Yabancı Mahkeme Kararı Kısmen Tenfiz Edilebilir mi? MÖHUK 56 | 2026
Kısa ve Net Cevap
Evet. Yabancı mahkeme kararı MÖHUK m.56 uyarınca kısmen tenfiz edilebilir. 5718 sayılı Kanun’un 56. maddesi, mahkemenin yabancı ilamın kısmen veya tamamen tenfizine ya da tenfiz isteminin reddine karar verebileceğini açıkça düzenler. Kısmi tenfiz, yabancı kararın birbirinden ayrılabilen hüküm bölümlerinden yalnız tenfiz şartlarını taşıyan veya henüz yerine getirilmemiş olan kısmın Türkiye’de icra kabiliyeti kazanmasını sağlar.
Kısmi tenfiz özellikle yabancı ilamda birden fazla alacak kalemi bulunması, kararın bir bölümünün ödenmiş olması, bazı hüküm fıkralarının Türk kamu düzenine veya münhasır yetkiye takılması ya da yalnız belirli hükümlerin kesinleşmiş olması hâllerinde önem taşır. Türk mahkemesi yabancı kararın esasını değiştirip yeni bir hüküm kurmaz; yalnız yabancı ilamın ayrılabilir ve tenfiz şartlarını taşıyan bölümüne tenfiz etkisi verir.

MÖHUK m.56 Kısmi Tenfiz İçin Ne Düzenliyor?
MÖHUK m.56’nın metni kısa ama kapsamı önemlidir. Hükme göre mahkeme, yabancı mahkeme ilamının kısmen veya tamamen tenfizine veya istemin reddine karar verebilir. Bu düzenleme, tenfizin “ya hep ya hiç” şeklinde işlemediğini açıkça gösterir.
Yabancı kararda birden çok bağımsız hüküm bulunabilir. Örneğin ana para, faiz, yargılama gideri, vekâlet ücreti, mal teslimi ve başka bir edim aynı ilamda yer alabilir. Bu kalemlerin tamamı aynı tenfiz sorununa sahip olmayabilir. Bazısı kesinleşmiş, bazısı kanun yolunda olabilir; bazısı ödenmiş, bazısı ödenmemiş olabilir.
Kısmi tenfiz, Türk mahkemesine yabancı hükmü yeniden yazma yetkisi vermez. Mahkeme yalnız tenfize elverişli ve diğer kısımlardan ayrılabilir hüküm bölümünü belirler.
Yabancı Kararın “Ayrılabilir” Bir Bölümü Ne Demektir?
Kısmi tenfiz için tenfizi istenen hüküm bölümünün kararın geri kalanından hukukî ve hesap yönünden ayrılabilmesi gerekir. Ayrılabilirlik, Türk mahkemesinin yabancı kararın esasını değiştirmeden yalnız belirli hüküm kısmına icra kabiliyeti verebilmesini ifade eder.
Örneğin yabancı ilamda 100.000 avro ana para ve ayrı bir taşınmaz devri hükmü bulunuyorsa, para alacağı hükmü taşınmaz hükmünden bağımsız olabilir. Taşınmazın aynına ilişkin bölüm m.54/b bakımından münhasır yetki engeline takılsa bile para alacağı bölümü şartları taşıyorsa ayrı değerlendirilebilir.
Buna karşılık yabancı hükmün bölünmesi kararın anlamını veya hesap sistemini değiştirecekse Türk mahkemesi yeni bir maddi hukuk hesabı yapamaz. Kısmi tenfizin sınırı, yabancı ilamın mevcut hüküm yapısıdır.
Yabancı Karardaki Borcun Bir Kısmı Ödenmişse Ne Olur?
MÖHUK m.55/2, yabancı ilamın kısmen yerine getirilmiş olmasını tenfiz davalısının ileri sürebileceği itirazlardan biri olarak kabul eder. Borçlu karar sonrasında alacağın bir kısmını ödemişse, ödendiği ispatlanan kısım için tekrar icra kabiliyeti yaratılmamalıdır.
Bu durumda ödeme belgeleri, yabancı kararın hüküm kalemleriyle karşılaştırılır. Ana para, faiz, yargılama gideri ve diğer kalemler ayrı gösterilir. Hangi ödemenin hangi kaleme mahsup edildiği açık değilse uyuşmazlık çıkabilir.
Mahkeme, ifa edilmemiş ve tenfiz şartlarını taşıyan kalan kısım yönünden m.56 kapsamında kısmi tenfize karar verebilir. Böylece yabancı kararın ödenmiş bölümü için ikinci kez tahsil riski önlenir.
Yabancı Kararın Yalnız Bir Kısmı Kesinleşmişse Kısmi Tenfiz Olur mu?
MÖHUK m.50 yabancı ilamın kaynak ülke hukukuna göre kesinleşmiş olmasını arar. Yabancı usul hukukunda farklı hüküm fıkralarının veya taleplerin ayrı tarihlerde kesinleşmesi mümkünse, Türkiye’de de kesinleşmiş bölümün tenfizi değerlendirilir.
Burada kesinleşme belgesi kritik önemdedir. Belge yalnız “karar kesinleşmiştir” demek yerine hangi hüküm bölümünün kesinleştiğini açıkça gösteriyorsa kısmi tenfiz daha sağlıklı yürür. Kesinleşmeyen bölüm için m.50 şartı gerçekleşmemiştir.
Türk mahkemesi yabancı kanun yolunun sonucunu beklemek zorunda olan bölümle, kesinleşmiş ve bağımsız bölüm arasında ayrım yapabilir. Karar bölünemiyorsa kesinleşme sorunu tüm tenfiz talebini etkileyebilir.
Yabancı Kararın Bir Bölümü Kamu Düzenine Aykırıysa Diğer Bölüm Tenfiz Edilebilir mi?
MÖHUK m.54/c, hükmün Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamasını arar. Yabancı kararın yalnız belirli ve ayrılabilir bir hüküm kısmı kamu düzeni engeline takılıyorsa, diğer bağımsız kısmın tenfiz şartları ayrıca incelenebilir.
Örneğin bir yabancı karar farklı nitelikte iki bağımsız edim içeriyorsa ve yalnız bir edim Türkiye’de kabulü mümkün olmayan açık bir kamu düzeni sonucu yaratıyorsa, kamu düzeni sorunu olmayan edim kısmi tenfizin konusu olabilir. Ancak ayrım yabancı kararın hüküm yapısına dayanmalıdır.
Mahkeme kamu düzenine aykırı bölümü yeniden formüle ederek “uygun hâle getirmez”. O bölüm tenfiz dışı bırakılır; kalan bölüm bağımsızsa tenfiz değerlendirilir.
Bir Hüküm Bölümü Türk Mahkemelerinin Münhasır Yetkisine Giriyorsa Ne Olur?
MÖHUK m.54/b uyarınca Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren konuda verilmiş yabancı hüküm tenfiz edilemez. Yabancı ilamda hem münhasır yetki kapsamına giren hem de girmeyen bağımsız hükümler bulunabilir.
Türkiye’deki taşınmazın aynına ilişkin doğrudan tapu hükmü ile taraflar arasındaki ayrı bir para alacağı aynı yabancı ilamda yer alıyorsa, bu iki hükmün ayrılabilirliği incelenir. Tapu hükmü münhasır yetki engeline takılırken para alacağı diğer şartları taşıyorsa kısmi tenfiz gündeme gelebilir.
Bu ayrım, “kararın bir bölümü tenfiz edilemiyor, o hâlde tamamı reddedilir” şeklindeki otomatik yaklaşımı önler.
Ana Para, Faiz ve Yargılama Giderleri Ayrı Ayrı Tenfiz Edilebilir mi?
Yabancı kararda ana para, faiz, mahkeme masrafı ve vekâlet ücreti gibi kalemler ayrı hüküm altına alınmış olabilir. Her kalemin kesinleşme, ödeme ve kamu düzeni durumu ayrı incelenebilir. Ancak faiz hesabı yabancı kararın hüküm fıkrasındaki oran, başlangıç tarihi ve para birimine göre uygulanır.
Türk tenfiz mahkemesi yabancı faiz oranını kendi takdiriyle Türk yasal faizine çeviremez. Bununla birlikte faiz hükmü kamu düzenine açık aykırılık tartışması doğuruyorsa m.54/c ayrıca incelenir.
Yargılama giderleri ve masraf kararları da bağımsız ve kesinleşmiş eda hükmü niteliğindeyse tenfiz kapsamına girebilir. Ödeme yapılmışsa m.55/2 itirazı dikkate alınır.
Kısmi Tenfiz Dilekçede Nasıl İstenir?
Tenfiz isteyen taraf, yabancı ilamın hangi hüküm bölümünün Türkiye’de icra edilmesini istediğini açıkça göstermelidir. Kısmi talep varsa hüküm fıkrası, tutar, para birimi, faiz başlangıç tarihi ve diğer icra unsurları tereddütsüz yazılır.
Kararın tamamı için tenfiz istenmiş olsa bile mahkeme m.56 uyarınca şartları yalnız belirli bölümde görürse kısmi tenfiz kararı verebilir. Ancak talebin kapsamı ve usul hukukundaki taleple bağlılık ilkesi gözetilmelidir.
Kısmi ödeme varsa kalan miktar hesap tablosuyla gösterilir. Yabancı kararın aslı, kesinleşme belgesi ve onaylı tercümelerde kısmi hükmün nerede bulunduğu işaretlenir.
Türk Mahkemesinin Kısmi Tenfiz Kararı Nasıl Olmalıdır?
MÖHUK m.56, tenfiz kararının yabancı mahkeme ilamının altına yazılacağını ve hâkim tarafından mühürlenip imzalanacağını düzenler. Kısmi tenfizde hangi hüküm bölümünün tenfiz edildiği kararda açıkça belirtilmelidir.
İcra dairesinin tereddüt yaşamaması için tenfiz edilen tutar, edim, faiz veya diğer hüküm unsurları mümkün olduğunca net olmalıdır. “Kararın kısmen tenfizine” denilip kapsam belirsiz bırakılmamalıdır.
Tenfiz edilmeyen bölüm bakımından ret gerekçesi, ilgili MÖHUK şartına göre açıklanır. Böylece kanun yolu incelemesi de sağlıklı yürür.
Kısmi Tenfiz Kararı Sonrası İcra Nasıl Yapılır?
MÖHUK m.57/1 uyarınca tenfizine karar verilen yabancı ilamlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur. Kısmi tenfizde de yalnız tenfiz kararı verilen hüküm bölümü ilamlı icraya konu edilir.
Tenfiz kararının kanun yolu durumu ayrıca m.57/2 kapsamında değerlendirilir. Kanun yolu aşamasında yerine getirmenin durması, kesinleşme ve icra zamanlaması dosyanın güncel usul durumuna göre kontrol edilir.
İcra emri yabancı kararın tenfiz edilmeyen bölümlerini kapsayamaz. Kısmi tenfiz kararının sınırları icra aşamasında da korunur.
Kısmi Tenfizde En Sık Yapılan Hatalar
- Yabancı kararın tüm hüküm bölümlerini birbirinden bağımsızmış gibi varsaymak.
- Kısmi ödeme yapıldığı hâlde kalan tutarı hesaplamamak.
- Kesinleşme belgesinin hangi hüküm kısmını kapsadığını kontrol etmemek.
- Münhasır yetkiye giren bölümle para alacağı bölümünü ayırmamak.
- Kamu düzenine aykırı bölümü yeniden yazarak tenfiz istemek.
- Ana para, faiz ve masraf kalemlerini tek tutar hâlinde sunmak.
- İcra emrinde tenfiz edilmeyen hüküm kısmını da talep etmek.
- Kısmi tenfiz kararının kapsamını belirsiz bırakmak.
Kısmi Tenfiz ile Yabancı Kararın Esastan Değiştirilmesi Arasındaki Sınır
Kısmi tenfizin en önemli sınırı, Türk mahkemesinin yabancı kararı “daha adil” veya “Türk hukukuna daha uygun” gördüğü biçimde yeniden kuramamasıdır. Tenfiz incelemesi bir istinaf veya temyiz incelemesi değildir. MÖHUK m.54’teki şartlar ve m.55’teki itirazlar denetlenir; yabancı mahkemenin delil takdiri ve maddi hukuk uygulaması kural olarak yeniden incelenmez. Bu nedenle kısmi tenfiz, yabancı hüküm fıkrasındaki ayrılabilir bir bölümü seçmek anlamına gelir; yeni bir alacak miktarı yaratmak anlamına gelmez.
Örneğin yabancı karar 80.000 avro ana para ile ayrıca 20.000 avro bağımsız tazminat kalemine hükmetmişse ve yalnız ikinci kalem tenfiz engeline takılıyorsa ilk kalem ayrı değerlendirilebilir. Buna karşılık tek bir tazminat kalemini Türk mahkemesinin kendi kusur veya hakkaniyet değerlendirmesiyle yarıya indirmesi kısmi tenfiz değildir; yabancı hükmün esasına müdahale olur.
Kısmi İfa İtirazı Hangi Aşamada ve Nasıl İspatlanır?
MÖHUK m.55/2, davalının yabancı mahkeme ilamının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş olduğunu ileri sürebileceğini açıkça kabul eder. Kısmi ödeme iddiası yalnız soyut beyanla bırakılmamalıdır. Banka dekontu, yabancı icra dosyası tahsil belgesi, alacaklı makbuzu veya borç kapatma belgesi hangi kalemin ne miktarda ifa edildiğini gösterecek biçimde sunulmalıdır.
Ödeme yabancı para üzerinden yapılmışsa ödeme tarihi, para birimi ve hangi alacak kalemine mahsup edildiği ayrıca gösterilir. Birden fazla ana para, faiz ve gider kalemi içeren ilamda “toplam 25.000 avro ödedim” açıklaması tek başına kalan borcun belirlenmesine yetmeyebilir. Mahkemenin yabancı hükmü değiştirmeden, yalnız yerine getirilmiş kısmı tenfiz dışında bırakabilmesi için hesap izlenebilir olmalıdır.
Kısmi Tenfiz Talebinde MÖHUK m.53 Belgeleri Nasıl Hazırlanır?
Kısmi tenfiz istenmesi, MÖHUK m.53’teki belge yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Yabancı mahkeme ilamının usulen onanmış aslı veya yetkili makamca onanmış örneği ile ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış belge, tasdikli Türkçe tercümeleriyle sunulur. Kararın yalnız belirli bölümü kesinleşmişse kesinleşme belgesinin bu bölümü tereddütsüz gösterebilmesi gerekir.
Yabancı ilam çok sayfalı ve birden fazla talebi içeriyorsa dilekçede tenfizi istenen hüküm bölümü sayfa ve bent numarasıyla işaretlenebilir. Bu yöntem, Türk mahkemesinin hangi bölümün tenfiz edildiğini karar fıkrasında açıkça göstermesini ve sonradan icra dairesinin tenfiz kapsamını aşmamasını kolaylaştırır.
Tenfiz Talebi Kısmen Reddedilirse Kanun Yolu Nasıl İzlenir?
Mahkeme yabancı ilamın bir bölümünü tenfiz edip bir bölümünü reddederse kararın her iki yönü de tarafların hukuki menfaatine göre kanun yoluna konu olabilir. Kabul edilen bölüm bakımından davalı, reddedilen bölüm bakımından tenfiz isteyen taraf genel usul hükümleri çerçevesinde kanun yoluna başvurabilir. MÖHUK m.57/2’nin kanun yolunun yerine getirmeye etkisi, tenfiz kararının güncel usul durumu ile birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle kısmi tenfiz kararından sonra hemen icraya geçmeden önce hangi hüküm bölümünün kanun yolunda olduğu, hangisinin kesinleştiği ve üst mahkemenin kapsamı değiştirip değiştirmediği kontrol edilir. İcra talebi, son ve icra edilebilir tenfiz kapsamına göre hazırlanmalıdır.
Kısmi Tenfiz Kararı İcra Dairesine Sunulurken Son Kontrol
İcra talebi hazırlanırken yabancı ilamın hüküm fıkrası, Türk mahkemesinin kısmi tenfiz kararı, kesinleşme veya kanun yolu kaydı ve varsa ödeme belgeleri tek dosyada karşılaştırılmalıdır. Talep edilen ana para, faiz ve giderlerin yalnız tenfiz edilen bölüme ait olduğu açıkça gösterilmelidir. İcra dairesine yabancı kararın tamamını sunmak tek başına sorun değildir; ancak takip talebi ve icra emri tenfiz edilmeyen kısmı kapsayamaz. Üst mahkeme kararıyla tenfiz kapsamı değişmişse son karar esas alınmalı ve eski kısmi karar üzerinden işlem sürdürülmemelidir.
Kısmi tenfizde amaç yabancı ilamı yeniden yargılamak değil, yalnız Türkiye’de icra etkisi verilebilen ayrılabilir hüküm bölümünü açıkça belirlemektir.
Bu sınır, tenfiz incelemesinde esasa girme yasağını da ayrıca korur.
İlgili İçerikler ve Resmî Kaynak
- 5718 sayılı MÖHUK – m.55-57
- Kesinleşme şerhi ve tenfiz
- Münhasır yetki ve kısmi tenfiz ilişkisi
- Kamu düzeni ve tenfiz
Sık Sorulan Sorular
Yabancı karar kısmen tenfiz edilebilir mi?
Evet. MÖHUK m.56 mahkemenin ilamın kısmen veya tamamen tenfizine karar verebileceğini düzenler.
Borcun bir kısmı ödendiyse ne olur?
MÖHUK m.55/2 uyarınca kısmi ifa ileri sürülür ve kalan bölüm yönünden tenfiz değerlendirilir.
Kararın yalnız bir kısmı kesinleşmişse tenfiz olur mu?
Kesinleşmiş bölüm diğer hükümlerden ayrılabiliyorsa kısmi tenfiz gündeme gelir.
Kamu düzenine aykırı bölüm ayrılabilir mi?
Evet. Aykırı bölüm bağımsız ve ayrılabilir ise diğer bölüm ayrıca tenfiz şartları yönünden incelenebilir.
Türkiye’deki taşınmaz hükmü reddedilirse para alacağı da reddedilir mi?
Hayır. Para alacağı bağımsızsa ve tenfiz şartlarını taşıyorsa kısmi tenfiz değerlendirilebilir.
Faiz ayrı tenfiz edilebilir mi?
Yabancı ilamda ayrılabilir hüküm kalemi ise ve tenfiz şartlarını taşıyorsa ayrıca değerlendirilir.
Mahkeme yabancı karardaki miktarı değiştirebilir mi?
Hayır. Tenfiz mahkemesi yabancı hükmün esasını yeniden kurmaz.
Kısmi tenfiz nasıl icra edilir?
Yalnız tenfiz edilen hüküm bölümü Türk ilamı gibi icra olunur.
Kısmi tenfiz için ayrı dava mı gerekir?
Tenfiz davasında talebin hangi hüküm bölümüne ilişkin olduğu açıkça gösterilir; m.56 aynı yargılama içinde kısmi karara izin verir.
Masraf kararı kısmen tenfiz edilebilir mi?
Ayrılabilir, kesinleşmiş ve tenfiz şartlarını taşıyan masraf hükmü ayrıca değerlendirilebilir.
Kararın bir kısmı ödenmişse hangi belge gerekir?
Banka dekontu, makbuz veya yabancı icra tahsil belgesi gibi ödeme belgesi sunulmalıdır.
Yurt dışındayken kısmi tenfiz davası takip edilebilir mi?
Evet. Geçerli vekâletnameyle Türkiye’de avukat aracılığıyla takip edilebilir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.
Bu rehber MÖHUK m.55-57 çerçevesinde yabancı mahkeme kararının kısmi tenfizini, kısmi ifa, kesinleşme, kamu düzeni ve münhasır yetki ayrımlarıyla açıklamak için hazırlanmıştır.
Kısmi Tenfiz Dosyası İçin İletişim
Son mevzuat kontrolü: 12 Eylül 2026.
Ofis Konumu
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki dosyalar bu ofisten koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
