Alman İthalatçının Türk Elektronik Ürününde WEEE Kaydı Yoksa: ElektroG, EAR ve CISG Rücu (2026)
Hızlı özet tablosu
| Konu | Kontrol edilecek hüküm ve belge |
|---|---|
| Kapsam | ElektroG §2; ürün türü, teknik amaç, istisna |
| Üretici rolü | ElektroG §3 no.9; Alman ilk arz/marka veya doğrudan satış |
| Kayıt | ElektroG §6; EAR sicili, marka ve cihaz türü |
| Yetkili temsilci | ElektroG §8; yerleşik olmayan üretici için koşullu |
| İşaretleme | ElektroG §9; üretici tanıtımı ve ayrı toplama simgesi |
| Yaptırım | ElektroG §45; ihlal türü ve kusur |
| Sözleşmesel rücu | CISG m.34–35, 38–39, 74–77; taahhüt/zarar/delil |

İçindekiler — 33 hukuki analiz başlığını göster
1. Uyuşmazlığın başlangıcı: tedarik sözleşmesi ile Alman çevre yükümlülüğünü ayırmak
Türk fabrikasından alınan elektrikli veya elektronik bir ürünün Almanya’da satışa sunulabilmesi, ürünün çalışır ve teknik bakımdan uygun olmasından ibaret değildir. Alman ElektroG, atık elektrikli ve elektronik ekipmanların toplanması ve finansmanı için ayrı bir üretici sorumluluğu kurar. Bu nedenle Alman alıcının tedarikçiye ödediği satış bedeli, Alman makamına karşı kayıt borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Önce ürünün ElektroG kapsamına girip girmediği, sonra Alman piyasasına ilk arzı hangi şirketin yaptığı ve hangi marka ile cihaz türünün kayıtlı olduğu araştırılmalıdır. Kayıt eksikliği ortaya çıktığında idareye karşı işlem ile Türk satıcıya karşı sözleşmesel talep farklı hukuki işlemlerdir. Tek bir ihtarnameyle her iki sorunun çözüldüğü varsayılmamalıdır.
2. ElektroG §2 kapsamında ürün testi: her elektrik bağlantısı yeterli değildir
ElektroG §2 bakımından malın elektrik akımına veya elektromanyetik alana bağlı çalışma özelliği, amacı ve kanunda belirtilen kapsam istisnaları birlikte değerlendirilir. Bir endüstriyel makine, akıllı priz, şarjlı aksesuar veya laboratuvar cihazının tek başına adı kesin sınıflandırma sağlamaz. Ürünün teknik çizimi, kullanım talimatı, nominal gerilim bilgisi ve Almanya’daki kullanım amacı dosyada bulunmalıdır. Tedarikçinin faturasında “spare part” yazılması, malın gerçek özellikleri farklı ise kayıt yükümlülüğünü kaldırmaz. Buna karşılık yalnızca elektrikli bir ürünle birlikte teslim edilen mekanik parça bakımından cihazın tamamına ilişkin kurallar otomatik uygulanamaz. Kapsam konusunda belirsizlik varsa stiftung ear nezdindeki resmî değerlendirme yolunun maliyeti ile piyasaya çıkmadan önce beklemenin ticari etkisi karşılaştırılmalıdır.
3. WEEE 2012/19/AB ile ulusal ElektroG neden birlikte okunur?
2012/19/AB sayılı WEEE Direktifi üye devletlere atık elektrikli ve elektronik ekipmanlar için üretici sorumluluğu, finansman, bilgi verme ve kayıt sistemleri kurma yükümlülüğü getirir. Almanya’da somut kayıt, marka/cihaz türü ayrımı ve yaptırım rejimi ElektroG üzerinden işler. Direktifte geçen “producer” kavramının ulusal hukuktaki karşılığı ile ticari sözleşmedeki “manufacturer” kelimesi aynı kişiyi göstermek zorunda değildir. Bu nedenle yalnız AB Direktifi’ne atıfla “Türkiye’deki fabrika kayıt yaptırmalıydı” demek eksik incelemedir. Dosyada Alman pazarının ne zaman hedeflendiği, siparişin kimin adına verildiği ve satışın ithalatçı mı doğrudan yabancı satıcı tarafından mı yapıldığı belirlenmelidir. Direktif asgari çerçeveyi, ElektroG ise Almanya’da uygulanan yükümlülüğü açıklar.
4. ElektroG §3 no.9: üretici sayılan kişi kimdir?
ElektroG §3 bent 9, üreticiyi yalnız fiziksel montajı yapan fabrika olarak tanımlamaz. Kendi adı veya markası altında cihaz imal edip Almanya’da sunan, başka üreticinin cihazını kendi markasıyla arz eden, başka ülkeden gelen cihazı ilk kez Alman piyasasına sunan ve Almanya dışından doğrudan son kullanıcıya mesafeli satış yapan kişi farklı bentlerden üretici kapsamına girebilir. Alman GmbH’nin kutuyu Türk tedarikçiden satın almış olması bu sıfatı bertaraf etmez. Somut olayda ticari fatura, ithalat beyanı, e-ticaret satıcı hesabı, ürün üzerindeki marka, alıcıya gönderilen garanti belgesi ve fiili satış zinciri birlikte incelenir. Üretici sıfatının hangi bentten doğduğu dosyada açık yazılmadan idari itirazın da tedarikçiye rücu talebinin de kapsamı netleşmez.
5. Alman GmbH ithalatçı ise kendi EAR kaydını kontrol etmesi
Türkiye menşeli elektrikli cihazı ilk kez Almanya’da ticari olarak sunan Alman GmbH, ElektroG §3 no.9(c) kapsamında üretici sayılabilecek başlıca aktördür. Bu sınıflandırma cihazın hangi Incoterms teslim kaydıyla taşındığından tek başına çıkarılamaz; teslim terimleri riskin ve masrafın dağılımını gösterebilir ama kamu hukukundaki statüyü otomatik değiştirmez. GmbH’nin marka ve cihaz türüne uygun kayıt kararı, WEEE kayıt numarası ve ilk satış tarihini ispatlayan belgeleri önceden edinmesi beklenir. Türk üreticinin Türkiye’deki çevre izinleri Alman kayıt numarasının yerine geçmez. Şirket, kendi iç denetimindeki ihmal ile satıcının gerçeğe aykırı uyum taahhüdünü ayrı başlıklarda ele almalı, zararın tamamının kendiliğinden karşı tarafa ait olduğunu varsaymamalıdır.
6. Özel marka ve OEM üretimde kimin adı ön planda?
Alman şirketinin tasarımını yaptırdığı veya üretimini Türkiye’ye verdiği cihaz kendi markasıyla piyasaya çıkıyorsa ElektroG §3 no.9(a) ve (b) yönünden ayrıca inceleme gerekir. stiftung ear’ın resmî açıklamaları da fiziksel OEM üreticisinin marka kullanmadan imalat yapmasının, her durumda Almanya’daki kayıt yükümlüsü olduğu anlamına gelmediğini gösterir. İsim, marka, cihaz türü ve satış adresi ayrımı sözleşmede açıkça yapılmalıdır. Tedarikçi “WEEE uyumludur” demiş olsa bile bu ifade, kimin hangi ülkede hangi marka için kayıt yaptıracağı belirlenmemişse yeterince somut olmayabilir. Almanya’da kendi marka hesabıyla satış yapan tarafın ürün listelemeleri, etiket örnekleri ve marka kullanma talimatı, kayıt rolünün tespitinde temel kanıtlardır.
7. Türk satıcının Almanya’ya doğrudan e-ticaretinde §8 temsilcisi
Türk şirketi Almanya’da yerleşik bir ithalatçı kullanmadan cihazı doğrudan Alman son kullanıcılara çevrimiçi satıyorsa ElektroG §3 no.9(d) ve §8 ayrıca değerlendirilir. Almanya’da yerleşik olmayan ilgili üreticinin mevzuat koşullarına uygun yetkili temsilci ataması ve stiftung ear nezdinde onaylı süreci işletmesi gerekebilir. §8’e göre görevlendirme yazılı ve Almanca yapılır; yalnızca e-postayla verilen gevşek bir “temsilci” unvanı yeterli kabul edilmemelidir. Ancak Alman GmbH’nin gerçekten ithalatçı ve ilk arz eden olduğu farklı ticari modelde, Türk fabrikanın mutlaka temsilci atamak zorunda olduğu sonucu çıkarılamaz. Sözleşmenin tarafları, ürünleri kimin ilan ettiği, gümrük işlemlerinin kim adına yürütüldüğü ve alıcı faturalarının düzenleyicisi birbirinden ayrılmalıdır.
8. ElektroG §6: marka ve cihaz türü bazında satış öncesi kayıt
ElektroG §6(1), üreticinin veya §8 kapsamındaki temsilcisinin cihazı piyasaya sürmeden önce marka ve cihaz türü için kayıt yaptırmasını öngörür. Bir şirketin sicilde genel olarak görünmesi, uyuşmazlığa konu bütün cihazlarının kayıtlı olduğu anlamına gelmez. Örneğin aynı ticari unvanla satılan iki farklı cihaz grubu için sicildeki tür ve marka alanları farklı olabilir. Başvuru yapılması ile kayıt kararının verilmesi de aynı aşama değildir. Bu yüzden sadece başvuru numarası veya portal ekranında bekleyen dosya, ticari arz için güvenli dayanak kabul edilmemelidir. İthalatçı kayıt kararının tarihini, geçerli marka yazımını, cihaz grubunu ve numaranın ilandaki/faturadaki kullanımı bakımından somut kanıt dosyası oluşturmalıdır.
9. Stiftung EAR sicilinde kontrol ve ekran delili
İlk kontrol stiftung ear tarafından tutulan halka açık kayıt üzerinden yapılmalı, kayıtlı şirketin unvanı, marka yazımı ve Gerätetype ayrımı fiili ürünle karşılaştırılmalıdır. Ekran görüntüsü tek başına kalıcı delil değildir; sorgunun URL’si, zaman damgası, arama terimleri ve gerekirse elektronik tutanak birlikte saklanmalıdır. Sicilde kayıt bulunmaması ile sorgunun yanlış kelimeyle yapılması birbirinden farklı olasılıklardır. Bir ürünün önceki satış tarihinde kayıtlı olup sonradan kaydının sona ermesi de mümkündür; tarihsel durum ayrıca belgeyle araştırılır. Taraflardan biri başka bir şirketin WEEE numarasını verirse marka ve cihaz grubu eşleştirmesi yapılmadan bu numaraya güvenilmemelidir. Tedarikçiyle yazışmada “hangi şirket adına, hangi marka ve hangi tür” soruları ayrı ayrı sorulmalıdır.
10. İlk satış gerçekleştiyse sonradan kayıt bütün geçmişi düzeltmez
Cihazın Alman piyasasına kayıtsız sunulmuş olması halinde sonradan yapılan başvuru, ilk arz tarihindeki hukuki eksikliği geriye dönük olarak ortadan kaldırdığını göstermez. Stokta bulunan cihazlar, ilanı açılmış ürünler ve gerçekten teslim edilmiş mallar ayrı listelenmelidir. Kayıt çıkmadan yeni satışlara devam edilmesi §6(2) çerçevesinde ek risk doğurabilir. Mevcut satış kanallarını durdurmak veya ilanları askıya almak, ticari risk ile hukuki yükümlülüklerin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. İade sürecindeki lojistik masraflar, reklam bedelleri ve iptal edilen siparişler ayrıca belgelenmelidir. İthalatçı “bütün satışlar hükümsüzdür” şeklindeki genellemeler yerine hangi tarih ve işlem bakımından hangi yasak ihlal edilmiş olabileceğini gösteren bir kronoloji hazırlamalıdır.
11. Pazaryeri ve fulfillment hizmetlerinde §6(2) engeli
Almanya’daki pazaryeri işletmecisi ve fulfillment sağlayıcısı da ElektroG §6(2) uyarınca kayıt dışı üreticinin elektrikli cihazlarını listeleme veya belirli lojistik hizmetleri yürütme konusunda sınırlandırılır. Bu nedenle satıcının yalnız idari para cezası değil, hesap/ilan durdurma ve depolama kaybı yaşaması ihtimali vardır. Ne var ki platformun ticari hesap askısı, otomatik olarak kanunda sayılan bir yaptırım kararı sayılmaz; platform sözleşmesi ve kendisine gönderilen gerekçe ayrıca incelenmelidir. Kayıt eşleştirmesi için pazaryerine sunulan WEEE numarası, şirket kayıt belgesi ve ürün grubu doğrulama ekranları saklanmalıdır. Satışın durdurulması sonucu oluşan zararın Türk tedarikçiye yöneltilmesi için karşı tarafın üstlendiği somut bilgilendirme borcu ve zarar ile ihlal arasındaki bağ gösterilmelidir.
12. ElektroG §9 cihaz üzerindeki işaret ve üretici kimliği
ElektroG §9, belirli piyasaya arz tarihlerinden sonraki cihazlarda üreticinin tanımlanmasını ve ayrı toplama simgesinin kalıcı biçimde gösterilmesini düzenler. Simgelerin ürünün kendisi yerine ambalaj veya kullanım belgesinde bulunabileceği istisnai durumlar kanun metninde sınırlı koşullarla öngörülür. WEEE kayıt numarası ile üzeri çizili tekerlekli çöp kutusu sembolü birbirine karıştırılmamalıdır; biri kayıt, diğeri ürün işaretlemesi ve atık yönetimi bakımından farklı rol taşır. Türk üreticinin marka veya simge basımında hata yapması, tedarik sözleşmesinde onaylanmış etiket çizimleri ve numune kontrol tutanaklarıyla karşılaştırılır. CE işareti bulunması ise ElektroG kayıt yükümlülüğünün yerine getirildiğini tek başına kanıtlamaz. Her gereklilik ayrı kontrol çizelgesine bağlanmalıdır.
13. B2C ve B2B ayrımı: §7 finansman garantisi, §7a geri alma
stiftung ear kayıt rehberine göre hem özel hane kullanımına yönelik hem mesleki kullanıma yönelik elektrikli cihazlar için kayıt gerekebilir. Bununla birlikte finansman güvencesi ve geri alma modelinin ayrıntıları kullanım sınıfına göre değişir. ElektroG §7, özel hane cihazları bakımından belirli finansman garantisi şartlarını; §7(3) ile §7a ise yalnız profesyonel kullanıma yönelik cihazlarda ispat ve geri alma planı bağlantısını düzenler. Üretici cihazı “endüstriyel” diye tanımladığı için her durumda B2B sayılmaz; hangi kullanıcılara, nasıl pazarlandığı ve teknik niteliği önemlidir. Başvuru dosyasında B2B iddiası için reklam, talimat, teknik koşul ve müşteri profili delilleri bulunmalıdır. Yanlış kategori seçimi sadece ücret farkı değil, geçerli kayıt tartışması doğurabilir.
14. Finansman, geri alma ve bertaraf maliyetlerinin kalemleri
Üreticinin kayıt sorumluluğu kayıt ücreti ödemekle bitmez. ElektroG §7, §7a, §16 ve §19 gibi hükümler geri alma, finansman, organizasyon ve türüne göre bertaraf yükümlülükleri bakımından ayrıca incelenir. Sözleşmede “all costs included” gibi genel bir ifade varsa bunun hangi çevre yükümlülüğünü kapsadığı ticaret teamülü ve metin bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir. Alman ithalatçının gelecekteki sistem maliyetlerini Türk tedarikçiye tek taraflı faturayla yüklemesi, açık sözleşme hükmü yoksa tartışmaya açıktır. Kamu hukukundaki yükümlü başka, iç ilişkide masrafı karşılamayı üstlenen kişi başka olabilir. Geri alma planı, hizmet sağlayıcısı sözleşmesi, garanti belgesi, birim ürün maliyeti ve yıllık miktar raporu ayrı belge klasörlerinde tutulmalıdır.
15. Satıcı ve ithalatçı için miktar bildirimleri nasıl kanıtlanır?
Alman kayıt sisteminde belirli aralıklarla cihaz miktarı, grup ve diğer istatistiklerin bildirilmesi gündeme gelir; bu kayıt yükümlülükleri ElektroG’nin bildirim ve istatistik hükümleriyle birlikte uygulanır. Satış platformundan alınan adet verileri, ERP stok hareketleri, gümrük ithalat beyanı ve seri numarası listeleri uzlaştırılmadan verilen rakamlar uyuşmazlık çıkarabilir. Türk satıcıdan teslim sayısı alınırken iade ve kusurlu ürün kalemleri ayrı izlenmelidir; bir ürünün yalnızca depoda durması ile piyasaya arz edilmiş olması aynı kayıt alanını gerektirmeyebilir. Yanlış kütle veya sınıf bildirimi iddiasında uzman bilirkişi için ilk ham veri korunmalıdır. Sonradan oluşturulmuş Excel özetlerinin dayanak faturalarla ve depo kabul belgeleriyle uyuşması özellikle önemlidir.
16. ElektroG §45 para cezası: azami sınır ile kesin sonuç aynı değil
ElektroG §45, geç ya da hiç kayıt yaptırmama, kayıtsız cihaz piyasaya arzı ve ilgili yasaklara aykırılık dahil çeşitli idari kabahatleri ayrı bentlerde düzenler. İlgili ihlaller için 100.000 avroya kadar para cezası sınırı öngörülebilir; bu tutar her şirket için otomatik veya sabit ceza değildir. Somut işlemde ihlalin türü, kusur, tekrar ve idari sürecin belgeleri önem taşır. Türk tedarikçinin sözleşmeyi ihlal etmiş olması idarenin yaptırımını kendiliğinden kaldırmaz. İdari tebligat alındığında cevap, itiraz ve süreye ilişkin Alman usulü ayrıca incelenmelidir; Türk ticaret davası idari karara itirazın yerine geçmez. Yalnız basın haberi üzerinden ceza miktarı hesaplamak veya kesin ceza uygulanacağını söylemek hukuken isabetli değildir.
17. Cihaz CE veya RoHS belgeli olsa da WEEE kaydı aranabilir
CE uygunluk işareti teknik düzenlemelere uygunluk beyanı bakımından incelenirken WEEE/EAR kaydı atık ürün sorumluluğu ve üretici kaydıyla ilgilidir. Türk üreticinin test raporu, EMC veya RoHS belgesi, Alman kayıt kararının yerine geçmez. Buna karşılık EAR numarası bulunan cihazın bütün teknik güvenlik gerekliliklerini sağladığı da varsayılamaz. Bu iki kanıt grubunun ayrı tutulması, tedarikçiyle uyuşmazlıkta yanlış talepte bulunulmasını önler. Sözleşmedeki kalite şartları teknik ürün kusuruna, kayıt taahhüdü ise hukuki pazara erişim engeline odaklanabilir. İthalatçı hangi ihlalin hangi teslim partisini etkilediğini tespit etmeli, karma iddialarla ispat yükünü zorlaştırmamalıdır. Gerekli düzenleyici inceleme şüphe duyulan cihaz türüne özgülenmelidir.
18. Türk üreticinin “WEEE ready” beyanının sözleşmesel değeri
Teklif ekinde “WEEE ready” veya “EU compliant” yazması her durumda Alman kayıt numarasının Türk şirket tarafından alınacağı yönünde kesin taahhüt oluşturmaz. Sözleşme yorumunda tarafların rolleri, teklif sürecindeki e-postalar, satın alma emri, ürün etiketi onay tutanakları ve yükümlülük tablosu önemlidir. Satıcı açıkça “Alman siciline şu marka ve cihaz türünde kayıtlı teslim” taahhüt etmişse belgenin bulunmaması ihlal açısından daha doğrudan değerlendirilir. Hiçbir kayıt vaadi yoksa Alman ithalatçının kamu hukukundan doğan bağımsız borcunu satıcıya aktarması kolay değildir. Buna rağmen satıcı gerçeğe aykırı bir belge sunmuş veya müzakere sırasında yanlış bilgi vermişse ayrıca hukuki sonuçlar tartışılabilir. Esas ayrım, satıcının üretim edimini mi yoksa düzenleyici kayıt hizmetini de mi üstlendiğidir.
19. Sözleşmede açıkça yazılması gereken belge ve onay adımları
Bir sonraki tedarik sözleşmesinde “product compliance” başlığı tek satırlık garantiyle geçiştirilmemelidir. Marka/cihaz türü listesini kimin hazırlayacağı, EAR kayıt numarasını kimin doğrulayacağı, kayıt kararı gelmeden teslim veya satış yapılıp yapılmayacağı, baskı kalıbını kimin onaylayacağı ve ilanın kim tarafından açılacağı ayrı maddeler olmalıdır. Satıcı yalnızca ürün belgesi hazırlıyorsa bu rol Alman üretici kaydını üstlenmekten farklı şekilde tanımlanmalıdır. Belgelerin yanlışlığı halinde düzeltme süresi, ek maliyetlerin belgelendirilmesi ve işbirliği borcu açık gösterilmelidir. Tazminat üst sınırı, dolaylı zarar ve idari ceza kalemlerine ilişkin anlaşmaların uygulanabilirliği seçilen hukuka göre ayrıca değerlendirilmelidir. Sözleşmeye yazılan hüküm emredici Alman kayıt kuralını üçüncü kişilere karşı kaldırmaz.
20. CISG m.1, 3 ve 6: uluslararası mal satımına uygulanma eşiği
Türk şirket ile Alman GmbH arasındaki cihaz satışında CISG’nin uygulanması, tarafların işyerleri, sözleşmenin hukuki niteliği ve uygulanabilir dışlama veya hukuk seçimi hükümlerine göre belirlenir. Her iki devletin CISG’ye taraf olması, mal satımına ilişkin birçok ilişkide başlangıç noktasıdır; fakat ağırlıklı hizmet/imalat işinin niteliği veya tarafların açık dışlaması sonucu değiştirebilir. CISG m.3, üretilmek üzere sipariş edilen malların ve ağırlıklı hizmet unsurunun sınırlarını düzenler; m.6 ise tarafların sözleşmeyle düzenlemeyi değiştirme imkânı verir. Alman çevre idaresinin kayıt talepleri CISG tarafından doğrudan düzenlenmez. CISG, satıcının alıcıya karşı teslim, belge, uygunluk ve tazminat borçlarını değerlendirmede önemlidir. Dolayısıyla önce kamu hukuku dosyası, sonra özel hukuk sözleşmesi ayrımı yapılmalıdır.
21. CISG m.34 ve 35: belge teslimi ile malın hukuki uygunluğu
CISG m.34, satıcının sözleşmede öngörülen belgeleri teslim borcuyla ilgilidir; m.35 malın miktar, nitelik, vasıf ve ambalaj bakımından sözleşmeye uygunluğunu düzenler. Alman ithalatçı EAR kayıt kararını bizzat alacaksa, Türk satıcının belge borcu yalnız kendisinden beklenen teknik verileri ve onaylanmış etiketleri sağlamak olabilir. Ancak satıcı belirli Alman pazarına erişim için garanti vermişse uyuşmazlık daha kapsamlıdır. Alıcının tedarikçinin ülkesindeki ürün için bütün yabancı idari koşulları bildiği varsayılamayacağı gibi, satıcının hiçbir zaman Alman kullanım koşullarına ilişkin sorumluluk taşımadığı da peşinen söylenemez. Tarafların görüşmeleri, alıcının özel amacı açıklaması, satıcının uzmanlığı ve açık risk tahsisi birlikte kanıtlanmalıdır.
22. CISG m.38–39: muayene ve uygunsuzluk bildirimi
Uluslararası satımda alıcının malı koşulların elverdiği ölçüde kısa sürede incelemesi CISG m.38, bulduğu uygunsuzluğu niteliğini belirterek makul sürede bildirmesi m.39 bakımından önemlidir. EAR kayıt durumu fiziksel ayıp kadar görünür olmayabilir; yine de ithalatçının profesyonel kayıt kontrolünü süresiz ertelemesi ticari risk yaratır. Bildirim yalnız “ürünler uygunsuz” ifadesinden ibaret bırakılmamalıdır: marka, ürün türü, parti, sicil sorgusu ve satış durumu eklenmelidir. Satıcının bildiği veya bilebileceği ve açıklamadığı hususlarda CISG m.40 ayrıca değerlendirilebilir. Bildirimin gönderim/teslim kanıtı, e-posta sunucu kayıtları ve karşı taraf yanıtları saklanmalıdır. Süre hesabı dosyadaki olay ve sözleşme koşulları incelenmeden kesinleştirilmemelidir.
23. CISG m.46, 49, 50: düzeltme, sözleşmeden dönme ve bedel indirimi
Kayıt eksiği her olayda bütün sözleşmenin derhal sona erdirilmesini haklı kılmaz. CISG m.46 kapsamında ifa ve uygun hale getirme talepleri, m.49 kapsamında esaslı ihlal veya belirli şartlarla sözleşmeden dönme, m.50 kapsamında bedel indirimi ayrı koşullara bağlanmıştır. İthalatçı satıcıya hangi belgeleri hangi sürede sağlaması gerektiğini somut olarak bildirmeli, kendi kayıt borcunu yerine getirebilecekse bunun etkisini hesaba katmalıdır. Bir ürün partisi için sonraki dönemde kayıt alınabilecek olması, geçmiş satışlardan doğmuş idari sorunu mutlaka ortadan kaldırmaz; fakat zararı azaltabilir. Kısmi teslim, birden fazla sipariş ve farklı markalar varsa talepler her partiye göre ayrıştırılmalıdır. Hakkın seçimi, muayene ve bildirim süresinin korunmasıyla birlikte yapılmalıdır.
24. CISG m.74 ve 77: zarar, nedensellik ve zarar azaltma
İthalatçının depolama ücreti, pazaryeri ilan kaybı, yeniden etiketleme masrafı, sipariş iptali veya alternatif tedarik maliyeti talep etmesi için bu kalemlerin gerçekten doğduğunu belgelemesi gerekir. CISG m.74 öngörülebilirlik sınırı ve zarar hesabını, m.77 zararın azaltılması için makul önlemleri gündeme getirir. Örneğin platform ilanı askıya alınmışsa olay tarihinden önceki normal satış hareketi ve alternatif satış olanağı incelenmelidir; yalnız beklenen ciro kadar tazminat otomatik değildir. Şirketin kendi kayıt ihmalinin zararı artırmış olması paylaşım tartışmasını etkileyebilir. Düzeltme başvurusunun hangi tarihte yapılabildiği, belge eksikliği tedarikçiden mi ithalatçıdan mı kaynaklandı, uzman ve ticari bilirkişi raporuyla ayrılmalıdır. Her ödeme için fatura ve banka dekontu gerekir.
25. İdari para cezasının tedarikçiye rücunda özel risk
Alman makamının verdiği idari para cezasını satıcıya aynen aktarmak, her durumda kabul edilebilir bir tazminat sonucu değildir. Öncelikle cezanın hangi kişinin hangi kamu hukuku borcunu ihlal ettiği için kesildiği, bunun önlenebilirliği, sözleşmedeki garanti ve uygulanacak hukuktaki sınırlamalar araştırılmalıdır. Tarafların ceza yükünü özel hukuk ilişkisine yansıtan düzenlemelerinin geçerliliği kamu düzeni ve emredici hükümler bakımından da kontrol edilmelidir. Cezaya itiraz için Alman hukukundaki yol ile tedarikçiye yapılacak ticari ihtar birbirinden bağımsızdır; birinde süre kaçırılması ötekinde dava açmakla telafi edilmez. Ceza henüz kesinleşmemişse muhtemel tutar gerçekleşmiş zarar gibi kaydedilmemeli, olasılık ve karşılık hesabı ayrı yapılmalıdır. Belgesiz toplam talep yerine ayrı zarar kalemleri çıkarılmalıdır.
26. Kanıt dosyası: ithalat belgeleri, ürün numuneleri ve teknik kayıtlar
Dosya ilk olarak tarafların ticari sözleşmesi, sipariş onayları, fatura, sevk irsaliyesi, gümrük evrakı, üründeki marka ve seri numarası, cihaz sınıflandırması, etiket tasarımı ve satış ekranlarıyla kurulmalıdır. EAR portalına ait kayıt kararı veya yokluk sorgusu, platform uyarısı ve idari tebligat kronolojik dosyaya bağlanmalıdır. Ürünün fiziksel numunesi ile çevrimiçi ürün açıklamasının farklı olması ihtimaline karşı parti bazında fotoğraf ve ölçümler saklanmalıdır. Alman mevzuatı metni ile Türkçe çevirisi yan yana kullanılabilir; ancak resmî işlemde Almanca orijinal belge esas alınmalıdır. Elektronik yazışmaların tüm başlıkları, gönderilme bilgileri ve ekleri korunmalı; yalnız kırpılmış ekran görüntülerine dayanılmamalıdır. Şirket içi ticari veri açıklamaları erişim ve gizlilik yetkileri çerçevesinde yönetilmelidir.
27. HMK m.199, 219 ve 400: elektronik delil ve tespit
Türk mahkemesinde yürütülecek ticari uyuşmazlıkta HMK m.199 anlamında elektronik belgeler delil niteliği taşıyabilir; HMK m.219 ve devamı ilgili belgelerin ibrazı bakımından önemlidir. Dava açılmadan önce kaybolabilecek ürün ekranı, fiyat ilanı veya depo kayıtları için HMK m.400 kapsamında delil tespiti koşulları değerlendirilebilir. Alman sicil ekranındaki bilgi Türkiye’deki mahkeme açısından olayın bütününü tek başına kanıtlamaz: kayıt şirketi, marka ve cihaz türü ile satılan parti eşleştirilmelidir. Tespit talebi delil ve uyuşmazlık bağlantısını açıkça göstermelidir; genel keşif veya karşı tarafın tüm ticari sırlarını toplama aracı gibi kullanılmamalıdır. Teknik bilirkişiyle ticari zarar bilirkişisinin soruları ayrılmalı, birinin diğerinin hukuki değerlendirmesini yapması beklenmemelidir.
28. Hangi mahkeme? Alman idari süreç ve Türk ticaret uyuşmazlığı
ElektroG kayıt kararı ve buna bağlı idari işlem Alman kamu hukukunun konusudur; Türk mahkemesinin doğrudan Alman idari sicilinde kayıt yapması beklenemez. Türk tedarikçiyle sözleşmeden kaynaklanan bedel iadesi veya tazminat ise yetki şartı, tahkim anlaşması, uygulanacak hukuk ve uluslararası yetki kuralları uyarınca ayrı bir mercide görülebilir. MÖHUK m.24 sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuku, Türk mahkemelerinin yetkisine dair hükümler ve HMK usul kuralları ise Türk yargılamasının çerçevesini belirler. Ticari dava niteliği ve TTK m.4, m.5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk ihtimali somut talep türüne göre kontrol edilmelidir. Her Alman alıcının mutlaka Türkiye’de dava açacağına dair genel bir kural yoktur.
29. Tahkim şartı, hukuk seçimi ve CISG’nin sözleşmede durumu
Sözleşmede Hamburg tahkimi, İstanbul mahkemesi veya Alman hukuku gibi düzenlemeler bulunabilir; her birinin kapsamı ve geçerliliği ayrı incelenmelidir. “German law applies” ibaresi tek başına CISG’yi mutlaka dışlamaz; CISG’nin uygulanabilirliğinin taraflarca değiştirilip değiştirilmediği açık metin ve yorumla belirlenir. Tedarikçinin Türkiye’de yerleşik olması, Alman idari mevzuatının ithalatçıya uygulanmasını ortadan kaldırmaz. Keza Alman makamına verilen taahhüt Türk satıcıya otomatik borç doğurmaz. Uluslararası tahkim kararı veya yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icrası aşamasında ayrı tanıma, tenfiz yahut hakem kararı rejimi gündeme gelebilir. Sözleşme incelemesi yalnız yetki maddesini değil, dil, bildirim yöntemi, zarar sınırlaması ve uyuşmazlık çözümünden önceki müzakere şartlarını kapsamalıdır.
30. İhtiyati tedbir ve depo stokunun korunması
Ürünler hâlen depoda ise kayıt noksanlığı nedeniyle satışı durdurma ile mülkiyet veya teslim hakkına ilişkin özel hukuk önlemleri birlikte ancak farklı gerekçelerle gündeme gelebilir. Türk yargılamasında HMK m.389 ve devamındaki ihtiyati tedbir koşulları, hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya ciddi zarar tehlikesi açısından somutlaştırılmalıdır. Alman platform ilanının askıda olması tek başına Türk satıcının tüm malvarlığına müdahale gerekçesi sayılmaz. Seri numarası taşıyan ürünlerin iade, imha, yeniden etiketleme veya başka pazara yönlendirilmesi ihtimalleri sözleşme ve çevre kurallarıyla çatışmadan planlanmalıdır. Depo zimmet ve sigorta kayıtları, kayıp/hasar iddialarını ayırt etmek için önemlidir. Tedbir talebinde ürün, parti ve korunması istenen hak açık ve dar biçimde gösterilmelidir.
31. Alıcı ve satıcı için 72 saatlik ilk müdahale sıralaması
Uyumsuzluk ilk öğrenildiğinde ithalatçı, satış kanallarını ve stok hareketini hukuk birimiyle doğrulamalı, sicil sorgusunu belgelemeli ve idari yazının muhatabını belirlemelidir. İkinci aşamada ürünün marka-cihaz türü eşleştirmesi ile sözleşmedeki uyum tablosu çıkarılmalı; tedarikçiden hangi belgenin istendiği açık bir yazıyla bildirilmelidir. Sonraki aşamada idari başvuru için gerçek süreler dosyadan okunmalı, hukuki danışmanlık ve teknik uyum ekibi arasında sorumluluk paylaşılmalıdır. Bu bir yasal 72 saat süresi değildir; delil kaybını ve devam eden satış riskini azaltmaya yönelik pratik iş planıdır. Türk satıcı yönünden cevap yazısı, hatalı kayıt varsayımını otomatik kabul etmeden üretim belgesi, marka onayı ve teslim kapsamını açıklamalıdır. Tarafların uzlaşma görüşmeleri delil korumasını durdurmamalıdır.
32. Dört örnek olayla tedarik zincirindeki farklı sonuçlar
Birinci modelde Alman GmbH kendi markasıyla Türk fabrikadan aldığı akıllı prizi Almanya’da ilk arz eder: Alman tarafın üretici statüsü güçlü şekilde araştırılır. İkinci modelde Türk satıcı Alman son kullanıcıya kendi web sitesinden doğrudan gönderim yapar: yetkili temsilci ve kayıt modeli değişebilir. Üçüncü modelde ürün teknik bakımdan sağlamdır fakat farklı marka adıyla sicile kayıtlıdır: teknik kalite davası yerine doğru marka kaydı ve belge taahhüdü öne çıkar. Dördüncü modelde satıcı sözleşmede “EAR kayıt belgesi tarafımızca sağlanacaktır” demiş, ancak bunu yerine getirmemiştir: belge borcu ve gecikmeden doğan somut zarar daha belirgin hale gelir. Bu örnekler kesin mahkeme sonucu değil, hangi delilin belirleyici olacağını gösteren kontrol modelleridir.
33. Sonuç: kayıt sorumluluğu, sözleşme ihlali ve zarar ayrı ispat edilir
Alman ithalatçının Türk menşeli elektrikli ürünü bakımından WEEE numarasını bulamaması tek başına “Türk üretici kesin tazminat öder” sonucu doğurmaz. Önce ElektroG §2 kapsamı ve §3 no.9 uyarınca üretici sıfatı; sonra §6 marka-cihaz türü kaydı ve §8 temsilci koşulu; son olarak sözleşmenin hangi belge ve hizmeti kime yüklediği incelenir. CISG m.34–35 ve m.38–39 ile m.74–77, satıcıya karşı talebin hukuki çerçevesini oluşturabilir. Alman idari yaptırımı ayrı usulle ele alınmalı, ticari zararda zarar azaltma ve nedensellik açıkça gösterilmelidir. Somut çözüm, sicil kaydı, parti listesi, sözleşme ve yazışmaların aynı dosyada karşılaştırılmasıyla elde edilir; doğrulanmamış mahkeme kararı veya garantili dava sonucu kullanılmamalıdır.
İlgili hukuk rehberleri
- Alman ithalatçının CE uygunluk beyanı ve CISG rücu dosyası
- GPSR nedeniyle Alman ithalatçıya geri çağırma ve masraf rücu
- Alman GmbH için özel marka ambalaj ve LUCID PPWR yükümlülükleri
- REACH azo boya uygunsuzluğu ve sözleşmesel tazminat
- Alman ithalatçının A.TR belge sorunu ve Türk satıcıya rücu
- Türk fabrikadaki yangın nedeniyle teslim gecikmesi ve CISG 79
Resmî mevzuat ve kurum kaynakları
Bağlantılar 1 Kasım 2026 tarihinde esas alınan resmî mevzuat portallarına yönelir; somut dosyada karar günü yürürlük metni ayrıca kontrol edilir.
- Alman ElektroG §2 – kapsam
- Alman ElektroG §3 – üretici tanımı
- Alman ElektroG §6 – kayıt
- Alman ElektroG §7 – finansman
- Alman ElektroG §7a – geri alma konsepti
- Alman ElektroG §8 – temsilci
- Alman ElektroG §9 – işaretleme
- Alman ElektroG §45 – idari kabahatler
- AB WEEE Direktifi 2012/19/AB
- Stiftung EAR resmî kayıt rehberi
- Alman Çevre Dairesi UBA ElektroG açıklaması
- UNCITRAL CISG Sözleşmesi
- Türkiye resmî Mevzuat Bilgi Sistemi
Sık sorulan sorular
Türk üretici cihazı ürettiği için Alman WEEE numarasını mutlaka o mu alır?
Hayır. ElektroG §3 no.9 ve §8 kapsamında Alman piyasasına ilk arz eden kişi, marka ve doğrudan satış modeli incelenir; imalatın Türkiye’de yapılması tek başına kayıt yükümlüsünü belirlemez.
CE işareti Alman EAR kaydı yerine geçer mi?
Hayır. CE teknik uygunluk, EAR/WEEE ise atık ekipman üretici kaydı ve sorumluluk sistemi bakımından ayrı hukuki gerekliliklerdir.
Kayıt yapılmadan Almanya’da e-ticaret ilanı açılabilir mi?
ElektroG §6(2) kayıtsız ürünler için üretici, satıcı, pazaryeri ve fulfillment bakımından çeşitli yasaklar getirir. İlan ve ilk arzın niteliği somut işlem üzerinden kontrol edilmelidir.
WEEE numarası başka bir şirket adına ise yeterli olur mu?
Tek başına yeterli olduğu söylenemez. Sicilde marka, cihaz türü, kayıtlı üretici veya temsilci ve ilgili işlem tarihinin eşleşmesi gerekir.
Türk şirket doğrudan Almanya’daki tüketiciye satarsa yetkili temsilci gerekir mi?
ElektroG §3 no.9(d) ve §8 koşulları oluşuyorsa Almanya’da yetkili temsilci atanması gerekir. Ticari modelin doğru sınıflandırılması ön koşuldur.
Profesyonel B2B cihaz için de kayıt gerekir mi?
Evet, ilgili ürün kapsam dahilindeyse B2B kullanım kayıt yükümlülüğünü kendiliğinden kaldırmaz; finansman ve geri alma koşulları farklı değerlendirilebilir.
Kayıt eksikliği her durumda 100.000 avro ceza anlamına gelir mi?
Hayır. ElektroG §45 bazı ihlaller için bu miktara kadar üst sınır öngörür; uygulanacak yaptırım olayın şartlarına ve idari usule bağlıdır.
Alman ithalatçı cezayı Türk tedarikçiye otomatik yansıtabilir mi?
Hayır. Sözleşme, satıcının üstlendiği taahhüt, nedensellik, zarar ve emredici hükümler ayrı değerlendirilir.
CISG her Türk-Alman ticari sözleşmesinde uygulanır mı?
CISG m.1, 3 ve 6 uyarınca işyerleri, mal satımı niteliği ve tarafların anlaşması incelenir; uygulanabilirlik her dosyada ayrıca tespit edilir.
EAR kaydı çıkmadıysa doğrudan sözleşmeden dönülebilir mi?
Her zaman değil. CISG m.49 kapsamında esaslı ihlal veya ilgili koşulların varlığı, uygunluk bildirimi ve sözleşme hükümleri araştırılmalıdır.
Hangi deliller ilk gün korunmalıdır?
EAR sicil sorgusu, tarihli ürün ilanı, marka/cihaz türü, sözleşme, fatura, parti ve seri numarası listesi, idari yazı, platform uyarısı ve e-postalar korunmalıdır.
Türkiye’de dava açılması mümkün müdür?
Sözleşmede mahkeme veya tahkim şartı, MÖHUK yetki ve uygulanacak hukuk kuralları, talep türü ile dava şartları incelenerek belirlenir; her uyuşmazlık otomatik olarak Türk mahkemesine ait değildir.
Mersin ofisi haritası
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
