusunda kararın usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış aslının ya da usulüne göre onanmış örneğinin sunulmasını ister. Belge şartı ile m.62/1-h’deki ret sebebi bu nedenle birbiriyle bağlantılıdır.
Yabancı Hakem Kararında “Kesinleşme” Nasıl Belirlenir?
Kesinleşmenin ne anlama geldiği kararın tabi olduğu hukuk ve tahkim yeri sistemi üzerinden belirlenir. Türk hukukundaki kesinleşme şerhi her yabancı tahkim kararında aranmaz.
Örneğin tahkim kurumu kararın nihai ve bağlayıcı olduğunu kurallarında düzenlemiş olabilir. Tahkim yeri hukuku kararın verilmesiyle birlikte bağlayıcılık doğurduğunu kabul edebilir. Bu durumda ayrıca devlet mahkemesinden “kesinleşme” belgesi alınması gerekmeyebilir.
Buna karşılık kararın yürürlüğe girmesi için belirli bir tescil, depo veya onay şartı öngören hukuk sistemlerinde bu şartların yerine getirilip getirilmediği incelenir.
Tenfiz dosyasında yabancı hukukun içeriği tartışmalıysa MÖHUK m.2 uyarınca Türk mahkemesi yabancı hukukun içeriğini tespit eder; taraflar bu tespitte mahkemeye yardımcı olabilir. Tahkim kuralları, uzman görüşleri, yabancı mahkeme kararları ve resmî hukuk metinleri bu amaçla sunulabilir.
Hakem Kararı Tahkim Yerinde İptal Edilmişse Türkiye’de Tenfiz Edilir mi?
MÖHUK m.62/1-h açık hükmü gereği, hakem kararı verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmişse Türkiye’de tenfiz reddedilir. New York Sözleşmesi m.V/1-e de benzer biçimde kararın verildiği ülkenin veya kararın tabi olduğu hukukun yetkili makamınca iptal edilmiş olmasını ret sebebi sayar.
Burada önemli olan iptal kararını veren makamın gerçekten yetkili olup olmadığı ve kararın hangi tahkim kararına ilişkin olduğudur. Tahkim yerindeki yetkisiz bir makamın işlemi veya yalnız idari nitelikteki bir belge, m.62/1-h anlamında iptal kararı olmayabilir.
İptal kararının nihai ve yürürlükte olup olmadığı da incelenmelidir. İptal kararına karşı kanun yolu varsa bunun karar üzerindeki etkisi kaynak ülke hukukuna göre belirlenir.
Tenfize karşı çıkan taraf iptal kararının onaylı örneğini ve Türkçe tercümesini sunmalı; kararın hangi yetkili makam tarafından ve hangi hukuki sonuçla verildiğini açıklamalıdır.
Tahkim Yerinde İptal Davası Açılmış Ama Henüz Karar Verilmemişse Ne Olur?
İptal davasının açılmış olması ile hakem kararının iptal edilmiş olması aynı değildir. New York Sözleşmesi m.VI, kararın iptali veya icrasının askıya alınması için m.V/1-e’de belirtilen yetkili makama başvuru yapılmışsa, tanıma veya tenfiz kararını verecek makamın uygun görürse kararını erteleyebileceğini düzenler.
Tenfiz mahkemesi ayrıca tenfiz isteyen tarafın talebi üzerine karşı taraftan uygun teminat isteyebilir. Bu düzenleme, tahkim yerindeki iptal davası sonuçlanmadan tenfiz sürecinin nasıl yönetileceğine dair denge mekanizmasıdır.
Dolayısıyla yalnız “iptal davası açıldı” belgesi sunulması otomatik nihai ret sonucu doğurmaz. Mahkeme, iptal başvurusunun ciddiyetini, yargılamanın aşamasını, kararın icrasının askıya alınıp alınmadığını ve tarafların menfaatlerini değerlendirerek erteleme konusunda karar verebilir.
MÖHUK uygulamasında da New York Sözleşmesinin uygulanabildiği dosyalarda m.VI doğrudan dikkate alınır.
Hakem Kararının İcrası Tahkim Yerinde Askıya Alınmışsa Ne Olur?
New York Sözleşmesi m.V/1-e, kararın yetkili makamca iptal edilmesinin yanında icrasının askıya alınmasını da tenfiz ret sebebi kapsamında düzenler. Askı, kararın hukuki varlığını ortadan kaldırmadan icra edilebilirliğini geçici olarak durdurur.
Askı kararı varken Türk mahkemesinin karara cebrî icra gücü vermesi, kaynak ülke kararının geçici statüsüyle çatışabilir. Bu nedenle askı kararının kapsamı, süresi ve hâlen yürürlükte olup olmadığı incelenir.
Yalnız iptal davasının açılmış olması askı kararı değildir. Kaynak ülke hukukunda iptal davasının kendiliğinden icrayı durdurup durdurmadığı veya ayrıca askı kararı gerekip gerekmediği belirlenmelidir.
Tenfize karşı çıkan taraf, askı iddiasını yabancı mahkeme veya yetkili makamın kararı ve uygulanacak hukukla belgelendirmelidir.
New York Sözleşmesi m.V/1-e ve m.VI Birlikte Nasıl Uygulanır?
m.V/1-e, kararın henüz taraflar için bağlayıcı olmaması veya yetkili makamca iptal/askı kararı verilmiş olması hâlini ret sebebi olarak düzenler. m.VI ise iptal veya askı başvurusunun henüz derdest olduğu durumda tenfiz mahkemesine erteleme yetkisi verir.
Bu iki madde farklı aşamaları düzenler. Sonuçlanmış iptal/askı kararı ile yalnız devam eden başvuru aynı hukuki statüde değildir.
m.VI kapsamında erteleme kararı verildiğinde mahkeme, tenfiz isteyen tarafın korunması için karşı taraftan uygun teminat isteyebilir. Böylece kaynak ülkedeki iptal davasının kötü niyetle tenfizi geciktirmek için kullanılmasının etkisi azaltılabilir.
Başvuruda New York Sözleşmesi uygulanıyorsa dilekçede m.V/1-e ve m.VI ayrımı açık kurulmalıdır.
Hakem Kararını İptal Etmeye Yetkili Makam Hangisidir?
New York Sözleşmesi m.V/1-e, kararın verildiği ülkenin veya kararın tabi olduğu hukukun yetkili makamını esas alır. Uygulamada iptal davalarının merkezi çoğunlukla tahkim yeridir.
Tahkim yeri İstanbul olan MTK kapsamındaki hakem kararında iptal davası 4686 sayılı Kanun m.15 uyarınca ilgili bölge adliye mahkemesinde açılır. Tahkim yeri Londra, Paris, Cenevre veya başka ülke ise iptal makamı o ülkenin tahkim hukukuna göre belirlenir.
Tenfiz mahkemesi yabancı iptal kararını incelerken kararı veren merciin yetkisini ve kararın kapsamını belirler. Tahkimle ilgisiz başka bir mahkemenin uyuşmazlığın esası hakkında verdiği karar, hakem kararını otomatik olarak “iptal edilmiş” hâle getirmez.
Tahkim yeri ile duruşma yerinin ayrımı için MTK m.9 tahkim yeri rehberi incelenebilir.
Hakem Kararının İptal Edildiğini veya Bağlayıcı Olmadığını Kim İspatlar?
Aleyhine tenfiz istenen taraf. MÖHUK m.62/2, m.62/1-h bendindeki ret sebebinin ispat yükünü hakkında tenfiz istenen tarafa yükler.
Bu nedenle borçlu, iptal kararının veya askı kararının usulüne uygun örneğini; kararın bağlayıcı olmadığını ileri sürüyorsa ilgili tahkim yeri hukukunu veya tahkim kurallarını sunmalıdır.
Tenfiz isteyen taraf da MÖHUK m.61 gereği kararın bağlayıcılık/icra kabiliyeti durumunu belgelemek zorundadır. Böylece tarafların belge yükümlülükleri birbirini tamamlar.
Yabancı belgelere dayanılacaksa onay ve tercüme zinciri eksiksiz kurulmalıdır.
Tenfiz Dosyasında Kararın Statüsünü Gösteren Hangi Belgeler Bulunmalıdır?
Temel belge hakem kararının aslı veya usulüne göre onanmış örneğidir. Buna ek olarak tahkim kurumunun kararın taraflara gönderildiğini ve bağlayıcı olduğunu gösteren yazısı, tahkim kuralları, tahkim yeri hukukunun ilgili hükümleri ve varsa iptal/askı dosyasına ilişkin resmî belgeler sunulabilir.
İptal kararı varsa kararın tam metni, kesinlik/yürürlük durumu, hangi makamca verildiği ve hangi hakem kararına ilişkin olduğu açık olmalıdır.
İptal davası yalnız derdestse dava açılış belgesi, dosya numarası, duruşma takvimi ve varsa askı kararı ayrıca sunulur. Mahkemenin m.VI erteleme değerlendirmesi için bu bilgiler önemlidir.
MÖHUK m.61’in zorunlu belge listesi için yabancı hakem kararı tenfiz belgeleri rehberi kullanılabilir.
Yabancı Hakem Kararının Tenfizi İçin En Doğru Zaman Ne Zamandır?
Tenfiz başvurusu, kararın ilgili tahkim rejiminde taraflar için bağlayıcılık ve icra kabiliyeti kazandığı tarih dikkate alınarak yapılmalıdır. Erken başvuru m.62/1-h itirazına yol açabilir.
Tahkim yerinde iptal davası açılması ihtimali varsa bunun tenfizi otomatik engellemediği bilinmelidir. Ancak kararın icrası askıya alınmışsa veya ciddi bir iptal başvurusu devam ediyorsa Türkiye’deki sürecin erteleme ihtimali baştan değerlendirilmelidir.
Karar borçlusunun Türkiye’de malvarlığı bulunması hâlinde gecikmenin tahsil riskini artırabileceği de dikkate alınır. Tenfiz stratejisi ile ihtiyati koruma ve icra hazırlığı birlikte planlanmalıdır.
Tenfiz başvurusunun yetkili mahkemesi ve genel süreç, MÖHUK m.60-63 genel tenfiz rehberi içinde ayrıca açıklanmıştır.
En Sık Yapılan Hatalar
- İptal davası açılmasını, hakem kararının iptal edilmiş olmasıyla aynı saymak.
- İptal davasının kaynak ülkede icrayı otomatik durdurup durdurmadığını kontrol etmemek.
- Kararın bağlayıcılığını Türk hukukundaki kesinleşme şerhiyle birebir eşitlemek.
- Yabancı iptal veya askı kararını onaysız/tercümesiz sunmak.
- İptal kararını veren makamın gerçekten yetkili olup olmadığını incelememek.
- New York Sözleşmesi m.VI’daki erteleme ve teminat mekanizmasını gözden kaçırmak.
- MÖHUK m.62/2’de ispat yükünün aleyhine tenfiz istenen tarafta olduğunu unutmamak.
- Kararın mevcut hukuki statüsünü tenfiz başvurusu gününde yeniden kontrol etmemek.
Resmî ve İlgili Kaynaklar
- 5718 sayılı MÖHUK – m.60-62
- 1958 New York Sözleşmesi – m.V/1-e ve m.VI
- Tenfiz İçin Zorunlu Belgeler – MÖHUK m.61
- Türkiye Tahkiminde Hakem Kararının İptali – MTK m.15
Sık Sorulan Sorular
Yabancı hakem kararı verildiği ülkede iptal edilmişse Türkiye’de tenfiz edilir mi?
MÖHUK m.62/1-h, yetkili makamca iptal edilmiş yabancı hakem kararını tenfiz ret sebebi sayar.
İptal davası açılması tenfizi otomatik reddettirir mi?
Hayır. New York Sözleşmesi m.VI uyarınca tenfiz mahkemesi uygun görürse kararını erteleyebilir; iptal davasının açılması ile kararın iptali aynı değildir.
Hakem kararının icrası askıya alınmışsa ne olur?
New York Sözleşmesi m.V/1-e askı hâlini tenfiz ret sebebi kapsamında düzenler.
Kararın bağlayıcı olup olmadığı hangi hukuka göre belirlenir?
Kararın tabi olduğu veya verildiği yer tahkim hukuku ve uygulanacak tahkim kuralları esas alınır.
İptal veya askı durumunu kim ispatlar?
MÖHUK m.62/2 uyarınca aleyhine tenfiz istenen taraf ispatlar.
Tenfiz mahkemesi iptal davası sonuçlanana kadar bekleyebilir mi?
New York Sözleşmesi m.VI kapsamındaki şartlarda tenfiz kararını erteleyebilir ve uygun teminat isteyebilir.
Her yabancı hakem kararında Türk tipi kesinleşme şerhi gerekir mi?
Hayır. MÖHUK kararın usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olmasını esas alır; yabancı sistemdeki statü ayrıca incelenir.
İptal kararının Türkçe tercümesi gerekir mi?
Türk mahkemesine sunulan yabancı kararın usulüne uygun Türkçe tercümesi hazırlanmalıdır.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.
Bu rehber 5718 sayılı MÖHUK m.60-62 ile 1958 New York Sözleşmesi m.V/1-e ve m.VI esas alınarak hazırlanmıştır. Kararın iptal edilmesi, icrasının askıya alınması, yalnız iptal davası açılması ve bağlayıcılık kavramları birbirinden ayrılarak açıklanmıştır.
Yabancı Hakem Kararı Tenfizi İçin İletişim
Son mevzuat kontrolü: 13 Eylül 2026.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
