B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Ticaret Sicilindeki Yanlış Kaydı Bildiği Hâlde Düzelttirmeyen Kişi Tazminat Öder mi?

TTK m. 38 ikinci fıkra, ticaret sicilindeki kaydın gerçeği yansıtmadığını öğrendiği hâlde düzeltilmesini istemeyenlerin, bu kusurları nedeniyle üçüncü kişilerin uğradıkları zararları tazmin etmesini düzenler. Tescil edilmiş hususun değişmesi, sona ermesi veya kaldırılması üzerine gerekli değişiklik ya da silinmeyi istemeyen ve yeniden tescil yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişiler de aynı fıkra kapsamındadır.

Tazminat için yalnız sicilde yanlışlık bulunması yeterli değildir. Hangi kişinin hangi yükümlülüğü ihlal ettiği, ilgili kaydı ne zaman öğrendiği, üçüncü kişinin hangi işlem nedeniyle zarar gördüğü ve zarar ile ihmal arasındaki bağ açıklanmalıdır. Yanlış kaydın düzeltilmesi, sicil müdürlüğü kararına itiraz ve geçmiş zararın tazmini farklı taleplerdir. Birinin yapılması diğerinin sonucunu kendiliğinden sağlamaz.

Sicil ihmalinde tazminatın unsurları: Yanlış kayıt, Görev ve öğrenme, Kusurlu ihmal, Bağlantılı gerçek zarar
Kaydın düzeltilmesi ile gerçekleşmiş zararın tazmini ayrı taleplerdir.

Ticaret sicilinde doğruluk yükümlülüğünün kaynağı

TTK m. 32 üçüncü fıkra, tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmasını, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratmamasını ve kamu düzenine aykırı olmamasını ister. Sicil kaydı yalnız şirketin iç arşivi değildir; üçüncü kişilerin hukuki işlemlerinde bilgi kaynağıdır. Bu nedenle kayıt ile gerçek durum arasındaki farkın sürdürülmesi önem taşır.

Yanlışlık, baştan gerçeğe uymayan bilgiyle ortaya çıkabileceği gibi sonradan gerçekleşen değişikliğin kayda geçirilmemesinden de doğar. TTK m. 31, tescil edilmiş hususlardaki değişikliklerin tescilini ve ilgili olayın sona ermesi hâlinde kaydın silinmesini düzenler. İlk tescilin doğru olması, sonraki bütün dönemlerin doğru kaldığını göstermez.

Dosyada gerçek durum ile sicilde görünen durum aynı tarih için karşılaştırılır. Bugünün güncel kaydı, uyuşmazlık konusu işlemin yapıldığı günkü görünümü tek başına açıklamaz. Eski kayıt, değişiklik belgesi ve ilan tarihleri birlikte alınmalıdır.

TTK m. 38 ikinci fıkra iki ihmal grubunu düzenler

Birinci grup, kaydın TTK m. 32 üçüncü fıkradaki şartları taşımadığını öğrendiği hâlde düzeltilmesini istemeyen kişilere ilişkindir. Burada öğrenme olgusu açık önem taşır. Kaydın yanlış olduğunu bilme tarihi ve buna rağmen yapılmayan işlem belirlenmelidir.

İkinci grup, tescil edilmiş hususun değişmesi, sona ermesi veya kaldırılması nedeniyle kaydın değiştirilmesini ya da silinmesini istemekle veya yeniden tescil yaptırmakla yükümlü olduğu hâlde bunu yapmayanları kapsar. Bu değerlendirmede kişinin tescil görevinin kanuni dayanağı gösterilir. Şirketle herhangi bir ilişki, bütün sicil görevlerini otomatik olarak kişiye yüklemez.

Her iki grupta da hüküm, kusur nedeniyle üçüncü kişilerin uğradıkları zararın giderilmesini düzenler. Kaydın varlığıyla zarar arasında gerçek bağlantı kurulmalıdır. Talep, genel bir şirket yönetimi eleştirisi yerine belirli kayıt, belirli görev, belirli ihmal ve belirli kayıp üzerinden hazırlanır.

Tazminat talebi hangi kişiye yöneltilir?

TTK m. 28, tescil isteminin ilgililer, temsilciler veya hukuki halefleri tarafından yapılacağını düzenler. Bir hususun tescilini istemeye birden çok kişinin zorunlu ve yetkili olduğu hâllerde, aksine kanun hükmü yoksa içlerinden birinin talebi üzerine gerçekleşen tescil hepsi tarafından istenmiş sayılır. Bu çerçeve sorumlu kişinin belirlenmesinde başlangıç noktasıdır.

Tazminat davasında şirket, organ üyesi, ticari temsilci ve sicil görevlisi sıfatları birbirine karıştırılmamalıdır. Hangi kişinin hukuki yükümlülüğü bulunduğu ve hangi davranışın ona ait olduğu açıklanır. Her ortak, sırf ortak olduğu için bütün sicil yanlışlıklarının kişisel tazminat borçlusu değildir.

Başvuruyu fiilen hazırlayan çalışan ile başvuru yükümlülüğünü taşıyan kişinin görevleri de ayrılır. Dışarıdan hizmet alınması, kanuni yükümlülüğün mutlaka tamamen devredildiği anlamına gelmez. Temsil ve iş dağılımı belgeleri gerçek kapsamlarıyla incelenir; bütün kişilere aynı gerekçeyle topluca sorumluluk yüklenmez.

Yanlış kaydın öğrenildiği nasıl kanıtlanır?

Öğrenmeye ilişkin belge, kaydın hangi yönünün yanlış olduğunu ilgili kişinin bildiğini göstermelidir. Gönderilen ihtar, şirket organı toplantısı, cevap yazısı veya yapılan düzeltme hazırlığı bu olguyla bağlantılı olarak değerlendirilir. Yalnız kişinin sicili inceleme imkânı bulunduğunu söylemek, açık öğrenme olgusunun bütün ayrıntılarını kanıtlamaz.

Bildirimin metni ve ulaşması birlikte korunur. Yanlış şirket numarasına ilişkin uyarı, başka şirketin kaydının bilindiğini kendiliğinden göstermez. Bildirime eklenen belgenin ilgili kişi tarafından anlaşılabilir ve incelenebilir olup olmadığı da olayın parçasıdır.

Öğrenmeden önce gerçekleşen zarar ile öğrenmeden sonra süren ihmalin doğurduğu zarar ayrı ele alınır. İlk grubun sorumluluğu öğrenme koşuluna dayanıyorsa kronoloji buna göre kurulmalıdır. Daha eski zararları yalnız sonraki bildirim üzerinden aynı sorumluluk dönemi içine almak yeterli gerekçe oluşturmaz.

Değişikliğin hukuken gerçekleştiği tarih belirlenmelidir

Sicil güncelleme yükümlülüğünde önce değişikliğe yol açan hukuki olay saptanır. Bir şirket kararının taslak olarak hazırlanması, yetkili organ tarafından alınması ve hukuken sonuç doğurması aynı aşamalar değildir. Her belge gerçekleşmemiş bir değişikliği gerçekleşmiş gibi göstermek için kullanılamaz.

İlgili işlem için tescil kurucu nitelikteyse, yalnız şirket içi karara bakarak dış dünyada bütün sonuçların doğduğu söylenemez. Açıklayıcı tescilde ise kayıt ve gerçek hukuki durumun ilişkisi farklıdır. TTK m. 36 ikinci fıkra, tescille derhâl sonuç doğmasına veya sürelere ilişkin özel hükümleri saklı tutar.

Bu nedenle tazminat iddiası, belirli kaydın tabi olduğu özel düzenle birlikte kurulmalıdır. Yazının konusu bütün şirket işlemleri için tek geçerlilik tarihi vermek değildir. Somut olayda güncellenmesi gereken bilgi ve bu görevin doğduğu an, o işleme ait kanun hükmüyle açıklanır.

Kusur hangi davranış üzerinden incelenir?

TTK m. 38 ikinci fıkra açıkça bu kusurları nedeniyle doğan zararı düzenler. Sorumluluk açıklamasında hangi yapılabilir ve gerekli işlemin yerine getirilmediği gösterilmelidir. Yanlışlığı öğrenip hiçbir başvuru yapmamakla eksiksiz başvuruya rağmen başka makamın işlemini beklemek aynı olay değildir.

Sicil başvuru tarihi, verilen belgeler, eksiklik yazıları ve cevaplar birlikte incelenir. Başvurunun yalnız hazırlanmış olması, müdürlüğe gerçekten teslim edildiğini kanıtlamaz. Teslim belgesi bulunuyorsa başvurunun hangi kaydı düzeltmek amacıyla yapıldığı da anlaşılmalıdır.

Dış engel ileri sürülüyorsa gerçek kapsam gösterilir. Başka konuda devam eden dava bütün tescil görevlerini otomatik durdurmaz. Buna karşılık kaydın hukuki durumunu doğrudan etkileyen karar veya uyuşmazlık yok sayılmaz. Kusur değerlendirmesi, kişiden hangi somut davranışın beklenebileceği ve bu davranışın yerine getirilip getirilmediği üzerinden yapılır.

Zarar gören üçüncü kişinin sıfatı

M. 38 ikinci fıkra üçüncü kişilerin zararını korur. Talep eden kişi kendi malvarlığında hangi kaybın oluştuğunu açıklamalıdır. Şirketin uğradığı zarar ile ortağın kişisel zararı aynı değildir. Bir kişinin şirketle ekonomik bağı bulunması, şirket alacağının kendiliğinden o kişiye ait olmasını sağlamaz.

İşlem karşı tarafı, finansman sağlayan veya başka hak sahibi bakımından kaydın etkisi somutlaştırılır. Hangi sicil bilgisine hangi işlem sırasında dayanıldığı, belgeye ne zaman ulaşıldığı ve gerçek durum bilinse işlemin nasıl değişeceği açıklanır. Soyut güven kaybı tek başına parasal zarar tutarı değildir.

Üçüncü kişinin doğru durumu zaten bildiği veya işlem kararının yanlış kayıtla bağlantısının bulunmadığı iddiaları da incelenir. Sicil aleniyetine ilişkin kurallar, her kayıt hatasından sınırsız tazminat hakkı doğduğu anlamına gelmez. Zarar görenin kişisel işlem zinciri dosyada görünür olmalıdır.

Yanlış kayıt ile zarar arasındaki bağ

Tazminatın merkezindeki soru, kaydın düzeltilmemesi yüzünden hangi kaybın gerçekleştiğidir. Karşı şirketin daha sonra borcunu ödememesi, tek başına bütün borcun sicil ihmalinden doğduğunu göstermez. Ticari işlemin yapılması, ödeme veya teslim kararı ve kaydın bu karardaki etkisi açıklanmalıdır.

Zarar başka bağımsız olaydan doğmuşsa bu olay ayrılır. Piyasa düşüşü, ifa kusuru veya alacaklının kendi gecikmesi ile sicil yanlışlığının etkileri aynı başlık altında toplanamaz. TBK m. 50 uyarınca zarar ve kusurun ispatı, ilgili özel hükümle birlikte değerlendirilir.

Nedensellik, belgelerin tarih sırasıyla daha görünür hâle gelir. Önce yanlış görünüm, sonra bu görünümle bağlantılı işlem ve ardından ekonomik kayıp gösterilir. Ters kronolojiyle, işlemden sonra oluşmuş kayıt yanlışlığını önceki ticari kararın nedeni saymak mümkün değildir. Her zarar kaleminin kendi olay zinciri kurulmalıdır.

Tazminat tutarı nasıl hesaplanır?

Gerçek malvarlığı kaybı ile henüz gerçekleşmemiş genel risk birbirinden ayrılır. Yapılan gereksiz ödeme, ek işlem gideri veya kanıtlanmış başka zarar hangi belgeyle ortaya konuyorsa o kalem üzerinden hesaplanır. İlk sözleşmenin toplam cirosu, otomatik olarak zarar görenin net kaybı değildir.

Elde kalan mal, alınmış ödeme, başka kaynaktan karşılanan zarar ve tasarruf edilen giderler hesaba katılır. Aynı kaybın şirketten tahsil edilip sicil ihmalinden sorumlu kişiden tekrar alınması mümkün değildir. Birden çok sorumluluk sebebi bulunması zarar miktarını çoğaltmaz.

TBK m. 51–52 kapsamında tazminatın kapsamı ve azaltıcı unsurlar da değerlendirilir. Talep edenin zararın büyümesine katkısı bulunduğu ileri sürülüyorsa bunun gerçek etkisi gösterilir. Hesap raporu sadece toplama işlemi yapmamalı; her tutarın yanlış kaydın sürdürülmesiyle bağlantısını açıklamalıdır.

Başlangıçta gerçeğe aykırı beyan ile düzeltmeme farklıdır

TTK m. 38 birinci fıkra, tescil ve kayıt için gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara idari para cezası öngörür ve yanlış tescilden zarar görenlerin tazminat haklarını saklı tutar. İkinci fıkra ise öğrenilmiş yanlış kaydı düzeltmeme ve gerekli sicil işlemlerini yapmama davranışlarını ayrıca düzenler.

Dosyada ilk beyanı kimin verdiğiyle sonraki dönemde düzeltme görevini kimin taşıdığı farklı olabilir. Aynı şirket kaydı hakkında farklı zamanlarda farklı kişiler görev yapmışsa sorumluluk dönemleri gösterilir. Herkese ilk yanlış beyanı yapmış gibi isnatta bulunulmaz.

İdari para cezasının uygulanması, zarar gören kişiye doğrudan ödeme yapılması değildir. Kamu yaptırımı ile özel hukuk tazminatı ayrı sonuçlardır. Tazminat tutarı cezanın tutarından kopyalanmaz; gerçek zarar üzerinden hesaplanır. Güncel ceza miktarı yıllık düzenlemeyle değişebildiği için bu yazıda sabit ceza rakamı kullanılmamıştır.

Devlet ve oda sorumluluğundan ayrım

TTK m. 25 ikinci fıkra, ticaret sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet ve ilgili odanın müteselsilen sorumluluğunu düzenler. Bu hüküm ile m. 38’deki yanlış beyan veya gerekli düzeltmeyi istememe sorumluluğu aynı kişinin aynı davranışına ilişkin değildir.

Müdürlüğe doğru belge sunulduğu hâlde kaydın yanlış işlenmesi iddiasıyla, yükümlü kişinin gerekli belgeyi hiç sunmaması iddiası ayrılmalıdır. Talebin hangi fiile dayandığı belirlenmeden herkesin aynı hukuki sebeple davalı gösterilmesi yeterli olmaz. Sicil görevlisinin davranışı, başvuranın beyanı ve şirketin güncelleme görevi farklı katmanlardır.

TTK m. 25’teki özel sorumluluğa dayanılacaksa onun koşulları ve doğru taraf yapısı ayrıca kurulmalıdır. M. 38’e dayalı talep hazırlanırken bu ayrımın belirtilmesi, zarar görenin gerçek ihlal kaynağını saptamasına yarar. Aynı zararın farklı sebeplerle iki kez tahsili yine mümkün değildir.

Kaydı düzeltmek ve sicil kararına itiraz etmek

Yanlışlığın giderilmesi gelecekteki riskin durdurulmasına yönelir; tazminat ise gerçekleşmiş zararı karşılar. Bu nedenle düzeltme istemi ile para talebi ayrı hazırlanır. Kaydın sonradan düzeltilmiş olması, önceki dönemde doğan belgeli zararı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Sicil müdürlüğünün tescil, değişiklik veya silinme istemi hakkında verdiği karara karşı TTK m. 34 özel itiraz yolu düzenler. Tebliğden başlayan sekiz günlük bu yol, m. 38 tazminat davasının süresi değildir. Ayrıntı için ticaret sicili müdürlüğü kararına itiraz rehberi incelenebilir.

İtirazın kabulü de otomatik bir tazminat hükmü oluşturmaz. Zarar, kusur ve bağlantı ayrıca ortaya konur. Sicil işleminin düzeltilmesi için verilen dilekçede sadece kayıt talep edilmişse, bunun para alacağı için açılmış dava olduğu varsayılmaz. Başvuru türleri ve süreleri ayrı takip edilir.

Sicil dosyasındaki belgeler nasıl elde edilir?

TTK m. 35, herkesin sicil içeriğini ve müdürlükte saklanan belgeleri inceleyebilmesine, giderini ödeyerek onaylı suret alabilmesine imkân verir. Belirli hususun sicilde kayıtlı olup olmadığına ilişkin onaylı belge de istenebilir. Bu hak, tazminat dosyasının tarihsel kaydını kurmakta önemlidir.

İlk başvuru, dayanak şirket kararı, eski ve yeni kayıt, ilan nüshası, düzeltme talebi ve müdürlük cevapları birlikte alınmalıdır. Yalnız internet aramasında görülen güncel özet, geçmiş dönemdeki yanlışlığın bütün içeriğini göstermeyebilir. Belge kaynağı ve düzenlenme tarihi korunur.

HMK m. 190 ve 194 uyarınca hangi olgunun hangi belgeyle kanıtlandığı açıklanır. Zarar görenin sözleşme ve ödeme belgeleri sicil kayıtlarıyla aynı kronolojiye yerleştirilir. Karşı taraftaki belirli belgeye ihtiyaç varsa HMK m. 219 ve devamındaki ibraz düzeni değerlendirilir; belirsiz ve sınırsız evrak talebiyle yetinilmez.

Tazminat talebinin süresi ve ticari dava hazırlığı

TTK m. 38 kendi içinde bütün tazminat taleplerine uygulanacak özel bir zamanaşımı süresi belirlemez. Haksız fiil temeline dayanan istemlerde TBK m. 72, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden başlayan iki yıllık ve fiilden başlayan on yıllık süreyi, daha uzun ceza zamanaşımı istisnasıyla düzenler. Dayanılan sorumluluk sebebi doğru seçilmelidir.

TTK m. 4–5 kapsamındaki ticari dava ve görev kuralları incelenir. Bir miktar paranın ödenmesine ilişkin tazminat talebinde TTK m. 5/A dava şartı arabuluculuk dikkate alınır. Ticari arabuluculuk sonrası dava süreci başvuru planını tamamlar.

Kayıt düzeltilirken zamanaşımının kendiliğinden durduğu kabul edilemez. Her başvurunun hangi alacağı ve hangi kişiyi kapsadığı açık olmalıdır. Delil tespiti mevcut kayıt kaybı tehlikesini yönetebilir; alacak davasının ve süre takibinin yerine geçmez. Hukuki sonuç gerçek işlem ve kayıtlar üzerinden belirlenir.

Sık sorulan sorular

Yanlış ticaret sicili kaydını düzeltmeyen kişi tazminat öder mi?

TTK m. 38 ikinci fıkranın koşulları oluştuğunda evet. Yanlışlığı öğrenmesine rağmen düzeltme istemeyen veya gerekli değişiklik, silinme ya da yeniden tescil görevini yerine getirmeyen kişi, bu kusuruyla üçüncü kişiye verdiği zararı giderir.

Sicilde hata bulunması tek başına para talebi için yeterli midir?

Hayır. Sorumlu kişinin yükümlülüğü, ilgili ihmal, kusur, üçüncü kişinin gerçek zararı ve aradaki bağlantı açıklanmalıdır. Her kayıt yanlışlığı bütün ticari kayıpların otomatik nedeni sayılamaz. Talep somut işlem zinciriyle kurulmalıdır.

Her şirket ortağı yanlış kayıttan kişisel olarak sorumlu mudur?

Ortak sıfatı tek başına bütün sicil görevlerinin kişiye ait olduğunu göstermez. Tescil veya düzeltme yükümlülüğünün kanuni dayanağı, kişinin yetkisi ve kendi davranışı belirlenir. Şirket zararı ile ortağın kişisel zararı da ayrı tutulur.

Yanlışlığın öğrenildiği tarih neden önemlidir?

M. 38 ikinci fıkranın ilk grubunda, kaydın kanuni doğruluk koşullarını taşımadığını öğrenip düzeltmeyi istememe düzenlenir. Öğrenme kaydı ve sonraki ihmal dönemi belirlenmelidir. Sonraki bildirim, bütün eski zararları kendiliğinden aynı döneme taşımaz.

İdari para cezası zarar görene ödenir mi?

Hayır. TTK m. 38 birinci fıkradaki idari yaptırım kamu hukuku sonucudur. Zarar görenin tazminat hakkı ayrıca saklıdır. Tazminat ceza miktarına göre değil, gerçek zarar ve ilgili sorumluluk şartlarına göre hesaplanır.

Kaydın sonradan düzeltilmesi önceki zararı ortadan kaldırır mı?

Düzeltme gelecekteki yanlış görünümü giderir; önceki dönemde doğmuş zarar kendiliğinden yok olmaz. Zararın gerçekten hangi tarihte ve hangi ihmal nedeniyle oluştuğu ayrıca kanıtlanır. Yapılan düzeltme de dosyanın kronolojisine eklenir.

TTK m. 34’teki sekiz gün tazminat süresi midir?

Hayır. Sekiz günlük süre sicil müdürlüğünün belirli kararlarına karşı özel itiraz yoluna ilişkindir. M. 38 tazminatının zamanaşımı aynı süre değildir. Düzeltme, itiraz ve para talebi kendi usul ve süreleriyle yürütülür.

Devlet ve oda sorumluluğu aynı maddeye mi dayanır?

Ticaret sicilinin tutulmasından doğan zararlar için TTK m. 25 ikinci fıkra ayrı düzen getirir. Başvuranın gerçeğe aykırı beyanı veya düzeltme ihmalindeki m. 38 sorumluluğuyla karıştırılmamalıdır. Fiil ve doğru muhatap ayrı belirlenir.

Eski sicil belgeleri şirket dışındaki kişi tarafından alınabilir mi?

TTK m. 35 sicil içeriğinin ve saklanan belgelerin herkesçe incelenmesini, gideri ödenerek onaylı suret alınmasını düzenler. Uyuşmazlık günündeki kayıt ve dayanak belge istenmelidir. Bugünün özeti geçmiş durumun bütün ayrıntılarını göstermeyebilir.

Tazminat davasından önce arabuluculuk gerekir mi?

TTK m. 5/A kapsamındaki ticari para ve tazminat taleplerinde dava şartı arabuluculuk uygulanır. Salt sicil kararına itirazla para tazminatı aynı başvuru değildir. Talebin konusu, sorumlular ve zarar kalemleri baştan açık yazılmalıdır.

Dosyanın hazırlanması ve büro iletişimi

Mersin’deki ticaret sicili ve şirket işlemlerinde tazminat incelemesi, geçmiş kayıtlar ile gerçek işlem tarihlerini karşılaştırarak yapılır. Mersin merkezli çalışma ve İstanbul bağlantılı ticari dosyalarda aynı kanuni sorumluluk ayrımı geçerlidir. Türkiye genelindeki talepler için kayıt, öğrenme, ihmal ve zarar belgeleri birlikte değerlendirilir.

Resmî kaynaklar ve ilgili kanun maddeleri

Kaynak kontrol tarihi: 24 Ekim 2026. İlgili hükümler yazıda belirtilen kapsam ve koşullarıyla ele alınmıştır.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve iletişim

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve iletişim

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp