Yurt Dışındaki Nafaka Borçlusu Kararı Nerede Değiştirebilir? Lahey m.18
Yurt dışına taşınan nafaka borçlusu, sırf yeni ülkede yaşadığı için nafaka kararını orada değiştiremez. 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi m.18/1, karar nafaka alacaklısının mutad meskeninin bulunduğu bir taraf devlette verilmişse ve alacaklı orada yaşamayı sürdürüyorsa, borçlunun başka bir taraf devlette değişiklik veya yeni karar davası açmasını sınırlar. Dört istisna m.18/2’de sayılmıştır. Bu istisnalardan birinin bulunması, yeni mahkemenin otomatik yetkili olduğu anlamına gelmez; ilgili devletin yetki kuralları da uygulanır.
Almanya, Hollanda veya Birleşik Krallıkta çalışan kişinin Türkiye’deki nafakayı azaltmak istemesiyle, Türkiye’deki borçlunun yabancı nafaka kararını değiştirmek istemesi aynı başlangıç bilgilerine göre incelenir: karar ülkesi, alacaklının mutad meskeni, mevcut kararın niteliği ve değişikliği kimin istediği. Bu yazı işsizliğin nafaka miktarına etkisini değil, sınır ötesi değişiklik başvurusunun hangi ülkede yürütülebileceğini açıklar. Kaynak kontrolü: 24 Ekim 2026.

Lahey m.18 her nafaka davasına uygulanmaz
İlk adım, 23 Kasım 2007 tarihli Uluslararası Nafaka Tahsili Sözleşmesinin ilgili devletler ve nafaka türü bakımından uygulanıp uygulanmadığını belirlemektir. Sözleşme m.2 çocuk ve eş nafakası için farklı kapsamlar düzenler; devletlerin çekince ve genişletme beyanları ayrıca önem taşır. Bir Türk vatandaşının yurt dışında bulunması, bütün aile ilişkilerinin kendiliğinden aynı sözleşmeye tabi olmasını sağlamaz. Başvuru ülkesiyle karar ülkesinin hukuki bağlantısı resmî kayıttan doğrulanır.
HCCH’nin resmî taraflık tablosu Türkiye bakımından yürürlüğü 1 Şubat 2017 olarak gösterir. Almanya ve Hollanda, Avrupa Birliğinin onayıyla bağlı devletler arasındadır. Birleşik Krallığın ayrıca taraflık kaydı bulunur. Bu bilgi, belirli bir nafaka türündeki bütün işlemlerin aynı olacağı anlamına gelmez. Başvuruda ülke, varsa hukuk bölgesi ve beyanların somut kapsamı ayrı kontrol edilir.
M.18’in koruduğu bağlantı, kararın verildiği ülke ile alacaklının mutad meskeninin aynı olmasıdır. Kararın yalnız borçlunun yaşadığı veya tarafların vatandaşlığını taşıdığı bir ülkede verilmiş olması, bu özel sınırlamayı otomatik olarak kurmaz. Karar verilirken alacaklının nerede yaşadığı ve başvuru yapılırken bu bağın devam edip etmediği belirlenir. Geçmişteki bir adres kaydı, bugünkü yaşam düzeninin bütün cevabı değildir.
Değişiklik başvurusuyla icraya itirazın ayrımı
Nafaka kararının değiştirilmesi, miktar, süre veya devam koşullarının yetkili makam tarafından yeniden ele alınmasını hedefler. Buna karşılık yabancı kararın tanınmasına karşı itiraz, kararın başka ülkede hukuki sonuç doğurmasının şartlarını tartışır. Ödenmiş taksitlerin borç hesabından düşülmesi ise ayrıca ödeme ve icra konusudur. Bu üç talep aynı dilekçede anılsa bile hukuki dayanakları ayrılmalıdır.
Sözleşme m.28, tanıma ve icra aşamasında kararın esasının yeniden incelenmesini yasaklar. Bu nedenle “nafaka fazla belirlendi” açıklamasıyla tenfiz dosyasını baştan bir miktar davasına dönüştürmek doğru değildir. Gerçek ödeme belgesi, tanıma engeli veya yetkili mahkemeden istenen değişiklik hangi talebe hizmet ediyorsa belirtilir. Başvuru şeklinin yanlış seçilmesi, haklı olabilecek ekonomik açıklamanın yanlış aşamada sunulmasına yol açar.
Yurt dışındaki iş kaybının esas bakımından etkisi için Almanya’da işsiz kalınca Türkiye’deki nafakanın değişmesi hakkındaki mevcut rehber ayrı okunmalıdır. Buradaki ülke yetkisi kontrolü yapılmadan, gelir değişikliğinin varlığından doğrudan dava yeri sonucu çıkarılmaz. İşverenin bulunduğu ülke, banka hesabının ülkesi ve yetkili mahkeme birbirinden farklı bağlantılardır.
Nafaka alacaklısı kimdir ve nerede yaşamaktadır?
Çocuk nafakasıyla eş nafakası aynı kararda yer alabilir. Bu durumda alacağın kime ait olduğu ve temsilin kim tarafından yürütüldüğü açıklanır. Çocuğun nafakasını tahsil eden ebeveynin kişisel adresiyle çocuğun mutad meskeni her olayda aynı kabul edilmemelidir. Başvuru, her nafaka kalemi için alacaklıyı ve ilgili yaşam merkezini gösterir. Tek bir kararın bütün kalemleri açısından aynı maddi durum bulunmayabilir.
Mutad mesken değerlendirmesi yalnız vatandaşlık veya nüfus kütüğü kaydıyla tamamlanmaz. Kişinin yerleşik yaşam düzenini gösteren belgeler birlikte incelenir. Okul, çalışma, konut ve resmî kayıtların hangi dönemi gösterdiği belirtilir. Geçici bir ziyaret ya da kısa süreli seyahatle yaşam merkezinin değişmesi aynı şey değildir. Bu rehber her dosyada uygulanacak sabit bir gün sayısı üretmez; m.18’in böyle bir süre eşiği yoktur.
Alacaklı karar ülkesinde mutad meskenini sürdürüyorsa m.18/1’in sınırlaması, istisnalar saklı kalmak üzere devam eder. Alacaklı bu ülkeden kalıcı olarak ayrılmışsa hükmün devam koşulu ayrıca değerlendirilir. Bunun sonucu eski kararın kendiliğinden ortadan kalkması değildir. Yalnız belirli ülke sınırlamasının durumu değişebilir; yeni davanın yetkisi, mevcut borç ve kararın icra edilebilirliği ayrı sorulardır.
Birinci istisna: çocuk nafakası dışındaki yazılı yetki anlaşması
M.18/2-a, tarafların başka bir taraf devletin yetkisi konusunda yazılı anlaşmasını istisna olarak kabul eder; ancak çocuk nafakası uyuşmazlıklarını bu bentten çıkarır. Dolayısıyla anne ve babanın kendi aralarında “bütün çocuk nafakası davaları başka ülkede görülsün” yazması, bu istisnayı otomatik olarak sağlamaz. Eş nafakasında ise anlaşmanın konusu, yazılılığı ve hangi devletin yetkisini kabul ettiği belirlenmelidir.
Uygulanacak hukuk seçimiyle mahkeme yetkisi anlaşması farklıdır. Metinde Türk hukukunun uygulanacağının yazılması, Türkiye’deki her mahkemenin seçildiği anlamına gelmez. Aynı şekilde genel boşanma protokolündeki yer kaydı, nafaka kararının değiştirilmesine ilişkin tüm koşulları kendiliğinden kapsamayabilir. Anlaşmanın tamamı, tarafları ve ilgili talebe uygulanması incelenir. Yalnız belgenin başlığı üzerinden m.18 istisnası kurulmamalıdır.
İkinci istisna: alacaklının diğer devletin yetkisini kabul etmesi
M.18/2-b, alacaklının diğer devletin yetkisine açıkça tabi olmasını veya ilk uygun fırsatta yetki itirazı yapmadan davanın esası hakkında savunma sunmasını düzenler. Bu nedenle yabancı ülkeden gelen değişiklik davasına cevap vermeden önce yetki kontrolü önemlidir. “Ben de gelir belgelerimi göndereyim” düşüncesiyle esasa girilmesi, dosyanın usulüne göre yetki bakımından ayrıca sonuç doğurabilir.
Hüküm, mahkeme yazısını hiç cevaplamamayı güvenli yöntem olarak önermez. Tebligat, cevap süresi, yapılacak ilk işlem ve yetki itirazının sunuluş şekli ilgili devletin usulüne göre değerlendirilir. Bir ülkenin cevap süresini diğerine aynen taşımak doğru değildir. Alacaklının ilk yazısında hangi itirazı ileri sürdüğü ve esasa ilişkin açıklamaların hangi usulî kayıtla yapıldığı dosyada görünür olmalıdır.
Çocuk nafakasının birinci bentte yazılı anlaşma yolundan çıkarılması, ikinci bentteki açık veya örtülü yetki kabulünün metinsel olarak hiç incelenmeyeceği anlamına gelmez. Bentlerin şartları birbirinden ayrıdır. Ancak bu ayrım, çocuk adına her temsilcinin her ülke hukukunda sınırsız usul işlemi yapabileceği iddiası da oluşturmaz. Temsil, yetki ve çocuğun korunmasına ilişkin uygulanabilir diğer kurallar ayrıca kontrol edilir.
Üçüncü istisna: karar devletinin yetki kullanamaması veya kullanmayı reddetmesi
M.18/2-c, karar devletindeki yetkili makamın kararı değiştirmek veya yeni karar vermek için yetki kullanamamasını ya da yetki kullanmayı reddetmesini düzenler. Nafaka azaltma talebinin esas bakımından reddedilmesiyle bu durum aynı değildir. Mahkemenin gelir değişikliğini yeterli görmemesi, tek başına başka ülkede aynı talebi serbestçe tekrar etme imkânı yaratmaz. Ret kararının gerekçesi okunmalıdır.
İstisnaya dayanılırken yetkiye ilişkin karar, yazışma veya uygulanabilir düzen gösterilir. Sadece süreç uzun sürdüğü veya dava masraflı olduğu için karar ülkesinin yetki kullanmayı reddettiği söylenemez. Dosyanın hangi talep için ve hangi nedenle ele alınmadığı açıklaştırılır. Eksik belge nedeniyle işlem yapılamaması da her durumda aynı hukuki sonuç değildir; eksikliğin giderilmesiyle yetki reddi birbirinden ayrılır.
Dördüncü istisna: ilk kararın yeni dava ülkesinde tanınamaması
M.18/2-d, ilk kararın değişiklik veya yeni karar davasının düşünüldüğü taraf devlette tanınamaması ya da icra edilebilir kılınamaması durumunu düzenler. Burada yalnız başvurunun henüz yapılmamış olması yeterli değildir. Kararın tanınabilirliği veya icra edilebilirliği konusunda gerçek hukuki engel belirlenmelidir. “Yabancı karar burada henüz işleme konmadı” açıklamasıyla “burada tanınamaz” sonucu aynı değildir.
Engelin hangi hükme ve hangi karar bölümüne ilişkin olduğu açıklanır. Sözleşme m.20’deki tanıma dayanakları, m.22’deki ret sebepleri ve ilgili beyanlar birlikte incelenebilir. Bir kalemin tanınamaması diğer ayrılabilir kalemlerin de otomatik olarak dışlandığını göstermez. Yeni dava düşünülürken tanıma dosyasıyla değişiklik dosyasının amaçları ayrı tutulur; sırf daha elverişli sonuç aranması kanuni engelin yerine geçmez.
İstisna bulunması mahkemenin yetkisini tek başına kurmaz
Madde 18 olumsuz bir sınırlama getirir: belirli koşullarda borçlu başka taraf devlette yeni yargılama başlatamaz. İstisna, bu özel engelin uygulanmamasını sağlar. Ancak olumlu yetki dayanağının ayrıca bulunması gerekir. Sözleşme m.10/3, değişiklik ve karar kurulması başvurularını talep edilen devletin uygulanabilir yetki kurallarına tabi tutar. Bu nedenle istisna belgesi elde edilmesi, o ülkedeki herhangi bir mahkemeye başvuru hakkı değildir.
Mahkeme yetkisiyle nafakanın esasına uygulanacak hukuk da farklıdır. Bir devlet mahkemesinin davayı görmesi, nafaka miktarında mutlaka kendi hukukunu uygulayacağı anlamına gelmez. Uygulanacak hukuk incelemesi için yurt dışı nafaka talebinde MÖHUK m.19 rehberi başlangıç çerçevesi sağlar. Uygulanabilir uluslararası sözleşmeler ve özel bağlama kuralları somut dosyada ayrıca kontrol edilir.
Borçlu da merkezî makam yolundan yararlanabilir mi?
Sözleşme m.10/2, hakkında mevcut nafaka kararı bulunan borçlu için üç başvuru grubu düzenler. Önceki kararın icrasını durdurmaya veya sınırlamaya yol açan kararın tanınması, talep edilen devlette verilmiş kararın değiştirilmesi ve başka devlette verilmiş kararın değiştirilmesi ayrı seçeneklerdir. Bu olanakların bulunması m.18 sınırlamasını kaldırmaz. Başvuru türü, yetki ve mevcut kararın durumu birlikte incelenir.
Merkezî makam mahkeme yerine geçerek nafaka tutarını kendiliğinden değiştirmez. Sözleşme m.6/4, yargı makamlarına özgü yetkilerin merkezî makama yüklenmediğini belirtir. Makam başvurunun iletilmesi ve ilgili yardımı sağlar; esas karar yetkili merci tarafından verilir. M.9 uyarınca başvuranın ikamet ettiği devlet üzerinden kullanılan kanal da vatandaşlıktan ayrı belirlenir. Borçlunun bulunduğu ülkenin makama erişimiyle değişiklik davasının görüleceği ülke aynı olmak zorunda değildir.
Başvuru formunda istenen işlem doğru yazılmalıdır. Sadece “nafakayı ödeyemiyorum” açıklaması, mevcut kararın değiştirilmesi mi yoksa başka bir kararın tanınması mı istendiğini göstermeyebilir. Karar numarası, mevcut tutar, talebin dönemi ve hukuki gerekçe belirtilir. Mali belgeler, yetki ve ikamet kayıtlarının yerine kullanılmaz. Her belge dosyada ayrı soruyu cevaplar: nereye başvurulacağı, neden değişiklik istendiği ve hangi kararın etkilenmesi gerektiği.
Madde 18’e aykırı karar başka ülkede sorun doğurur
Sözleşme m.22-f, m.18 ihlal edilerek verilmiş kararın tanınması veya icrasının reddedilebileceğini düzenler. Bu nedenle borçlunun yeni ülkede bir karar almış olması, kararın diğer taraf devletlerde mutlaka uygulanacağı anlamına gelmez. İlk alacaklının yaşam merkezi ve yeni yargılamanın dayanağı, sonraki tanıma aşamasında yeniden önem kazanır. İlk davada yapılmayan yetki kontrolü, ikinci ülkedeki tahsil uyuşmazlığına taşınabilir.
Yeni karar elde edildiğinde önceki icra dosyasına yalnız çeviri sunularak tüm borcun kendiliğinden silindiği ileri sürülmemelidir. Kararın hangi dönem ve nafaka kalemlerini değiştirdiği, çıktığı ülkedeki etkisi ve diğer ülkede tanınma yolu belirlenir. Geçmiş taksitlerin sonucu ile gelecekteki aylık tutar farklı olabilir. M.18, bu maddi sonuçların tamamını kendiliğinden çözmez; yetki sınırıyla kararın içeriği ayrı okunmalıdır.
Dava öncesi hazırlanacak belge düzeni
| Kontrol | Belge veya bilgi | Yanıtlanan soru |
|---|---|---|
| İlk karar | Tam karar, değişiklikler ve ilgili nafaka kalemleri | Hangi hüküm değiştirilecek? |
| Alacaklı | Hak sahibi ve temsil ilişkisi | Çocuk ve eş nafakası ayrıldı mı? |
| Mutad mesken | Karar zamanı ve güncel yaşam düzeni kayıtları | M.18/1 bağlantısı sürüyor mu? |
| İstisna | Yazılı anlaşma, usul işlemi, yetki reddi veya tanıma engeli | Hangi bent neden uygulanacak? |
| Yeni mahkeme | İlgili devletin olumlu yetki dayanağı | Özel engel kalksa da mahkeme yetkili mi? |
| İcra ve tutar | Ödeme çizelgesi, değişiklik talebi ve mevcut takip | Esas talep ile tahsil hesabı ayrıldı mı? |
Bu tablo zorunlu resmî form değildir; hukuki inceleme sırasını gösterir. Başvuru, mevcut kararı veren mahkemenin dosya bilgileri ve ülkeler arası işlem kayıtlarıyla tamamlanır. Mahkeme yazısındaki cevap veya itiraz süresi bekletilmez. Yeni bir dava açılması mevcut kararın icrasını kendiliğinden durdurduğu şeklinde yorumlanmamalıdır; durdurma ve geçici koruma, ilgili hukuk ve karara göre ayrıca değerlendirilir.
Türkiye’deki dosyanın avukatla yürütülmesi, yurt dışındaki yargılama usulünü veya temsil şartlarını ortadan kaldırmaz. Hangi ülkede hangi işlem yapılacağı ve yerel temsil gerekip gerekmediği baştan belirlenir. Görüşme için hazırlanan dosyada yalnız gelir belgesi değil, kararın tam metni, tebligatlar, alacaklının yaşam merkezi ve varsa önceki yetki itirazları bulunmalıdır. Genel tahsil aşamaları için uluslararası nafaka tahsili rehberi tamamlayıcıdır.
Sık sorulan sorular
Almanya’ya taşınan borçlu Türk nafakasını orada düşürebilir mi?
Taşınma tek başına yeterli değildir. Karar alacaklının mutad meskeninin bulunduğu Türkiye’de verilmiş ve bu bağ sürüyorsa m.18/1 sınırlaması, m.18/2 istisnalarıyla birlikte incelenir.
Bu kural nafaka artırmak isteyen alacaklı için de aynı mı?
Madde 18/1’in metni borçlunun değişiklik veya yeni karar başvurusunu sınırlar. Alacaklının başvurusu ilgili yetki kurallarıyla ayrıca değerlendirilir.
Çocuk nafakası için yazılı mahkeme seçimi istisna sağlar mı?
M.18/2-a çocuk nafakası uyuşmazlıklarını yazılı yetki anlaşması istisnasından çıkarır. Diğer bentler kendi şartlarıyla ayrı incelenir.
Yetki itirazı yapmadan esastan cevap vermek önem taşır mı?
Evet. M.18/2-b, ilk uygun fırsatta yetkiye itiraz etmeden esastan savunmayı yetkiye tabi olma bakımından düzenler. İlgili devletin usulü gecikmeden kontrol edilir.
İlk mahkemenin azaltma talebini reddetmesi başka ülkede dava hakkı verir mi?
Esastan ret ile m.18/2-c’deki yetki kullanamama veya kullanmayı reddetme aynı değildir. Ret gerekçesi incelenmeden istisna bulunduğu söylenemez.
Alacaklı karar ülkesinden ayrılırsa eski karar düşer mi?
Hayır. M.18 sınırlamasının devamı ile eski kararın geçerliliği ve icrası farklı konulardır. Yeni ülkenin yetkisi ayrıca belirlenir.
Merkezî makam borçlunun başvurusunu da iletebilir mi?
M.10/2 borçlu için belirli tanıma ve değişiklik başvuruları düzenler. Başvuru türü, kapsam ve yetki şartları ayrıca sağlanmalıdır; makam kendisi nafakayı azaltmaz.
İstisna varsa istediğim mahkemeye başvurabilir miyim?
Hayır. İstisna özel sınırlamayı kaldırır; ilgili devletin olumlu yetki kurallarının karşılanması ayrıca gerekir.
Madde 18’e aykırı değişiklik kararı her ülkede tanınır mı?
M.22-f, m.18 ihlal edilerek verilen kararın tanınması veya icrasının reddedilebilmesini düzenler. İlk mahkemenin seçimi sonraki tahsil sürecini etkiler.
Değişiklik davası açınca ödemeyi hemen azaltabilir miyim?
Dava açılması tek başına mevcut kararın tutarını değiştirmez. Kararın etkisi, varsa durdurma veya geçici koruma ve yeni hükmün kapsamı ayrı değerlendirilir.
Resmî kaynaklar ve madde bağlantıları
- 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi tam metni — m.2,6,9–10,18,20,22-f ve28.
- HCCH taraflık ve yürürlük tablosu.
- Türkiye’nin beyan ve çekinceleri.
Türkiye’deki başvuru için iletişim
İstanbul ve Mersin ofislerinin iletişim bilgileri üzerinden görüşme talebi iletilebilir. Karar ülkesini, yaşadığınız ülkeyi ve size tebliğ edilmiş bir evrak bulunup bulunmadığını belirtin; hassas belgelerin iletim yöntemini görüşmede belirleyin.
İstanbul ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin ofisi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinGörüşme talebinizi iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.