Alman İthalatçının Türk Pilinde BattDG Kaydı Yoksa: EAR, OfH ve CISG Rücu (2026)
Hızlı özet tablosu
| Kritik soru | Hukukî kaynak | İlk delil |
|---|---|---|
| Piyasaya arz eden üretici kim? | AB 2023/1542 m.3 ve 56 | Satıcı/ithalatçı zinciri, fatura |
| EAR marka-kategori kaydı aktif mi? | BattDG §4–5, AB m.55 | Tarihli resmî kayıt sorgusu |
| OfH veya bireysel EPR var mı? | BattDG §7, AB m.56 | OfH teyidi ve miktar bildirimleri |
| Türk satıcının hangi borcu ihlal edildi? | Sözleşme; CISG m.34–35 | Teknik şartname ve ekler |
| Zarar ve başvuru nasıl ispatlanır? | CISG m.38–39/74–77; HMK | İhtar, sipariş, stok ve muhasebe kayıtları |

İçindekiler – hukukî analiz başlıkları
- 2026 itibarıyla normlar ve uygulama tarihleri
- Pil ürününün beş kategoriden hangisine girdiği
- Alman ithalatçı neden “üretici” sayılabilir?
- Türk tedarikçinin Alman kayıt numarası vermesi yeterli midir?
- Türkiye’deki satıcının doğrudan Alman pazarı hedeflemesi
- Yerleşik olmayan üretici ve yetkili temsilci
- BattDG §5: kayıt hangi bilgilerle yapılır?
- BattDG §4: satış ve lojistik zincirindeki yasak
- OfH katılımı ve genişletilmiş üretici sorumluluğu
- 15 Ocak 2026 geçiş süresinin önemi
- Cihaza gömülü pil ile müstakil bataryanın ayrımı
- Teknik uygunluk dosyası ile geri alma kaydının ayrılması
- Sipariş sözleşmesinde uyum yükümlülüğü kimde?
- CISG uygulanabilirliğinin ayrı sorgulanması
- CISG m.34: belge teslim borcu neyi kapsar?
- CISG m.35: Alman pazarı için uygunluk ölçütü
- Teslim alınan pilin incelenmesi: CISG m.38
- Ayıp bildirimi ve makul süre: CISG m.39
- Tamamlama ve ikame yolları: CISG m.46 ve m.47
- Sözleşmeden dönme ve fiyat indirimi
- CISG m.74 ve m.77 ile masraf ve zarar hesabı
- CISG m.79: idari engel her zaman mücbir sebep midir?
- Belge ve delil listesi nasıl kurulmalı?
- EAR kaydının sonradan silinmesi veya askıya alınması
- Pazaryeri ve depo operatörleri bakımından etkiler
- Alman idari başvurusunda süre ve muhatap
- Türkiye’de dava, tahkim ve yetkili mahkeme
- İhtiyati tedbir ve delil tespiti seçenekleri
- Zararı azaltmak için ilk 48 saatte yapılacak işler
- Yeni sözleşmeye konulacak koruyucu hükümler
- Yönetim kuruluna ve tedarik departmanına raporlama
- Sonuç: sicil ihlali ile satıcıya rücu ayrı incelemelerdir
2026 itibarıyla normlar ve uygulama tarihleri
Almanya'da pil ve batarya ticaretini değerlendirirken ilk hata, yürürlükteki hukuku eski Alman Batteriegesetz (BattG) üzerinden okumaktır. Avrupa Birliği 2023/1542 sayılı Pil ve Atık Pil Tüzüğü'nün atık pil yönetimi ve genişletilmiş üretici sorumluluğuna ilişkin hükümleri 18 Ağustos 2025'ten itibaren uygulanmaktadır. Almanya'da 7 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren Batterierecht-Durchführungsgesetz (BattDG) ulusal uygulama çerçevesini değiştirmiştir. Dolayısıyla 1 Kasım 2026 tarihli yeni satış için 2024 yılından kalma bir kayıt yazısı veya eski sözleşme eki tek başına güvenilir değildir. Alman Umweltbundesamt, yetkili kayıt ve onay makamı işlevlerinin stiftung ear üzerinden yürütüldüğünü açıklamaktadır. Her düzenlemenin farklı yürürlük hükümleri bulunduğundan, teknik ürün işaretleri ve geleceğe bırakılmış yükümlülükler ile halihazırda uygulanmakta olan üretici kayıt ve geri alma finansmanı şartları karıştırılmamalıdır. Hukukî görüş, ürünün Almanya'da ilk kez hangi tarihte piyasaya arz edildiğini, kimin adıyla satıldığını ve o tarihte geçerli kayıt durumunu ayrı ayrı göstermelidir.
Pil ürününün beş kategoriden hangisine girdiği
AB 2023/1542 m.3'teki tanımlarla üretici kayıt pratiğinde taşınabilir pil, hafif ulaşım aracı bataryası (LMT/LV), marş-aküsü, endüstriyel batarya ve elektrikli araç bataryası birbirinden ayrılır. Elektrikli bisikletin çıkarılabilir bataryası, bir otomobile takılan marş aküsü ve ticari depolama ünitesi aynı kategoride değerlendirilemez. Etiket üzerindeki elektriksel güç, ağırlık, tasarlanan kullanım amacı ve ürünün son kullanıcıya sunulma şekli birlikte dosyalanmalıdır. Tek sevkiyatta farklı kategoriler bulunuyorsa her birini kapsayan tescil ve geri alma sorumluluğu haritası hazırlanır. Yalnız gümrük tarife pozisyonu üzerinden kategori çıkarmak hatalı sonuç verebilir; GTİP tarifesi eşyanın gümrük niteliğini, BattDG ise piyasaya arz eden ekonomik aktörün ve pil kategorisinin yükümlülüklerini düzenler. Türk satıcının irsaliyesindeki 'lityum pil' ibaresi, Alman kayıt dosyasındaki kategori alanını otomatik doğrulamaz. Bu ayrım, sözleşmeye uygunluk iddiasında hangi teknik bilgi ve belgenin gerçekten eksik kaldığını saptamanın başlangıcıdır.
Alman ithalatçı neden “üretici” sayılabilir?
Gündelik dilde üretici, fabrikada hücre veya batarya paketi imal eden Türk işletmesidir. Genişletilmiş üretici sorumluluğu hukukunda üretici sıfatı ise fiziksel imalatçı olmakla sınırlı değildir; AB 2023/1542 m.3'teki tanım ve bir üye devlet pazarında ilk arzı gerçekleştirme ölçütleri esas alınır. Almanya'da yerleşik GmbH, Türkiye'deki fabrikadan aldığı ürünü kendi ticari faaliyeti kapsamında ilk kez Alman pazarına sunuyorsa Alman hukukuna göre üretici niteliği ve kayıt yükümlülüğü doğabilir. İthalatçının Türk tedarikçiye üretim veya belge düzenleme işi bırakmış olması bu kamusal yükümlülüğü kendiliğinden sona erdirmez. Satın alma sözleşmesinin Incoterms hükmü de tek başına kimin BattDG üreticisi olduğunu belirlemez; teslim yerini ve masraf-risk dağılımını düzenleyebilir ama kamu hukukundaki aktör tanımının yerine geçmez. İnceleme, her ürün/marka/kategori için faturalar, dağıtım zinciri, ilk arz tarihi, markalama ve ithalat beyanı üzerinden yapılmalıdır.
Türk tedarikçinin Alman kayıt numarası vermesi yeterli midir?
Bir tedarikçi tarafından e-posta ile gönderilen EAR numarası, ancak doğru tüzel kişiye, doğru markaya, doğru pil kategorisine ve olay tarihine bağlanabiliyorsa delil değeri taşır. Başka bir ürün grubuna ait eski sicil kaydı veya üçüncü bir dağıtıcı adına alınmış numara, söz konusu Alman GmbH'nin kendi yükümlülüğünü karşılamayabilir. Alıcı, sözleşme ekinde kayıt belgesinin yalnız PDF kopyasını değil sicilde sorgulanabilir kaydı, kayıt kapsamını ve kayıt numarasının geçerlilik tarihini istemelidir. Üretici birden fazla marka kullanıyorsa her markanın ayrıca kontrol edilmesi gerekebilir. Belgenin ticari geçerliliği ile düzenlemenin öngördüğü kamusal kayıt aynı sorular değildir. Delil zinciri için numarayı veren kişi, gönderim tarihi, doğrulama ekranının tam URL'si ve ekranın alındığı tarih dosyalanmalı; elektronik çıktının neyi ispatladığı açıkça belirtilmelidir. Tescil mevcut olsa bile yetkili OfH katılımının ortadan kalkmış olması ayrıca incelenir.
Türkiye’deki satıcının doğrudan Alman pazarı hedeflemesi
Türk şirketi Almanya'da yerleşik bir ithalatçıya toptan mal satmakla yetinmeyip Almanya'daki müşteriye kendi internet sitesi üzerinden doğrudan satış yapıyorsa hukuki değerlendirme değişebilir. AB 2023/1542 m.3 ve m.56 ile ilgili düzenlemeler, yerleşiklik ve mesafeli satış modeline göre doğrudan piyasaya arz eden kişinin üretici sayılmasını ve yetkili temsilci atanmasını gerektirebilir. Bu nedenle toptan ithalat ve doğrudan tüketici satışı ayrı iş akışları olarak ele alınmalıdır. Aynı Türk fabrikasının hem Alman distribütöre hem de Amazon benzeri bir platform üzerinden Alman müşteriye satış yapması, farklı satış kanalları bakımından farklı aktör ve kayıt analizlerini gerektirir. Faturadaki satıcı, web mağazasındaki satış koşulları, iade adresi, stokun hangi ülkede tutulduğu ve Alman müşteriye sözleşmeyi kimin sunduğu doğrulanmalıdır. Toptan sözleşmedeki kayıt masrafı paylaşımı, doğrudan satış kanalındaki yükümlülükleri kendiliğinden kapsamına almaz.
Yerleşik olmayan üretici ve yetkili temsilci
AB 2023/1542 m.56/3, üye devlet ülkesinde belirli mesafeli satış hâllerini düzenleyen üretici yönünden genişletilmiş üretici sorumluluğu için yetkili temsilci atanmasını öngörür. BattDG §40 kapsamındaki Alman temsilcilik kurallarıyla birlikte, Almanya'da işyeri bulunmayan Türk satıcı için yetki belgesinin kapsamı, temsilcinin Alman yerleşikliği ve üretici sicilindeki eşleşme kontrol edilmelidir. Bir gümrük müşavirine genel vekâlet vermek, otomatik olarak gerekli üretici sorumluluğu temsilcisini atamak anlamına gelmez. Yazılı yetkilendirme belgesinin başvuru ve veri bildirimi yetkisini kapsaması gerekir; kimin sicil başvurusu yaptığı ve kimin finansman yükümlülüğünü üstlendiği ayrıca belirtilmelidir. Almanya'daki GmbH'nin kendisi üretici ise Türk fabrikaya Alman temsilci buldurma taahhüdü yazdırılması, GmbH bakımından kayda girmeme riskini tek başına gidermez. Yetki ve sicil durumu resmî kaynakla eşleştirilmelidir.
BattDG §5: kayıt hangi bilgilerle yapılır?
BattDG §5/1, üreticinin ilk piyasaya arzdan önce ilgili marka ve pil kategorisi için yetkili makama kaydolmasını açıkça düzenler. Başvuru, yetkili makamın elektronik sistemi üzerinden yapılır; AB 2023/1542 m.55 kayıt verilerini ve usulün temel çerçevesini kurar. Başvuruda üreticinin tüzel kişi bilgileri, marka, pil kategorisi ve sorumluluk organizasyonu hakkındaki alanlar söz konusu işletmeye göre değerlendirilmelidir. Tamamen farklı bir kategori için yapılmış başvuru, henüz incelenmekte olan başvuru veya yalnız başvuru numarası satış öncesi kayıt şartının gerçekleştiğini otomatik göstermez. BattDG §5'te belirli koşullara bağlı kayıt karinesi düzenlense de bu, eksik dosyası olan her işletmenin hemen satışa başlayabileceği anlamına gelmez. Resmî tescil kaydı ve işlem tarihleri birlikte incelenmelidir. Satın alma departmanı, satış izni konusunda genel bir danışmanlık e-postası yerine işlem öncesi tarihli kayıt kanıtını dosyaya koymalıdır.
BattDG §4: satış ve lojistik zincirindeki yasak
BattDG §4/1 uyarınca üretici, kendisi veya şartlarına göre yetkili temsilcisi kayıtlı olmadan pilleri piyasaya arz edemez. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, kayıtlı olmayan üreticinin pillerini dağıtıcıların sunamayacağını ve fulfillment hizmet sağlayıcılarının belirli depolama, paketleme, adresleme ve sevkiyat hizmetlerini yerine getiremeyeceğini hükme bağlar. Bu ayrım fiilen önemli sonuç doğurur: malın Almanya'daki depoya ulaşmış olması satışın devam edebileceği anlamına gelmez; çevrim içi listeleme, depo çıkışı ve yeni sipariş kabulü ayrı riskler yaratır. Alman GmbH, sadece Türk satıcıya ihtar göndermekle yetinmemeli, kendi stokunu ve kanal erişimini de değerlendirmelidir. Pazaryeri ilanları, stokların seri numarası ve lot bazında ayrılması, iade ve geri çağırma ihtiyacının teknik olarak değerlendirilmesi zarar azaltma yükümlülüğü bakımından belgelenmelidir. Her ürün için tüm satışların otomatik durdurulacağını söylemek yerine, yasak kapsamına gerçekten giren parti, marka ve kategori tespit edilmelidir.
OfH katılımı ve genişletilmiş üretici sorumluluğu
BattDG §7/1, üreticilerin pil kategorisi bakımından yetkilendirilmiş bir Organisation für Herstellerverantwortung (OfH) üzerinden geri alma yükümlülüklerini karşılamasını veya kanundaki şartlarla bireysel sorumluluk üstlenmesini düzenler. §7/2 uyarınca kategori ve önceki üç takvim yılına ait piyasaya sunulan kütle bilgileri ilgili kuruluşa bildirilir ve yıllık güncellenir. Bu bildirim yalnız muhasebe kalemi değildir: doğru kütle ve kategori, finansman katkısını ve sicilin devamı bakımından önemli şartları etkiler. Türk satıcının sözleşmede 'geri dönüşüm bedeli tarafımızdan karşılanır' demesi OfH nezdindeki üretici yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Taraflar, kaydı yapan kişiyle parasal maliyeti üstlenen kişiyi ayrı düzenleyebilir; ancak kamu hukukunda sorumlu kişi hakkında yanlış beyanda bulunmamalıdır. OfH hizmet sözleşmesi, katılım teyidi, bildirilmiş miktar, dönem ve fatura kontrolü periyodik yapılmalıdır. Yetkilendirilmiş kuruluşun statüsünün değişmesi halinde yeni katılımın sürekliliği de izlenmelidir.
15 Ocak 2026 geçiş süresinin önemi
Eski BattG döneminde alınmış kayıtlar için geçiş hükümleri 2025 sonundan 2026 başına uzanan özel bir değerlendirme gerektirdi. Stiftung ear 16 Ocak 2026 tarihli açıklamasında, 15 Ocak 2026 sonuna kadar gerekli OfH katılımı ve kayıt bilgileri tamamlanmayan işletmelerin belirli kayıtlarının kaybedildiğini ve satış yasağı riski doğduğunu bildirdi. Bu tarih, 2026 yılında yeni bir satışa girişen her Türk tedarikçiye tanınmış genel bir ek süre değildir. Yalnız daha önce mevcut belirli kayıtların geçişini değerlendiren geçmiş bir eşiktir. 1 Kasım 2026'da satış yapacak ithalatçı, yalnız '2024 yılında kaydımız vardı' denilmesini yeterli kabul etmemelidir; 16 Ocak 2026 sonrası aktif sicil durumunu araştırmalıdır. İtiraz veya yeniden kayıt başvurusu, aksi açıkça belirlenmedikçe geçmişteki kayıt boşluğunu kendiliğinden silmez. Zarar hesabı yapılırken hangi dönemde satışın engellendiği ayrı dökümle gösterilmelidir.
Cihaza gömülü pil ile müstakil bataryanın ayrımı
Pil bir elektronik cihazın içinde yer alsa dahi pil mevzuatı bakımından ayrıca sorumluluk gündeme gelebilir. Bir şarjlı matkap, kablosuz kulaklık veya ev cihazı hem ElektroG kapsamındaki elektrikli ekipman rejimine hem de içerdiği batarya yönünden AB pil tüzüğü/BattDG rejimine tabi olabilir. Bu iki sicilin adı aynı vakıfla ilişkilense de kayıt nesnesi, marka ve ürün kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır. Özellikle bir önceki seri yazısındaki WEEE/EAR kaydı ile bu yazının pil üretici kaydı ayrı hukuki arama niyetleridir. Alman ithalatçının yalnız cihaz için WEEE numarasına sahip olması, batarya kategorisi için uygun kaydı otomatik olarak ispat etmez. Paketleme yükümlülükleri bakımından VerpackG/PPWR ve LUCID boyutu da ayrıca gündeme gelebilir. Sözleşmede elektronik ekipman, içindeki pil ve dış ambalaj için üç ayrı uyum çizelgesi hazırlanması daha güvenli bir ispat düzeni sağlar.
Teknik uygunluk dosyası ile geri alma kaydının ayrılması
Pil ürünlerinin bileşim, güvenlik, işaretleme ve ürün bilgisi yükümlülükleri ile atık pil sorumluluğunun finansmanı farklı düzenleme kümelerinden doğar. Teknik test raporları, performans tabloları veya CE uygunluk beyanı tek başına EAR kayıt numarasının yerine geçmez; tersi de doğrudur, aktif kayıt tehlikeli veya uygunsuz ürünü mevzuata uygun hâle getirmez. AB 2023/1542'nin teknik ve bilgi yükümlülüklerinde farklı uygulama tarihleri bulunabileceği için her maddeye 2026 itibarıyla aynı yürürlük atfedilmemelidir. Eksiklik tespit formunda 'kayıt', 'ürün güvenliği', 'işaretleme' ve 'sözleşme teslim belgeleri' ayrı satırlarda gösterilmelidir. Alman şirketi, stok satışını durdurma kararını yalnız tek bir laboratuvar testine bağlamamalı; kaydın gerçekten varlığı ve hangi ürünleri kapsadığı konusunda idari sicili esas almalıdır. Türk tedarikçiye ihtarda da hangi teknik dosyanın, hangi marka/kategori kayıt belgesinin ve hangi teslim partisi için istendiği açıkça belirtilmelidir.
Sipariş sözleşmesinde uyum yükümlülüğü kimde?
Tarafların üretim, ithalat, etiket ve idari kayıt görevlerini sözleşmede açıkça dağıtması ticari uyuşmazlığın çözümünde belirleyicidir. Alman GmbH kendi adına piyasaya arz eden ve kayıt başvurusu yapmak zorunda olan aktör ise kamu hukuku yükümlülüğü iç ilişkiye dair sözleşmeyle silinemez. Ancak Türk tedarikçi, marka/kategori bilgilerinin doğruluğu, teknik veri sağlama, yanlış beyanı tazmin etme veya önceden kararlaştırılmış belirli kayıt hizmetlerini yerine getirme borcu üstlenmiş olabilir. İncelemede teklif, teknik şartname, sipariş onayı, genel işlem koşulları, e-posta yazışmaları ve alışılmış işlem pratiği bir arada okunur. Sadece 'DDP' veya 'Almanya mevzuatına uygundur' cümlesinden bütün idari kayıt görevlerinin koşulsuz üstlenildiği sonucuna varılmamalıdır. İhlal, belge eksikliği ve zarar arasında nedensellik kurabilmek için görev dağılımını kalem kalem belirlemek ve belgenin ifa tarihinde mevcut olup olmadığına bakmak gerekir.
CISG uygulanabilirliğinin ayrı sorgulanması
Türkiye ve Almanya'daki ticari işletmeler arasında mal satışına ilişkin sözleşmelerde CISG, m.1'deki şartlar mevcutsa kural olarak gündeme gelir; tarafların m.6 çerçevesinde geçerli bir dışlama veya değiştirme yapıp yapmadığı araştırılır. Türk satıcının sadece pil tasarım mühendisliği ve danışmanlık hizmeti sunduğu farklı bir sözleşme, salt uluslararası unsur taşıdığı için mutlaka CISG satış sözleşmesi sayılmaz. Satış ve hizmetin birleştiği projelerde m.3 kapsamında malzeme temini ve hizmetlerin ağırlığı değerlendirilir. CISG m.4, sözleşmenin geçerliliği ve mülkiyetin kazanılması gibi konuları kendi kapsamı dışında bırakır. Bu nedenle Alman kamu hukuku kayıt statüsü, CISG aracılığıyla otomatik olarak Türk satıcının kamusal yükümlülüğüne dönüştürülemez. Sözleşmenin hangi ülke hukuku ve hangi mahkeme/temyiz sistemine bağlandığı, CISG'nin uygulanma sorusundan ayrı incelenmelidir. Uygulanabilirse alıcı talepleri somut ihlal ve usul koşulları üzerinden kurulmalıdır.
CISG m.34: belge teslim borcu neyi kapsar?
CISG m.34 satıcının mal ile ilgili belgeleri sözleşmede öngörülen zaman, yer ve biçimde teslim etmesini düzenler. Pil kaydına ilişkin hangi belgelerin bu hüküm altında istenebileceği, tarafların sözleşmedeki tanımlarına ve üstlenilmiş edime göre belirlenir. Sipariş ekinde 'aktif EAR kayıt belgesi', 'OfH katılım teyidi' ve 'marka/kategori listesi' istenmişken başka bir şirket adına düzenlenmiş eski belge verilmesi m.34 ve sözleşmeye aykırılık tartışmasını doğurabilir. Buna karşılık Alman ithalatçının kendi adına yapması gereken kayıt başvurusunun eksikliği, belgesiz teslimin otomatik satıcı ihlali olduğunu göstermez. Satıcının elinde bulunmayan veya onun üstlenmediği kamusal izin, belgeler başlığı altında sınırsızca talep edilemez. İhtarda eksik belgenin adı, hangi sözleşme maddesi gereği talep edildiği, teslim tarihi ve tamamlanması için tanınan uygun süre gösterilirse uyuşmazlık daha belirli hâle gelir.
CISG m.35: Alman pazarı için uygunluk ölçütü
CISG m.35 malın miktar, nitelik, tür ve ambalaj bakımından sözleşmeye uygunluğunu düzenler. Alman piyasasında satışa elverişlilik, her olayda tüm Alman mevzuatının tedarikçi tarafından mutlak garanti edildiği anlamına gelmez. Satıcının Almanya pazarını bildiği, belirli uyum şartını kabul ettiği, alıcının özel amacının sözleşme tarihinde kendisine bildirildiği ve alıcının satıcının uzmanlığına haklı olarak dayandığı gibi olgular değerlendirilir. Sözleşmenin açık 'Alman BattDG kaydına uygun teslim' hükmü bulunması ispatı güçlendirebilir; ancak yükümlülüğün kimin adına yerine getirileceği yine açıklığa kavuşturulmalıdır. Pilin fiziksel olarak kusursuz olmasıyla Almanya pazarına ilişkin kararlaştırılmış belgelerin eksik olması aynı şey değildir; iki ayrı iddia ve talep sonucu kurulmalıdır. Türk satıcı açısından savunma, kayıt görevinin alıcıya ait olduğu, gerekli verilerin zamanında iletildiği ve alıcının idari işlemi geciktirdiği olgularına dayanabilir.
Teslim alınan pilin incelenmesi: CISG m.38
CISG m.38, alıcının malları koşullara göre mümkün olan en kısa sürede incelemesi veya incelettirmesi gerektiğini belirtir. Pilin laboratuvar analizi ile kayıt sicilinin kontrolü farklı inceleme yöntemleridir; her iki kontrol için süre ve imkân ayrı ele alınmalıdır. Uygulamada satın alma sözleşmesi, nakliye belgesi, teslim tarihi ve EAR sicilinin erişilebilirliği birlikte değerlendirilir. Markanın yanlış yazıldığı bir teslim etiketi hızlı tespit edilebilirken, tedarikçinin verdiği numaranın sicilde daha sonra iptal edildiğinin anlaşılması farklı kronoloji yaratabilir. Alıcı, ihlal şüphesinin doğduğu günü ve hangi kaynakla teyit ettiğini düzenli bir inceleme tutanağına bağlamalıdır. Satıcının verdiği belge ile resmî kayıt farklıysa ekran çıktısının üstüne tek başına yorum yazmak yerine imzalı rapor, elektronik veri saklama ve gerekirse uzman incelemesi yolu seçilmelidir. Bu adımlar sonradan m.39 bildiriminin zamanında yapıldığını göstermek için önemlidir.
Ayıp bildirimi ve makul süre: CISG m.39
CISG m.39'a göre alıcı, tespit ettiği veya tespit etmesi gereken uygunsuzluğun niteliğini belirterek makul süre içinde satıcıya bildirim yapmazsa önemli sözleşmesel başvuru haklarını kaybedebilir. Genel bir 'ürün uygun değil' e-postası yerine somut parti numarası, ürün modeli, eksik EAR tescili veya OfH teyidi, tespit zamanı ve talepler açıklanmalıdır. Bildirim dili ve ulaştığı elektronik adres dosyalanmalı, cevap süresi verilirken gecikmenin satış yasağından doğan sonuçları gözetilmelidir. CISG m.40 satıcının bildiği veya bilmemesinin mümkün olmadığı ve açıklamadığı uygunsuzluklar bakımından özel düzenleme içerir; bu hükme dayanmak için iddialar somut delillerle desteklenmelidir. m.44 ise belirli koşullarda makul mazerete ilişkin özel bir değerlendirme getirebilir. M.39'daki iki yıllık nihai sınırın ve sözleşmesel garanti sürelerinin somut dosyada ayrıca araştırılması gerekir. Bildirimin geç veya belirsiz yapılması zarar hesabını doğrudan etkileyebilir.
Tamamlama ve ikame yolları: CISG m.46 ve m.47
CISG m.46 alıcının ifa isteme ve şartları varsa tamir veya ikame talebi yollarını düzenler; m.47 alıcının uygun ek süre tanımasına imkân verir. Bir kayıt probleminde 'ikame batarya gönder' talebi her zaman mantıklı değildir; fiziken sağlam ürünün sorunu tescil eksikliğiyse teknik veri, kayıt uygunluğu belgesi veya sözleşmeyle taahhüt edilmiş hizmetin tamamlanması daha işlevsel olabilir. Bununla birlikte satıcı kendi adına kayıt yapmakla yükümlü değilse, ona idari otorite adına işlem yaptırtmak hukuken mümkün olmayan bir edim talebine dönüşebilir. Alıcı, yeni üretim veya doğru etiketli ürünle değişim istemeden önce mevcut stokun hukuken satılabilir hâle gelme ihtimalini, maliyeti ve süreyi karşılaştırmalıdır. Verilen ek sürede alıcı kendi kayıt başvurusunu geciktirmemeli; zarar azaltma amacıyla yapılması gereken başvuruları ayrıca yürütmelidir. Bu yöntem müzakere ve olası davada talebin ölçülülüğünü güçlendirir.
Sözleşmeden dönme ve fiyat indirimi
CISG m.49 uyarınca sözleşmeden dönme, her uyumsuzlukta kendiliğinden doğmaz; esaslı ihlal veya maddede aranan diğer özel koşullar incelenir. Sadece tamamlanabilir bir sicil belgesi eksikliği ile sürekli satışa konu olamayacak ürün partisini aynı sonuca bağlamak hatalıdır. Karara varmadan önce kaydın kim tarafından ve hangi sürede tamamlanabileceği, satış penceresinin kaçırılıp kaçırılmadığı, tarafların daha önceki bildirimleri ve ek süre verilip verilmediği ortaya konmalıdır. CISG m.50, şartları varsa sözleşmeye aykırı mallarda bedel indirimi sağlar; kayıt sorununun salt alıcının kendi idari kusurundan kaynaklandığı olayda bedel indirimini otomatik hak saymak mümkün değildir. Dönme bildiriminin yapıldığı tarih, iade edilecek stokun fiziki durumu, taşıma ve muhafaza giderleri ayrıca kaydedilmelidir. Farklı parti ve marka kayıtlarının olduğu toplu siparişte bütün sözleşme yerine sadece etkilenen teslimatların akıbeti değerlendirilmelidir.
CISG m.74 ve m.77 ile masraf ve zarar hesabı
CISG m.74, sözleşme ihlalinden doğan zarar ve yoksun kalınan kârın, sözleşme kurulduğu sırada öngörülebilen zarar sınırı çerçevesinde tazminini düzenler. m.77 ise zarar gören tarafın makul azaltma önlemleri almasını bekler. EAR kaydı nedeniyle engellenen satışın zarar kalemleri depo kirası, platform cezası, ikinci nakliye, yeniden etiketleme, uygun alternatif tedarik ve belgelendirilebilir sipariş iptali olabilir; fakat her giderin satıcı ihlaliyle nedensel bağı kurulmalıdır. Vergi, kamu cezası ve avukatlık giderlerinin tamamının kendiliğinden tedarikçiye aktarılabileceği varsayımı doğru değildir; bunların sözleşme, ilgili hukuk ve somut olay bakımından ayrıca incelenmesi gerekir. Günlük satış kaybı hesaplanırken tarihsel sipariş verileri, iptal edilen kesin siparişler, net kâr marjı ve ikame satış olanakları ayrıştırılmalıdır. Belgelenmemiş 'marka itibar kaybı' iddiasını tahmini ve kesin tazminat gibi yazmak yerine somut ticari veriler üzerinden ayrı ispat planı yapılmalıdır.
CISG m.79: idari engel her zaman mücbir sebep midir?
CISG m.79 sorumluluktan muafiyetin belirli şartlarını düzenler; kamu otoritesinin pilleri kayıtsız satmayı yasaklamış olması tek başına sözleşme ihlalinde bulunan satıcıyı otomatik kurtarmaz. Engelin tarafın kontrolü dışında bulunması, sözleşme kurulurken makul biçimde öngörülememesi ve sonuçlarının kaçınılamaması gibi koşullar somut olayda birlikte değerlendirilir. Yükümlülük zaten uzun süredir yürürlükte olan bir tescil sisteminden kaynaklanıyorsa, sonradan 'mevzuat değişti' savunması özel bir açıklama gerektirir. Öte yandan kayıt başvurusunu yalnız alıcının yapması gerekiyorsa, satıcıya yüklenebilecek bir ihlal hiç bulunmayabilir; m.79'a gitmeden önce borcun ve ihlalin kime ait olduğu saptanmalıdır. M.79'un tazminat ve diğer başvuru haklarına etkisi aynı değildir. Bu nedenle idari yazışmalar, önceki sözleşme görüşmeleri ve yükümlülüğün ifa edilmesini engelleyen fiili olaylar ayrı ispat klasörlerinde toplanmalıdır.
Belge ve delil listesi nasıl kurulmalı?
Dosyada en azından tarafların ticaret sicil kayıtları, sipariş ve şartname, ürün marka-kategori tablosu, teslim ve gümrük belgeleri, pil üreticisi sicil sorguları, OfH katılım sözleşmesi/teyidi, satıcının sunduğu kayıt numarası ve kuruma yapılan başvurular bulunmalıdır. Dijital pazar yeri satış ekranları, tarihlenmiş stok envanteri, parti numaraları, iade hareketleri, müşteri iptalleri ve nakliye faturaları hem ihlali hem zararı etkiler. Ekran görüntülerinin tam URL, saat ve hesapla ilişkilendirilmesi önemlidir; gerektiğinde güvenilir elektronik kayıt ve bilirkişi incelemesi düşünülmelidir. Türk yargılamasında HMK m.199 elektronik veriyi belge kapsamında ele alır; HMK m.219–220 belge ibrazı hükümleri ve m.400 delil tespiti şartları somut dosyada değerlendirilebilir. Genel bir e-posta zinciri, Alman makamından alınan karar veya kayıt ekranının yerine geçmez. Aşağıdaki delillerin hangisinin hangi iddia ve zarar kalemini desteklediği dava öncesi bir matrisle gösterilmelidir.
EAR kaydının sonradan silinmesi veya askıya alınması
Satıcı sipariş tarihinde geçerli bir kayıt bulunduğunu ileri sürerken ihtilaf fiili satış sırasında kaydın kaybedilmesi üzerinden doğabilir. Önce marka ve kategori eşleşmesinin başlangıç tarihindeki durumunu, sonra kayıt değişikliğini gösteren idari yazışmaları ve nedenini belirlemek gerekir. OfH katılımının süresi, miktar bildirimleri, ticaret unvanı veya temsilci değişikliği bu incelemede önem taşıyabilir. 16 Ocak 2026 geçişi nedeniyle kayıtların kaybolduğu işletmeler için stiftung ear yeni başvuru yapılmasını duyurmuştur; ancak sonraki kayıt, kayıt bulunmayan dönemde yapılan bütün satışlara geriye dönük onay vermez. Sözleşme ihlali tespitinde 'satıcı kayıt numarası sağladı' borcu ile 'satıcı tedarik boyunca aktif kayıt taahhüt etti' borcu farklıdır. Alman GmbH, işlem bazında kayıt durumunu izlemek için kalıcı bir uyum takvimi oluşturmalı ve yenileme bildirimlerini tek bir çalışanın e-posta kutusuna bırakmamalıdır.
Pazaryeri ve depo operatörleri bakımından etkiler
BattDG §4/3, kayıt eksikliğinin dağıtıcı ve belirli fulfillment hizmetleri üzerinde etkisini düzenlediği için sorun yalnız üretici sicilinin iç meselesi değildir. Amazon benzeri pazaryeri platformlarında ürünün askıya alınması, depo çıkışının durması veya ilgili lojistik hizmetin reddi, ayrıca özel platform sözleşmesine dayanabilir. Platform yazısında hangi ürün/marka/kategori kaydının eksik olduğu ve dayandığı kural açık değilse otomatik geri ödeme veya tazminat hesabına geçmeden önce açıklama talep edilmelidir. Almanya deposunun içinde satılamayan ürün bulunması mülkiyetin veya gümrük statüsünün kendiliğinden değiştiği anlamına gelmez; iade, yeniden işleme, satışa uygun hâle getirme seçenekleri ticari ve hukukî bakımdan karşılaştırılır. İthalatçı platformu, lojistik hizmet sağlayıcısını ve tedarikçiyi ayrı muhatap kabul etmeli; her birine gönderilen yazıda sadece ilgili sözleşmeden doğan edimi talep etmelidir. Bu yaklaşım çift tazminat talebini ve süresiz depolama zararını önler.
Alman idari başvurusunda süre ve muhatap
EAR sicil işlemi, kayıt reddi veya silme kararında esas muhatap ve başvuru yöntemi kararın niteliğine göre tespit edilir. Almanya'da idari itiraz veya yargı yolu için kanunda ve tebliğ edilen karardaki Rechtsbehelfsbelehrung bölümünde belirtilen süreler önemlidir; tek bir genel süreyi bütün işlemler için kesinmiş gibi uygulamak doğru değildir. İdari makamın cevabını beklerken ticari stokun durumunu sürüncemede bırakmak zarar azaltma yükümlülüğü bakımından sorun yaratabilir. İngilizce veya Türkçe satıcı açıklaması yerine Alman makam kararının aslı, ekleri, tebliğ günü ve yetkili temsilciye ulaştığı tarih ayrıca saklanmalıdır. Çeviri gerekiyorsa resmî başvurunun kabul ettiği dil ve belge biçimi kontrol edilir. Türk tedarikçiye açılacak alacak davasının takvimi ile Almanya'daki idari başvurunun takvimi birbirinden ayrılmalı, biri diğerinin süresini kendiliğinden durduruyormuş gibi hareket edilmemelidir.
Türkiye’de dava, tahkim ve yetkili mahkeme
Türk satıcıya yöneltilecek sözleşmesel talepte önce uyuşmazlık çözüm maddesi incelenmelidir. Tarafların geçerli bir tahkim anlaşması veya yetki düzenlemesi bulunabilir; uluslararası ticari satışın Türk unsuru tek başına her davanın Türkiye'de açılabileceğini veya mutlaka Türk hukukunun uygulanacağını göstermez. MÖHUK m.24 uygulanacak hukuk seçiminin koşulları bakımından, MÖHUK m.40 ve devamı ise Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bakımından somut dosyaya göre incelenir. Türkiye'de ticari dava açılması hâlinde TTK m.4–5, 5/A çerçevesinde görev ve dava şartı arabuluculuk değerlendirilir; özellikle konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava şartı kapsamı ayrıntılı kontrol edilmelidir. CISG'nin uygulanması ile görevli mahkeme belirlenmesi aynı mesele değildir. Sözleşmenin Almanca metni, yetki kaydı ve ekler arasında çelişki varsa ana sözleşmenin öncelik hükmü incelenmelidir.
İhtiyati tedbir ve delil tespiti seçenekleri
Türk tedarikçinin elinde bulunan üretim kayıtlarının silinmesi, seri numaralarının değişmesi veya numune ürünlerin elden çıkarılması tehlikesi varsa HMK m.389 ve m.400 hükümleri somut olay bakımından gündeme gelebilir. Ancak ihtiyati tedbir ile para alacağının peşinen tahsili aynı kurum değildir; istenen tedbirin hakkın korunmasına elverişli, ölçülü ve hukuken mümkün olması gerekir. Delil tespiti talebinde hangi cihazın hangi pile sahip olduğu, parti izleme kayıtlarının nerede tutulduğu ve hangi bilirkişilik disiplininin gerektiği açıkça belirtilmelidir. Almanya'daki sicil belgelerinin Türkiye'de delil olarak kullanılmasında belge ve çeviri şartları ayrıca araştırılır. Mahkemeye sunulacak teknik dosyada orijinal elektronik verinin ve zaman bilgisinin korunması, mahkeme kararına dayanmayan sonradan düzenlenmiş tabloya göre daha açıklayıcı olabilir. Yurt dışı yargı veya idare makamından alınan belgelerin niteliği de ayrıca sınıflandırılmalıdır.
Zararı azaltmak için ilk 48 saatte yapılacak işler
İlk aşamada etkilenen markayı, model ve parti listesini sabitlemek; aktif kayıt sorgusunu tarihli dosyalamak; satış kanalı ve lojistik operatörünün bildirimini saklamak gerekir. İkinci aşamada eksikliğin üretici sicili, OfH katılımı veya teknik uygunluk belgesi olup olmadığı belirlenir. Üçüncü aşamada Alman makam ve yetkili organizasyon nezdinde hangi başvurunun işletme tarafından yapılabileceği incelenir; satış yasağını ihlal edecek bir stok eritme yoluna başvurulmaz. Dördüncü aşamada Türk satıcıya CISG m.39'a uygun somut bildirim gönderilir ve saklanan delillerle sözleşmedeki belirli hizmetler istenir. Beşinci aşamada iptal edilen kesin siparişler ile tahmini satış projeksiyonları ayrılır. Bu sıra, hukuki başvuru hakkını korurken gereksiz depo kirası veya tekrar nakliye gibi kalemleri artırmamayı hedefler. '48 saat içinde her mesele çözülür' gibi bir vaat değildir; acil yönetim planının takvimi ürün, makam ve sözleşmeye göre değişir.
Yeni sözleşmeye konulacak koruyucu hükümler
Sonraki siparişlerde üretim sözleşmesinin eki olarak marka/kategori/ülke bazında uyum matrisi hazırlanabilir. Hangi tarafın EAR kaydı sahibi olacağı, OfH ilişkisini kimin kuracağı, teknik verilerin teslim süresi, yıllık miktar bildirimi ve masraf paylaşımı ayrı maddelerde yazılmalıdır. Tedarikçi belirli belgelerin gerçekliğini ve güncelliğini taahhüt ediyorsa bu taahhüdün ölçülebilir süresi tanımlanmalıdır. Sözleşmedeki denetim hakkı, yalnız kâğıt isteme değil, kayıt numarasının resmî sicilde kontrolü ve süre bitiminde güncelleme bildirimini de kapsayabilir. Kayıt eksikliğinde satışın askıya alınması, ürünün geri teslimi, iyileştirme için ek süre, tazminat hesabı ve ihtilaf çözüm mekanizması açık yazılmalıdır. Kamu hukuku yasağını aşmayı amaçlayan kayıt kiralama veya ilgisiz bir şirketin numarasını kullandırma anlaşması koruyucu hüküm olarak görülmemelidir; böyle bir metin hukuki riski büyütebilir.
Yönetim kuruluna ve tedarik departmanına raporlama
Alman ithalatçı bünyesinde hukuk, uyum, satın alma, satış ve mali işler farklı sorulara cevap verir. Hukuk ekibi üretici sıfatını ve sözleşmesel ihlal iddiasını; uyum ekibi gerçek sicil ve OfH durumunu; satın alma birimi teknik belge borcunu; mali işler somut zarar kalemlerini; satış birimi alternatif kanal ve sipariş iptallerini raporlamalıdır. Tek sayfalık risk özetinde ürün/kategori, mevcut kayıt, satış engeli, sorumlu işletme, talep edilen belge, son tarih ve aksiyon sahibi gösterilebilir. Dış danışmanlık notunda Almanya'daki idari karar ile Türkiye'de tedarikçiye yöneltilecek özel hukuk talebi tek bir kesin sonuca indirgenmemelidir. Müvekkile 'kayıt yoksa bütün zarar kesin tahsil edilir' denmesi hem hukuki olarak hatalı hem de beklenti yönetimi bakımından sakıncalıdır. Bu koordinasyon, dava veya müzakerede gerçekçi uzlaşma bedelini ve belgeyle ispatlanabilir talebi ortaya koyar.
Sonuç: sicil ihlali ile satıcıya rücu ayrı incelemelerdir
2026'da Türk pil veya bataryası ithal eden Alman GmbH için ilk sorular, BattDG §4–5 bakımından üretici kaydının bulunup bulunmadığı ve §7 bakımından geri alma organizasyonu ilişkisinin güncel olup olmadığıdır. Bu kamu hukuku analizi tamamlanmadan sırf satıcının Türk olduğu gerekçesiyle kayıt yükümlülüğünü ona yüklemek mümkün değildir. İkinci aşamada sözleşme, CISG m.34–35, m.38–39 ve m.74–77 bakımından açıklanabilir ve belgelenebilir şekilde analiz edilir. Zarar kalemlerinin öngörülebilirliği, nedenselliği ve azaltılması; idari işlem sürelerinden bağımsız olarak hesaplanır. Türk ve Alman taraflar açısından en güçlü dosya, tam bir ürün-kategori sicil matrisi, tarihli kurum kayıtları, açık sözleşme borçları ve somut satış kaybı delilleridir. Bu rehber karar veya garanti değil, hukuki değerlendirme çerçevesidir; dosyaya özgü temsil ve başvuru kararları somut evrak üzerinden belirlenir.
Resmî mevzuat ve yetkili kurum kaynakları
- AB 2023/1542 Pil ve Atık Pil Tüzüğü
- BattDG tam metni ve içindekiler
- BattDG §4 satış yasağı
- BattDG §5 üretici kaydı
- BattDG §7 OfH ve katılım
- BattDG §40 yetkili temsilci
- Alman Çevre Ajansı – Pil ve atık piller
- Stiftung EAR – 16.01.2026 kayıt değişimi
- UNCITRAL CISG resmî sözleşme sayfası
- Türk hukuk mevzuatı resmî erişim
Sıkça sorulan sorular
Türk fabrikadan alınan bataryayı Almanya’da satan GmbH BattDG kapsamında üretici midir?
Fizikî imalatçı farklı olsa bile Almanya pazarına ilk arzı yapan aktör AB 2023/1542 m.3 ve BattDG ölçütleri uyarınca üretici sayılabilir; satış modeli ve kayıt zinciri incelenir.
Pil için WEEE/EAR numarası yeterli mi?
Hayır. Elektrikli cihazın ElektroG kaydı ile pilin BattDG kapsamındaki marka ve kategori tescili aynı kayıt konusu değildir.
BattDG hangi tarihte yürürlüğe girdi?
Alman BattDG 7 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. AB 2023/1542’nin ilgili atık pil ve EPR hükümlerinin uygulaması 18 Ağustos 2025’te başlamıştır.
Almanya’da BattDG kayıt olmadan pil satılabilir mi?
BattDG §4/1 ile §5, uygun kayıt yokken üreticinin piyasaya arzını yasaklar; dağıtıcı ve fulfillment zincirindeki yasaklar §4/3’te ayrıca düzenlenir.
OfH nedir ve hangi yükümlülüğü karşılar?
Organisation für Herstellerverantwortung, BattDG §7 çerçevesinde atık pil geri alma sisteminin yürütülmesine ilişkin üretici sorumluluğu organizasyonudur; belirli şartlarda bireysel sorumluluk da mümkündür.
15 Ocak 2026 geçiş süresi bütün ithalatçılar için hâlâ geçerli mi?
Hayır. Eski kayıtların belirli geçiş yükümlülüklerine ilişkin son tarihti; 2026 Kasım ayındaki yeni arz için genel bir kayıt ertelemesi değildir.
Türk satıcıya gönderilen ihtarda hangi belgeler belirtilmeli?
Satış sözleşmesi, ilgili parti ve marka, eksik kayıt veya OfH belgesi, tespit tarihi, talep edilen tamamlanma biçimi ve somut sonuçlar belirtilmelidir.
CISG m.35 Alman kayıt eksikliğini her durumda Türk satıcının ayıbı yapar mı?
Hayır. Uygunsuzluk, sözleşme şartları, bilinen özel kullanım amacı, kararlaştırılan belge görevi ve somut koşullara göre değerlendirilir.
Alıcı kaç gün içinde ayıp bildirimi yapmalıdır?
CISG m.39 makul süre ölçütünü kullanır; her olay için sabit gün sayısı söylemek doğru değildir. Tespit ve bildirim günleri saklanmalıdır.
Alman idari para cezasını Türk satıcı otomatik öder mi?
Hayır. Cezanın niteliği, kime uygulandığı, sözleşme, nedensellik, ilgili hukuk ve ispat koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Kayıt yenilenirse eski satış yasağı kendiliğinden ortadan kalkar mı?
Sonradan alınan kayıt, önceki eksik dönem için otomatik geriye yürüyen izin değildir; ilgili dönem ve idari kararların ayrıca incelenmesi gerekir.
Türk tedarikçiye hangi ülkede dava açılır?
Geçerli yetki/tahkim anlaşması, MÖHUK ve diğer uygulanacak usul kuralları incelenir; uluslararası satış varlığı tek başına yetkili ülkeyi belirlemez.
Mersin ofisi haritası
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
