B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

İşçilik Alacakları Adli Tatile Tabi mi? HMK 103/1-ç ve Süreler 2026

Kısa ve net cevap: İşçilik alacakları bakımından tek bir adli tatil kuralı yoktur; taraf ve talebin niteliği belirleyicidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.103/1-ç uyarınca hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar adli tatilde görülür. Bu nedenle işçinin ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı gibi iş sözleşmesinden doğan alacakları için açtığı dava sırf 20 Temmuz–31 Ağustos dönemine rastladığı için beklemez. Ancak arabuluculuk, işe iade ve kanunda özel süre öngörülen başvurular kendi maddelerine göre ayrıca hesaplanır.

Güncellik: Bu içerik 10 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki HMK, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.

İşçilik alacakları adli tatil HMK 103 iş hukuku

İşçilik Alacaklarında Temel Adli Tatil Kuralı

İşçilik alacağı davasında “adli tatilde bütün süreler durur” şeklindeki genelleme hukuken doğru değildir. HMK, adli tatilde görülecek dava ve işleri tek tek saymıştır. HMK m.103/1-ç hükmü, hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtığı davaları açıkça adli tatilde görülecek işler arasına alır. Bu düzenleme, işçinin iş ilişkisinden doğan alacağına hızlı erişimini koruyan özel bir usul kuralıdır.

Bu nedenle işçinin işverene karşı açtığı ve iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve benzeri taleplerin sırf temmuz veya ağustos ayına denk gelmesi, dosyanın adli tatil sonuna bırakılmasını gerektirmez. Mahkeme yargılamaya devam eder; yapılması gereken işlemler dosyanın niteliğine göre yürütülür.

Buradaki önemli sınır şudur: HMK m.103/1-ç metni “işçilerin açtıkları davalar” demektedir. Dolayısıyla her iş ilişkisi uyuşmazlığını, tarafına ve dava sebebine bakmaksızın aynı başlık altında değerlendirmek doğru değildir. İşverenin açtığı dava, işçi tarafından açılmış bir hizmet akdi alacağı davası ile otomatik olarak aynı bent kapsamında sayılmaz. Her dosyada davacı sıfatı, talebin dayandığı hukuki ilişki ve özel kanundaki süre ayrıca kontrol edilir.

HMK 102: Adli Tatil Ne Zaman Başlar ve Biter?

6100 sayılı HMK m.102/1 uyarınca adli tatil her yıl 20 Temmuz tarihinde başlar ve 31 Ağustos tarihinde sona erer. Yeni adli yıl 1 Eylül tarihinde başlar. 2026 yılı bakımından da kanundaki bu sabit takvim uygulanır.

Adli tatil, adliyelerin kapandığı veya hiçbir işlemin yapılamadığı bir dönem değildir. HMK m.103 adli tatilde görülmeye devam edecek dava ve işleri belirler. Bu nedenle bir dosyada ilk soru “adli tatil var mı?” değil, “bu dava HMK m.103 kapsamındaki istisnalardan biri mi?” olmalıdır.

İşçinin hizmet akdinden doğan davası bakımından cevap doğrudan HMK m.103/1-ç içindedir. Bu hüküm, işçilik alacağı dosyalarının önemli bölümünü genel adli tatil ertelemesinin dışında tutar.

HMK 103/1-ç Neden İşçilik Alacakları İçin Belirleyicidir?

HMK m.103/1-ç, “hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davaları” adli tatilde görülecek dava ve işler arasında sayar. İş hukukunda işçinin alacak davası çoğunlukla doğrudan iş sözleşmesinden kaynaklanır. Ücret borcu 4857 sayılı İş Kanunu m.32 ve devamı hükümleriyle, fazla çalışma m.41 ile, yıllık ücretli izin m.53 ve devamı hükümleriyle, feshe bağlı tazminatlar ise ilgili iş ve borçlar hukuku düzenlemeleriyle bağlantılıdır.

İş mahkemelerinde usul bakımından ayrıca 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu dikkate alınır. 7036 sayılı Kanun m.9, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 6100 sayılı HMK hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Böylece HMK’nın adli tatil hükümleri iş mahkemesi yargılamasında doğrudan önem kazanır.

Sonuç olarak işçi tarafından açılan hizmet akdi kaynaklı davada adli tatilin varlığı, dosyanın otomatik biçimde işlemden kalktığı anlamına gelmez. Duruşma, delil, bilirkişi, tebligat ve kanun yolu işlemleri, uygulanacak özel süreler de gözetilerek yürütülür.

Hangi İşçilik Alacakları HMK 103/1-ç Kapsamında Değerlendirilir?

Hükmün merkezinde uyuşmazlığın hizmet akdi veya iş sözleşmesinden doğması vardır. İşçinin işverene karşı iş ilişkisinden kaynaklanan şu tip talepleri bu kapsamın tipik örnekleridir:

  • Ücret alacağı: İş Kanunu m.32 uyarınca ücretin ödenmemesi veya eksik ödenmesinden doğan talepler.
  • Fazla çalışma ücreti: İş Kanunu m.41 çerçevesindeki fazla çalışma karşılığının ödenmesine ilişkin talepler.
  • Hafta tatili ücreti: İş Kanunu m.46 kapsamındaki dinlenme hakkı ve buna bağlı ücret uyuşmazlıkları.
  • Ulusal bayram ve genel tatil ücreti: İş Kanunu m.47 uyarınca tatil günlerinde çalışmanın karşılığı.
  • Yıllık izin ücreti: İş Kanunu m.53 ve devamındaki yıllık ücretli izin hükümleri ile sözleşmenin sona ermesi sonrasında izin ücretine dönüşen alacak.
  • Kıdem tazminatı: Yürürlükte kalan 1475 sayılı İş Kanunu m.14 şartları gerçekleştiğinde doğan kıdem tazminatı.
  • İhbar tazminatı: Belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim sürelerine uyulmadan feshedilmesine bağlı tazminat.
  • İşe iade: 4857 sayılı İş Kanunu m.18-21 sistemi içindeki fesih geçersizliği uyuşmazlığı; burada ayrıca m.20’deki bir aylık arabulucuya başvuru ve iki haftalık dava süresi özel olarak takip edilir.

Her alacakta yalnız başlığa bakılmaz. Talebin gerçekten iş sözleşmesinden doğup doğmadığı, davayı kimin açtığı ve özel kanunda ayrı bir süre bulunup bulunmadığı belirlenir. Özellikle işverenin rekabet yasağı, zarar veya sözleşmeden doğan başka bir talebi ile işçinin ücret ve tazminat talebi aynı adli tatil hükmüne kör biçimde bağlanmamalıdır.

Zorunlu Arabuluculukta Adli Tatil Süreleri Nasıl Değerlendirilir?

İşçilik alacaklarının önemli bölümünde dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, kanunda belirtilen istisnalar dışında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Arabuluculuk, mahkeme yargılaması değildir. Bu nedenle “adli tatil başladı, arabuluculuk dosyası da kendiliğinden durur” sonucu çıkarılamaz. Arabuluculuk sürecinin başlangıcı, toplantıları ve son tutanağı 7036 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu çerçevesinde yürütülür.

7036 sayılı Kanun m.3’ün zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından özel sonucu da önemlidir: arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Bu koruma, “adli tatil” kuralından değil doğrudan arabuluculuğa ilişkin kanun hükmünden kaynaklanır. Bu iki kurum birbirine karıştırılmamalıdır.

Normal işçilik alacaklarında arabuluculuk son tutanağından sonra her uyuşmazlık için genel bir “iki haftada dava açma” kuralı yoktur. İki haftalık özel süre, işe iade talebinde 4857 sayılı İş Kanunu m.20’de açıkça düzenlenmiştir. Ücret, fazla çalışma veya kıdem tazminatı gibi sıradan işçilik alacaklarında ise uygulanacak zamanaşımı ve varsa özel süre ayrı belirlenir.

İşe İade Davasında Bir Ay ve İki Haftalık Süre

İşe iade, adli tatil tartışmasında en dikkatli hesap yapılması gereken alanlardan biridir. 4857 sayılı İş Kanunu m.20’ye göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır.

Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır. Bu süreler, sıradan bir işçilik alacağı zamanaşımından farklı, işe iade sistemine özgü sürelerdir. Bu nedenle fesih tebliği, arabuluculuk başvuru tarihi ve son tutanak tarihi dosyada gün gün kaydedilmelidir.

İşe iade davasının işçi tarafından iş sözleşmesine dayanılarak açılması, HMK m.103/1-ç açısından adli tatilde görülebilen dava niteliğindedir. Bu nedenle “ağustos ayındayız, iki haftalık dava süresi 1 Eylül sonrasına kendiliğinden uzar” biçiminde bir kabule dayanmak güvenli değildir. Özel süre doğrudan takip edilmeli ve dava süresi içinde açılmalıdır.

HMK 104’teki Bir Haftalık Uzama Ne Zaman Uygulanır?

HMK m.104, adli tatile tabi olan dava ve işlerde, HMK’nın tayin ettiği sürelerin bitmesinin adli tatil zamanına rastlaması hâlinde bu sürelerin, ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağını düzenler.

Buradaki kritik ifade “adli tatile tabi olan dava ve işler”dir. HMK m.103/1-ç kapsamında adli tatilde görülmeye devam eden işçi davasını, HMK m.104’teki uzamadan otomatik olarak yararlanıyor kabul etmek doğru değildir. Önce dosyanın m.103 kapsamında adli tatilde görülen işlerden olup olmadığı belirlenir; sonra süreyi hangi kanunun tayin ettiği incelenir.

Ayrıca HMK m.104 her türlü maddi hukuk zamanaşımını bir hafta uzatan genel bir norm değildir. Maddi hukuka ait zamanaşımı veya hak düşürücü süre, onu düzenleyen kanuna göre değerlendirilir. Usul süresi ile maddi hukuk süresi birbirinden ayrılmalıdır.

İstinaf ve Diğer Kanun Yolu Sürelerinde Ne Yapılmalı?

İş mahkemesi kararına karşı kanun yoluna başvuru süresinin hesabında kararın tebliğ tarihi, kararın tabi olduğu usul rejimi, özel kanundaki hüküm ve HMK’nın adli tatil sistemi birlikte değerlendirilir. İşçinin iş sözleşmesinden doğan davasının HMK m.103/1-ç kapsamında adli tatilde görülmesi, kanun yolu süresini “nasıl olsa 1 Eylül’e kadar durur” şeklinde yorumlamaya elverişli değildir.

Dosyada güvenli hesap yöntemi şudur: önce tebliğ tarihi belirlenir; ardından uygulanacak istinaf veya temyiz süresinin kaynağı tespit edilir; dosyanın adli tatilde görülen işlerden olup olmadığı kontrol edilir; son gün hafta sonu veya resmî tatile denk geliyorsa genel süre kuralları ayrıca uygulanır. Süre hesabı tahmine bırakılmaz.

Zamanaşımı ile Adli Tatil Aynı Şey Değildir

İşçilik alacaklarında en sık yapılan hatalardan biri, zamanaşımını mahkeme usul süresiyle aynı kabul etmektir. Adli tatil HMK’da düzenlenen yargılama rejimidir. Zamanaşımı ise alacağın ileri sürülebilirliği üzerinde sonuç doğuran maddi hukuk kurumudur.

İşçilik alacağının türüne göre zamanaşımı başlangıcı ve süresi değişir. İş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklar ile dönemsel ücret alacakları aynı başlangıç noktasına sahip değildir. Arabuluculuk başvurusu sırasında 7036 sayılı Kanun m.3’ün süreyi durduran özel hükmü uygulanır. Buna karşılık yalnızca 20 Temmuz tarihinin gelmesi, bütün işçilik alacağı zamanaşımlarını kendiliğinden durdurmaz.

Bu nedenle özellikle eski dönem ücret, fazla çalışma, kıdem ve yıllık izin taleplerinde fesih tarihi, alacağın muacceliyet tarihi, arabuluculuk başvuru ve son tutanak tarihleri ayrı ayrı yazılı biçimde hesaplanmalıdır.

İşçilik Alacağı Dosyasında Adli Tatil Kontrol Listesi

Bir dosyada süre hesabını netleştirmek için aşağıdaki sıra uygulanmalıdır:

  1. Davacıyı belirleyin: Davayı işçi mi, işveren mi açıyor?
  2. Talebin kaynağını belirleyin: Uyuşmazlık hizmet akdi veya iş sözleşmesinden mi doğuyor?
  3. HMK 103/1-ç kontrolü yapın: İşçinin açtığı hizmet akdi kaynaklı dava ise adli tatilde görülen işler kapsamındadır.
  4. Özel süreyi bulun: İşe iade gibi özel bir süre varsa 4857 sayılı Kanun m.20 başta olmak üzere ilgili hükmü doğrudan uygulayın.
  5. Arabuluculuğu ayırın: Dava şartı arabuluculuk süresini HMK’daki adli tatil süresiyle karıştırmayın.
  6. Zamanaşımını ayrı hesaplayın: Maddi hukuk zamanaşımı, mahkeme usul süresinden farklıdır.
  7. Tebliğ tarihini belgeleyin: UETS, fiziki tebligat veya elektronik tebligat kaydındaki hukuken geçerli tarih esas alınır.
  8. Son günü takvim üzerinde belirleyin: Hafta sonu ve resmî tatil kuralları ayrıca uygulanır.

Bu yöntem, “adli tatilde süreler duruyor mu?” sorusunu soyut biçimde yanıtlamak yerine, doğrudan dosyanın tabi olduğu maddeyi bulmayı sağlar.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

HMK m.102-104 ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ülke genelinde uygulanır. Mersin’de görülen işçilik alacağı davaları bakımından da farklı bir adli tatil takvimi veya farklı bir kanuni süre yoktur. Dava Mersin İş Mahkemelerinde görülse de İstanbul, Ankara veya başka bir yerde görülse de kanuni temel aynıdır.

Mersin’deki dosyalarda da özellikle UYAP ve UETS tebliğ tarihleri, arabuluculuk son tutanağı ve fesih bildiriminin tarihi süre hesabının temel belgeleridir. Yerel uygulama kanunda yazılı süreyi değiştirmez.

Resmî Mevzuat Dayanakları

İlgili Rehberler

Sık Sorulan Sorular

1. İşçilik alacağı davası adli tatilde görülür mü?

Evet. HMK m.103/1-ç, hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtığı davaları adli tatilde görülecek dava ve işler arasında açıkça sayar.

2. Adli tatil 2026’da hangi tarihler arasındadır?

HMK m.102 uyarınca adli tatil 20 Temmuz’da başlar, 31 Ağustos’ta sona erer. Yeni adli yıl 1 Eylül’de başlar.

3. İşe iade için arabulucuya başvuru süresi adli tatilde bekler mi?

İşe iade talebinde 4857 sayılı İş Kanunu m.20’deki özel süre doğrudan uygulanır. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır.

4. İşe iade davası arabuluculuk son tutanağından sonra kaç gün içinde açılır?

4857 sayılı İş Kanunu m.20 uyarınca son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılır.

5. Her işçilik alacağında arabuluculuktan sonra iki haftalık dava süresi var mı?

Hayır. İki haftalık özel dava süresi işe iade talebine ilişkindir. Ücret, fazla çalışma, kıdem ve benzeri alacaklarda uygulanacak zamanaşımı ve özel hükümler ayrıca belirlenir.

6. Arabuluculuk süreci adli tatilde durur mu?

Arabuluculuk mahkeme yargılaması değildir. Süreç 7036 sayılı Kanun ve 6325 sayılı Kanun hükümlerine göre yürür; HMK’daki adli tatil kuralı arabuluculuğu kendiliğinden durdurmaz.

7. HMK 104’teki bir haftalık uzama bütün iş davalarına uygulanır mı?

Hayır. HMK m.104, adli tatile tabi olan dava ve işlerde HMK’nın tayin ettiği süreler için düzenlenmiştir. HMK m.103/1-ç kapsamındaki işçi davası önce bu özel hüküm çerçevesinde değerlendirilir.

8. Kıdem tazminatı zamanaşımı adli tatilde otomatik durur mu?

Hayır. Adli tatil, bütün maddi hukuk zamanaşımlarını kendiliğinden durduran genel bir neden değildir. Arabuluculuk başvurusunun süreye etkisi ise 7036 sayılı Kanun m.3’te ayrıca düzenlenir.

9. İşverenin açtığı iş davası da HMK 103/1-ç kapsamında mıdır?

HMK m.103/1-ç metni açıkça işçilerin açtığı davaları düzenler. İşveren tarafından açılan dava, talebin türü ve diğer bentler bakımından ayrıca incelenir.

10. Mersin’de işçilik alacağı için farklı adli tatil süresi var mı?

Hayır. HMK ve İş Mahkemeleri Kanunu Türkiye genelinde uygulanır; Mersin için farklı bir kanuni adli tatil takvimi yoktur.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

İçerik, yürürlükteki kanun maddeleri esas alınarak hazırlanmış ve 10 Eylül 2026 tarihinde hukukçu gözüyle kontrol edilmiştir. Doğrulanmamış karar numarası veya varsayımsal içtihat kullanılmamıştır. Süre hesabında somut dosyanın tebliğ, fesih ve arabuluculuk tarihleri esas alınır.

Yazar

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu, Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp