Sipariş Edilmeyen Mal Gönderilirse Para Ödemek Zorunlu mu? 6502 m.7 (2026)
Kısa ve net cevap: Bir tüketiciye sipariş etmediği mal gönderilmiş veya istemediği bir hizmet sunulmuşsa, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.7 uyarınca bu mal veya hizmet nedeniyle tüketiciye karşı herhangi bir hak ileri sürülemez. Tüketicinin susması, ürünü teslim alması veya ürünü kullanmış olması tek başına siparişi kabul ettiği anlamına gelmez. Tüketici sipariş etmediği malı geri göndermek ya da muhafaza etmek zorunda değildir. Mal veya hizmetin sipariş edildiğini iddia eden taraf, siparişin varlığını ispatlamak zorundadır.

6502 Sayılı Kanun m.7 Sipariş Edilmeyen Mal veya Hizmet İçin Ne Düzenler?
6502 sayılı Kanun m.7, tüketicinin iradesi dışında oluşturulmak istenen borç ilişkilerine karşı açık bir koruma getirir. Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin talep etmediği bir ürünü göndererek ya da istemediği bir hizmeti başlatarak daha sonra ücret talep edemez. Kanunun yaklaşımı nettir: Bir sözleşmenin ve ödeme borcunun doğması için tüketici tarafında gerçek bir sipariş veya sözleşme iradesi bulunmalıdır. “Ürünü gönderdik, itiraz etmedi” veya “hizmet açıldı, kapattırmadı” biçimindeki tek taraflı işlemler siparişin yerine geçmez.
Bu hüküm özellikle kargo yoluyla gönderilen ürünlerde, telefonla pazarlama sonrasında tüketicinin açıkça kabul etmediği paketlerde, aboneliğe eklenen ücretli servislerde, deneme adı altında başlatılan ücretli hizmetlerde ve e-ticaret hesabı üzerinden verilmediği hâlde verilmiş gibi gösterilen siparişlerde önem taşır. Uyuşmazlığın merkezindeki soru “ürün geldi mi?” değil, “tüketici bu mal veya hizmeti gerçekten sipariş etti mi?” sorusudur.
6502 m.7 genel bir tüketici koruma hükmüdür. Bu nedenle somut olayda mesafeli sözleşme, abonelik, finansal hizmet veya elektronik haberleşme gibi özel düzenlemeler de devreye girebilir; ancak sipariş iradesi yoksa m.7’deki temel koruma ortadan kalkmaz. Satıcı önce geçerli bir siparişin veya sözleşmenin bulunduğunu ortaya koymak zorundadır.
Sipariş Edilmeyen Mal İçin Para Ödemek Zorunlu mu?
Hayır. 6502 m.7 uyarınca sipariş edilmeyen mal veya hizmet nedeniyle tüketiciye karşı herhangi bir hak ileri sürülemez. Bu hükmün doğrudan sonucu, satıcının “ürün teslim edildi” gerekçesiyle satış bedeli, kargo bedeli, hizmet bedeli, üyelik ücreti, aktivasyon ücreti veya benzeri bir ödeme isteyememesidir. Tüketici ile satıcı arasında geçerli bir sipariş ilişkisi kurulmamışsa borcun kaynağı yoktur.
Satıcı tarafından gönderilen faturanın veya ödeme bağlantısının varlığı da tek başına borç yaratmaz. Fatura bir ticari belgedir; tüketicinin sipariş vermediği bir malı sonradan faturalandırmak, olmayan sözleşmeyi kendiliğinden kurmaz. Aynı şekilde tüketici adına sistemde “sipariş tamamlandı” kaydı açılmış olması, tüketicinin o işlemi yaptığı ispat edilmedikçe yeterli değildir.
Tüketici, ödeme talebine yazılı olarak itiraz ederken “sipariş vermedim, sözleşme kurmadım ve 6502 sayılı Kanun m.7 gereğince tarafıma borç yüklenemez” açıklamasını kullanabilir. Özellikle elektronik posta, uygulama içi destek kaydı veya iadeli taahhütlü bildirim gibi sonradan ispat edilebilir bir yöntem tercih edilmesi uyuşmazlığın çözümünü kolaylaştırır.
Tüketici Sipariş Etmediği Ürünü Geri Göndermek Zorunda mı?
Hayır. Kanun, tüketiciyi sipariş etmediği malı geri göndermek veya muhafaza etmek zorunda bırakmaz. Bu nokta, cayma hakkından farklıdır. Cayma hakkında önce geçerli bir sözleşme kurulmuştur; tüketici daha sonra kanuni süre içinde sözleşmeden döner ve iade süreci gündeme gelir. Sipariş edilmeyen malda ise başlangıçta tüketici tarafından kurulmuş bir sipariş ilişkisi yoktur.
Bu nedenle satıcının “iade kodu almadığınız için ürün sizde kaldı, artık bedelini ödemelisiniz” şeklindeki yaklaşımı 6502 m.7 ile bağdaşmaz. Tüketicinin kanundan doğan yükümlülüğü olmadığı için iade sürecini başlatmaması, tek başına borç doğurmaz. Tüketici isterse satıcıya malı gelip teslim alabileceğini bildirebilir; ancak bu bildirim bir ödeme borcunun kabulü değildir.
Pratikte uyuşmazlığı büyütmemek için malın niteliği elveriyorsa ürünün ambalajı, gönderi etiketi ve teslim belgeleri fotoğraflanmalı; satıcıya sipariş verilmediği yazılı olarak bildirilmelidir. Bu, kanunen zorunlu bir “iade görevi” değil, delil düzenini koruyan tedbirdir. Ürünün teslim alınması veya evde bulunması satıcının sipariş iddiasını ispatlamaz.
Tüketicinin Susması Siparişi Kabul Ettiği Anlamına Gelir mi?
Hayır. 6502 m.7, tüketicinin sessiz kalmasının veya mal ya da hizmeti kullanmasının sözleşmenin kurulmasına yönelik kabul beyanı olarak yorumlanmasını engeller. Satıcı tek taraflı olarak “üç gün içinde reddetmezseniz kabul etmiş sayılırsınız” şeklinde bir şart koyarak tüketicinin susmasına sözleşme sonucu bağlayamaz.
Tüketici hukukundaki bu kural, agresif satış yöntemlerinin önlenmesi bakımından önemlidir. Satıcı, önce malı gönderip sonra tüketicinin tepki vermemesinden sözleşme çıkarmaya çalışamaz. Geçerli sipariş; internet sipariş kaydı, imzalı sözleşme, doğrulanabilir telefon görüşmesi, SMS onayı, elektronik onay akışı veya somut olaya uygun başka bir delille gösterilmelidir.
Özellikle yaşlılar, dijital işlemlerde deneyimsiz kişiler veya aynı hanedeki başka kişilerin adına yapılan gönderiler bakımından “teslim alındı” ile “sipariş verildi” ayrımı korunmalıdır. Kargo görevlisine kapıda atılan teslim imzası kural olarak paketin fiilen alındığını gösterir; malın daha önce tüketici tarafından sipariş edildiğini kendiliğinden göstermez.
Sipariş Edilmeyen Ürünün Kullanılması Ücret Borcu Doğurur mu?
Kanun, tüketicinin malı kullanmış olmasını da siparişin varlığını otomatik olarak kanıtlayan bir olgu kabul etmez. Sipariş edilmeyen ürünün kullanımından hareketle tek başına “satış sözleşmesi sonradan kabul edildi” sonucu çıkarılamaz. Satıcının yine siparişin bulunduğunu ispatlaması gerekir.
Bununla birlikte tüketici ile satıcı arasında sonradan bağımsız ve açık bir anlaşma kurulmuşsa değerlendirme değişir. Örneğin tüketici yanlışlıkla gönderilen malı satın almak istediğini sonradan açıkça bildirip fiyat üzerinde anlaşmışsa artık yeni bir sözleşme ilişkisi oluşabilir. Burada borcun kaynağı ilk gönderi değil, sonradan kurulan açık anlaşmadır.
Bu ayrım nedeniyle yazışmalar önemlidir. Tüketici “ürünü sipariş etmedim; bedel kabul etmiyorum” demek yerine fiyat pazarlığı yapıp satın alma iradesini açıkça ortaya koyarsa sonradan ayrı bir sözleşme tartışması doğabilir. Sipariş yoksa bu durum baştan net biçimde bildirilmelidir.
Malın veya Hizmetin Sipariş Edildiğini Kim İspatlar?
6502 m.7 ispat yükünü satıcı veya sağlayıcıya yükler. Sipariş edildiğini iddia eden taraf, tüketicinin sipariş verdiğini ortaya koymak zorundadır. Tüketicinin “ben sipariş vermediğimi ispatlayamıyorum” endişesi bu nedenle hukuki başlangıç noktası değildir. Satıcı somut sipariş kaydını göstermek zorundadır.
E-ticarette sipariş zamanı, ürün, bedel, hesap bilgisi, ödeme yöntemi, IP ve doğrulama kayıtları; telefonla satışta görüşme kayıtları ve onay süreci; aboneliklerde sözleşme veya doğrulanabilir elektronik onay; fiziki satışta imzalı belge bu kapsamda gündeme gelebilir. Satıcının yalnız kendi iç sisteminde oluşturduğu tek yanlı kayıt, diğer verilerle birlikte değerlendirilir.
Kimlik veya hesap bilgilerinin üçüncü kişi tarafından kötüye kullanıldığı olaylarda ise sipariş kaydının teknik olarak bir hesaptan çıkmış olması uyuşmazlığı tamamen çözmez. Tüketici, hesabının ele geçirildiğini veya işlemi kendisinin yapmadığını bildiriyorsa olayın niteliğine göre ödeme kuruluşu, banka, platform, satıcı ve gerektiğinde ceza soruşturması yönünden ayrı inceleme gerekir.
Kapıda Sipariş Edilmeyen Bir Kargo Teslim Edilirse Ne Yapılmalı?
Kargo teslim aşamasında gönderen ve gönderi açıklaması kontrol edilmelidir. Paket sipariş edilmemişse tüketici teslim almayı reddedebilir. Paket zaten teslim alınmışsa kargo etiketi, paket üzerindeki barkod, gönderici bilgisi, fatura ve ürün fotoğraflanmalıdır. Satıcıya sipariş verilmediği ve ücret kabul edilmediği yazılı şekilde bildirilmelidir.
Kapıda ödeme talep edilen bir gönderide sipariş yoksa ödeme yapılmaması gerekir. Ödeme yapılmış olması, tek başına malın önceden sipariş edildiğini kanıtlamaz. Ancak ödemenin bilinçli biçimde yapılıp yapılmadığı ve sonradan ayrıca bir sözleşme kurulup kurulmadığı somut olayda ayrı değerlendirilir; yetkisiz veya hatalı tahsilat varsa bedelin iadesi talep edilir. Tüketici, sipariş vermediğini gösteren kayıtlarla birlikte satıcıya iade talebi yöneltebilir ve uyuşmazlığın parasal değerine göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yoluna başvurabilir.
Kargonun başka bir aile üyesi tarafından teslim alınmış olması da siparişin varlığını tek başına göstermez. Teslim, fiili zilyetliğin değişmesidir; satış sözleşmesinin kurulması için gerekli sipariş iradesi ayrı bir olgudur.
İstenmeyen Abonelik, Ek Paket veya Ücretli Hizmet Başlatılırsa Ne Olur?
6502 m.7 yalnız fiziksel ürünlere uygulanmaz; sipariş edilmeyen hizmetleri de kapsar. Tüketicinin açık talebi olmadan ücretli ek paket, dijital servis, üyelik veya benzeri hizmet başlatılmışsa sağlayıcı öncelikle tüketicinin bu hizmeti sipariş ettiğini ispatlamalıdır. “Sistem otomatik tanımladı” açıklaması tüketicinin iradesinin yerine geçmez.
Elektronik haberleşme, finansal hizmetler, dijital platformlar veya aboneliklerde sektörel mevzuat ayrıca daha ayrıntılı onay ve bilgilendirme hükümleri getirebilir. Ancak ortak temel şudur: Tüketicinin istemediği bir hizmet için tek taraflı şekilde borç çıkarılamaz. Hizmet faturaya yansıtılmışsa kalem adı, başlangıç tarihi ve onay kaydı yazılı olarak istenmelidir.
Tüketici itirazını yalnız telefon görüşmesiyle bırakmamalı; e-posta, uygulama kaydı, müşteri hizmetleri kayıt numarası veya resmi başvuru kanalıyla belgelendirmelidir. Sonraki aylarda aynı ücret devam ederse her faturanın saklanması ispat bakımından önemlidir.
Sipariş Verilmediği Hâlde Kredi Kartından veya Hesaptan Ücret Çekildiyse Ne Yapılır?
Sipariş edilmeyen işlem için karttan tahsilat yapılmışsa satıcıya karşı 6502 m.7 temelli iade talebinin yanında bankacılık işlemi yönünden de itiraz süreci yürütülmelidir. Kart işleminin tüketici tarafından yapılmadığı iddia ediliyorsa banka veya kart çıkaran kuruluşa işlem itirazı gecikmeden bildirilmelidir. Kartın kaybolması, bilgilerinin ele geçirilmesi veya yetkisiz işlem şüphesi varsa kart güvenliği de derhal sağlanmalıdır.
Satıcı “ödeme yapılmış olması siparişi kanıtlar” diyebilir; ancak ödeme işleminin nasıl gerçekleştiği somut delillerle değerlendirilir. Özellikle kart bilgilerinin önceden kayıtlı olduğu platformlarda otomatik yenileme, ek paket veya hesabın üçüncü kişi tarafından kullanılması ihtimalleri birbirinden ayrılmalıdır.
Ücretin iadesi yapılmıyorsa tüketici; sipariş ekranı bulunmadığını gösteren hesap kayıtları, satıcı yazışmaları, banka ekstresi, işlem itirazı ve fatura ile başvurusunu desteklemelidir. 2026’da uyuşmazlık değeri 186.000 TL’nin altındaysa Tüketici Hakem Heyetine başvurulur; bu tutar veya üzerindeki uyuşmazlıklarda ise m.73/A’daki istisnalar saklı kalmak üzere dava şartı arabuluculuk ve ardından tüketici mahkemesi yolu gündeme gelir.
Sipariş Edilmeyen Mal veya Hizmet Uyuşmazlığında Nereye Başvurulur?
Önce satıcı veya sağlayıcıya yazılı itiraz yapılması, uyuşmazlığın hızlı çözümü ve delil oluşturulması bakımından yararlıdır. 2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılır. Uyuşmazlık değeri 186.000 TL veya üzerindeyse hakem heyeti görevli değildir; tüketici mahkemesi yolu değerlendirilir. Tüketici mahkemesinde dava açılacak uyuşmazlıklarda 6502 sayılı Kanun m.73/A’daki istisnalar dışında önce dava şartı arabuluculuğa başvurulmalıdır. Parasal sınır her yıl değiştiği için sonraki yıllarda başvuru tarihindeki tutar esas alınır.
Hakem heyeti başvurusunda “sipariş verilmediği için borcun bulunmadığının ve tahsil edilmiş bedelin iadesinin” istenmesi mümkündür. Uyuşmazlıkta bir icra takibi de başlatılmışsa icra dosyasındaki ödeme emri ayrıca ve kendi süresi içinde ele alınmalıdır. Tüketici hakem heyeti başvurusu, icra ödeme emrine itiraz süresini kendiliğinden durdurmaz.
Tüketici hakem heyeti kararı verilmiş ve satıcı kararı uygulamamışsa kararın icra edilebilirliği ayrıca gündeme gelir. Bu konuda sitedeki tüketici hakem heyeti kararının icrası rehberi de incelenebilir.
Tüketici Hangi Delilleri Saklamalıdır?
Gönderinin kargo etiketi ve takip kaydı, ürün ve paket fotoğrafları, fatura, satıcıyla yazışmalar, e-posta ve SMS kayıtları, e-ticaret hesabındaki sipariş geçmişi, banka veya kart ekstresi, müşteri hizmetleri kayıt numaraları ve varsa görüşme kayıtlarının hukuka uygun şekilde temin edilmiş örnekleri saklanmalıdır. Özellikle e-ticaret hesabında o ürüne ait sipariş bulunmadığını gösteren ekran kayıtları uyuşmazlığın açıklanmasını kolaylaştırabilir.
Delillerin temel amacı tüketicinin negatif bir olguyu, yani “sipariş vermediğini” tek başına ispatlaması değildir. Kanun siparişin varlığını iddia eden satıcıya ispat yükü yüklemiştir. Tüketicinin kayıtları, satıcının iddiasını sınamak ve tahsilatın nasıl ortaya çıktığını göstermek için kullanılır.
Şüpheli işlem kimlik veya kart bilgilerinin izinsiz kullanımından kaynaklanıyorsa olay yalnız tüketici hukuku uyuşmazlığı olarak kalmayabilir. Somut duruma göre banka bildirimi, platform güvenlik bildirimi ve suç teşkil eden bir eylem varsa adli başvuru ayrıca değerlendirilir.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
6502 m.7 Türkiye genelinde aynı şekilde uygulanır. Mersin’de yaşayan tüketici ile İstanbul, Ankara veya başka bir ilde yaşayan tüketici bakımından sipariş edilmeyen mal veya hizmet kuralı değişmez. Uyuşmazlığın başvuru yeri ve usulünde tüketicinin yerleşim yeri ile işlemin tarafları dikkate alınır.
Mersin’de tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi sürecine geçilecekse işlem belgeleri baştan düzenli biçimde hazırlanmalıdır. Sipariş kaydının bulunmadığı, gönderinin hangi tarihte geldiği, ne kadar ücret talep edildiği veya hangi bedelin tahsil edildiği açıkça gösterilmelidir. Türkiye’nin başka ilindeki uyuşmazlıkta da aynı yöntem uygulanır.
Sonuç
Sipariş edilmeyen mal veya hizmette kural açıktır: Tüketiciye sipariş vermediği bir işlem nedeniyle ödeme borcu yüklenemez. Tüketicinin susması, paketi teslim alması veya malı kullanması tek başına siparişi kabul ettiği anlamına gelmez. Tüketici sipariş etmediği malı geri göndermek veya muhafaza etmek zorunda değildir. Siparişin varlığını satıcı veya sağlayıcı ispatlamak zorundadır. Ücret tahsil edilmişse yazılı iade talebi, banka/kart itirazı ve şartlarına göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yolları kullanılmalıdır.
Hukuki dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.7 ve uyuşmazlığın niteliğine göre ilgili diğer tüketici mevzuatı.
Resmî kaynak: Mevzuat Bilgi Sistemi · T.C. Resmî Gazete · Ticaret Bakanlığı Tüketici Portalı
İlgili içerikler: Satıcının satıştan kaçınması ve 6502 m.6 · Tüketici hakem heyeti kararının icrası
Bu içerik 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.7 ve resmî tüketici mevzuatı esas alınarak hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta sipariş kaydı, ödeme hareketi, teslim belgeleri ve taraflar arasındaki yazışmalar birlikte değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Sipariş etmediğim ürün için ödeme yapmak zorunda mıyım?
Hayır. 6502 m.7 uyarınca sipariş edilmeyen mal veya hizmet nedeniyle tüketiciye karşı hak ileri sürülemez.
Sipariş etmediğim ürünü geri göndermek zorunda mıyım?
Hayır. Tüketicinin sipariş edilmeyen malı geri göndermek veya muhafaza etmek zorunluluğu yoktur.
Paketi teslim almak siparişi kabul ettiğim anlamına gelir mi?
Hayır. Teslim, sipariş verildiğini tek başına göstermez. Siparişin varlığını satıcı ispatlamalıdır.
Ürünü kullandıysam ücret ödemem gerekir mi?
Kullanım tek başına siparişin varlığını ispatlamaz. Sonradan açık bir satın alma anlaşması kurulmuşsa o ayrı değerlendirilir.
Satıcı faturayı kestiği için borç doğar mı?
Hayır. Tek taraflı fatura düzenlenmesi, tüketicinin sipariş iradesinin yerine geçmez.
Kapıda ödeme kargosu sipariş etmediysem ne yapmalıyım?
Sipariş yoksa teslim ve ödeme reddedilebilir. Teslim alınmışsa gönderi belgeleri saklanıp satıcıya yazılı itiraz yapılmalıdır.
Kredi kartımdan ücret çekildiyse ne yapmalıyım?
Satıcıya iade talebi yanında banka veya kart kuruluşuna işlem itirazı gecikmeden yapılmalıdır.
Siparişi kimin ispatlaması gerekir?
6502 m.7 gereğince mal veya hizmetin sipariş edildiğini iddia eden taraf bunu ispatlamak zorundadır.
Hakem heyetine başvurabilir miyim?
2026 yılında uyuşmazlık değeri 186.000 TL’nin altındaysa Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılır. 186.000 TL veya üzerindeki tüketici uyuşmazlığında ise m.73/A’daki istisnalar dışında önce dava şartı arabuluculuk, ardından tüketici mahkemesi yolu değerlendirilir.
Bu kural Mersin dışında da geçerli mi?
Evet. 6502 m.7 Türkiye genelinde uygulanır.
Telefon: +90 552 224 43 66
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
