B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışındaki Davalının Türkiye’de Adresi Yoksa Tahkimde Hangi Mahkeme Yetkili? 4686 m.3

Kısa cevap: 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m.3 uyarınca, Kanunda mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri varsa bu yer asliye hukuk mahkemesi görevli ve yetkilidir. Davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri ve işyeri yoksa görevli ve yetkili mahkeme İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesidir. Kanun ayrıca milletlerarası tahkimden kaynaklanan sorunlara mahkemelerin yalnız Kanunda izin verilen ölçüde müdahale edebileceğini düzenler.

Yurt dışındaki davalı için milletlerarası tahkimde görevli ve yetkili mahkeme 4686 madde 3

Mevzuat kontrol tarihi: 12 Eylül 2026. Ana dayanak 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m.3’tür. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz bakımından m.6; hakem seçimi ve hakemin görevine ilişkin mahkeme yardımı bakımından m.7; delil toplanmasına ilişkin mahkeme yardımı bakımından m.12 ile birlikte uygulanır.

4686 m.3 hangi mahkemeyi gösteriyor?

Milletlerarası Tahkim Kanunu m.3 iki kademeli bir yetki kuralı kurar. Birinci kademe davalının Türkiye ile kişisel veya ticari bağlantısına dayanır. Davalının yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri Türkiye’deyse bu yerin asliye hukuk mahkemesi görevli ve yetkilidir. İkinci kademe ise davalının Türkiye’de bu bağlantıların hiçbirine sahip olmamasıdır. Bu durumda Kanun doğrudan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesini gösterir.

Bu kural özellikle yurt dışındaki şirketler ve Türkiye’de yerleşik olmayan gerçek kişilerle yapılan tahkim anlaşmalarında önem taşır. Tarafların sözleşmesinde tahkim şartı bulunması, mahkemenin tamamen devre dışı kalacağı anlamına gelmez. Hakem seçimi, geçici hukuki koruma, delil yardımı ve Kanunda açıkça mahkemeye bırakılan diğer işlemler için devlet mahkemesine başvurulması gerekebilir. Hangi mahkemenin bu yardımı sağlayacağı m.3 üzerinden belirlenir.

Maddenin ikinci cümlesi ayrıca müdahalenin sınırını çizer: milletlerarası tahkimden kaynaklanan sorunlar için mahkemeler yalnız 4686 sayılı Kanunun izin verdiği hâllerde müdahale eder. Dolayısıyla mahkemenin yetkisi, tahkim yargılamasının yerine geçmek veya uyuşmazlığın esasını hakemlerden almak için değil, Kanunun açıkça öngördüğü yargısal destek ve denetim işlevleri içindir.

“Türkiye’de adresi yok” ifadesi hukuken ne anlama gelir?

Gündelik kullanımda “Türkiye’de adresi yok” denilse de m.3 yalnız tebligat adresine bakmaz. Kanunun kullandığı üç bağlantı yerleşim yeri, olağan oturma yeri ve işyeridir. Bu nedenle kişinin Türkiye’de bir posta adresinin bulunması veya bulunmaması tek başına sonucu belirlemez.

Gerçek kişi bakımından yerleşim yeri ve olağan oturma yeri; şirket bakımından ise işyeri bağlantısı somut kayıtlardan tespit edilir. Yabancı şirketin Türkiye’de faaliyet gösterdiği bir işyerinin bulunması, m.3 değerlendirmesinde doğrudan önem taşır. Buna karşılık yabancı şirketin Türkiye’de yalnız müşterisinin bulunması veya sözleşmenin Türkiye ile bağlantılı olması, tek başına “Türkiye’de işyeri” sonucunu doğurmaz. Mahkeme bağlantısı davalının kendi hukuki ve fiilî durumuna göre belirlenir.

Bu nedenle tahkim sözleşmesi hazırlanırken yalnız tarafların ticaret unvanı ve ülke bilgisi değil, Türkiye’deki işyeri veya şube yapılanması ve gerçek kişilerin yerleşim-oturma bağlantısı da kayıt altına alınmalıdır.

Davalının Türkiye’de yerleşim yeri varsa hangi mahkemeye başvurulur?

Davalının Türkiye’de yerleşim yeri varsa, 4686 m.3 uyarınca o yer asliye hukuk mahkemesi görevli ve yetkilidir. Kanun burada önceliği davalının bağlantısına verir. Başvuruyu yapan tarafın Türkiye’de veya yurt dışında bulunması bu sıralamayı değiştirmez.

Örneğin tahkim anlaşmasının bir tarafı Berlin’de, diğer tarafı Mersin’de yerleşikse ve mahkeme yardımı Mersin’de yerleşik davalıya karşı isteniyorsa, m.3’teki ilk bağlantı uygulanır. Aynı mantık olağan oturma yeri veya işyeri için de geçerlidir. Davalının Türkiye’de hangi bağlantıya sahip olduğu dosya belgeleriyle gösterilmelidir.

Başvuruda davalının adres ve işyeri bilgilerinin güncel olması önemlidir. Şirketler bakımından ticaret sicili ve ilgili kayıtlar; gerçek kişiler bakımından yerleşim veya oturma bağlantısını gösteren resmi kayıtlar dosyaya eklenmelidir. Yabancı belge kullanılacaksa belgenin niteliğine göre tercüme ve tasdik şartları ayrıca yerine getirilir.

Davalının Türkiye’de olağan oturma yeri varsa ne olur?

Kanun yerleşim yerinin yanında olağan oturma yerini de bağımsız bağlantı olarak kabul eder. Dolayısıyla davalının hukuki yerleşim yeri başka bir devlette bulunsa bile Türkiye’de olağan oturma yeri mevcutsa m.3’ün İstanbul’a gönderen yedek kuralına geçilmez; olağan oturma yerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi esas alınır.

Bu ayrım özellikle uzun süre Türkiye’de kalan, ancak yabancı ülkedeki yerleşim bağlantısını koruyan gerçek kişilerde önem taşır. Tahkim dosyasında yalnız pasaport veya vatandaşlık bilgisine bakılması yeterli değildir. M.3 vatandaşlığı değil, yerleşim yeri, olağan oturma yeri ve işyeri bağlantılarını kullanır.

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşının Türkiye’de yerleşim veya olağan oturma bağlantısı yoksa sırf Türk vatandaşı olması m.3 bakımından yerel bir mahkeme yaratmaz. Kanunun aradığı somut bağlantı yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi kuralı devreye girer.

Yabancı şirketin Türkiye’de işyeri varsa İstanbul kuralı uygulanır mı?

Hayır. Davalı yabancı şirketin Türkiye’de işyeri bulunuyorsa m.3’ün ilk cümlesindeki yerel bağlantı vardır. Bu durumda işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi görevli ve yetkilidir. İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi, davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyerinin hiçbiri bulunmadığında devreye giren yedek yetki merkezidir.

Bu nedenle yabancı şirket dosyasında Türkiye’deki şube, daimi işyeri veya fiilî ticari yapılanma baştan araştırılmalıdır. Sözleşmede yabancı merkez adresinin yazılı olması, Türkiye’de işyeri bulunmadığını tek başına kanıtlamaz. Güncel sicil ve faaliyet kayıtları kontrol edilmelidir.

Öte yandan karşı tarafın Türkiye’de yalnız distribütörünün, bağımsız acentesinin veya müşterisinin bulunması ile yabancı şirketin kendi işyerinin bulunması aynı şey değildir. M.3 bağlantısı davalının kendi yerleşim, oturma veya işyeri durumuna göre kurulmalıdır.

Davalının Türkiye’de hiçbir bağlantısı yoksa neden İstanbul?

4686 m.3 bu ihtimali doğrudan çözer: davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir. Bu kural, sınır aşan tahkim ilişkilerinde Türkiye’de mahkeme yardımının hangi yargı çevresinden isteneceğine ilişkin belirsizliği kaldırır.

Örneğin davalı şirketin merkezi Münih’te ve Türkiye’de işyeri yoksa, Kanunun mahkemeye bıraktığı bir işlem için Türkiye’de başvuru yapılması gerektiğinde m.3 İstanbul bağlantısını kurar. Aynı şekilde Toronto’da yaşayan ve Türkiye’de yerleşim veya olağan oturma bağlantısı olmayan gerçek kişi davalı bakımından da m.3’ün yedek İstanbul kuralı uygulanır.

Burada tahkim yerinin İstanbul olması zorunlu değildir. Tahkim yeri Türkiye’nin başka bir şehri veya yabancı bir ülke olabilir. M.3’ün İstanbul kuralı, davalının Türkiye’de sayılan bağlantılarının bulunmaması hâlinde Kanundaki mahkeme yardımının hangi mahkemeden isteneceğine ilişkindir.

Tahkim yeri ile m.3’teki mahkeme yetkisi aynı şey mi?

Hayır. Tahkim yeri, 4686 m.9 çerçevesinde taraflarca veya ilgili mekanizma üzerinden belirlenen tahkim yargılamasının hukuki merkezidir. M.3 ise Kanunda mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili devlet mahkemesini belirler.

Tahkim yerinin Ankara, İstanbul, Mersin veya başka bir yer olarak seçilmesi ile davalının m.3 bakımından yerleşim, oturma veya işyeri bağlantısı aynı kavram değildir. Taraflar sözleşmede tahkim yerini belirlerken bu iki başlığı birbirine karıştırmamalıdır. Özellikle yurt dışındaki davalı bakımından tahkim yeri Türkiye’de olsa dahi, devlet mahkemesi yardımı gerektiğinde m.3’teki bağlantılar ayrıca incelenir.

Mahkeme tahkime hangi konularda müdahale edebilir?

4686 m.3’ün ikinci cümlesi müdahalenin sınırını kesin biçimde koyar: milletlerarası tahkimden kaynaklanan sorunlar için mahkemeler yalnız Kanunun hükümlerine göre müdahale eder. Bu ilke tahkimin taraf iradesine dayalı yapısını korur ve devlet mahkemesinin uyuşmazlığın esasına gereksiz biçimde girmesini önler.

Kanunda mahkeme rolünün açıkça düzenlendiği başlıklara örnek olarak m.6’daki ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, m.7’deki belirli hakem seçimi ve hakemlik görevi sorunları ile m.12’deki delil toplama yardımı gösterilebilir. Her başvuruda ilgili maddede mahkemeye verilmiş açık bir görev bulunmalıdır.

Bu nedenle “tahkim var ama mahkeme de her konuda karar verebilir” yaklaşımı doğru değildir. Tersine, “tahkim varsa hiçbir zaman mahkemeye gidilemez” yaklaşımı da doğru değildir. Doğru yöntem, 4686 sayılı Kanunda somut konuda mahkeme yardımı veya denetimi öngörülüp öngörülmediğini kontrol etmektir.

İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz için m.3 nasıl kullanılır?

4686 m.6, tarafın tahkim yargılamasından önce veya tahkim sırasında mahkemeden ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz istemesinin tahkim anlaşmasına aykırılık oluşturmadığını açıkça düzenler. Bu mahkeme başvurusunda görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesinde m.3 temel bağlantıyı sağlar.

Davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri varsa ilgili yer mahkemesi; bu bağlantıların hiçbiri yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi m.3 çerçevesinde değerlendirilir. Geçici hukuki korumanın maddi şartları ise ayrıca ilgili usul hükümleri ve m.6’nın tahkime özgü düzenlemeleri çerçevesinde incelenir.

Yurt dışındaki taraf bakımından tedbir talebi acil nitelikte olabileceğinden, davalının Türkiye bağlantısının dava öncesinde belgelenmesi önem taşır. Yanlış mahkemeye başvuru, özellikle acil ticari uyuşmazlıklarda zaman kaybına yol açar.

Hakem seçimi için mahkeme yardımı gerektiğinde hangi bağlantı kullanılır?

4686 m.7, tarafların anlaşamadığı belirli hakem seçimi durumlarında mahkeme yardımını öngörür. Kanunun mahkemeye görev verdiği bu hâllerde hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğu m.3 üzerinden belirlenir. Davalı Türkiye’de bağlantılıysa yerel asliye hukuk mahkemesi; Türkiye’de yerleşim, olağan oturma ve işyeri bağlantısı yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi esas alınır.

Tarafların kurumsal tahkim kurallarını seçtiği dosyalarda önce seçilen kurum kuralları ve tahkim anlaşması incelenmelidir. Mahkeme yardımına hangi durumda ihtiyaç doğduğu belirlendikten sonra m.3 yetki bağlantısı uygulanır.

Delil toplamak için Türk mahkemesinden yardım istenebilir mi?

Evet. 4686 m.12, hakem veya hakem kurulunun delillerin toplanmasında asliye hukuk mahkemesinden yardım isteyebileceğini düzenler. Mahkemenin hangi yer mahkemesi olduğu m.3 bağlantılarıyla belirlenir. Böylece hakemlerin doğrudan zorlayıcı kamu gücü kullanamadığı delil toplama işlemlerinde devlet mahkemesi tahkime yardımcı olur.

Bu yardım, uyuşmazlığın esasını devlet mahkemesine taşımaz. Mahkeme Kanunun verdiği delil yardımını yerine getirir; esas uyuşmazlığı hakem veya hakem kurulu karara bağlamaya devam eder. M.3’teki sınırlı müdahale ilkesi burada da geçerlidir.

Başvuru öncesi kontrol listesi

  1. Uyuşmazlığın 4686 sayılı Kanun kapsamına girip girmediğini kontrol edin.
  2. Mahkemeden istenecek işlemin Kanunda açıkça mahkemeye bırakılmış bir konu olduğunu tespit edin.
  3. Davalının Türkiye’de yerleşim yeri bulunup bulunmadığını belirleyin.
  4. Yerleşim yeri yoksa olağan oturma yeri bağlantısını inceleyin.
  5. Gerçek kişi veya şirket için Türkiye’de işyeri bağlantısını kontrol edin.
  6. Bu üç bağlantıdan biri varsa ilgili yer asliye hukuk mahkemesini belirleyin.
  7. Üç bağlantının da bulunmadığı durumda İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi kuralını uygulayın.
  8. Yabancı kayıt ve belgelerin tercüme ve tasdik şartlarını başvurudan önce tamamlayın.

Yurt dışındaki davalı için mahkeme başvurusunda hangi belgeler hazırlanmalı?

Mahkeme yardımına başvurulurken m.3 bağlantısını gösteren belgeler dilekçeyle birlikte sunulmalıdır. Yabancı şirket bakımından güncel ticaret sicili kaydı, şirketin merkez ve Türkiye’deki şube veya işyeri bilgileri; gerçek kişi bakımından yerleşim veya olağan oturma bağlantısını gösteren kayıtlar önem taşır. Amaç, İstanbul yedek kuralının mı yoksa Türkiye’deki yerel bağlantının mı uygulanacağını baştan ortaya koymaktır.

Tahkim anlaşmasının bulunduğu sözleşme veya ayrı tahkim anlaşması da dosyada yer almalıdır. Başvuru ihtiyati tedbir, hakem seçimi ya da delil yardımı için yapılıyorsa 4686 sayılı Kanunun ilgili maddesindeki koşullar ayrıca gösterilmelidir. Yabancı dildeki belgeler için Türkçe tercüme; yabancı resmî belge niteliği taşıyan kayıtlar için gerekiyorsa tasdik veya apostil şartı tamamlanmalıdır.

Başvurunun amacı yalnız “davalı yabancı” bilgisini vermek değildir. Davalının Türkiye’deki üç bağlantısından hangisinin bulunduğu veya üçünün de bulunmadığı somutlaştırılmalıdır. Özellikle yabancı şirketlerin Türkiye’de dönemsel proje ofisi, şube veya başka bir işyeri yapılanması varsa güncel durum kontrol edilmeden İstanbul kuralına dayanılmamalıdır.

Yanlış mahkemeye başvurmanın pratik sonucu nedir?

Milletlerarası tahkimde mahkeme yardımı çoğu kez süre ve aciliyet içerir. Tedbir talebi, hakem seçimi veya delil korunması gibi işlemlerde yanlış yetki bağlantısı üzerinden hareket edilmesi dosyanın gereksiz uzamasına neden olur. Bu nedenle 4686 m.3 incelemesi, mahkemeye verilecek dilekçe hazırlanırken ilk kontrol başlıklarından biri olmalıdır.

Doğru sıralama nettir: önce davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri araştırılır; bu üç bağlantıdan biri varsa ilgili yer esas alınır; hiçbiri yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi kuralı uygulanır. Bu sıralama vatandaşlığa, davacının adresine veya yalnız tahkim yerinin adına göre değiştirilmez.

Sık sorulan sorular

Davalı Almanya’daysa milletlerarası tahkimde hangi Türk mahkemesi yetkilidir?

Davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri yoksa 4686 m.3 uyarınca İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir.

Davalının Türkiye’de şubesi varsa yine İstanbul’a mı başvurulur?

Davalının Türkiye’de m.3 anlamında işyeri bulunuyorsa işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi esas alınır. İstanbul kuralı, Türkiye’de yerleşim, olağan oturma ve işyeri bağlantılarının hiçbiri yoksa uygulanır.

Davacının Türkiye’de nerede yaşadığı yetkili mahkemeyi değiştirir mi?

M.3 kuralı davalının yerleşim yeri, olağan oturma yeri ve işyerine göre kurulmuştur. Davacının bulunduğu yer bu maddede yetki bağlantısı olarak sayılmamıştır.

Tahkim yeri İstanbul değilse İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi yine yetkili olabilir mi?

Evet. Davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri yoksa m.3 doğrudan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesini gösterir. Tahkim yeri ile mahkeme yetkisi ayrı başlıklardır.

Tahkim anlaşması varken ihtiyati tedbir için mahkemeye gidilebilir mi?

Evet. 4686 m.6, tahkimden önce veya tahkim sırasında mahkemeden ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz istenmesinin tahkim anlaşmasına aykırılık oluşturmadığını düzenler. Yetkili mahkeme m.3 çerçevesinde belirlenir.

Mahkeme tahkim uyuşmazlığının esasına müdahale edebilir mi?

4686 m.3 uyarınca mahkemeler milletlerarası tahkimden kaynaklanan sorunlara yalnız Kanunda izin verilen ölçüde müdahale eder. Tahkimin esas uyuşmazlığını hakemlerin yerine geçerek çözemez.

Resmî mevzuat ve kontrol kaynakları

Temel hüküm 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m.3’tür. Davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri varsa bu yer asliye hukuk mahkemesi; bu bağlantıların hiçbiri yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir. Mahkemenin müdahalesi Kanunda açıkça izin verilen hâllerle sınırlıdır. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz için m.6, hakem seçimi için m.7, delil yardımı için m.12 ayrıca incelenmelidir.

İlgili içerikler

Sonuç: Milletlerarası tahkimde mahkeme yardımı gerektiğinde 4686 m.3 davalının Türkiye bağlantısını esas alır. Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri varsa ilgili yer asliye hukuk mahkemesi; bu üç bağlantının da bulunmadığı yabancı davalı bakımından İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir. Mahkeme müdahalesi yalnız Kanunun açıkça izin verdiği işlemlerle sınırlıdır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp