Birikmiş Yurt Dışı Nafakada Zamanaşımı ve Eski Kararlar
Birikmiş yurt dışı nafaka için yalnız Türkiye’deki genel bir zamanaşımı süresine bakılarak bütün eski taksitler elenemez. 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi uygulanıyorsa m.32/5, geçmiş nafaka taksitlerinin hangi dönem için icra edilebileceğine ilişkin sınırlamada karar devletinin veya icra istenen devletin hukukundan daha uzun süre sağlayanı esas alır. Kararın eski tarihli olması ise farklı bir sorudur: m.56, sözleşmenin başvuruya zaman bakımından uygulanmasını ve yürürlükten önce muaccel olmuş ödemeleri ayrıca düzenler.
Almanya veya Hollanda’da yıllar önce alınmış nafaka kararının Türkiye’de kullanılması düşünüldüğünde üç tarih ayrı gösterilmelidir: kararın tarihi, her taksidin vadesi ve başvurunun ilgili makama ulaştığı tarih. Bu rehber, eski kararın kullanılabilmesiyle birikmiş borcun zamanaşımını birbirinden ayırır. Her dosya için tek bir beş, on veya otuz yıllık süre açıklamaz; uygulanacak iki hukuk ve gerçek işlem tarihleri görülmeden böyle bir sayı doğru hesap oluşturmaz. Kaynak kontrolü: 24 Ekim 2026.

Üç ayrı zaman sorusu tek bir tarihle cevaplanmaz
Kararın verildiği tarih, nafaka yükümlülüğünü belirleyen hükmün ne zaman oluştuğunu gösterir. Taksidin vadesi, belirli aylık ödemenin ne zaman istenebilir hâle geldiğiyle ilgilidir. Uluslararası başvurunun alınma tarihi ise m.56/1 bakımından hangi sözleşme usulünün uygulanacağını etkiler. Karar eski diye bütün taksitler eski sayılmaz; kararın yıllar sonra da doğan aylıklar içermesi mümkündür. Aynı biçimde yeni başvuru yapılması, bütün eski taksitlerin vadesini yeniden başlatmaz.
Dosyada ilk kararın yanında artırım, azaltım veya sona erme kararları bulunabilir. Her hükmün hangi tarihten itibaren etkili olduğu belirlenir. Son kararın düzenlenme tarihi, önceki dönemde doğmuş borçların tamamının yeni tarihli alacağa dönüştüğünü tek başına göstermez. Başvurunun konusu, değişikliklerin gerçek kapsamı üzerinden oluşturulur. Eski ve yeni miktarları tek toplamda birleştirmek, hem zamanaşımı hem ödeme hesabının denetlenmesini güçleştirir.
Önce ilgili devletler arasında 2007 Sözleşmesinin uygulanması ve nafaka türünün m.2 kapsamında olması gerekir. Karar ülkesi ile borçlunun bulunduğu ülke ayrı gösterilir. Alacaklının vatandaşlığı, bu iki ülkenin hukukunu karşılaştırma gereğini ortadan kaldırmaz. Sözleşme kapsamı dışında kalan taleplere m.32/5 otomatik uygulanmaz; o durumda geçerli uluslararası düzenleme veya iç hukuk yolu ayrıca belirlenir.
2017’den önce verilmiş karar Türkiye’de kullanılamaz mı?
HCCH taraflık tablosunda Türkiye için yürürlük tarihi 1 Şubat 2017’dir. Almanya ve Hollanda, Avrupa Birliğinin onayıyla 1 Ağustos 2014’ten itibaren bağlı devletler arasında gösterilir. Bu tarihler, Türkiye ile bu devletler arasındaki zaman bakımından incelemenin başlangıç verileridir. Ancak Türkiye’nin yürürlük tarihinden önce verilmiş bütün kararların sözleşme dışında kaldığı sonucu çıkmaz.
Madde 56/1-a, m.7 özel tedbir talebinin veya merkezî makamlar bölümündeki başvurunun, sözleşme talep eden ve talep edilen devlet arasında yürürlüğe girdikten sonra talep edilen merkezî makam tarafından alınmasını esas alır. Ölçüt yalnız ilk nafaka kararının düzenlenme tarihi değildir. Başvurunun hangi makamda ve hangi tarihte alındığı bu yüzden belgelenmelidir. Alacaklının kendi dilekçesini hazırladığı gün, yabancı makamın aldığı günle aynı olmak zorunda değildir.
Doğrudan tanıma ve icra başvurusunda m.56/1-b uygulanır. Burada talebin, karar devleti ile başvurulan devlet arasında sözleşme yürürlüğe girdikten sonra başvurulan devletin yetkili makamınca alınması aranır. Merkezî makam üzerinden dosya iletimiyle doğrudan dava veya başvuru aynı alınma kaydına dayanmaz. Hangi yol seçilmişse onun belgesi kullanılır; konsolosluğa sunulan bir evrakın tarihi bütün diğer makamların alındı tarihi gibi yazılmaz.
Eski karar ile yeni usulün uygulanması birlikte mümkün olabilir
Madde 56/1, eski bir kararın yeni dönemde yapılan başvuru üzerinden sözleşme çerçevesinde ele alınabilmesine olanak tanır. Bununla birlikte kararın tanınması için gereken diğer koşullar devam eder. Kaynak ülkede hüküm doğurma ve icra edilebilirlik m.20/6, tanıma dayanakları m.20, ret sebepleri m.22 kapsamında incelenir. Eski tarih, tek başına ret gerekçesi olmadığı gibi tek başına tanıma güvencesi de değildir.
Karar geçmişte başka bir ülkede tanınmış olabilir. Bu durumun mevcut başvuruyla ilişkisi ayrıca açıklanır; önceki tanıma belgesi, asıl nafaka kararının yerine gelişigüzel konulmaz. Kararın hangi ülkede verildiği, nerede tanındığı ve şimdi nerede icra istendiği belirli olmalıdır. Özellikle farklı devletlerin ve bölgesel hukuk sistemlerinin yer aldığı dosyalarda, her işlemin kendi numarası ve hukuki etkisi korunmalıdır.
Yürürlükten önce vadesi gelen ödemeler için ayrı hüküm vardır
Madde 56/3, karar devleti ile başvurulan devlet arasında sözleşme yürürlüğe girmeden önce vadesi gelen ödemeler bakımından başvurulan devleti kural olarak bu sözleşme uyarınca icraya mecbur tutmaz. Bu hüküm, eski kararın tamamının kullanılamayacağı şeklinde okunmamalıdır. Aynı kararda yürürlükten önce ve sonra doğmuş taksitler birlikte bulunabilir. Hesap, vade tarihleri üzerinden ayrıştırılır; bütün dönem tek bir tarih etiketi altında toplanmaz.
Hükmün ifadesi borcu silen veya bütün hukuk yollarını yasaklayan bir düzen değildir. Belirli eski ödemeler bakımından bu sözleşmeden doğan icra yükümlülüğünün sınırını gösterir. Başka bir uygulanabilir uluslararası düzenleme ya da iç hukuk yolu varsa onun şartları ayrıca araştırılır. “Sözleşme bu ödemeyi zorunlu kılmıyor” cümlesiyle “alacak hukuken sona ermiştir” cümlesi birbirinin yerine kullanılamaz.
Alacaklı, eski taksitleri başvurudan kendi başına çıkarmadan önce bu ayrımı incelemelidir. Borçlu da yalnız karar tarihini göstererek bütün geçmiş borcun silindiğini ileri sürmemelidir. Her aylığın vadesi, nafakanın türü ve m.56/3 istisnası ayrı değerlendirilir. İlgili kalem sözleşmenin geçiş hükmü içinde kaldıktan sonra dahi m.32/5 zamanaşımı kontrolü gerekir. Geçiş hükmüyle zamanaşımı iki ayrı filtre olarak uygulanır.
Çocuk nafakası için m.56/3 istisnası
Madde 56/3, ebeveyn-çocuk ilişkisinden doğan ve yirmi bir yaşından küçük kişiye yönelik nafaka yükümlülüklerini belirtilen eski ödeme sınırlamasının dışında tutar. Bu istisna, çocuk nafakası ile yalnız eş nafakasının neden aynı takvim sonucu doğurmayabileceğini gösterir. Hangi kişinin hangi dönemdeki nafakasının istendiği açık olmalıdır. İstisna metni, bütün aile yardımları veya her yaş grubundaki eğitim giderleri için sınırsız geçmişe uygulama olarak genişletilemez.
Sözleşmenin genel kapsamı, devletlerin yaş çekinceleri ve genişletme beyanları da ayrı okunur. Türkiye’nin eğitime devam eden çocuklar ve diğer aile nafakaları hakkındaki beyanı, başka devletlerin aynı genişletmeyle otomatik bağlı olduğu anlamına gelmez. Karşılıklı örtüşme m.2/3 çerçevesinde belirlenir. Geçiş hükmündeki özel ifade ile genel kapsam beyanının etkisi karıştırılmadan, talebin kişisi ve nafaka türü üzerinden inceleme yapılmalıdır.
Çocuğun yaşının ilerlemesi, önceki dönem için hükmedilmiş ve ödenmemiş taksitlerin hiçbir araştırma yapılmadan yok sayılmasını gerektirmez. Ancak gelecekteki nafakanın devamı, eski taksidin tahsili ve sözleşmenin kişisel kapsamı aynı soru değildir. Doğum belgesi, ilk karar ve değişiklikler birlikte değerlendirilir. Dosyayı yalnız bugünkü yaşa veya yalnız ilk karar tarihine dayandırmak, ilgili taksidin gerçek hukuki durumunu eksik bırakır.
Önceki Lahey sözleşmesinin koşulları ne zaman korunur?
Madde 56/2, m.48’de belirtilen 1958 veya 1973 Lahey nafaka sözleşmelerine de taraf olan devletler arasındaki eski kararlar için özel bir geçiş güvencesi içerir. Karar, kaynak devlette 2007 Sözleşmesi yürürlüğe girmeden önce verilmişse; yeni sözleşmenin tanıma koşulları engel oluştururken karar tarihinde uygulanabilir eski sözleşme uyarınca tanınabilecek durumdaysa, ilgili eski sözleşmenin tanıma koşulları uygulanır. Bu şartlar birlikte gösterilmelidir.
Bu hüküm, başvuranın istediği eski antlaşmayı seçebilmesi veya bütün eski kararların otomatik tanınması anlamına gelmez. Devletlerin eski sözleşmeye bağlılığı, o metnin karar tarihinde uygulanması ve iki rejim arasındaki somut fark açıklanır. Madde 48 de kapsamların örtüştüğü ölçüde önceki Lahey sözleşmeleriyle ilişki kurar. Eski sözleşmenin adı yalnız dilekçede yazılarak gerekli taraflık ve uygulama denetimi tamamlanmış sayılmaz.
Birikmiş nafakada daha uzun süre hangi iki hukuktan seçilir?
Madde 32/5, kararın verildiği devletin hukuku ile icra istenen devletin hukukunu karşılaştırır. Geçmiş taksitlerin hangi dönem için icra edilebileceğine ilişkin sınırlamada daha uzun süre sağlayan hukuk esas alınır. Karar Almanya’da verilmiş ve icra Türkiye’de isteniyorsa bu iki devletin ilgili kuralları karşılaştırılır. Alacaklının sonradan başka bir ülkede yaşaması, sırf bu nedenle üçüncü ülkenin süresinin seçileceği anlamına gelmez.
Karşılaştırma yalnız iki genel sayı yazmaktan ibaret değildir. İlama bağlanmış alacakla gelecekte doğan dönemsel taksitler için farklı kurallar bulunabilir. Sürenin başlangıcı, ilgili işlemlerin etkisi ve talep dönemine uygulanacak düzen belirlenir. Bir ülkedeki genel alacak süresinin, nafaka kararına veya bütün taksitlere gerçekten uygulanıp uygulanmadığı doğrulanmalıdır. Yanlış alacak kategorisine ait uzun süre seçilirse m.32/5’in doğru uygulanması sağlanmış olmaz.
Bu nedenle sözleşme kapsamındaki yabancı nafaka dosyasına yalnız “nafaka dönemsel edimdir” denilerek tek bir Türk hukuk süresi uygulanması yeterli değildir. Aynı şekilde yabancı hukukta herhangi bir ilam için uzun süre bulunması, onun mevcut taksitlerin tamamını kapsadığını göstermez. Hukuki karşılaştırma, kaynak metinler ve somut kararın kapsamıyla gerekçelendirilmelidir. İnternet özetindeki genel sayı, bu incelemenin yerine geçmez.
Durma, kesilme ve önceki takip kayıtları neden toplanır?
Önceki dava, icra işlemi, borç ikrarı veya ödeme, ilgili hukukta zamanaşımı bakımından sonuç doğurabilir. Bu etkiler, işlem gerçekten yapılmış ve uygulanabilir şartlar sağlanmışsa değerlendirilir. Yalnız bir ödeme görüşmesi yürütülmüş olması, bütün devletlerde süreyi kesen işlem sayılmaz. İşlemin adı, tarihi, muhatabı ve ilgili alacak kalemi ayrı gösterilir. Aynı olayın iki hukukta aynı etkiyi doğurduğu peşinen varsayılmaz.
Madde 32/5 kendi başına bütün durma ve kesilme işlemlerini listeleyen bir usul kanunu değildir. Daha uzun süre karşılaştırması yapılırken gerekli iç hukuk kuralları ayrıca doğrulanır. Bir ülkedeki başlangıç, diğerindeki kesilme ve üçüncü bir ülkedeki süre birleştirilerek kanunda bulunmayan yeni bir karma hesap oluşturulmaz. Kullanılan sonucun hangi uygulanabilir hukuk düzeninden ve hangi gerçek işlemden çıktığı gösterilmelidir.
Merkezî makama başvuru yapılması, her dosyada bütün eski taksitler için otomatik yeni bir süre başlattığı şeklinde anlatılmamalıdır. Başvurunun uluslararası iletimdeki etkisiyle ilgili hukukun zamanaşımı sonucu farklıdır. Alındı kaydı, gerekli tebligat ve sonradan yapılan icra işlemleri korunur. Dosya kurumlar arasında ilerliyor diye sürenin artık hiç incelenmeyeceği varsayımıyla hareket edilmez.
Nafakanın devam süresi ile tahsil süresi farklıdır
Madde 32/4, nafaka yükümlülüğünün devam süresine ilişkin karar devletinde uygulanabilir kurallara etki tanınmasını ister. Bu düzen, hangi tarihe kadar yeni nafaka doğacağını ilgilendirir. Madde 32/5 ise doğmuş geçmiş taksitlerin icra edilebileceği dönem bakımından karşılaştırma yapar. Gelecek aylıkların artık doğmaması, daha önce doğmuş borçların aynı gün kendiliğinden ödenmiş veya silinmiş olması değildir.
Kararda yaş, eğitim, yeniden evlenme veya belirli tarih gibi sona erme şartları varsa bunların gerçek kapsamı incelenir. Bu yazı bu şartların her devlet hukukunda aynı olduğunu söylemez. Karar metni, sonradan verilen değişiklikler ve uygulanacak kaynak hukuk birlikte değerlendirilir. Türkiye’de benzer bir nafaka türünün hangi şartla sona ereceği, yabancı kararın süresine ilişkin özel incelemenin yerine otomatik konulamaz.
Nafakanın miktarını veya devamını değiştirmek isteyen tarafın başvurusu da ayrı bir işlemdir. Lahey m.18 karar değişikliği rehberi, borçlunun başka devlette yeni dava açmasının sınırlarını açıklar. Zamanaşımı savunması, yetkisiz bir ülkede yeni miktar belirletme yolu değildir. Aynı şekilde değişiklik davası açılması geçmiş borcun tamamını otomatik olarak durdurmaz.
Aylık borç çizelgesi hangi bilgileri içermelidir?
Madde 25/1-d, gerektiğinde birikmiş borç tutarını ve hesabın hangi tarihte yapıldığını gösteren belgeyi ister. Bu nedenle yalnız yıllar itibarıyla toplu bir bakiye yazılması yeterli denetlenebilirlik sağlamayabilir. Her vade için geçerli karar tutarı, ödeme, kalan ana para ve ilgili dönem bilgisi gösterilir. Bir yıldaki ödeme başka yılın borcuna mahsup edilmişse bunun hukuki ve muhasebesel dayanağı açıklanır.
Kararda otomatik endeksleme varsa m.25/1-e uyarınca uygun hesap için gerekli bilgiler eklenir. Kararda bulunmayan bir yıllık artış oranı sırf maliyetler yükseldi diye tabloya yazılmaz. Faiz isteniyorsa ayrıca dayanağı, başlangıcı ve kullanılan oran belirtilir. Zamanaşımına ilişkin karşılaştırma, anapara ve diğer kalemlerin gerçekten hangi borçtan doğduğunu anlamaya yarayan bu ilk hesabın üzerine kurulur.
Borçlunun yaptığı bütün gerçek ödemeler dikkate alınmalıdır. Dekontta açıklama bulunmaması ödeme kaydının hiçbir değeri olmadığı anlamına gelmez; hangi takside ilişkin olduğu diğer belgelerle araştırılır. Almanya’dan yapılan nafaka ödemelerinin Türk icra hesabına yansıtılması konusundaki rehber bu ayrı ödeme sorununu ele alır. Aynı borç, farklı ülkelerde açılan dosyalarda iki kez tahsil edilmiş gibi hesaplanmamalıdır.
İncelemeyi tamamlayan belge tablosu
| Başlık | Gerekli kayıt | Hukuki işlev |
|---|---|---|
| Karar zinciri | İlk karar, artırım veya azaltım ve sona erme hükümleri | Hangi dönemde hangi miktarın doğduğunu belirlemek |
| Başvurunun alınması | Talep edilen merkezî makam veya yetkili merci alındısı | M.56/1 zaman bakımından uygulama |
| Vade çizelgesi | Aylık tahakkuk, ödeme ve hesap tarihi | M.25/1-d ve m.56/3 incelemesi |
| İki hukuk | Karar ve icra devletinin ilgili süre hükümleri | M.32/5 daha uzun süre karşılaştırması |
| Önceki işlemler | Takip, dava, tebligat ve gerçek ödeme belgeleri | İlgili hukuktaki süre etkilerini değerlendirmek |
| Nafakanın devamı | Kararın süre şartları ve kaynak hukuk | M.32/4 ile eski taksitleri gelecekteki aylıklardan ayırmak |
Tablo resmî bir zorunlu form değildir. Başvurunun bütünlüğünü ve tarihler arasındaki ilişkiyi gösteren çalışma düzenidir. Belgeler farklı dillerdeyse tercümelerde tarih, para birimi ve ödeme niteliği korunur. Bir belge yalnız son bakiye bildiriyorsa önceki dönem dökümü ayrıca alınır. Kararın bütün sayfaları gerektiğinde onaylı suretle hazırlanır; yalnız tutar satırının fotoğrafı hukuki süre incelemesini tamamlamaz.
Türkiye’deki tanıma ve icra aşamasında sınırlar
Türkiye’nin resmî beyanı, tanıma ve icra için m.24 usulünün kullanılacağını belirtir. Bu hükmün beşinci fıkrası, geçmiş ödemelere ilişkin borcun ifasını ayrıca düzenler. Ödeme savunmasıyla zamanaşımı ve sözleşmenin geçiş kapsamı farklı başlıklardır. Borçlu hangisine dayanıyorsa somut dönemi, hukuki sebebi ve delilini göstermelidir; tek bir “eski borç” ifadesi üç ayrı sorunu çözmez.
Madde 28 uyarınca tanıma makamı kararın esasını yeniden incelemez. Bu nedenle geçmiş taksitleri hesaplarken nafaka miktarının baştan farklı belirlenmesi gerektiği iddiası ayrı değişiklik yolu yerine geçirilemez. Buna karşılık kararın gerçek kapsamını, yapılmış ödemeyi ve uygulanacak icra süresini belirlemek esası yeniden yargılamakla aynı değildir. Dilekçe, her itirazı ilgili aşama ve kanuni dayanakla ilişkilendirmelidir.
Tebliğ edilmiş mahkeme veya icra evrakının süreleri ayrıca takip edilir. Uzun süreli nafaka borcu bulunması, yeni evraka karşı uzun bir cevap süresi bulunduğunu göstermez. Tebligat ve savunma hakkı rehberi, kaynak yargılamayla Türkiye’deki bildirim aşamasını ayırır. Borcun yıllara yayılması, güncel usul işleminin bekletilmesine gerekçe değildir.
Sık sorulan sorular
2017’den önceki yabancı nafaka kararı Türkiye’de kullanılamaz mı?
Kararın eski olması tek başına engel değildir. M.56/1 başvurunun ilgili makamca alınma zamanını esas alır; eski taksitlerin kapsamı ve diğer tanıma şartları ayrıca incelenir.
Bütün birikmiş yabancı nafakada tek bir beş yıllık süre mi vardır?
2007 Sözleşmesi uygulanıyorsa m.32/5, karar devleti ve icra devletinin ilgili hukuklarından daha uzun süre sağlayanı esas alır. Talep ve taksitler görülmeden tek sayı uygulanmaz.
Sözleşme yürürlüğünden önceki bütün taksitler silinir mi?
Hayır. M.56/3 belirli eski ödemeler bakımından sözleşmesel icra yükümlülüğünü sınırlar ve çocuk nafakası istisnası içerir. Borcun maddi varlığıyla bu sınır farklıdır.
Çocuk nafakasında özel geçiş kuralı var mı?
M.56/3, ebeveyn-çocuk ilişkisinden doğan ve yirmi bir yaşından küçük kişiye yönelik nafaka yükümlülüklerini eski ödemeler sınırlamasından istisna tutar. Kapsam ve çekinceler ayrıca kontrol edilir.
Alacaklının şimdi yaşadığı ülkenin süresi mi seçilir?
M.32/5’in karşılaştırdığı hukuklar kararın verildiği devlet ile icra istenen devletin hukuklarıdır. Üçüncü ülkedeki ikamet tek başına başka süre seçimi sağlamaz.
Merkezî makama başvuru her durumda zamanaşımını yeniler mi?
Böyle bir genel sonuç yoktur. Başvurunun ve sonraki işlemlerin süre etkisi uygulanabilir hukuka göre ayrıca belirlenir; m.32/5 bütün kesilme işlemlerini tek başına düzenlemez.
Nafaka artık devam etmiyorsa eski borç da biter mi?
Gelecekteki yükümlülüğün süresi ile doğmuş taksitlerin tahsili farklıdır. M.32/4 devam süresini, m.32/5 geçmiş taksitlerin icra dönemini ayrı ele alır.
Eski Lahey sözleşmesi her durumda seçilebilir mi?
Hayır. M.56/2, belirli eski kararlar ve ilgili devletlerin taraf olduğu önceki sözleşmeler için birlikte gerçekleşmesi gereken koşullar öngörür.
Borç listesinde sadece toplam tutar yazmak yeterli mi?
M.25/1-d, gerektiğinde birikmiş borç ve hesabın tarihini gösteren belge ister. Vade, ödeme, geçerli tutar ve bakiye ayrımı süre incelemesini denetlenebilir hâle getirir.
Tanıma mahkemesi eski nafaka miktarını baştan belirler mi?
M.28 esasın yeniden incelenmesini yasaklar. Karar kapsamı, ifa ve icra süresi denetimiyle yeni bir miktar belirlenmesi farklı işlemlerdir.
Resmî kaynaklar
- 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi — m.2, 20, 24–25, 28, 32, 48 ve 56.
- HCCH taraflık ve yürürlük tablosu.
- Türkiye’nin beyan ve çekinceleri.
Eski nafaka dosyanızın incelenmesi için iletişim
İstanbul ve Mersin ofisleriyle görüşme talebinde karar ülkesini ve istenen dönemi belirtin. Kararın bütün sayfaları, değişiklikler ve ödeme dökümü birlikte hazırlanmalıdır. Hassas belgelerin iletim yöntemini ayrıca belirleyin.
İstanbul ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin ofisi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinGörüşme talebinizi iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.