Yolcu Gemilerinde Zorunlu Sigorta | 100.000–250.000 SDR
Deniz yolcu taşıması ve sigorta hukuku • TTK m.1259 • 21 Eylül 2026
Kısa ve net cevap
Yolcu gemilerinde zorunlu sigorta, TTK m.1259 kapsamında on ikiden fazla yolcu taşımak için ruhsat almış gemilerle yolcu taşınmasında aranır. Taşımanın tamamını veya bir kısmını üstlenen veya gerçekleştiren bütün taşıyanlar, yolcuların ölüm ve yaralanmalarından doğabilecek sorumluluklarını sigorta ettirmekle yükümlüdür. Her kaza için yolcu başına asgari bedel, uluslararası sefer yapabilme ruhsatı bulunan gemilerde 250.000 SDR, bu ruhsatı bulunmayan gemilerde 100.000 SDR tutarındadır. Bu ayrım 7519 sayılı Kanun m.20 ile getirilmiştir. Şartları sağlamayan geminin yola çıkmasına izin verilmez.
Bir geminin sigortalı olduğunu söylemek, yolcu taşımasına ilişkin kanuni şartın sağlandığını göstermeye tek başına yetmez. Poliçenin hangi gemiyi, hangi taşıyanı, hangi dönemi ve hangi sorumluluğu kapsadığı belirlenmelidir. Ayrıca sigorta bedelinin geminin ruhsat durumuna uygunluğu kontrol edilir. Bu rehber, yolcu sözleşmesinin genel tanımını veya bütün deniz sigortalarını değil, 7519 sayılı Kanun m.20 ile değiştirilen TTK m.1259 çerçevesinde yapılacak teminat denetimini açıklar.
1. Yolcu gemilerinde zorunlu sigorta hangi koşulla doğar?
TTK m.1259/1 iki unsuru birlikte kullanır: geminin on ikiden fazla yolcu taşımak için ruhsat almış olması ve bu gemiyle yolcu taşınması. Buradaki sayı, yalnız kazanın gerçekleştiği gün gemide bulunan kişilerin sayısı değildir. Geminin ruhsatındaki yolcu taşıma yetkisi incelenmelidir. Ruhsatlı kapasite ile belirli sefere katılan kişi sayısını aynı sütunda göstermek, sigorta yükümlülüğünün yanlış değerlendirilmesine neden olur.
Kanun “on iki ve daha fazla” değil, on ikiden fazla yolcu ifadesini kullanır. Buna karşılık on iki veya daha az yolcu taşıma ruhsatlı bir geminin bu eşik dışında kalması, bütün mali sorumluluk ve sigorta kurallarının dışında olduğu anlamına gelmez. Faaliyetin niteliğine göre başka düzenlemeler veya sözleşmesel teminatlar ayrıca incelenir. Bu yazıdaki eşik, sadece m.1259’daki özel yolcu sigortasının başlangıç ölçütüdür.
Gemideki herkesin yolcu sayılması da doğru değildir. Yolcu sıfatı TTK m.1249’a göre belirlenir; gemi personeliyle yolcu aynı kategoriye konulmaz. Navlun sözleşmesine konu eşya veya canlı hayvana nezaret etmek için taşıyanın onayıyla gemide bulunan kişinin durumu da bu tanım üzerinden değerlendirilir. Kapasite belgesi, yolcu listesi ve personel listesi bu yüzden ayrı belgeler olarak dosyaya alınmalıdır.
Önce ilişkinin TTK’nın deniz yoluyla yolcu taşıma bölümüne girip girmediği belirlenir. Bir aracın tamamının kiralanması, bağımsız bir taşıma hizmeti veya başka organizasyon aynı hukuki sözleşme değildir. Kamu tüzel kişilerinin ticari yolcu taşıması ve hava yastıklı araç istisnası gibi kapsam kuralları için deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesi rehberi ayrıca okunmalıdır. Sigorta denetimi, doğru sözleşme ve araç sınıflandırmasından sonra yapılır.
2. Asgari teminat ne zaman 100.000, ne zaman 250.000 SDR’dir?
7519 sayılı Kanun m.20, TTK m.1259/1’in ikinci cümlesini değiştirmiştir. Değişiklik, 9 Temmuz 2024 tarihli ve 32597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kanunun yürürlük hükmüyle aynı gün yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle yalnız 6102 sayılı Kanunun 2011 kabul metnine bakılarak bütün gemiler için tek bir zorunlu sigorta bedeli yazılması güncel düzenlemeyi karşılamaz. TBMM’nin 7519 sayılı Kanun kaydı, kabul ve yayımlanma tarihlerini doğrular.
Güncel metin, uluslararası sefer yapabilmek için ruhsat almış gemiyle yolcu taşınmasında her kaza için yolcu başına 250.000 Özel Çekme Hakkından aşağı teminat kabul etmez. Uluslararası sefer için gerekli ruhsatı olmayan gemiyle yolcu taşınmasında alt sınır 100.000 Özel Çekme Hakkıdır. Her iki değer de asgari sigorta bedelidir; tarafların bunun üzerinde teminat sağlamasını yasaklayan bir tavan değildir.
| Kontrol | Kanuni sonuç | İncelenecek belge |
|---|---|---|
| On ikiden fazla yolcu taşıma ruhsatı ve yolcu taşıması | Özel zorunlu sigorta yükümlülüğü doğar | Yolcu kapasitesi belgesi ve sefer kaydı |
| Uluslararası sefer yapabilme ruhsatı var | Kaza başına, yolcu başına en az 250.000 SDR | Sefer yetkisini gösteren ruhsat |
| Uluslararası sefer ruhsatı yok | Kaza başına, yolcu başına en az 100.000 SDR | Geminin geçerli ruhsat ve sefer bölgesi kaydı |
| Kanuni şartlar sağlanmıyor | Geminin yola çıkmasına izin verilmez | Eksiklik ve uygunluk kayıtları |
Ayrım yalnız seferin o gün yurt içine mi yurt dışına mı yapıldığına göre kurulmaz. Kanunun kullandığı ölçüt, geminin uluslararası sefer yapabilmek için ruhsat almış olup olmadığıdır. Bu nedenle poliçe değerlendirmesinde güzergâh bilgisi ile ruhsat yetkisi ayrı kontrol edilir. Uluslararası sefer ruhsatlı geminin belirli bir seferini iç hatta yapması, maddenin açık ruhsat ölçütü incelenmeden daha düşük bedeli uygulama gerekçesi yapılamaz.
SDR, Özel Çekme Hakkı olarak kullanılan hesap birimidir; Türk lirasıyla değişmez bir para tutarı değildir. Bir döviz tutarı içeren poliçede bunun kanuni SDR ölçütünü hangi çevrim kaydıyla karşıladığı açıkça görülmelidir. IMF’nin SDR açıklaması hesap biriminin niteliğini gösterir. Güncel kur ekranını görmek ile poliçenin sözleşmesel çevrim tarihini veya tazminat hesabında uygulanacak tarihi belirlemek farklı işlemlerdir.
3. Sigortayı yalnız geminin sahibi mi yaptırır?
TTK m.1259, yükümlülüğü sadece sicildeki malike bağlamaz. Taşımanın tamamını veya bir kısmını üstlenen ya da gerçekleştiren bütün taşıyanları kapsar. Sözleşmeyi yapan şirket ile gemiyi işleterek seferi gerçekleştiren şirket farklıysa her birinin sıfatı belirlenmelidir. “Gemi başka şirkete ait” veya “bileti başka firma sattı” açıklaması, kimin hangi sıfatla taşıma üstlendiği araştırılmadan yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.
Taşıyan ve fiilî taşıyan ayrımının temeli TTK m.1248 ve m.1257’dir. Sigorta dosyasında ise bu ayrımın pratik sonucu, poliçede hangi tüzel kişilerin hangi sıfatla korunduğunun kontrol edilmesidir. Bir grup şirketinin poliçesi, aynı markayı kullanan diğer şirketin sorumluluğunu kendiliğinden teminat altına almaz. Ayrıntılı taraf tespiti için taşıyan ve fiilî taşıyan rehberi tamamlayıcıdır.
Birden fazla taşıyanın sigorta yükümlülüğü bulunması, yolcunun aynı zarar için birden fazla tam tazminat alacağı anlamına gelmez. Sigortalı sıfatının kapsamı, her taşıyanın sorumluluk alanı ve varsa birlikte sorumluluk ayrı değerlendirilir. Sigortayı düzenleyen veya aracı olan kişi ile tazminat borcunu üstlenen sigortacı da karıştırılmamalıdır. Poliçenin kapağındaki aracı logosu yerine sigortacının tam ticaret unvanı ve risk üstlenme kaydı okunmalıdır.
4. Poliçede hangi bilgiler tek tek kontrol edilmelidir?
İlk kontrol gemi kimliğidir. Geminin adı, varsa IMO numarası, sicil veya diğer ayırt edici bilgileri poliçe ve ruhsatla karşılaştırılır. Geminin adının veya işletmecisinin değişmiş olması, eski belgenin yeni durumu kapsadığını kendiliğinden göstermez. Değişikliğin poliçeye işlenip işlenmediği ve sigortacının kabulü araştırılır. Bir filoya ait genel sigorta yazısı sunulmuşsa ilgili geminin gerçekten listeye dahil olduğu ayrıca doğrulanmalıdır.
İkinci kontrol dönem ve olay kapsamıdır. Başlangıç ve bitiş tarihleri, saat bilgileri, varsa yenileme ve ek belgeler birlikte okunur. Yalnız prim teklifinin bulunması ile kurulmuş ve yürürlükteki teminat aynı şey değildir. Seferin uzaması nedeniyle sigorta dönemi değişiyorsa yeni dönemin kaydı incelenmelidir. Bu belge incelemesi, bütün sözleşmeler için kendiliğinden aynı başlangıç kuralı varmış gibi değil, ilgili poliçe ve uygulanacak mevzuat üzerinden yapılır.
Üçüncü kontrol, yolcuların ölüm ve yaralanmasından doğan sorumluluğun teminat içinde bulunmasıdır. Poliçede yalnız geminin fiziksel hasarı, eşya kaybı veya başka bir işletme riski yazıyorsa m.1259’un aradığı korumanın sağlandığı sonucu çıkarılamaz. Teminat başlıkları, özel şartlar, kapsam dışı kayıtlar ve sonradan yapılan eklemeler birlikte incelenir. Belgenin ticari adında “deniz” veya “yolcu” kelimesinin geçmesi hukuki kapsam incelemesinin yerine geçmez.
Dördüncü kontrol, bedelin kişi ve kaza esasına uygunluğudur. Kanun her kaza için yolcu başına asgari miktar öngörür. Poliçedeki olay limiti, yıllık toplam limit ve kişi başı alt limit aynı kavram değildir. Toplamda yüksek görünen bir rakamın altında, kişi başı teminatı kanuni düzeyin altına indiren kayıt bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Rakamın yalnız döviz cinsini değil, hangi hesap eksenine bağlandığını okumak gerekir.
Beşinci kontrol, ruhsat durumunun poliçe düzenlenirken doğru bildirilmesidir. Uluslararası sefer yetkisi sonradan kazanılmış, yolcu kapasitesi değiştirilmiş veya farklı gemi kullanılmaya başlanmışsa eski belgeye dayanılarak devam edilmemelidir. Değişiklikler sigorta kapsamıyla karşılaştırılır ve gereken ek belge temin edilir. Bu adımlar pratik belge kontrolüdür; m.1259’da adı yazmayan belirli bir formun veya noter işleminin zorunlu olduğu ileri sürülmemektedir.
5. Asgari sigorta bedeli, yolcunun tazminatını sınırlar mı?
100.000 veya 250.000 SDR, her zarar görene kendiliğinden ödenecek tutar değildir. TTK m.1259 sigorta yaptırma yükümlülüğünü ve asgari güvenceyi düzenler. Taşıyanın hangi olayda sorumlu olduğu m.1256 ve devamında; tazminatın kapsamı, sınırlandırılması ve sınırdan yararlanma hakkının kaybı ise ilgili sorumluluk hükümlerinde belirlenir. Zararın varlığı ve tutarı gösterilmeden poliçe bedelinin tamamı doğrudan alacak gibi yazılamaz.
Aynı şekilde asgari sigorta bedelinin bulunması, taşıyanın bundan fazla hiçbir sorumluluğu olmayacağı anlamına gelmez. Sigorta teminatı ile taşıyanın maddi hukuk bakımından borcu farklı inceleme başlıklarıdır. Poliçe limiti aşan veya poliçe dışında kalan bir talebin taşıyana yöneltilip yöneltilemeyeceği, somut sorumluluk ve sınırlandırma hükümlerine göre değerlendirilir. “Sigortamız bu kadar” cevabı, taşıyanın bütün hukuki savunmalarını ve borcunu tek başına açıklamaz.
Bu zorunlu sigorta ölüm ve yaralanmadan doğabilecek sorumluluğa ilişkindir. Valizin kaybolması, aracın hasarlanması veya emanet mücevherin eksik verilmesi doğrudan aynı asgari bedelle hesaplanmaz. Bagaj ve değerli eşya için ayrı hükümler vardır. Özellikle gemide emanet değerli eşya kaybı rehberindeki saklama ve limit koşulları, yolcu ölüm sigortasının rakamlarıyla karıştırılmamalıdır.
6. P&I, tekne-makine ve seyahat sigortası aynı ihtiyacı mı karşılar?
Bir geminin farklı riskleri için birden fazla güvence bulunabilir. Ancak bu yazının konusu olan zorunluluk, m.1259’daki yolcu sorumluluğudur. Mevcut bir koruma ve tazmin poliçesinin bu sorumluluğu kapsayıp kapsamadığı, poliçenin gerçek hükümleriyle belirlenir. Sadece P&I belgesinin varlığına dayanılarak yolcu başı asgari bedelin ve bütün sigortalı sıfatlarının uygun olduğu kabul edilmez.
Sitedeki P&I ve Türk limanlarında deniz alacağı sigortası rehberi, farklı kapsam ölçütleri taşıyan liman ve deniz alacağı düzenini açıklar. O rejimde incelenen gemi büyüklüğü veya liman işlemi ölçütleri, m.1259’daki yolcu ruhsatı ölçütünün yerine geçirilmemelidir. Aynı poliçe birden çok ihtiyaca cevap verebilse de her kanuni yükümlülük ayrı denetlenir.
Yolcunun kendi adına aldığı seyahat veya ferdi kaza sigortası da taşıyanın zorunlu sorumluluk sigortasıyla özdeş değildir. Yolcunun kişisel poliçesi bulunması, taşıyanın m.1259’daki yükümlülüğünü kaldırmaz. Birden fazla ödeme kaynağı mevcutsa hangi ödemenin hangi zarar veya sigorta türüne dayandığı belirlenir. Tahsil edilen bütün tutarların birbirinden mutlaka düşüleceği veya hiçbirinin dikkate alınmayacağı şeklinde genel bir sonuç kurulamaz.
7. Sigorta eksikse gemi sefere çıkabilir mi?
TTK m.1259/2 açık bir sonuç düzenler: birinci fıkradaki şartları yerine getirmeyen geminin yola çıkmasına izin verilmez. Bu hüküm yalnız hiç poliçe bulunmamasıyla sınırlı okunmamalıdır; gerekli sorumluluğu ve asgari bedeli karşılamayan belge de şartların yerine getirilip getirilmediği incelemesine tabidir. Yükleme veya yolcu kabulünün tamamlanmış olması, sigorta şartını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bu maddeden hareketle doğrulanmamış sabit bir idari para cezası yazılamaz. Başka bir mevzuata dayalı yaptırım varsa onun hükmü ve olayla ilişkisi ayrıca gösterilmelidir. İşletmeci, eksikliğin ne olduğunu yazılı kayıttan belirlemeli; ruhsat, poliçe ve ek belgelerin aynı gemi ve sefer durumunu gösterdiğini doğrulamalıdır. Sigorta belgesinin ticari uyuşmazlığı ile çıkış izninin idari denetimi farklı süreçlerdir.
Bir zarar meydana geldikten sonra sigortanın eksik olduğunun anlaşılması, taşıyanın kendi sorumluluğunu sona erdirmez. Sigortacıya doğrudan talep yöneltilmesi bakımından TTK m.1478, zarar görenin sigorta bedeline kadar olan kısmı, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı içinde doğrudan sigortacıdan isteyebilmesini düzenler. Uygulanacak poliçe, sigortacının kimliği ve talebin kapsamı doğrulanmadan herhangi bir şirkete karşı sınırsız talep ileri sürülmemelidir.
8. Yolcu ve işletmeci için dosya nasıl hazırlanır?
Yolcu bakımından başlangıç dosyası; bilet, sefer bilgisi, geminin kimliği, taşıyan ve fiilî taşıyan unvanları, olayın tarihi, olay kaydı ve zarara ilişkin belgelerdir. Sigorta bilgisi sonradan temin edildiğinde bu belgeler poliçe dönemiyle eşleştirilir. Sağlık verileri herkese açık başvurularda paylaşılmamalı; talebin incelenmesi için gerekli kayıtlar doğru muhataba ve uygun kanaldan sunulmalıdır. Sigorta bedelini öğrenmek ile zarar miktarını ispatlamak ayrı çalışma adımlarıdır.
İşletmeci bakımından ruhsat kapasitesi, uluslararası sefer yetkisi, sigortalı unvanları, teminat dönemi ve kişi-kaza başı bedel aynı kontrol kaydında tutulmalıdır. Değişiklik yapılan her belgede eski ve yeni sürümün tarihi korunmalıdır. Böylece olaydan sonra hangi poliçenin ve hangi ruhsatın geçerli olduğu tartışıldığında sadece güncel dosya değil, olay tarihindeki durum da ortaya konulabilir. Yenileme teklifinin değil, kabul edilmiş teminatın takip edilmesi gerekir.
Mersin ve çevresindeki yolcu taşıma bağlantılı dosyalar için de aynı ayrımlar geçerlidir. Ofisin bulunduğu yer, geminin sefer ruhsatını veya uyuşmazlığın görevli ve yetkili merciini kendiliğinden belirlemez. Yabancı unsurlu seferlerde uygulanacak hukuk, uluslararası düzenleme ve poliçe şartları ayrıca incelenir. Türkiye geneli ve yurt dışı bağlantılı dosyalar Mersin’den, ilgili taşıma ve sigorta belgeleri birlikte değerlendirilerek yönetilir.
9. Sık sorulan sorular
Yolcu gemilerinde zorunlu sigorta için eşik kaç yolcudur?
TTK m.1259, on ikiden fazla yolcu taşımak için ruhsat almış gemiyle yolcu taşınmasını esas alır. Sadece belirli seferdeki fiilî yolcu sayısına bakılmaz.
Uluslararası sefer ruhsatlı gemide asgari sigorta ne kadardır?
Her kaza için yolcu başına en az 250.000 Özel Çekme Hakkıdır. Bu tutar TTK m.1259’un 7519 sayılı Kanun m.20 ile değişen metninde düzenlenmiştir.
Uluslararası sefer ruhsatı bulunmayan gemide asgari tutar nedir?
TTK m.1259 kapsamındaki bu gemilerde her kaza için yolcu başına en az 100.000 Özel Çekme Hakkı tutarında zorunlu sigorta gerekir.
Seferin yurt içinde olması tek başına düşük bedel için yeterli mi?
Hayır. Kanun, geminin uluslararası sefer yapabilme ruhsatını ölçüt alır. Sefer güzergâhı ile geminin ruhsat yetkisi ayrı kontrol edilmelidir.
Bu iki farklı sigorta bedeli ne zaman yürürlüğe girdi?
7519 sayılı Kanun m.20’deki değişiklik, Kanunun yayımlandığı 9 Temmuz 2024 tarihinde yürürlüğe girdi. Eski tek bedelli metin güncel ayrımı göstermemektedir.
Sigorta yükümlülüğü sadece gemi malikine mi aittir?
Hayır. Madde, taşımanın tamamını veya bir kısmını üstlenen ya da gerçekleştiren bütün taşıyanları kapsar. Poliçedeki sigortalı sıfatları buna göre incelenmelidir.
Poliçe asgari bedeli her yolcuya otomatik öder mi?
Hayır. Asgari sigorta bedeli otomatik tazminat miktarı değildir. Sorumluluk, gerçek zarar ve poliçe kapsamı ayrıca belirlenir.
Zorunlu yolcu sigortası bagaj kaybı limitini de belirler mi?
Hayır. TTK m.1259 ölüm ve yaralanmadan doğabilecek sorumluluğu düzenler. Bagaj ve değerli eşya zararları kendi özel hükümleriyle değerlendirilir.
Sigorta şartı sağlanmadan gemi yola çıkabilir mi?
TTK m.1259/2’ye göre birinci fıkradaki şartları yerine getirmeyen geminin yola çıkmasına izin verilmez.
Yolcunun kendi seyahat sigortası taşıyanın yükümlülüğünü kaldırır mı?
Hayır. Yolcunun kişisel poliçesi ile taşıyanın zorunlu sorumluluk sigortası farklıdır. Kişisel sigorta bulunması m.1259’daki yükümlülüğün yerine geçmez.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.