B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışından Vekâletnamede Yemini Kabul, İade veya Reddetme Yetkisi: HMK m.74 | 2026

Kısa ve net cevap: Yurt dışında yaşayan bir müvekkilin Türkiye’deki hukuk davasında kendisine teklif edilen yemini avukatı aracılığıyla kabul, iade veya reddetme yönünde usul işlemi yapılacaksa vekâletnamede bu işlemler için açık özel yetki bulunmalıdır. HMK m.74, “yemini kabul, iade veya reddetme” işlemlerini genel dava takip yetkisinden ayırır. Bununla birlikte yeminin bizzat edası HMK m.232 gereği tarafa aittir; özel yetkili avukat gerçek kişi müvekkil yerine yemin edemez.

Yemin teklif etme yetkisi ile kendisine teklif edilen yemine verilecek usul cevabı aynı şey değildir. HMK m.74 bunları ayrı ifadelerle sayar: vekil açıkça yetkilendirilmedikçe yemin teklif edemeyeceği gibi yemini kabul, iade veya reddedemez. Bu ayrım, özellikle yurt dışında yaşayan ve duruşmaya fiziksel olarak katılmayan müvekkiller bakımından önemlidir. Vekâletnamede yalnız “yemin teklif etmeye” yazması, karşı tarafın teklif ettiği yemini müvekkil adına kabul/iade/reddetme yetkisinin de mutlaka bulunduğu şeklinde okunmamalıdır.

Yemin kesin delil niteliğinde olduğundan yanlış bir usul tercihi ispat sonucunu doğrudan değiştirebilir. Yemin konusu vakıanın kimin şahsından kaynaklandığı, yeminin iade edilip edilemeyeceği, yemin için çıkarılan davetiyenin sonucu ve yeminden kaçınmanın hangi vakıayı ispatlanmış veya ispatlanamamış hâle getireceği dosya bazında kontrol edilmelidir.

Yurt dışı vekâletnamede yemini kabul iade reddetme özel yetkisi

  1. HMK m.74 hangi yemin işlemlerinde özel yetki arar?
  2. Yemini kabul etmek ne anlama gelir?
  3. Yeminin iadesi nedir?
  4. Yemin ne zaman iade edilemez?
  5. Yemini reddetmenin/etmemenin sonucu nedir?
  6. Avukat müvekkil yerine yemin edebilir mi?
  7. Tüzel kişi taraflarda yemin nasıl edilir?
  8. Yurt dışındaki tarafa yemin daveti nasıl değerlendirilir?
  9. Vekâletnamede hangi ifadeler bulunmalı?
  10. Yemin cevabı verilmeden önce hangi kontroller yapılmalı?
  11. Sık sorulan sorular

1. HMK m.74 Hangi Yemin İşlemlerinde Özel Yetki Arar?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesi, vekilin açıkça yetkilendirilmedikçe yemin teklif edemeyeceğini ve yemini kabul, iade veya reddedemeyeceğini düzenler. Böylece kanun, yemin delilinin hem teklif aşamasını hem de kendisine teklif edilen yemine verilecek cevabı genel vekâlet yetkisinin dışında tutar.

Bu nedenle yurt dışından düzenlenen bir avukat vekâletnamesinde yalnız “her türlü delili sunmaya ve takip etmeye” şeklindeki genel ifade yeterli kabul edilmemelidir. Dosyada yemin delilinin kullanılması öngörülüyorsa hangi yemin işlemlerine yetki verildiği açıkça yazılmalıdır.

HMK m.74’teki özel yetki, yemin delilinin maddi şartlarını ortadan kaldırmaz. Yemin konusu HMK m.225’e uygun olmalı, HMK m.226’daki yasaklı vakıalardan olmamalı ve teklif/cevap süreci HMK m.227-233 hükümlerine uygun yürütülmelidir.

2. Yemini Kabul Etmek Ne Anlama Gelir?

Karşı tarafın usulüne uygun yemin teklifine karşı tarafın yemini eda etmeyi kabul etmesi, dosyanın ispat sonucu açısından ciddi sonuç doğurur. HMK m.227/2, yemin teklif olunan kimsenin yemini edaya hazır olduğunu bildirmesinden sonra teklif eden tarafın artık teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamayacağını ve yeni delil gösteremeyeceğini düzenler.

Buradaki “hazır olma” beyanı ile yeminin fiilen edası birbirinden ayrılmalıdır. Avukat özel yetkiye dayanarak gerekli usul beyanlarını yapabilir; ancak gerçek kişi tarafın yemini bizzat eda etmesi HMK m.232’nin kuralıdır. Dolayısıyla “avukat yemini kabul etti, artık müvekkilin gelmesine gerek yok” sonucu doğru değildir.

Yurt dışındaki tarafın yemini eda etmeye hazır olduğunun bildirilmesinden önce mahkemenin yemin konusunu, duruşma tarihini ve tarafın hazır bulunma yükümlülüğünü nasıl belirlediği kontrol edilmelidir. Müvekkile, yemin metni ve hukuki sonuçları tercüme ihtiyacı varsa anlaşılır biçimde aktarılmalıdır.

3. Yeminin İadesi Nedir?

Yeminin iadesi, kendisine yemin teklif edilen tarafın kanunun izin verdiği durumda yemini karşı tarafa yöneltmesidir. Bu işlem sıradan bir “ben cevap vermiyorum” beyanı değildir; HMK’da sonucu düzenlenmiş ayrı bir usul tercihidir ve HMK m.74 uyarınca vekilin bunu müvekkili adına yapabilmesi için açık özel yetki gerekir.

Yeminin iadesi kararı verilmeden önce yemin konusu vakıanın niteliği incelenmelidir. Çünkü her yemin iade edilemez. İade imkânı yokken yapılan bir beyan, müvekkilin ispat durumunu koruyan güvenli bir yöntem olarak görülemez.

Yemin iade edildiğinde karşı tarafın yeminden kaçınmasının sonucu da farklıdır. HMK m.229/2’ye göre kendisine yemin iade olunan kimse yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vaka ispat edilememiş sayılır. Bu nedenle iade kararı, ispat yükü ve vakıanın dosyadaki önemine göre verilmelidir.

4. Yemin Ne Zaman İade Edilemez?

HMK m.230 açık bir sınırlama getirir: Yeminin konusunu oluşturan vaka her iki taraftan değil, yalnızca kendisine yemin teklif edilen tarafın şahsından kaynaklanıyorsa yemin iade edilemez. Bu kural, yemin konusu vakıanın doğru tanımlanmasını zorunlu kılar.

Örneğin yalnız yemin teklif edilen tarafın kişisel fiili, bilgisi veya kendi tasarrufu nedeniyle oluşan bir vakıanın karşı tarafa iade edilip edilemeyeceği HMK m.230’a göre değerlendirilir. Yemin metninin belirsiz hazırlanması, iade hakkının varlığı konusunda gereksiz uyuşmazlık yaratabilir.

Yurt dışındaki müvekkilin avukata “ne olursa olsun yemini karşı tarafa iade et” şeklinde genel talimat vermesi bu nedenle yeterli değildir. Avukat önce vakıanın kimin şahsından kaynaklandığını ve iade yasağının bulunup bulunmadığını hukuken değerlendirmelidir.

5. Yemini Reddetmenin veya Yeminden Kaçınmanın Sonucu Nedir?

HMK m.228 ve m.229, yemin için davet ile yeminden kaçınmanın sonuçlarını düzenler. Yemin teklif edilen kimse duruşmada bizzat hazır değilse kendisine yemin davetiyesi çıkarılır. Davetiyede yemin konusu hususlar, sorular ve geçerli özür olmaksızın belirtilen gün ve saatte bizzat gelmemenin yahut gelip de yemini iade etmeden veya eda etmeden kaçınmanın sonucu gösterilir.

HMK m.229/1’e göre geçerli bir özür olmaksızın mahkemede bizzat hazır bulunmayan, hazır bulunduğu hâlde yemini iade etmeyen veya yemini eda etmekten kaçınan taraf yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. Bu, ispat bakımından ağır bir sonuçtur.

Buna karşılık yemin iade edilmiş ve kendisine iade edilen taraf yeminden kaçınmışsa HMK m.229/2 gereği yemin konusu vaka ispat edilememiş sayılır. Görüldüğü gibi “ilk teklif edilen tarafın kaçınması” ile “iade edilen tarafın kaçınması” aynı sonucu doğurmaz.

6. Avukat Müvekkil Yerine Yemin Edebilir mi?

Hayır. HMK m.232/1, yeminin tarafa teklif olunacağını ve tarafça eda veya iade olunacağını düzenler. HMK m.74’te avukata özel yetki verilmiş olması, gerçek kişi müvekkilin yerine avukatın bizzat yemin etmesi sonucunu doğurmaz.

Burada iki farklı yetkiyi ayırmak gerekir. Birincisi avukatın usul temsil yetkisidir: yemin teklif etme, yeminle ilgili kabul/iade/reddetme beyanları için HMK m.74 özel yetkisi aranır. İkincisi yeminin şahsen edasıdır: bu aşama HMK m.232’ye tabidir.

Yurt dışında bulunmak da bu ayrımı ortadan kaldırmaz. Müvekkilin başka ülkede yaşaması nedeniyle avukatın onun yerine yemin etmesine izin veren genel bir kural yoktur. Mahkemenin tarafın hazır bulunmasına, mazeretine ve uygulanacak usule ilişkin kararları ayrıca takip edilmelidir.

7. Tüzel Kişi Taraflarda Yemin Nasıl Edilir?

HMK m.232/2’ye göre taraflardan biri tüzel kişi veya ergin olmayan ya da kısıtlı bir kimse ise, onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni temsilci tarafından eda veya iade olunabilir.

Şirket davalarında bu hüküm özellikle önemlidir. Şirketin avukatı ile şirket adına yemin edecek yetkili kişi aynı hukuki sıfatı taşımaz. Avukat HMK m.74 özel yetkisiyle usul temsilini yürütür; yeminin kimin tarafından eda edileceği HMK m.232’ye göre belirlenir.

Yemin konusu işlem geçmişte farklı bir temsilci döneminde yapılmışsa, ilgili işlemin niteliği ve tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organın kim olduğu dosya bazında değerlendirilmelidir. Güncel imza sirkülerini tek başına yeterli görmek yerine yemin konusu vakıayla temsil ilişkisi birlikte incelenmelidir.

8. Yurt Dışındaki Tarafa Yemin Daveti Nasıl Değerlendirilir?

Yurt dışında yaşayan taraf için en kritik noktalardan biri, yemin davetiyesinin ve duruşma tarihinin gözden kaçırılmamasıdır. HMK m.228, bizzat hazır olmayan kişiye yemin davetiyesi çıkarılacağını ve gelmemenin sonuçlarının davetiyede belirtilmesini öngörür.

Yurt dışı tebligatın hangi yöntemle yapıldığı ayrıca Tebligat Kanunu ve uygulanabilir uluslararası sözleşmelere göre incelenir. Ancak tebligat usulü ayrı, yemin delilinin sonucu ayrı meseledir. Davetiye usulüne uygun tebliğ edilmişse HMK m.229’daki sonuçların doğmaması için geçerli mazeret ve mahkemece belirlenen usule göre zamanında hareket edilmelidir.

Tarafın başka ülkede yaşaması “gelmediği için sonuç doğmaz” şeklinde genel bir istisna yaratmaz. Seyahat, sağlık veya başka mazeret varsa bunlar somut belge ve süresi içinde mahkemeye sunulmalıdır. Mahkemenin kabul etmediği varsayımsal bir uzaktan katılım yöntemi üzerinden dosya planlanmamalıdır.

9. Yurt Dışı Vekâletnamesinde Hangi İfadeler Bulunmalı?

Dosyada yemin delilinin hem teklif hem cevap aşamasının yaşanma ihtimali varsa, vekâletname taslağı HMK m.74’ün lafzına uygun biçimde hazırlanmalıdır. “Yemin teklif etmeye; yemini kabul, iade veya reddetmeye” şeklindeki açık ifadeler, genel dava takip yetkisinden ayrılır.

Müvekkil bütün bu yetkileri vermek zorunda değildir. Örneğin yalnız yemin teklif etmeye yetki verilebilir; diğer yemin işlemleri için ayrıca yetki verilmemiş olabilir. Bu durumda avukat, vekâletnamenin sınırını aşmamalıdır.

Yemin teklif etme aşamasını ayrıca incelemek için yemin teklif etme özel yetkisi rehberi; HMK m.74’teki diğer işlemler için sulh, hâkimi ret ve tam ıslah rehberleri kullanılabilir.

10. Konsolosluk, Yabancı Noter ve Apostil Özel Yetkinin Yerine Geçer mi?

Hayır. Vekâletnamenin nerede ve nasıl düzenlendiği ile içindeki özel yetkinin kapsamı farklı konulardır. Türk konsolosluğunun noterlik yetkisi kapsamında düzenlediği belge Türk makamı belgesidir. Yabancı noter önünde düzenlenen belge için ülkeye göre apostil veya tasdik zinciri ve onaylı Türkçe tercüme gerekebilir.

Apostil, belgedeki imza/mühür ve sıfatın doğrulanmasına ilişkin tasdik mekanizmasıdır. Vekâletname metninde yazmayan “yemini kabul, iade veya reddetme” yetkisini oluşturmaz. Belge şeklen kusursuz olsa bile içerik bakımından özel yetki eksik olabilir.

Yurt dışında vekâletname düzenleyecek kişiler resmi Konsolosluk İşlemleri portalından randevu ve belge şartlarını; yabancı noter seçeneğinde apostil ve yabancı noter rehberini kontrol edebilir.

11. Yemin Cevabı Verilmeden Önce Hangi Kontroller Yapılmalı?

  • Yemin teklifinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir.
  • Yemin konusu vakıanın HMK m.225’e uygun ve m.226’ya aykırı olup olmadığı belirlenmelidir.
  • Vekâletnamede kabul, iade veya reddetme yönünden hangi özel yetkinin bulunduğu okunmalıdır.
  • Yeminin iade edilebilir olup olmadığı HMK m.230’a göre incelenmelidir.
  • İspat yükünün hangi tarafta olduğu netleştirilmelidir.
  • Yemin edilmesi, iade edilmesi veya kaçınılmasının ayrı sonuçları müvekkile açıklanmalıdır.
  • Yemin davetiyesi ve duruşma tarihi kayıt altına alınmalıdır.
  • Müvekkil yurt dışındaysa seyahat/mazeret ve mahkeme usulü erkenden planlanmalıdır.
  • Tüzel kişi tarafsa HMK m.232’ye göre yemini kimin eda edeceği belirlenmelidir.
  • Talimat yazılı alınmalı, yemin metni müvekkile anlaşılır biçimde aktarılmalıdır.

12. “Yemini Reddetme” ile “Yemini İade Etme” Aynı İşlem Değildir

Bu iki kavram uygulamada sıkça karıştırılır. İade, kanunun izin verdiği durumda yemin yükünün karşı tarafa yöneltilmesidir. Yeminden kaçınma veya reddetme ise tarafın yemini eda etmemesiyle bağlantılı sonuç doğurur. HMK m.229 bu sonuçları tarafın süreçteki konumuna göre ayrı düzenler.

Bu ayrım vekâletname metninde de önemlidir. HMK m.74, “yemini kabul, iade veya reddetme” ifadelerini ayrı ayrı saymıştır. Bir yetkinin diğerini içerdiği varsayımı yerine, yapılacak işlemin vekâletnamede açıkça bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

13. Yemin Teklifinin Konusu Hatalıysa Ne Yapılmalı?

Kendisine yemin teklif edilen taraf, öncelikle teklifin HMK m.225 ve m.226 bakımından hukuken mümkün olup olmadığını kontrol etmelidir. Tarafların serbestçe tasarruf edemediği bir konu, kanunen iki tarafın iradesinin yeterli olmadığı geçerlilik alanı veya kişinin namus ve onurunu/ceza soruşturması riskini etkileyen yasaklı vakıa yemin konusu yapılamaz.

Bu nedenle avukatın özel yetkiye sahip olması, hukuka aykırı veya yasaklı bir yemin sorusunu kabul etmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Yemin konusu üzerinde usul itirazı ile yemin cevabının kendisi birbirinden ayrılmalıdır.

14. Yurt Dışındaki Müvekkilin Yazılı Talimatında Neler Bulunmalı?

Yemin delili kesin sonuç doğurabildiği için talimatın yalnız “kabul edin” veya “reddedin” şeklinde tek cümle olması yerine, müvekkilin yemin konusu vakıayı anladığını ve olası sonuçların kendisine açıklandığını gösteren dosya notu oluşturulması yararlıdır. Bu, vekâletnamedeki yetkinin yerine geçmez; özel yetki ve talimat birbirini tamamlayan farklı konulardır.

Talimat sürecinde yemin metni, ilgili belgeler, tarafın kendi bilgisi, iade imkânı, duruşma tarihi ve HMK m.229 sonuçları birlikte aktarılmalıdır. Yabancı dilde iletişim kuruluyorsa hukuki kavramların doğrudan ve anlaşılır biçimde açıklanması gerekir.

15. Yemin İşlemi İçin Asıl Vekâletname Ne Zaman Kontrol Edilmeli?

Vekâletnamenin özel yetki içeriği, yemin duruşmasına birkaç gün kala değil, dava başında veya yemin deliline dayanıldığı ilk anda kontrol edilmelidir. Yurt dışında yeni vekâletname düzenlenmesi konsolosluk randevusu, yabancı noter, apostil, tercüme ve belge gönderimi nedeniyle zaman alabilir.

Tarafın yurt dışında bulunması HMK’daki işlem ve duruşma takvimini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle özel yetki eksikliği erkenden saptanırsa belge işlemleri dosya takvimine paralel yürütülebilir. Özellikle yemin davetiyesi çıktıktan sonra belge hazırlığına başlamak gereksiz risk yaratır.

Sık Sorulan Sorular

1. Yemin teklif etme yetkisi yemini kabul etme yetkisini de içerir mi?

Otomatik olarak varsayılmamalıdır. HMK m.74 yemin teklifini ve yemini kabul, iade veya reddetmeyi ayrı şekilde sayar; vekâletname metni işlem bazında kontrol edilmelidir.

2. Avukat müvekkil adına yemini kabul edebilir mi?

Usul beyanı için HMK m.74 özel yetkisi gerekir; ancak gerçek kişi tarafın yemini bizzat edası HMK m.232’ye göre tarafça yapılır. Avukat müvekkil yerine yemin edemez.

3. Her yemin karşı tarafa iade edilebilir mi?

Hayır. HMK m.230’a göre vaka yalnızca kendisine yemin teklif edilen tarafın şahsından kaynaklanıyorsa yemin iade edilemez.

4. Yemin teklif edilen taraf duruşmaya gelmezse ne olur?

Usulüne uygun davet ve geçerli özür bulunmaması hâlinde HMK m.229/1’deki ikrar sonucu doğabilir. Tebligat ve mazeret ayrıca kontrol edilmelidir.

5. Kendisine yemin iade edilen taraf yeminden kaçınırsa sonuç nedir?

HMK m.229/2’ye göre yemin konusu vaka ispat edilememiş sayılır.

6. Şirket adına yemini avukat edebilir mi?

HMK m.232/2, tüzel kişi adına yapılmış işleme ilişkin yemin için tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organı düzenler. Avukatın dava vekilliği tek başına yeminin edası sıfatı değildir.

7. Apostilli vekâletnamede yemin yetkisi yoksa ne olur?

Apostil özel yetki oluşturmaz. Gerekli açık yetki vekâletnamenin metninde bulunmalıdır.

8. Konsoloslukta yemin kabul/iade/reddetme yetkisi eklenebilir mi?

Evet. Yapılacak dava işlemi belirlenerek HMK m.74 kapsamındaki özel yetkiler vekâletname metnine açıkça yazılabilir.

9. Yemin sorusu hukuki sonuca yönelik olabilir mi?

Yemin, HMK m.225 kapsamındaki somut ve çekişmeli vakıaya yönelmelidir. “Borçlu musunuz?” gibi hukuki sonuç yerine, borcu doğuran veya sona erdiren somut olay ayrıştırılmalıdır.

10. Yurt dışındaki müvekkil yemin davetiyesi gelmeden ne yapmalı?

Vekâletnamedeki yemin özel yetkilerini, dosyadaki yemin delili kayıtlarını ve kendi seyahat/iletişim imkânlarını avukatıyla önceden kontrol etmelidir.

Resmî Kaynaklar

Uygulama notu: Yemin cevabı verilmeden önce yalnız vekâletnamedeki özel yetki değil; HMK m.225-226 bakımından yemin konusu, HMK m.230 bakımından iade imkânı ve HMK m.229 bakımından kaçınmanın sonucu birlikte kontrol edilmelidir. Avukatın özel yetkisi, gerçek kişi müvekkilin yerine bizzat yemin edebilme yetkisi değildir.
Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki HMK m.74 ve m.225-233 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp