Sendikanın Yetki Tespitine İtiraz: 6 İş Günü, Somut Delil ve Mahkeme Süreci
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.43, yetki tespit yazısının tebliğinden itibaren altı iş günü içinde mahkemeye itiraz edilmesini düzenler. İtirazın nedenleri ve somut delilleri dilekçede veya ekinde yer almalıdır; dilekçe mahkemeye verilmeden önce görevli makama kayıt ettirilir. İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur. Süre, başvurabilecek kişi, işyeri veya işletme kapsamı ve sayısal hesap birbirinden bağımsız şartlardır. Yalnız çoğunluğa itiraz edildiğinin söylenmesi, kanunun aradığı gerekçeli ve delilli başvuruyu karşılamaz.

Olumlu ve olumsuz yetki tespiti hangi soruyu çözer?
Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası, 6356 m.42 uyarınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurarak yetkisinin tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de yetkili işçi sendikasının belirlenmesini talep edebilir. Bakanlık kayıtlarına göre gerekli şartları sağlayan sendikayı tespit ettiğinde işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayılarını içeren olumlu tespit yazısını ilgili taraflara bildirir. Bu yazı, sonradan düzenlenen yetki belgesiyle aynı belge değildir.
Sendikanın şartları sağlamadığı veya işyerinde bu şartlara sahip bir sendika bulunmadığı belirlenirse olumsuz sonuç yalnız başvuruyu yapan tarafa bildirilir. Dolayısıyla olumlu tespitte birden fazla ilgilinin karşı çıkması; olumsuz tespitte ise başvuran sendikanın kendi yetkisinin belirlenmesini istemesi söz konusudur. İtiraz dilekçesinin hukuki amacı buna göre değişir. Bir sendikanın yetkili olmadığı sonucuna itiraz ile başka sendikanın yetkili gösterilmesine itiraz aynı olgulara dayanmak zorunda değildir.
6356 m.42-44’teki sistem, idari tespit ile yargısal denetimi birbirini izleyen aşamalar olarak kurar. İşverenin sendikayla görüşmeyi tercih etmemesi veya işçilerin sözleşme beklentisi, kanuni çoğunluk hesabını değiştirmez. Denetim, başvuru tarihindeki kayıtlar ve kanuni yetki ölçütleri üzerinden yapılır.
Yetki tespitine kimler itiraz edebilir?
m.43/1, kendisine m.42 uyarınca tespit yazısı gönderilen işçi sendikası, işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene itiraz hakkı tanır. İtiraz; taraflardan birinin ya da her ikisinin şartları taşımadığı veya itiraz edenin kendisinin bu şartlara sahip olduğu iddiasına dayanabilir. İşyerinde çalışan bir işçinin bireysel ücret uyuşmazlığı, bu düzenlemedeki sendikal yetki itirazının yerine geçmez. Taraf sıfatı tespit yazısı ve Kanunun saydığı ilgililer üzerinden belirlenir.
Kurulu bulunduğu işkolundaki işçilerin yüzde birinden azını üye kaydetmiş işçi sendikası, m.43/2 gereğince yetki itirazında bulunamaz. Bu sınırlama işkolu düzeyindeki temsil şartıyla ilgilidir; işyerindeki üye sayısının yeterli görülmesi tek başına sınırlamayı kaldırmaz. Sendikanın itiraz ehliyeti incelenirken geçerli işkolu istatistiği ile işyerindeki çoğunluk hesabı ayrı tutulur. İki oran farklı evrenlerde hesaplanır.
İşveren tarafında da başvurunun doğru tüzel kişi adına yapılması gerekir. Şirketin ticaret unvanı, işyerinin SGK sicili ve sendika üyeliği aynı dosyada açıkça gösterilmelidir. Tüzel kişi adına dilekçe veren temsilcinin yetkisi belgelenir. Grup şirketlerinden birinin diğer şirketin işyerine ilişkin tespit için başvurması, sırf ortak yönetici bulunması nedeniyle kendiliğinden hak sahibi olduğu anlamına gelmez.
Yüzde 1, yarıdan fazla ve yüzde 40 ölçütleri nasıl ayrılır?
6356 m.41/1, işçi sendikasının kurulu bulunduğu işkolundaki işçilerin en az yüzde birini üye kaydetmesini temel koşul olarak arar. Bunun yanında toplu iş sözleşmesinin kapsayacağı işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlası; işletmede ise yüzde kırkı sendika üyesi olmalıdır. İşyeri için aranan yarıdan fazla koşulu, tam yarı ile karşılanmaz. İşletmedeki yüzde kırk oranı ise farklı bir eşiktir.
İşletme toplu iş sözleşmesinde aynı işverene ait aynı işkolundaki işyerleri bütün olarak dikkate alınır. Her şubede ayrı ayrı yüzde kırka ulaşılması aranmaz; kapsama giren işyerlerinin toplamı üzerinden değerlendirme yapılır. Buna karşılık farklı tüzel kişilere ait işyerleri sırf aynı ticari grup içinde diye tek işletme hesabına alınamaz. Yanlış işyeri kümesi, pay ve paydanın birlikte değişmesine neden olur ve itirazın temelini oluşturabilir.
İşletmede birden fazla sendikanın yüzde kırk veya üzerinde üyesi bulunması hâlinde m.41/3 uyarınca başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika yetkilidir. Bu nedenle dilekçede yalnız yüzde kırkın aşıldığını belirtmek yeterli olmayabilir; diğer sendikaların aynı tarihteki üye sayıları da önem taşır. Sözleşme düzeyinin genel açıklaması için toplu iş sözleşmesinin kapsamına ilişkin rehber incelenebilir.
Yeni işkolu istatistiği eski yetki başvurusunu değiştirir mi?
6356 m.41/5 işkolundaki yüzde bir şartı için Bakanlığın ocak ve temmuz aylarında yayımladığı istatistikleri esas alır. Bu istatistiklerde işkolundaki toplam işçi sayısı ve sendikaların üye sayıları yer alır. Yayımlanan istatistik, yenisi yayımlanıncaya kadar geçerlidir. Yetki başvurusunun hangi istatistik döneminde yapıldığı bu nedenle tespit dosyasının parçasıdır; başka bir dönemden alınan oran doğrudan kullanılmaz.
Aynı hüküm, yetki belgesi almak için başvurmuş veya yetki belgesi almış sendikanın yetkisinin daha sonra yayımlanan istatistikten etkilenmeyeceğini belirtir. Dolayısıyla yargılama devam ederken yeni istatistik yayımlanması, başvuru tarihindeki değerlendirmenin kendiliğinden yeni sayılara göre yapılacağı anlamına gelmez. İtirazda hangi döneme ait verinin hukuken esas alınması gerektiği açıklanır. Bir sendikanın yeni dönemde büyümesi veya küçülmesi ile önceki başvuru günündeki yetkisinin doğruluğu farklı sorulardır.
İstatistiğin gerçeği yansıtmadığı iddiası m.41/6’daki özel başvuruya konu olur. Yayımından itibaren on beş gün içinde itiraz edilmeyen istatistik kesinleşir; itiraz Ankara İş Mahkemesine yapılır. Bu başvuru, tek bir işyerinin çalışan listesini düzeltmeye yönelen m.43 itirazından farklıdır. Sürenin başlangıcı da tebliğ yerine istatistiğin yayımıdır. İtiraz eden sendika, geniş işkolu verisi ile belirli işyerindeki çoğunluk verisini aynı hesap tablosunda birbirine karıştırmamalıdır.
Dosyada istatistik yayım tarihi, yetki başvurusu tarihi ve tespit yazısının tebliğ tarihi ayrı sütunlarda gösterildiğinde hangi işlemin hangi tarihe dayandığı görünür hâle gelir. Bu ayrım yeni istatistikle eski tespitin karşılaştırılmasından doğan yanlış çoğunluk iddialarını önler.
Hangi tarihteki işçi ve sendika üyesi sayısı esas alınır?
Yetki hesabının referans noktası, sendikanın Bakanlığa başvurduğu tarihtir. Daha sonra işe alınanların, işten ayrılanların veya sendika üyeliği değişenlerin sayısı otomatik biçimde önceki başvuruya taşınmaz. İnceleme, başvuru günü itibarıyla çalışan ve üyelik durumu geçerli olan kişilerin belirlenmesini gerektirir. Güncel bir personel listesinin çıktısı, geçmiş başvuru gününün işçi listesini her zaman doğru göstermez.
m.41/7, Bakanlığın üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleriyle SGK’ya yapılan işçi bildirimlerini esas aldığını düzenler. m.42/4 ise sigortalılığın başlangıç ve bitiş bildirimlerinden yasal süresinde yapılmayanların yetkili sendikanın tespitinde dikkate alınmayacağını açıkça belirtir. Bu nedenle bildirimin ait olduğu gün ile Kuruma gönderildiği tarih ayrı ayrı incelenir. Geç verilen bildirimin yalnız içeriğindeki tarihe bakılarak hesaba katılması kanundaki özel kuralı gözden kaçırır.
Sendika üyeliği bakımından da başvuru, kabul ve çekilmenin sonuç doğurma tarihleri ayırt edilir. Sendika üyeliğinin kazanılması ayrı bir hukuki süreçtir. İtiraz, kişinin hangi kayıtta niçin yanlış sayıldığını göstermelidir. Kayıtlar arasında isim benzerliği, farklı sicil numarası veya mükerrer bildirim varsa bunların hangi toplamı etkilediği hesap tablosunda anlaşılır hâle getirilir.
Altı iş günlük itiraz süresinde hangi tarih belirleyicidir?
m.43/1’deki altı iş günlük süre, tespit yazısının ilgili tarafa tebliğ edilmesiyle bağlantılıdır. Bakanlığın yazıyı hazırladığı tarih veya sendikanın yetki başvurusu tarihi itiraz süresinin başlangıcı olarak kullanılamaz. Her muhatabın tebliğ tarihi ayrıca belirlenir. Usulüne uygun tebliği gösteren kayıt, bildirim tarihine ilişkin incelemenin temel belgesidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.91–92 uyarınca gün olarak belirlenen usul süresinde tebliğ edildiği gün hesaba katılmaz. Yetki tespitine itirazdaki özel süre ise 6356 sayılı Kanun m.43 gereğince altı iş günüdür. Bu nedenle tebliğ gününü birinci itiraz günü saymak da süreyi doğrudan altı takvim günü şeklinde hesaplamak da doğru değildir. Son gün belirlenirken özel iş günü kuralı ve usul hükümleri birlikte uygulanır.
Elektronik tebligatta önce kanunen gerçekleşen tebliğ tarihi bulunur. 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Buradaki beş gün, yetki itirazı için tanınmış altı iş günlük süreden ayrıdır. UETS ulaşma kaydı, kanuni tebliğ günü ve ardından başlayacak itiraz süresi ayrı satırlarda gösterilmelidir. İletinin daha erken okunması, m.7/a’daki beşinci gün kuralını ortadan kaldıran bir kanuni hüküm değildir.
HMK m.93, sürenin son günü resmî tatile rastladığında bitişi tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati sonuna taşır. Bununla birlikte hafta sonunu, işyerindeki vardiya düzenini veya kurumun fiilen açık olmasını aynı kavram sayarak süre hesabı kurulamaz. Somut tebliğ tarihi ve resmî tatil takvimi gösterilmeden genel bir son gün verilmesi, bu kısa başvuru süresinin denetlenmesini engeller.
İtiraz hazırlığı için işverenle veya sendikayla yürütülen yazışma kanuni süreyi kendiliğinden durdurmaz. Bakanlıktan yeniden inceleme istemek de m.43’ün mahkemeye başvuru düzeni yerine geçmez. Süre içinde yapılması gereken işlem, nedenleri ve somut delilleri içeren itirazın usulüne uygun şekilde mahkemeye sunulmasıdır. Bilgi isteme yazısının gönderilmiş olması, dava açıldığı anlamına gelmez.
Dilekçe neden önce görevli makama kayıt ettirilir?
m.43/2, itiraz dilekçesinin görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilmesini öngörür. Bu sıra, yalnız dosya düzeni tavsiyesi değil kanunda yazılı usuldür. Kayıt işleminin yapıldığını gösteren evrak numarası ve tarih mahkemeye sunulan belgeler arasında bulunmalıdır. Dilekçenin hazırlanması, kuruma e-posta ile taslak gönderilmesi veya kurumdan bilgi alınması kayıt işleminin yapıldığını tek başına ispatlamaz.
Görevli makam m.2/1-c’de sözleşmenin düzeyine göre tanımlanır. İşyeri toplu iş sözleşmesinde işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesinde işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü esas alınır. Aynı il müdürlüğü alanındaki grup sözleşmesinde ilgili il müdürlüğü; birden fazla il müdürlüğü alanını kapsayan grup sözleşmesinde Bakanlık görevli makamdır. Şirketin bütün şubelerinin aynı ilde bulunmaması, işletme ile grup sözleşmesi ayrımının özellikle doğru kurulmasını gerektirir.
m.79, ilgili bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda görevli makamın bulunduğu yer mahkemesini yetkili kılar. Bu sebeple herhangi bir işçinin ikamet ettiği yer veya avukatın ofisinin bulunduğu şehir esas alınarak mahkeme seçilemez. İş davalarına bakmakla görevli mahkeme ile yer bakımından yetki ayrı başlıklardır. Başvuruda sözleşme düzeyi, görevli makam ve mahkeme arasındaki bağlantı açıkça gösterilmelidir.
Somut delil içermeyen itirazın sonucu nedir?
m.43/3, dilekçede veya ekinde somut deliller bulunmadığında itirazın incelenmeksizin reddedilmesini düzenler. Kanun, itiraz edenin yalnız çoğunluğun yanlış hesaplandığını söylemesini yeterli görmez. Hangi işyerinin hesaba dâhil edilmediği, hangi işçilerin yanlış sayıldığı veya hangi bildirimin süresinde olmadığı açıklanmalı ve iddia ile bağlantılı belge gösterilmelidir. Dilekçede neden bulunması ile o nedeni destekleyen somut delil bulunması farklı koşullardır.
İşyeri kapsamına ilişkin itirazda ticaret sicili ve işyeri tescil kayıtları; işçi sayısına ilişkin itirazda ilgili tarihin personel listesi ve SGK bildirimleri; üyelik tartışmasında ise üyelik ve çekilme kayıtları önem taşır. Her belgenin hangi iddiayı doğruladığı belirtilir. Yüzlerce sayfalık ek sunulması, hangi kaydın hangi yanlışlığı gösterdiği açıklanmıyorsa tek başına etkili bir itiraz oluşturmaz.
İtiraz edenin elinde bulunmayan kayıtların nerede bulunduğu ve hangi hususun aydınlatılması için isteneceği de somutlaştırılmalıdır. Bununla birlikte bütün delillerin sonradan mahkemece bulunacağı düşüncesiyle gerekçesiz bir başvuru yapılması m.43/3’ün açık yaptırımını bertaraf etmez. Başvuru dosyası hazırlanırken sayısal sonucun nasıl değiştiği gösterilir: yanlış kabul edilen kayıt çıkarıldığında veya eksik kayıt eklendiğinde hangi çoğunluk şartının etkilendiği anlaşılır olmalıdır.
Maddi hata itirazı ile diğer yetki itirazları nasıl incelenir?
Kanun, işçi ve üye sayılarının tespitindeki maddi hata ile süreye ilişkin itirazları özel olarak ayırır. m.43/3 uyarınca mahkeme bunları altı iş günü içinde duruşma yapmadan kesin olarak karara bağlar. Basit toplama veya kayıt aktarımı hatasıyla hukuki niteliğin tartışıldığı uyuşmazlık aynı inceleme grubuna otomatik olarak konulmamalıdır. Başvurunun adı değil ileri sürülen itirazın gerçek içeriği belirleyicidir.
Bunların dışındaki itirazlarda mahkeme duruşma yaparak karar verir. Karar istinafa taşındığında bölge adliye mahkemesinin bir ay içinde karar vermesi, temyize gidildiğinde Yargıtayın bir ay içinde kesin karar vermesi m.43/3’te düzenlenmiştir. Bu süreler, tarafların itiraz dilekçesini vereceği altı iş günlük süreyle karıştırılmamalıdır. Kanunun yargısal inceleme için öngördüğü zaman, başvuranın süresini uzatmaz.
Mahkemenin inceleme türü kanun yolunu da etkiler. Maddi hata veya süre itirazında kesin karar öngörülmesiyle diğer itirazlar için istinaf ve temyiz düzenlenmesi farklıdır. Bu nedenle hükümde hangi itiraz türü hakkında karar verildiği okunmalıdır. Her yetki kararına aynı kanun yolunun açık olduğunu veya bütün kararların ilk mahkemede kesinleştiğini söylemek doğru değildir.
Yetkisiz olduğu bildirilen sendika ne yapabilir?
m.42/3 uyarınca yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, m.43/4 kapsamında altı iş günü içinde yetkili olduğunun tespiti için dava açabilir. Bu dava, başka sendikanın olumlu tespitine karşı çıkmaktan farklı olarak başvuranın kendi yetki koşullarını ispatlamasına yönelir. Olumsuz yazıda hangi unsurun eksik görüldüğü belirlenmeden yalnız sonuç kısmına karşı çıkılması uyuşmazlığın açıklanmasını güçleştirir.
Mahkeme açılan davayı o işkolundaki işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden sendikalara ve işveren sendikasına veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Böylece yetki tespitinden etkilenecek ilgililerin yargılamadan haberdar olması sağlanır. Kanun bu davanın iki ay içinde sonuçlandırılmasını öngörür. Bu iki aylık düzenleme, dava açmak için iki ay beklenebileceği şeklinde yorumlanamaz; başvuru süresi altı iş günüdür.
Olumsuz tespit, her durumda sendikanın işyerindeki üyelerinin yetersiz olduğu anlamına gelmez. İşkolu barajı, işyerinin işletme kapsamı, başvuru tarihi kayıtları veya bildirimlerin kanuni süresi farklı sonuç nedenleri olabilir. Dava gerekçesi Bakanlığın dayandığı somut nedenle eşleşmelidir. Mahkemece yetki koşullarının bulunduğu kesinleşmiş kararla belirlenmesi hâlinde yetki belgesi aşamasına geçilir.
İtirazdan sonra yetki işlemleri ne zaman devam eder?
6356 m.43/5 uyarınca itiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur. Bu sonuç, işyerindeki bütün faaliyetlerin veya bireysel iş sözleşmelerinin durması değildir. Duran süreç toplu iş sözleşmesi yapma yetkisinin belirlenmesine ilişkin işlemlerdir. İşçinin ücretinin ödenmesi, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ve varsa yürürlükteki sözleşmenin uygulanması bu hüküm nedeniyle ortadan kalkmaz.
m.44 yetki belgesinin verilmesini ayrıca düzenler. Tespit yazısına süresinde itiraz edilmezse itiraz süresinin bitimini takip eden altı iş günü içinde belge verilir. İtiraz reddedilmişse veya olumsuz tespit davasında sendikanın yetkili olduğu kesinleşmiş kararla belirlenmişse, kesinleşmiş kararın tebliğinden itibaren altı iş günlük belge düzenleme süreci uygulanır. Olumlu tespit yazısının elde bulunması ile yetki belgesinin alınması bu nedenle birbirinden ayrılır.
İtirazın işleme etkisi başvurunun kanuni koşullarıyla birlikte değerlendirilir. Süre ve delil yönünden eksik bir dilekçenin hangi kararla sonuçlandığı, kararın kesin olup olmadığı ve varsa kanun yolu aşaması dosyadan izlenir. Yeni sözleşme görüşmelerinin takvimi oluşturulurken yalnız ilk mahkeme kararının tarihi esas alınmamalıdır. Kesinleşme ve tebliğ kayıtları belge aşamasının doğru hesaplanmasını sağlar.
İşkolu tespit davası yetki itirazı yerine geçer mi?
İşkolu tespiti, işyerinin hangi işkolunda bulunduğunu belirler; yetki tespiti ise belirli toplu iş sözleşmesi için hangi sendikanın yetkili olduğunu saptar. 6356 m.5 ile m.43 farklı işlemlere ve farklı sürelere ilişkindir. İşkolu kararına karşı süre Resmî Gazete yayımından itibaren on beş gündür. Yetki yazısına karşı itirazda ise tebliğden itibaren altı iş günü esas alınır. Birindeki başvuru diğerindeki süreyi otomatik olarak karşılamaz.
m.5/2, yeni sözleşme için yetki süreci başlamışsa işkolu değişikliği tespitinin sonraki dönem için geçerli olacağını düzenler. İşkolu tespit talebi ve davası, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz. Bu sebeple işkolu başvurusu yaptığını belirten taraf, yetki itirazını ayrıca ve süresinde değerlendirmelidir. Ayrıntılı ayrım işkolu tespitine itiraz rehberinde ele alınmıştır.
İşkolu istatistiğine itiraz da üçüncü bir işlemdir. m.41/6’daki istatistik davasının süresi ve Ankara İş Mahkemesine başvuru düzeni, belirli işyerinin yetki tespitine ilişkin m.43 davasından ayrıdır. Dilekçede hangi işlemin kaldırılmasının veya hangi yetkinin tespitinin istendiği açıkça yazılmalıdır. İşlemleri aynı ad altında toplamak yanlış süre, yanlış mahkeme ve ilgisiz delil seçimine yol açar.
Sık sorulan sorular
Yetki tespitine itiraz süresi altı gün mü altı iş günü mü?
6356 m.43’te süre altı iş günü olarak düzenlenmiştir. Süre tespit yazısının tebliğiyle bağlantılıdır; Bakanlığın yazıyı hazırladığı gün esas alınmaz. Somut tebligat kaydı ve resmî tatiller üzerinden hesap yapılır; mahkemenin inceleme süresi başvuru süresini uzatmaz.
Olumlu tespit yazısı yetki belgesi sayılır mı?
Hayır. Bakanlığın olumlu tespit yazısı m.42 kapsamındadır; yetki belgesi m.44 uyarınca itiraz süreci sonrasında düzenlenir. Süresinde itiraz bulunmaması veya ilgili yargısal aşamanın kesinleşmesi belge verilmesi bakımından önem taşır. İki belgenin tarihleri ve işlevleri farklıdır.
İşçi şahsen yetki itirazı açabilir mi?
m.43/1 tespit yazısını alan işçi sendikası, işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işvereni sayar. İşçinin kişisel ücret veya sendikal ayrımcılık talebi farklı bir uyuşmazlıktır. Bireysel alacak davası sendikanın toplu sözleşme yetkisine itiraz işleminin yerine geçmez.
İşyerinde çalışanların tam yarısı sendikalıysa çoğunluk yeterli mi?
İşyeri düzeyinde m.41/1 yarıdan fazlasını arar; tam yarı yeterli değildir. İşletmede yüzde kırk kuralı uygulanır ve kapsamdaki işyerleri bir bütün değerlendirilir. Ayrıca işkolu düzeyindeki en az yüzde bir şartı da ayrı olarak sağlanmalıdır.
İtiraz dilekçesi doğrudan mahkemeye verilebilir mi?
m.43/2, dilekçenin görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilmesini öngörür. Bu nedenle kayıt tarihi ve numarası belgelenmelidir. Görevli makam sözleşmenin işyeri, işletme veya grup düzeyine göre m.2/1-c uyarınca belirlenir.
Dilekçede yalnız çoğunluğun yanlış olduğunu söylemek yeterli mi?
Hayır. m.43/3 uyarınca dilekçede veya ekinde somut delil bulunmazsa itiraz incelenmeksizin reddedilir. Hangi işyerinin, işçinin veya üyelik kaydının hangi nedenle yanlış hesaplandığı ve bunun sonucu nasıl etkilediği belgeleriyle somutlaştırılmalıdır.
SGK’ya geç bildirilen girişler yetki hesabına alınır mı?
m.42/4, sigortalılığın başlangıç ve sona ermesine ilişkin bildirimlerden kanuni süresinde yapılmayanların yetki tespitinde dikkate alınmayacağını düzenler. Bu nedenle bildirimin ait olduğu tarih kadar SGK’ya gönderildiği tarih de incelenir; yalnız personel listesine bakılmaz.
İtiraz bütün işyerindeki çalışmayı durdurur mu?
Hayır. m.43/5’in sonucu, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerinin durmasıdır. Bireysel iş sözleşmeleri, ücret ödeme yükümlülüğü ve işyeri faaliyetleri bu hükümle askıya alınmaz. Varsa yürürlükteki toplu iş sözleşmesinin durumu ayrıca değerlendirilir.
Olumsuz yetki tespitine karşı dava açma süresi iki ay mı?
Hayır. Yetkisiz olduğu bildirilen sendika m.43/4 gereğince altı iş günü içinde dava açabilir. Aynı fıkradaki iki ay, mahkemenin davayı sonuçlandırması için öngörülen süredir. Başvuru süresi ile yargısal inceleme süresi birbirinden ayrılmalıdır.
İşkolu davası açılması yetki işlemlerini bekletir mi?
m.5/2, işkolu tespit talebi ve davasının yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmayacağını açıkça düzenler. Yetki yazısı tebliğ edilmişse m.43 kapsamındaki süre ayrıca izlenir. İşkolu başvurusu yetki itirazının yerine geçmez.
Başvuru ve dosya hazırlığı
Yetki itirazında tebligatın alındığı gün, başvuru tarihindeki işçi listesi ve işyerlerinin aynı işverene bağlılığı birlikte incelenir. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde İstanbul ve Mersin ofislerimiz, kısa itiraz süresi içinde hangi sayısal unsurun ve hangi belgenin tartışılacağını belirleyerek çalışır. Dosya incelemesi için iletişim kurulabilir.
Resmî kaynaklar ve mevzuat
- 6356 sayılı Kanun m.2/1-c, 5, 34, 41-44, 79
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.91–93
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a
Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.
İlgili hukuk rehberleri
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
