Yabancı Nafaka Kararında Tebligat ve Savunma Hakkı: Lahey m.22
Yabancı nafaka kararının tarafın yokluğunda verilmesi, Türkiye’de tanıma ve icranın kendiliğinden reddedilmesi için yeterli değildir. 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi m.22/e, kaynak ülkedeki yargılamaya katılmamış ve temsil edilmemiş kişi bakımından uygun bildirim ile savunma imkânını denetler. Kaynak hukuk yargılamanın önceden bildirilmesini öngörüyorsa dava bildirimi ve dinlenme fırsatı; böyle bir bildirim öngörmüyorsa karar bildirimi ve vakıa ile hukuk yönünden itiraz veya kanun yolu fırsatı aranır.
Almanya, Hollanda veya başka bir ülkede alınan nafaka kararını Türkiye’de kullanmak isteyen alacaklı da bu karara karşı savunma yapacak borçlu da aynı belge ayrımını bilmelidir. Kaynak ülkedeki bildirim, Türkiye’deki tanıma davasının tebligatı ve ödeme hesabına ilişkin itiraz üç farklı konudur. Bu yazı, yabancı nafaka kararında tebligat ve savunma hakkının nasıl kontrol edileceğini açıklar. Kaynak kontrolü: 24 Ekim 2026.

Her yabancı nafaka dosyasına aynı tanıma kuralı uygulanmaz
Önce kararın verildiği devlet ile Türkiye arasında 2007 Lahey Sözleşmesinin uygulanması belirlenir. Nafakanın çocuk, eş veya başka aile ilişkisine dayanması, m.2 kapsamını ve devlet beyanlarını etkiler. Yalnız belgenin yabancı dilde olması bu özel yolun kullanılacağını göstermez. Taraflık, yürürlük tarihi, nafaka türü ve başvurunun yönü ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Başka bir uluslararası düzenleme uygulanıyorsa onun şartları ayrıca okunur.
HCCH taraflık tablosu, devletler arasındaki başlangıç kontrolünün resmî kaynağıdır. Türkiye bakımından yürürlük tarihi 1 Şubat 2017’dir. Türkiye’nin beyanları da bu tabloya bağlı ayrı kayıtta gösterilir. Bir ülkede kullanılan genel usulün Türkiye’de de aynı olduğunu varsaymak doğru değildir. Özellikle Türkiye’nin tanıma ve icra için m.24 usulünü seçmiş olması, bildirim ve inceleme aşamalarının düzenini değiştirir.
Belgenin gerçekten nafaka kararı olduğu da doğrulanmalıdır. Özel anlaşma, resmî nafaka düzenlemesi ve yetkili makamın kararı farklı hükümlere tabidir. Türkiye’nin nafaka anlaşmaları hakkındaki çekincesi bu ayrımı açıklar. Bir anlaşmanın üzerinde imza veya mühür bulunması, onu m.22/e kapsamında incelenecek mahkeme kararına kendiliğinden dönüştürmez. Tespit, belgenin tam metni ve hukuki etkisine dayanır.
Yargılamaya katılmamak ile temsil edilmemek aynı değildir
Madde 22/e, kaynak devletteki yargılamaya ne katılmış ne de temsil edilmiş olan karşı tarafı esas alır. Bu nedenle kişinin duruşmaya şahsen gitmemesi tek başına hükmün bütün koşullarını oluşturmaz. Yetkili temsilci veya avukat aracılığıyla yargılamada yer alınıp alınmadığı incelenir. Vekâletin kapsamı, mahkeme dosyasına sunulan cevap ve temsil kaydı gerçek belgelerden belirlenir. Fiziksel yokluk ile usulî yokluk birbirine karıştırılmamalıdır.
Öte yandan belgede bir avukat adı bulunması da her durumda geçerli ve ilgili temsilin kesin kanıtı değildir. Avukatın hangi tarafı, hangi dosyada ve hangi yetkiyle temsil ettiği açıklanır. Önceki boşanma davasındaki temsil, ayrı nafaka değişikliği dosyasında otomatik olarak devam etmiş kabul edilmez. Yetki veya temsil hakkında uyuşmazlık varsa somut belge ve kaynak hukuk çerçevesinde değerlendirilir; sadece tarafların açıklamalarından sonuç çıkarılmaz.
Alacaklı açısından gerekli hazırlık, karşı tarafın yokluğunu gizlemek değil, yargılamanın doğru usulle yürütüldüğünü belgelendirmektir. Borçlu açısından ise “yurt dışına gitmedim” demek yerine hangi bildirim veya savunma fırsatının bulunmadığını açıklamaktır. Bu iki yaklaşım aynı hukuki denetimi destekler. Kararın esasındaki nafaka miktarıyla kişinin usule uygun dinlenip dinlenmediği farklı sorular olarak ele alınmalıdır.
Kaynak hukuk dava bildirimini öngörüyorsa
Sözleşme m.22/e-i, kaynak devlet hukukunun yargılamanın bildirilmesini öngördüğü durumda, karşı tarafa usulüne uygun bildirim ve dinlenme fırsatı verilmesini arar. Bu incelemede yalnız postaya bir zarf çıkarılmış olması yeterli açıklama değildir. Hangi evrakın, hangi kişiye, hangi adrese ve hangi usulle bildirildiği gösterilmelidir. Gönderim ile hukuken geçerli bildirim aynı olgu olarak kabul edilmez.
Adres kaydı, teslim belgesi, iade kaydı ve dosyadaki tebligat açıklaması birlikte okunur. Eski bir adresin kullanılması tek başına her hukuk sisteminde aynı sonucu doğurmaz; fakat adresin doğruluğuna ilişkin açık uyuşmazlık da görmezden gelinemez. Kaynak ülkenin usulü ve uygulanabilir uluslararası tebligat düzeni incelenir. Bu yazı, bütün ülkeler için tek bir geçerli teslim yöntemi veya aynı tebligat formu bulunduğunu ileri sürmez.
Dinlenme fırsatı, başvurunun içeriğini öğrenip ilgili usul çerçevesinde görüş ve delil sunabilmeyle bağlantılıdır. Bildirim tarihi ile cevap veya duruşma tarihi arasındaki ilişki bu nedenle önemlidir. Bir kararın sonradan öğrenilmiş olması, ilk yargılamada gerekli fırsatın mutlaka verilmiş olduğunu göstermez. Hangi aşamadaki imkânın kanuni şartı karşıladığı belgelerle açıklanmalı; tarihler yalnız sıralanmakla bırakılmamalıdır.
Kaynak hukuk yargılamanın önceden bildirimini öngörmüyorsa
Madde 22/e-ii farklı bir sistemi ayrıca düzenler. Kaynak hukuk yargılamanın önceden bildirimini öngörmüyorsa, kararın usulüne uygun bildirilmesi ve karşı tarafa karara vakıa ile hukuk yönünden itiraz veya kanun yolu imkânı tanınması gerekir. Bu nedenle her ülkede aynı ön bildirim bulunmadığı gerekçesiyle otomatik ret sonucu kurulmaz. Önce gerçekten hangi usulün uygulandığı ve ikinci bentteki korumanın sağlanıp sağlanmadığı belirlenir.
Kararın sadece para tutarını içeren kısmının görülmesiyle, karara hangi yolla karşı çıkılabileceğinin usulüne uygun bildirimi farklı olabilir. Dosyada kararın bildirim kaydı, ilgili kanun yolu bilgisi ve kullanılabilir süreyi gösteren belgeler bulunmalıdır. Sözleşme bu noktada hem vakıa hem hukuk yönünden inceleme fırsatını belirtir. Yalnız çok sınırlı bir formalite denetiminin varlığından aynı sonuca peşinen ulaşılamaz.
Bu ikinci bent, birinci bent kapsamındaki eksik dava tebligatını her durumda sonradan düzelten genel bir kural değildir. Uygulama ayrımı kaynak hukukun yargılama bildirimi öngörüp öngörmediğine dayanır. Kaynak hukuk ön bildirim istiyorsa bu koşul atlanıp dosya sonradan ikinci bende taşınmaz. Başvuruda hangi bent esas alınıyorsa onun kanuni ve olgusal dayanağı açık gösterilmelidir.
Madde 25/1-c hangi belgenin sunulmasını ister?
Kaynak yargılamaya katılmamış ve temsil edilmemiş kişi bakımından m.25/1-c, uygun bildirim ve savunma fırsatını doğrulayan belge veya belgelerin tanıma başvurusuna eklenmesini düzenler. Kaynak usule göre dava bildirimi ve dinlenme imkânı yahut karar bildirimi ve vakıa-hukuk yönünden itiraz fırsatı belgelenir. Bu belge, nafaka miktarını gösteren ana kararın yerine geçmez; karara ek ayrı bir usul ispatı sağlar.
Karar sureti, icra edilebilirlik belgesi ve tebligat belgesi farklı amaçlara hizmet eder. Kararın icra edilebilir olduğunun belirtilmesi, karşı tarafa gerekli bildirimin yapıldığını bütün olaylarda tek başına göstermez. Aynı şekilde teslim belgesi de kararın kaynak ülkede hâlen hüküm doğurduğunun cevabı değildir. Her ekin hangi hukuki şartı doğruladığı başvuru dilekçesinde açıklanmalı, benzer görünen resmî evraklar birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Türkiye, m.25/3-a uyarınca kaynak devletteki yetkili makamca onaylanmış tam karar örneğinin başvuruya eklenmesini istemiştir. Türkiye’nin resmî beyan kaydı, gerekli durumda dava ve kararın borçluya bildirildiğini gösteren evrakı da belirtir. Başvuruyu yalnız sonuç sayfası ve serbest tercümeyle tamamlanmış saymak, bu belge düzenini karşılamaz.
Tercüme ve belge doğruluğu birlikte kontrol edilmelidir
Bildirim evrakındaki kişi adı, adres, dosya numarası ve tarih ana kararla eşleştirilir. Tercümede “gönderildi”, “teslim edildi”, “iade edildi” veya “ilan edildi” kayıtlarının birbirine dönüşmesi ciddi anlam farkı yaratır. Çeviri, belgenin göstermediği bir kabul ya da teslimi varmış gibi aktarmamalıdır. Kaynak metin ile tercüme birlikte saklanır; okunamayan alan tahminle kesinleştirilmez.
Madde 41’in sözleşme kapsamındaki tasdik muafiyeti, doğru ve gerekli karar sureti sunma yükümlülüğünü kaldırmaz. Belgenin tercümesiyle bildirimin hukuka uygunluğu da farklı konulardır. Başka bir yoldan tanıma veya icra isteniyorsa o yolun belge koşulları ayrıca incelenir. Tasdik işlemi yaptırılmış olması, eksik savunma fırsatını veya yanlış kişinin muhatap gösterilmesini kendiliğinden düzeltmez.
Uluslararası tebligat sözleşmeleriyle ilişki
2007 Sözleşmesinin m.50 hükmü, 1954 Hukuk Usulü, 1965 Tebligat ve 1970 Delil sözleşmelerinin uygulanmasını etkilemediğini belirtir. Dolayısıyla nafaka tahsil sözleşmesi, devletler arasındaki bütün tebligat yollarını baştan tek tipe çevirmez. Hangi tebligat düzenlemesinin yürürlükte olduğu ve kaynak işlemin bu çerçevede nasıl yapıldığı ayrıca kontrol edilir. İlgili devletin çekince ve beyanları, yöntem seçimi bakımından önem taşıyabilir.
Merkezî makamın m.6/2-j kapsamında belge tebliğini kolaylaştırması da karşı tarafa gerekli bildirimin hiç yapılmasına gerek kalmadığı anlamına gelmez. Makamlar arası belge iletimiyle kişiye usulüne uygun tebligat farklı aşamalardır. Dosyanın Bakanlığa veya yabancı merkezî makama ulaştığını gösteren alındı, davalıya yapılmış tebligat belgesinin yerine otomatik olarak kullanılamaz. İletim zinciri ile taraf bildirimi ayrı izlenmelidir.
Türkiye’de tanıma başvurusunun ayrıca bildirilmesi gerekir
Türkiye’nin tercih ettiği m.24/3 usulünde tanıma ve icra kararı, karşı tarafa işlemler usulüne uygun ve gecikmeden bildirildikten ve her iki tarafa yeterli dinlenme fırsatı verildikten sonra verilir. Bu, kaynak ülkedeki yargılamadan ayrı ikinci bir aşamadır. Alman veya Hollanda dosyasındaki tebligat tamamlanmış olsa da Türkiye’deki tanıma işleminin taraf bildirimi ayrıca yerine getirilmelidir.
İkinci aşamanın yapılması, kaynak ülkede gereken savunma imkânının geçmişte hiç verilmemesini kendiliğinden önemsiz kılmaz. M.22/e denetimi kaynak yargılamaya; m.24/3 ise tanıma sürecine ilişkindir. İki aşamayı tek bildirim başlığı altında birleştirmek, alacaklının hangi eksiği tamamlayacağını veya borçlunun hangi işleme itiraz edeceğini belirsizleştirir. Dilekçede olaylar ilgili ülke ve dosya numarasıyla ayrılmalıdır.
Madde 24/4 uyarınca m.22/a, c ve d sebepleri resen incelenebilir. Diğer belirtilen tanıma dayanakları, ret sebepleri ve belge doğruluğu sorunları, karşı tarafça ileri sürülmesi veya sunulan belgelerden bunlara ilişkin tereddüt doğması çerçevesinde değerlendirilir. Tebligat sorunu ileri sürülecekse somut eksiklik ve onu gösteren kayıt sunulmalıdır. “Mahkeme zaten hepsini kendiliğinden araştırır” düşüncesiyle önemli itirazlar açıklamasız bırakılmamalıdır.
Otuz ve altmış günlük süreler Türkiye dosyasına aynen aktarılamaz
Sözleşme m.23/6, standart tanıma usulündeki bildirim sonrasında otuz veya altmış günlük itiraz süreleri düzenler. Ancak Türkiye m.24 alternatifini seçmiştir; m.24/1 bu tercihi m.23/2–11 hükümlerine rağmen uygulanacak özel usul olarak kurar. Bu nedenle Türkiye’deki her nafaka tanıma dosyası için otomatik “otuz gününüz var” ya da “yurt dışındaysanız altmış gün” açıklaması yapılamaz.
Somut dosyada tebliğ edilen evrakın türü, hangi merci önünde işlem yapıldığı ve uygulanacak iç usul belirlenir. Cevap, itiraz ve kanun yolu süreleri birbirinden ayrılır. Bu yazı, belirli bir tebligat görülmeden Türkiye’de herkese uygulanacak tek süre üretmez. Geçerli süreyi hesaplamak için tebliğ tarihi ve ilgili belge gecikmeden incelenmelidir; eski dosyanın takvimi yeni işleme kopyalanmamalıdır.
Nafaka miktarını beğenmemek, tebligat itirazı değildir
Madde 28, tanıma ve icra makamının kararın esasını yeniden incelemesini yasaklar. Bu nedenle kaynak mahkemenin gelir değerlendirmesinin hatalı olduğu düşüncesiyle m.22/e bildirimsizlik itirazı aynı değildir. Tebligat sorunu gerçek usul eksikliğine dayanmalıdır. Nafaka miktarını değiştirmek isteyen borçlu için yetki ve karar değişikliği yolu ayrıca belirlenir; tanıma dosyası sırf miktar yeniden hesaplansın diye kullanılmaz.
Yurt dışındaki borçlunun karar değişikliği başvurusu, m.18’in ülke sınırlamasını ve istisnalarını açıklar. Tanıma itirazıyla bu başvuru farklı sonuçları hedefler. Borçlu mevcut kararı değiştirmek istiyorsa hangi ülkenin yetkili olduğu, alacaklının mutad meskeni ve mevcut yargılamalar kontrol edilir. Yanlış ülkede yeni karar alınması, diğer ülkede ayrı tanıma engeli doğurabilir.
Buna karşılık geçmiş taksitlerin ödenmiş olması, m.24/5 kapsamında tanıma ve icranın ilgili geçmiş ödemeler yönünden reddine dayanak olabilir. Ödeme itirazı da tebligat sorunundan ayrıdır. Dekont, vade ve bakiye karşılaştırılır. Dosyada hem bildirim sorunu hem ödeme savunması varsa ikisi farklı başlıklarda açıklanır; birinin bulunması diğerinin delilini gereksiz hâle getirmez.
Belgenin özgünlüğü veya bütünlüğü tartışılıyorsa
Bir tebligat belgesinde sayfa eksikliği, yanlış dosya numarası veya farklı kişiye ait teslim kaydı görülmesi, doğrudan belgenin sahte olduğu sonucunu doğurmaz. Önce çelişkinin kaynağı açıklığa kavuşturulur. Asıl karar, bildirim evrakı ve gönderilen suret karşılaştırılır. Makamın verdiği bir düzeltme varsa ilk belgeyle birlikte saklanır; önceki sürüm yok edilerek dosyanın tarihçesi gizlenmez. İtiraz, hangi kaydın hangi nedenle doğru veya tam olmadığına yönelmelidir.
Sözleşme m.25/2, ilgili belgeye yönelik belirlenen itiraz veya yetkili makamın talebi üzerine, kaynak devletin yetkili makamınca onaylanmış tam nüshanın gecikmeden verilmesini düzenler. Merkezî makam kanalındaki başvuruda bu işlem talep eden merkezî makam üzerinden, doğrudan başvuruda ise başvuran tarafından yerine getirilir. Yalnız yeni bir ekran görüntüsü göndermek, istenen onaylı tam nüsha şartını her durumda karşılamaz. Talep yazısının tam olarak hangi belgeyi istediği okunmalıdır.
Belge uyuşmazlığı varsa tanıma dosyasındaki diğer süreler de izlenir. Eksik nüsha istenmiş olması, karşı tarafa tebliğ edilen bütün evraka cevap verme yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Avukat, tamamlanması istenen belgeyi, istek tarihini, cevabı ve verilen süreyi ayrı kaydeder. Böylece belge toplama çalışması sürerken usulî savunmanın unutulması önlenir. Tercüme veya suret hatası ile kaynak yargılamada gerçekten bildirim yapılmamış olması farklı sorunlar olarak açıklanır.
Alacaklı ve borçlu için aynı olay çizelgesi
| Aşama | Belge | Kontrol edilen husus |
|---|---|---|
| Kaynak dava | Başvuru, taraf bilgisi ve temsil kaydı | Kişi katıldı mı veya temsil edildi mi? |
| İlk bildirim | Dava ya da karar bildirimi ve teslim kayıtları | M.22/e’nin hangi bendi uygulanıyor? |
| Savunma fırsatı | Cevap, duruşma veya kanun yolu kayıtları | İlgili usule göre etkili imkân verildi mi? |
| Türkiye başvurusu | Tam karar, gerekli m.25 belgeleri ve yeni tebligat | Kaynak belgeyle tanıma işlemi ayrıldı mı? |
| İtirazın kapsamı | Somut usul eksikliği ve varsa ödeme çizelgesi | Tebligat, miktar değişikliği ve ifa birbirinden ayrıldı mı? |
Çizelge hazırlanırken yalnız lehe görünen belge seçilmez. Önceki adres bildirimleri, yetkili temsilcinin cevapları ve yapılmış ödemeler de dosyaya dahil edilir. Alacaklı, mevcut tebligat sorununu yokmuş gibi göstermemeli; borçlu da gerçekten alınmış evrakı hiç gelmemiş gibi anlatmamalıdır. Doğru hukuki değerlendirme, işlemin gerçek tarihçesine dayanır. Eksik belge, hangi makamdan tamamlanacağı belirtilerek ayrı işaretlenir.
Adresin açıklanması sağlık, güvenlik veya özgürlük riski yaratıyorsa Lahey m.40 gizlilik koruması ayrıca talep edilir. Korunan adresin karşı tarafa verilmemesi, karar ve talep hakkında yeterli bildirim yapılmasını tümden ortadan kaldırmaz. Güvenli iletişim ile savunma hakkı birlikte sağlanmalıdır. Hassas adres ve çocuğun konumu, inceleme yapılmadan açık iletişim formuna yazılmamalıdır.
Sık sorulan sorular
Yurt dışındaki duruşmaya gitmedim; karar Türkiye’de kesin reddedilir mi?
Hayır. Şahsen katılmama, temsil edilip edilmediğiniz ve uygun bildirim ile savunma fırsatından ayrı değerlendirilir. M.22/e’nin somut şartları incelenir.
Avukatla temsil edilmiş olmam önemli mi?
Evet. M.22/e, kaynak yargılamaya ne katılmış ne de temsil edilmiş karşı tarafı esas alır. Temsilin ilgili dosyadaki geçerli kapsamı belirlenir.
Her ülkede dava açılmadan önce bildirim şart mı?
Madde 22/e iki kaynak usulü ayırır. Ön bildirim öngörmeyen sistemde kararın uygun bildirimi ve vakıa ile hukuk yönünden itiraz fırsatı ayrıca aranır.
Sonradan karar göndermek her eksik tebligatı düzeltir mi?
Böyle bir genel sonuç yoktur. İkinci bent yalnız kaynak hukukun ön yargılama bildirimi öngörmediği durum için kurulmuştur; ilk bendin şartları atlanamaz.
Kararın icra edilebilirlik belgesi tebligatı da kanıtlar mı?
Bu belgeler farklı şartları gösterir. M.25/1-c kapsamındaki bildirim ve savunma belgeleri gerektiğinde ayrıca sunulur.
Türkiye’de tanıma işlemi için yeniden bildirim yapılır mı?
Türkiye’nin seçtiği m.24/3 usulü, karşı tarafa uygun ve gecikmeden bildirim ile iki tarafa yeterli dinlenme imkânını öngörür. Kaynak dava bildirimi ayrı aşamadır.
Türkiye’de itiraz süresi her zaman otuz veya altmış gün mü?
Hayır. Bu süreler m.23 standart usulündedir. Türkiye m.24 alternatifini seçmiştir; somut evrak ve uygulanacak usul üzerinden doğru süre belirlenmelidir.
Nafaka tutarı yüksekse tebligat itirazıyla yeniden hesaplanır mı?
M.28 esasın yeniden incelenmesini yasaklar. Bildirim eksikliği ile yetkili makamdan istenecek miktar değişikliği farklı taleplerdir.
Ödenmiş eski taksitler dikkate alınır mı?
M.24/5, geçmiş ödemelere ilişkin borcun ifasını tanıma ve icra bakımından düzenler. Ödeme delilleri tebligat savunmasından ayrı hazırlanır.
Korunan adresin gizlenmesi savunma hakkını ortadan kaldırır mı?
Hayır. Hassas konum bilgisinin korunması ile karar ve talep hakkında uygun bilgilendirme farklıdır. M.40 koruması ve bildirim kuralları birlikte uygulanır.
Resmî kaynaklar
- 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi — m.6, 19–25, 28, 40–41 ve 50.
- Türkiye’nin resmî beyan ve çekinceleri — m.24 usul seçimi ve m.25 belge beyanı.
- HCCH taraflık tablosu.
Türkiye’deki dosya için görüşme
İstanbul ve Mersin ofislerine ulaşırken karar ülkesini ve size gelen son evrakın tarihini belirtin. Kararın bütün sayfaları, temsil ve bildirim kayıtları birlikte hazırlanmalıdır; özel belgelerin iletim yöntemini görüşmede belirleyin.
İstanbul ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin ofisi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinGörüşme talebinizi iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.