Alman İthalatçının Türk Tedarikçisinin Fabrikasında Yangın Çıkarsa: CISG 79, Teslim Gecikmesi ve Avans
Kısa ve Net Cevap
Türk tedarikçinin fabrikasında yangın çıkması Alman ithalatçıya karşı teslim ve avans borcunu otomatik sona erdirmez. CISG m.79 kapsamında denetim dışı, öngörülemeyen ve aşılması makul olmayan engel koşulları ispatlanmalıdır. Tazminat muafiyeti, sözleşmeden dönme, teslim, avansın iadesi ve diğer hakların tümünü ortadan kaldırmaz. Alıcının güvenli ilk adımı sözleşme, sipariş ve yangın delillerini koruyup tarafların uygulanabilir çözümünü somutlaştırmaktır.
Kısa Özet Tablosu
| Soru | Temel hüküm ve kontrol |
|---|---|
| Yangın otomatik muafiyet mi? | CISG m.79/1: koşullar ve nedensellik ispatı gerekir. |
| Fason üretici etkisi? | CISG m.79/2: üçüncü kişi bakımından ek değerlendirme. |
| Bildirim gecikirse? | CISG m.79/4: bildirimin ulaşmamasından doğan zarar. |
| Alıcı ek süre verir mi? | CISG m.47 ve m.49: makul süre ve sona erme ölçütleri. |
| Avans ve ikame alım? | CISG m.81, 84; tazminat için m.74–77 ve m.79. |
| Görev, yetki ve delil? | TTK m.4–5/A, MÖHUK m.40, HMK m.199, 400. |

İçindekiler — Hukukî inceleme ve 12 SSS
1. Olayın niteliği: yangın tek başına tüm borçları ortadan kaldırmaz
Almanya’da faaliyet gösteren bir GmbH, Türkiye’deki imalatçıdan belirli tarihte sevk edilmek üzere endüstriyel bağlantı parçaları satın almış olabilir. Satıcı yangın çıktığını bildirince ilk hukukî soru, yangının gerçekleşip gerçekleşmediğinden ibaret değildir. Tam olarak hangi üretim hattının, hangi sipariş partisinin ve hangi teslim borcunun etkilendiği belirlenmelidir. Aynı fabrikadaki yangın bazı malların üretimini durdururken bitmiş stokların sevkini etkilemeyebilir. Siparişin bölünebilir olması da sonucu değiştirir.
Alıcı sipariş teyidini, ürün teknik şartnamesini, teslim takvimini, banka transferlerini ve yangın sonrasında gelen bütün bildirimleri tek dosyada toplamalıdır. Bu somut olaya özgü dosya, genel mücbir sebep anlatımından farklı olarak malın gerçekten ikame edilip edilemeyeceğini, teslimde hangi gecikmenin doğduğunu ve alıcının hangi hakları ne zaman kullanabileceğini araştırır.
2. CISG uygulama alanı ve tarafların ticari işyerleri
Türkiye ve Almanya’da işyerleri bulunan iki ticari işletme arasındaki taşınır mal satımında Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Birleşmiş Milletler Antlaşması, yani CISG, şartları varsa doğrudan uygulanır. CISG m.1 temel bağlama kuralını düzenler. Gerçek kişilerin milliyeti değil, sözleşmeyle ilgili işyerlerinin farklı âkit devletlerde bulunması önemlidir. Satışın tüketici işlemi olması, hizmet ağırlığı veya özel istisnalar antlaşma kapsamını etkileyebilir; başlığa bakılarak otomatik sonuç kurulamaz.
İmalat siparişinde CISG m.3 ayrıca incelenmelidir: Alıcı üretim için gerekli malzemenin esaslı bölümünü sağlıyorsa veya sözleşmede edimlerin ağırlığı işgücü ve hizmetten oluşuyorsa nitelendirme farklılaşabilir. Sözleşmenin tarafı Alman GmbH ile Türk üretici mi, yoksa üçüncü bir ithalat aracı şirket mi; faturada ve banka dekontlarında kimin adı var; bunlar birlikte belirlenmelidir.
3. Hukuk seçimi ve CISG m.6 ile sözleşmesel değişiklik
CISG m.6, tarafların antlaşmayı dışlamasına veya hükümlerinin etkisini değiştirmesine imkân verir. Sözleşmedeki “Alman hukuku uygulanır” veya “Türk hukuku uygulanır” kaydı her durumda CISG’nin dışlandığı anlamına gelmez; antlaşmanın ilgili hukuk düzeninin parçası olması ve açık dışlama bulunup bulunmaması incelenir. Geçerli bir tahkim şartı ise hangi merciin karar vereceğini ayrıca belirleyebilir.
Alman ithalatçı, sipariş ve çerçeve sözleşmedeki genel işlem şartlarını, hangi tarafın şartlarının kabul edildiğini, mücbir sebep maddesinin sınırını ve sözleşmeye sonradan eklenen revizyonları karşılaştırmalıdır. İngilizce “force majeure” başlığının bulunması yeterli değildir; bildirim süresi, kanıt yükü, alternatif kaynak kullanımı, avans hesabı ve uzun süreli engelde sona erme yöntemi somut hüküm metninden okunmalıdır.
4. CISG m.79 kapsamında ispat edilmesi gereken koşullar
CISG m.79/1 uyarınca ifa etmeyen taraf, ifa etmemenin kendi denetimi dışında kalan bir engelden kaynaklandığını; sözleşme kurulurken engeli makul olarak hesaba katmasının beklenemeyeceğini ve engelden veya sonuçlarından kaçınmasının yahut bunların üstesinden gelmesinin makul olarak beklenemeyeceğini ortaya koymalıdır. Bu koşullar birlikte değerlendirilir. Üretim alanında yangın çıkması, yalnız başına bütün unsurların kendiliğinden ispatlandığı anlamına gelmez.
İddia edilen engel ile teslim edilememe arasında somut nedensellik bağı aranır. Yanan bölüm siparişe tahsis edilen hat mıydı? Korunan depo veya başka tesisle teslim mümkün müydü? Yangın öncesinde üretim zaten gecikmiş miydi? Alman alıcı, bu soruların yanıtını yazılı olarak istemeli; satıcının kendi işletme riskini doğrudan karşı tarafa aktaran genel ifadeleri delilsiz kabul etmemelidir.
5. Yangının nedeni: kusur, bakım ve risk yönetimi
Elektrik tesisatı arızası, bakım ihlali, yanıcı madde saklama biçimi, iş güvenliği tedbiri eksikliği veya dışarıdan gelen doğal afet aynı hukukî olgu değildir. CISG m.79 değerlendirmesinde olayın önlenebilirliği ile satıcının makul tedbirleri alıp almadığı kritik olabilir. İtfaiye tutanağı veya sigorta eksperinin ön raporu tek başına kusur yargısı yerine geçmez; teknik belgeler çelişiyorsa bağımsız uzman incelemesi gerekir.
Satıcı, düzenli bakım kayıtlarını, işletme risk analizi belgelerini, söndürme sistemi raporlarını, son denetimleri, olay anı kayıtlarını ve yangın sonrası operasyon planını mümkünse korumalıdır. Alıcı ise belgeler sunulmadan “doğal afet”, “kaçınılmaz olay” ya da “sigortadan karşılanacak” açıklamasına dayanarak cezai şarttan, gecikme tazminatından veya başka haktan önceden vazgeçmemelidir.
6. Yangının sözleşmeden önceki veya sonraki zamanlaması
Sözleşme kurulmadan önce bilinen üretim arızası, izin sorunu veya yüksek yangın riski sonraki bir mazeretin değerlendirilmesinde önem kazanır. CISG m.79/1, engelin sözleşme kurulduğu tarihte makul olarak öngörülüp öngörülemeyeceğini özellikle dikkate alır. Siparişin kabulü sırasında fabrikanın bir bölümünün zaten kapalı olması ile ani yangının daha sonra gerçekleşmesi aynı durum değildir.
Zaman çizelgesine teklif tarihi, sipariş teyidi, peşin ödeme, malzeme tedariki, planlanan üretim başlangıcı, yangın tarihi, ilk haberleşme ve teslim günü işlenmelidir. Bu çizelge satıcının gecikmesinin olaydan önce başlayıp başlamadığını ve sonradan ileri sürülen engelin bütün gecikmeyi gerçekten açıklayıp açıklamadığını görünür kılar.
7. Üçüncü kişi veya fason imalatçının yangını: CISG m.79/2
Türk satıcı üretimi kendi tesisinde değil, sözleşmenin tamamını veya bir bölümünü ifa etmek üzere görevlendirdiği bir fason üreticide yaptırabilir. Böyle bir üçüncü kişinin yangınla karşılaşması CISG m.79/2 kapsamındaki ek incelemeyi gerektirir. Muafiyet iddia eden taraf açısından hem kendisinin hem de görevlendirdiği kişinin ilgili engel koşulları bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir; alt yüklenicinin genel ifadesi tek başına yeterli olmaz.
Siparişi gerçekten kimin üreteceği, fason ilişkinin süresi, başka atölyelere geçiş yetkisi, kalite kontrol sorumluluğu ve kapasite kısıtları önemlidir. Alıcının alt üreticiyle doğrudan sözleşmesinin bulunmaması, muhatap olduğu satıcının sözleşme kapsamındaki borçlarını otomatik sona erdirmez. Satıcının finansal ve teknik alternatif arama çabası ayrıca kayda geçirilmelidir.
8. Alternatif tedarik ve üretim kapasitesi araştırması
Belirli bir fabrikada yangın çıkması, aynı tür malların başka yerde üretilmesini her zaman imkânsız kılmaz. Ürün standart bir katalog malıysa üçüncü bir üreticiden veya mevcut stoktan karşılanması teknik olarak mümkün olabilir. Buna karşılık özel kalıp, patentli bileşen veya tekil üretim sertifikası gerekiyorsa ikame daha sınırlıdır. CISG m.79’un “engelin üstesinden gelebilme” ölçütü bakımından bu ayrım önemlidir.
Alıcı, satıcıdan somut alternatif tesis listesi, kapasite teklifleri, asgari üretim süreleri ve varsa onaylanmış kalıp taşıma planını talep edebilir. Satıcıya kabul edilemeyecek kalite veya güvenlik standardını zorla dayatmak gerekmez; fakat yalnız daha pahalı hale gelen bir tedarikin, bütün koşullarda hukuken imkânsız hale geldiği varsayılmamalıdır. Alternatiflerin maliyeti ve makullüğü olayın ölçeğiyle değerlendirilir.
9. Bitmiş stok, yarı mamul ve sipariş tahsisi
Yangın sonrasında üretim devam edemese bile bitmiş stok, başka depodaki güvenli mal veya sevke hazır palet bulunabilir. Sözleşme seri üretim partilerini içeriyorsa hangi partinin hangi alıcıya tahsis edildiği, depo yönetim kayıtlarıyla ortaya konmalıdır. Alıcı adına ayrılmış malların varlığı, teslim borcunun kapsamı ve riskin geçişi bakımından ayrıca önem taşır.
Üretici, yangında zayi olan mallar ile kurtarılan malları fatura, stok kartı, lot numarası, irsaliye ve sayım tutanağı üzerinden ayırmalıdır. Alman alıcının bağımsız gözetim şirketiyle güvenli alandaki malı inceletmesi, gereksiz yeni üretim bekleyişini önleyebilir. Ancak kullanılamayacak, teknik şartnameye aykırı veya yangından zarar görmüş stokun kabulü konusunda yazılı kalite kriterleri ihmal edilmemelidir.
10. Engelin süresi ve CISG m.79/3
CISG m.79/3, muafiyetin engelin mevcut olduğu dönem için sonuç doğurduğunu belirtir. Bu nedenle satıcı bir defa yangın bildirimi göndererek belirsiz süre boyunca teslim takviminden tamamen kurtulduğunu ileri süremez. Yangının söndürülmesi, ekipmanın onarımı, dış kaynak üretiminin başlaması ve sevkiyatın mümkün hale gelmesi ayrı aşamalardır.
Alıcı için makul yaklaşım, haftalık veya sözleşmenin aciliyetine göre daha sık tarihli ilerleme raporu istemektir. Satıcının bildirdiği yeni terminlerin gerçekçi olup olmadığı, siparişin kullanılacağı sezon, Alman alıcının üçüncü kişilere verdiği teslim taahhütleri ve alternatif temin imkânlarıyla birlikte ölçülmelidir. Geçici üretim engeli ile ticari ilişkinin kalıcı olarak bitmesi farklı hukuki değerlendirmelere tabidir.
11. CISG m.79/4 uyarınca bildirim ve geciken bildirim zararı
CISG m.79/4, ifa etmeyen tarafın engeli ve engelin ifaya etkisini diğer tarafa bildirmesini öngörür. Bildirimin makul sürede karşı tarafa ulaşmaması halinde bildirim ulaşmamasının yol açtığı zarar bakımından sorumluluk gündeme gelir. Bu, yangın nedeniyle ortaya çıkan her zararın otomatik karşılanması veya her bildirimin belirli sabit gün içinde yapılması anlamına gelmez.
Bildirimde olay tarihi, etkilenen ürün kodları, miktarlar, sevk tarihi tahmini, mevcut stok, alternatif üretim arayışı ve iletişim sorumlusu bulunmalıdır. “Yangın çıktı, mücbir sebep var” şeklindeki tek satır, etkilerin ölçülmesine genellikle yetmez. Alman alıcı gelen e-postayı, sunulan fotoğraf ve belgelere ait zaman damgalarını, karşı yanıtını ve hangi tedbiri hangi tarihte alabileceğini birlikte arşivlemelidir.
12. İlk 72 saatte belge ve delil koruması
Alıcı yangın haberini aldığı gün sözleşmenin güncel nüshasını, sipariş eklerini, ödeme belgelerini, termin yazışmalarını ve Alman müşterilere verilen taahhütleri değiştirilemez bir klasöre aktarmalıdır. Elektronik haberleşmelerin yalnız ekran görüntüsü değil, mümkünse tam e-posta başlığı ve eklentileri korunmalıdır. Satıcıdan yangının yerini ve teknik kapsamını belirten resmî evrakla sigorta kaydını istemek mümkündür; üçüncü kişilerin mahremiyet ve ticari sırları korunmalıdır.
Delil saklama planı iki amaca hizmet eder: mücbir sebep iddiasının denetlenmesi ve zararın hesaplanması. Gecikmeyi gösteren e-posta tek başına yoksun kalınan kârı ispatlamaz; iptal edilen sipariş, tahmini marjı destekleyen muhasebe verisi ve telafi için yapılan makul harcamalar da dosyalanmalıdır. Belgelerde sonradan değişiklik veya seçimli paylaşım yapılmaması ispat güvenilirliğini artırır.
13. Teslim tarihi ve Incoterms riskin geçişi aynı kavram değildir
Satıcının malı hangi tarihte teslim edeceği ile satım konusu malın kazaen zayi olma riskinin hangi anda alıcıya geçtiği farklı sorulardır. Incoterms 2020 kuralları sözleşmeye usulüne uygun dahil edildiyse belirli teslim ve risk noktalarını düzenler. Ancak bunlar tek başına CISG m.79 kapsamındaki tazminat muafiyetinin bütün koşullarını çözmez ve her sözleşmede otomatik uygulanmaz.
Örneğin mallar henüz Türk fabrikasında üretim aşamasındaysa riskin geçtiği varsayılamaz; buna karşılık mallar sözleşmeye uygun olarak taşıyıcıya teslim edilmişse CISG m.67 ve sözleşmesel teslim şartları incelenir. Paketleme, belirleme ve belge yükümlülükleri ayrıca önem taşıyabilir. Konu hakkında ayrıntılı uygulama için Almanya–Türkiye Incoterms 2020 teslim ve risk rehberi incelenebilir.
14. Hasarın geçişi ve yangında hangi malların yandığı
CISG m.66–70 malın hasarına ilişkin riskin sonuçlarını düzenler; ancak risk geçişi tarafın kendi ihlalinden kaynaklanan diğer hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yangın anında mallar henüz belirlenmemiş genel stok muydu, yoksa alıcının siparişine ait ayrılmış seri numaralı ürünler miydi? Bu ayrım teslim, risk ve sözleşmeye aykırılık analizini etkiler.
Türk imalatçı bir başka alıcıya ait stokun yandığını söyleyerek Alman GmbH’nin teslim borcunu yerine getiremediğini ileri sürüyorsa olayın aynı ürün sınıfını etkileyip etkilemediği araştırılmalıdır. Her partinin risk geçiş belgesi, taşıyıcı teslim tutanağı ve depo çıkışı ayrı ele alınmalıdır; tek bir olay raporu, farklı sözleşmeler için tek ve aynı hukukî sonucu doğurmaz.
15. Alıcının makul ek süre vermesi: CISG m.47
Satıcı belirlenen tarihte teslim edemiyorsa alıcı CISG m.47 kapsamında makul uzunlukta ek bir süre tanıyabilir. Verilen sürenin gerçekçi olması önemlidir: basit bir sevk organizasyonu ile özel üretim kalıbının yeniden hazırlanması aynı sürede gerçekleşmez. Ek sürenin başlangıcı, son günü, teslim edilecek kesin miktar ve ara rapor zorunluluğu yazılı şekilde belirtilmelidir.
Ek süre verilmesi tüm haklardan vazgeçme değildir. Ancak CISG m.47/2 gereği, satıcı süre içinde ifa etmeyeceğini bildirmediği sürece alıcının bu dönemde kullanabileceği bazı başvuru yolları sınırlanabilir; gecikme tazminatı hakkı ise hükmün şartları çerçevesinde korunur. Bu nedenle satıcının üretim kapasitesine bakılmadan gelişigüzel uzun bir ek süre verilmesi ticari planlamayı zorlaştırabilir.
16. Esaslı ihlal ve CISG m.25 ile m.49
Her gecikme doğrudan sözleşmeden dönme hakkı yaratmaz. CISG m.25’teki esaslı ihlal ölçütü, alıcının sözleşmeden haklı olarak beklediği menfaatten önemli ölçüde yoksun kalması ve ilgili öngörülebilirlik şartları üzerine kuruludur. Malın belirli fuar, üretim hattı devreye alma günü veya sezon için alınmış olması bu değerlendirmede önem taşıyabilir.
Satıcının teslim etmeme hâlinde CISG m.49’un koşulları ayrıca incelenir. Özellikle alıcının m.47 uyarınca tanıdığı ek sürenin dolması veya satıcının o sürede teslim etmeyeceğini açıklaması sözleşmenin ortadan kaldırılması imkânını etkileyebilir. Dönme beyanı CISG m.26 gereğince karşı tarafa bildirilmelidir. Alıcı, bildirimi göndermeden önce daha önce yapılmış kısmi teslimleri ve iadeyi de hesaplamalıdır.
17. Gelecekteki esaslı ihlal: CISG m.72
Yangından sonra üretim tesisinin aylar boyunca çalışamayacağı netleşebilir. Sözleşmenin kalan bölümünün esaslı biçimde ihlal edileceği teslim tarihinden önce açık ise CISG m.72 gündeme gelebilir. Bu hükmün eşiği sıradan gecikme endişesinden yüksektir; muhtemel zarar hakkındaki ticari tahmin tek başına yeterli olmaz.
Makul bildirim imkânı varsa karşı tarafa uygun güvence sunma fırsatı sağlanması da m.72 bağlamında önem taşır. Alman alıcı, satıcının finansal veya teknik güvencesini; alternatif üreticinin teyidini, tedarik edilen ham maddeyi ve gerçekçi sevkiyat planını yazılı değerlendirmelidir. Aceleyle sözleşmeyi sonlandırmak, esaslı ihlal yeterince açık değilse karşı talep riskine yol açabilir.
18. Taksitli sevkiyat ve bölünebilir teslim: CISG m.73
Sözleşme aylık dört parti mal teslimi öngörüyorsa ilk partinin yangında etkilenmesi sonraki üç partinin hukukî durumunu otomatik belirlemez. CISG m.73 taksitli teslimlerde belirli bir partiye ilişkin ihlal ve gelecekteki partilere ilişkin öngörülen ihlal bakımından ayrı ölçütler getirir. Her partinin teknik özellikleri, ayrı fatura ve ihracat belgeleri, üretim lokasyonu ve termin planı kontrol edilmelidir.
Alman ithalatçı, teslim edilmiş kullanılabilir partiyi muhafaza edip kalan partiler bakımından farklı hukukî işlem yapmak isteyebilir. Satıcı da kurtarılan ürünlerin kısmi teslimini teklif edebilir. Kısmi teslimin ticari anlam taşıyıp taşımadığı, alıcının bu ürünleri bir set hâlinde kullanıp kullanamayacağı ve siparişin bütünlüğü ile bağlantılıdır.
19. Peşin ödenen avansın iadesi: CISG m.81 ve m.84
Alman GmbH üretim başlamadan önce bedelin yüzde kırkını banka havalesiyle göndermiş olabilir. Yangın meydana gelince ödemenin otomatik ve derhal iade edilmesi gerektiği sonucuna gidilmemelidir. Önce ödeme hangi edimin karşılığıdır, sözleşme devam ediyor mu, hangi ölçüde ifa gerçekleşti ve CISG kapsamında geçerli bir ortadan kaldırma beyanı var mı soruları yanıtlanmalıdır.
CISG m.81/2 sözleşmenin ortadan kaldırılması halinde ifa edilenlerin geri verilmesi talebini, m.84 ise para iadesinde faiz meselesini düzenler. İade borcunun kapsamı, karşı edim, kısmî ifa ve sözleşmesel hesaplaşma birlikte araştırılır. Satıcının konkordato veya iflası da ayrıca söz konusuysa avansın tahsilinde takip ve sıra kuralları doğar; konkordato döneminde avans ve alacak kaydı başka bir özel dosyadır.
20. İkame mal alımı: CISG m.75 fiyat farkı
Alman alıcı, kendi müşterisinin üretimini durdurmamak için aynı teknik özellikte malı başka üreticiden daha pahalıya satın alabilir. CISG m.75 bakımından, sözleşmenin geçerli biçimde ortadan kaldırılması sonrasında makul süre ve makul yöntemle yapılan ikame alımın bedel farkı önemlidir. Yalnız “piyasada fiyat yükseldi” ifadesi, gerçek ikame işlem ve uygun zamanlama araştırılmadan doğrudan talep hesabı oluşturmaz.
İkame teklifleri birden fazla tedarikçiden alınmalı; kalite, termin, navlun, test sertifikası ve ödeme koşulları karşılaştırılmalıdır. Başka bir ürüne geçişin yüksek maliyeti teknik zorunluluktan kaynaklanıyorsa açıklanmalıdır. Türk iç hukukundaki örnek hesaplamalarla antlaşma hükümleri karıştırılmamalı; karşılaştırmalı okuma için teslim edilmeyen malda ikame alım farkı yazısına bakılabilir.
21. Piyasa fiyatı yöntemi: CISG m.76
Gerçek ikame işlem yapılmamışsa ve ilgili mal için güvenilir cari piyasa fiyatı varsa, CISG m.76’nın şartları incelenebilir. Ancak bu madde de sözleşmenin ortadan kaldırılması, karşılaştırılabilir mal, doğru fiyat ve zaman koşulları bakımından dikkatle uygulanmalıdır. Standart hammadde ile yalnız bir alıcının çizimine göre üretilen özel makine parçası arasında piyasa fiyatının saptanabilirliği farklı olabilir.
Alıcı ticaret borsası fiyatlarını, aynı tarihte düzenlenen teklifleri ve bağımsız sektör verilerini toplamalıdır. Malların teslim yeri ve kalite şartları hesaba katılmadan başka ülkedeki yüksek bir fiyatın doğrudan talep hesabına dönüştürülmesi ispat sorunu yaratır. m.75 ve m.76 yöntemleri birbirini körü körüne tamamlayan iki ayrı otomatik tazminat kalemi değildir.
22. Zarar, kâr kaybı ve öngörülebilirlik: CISG m.74
CISG m.74 kapsamındaki zarar hesabında fiilî giderler, makul biçimde kanıtlanabilen kâr kaybı ve ihlal ile zarar arasındaki nedensellik bağı değerlendirilir. Ayrıca sözleşme kurulurken ihlal eden tarafın öngördüğü veya öngörmesi gereken muhtemel zarar sınırı önemlidir. Alman ithalatçının downstream müşterisine ödeyeceği sözleşme cezası, satıcı tarafından hangi tarihte biliniyordu; sipariş teyidi bu riski açıklıyor muydu; inceleme bu sorulardan başlar.
Giderler sevkiyat iptal ücreti, alternatif test masrafı, güvenli depolama veya müşteriye yapılmış makul telafi ödemesi olabilir. Aynı giderin hem genel zarar hem ikame fiyat farkı altında iki kere talep edilmemesi gerekir. Her kalem için fatura, ödeme kanıtı, makuliyet açıklaması ve olayla bağlantı gösterilmelidir.
23. Zararı azaltma yükümlülüğü: CISG m.77
CISG m.77 gereğince zarar gören taraf, zararı azaltmak için koşullara göre makul önlemleri almakla yükümlüdür. Bu önlemler alternatif tedarikçi aramak, müşteri teslim tarihini yeniden müzakere etmek, kurtarılan stokun güvenli kullanımını araştırmak veya lojistik planını değiştirmek olabilir. Makul olmayan, aşırı maliyetli ya da güvenlikten ödün veren bir çözüm yükümlülük olarak kabul edilmemelidir.
Alıcının hiçbir işlem yapmadan aylardır artan depolama ücretini satıcıya yüklemesi veya ilk bulunan fahiş fiyatlı teklifi hiçbir karşılaştırma yapmadan kabul etmesi hesap tartışması yaratır. Zarar azaltma dosyasında reddedilen alternatifler dâhil tekliflerin ve gerekçelerinin saklanması, sonradan “niçin bu yolu seçtiniz?” sorusuna cevap sağlar.
24. CISG m.79/5: tazminat muafiyeti her hakkı silmez
Satıcı m.79 koşullarını gerçekten ispatladığında, engelin kapsadığı ifa etmeme nedeniyle tazminat sorumluluğundan muaf tutulması gündeme gelebilir. Ancak CISG m.79/5 diğer hakların sırf bu sebeple ortadan kalkmadığını açıkça düzenler. Alıcı açısından geçerli koşullarla sözleşmeyi ortadan kaldırma, ifa edilmiş bedelin iadesi veya başka antlaşma hakları ayrıca incelenebilir.
Bu ayrım, yangın haberinden sonra hukuki stratejinin merkezindedir. “Mücbir sebep var, hiçbir ödeme yapılmaz” yaklaşımı da “yangın oldu, bütün zararlar mutlaka ödenir” yaklaşımı da isabetsizdir. Alıcı talebini tazminat, bedel iadesi, ifa, geçici askıya alma veya sözleşmenin sona ermesi gibi farklı hukuki sonuçlara göre ayrı dosyalamalıdır.
25. Sigorta poliçesi ve yangın tazminatının hukukî rolü
Türk üreticinin yangın, iş durması veya işletme sorumluluk sigortası bulunması, Alman ithalatçının satım sözleşmesinden doğan haklarını doğrudan belirleyen tek unsur değildir. Poliçe kapsamı, muafiyetler, hak sahipliği ve sigorta bedelinin hangi zararı telafi ettiği araştırılmalıdır. Bir sigorta şirketinin tazminat ödemesi satıcının CISG m.79 koşullarını ispat ettiği anlamına gelmez; ödeme yapılmaması da şartların yokluğunu tek başına göstermez.
Alıcı kendi ticari alacak sigortasının, tedarik zinciri kesintisi teminatının veya müşterisine verdiği performans garantisinin koşullarını kontrol etmelidir. Aynı ekonomik zararın çift tahsil edilmemesi, rücu ve halefiyet meseleleri önem taşır. Poliçelerin ticari sır niteliği nedeniyle belgeler paylaşılırken gizlilik hükümleri ve kişisel veri koruması da gözetilmelidir.
26. Kapsam dışındaki sözleşmelerde TBK m.136–138
Sözleşmenin niteliği nedeniyle CISG uygulanmıyorsa veya geçerli şekilde dışlanmışsa, uygulanacak hukuk ayrıca belirlenir. Türk hukukunun uygulandığı somut durumda TBK m.136 ifa imkânsızlığı, m.137 kısmi ifa imkânsızlığı ve m.138 aşırı ifa güçlüğü bakımından ayrı şartlar getirir. Maliyet artışı, objektif ifa imkânsızlığı ve uyarlama talebi birbirinin yerine geçen basit etiketler değildir.
Türk üreticinin başka tesiste aynı malı üretebilmesi, fiilî ve hukukî değerlendirmede önem taşıyabilir. TBK m.136 uygulanırken borçlunun kusuru, olayın gerçek etkisi ve karşılıklı edimlerin sonuçları incelenir; m.138 bakımından ise öngörülemez olağanüstü değişiklik ve diğer özel şartların ispatı gereklidir. Ayrıntılı karşılaştırma için Almanya–Türkiye mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğü rehberi kullanılabilir.
27. Sözleşmedeki mücbir sebep maddesinin yorumlanması
Taraflar uzun süreli çerçeve alım sözleşmesinde belirli olayları örnekleyen bir hüküm kullanabilir. Hüküm yangını saymış olsa bile satıcının olaydan etkilenmeyen borçları, bildirim yükümlülüğü, makul alternatif arama şartı ve sona erme usulü metnin tamamı üzerinden yorumlanmalıdır. Geçerli sözleşmesel düzenlemenin CISG m.6 bakımından antlaşma hükümleriyle ilişkisi ayrıca değerlendirilir.
“On gün içinde bildirim olmazsa hakkın kaybı”, “altmış gün üzerinde engelde fesih” veya “sadece doğrudan zarar karşılanır” türü hükümlerin uygulanabilirliği somut metne ve geçerli hukuka bağlıdır. Örnek bir İngilizce mücbir sebep maddesini otomatik Türkçe sonuç gibi sunmak doğru değildir. Alıcı, sözleşme versiyonlarının en son hangisinin kabul edildiğini ispat eden teyit zincirini dosyada tutmalıdır.
28. Yazılı ihtar ve hakların saklı tutulması
Alman GmbH’nin göndereceği ihtarda sözleşme tarihi ve ürün kodu, planlanan teslim, alınan ödeme, yangın bildirimi ve istenen bilgi somut olmalıdır. Yazı, mevcut haklardan açıkça vazgeçmeden, belirli süre içinde zarar sınırlama ve kurtarma planı istemelidir. İhtarın e-posta, KEP, noter veya sözleşmede belirlenen usulle gönderilmesi, muhatabın gerçek kimliği ve tebligat adresi açısından kontrol edilmelidir.
Her ihtarda doğrudan sözleşmeden dönme beyanı bulunması gerekmez. İstenecek sonuç teslimin ifası mı, ek süre mi, alternatif kaynağa onay mı, bedel iadesi mi, yoksa esaslı ihlal nedeniyle sona erme mi; önce hukuki koşulu belirlenmelidir. Aksi halde satıcı sonradan alıcının beyanını sözleşmenin haksız feshi şeklinde yorumlamaya çalışabilir.
29. Görev, yetki, tahkim ve hukuk seçimi
Sözleşmede Alman veya Türk mahkemesi, hakem yeri yahut belirli tahkim kurumu kararlaştırılmış olabilir. Bu kayıtların geçerliliği ve uyuşmazlığa kapsamı, uyuşmazlığın esası için geçerli hukuk seçiminden ayrı incelenmelidir. Türk mahkemeleri bakımından milletlerarası yetki için 5718 sayılı MÖHUK m.40 ve ilgili özel kurallar; ticari dava niteliği bakımından TTK m.4–5; görev ve yargılama usulü için HMK hükümleri önemlidir.
Ticari nitelikte bir para alacağı veya tazminat uyuşmazlığında TTK m.5/A kapsamındaki zorunlu arabuluculuk şartı, Türkiye’de dava yoluna gidilecekse somut uyuşmazlığın niteliğine göre ayrıca kontrol edilir. Geçerli tahkim şartı, yabancı yargı yetkisi veya özel görev hükmü göz ardı edilerek her olayda aynı Türk mahkemesinin görevli olduğu söylenemez.
30. HMK uyarınca delil tespiti ve belge ibrazı
Yangın sonrasında mal ve üretim verileri kısa sürede değişebilir. Türk mahkemesinde yargılama bağlantısı ve ilgili şartlar mevcutsa HMK m.400 ve devamındaki delil tespiti hükümleri düşünülebilir. Delilin kaybolma veya ileride ileri sürülmesinin zorlaşma ihtimali, hangi teknik olgunun saptanacağı ve başvurunun usulü somutlaştırılmalıdır. Uzman raporu kusuru, malın fiziken varlığını ve alternatif tesiste üretim olasılığını anlamaya yardımcı olabilir.
HMK m.219–220 uyarınca belge ibrazı tartışması ve elektronik kayıtların HMK m.199 çerçevesinde değerlendirilmesi de önem taşıyabilir. Ancak taraf olmayan üçüncü kişinin tesisine sınırsız erişim varmış gibi davranılmamalıdır. Delil toplama talebi ticari sır, kişisel veri ve orantılılık gereklilikleri ile birlikte hazırlanmalıdır.
31. Hesap örneği: avans, ikame bedel ve belgelendirilen zarar
Tamamen örnek olarak, Alman GmbH’nin 100.000 avroluk sipariş için 40.000 avro avans verdiğini, sevkiyatın yapılmadığını ve eşdeğer malları 118.000 avroya temin ettiğini düşünelim. Yalnız bu sayılara bakarak 58.000 avroluk kesin alacak olduğu söylenemez. Avansın iadesinin hukuki sebebi ile m.75 kapsamında ileri sürülecek fiyat farkı ayrı değerlendirilir; sözleşmenin geçerli biçimde ortadan kaldırılması, makul ikame alım ve başka indirim ya da mahsubun bulunması gerekir.
Satıcının m.79 muafiyet koşullarını ispat edip etmediği tazminatın sonucunu etkiler. Alıcı, başka tedarikçiye yapılan ödeme, eski satıcıya avans, sevk edilmeyen miktar, iptal edilen müşterinin siparişi ve net tutarlar için ayrı hesap tablosu oluşturmalıdır. Mükerrer tahsil ve aynı zararı farklı başlıklarda iki kez gösterme özellikle önlenmelidir.
32. Satıcının sunduğu alternatif sözleşme taslağı
Yangın sonrası üretici teslimi ileri almak, miktarı azaltmak veya hammaddesini değiştirmek için yeni bir ek protokol önerebilir. Alman alıcı acele karar vermeden numune onayı, kalite belgesi, test yöntemi, yeni termin, avansın mahsubu ve kabul edilmeyen kısım için hakların saklı tutulmasını kontrol etmelidir. İmza atılan yeni anlaşma önceki borçları değiştiriyor veya sona erdiriyor olabilir.
Sözleşme değişikliğinde tarafların temsil yetkisi, şirket ticaret sicili bilgileri ve elektronik imza yöntemi incelenmelidir. Türk üreticinin başka bir fason işletmeye devri söz konusuysa Alman şirketin Türkiye’de fason üretim sözleşmesi yazısındaki teknik kalite ve alt üretici riskleri ayrıca kontrol edilebilir.
33. Gecikmenin Alman alıcının müşterilerine etkisi
Alman ithalatçı bazen Türk üreticinin malını doğrudan kullanmaz, üçüncü kişilere satar veya kendi montaj hattında tüketir. Bu nedenle tek bir teslim gecikmesi başka sözleşmelere yansıyabilir. Satıcıya yöneltilecek zarar talebi bakımından bu bağlantıların hangisinin sözleşme kurulurken öngörülebilir olduğu, zararın nasıl gerçekleştiği ve makul azaltma önlemlerinin alınıp alınmadığı araştırılmalıdır.
Alıcının üçüncü müşterisiyle yaptığı gizlilik sözleşmesi her belgenin karşı tarafa bütünüyle açılmasına izin vermeyebilir. Mahkemede gerekirse sır saklama, anonimleştirilmiş sipariş özeti veya uygun delil usulü düşünülmelidir. Tazminat hesabında varsayımsal ciro ile gerçekten yoksun kalınan net kârın aynı olmadığı açıklanmalıdır.
34. Ödeme teminatı, banka garantisi ve kredi ilişkisi
Alman ithalatçının ön ödemesi banka teminat mektubu, escrow düzeni veya alacak sigortası ile güvence altına alınmış olabilir. Yangın halinde teminatın hangi olayla talep edilebilir hale geldiği, teminatın lafzı ve süresi üzerinden belirlenir. Satım sözleşmesinin feshi ile bankaya yapılan talep farklı hukuki ilişkilerden doğabilir.
Bankacılık belgelerinin aslını, teminat bitiş tarihini, talep için gereken ifadeleri ve lehdar/amir kimliğini dosyalamak gerekir. Soyut nitelikteki ilk talepte ödeme garantisi ile koşula bağlı bir kefalet belgesi aynı değerlendirmeye tabi tutulmamalıdır. Yangından önce verilmiş akreditif, teslim belgeleri üzerinden işliyorsa banka incelemesi bakımından ayrı bir kontrol gerekir.
35. Alman şirket açısından dava öncesi karar ağacı
Birinci karar noktasında malın ifa edilebilirliği araştırılır: stok veya alternatif tesis mevcut mu? İkinci aşamada gecikmenin alıcı açısından temel menfaati kaldırıp kaldırmadığı belirlenir. Üçüncü aşamada CISG m.47 ek süre, m.49 dönme, m.72 gelecekteki ihlal ve m.75–77 zarar hesabı için ayrı şart listesi hazırlanır. Aynı belge paketinin bütün taleplere yettiği varsayılmaz.
Hukukî görüşte olası senaryolar ve karşı riskler ayrı sütunlarda yer almalıdır: mevcut malları kabul etmek, kısmi ifa, farklı terminde teslim, yeni satıcı bulmak veya sözleşmeyi ortadan kaldırmak. Özellikle siparişin Alman alıcının üretim bandını durdurma riski bulunuyorsa ticari çözüm ve hukukî hakların korunması eş zamanlı planlanmalıdır.
36. Türk satıcı açısından savunma ve ispat planı
Türk üretici gerçekten kontrol dışı ve aşılması makul olmayan bir engelle karşılaşmışsa savunmasını yalnız kısa bir yangın raporuna dayandırmamalıdır. Olayın teknik sebebi, sözleşmedeki üretim planı, sigorta incelemesi, alternatif tedarik araştırması ve alıcıya yapılan gecikmesiz bildirim ayrı delillerle ortaya konmalıdır. Özellikle yangın öncesinde zaten temerrüt varsa bunun etkisi dürüst biçimde ayrıştırılmalıdır.
Satıcı, malın bir kısmını kurtarmış veya başka tesiste üretim ayarlamışsa alıcıya yazılı seçenek sunmalıdır. Geçerli bir muafiyet iddiasının her borcu, özellikle bedel iadesi veya devam eden bildirim yükümlülüklerini otomatik kaldırmadığı dikkate alınmalıdır. Uyuşmazlığın uzaması karşısında siparişe ilişkin üretim defterlerinin silinmemesi de önemlidir.
37. Sürelerin takibi ve hak kaybı riski
CISG’de bazı hakların kullanılması bakımından makul süre, sözleşmede belirlenen termin ve bildirimin ne zaman yapıldığı büyük önem taşır. Tek bir “yangın meydana geldiği tarihten itibaren otuz gün” türü bütün dosyalar için geçerli sihirli süre yoktur. Tarafların e-posta zincirleri, sözleşme hükümleri ve antlaşmanın ilgili maddeleri birlikte değerlendirilmeli; uyuşmazlık çözüm merciine ilişkin süreler ayrıca kontrol edilmelidir.
Alıcı sözleşmeyi ortadan kaldırmayı düşünüyorsa beyanını geciktirmenin hak kullanımına etkisini; satıcı ise mücbir sebep bildirimini geciktirmenin özel zarar sonuçlarını değerlendirmelidir. Kanuni zamanaşımı ve hak düşürücü süre analizinde uygulanacak hukuk ve yetkili merci ayrımı önem taşıdığından bir ülkedeki süre başka ülkedeki yargılamaya varsayımla taşınmamalıdır.
38. Genel sonuç ve dosya teslim kontrolü
Türk tedarikçinin fabrikasında yangın çıkması, Alman alıcının teslimi beklemek zorunda olduğu veya bütün zararları kesin tahsil edeceği şeklinde iki uç sonuçtan hiçbirini kendiliğinden doğurmaz. CISG m.79’un şartları, alternatif ifa kapasitesi, bildirim, sözleşmeden dönme ve zararın hesaplanması başlıkları birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. Avans iadesi ile tazminatın aynı hukuki talep olmadığı unutulmamalıdır.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Alman şirketlerle Türkiye’deki üretici ve tedarikçiler arasındaki ticari sözleşme ve delil dosyalarını Türkiye’deki yargı ve uzlaşma yolları açısından inceleyebilir. Ön değerlendirme için imzalı sözleşme, son sevk programı, yangın bildirimleri, banka dekontları ve mevcut ihtarlar bir arada sunulmalıdır; kişisel veya ticari sır içeren belgeler güvenli kanallarla paylaşılmalıdır.
Mevzuat ve Birincil Kaynaklar
Yabancı hukuka ve milletlerarası satıma ilişkin hükümler olayın tarihi, sözleşme ve yetkili merci temelinde kontrol edilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Türk fabrikasında yangın çıkması CISG m.79 uyarınca otomatik mücbir sebep midir?
Hayır. Engelin denetim dışı olması, sözleşme kurulurken makul biçimde öngörülememesi ve engelden veya sonuçlarından kaçınmanın ya da üstesinden gelmenin makul olmaması birlikte kanıtlanmalıdır.
Satıcı yalnız yangın fotoğrafı gönderirse teslim gecikmesi mazur görülür mü?
Fotoğraf olayın meydana geldiğini gösterebilir; fakat hangi siparişin etkilendiğini, alternatif üretimin mümkün olup olmadığını ve m.79 koşullarını tek başına ispatlamaz.
Alt fason üreticinin atölyesi yanarsa Türk satıcı sorumluluktan çıkar mı?
Kendiliğinden çıkmaz. CISG m.79/2 uyarınca görevlendirilen üçüncü kişi nedeniyle ifa etmemenin koşulları ayrıca incelenir; hem satıcının hem ilgili üçüncü kişinin durumu önemlidir.
Yangın bildirimi için CISG sabit üç günlük süre koyar mı?
Hayır. CISG m.79/4, engelin ve etkisinin makul sürede bildirilmesini düzenler; zamanında ulaşmayan bildirimin doğurduğu zarar ayrıca değerlendirilir.
Alman alıcı ödediği avansı geri isteyebilir mi?
Sözleşmenin statüsüne ve geçerli ortadan kaldırma koşullarına bağlıdır. CISG m.81/2 ve m.84, sözleşme sona erdiğinde ifa edilenlerin geri verilmesi ve para iadesi bakımından önem taşır.
Alman şirket başka üreticiden pahalı mal alırsa farkı talep edebilir mi?
CISG m.75 uyarınca sözleşmenin geçerli biçimde ortadan kaldırılması ve makul süre ile makul yöntemle ikame alım gibi koşullar karşılanırsa fiyat farkı gündeme gelebilir; m.79 muafiyeti de tazminatı etkileyebilir.
CISG m.79 muafiyeti satıcıya bütün hak taleplerinden dokunulmazlık sağlar mı?
Hayır. m.79/5, tazminat dışındaki hakların sırf bu madde nedeniyle ortadan kalkmadığını ifade eder. Dönme, iade ve diğer hakların ayrı koşulları bulunur.
Alıcı teslim için ek süre vermek zorunda mıdır?
Her olayda aynı zorunluluk yoktur. CISG m.47 makul ek süre imkânı verir; m.49 kapsamındaki sona erme sebepleri ve esaslı ihlal ayrıca değerlendirilir.
Mallar yangından önce taşıyıcıya verilmişse sonuç değişir mi?
Evet. CISG m.66–70 ve sözleşmeye alınmış Incoterms kuralına göre riskin hangi anda geçtiği, malın belirlenmesi ve olası sözleşme ihlali ayrı incelenmelidir.
Yangın sonrası teslimin aylar süreceği belliyse alıcı hemen sözleşmeden dönebilir mi?
CISG m.72 kapsamında gelecekteki esaslı ihlalin yeterince açık olması ve ilgili bildirim/güvence kuralları değerlendirilir. Her uzun süre tahmini kendiliğinden sona erme hakkı vermez.
Türkiye’de dava açmadan önce arabuluculuk gerekli midir?
Türk yargısına gidilen ve TTK m.5/A kapsamına giren belirli ticari para alacağı ve tazminat taleplerinde dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir. Tahkim, uluslararası yetki ve uyuşmazlık niteliği ayrıca incelenir.
Hangi belgeler ilk incelemeye gönderilmelidir?
Sipariş ve sözleşme ekleri, faturalar, ödeme dekontları, termin teyitleri, yangın bildirimi, üretim ve sevk kayıtları, ikame teklifler, müşteri gecikme belgeleri ve varsa ihtar ile sigorta evrakı kullanılabilir.
Mersin ve İstanbul Ofislerimiz
Mersin Merkez Ofis
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, No: 3/14, Akdeniz / Mersin.
İstanbul Ofisi
Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No: 21, Kat: 9, 34475 Sarıyer / İstanbul.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
