B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışındaki Satıcıdan Online Alışverişte Türkiye’de Dava Açılabilir mi? MÖHUK m.45 (2026)

Kısa ve net cevap: Evet; ancak her yurt dışı alışverişte Türkiye’de dava açılamaz. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 45. maddesi yalnız m.26’da tanımlanan ve kanunun koruma kapsamına giren yabancı unsurlu tüketici sözleşmeleri için özel milletlerarası yetki kurar. Bu şartlar varsa tüketici, kendi seçimine göre Türkiye’deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesinde ya da karşı tarafın Türkiye’deki işyeri, yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu mahkemede dava açabilir. MÖHUK m.47/2 gereğince m.45’teki koruyucu Türk mahkemesi yetkisi sözleşmeye konulan yabancı mahkeme şartıyla ortadan kaldırılamaz. Buna karşılık Türk mahkemesinin yetkili olması, uyuşmazlığa her durumda Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez; uygulanacak hukuk MÖHUK m.26’ya göre ayrıca belirlenir.

Yurt dışı online alışveriş tüketici Türkiye dava MÖHUK 45 milletlerarası yetki
Yabancı satıcıyla yapılan tüketici işleminde mahkeme yetkisi, uygulanacak hukuk ve icra aşaması birbirinden ayrı değerlendirilir.

MÖHUK m.45 Yabancı Unsurlu Tüketici Davalarında Ne Düzenler?

MÖHUK m.45, m.26’da tanımlanan tüketici sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini özel biçimde düzenler. Maddenin ilk fıkrasına göre tüketici; kendi yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemesini ya da karşı tarafın işyeri, yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemesini seçebilir. İkinci fıkra ise satıcı veya hizmet sağlayıcının tüketiciye karşı dava açması hâlinde yetkiyi daraltır: tüketiciye karşı dava, tüketicinin Türkiye’deki mutad meskeni mahkemesinde açılır.

Bu düzenleme ekonomik ve sözleşmesel olarak daha zayıf taraf kabul edilen tüketicinin dava hakkını fiilen kullanabilmesini amaçlar. Yabancı şirketin genel işlem şartlarına kendi ülkesindeki mahkemeyi yazması, tüketicinin MÖHUK m.45’ten doğan Türk mahkemesi seçeneklerini ortadan kaldırmaz. Çünkü m.47/2, m.44, m.45 ve m.46’da belirlenen mahkemelerin yetkisinin tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemeyeceğini açıkça düzenler.

Milletlerarası yetki ile görev birbirinden farklıdır. MÖHUK m.45 Türk mahkemelerinin uluslararası bağlantı bakımından yetkisini belirler. Uyuşmazlığın tüketici mahkemesi, tüketici hakem heyeti veya başka bir merci önüne götürülmesi ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili usul hükümlerine göre ayrıca belirlenir. Bu nedenle “MÖHUK m.45 var, doğrudan tüketici mahkemesine dava açılır” sonucu her dosyada doğru değildir.

MÖHUK m.45 Hangi Tüketici Sözleşmelerinde Uygulanır?

MÖHUK m.45 doğrudan m.26’da tanımlanan tüketici sözleşmelerine atıf yapar. MÖHUK m.26/1’e göre meslekî veya ticarî olmayan amaçla mal, hizmet veya kredi sağlanmasına yönelik sözleşmeler tüketici sözleşmesi olarak koruma kapsamına girebilir. İşlemi yapan gerçek kişinin mal veya hizmeti kendi ticari faaliyeti için edinmesi hâlinde m.26’daki tüketici statüsü doğmaz.

MÖHUK m.26/2, hukuk seçimi yapılmamış sözleşmelerde tüketicinin mutad meskeni hukukunun uygulanabilmesi için ayrıca bağlantı şartları arar. Bunlar; sözleşmenin tüketicinin mutad mesken ülkesinde özel davet veya ilan sonucunda kurulması ve gerekli hukuki fiillerin o ülkede yapılması, satıcı veya temsilcisinin tüketicinin siparişini o ülkede alması ya da satım sözleşmesinde satıcının tüketiciyi satın almaya ikna etmek amacıyla gezi düzenleyip tüketicinin başka ülkeye giderek sipariş vermesidir. Koruyucu rejim bütün yabancı alışverişleri otomatik olarak kapsamaz.

MÖHUK m.26/4 ayrıca önemli istisna getirir. Paket turlar hariç olmak üzere taşıma sözleşmeleri ile hizmetin tüketicinin mutad mesken ülkesinden başka bir ülkede sağlanmasının zorunlu olduğu sözleşmeler bu madde kapsamında değildir. Örneğin kişinin sırf yabancı ülkede otel hizmeti alması ile Türkiye’ye aktif biçimde satış yapan yabancı internet mağazasından eve teslim mal satın alması aynı bağlama rejimine tabi olmayabilir. Sözleşmenin kurulma ve ifa yapısı somut olarak incelenir.

Tüketici Türkiye’de Hangi Mahkemede Dava Açabilir?

MÖHUK m.45/1 tüketiciye seçim hakkı verir. Kanun şartları oluşmuşsa tüketici kendi yerleşim yerinin bulunduğu Türk mahkemesinde, kendi mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemesinde veya karşı tarafın işyeri, yerleşim yeri ya da mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemesinde dava açabilir. Bu seçenekler, yabancı satıcının tüketiciyi yalnız uzak bir yabancı mahkemeye gitmeye zorlamasını önler.

Yerleşim yeri ile mutad mesken aynı değildir. Yerleşim yeri Türk Medeni Kanunu anlamında kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu hukuki merkezdir. Mutad mesken ise kişinin fiilî hayat ilişkilerinin ağırlık merkezini ifade eder. Yurt dışında uzun süre yaşayan bir Türk vatandaşının nüfusta Türkiye adresinin görünmesi, mutad meskeninin mutlaka Türkiye olduğu anlamına gelmez. Yetki, gerçek yaşam düzeni ve resmî belgelerle uyumlu kurulmalıdır.

Karşı tarafın Türkiye’de işyeri veya yerleşim yeri varsa tüketici bu bağlantıyı da kullanabilir. Yabancı markanın Türkiye’de yalnız bağımsız bir distribütörü bulunması, yabancı satıcının otomatik olarak Türkiye’de işyeri bulunduğu anlamına gelmez. Sözleşmenin hangi tüzel kişiyle kurulduğu, faturayı kimin düzenlediği, tahsilatı kimin yaptığı ve Türkiye’deki yapının yabancı şirketin şubesi/acentesi mi yoksa bağımsız şirket mi olduğu tespit edilmelidir.

Yabancı Satıcı Tüketiciye Karşı Türkiye’de Nerede Dava Açabilir?

MÖHUK m.45/2 tüketicinin davalı olduğu durumda daha dar koruma kurar. M.26 kapsamındaki tüketici sözleşmesi hakkında tüketiciye karşı açılacak davalarda yetkili mahkeme, tüketicinin Türkiye’deki mutad meskeni mahkemesidir. Bu hüküm satıcının kendi işyerini veya tercih ettiği başka bir Türkiye bağlantısını kullanarak tüketiciyi daha elverişsiz bir yargı yerine çekmesini sınırlar.

Yabancı satıcının alacak, sözleşme cezası veya başka bir talep ileri sürmesi hâlinde önce ilişkinin gerçekten m.26 kapsamındaki tüketici sözleşmesi olup olmadığı belirlenir. Tüketici görünüşte bireysel alıcı olsa bile malı ticari işletmesinde kullanmak için satın aldıysa koruyucu rejim uygulanmayabilir. Buna karşılık faturanın yüksek olması veya malın pahalı olması tek başına tüketici niteliğini ortadan kaldırmaz; amaç meslekî/ticarî olup olmadığıdır.

Tüketicinin Türkiye’de mutad meskeni yoksa m.45/2 metninin öngördüğü özel Türkiye bağlantısı bulunmayabilir. Bu durumda genel milletlerarası yetki kuralları ve varsa başka özel hükümler ayrıca incelenir. “Tüketici Türk vatandaşıdır” tek başına m.45/2’de yazılı bir yetki sebebi değildir.

Sözleşmede “Yalnız Yabancı Mahkemeler Yetkilidir” Yazıyorsa Ne Olur?

Yabancı e-ticaret sitelerinde kullanım koşullarında sıkça “bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda X ülkesi mahkemeleri münhasıran yetkilidir” benzeri kayıtlar bulunur. MÖHUK m.47/2, tüketici uyuşmazlıkları bakımından bu tür kayıtların etkisini açıkça sınırlar. MÖHUK m.45’te belirlenen Türk mahkemelerinin yetkisi tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemez.

Bu nedenle tüketici m.45’in şartlarını taşıyan bir uyuşmazlıkta Türkiye’deki koruyucu mahkeme seçeneğini kullanıyorsa, satıcının standart sözleşmesindeki yabancı mahkeme şartı bu yetkiyi ortadan kaldırmaz. Tüketicinin internet sitesinde “şartları okudum, kabul ediyorum” kutusunu işaretlemiş olması da m.47/2’nin emredici sınırını yok etmez.

Ancak mahkeme yetki şartı ile tahkim veya alternatif uyuşmazlık çözüm kaydı aynı şey değildir. Tahkim şartının geçerliliği, tüketici uyuşmazlığının tahkime elverişliliği ve genel işlem şartı denetimi ayrıca yapılır. MÖHUK m.47/2 doğrudan yabancı devlet mahkemesinin seçilmesi bakımından koruma sağlar; her tür uyuşmazlık çözüm kaydını tek başına geçersiz kılan genel bir hüküm değildir.

Türkiye’de Dava Açılması Hangi Ülke Hukukunun Uygulanacağını Belirler mi?

Hayır. Milletlerarası yetki ve uygulanacak hukuk iki ayrı aşamadır. MÖHUK m.45 hangi Türk mahkemesinin davaya bakabileceğini, m.26 ise tüketici sözleşmesine hangi hukukun uygulanacağını düzenler. Türk mahkemesi yetkili olduğu hâlde yabancı hukuk uygulanabilir; yabancı hukuk seçilmiş olsa bile tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici hükümlerinin sağladığı asgari koruma m.26’daki şartlarla saklı kalabilir.

MÖHUK m.26/1, meslekî veya ticarî olmayan amaçla yapılan tüketici sözleşmelerinde tarafların hukuk seçimine izin verir; ancak tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgari korumayı korur. Hukuk seçimi yapılmamışsa ve m.26/2’deki bağlantı koşulları gerçekleşmişse tüketicinin mutad meskeni hukuku uygulanır.

Yabancı satıcının sözleşmeye kendi ülke hukukunu yazması bu nedenle bütün Türk tüketici korumasını otomatik olarak bertaraf etmez. Önce sözleşmenin m.26 koruma alanına girip girmediği, sonra hukuk seçiminin kapsamı ve tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici koruma düzeyi belirlenir. Türk mahkemesi yabancı hukukun içeriğini MÖHUK m.2 uyarınca re’sen araştırır.

Online Alışverişte MÖHUK m.45 Nasıl Uygulanır?

Online işlemde ilk adım sözleşmenin gerçek tarafını belirlemektir. İnternet sitesinin marka adı, mobil uygulamanın adı ve ödeme ekranında görünen işletme aynı tüzel kişi olmayabilir. Sipariş onayı, fatura, kart ekstresi, mesafeli sözleşme ve platformun satıcı bilgileri karşılaştırılarak davalı sıfatı tespit edilir.

İkinci adım yabancı satıcının Türkiye pazarına yönelik faaliyeti ile tüketicinin mutad meskeni arasındaki bağlantıyı belgelemektir. Türkçe reklam, Türkiye’ye teslimat seçeneği, Türk Lirası fiyat, Türkiye adresinin sipariş sisteminde kabul edilmesi, Türkiye’ye özel kampanya veya temsilci faaliyeti sözleşmenin kurulma bağlamını göstermeye yarayabilir. Ancak tek bir unsurun varlığı her durumda m.26 şartlarının gerçekleştiği anlamına gelmez; sözleşmenin nasıl kurulduğu bütün olarak incelenir.

Üçüncü adım uyuşmazlığın niteliğidir: teslim edilmemesi, ayıplı mal, cayma hakkı, garanti, bedel iadesi, abonelik, dijital içerik veya kredi gibi farklı talepler 6502 sayılı Kanun bakımından farklı hükümlere tabi olabilir. MÖHUK m.45 yalnız milletlerarası yetki sorununu çözer; tüketicinin maddi hakkının kapsamı ayrıca belirlenir.

Tüketici Hakem Heyetine mi, Mahkemeye mi Başvurulur?

Yabancı unsur bulunması tüketici hakem heyeti sistemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Uyuşmazlığın parasal değeri ve niteliği, 6502 sayılı Kanun ile her yıl güncellenen parasal sınırlar çerçevesinde değerlendirilir. Hakem heyeti görev sınırında kalan uyuşmazlıkta doğrudan dava açılması yerine zorunlu idari başvuru rejimi gündeme gelir. Sınırların dışında kalan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi yolu kullanılır.

Parasal sınırlar yıllık olarak değiştiği için sabit bir rakamın her yıl geçerli olduğu varsayılmamalıdır. Başvuru tarihinde yürürlükte bulunan resmî parasal sınır esas alınır. Ayrıca bazı uyuşmazlıkların niteliği gereği hakem heyeti görevi dışında kalması mümkündür. Dosya yalnız toplam bedel üzerinden sınıflandırılmaz; talebin hukuki niteliği de kontrol edilir.

Tüketici mahkemesinde açılacak davalarda, kanunun öngördüğü arabuluculuk veya diğer dava şartları da ayrıca değerlendirilir. Yabancı satıcının Türkiye dışında olması, Türk usul hukukunda öngörülen dava şartlarını ortadan kaldırmaz.

Yurt Dışındaki Satıcıya Karşı Hangi Belgeler Saklanmalıdır?

Online tüketici uyuşmazlığında sipariş onayı, ürün veya hizmet ilanının ekran görüntüsü, sözleşme ve kullanım koşulları, fatura, ödeme dekontu, kart ekstresi, kargo kaydı, gümrük belgesi, satıcıyla yazışmalar, cayma veya ayıp bildirimi, iade kodu ve teslimat tutanağı saklanmalıdır. Web sayfası değiştirilebileceği için yalnız daha sonra yeniden açılabileceği varsayımına güvenilmemelidir.

Elektronik delillerin tarih ve kaynağı korunmalıdır. E-posta mesajları yalnız ekran görüntüsü değil, mümkünse orijinal mesaj başlıklarıyla saklanmalıdır. Platform içi mesajlar hesap kapanmadan dışa aktarılmalı veya bütün konuşma akışını gösterecek şekilde kaydedilmelidir. Ödeme sağlayıcısına yapılan chargeback veya itiraz başvurusu varsa sonucu dosyaya eklenmelidir.

Yabancı resmî belgeler kullanılacaksa HMK m.224 ve uygulanabilir uluslararası sözleşmeler uyarınca tasdik/apostil ve tercüme şartları ayrıca kontrol edilir. Ayrıntı için Yabancı Resmî Belge Türkiye’de Nasıl Kullanılır? rehberi incelenebilir.

Türkiye’de Alınan Karar Yabancı Satıcının Ülkesinde Nasıl Tahsil Edilir?

Türk mahkemesinin tüketici lehine karar vermesi ile alacağın fiilen tahsil edilmesi iki ayrı aşamadır. Yabancı şirketin Türkiye’de haczedilebilir malvarlığı varsa Türk icra hukuku çerçevesinde işlem yapılabilir. Şirketin Türkiye’de malvarlığı yoksa Türk kararının şirketin malvarlığının bulunduğu yabancı devlette tanınması veya tenfizi gerekebilir.

Bu aşamada yabancı devletin kendi milletlerarası usul hukuku uygulanır. Her ülkenin Türk kararlarını tanıma ve tenfiz şartları aynı değildir. Kesinleşme, usulüne uygun tebligat, kamu düzeni, yetki ve belge tasdiki gibi hususlar ilgili ülke hukukuna göre incelenebilir. Bu nedenle dava açılmadan önce yalnız “Türkiye’de kazanabilir miyim?” değil, “kararı nerede icra edeceğim?” sorusu da ekonomik açıdan değerlendirilmelidir.

Yabancı satıcının Türkiye’de şube, acente, ödeme hesabı veya başka malvarlığı bulunması tahsil stratejisini değiştirebilir. Bununla birlikte bağlı şirketin malvarlığı, sırf aynı marka grubunda olduğu için yabancı ana şirketin borcu için haczedilemez. Borçlu tüzel kişi doğru belirlenmelidir.

Yurt Dışı Tüketici Uyuşmazlığında Sık Yapılan 10 Hata

  1. Her yabancı online alışverişin otomatik olarak MÖHUK m.45 kapsamında olduğunu sanmak.
  2. Ticari amaçla alınan malı tüketici işlemi saymak.
  3. Platform ile gerçek satıcıyı aynı tüzel kişi kabul etmek.
  4. Sözleşmedeki yabancı mahkeme kaydını m.47/2’yi kontrol etmeden kesin kabul etmek.
  5. Türk mahkemesi yetkiliyse mutlaka Türk hukukunun uygulanacağını düşünmek.
  6. MÖHUK m.26/2 bağlantı şartlarını incelememek.
  7. M.26/4 taşıma ve yabancı ülkede sunulması zorunlu hizmet istisnalarını gözden kaçırmak.
  8. Hakem heyeti veya diğer dava şartlarını atlamak.
  9. Elektronik sipariş ve reklam delillerini zamanında saklamamak.
  10. Kararın yabancı ülkede nasıl icra edileceğini dava açmadan önce değerlendirmemek.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. Almanya’daki internet sitesinden aldığım ürün gelmezse Türkiye’de dava açabilir miyim?

MÖHUK m.45’in uygulanabilmesi için işlemin m.26 kapsamındaki korunan tüketici sözleşmesi olması gerekir. Şartlar oluşmuşsa tüketici Türkiye’deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesi dahil m.45’teki seçeneklerden yararlanabilir. Satıcının Türkiye pazarına yönelik satış düzeni ve sözleşmenin kurulma biçimi belgelenmelidir.

2. Sitede “yalnız Alman mahkemeleri yetkilidir” yazıyor; Türkiye’de dava açamaz mıyım?

MÖHUK m.47/2, m.45’teki tüketici mahkemesi yetkisinin tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemeyeceğini düzenler. Uyuşmazlık m.45 kapsamındaysa standart yabancı mahkeme şartı tüketicinin kanuni Türk mahkemesi seçeneğini ortadan kaldırmaz.

3. Yabancı satıcı bana Türkiye’de istediği şehirde dava açabilir mi?

MÖHUK m.45/2 uyarınca m.26 kapsamındaki tüketici sözleşmesi hakkında tüketiciye karşı açılacak davada yetkili Türk mahkemesi tüketicinin Türkiye’deki mutad meskeni mahkemesidir. Satıcı kendi tercih ettiği başka bir şehri standart sözleşmeyle dayatamaz.

4. Türkiye’de dava açarsam Türk tüketici hukuku mutlaka uygulanır mı?

Hayır. Mahkeme yetkisi m.45, uygulanacak hukuk m.26 tarafından belirlenir. Hukuk seçimi ve tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici asgari koruması ayrı incelenir.

5. Yabancı platformdan değil platformdaki üçüncü satıcıdan aldım; kime dava açılır?

Önce sözleşmenin gerçek tarafı belirlenir. Sipariş onayı, fatura, tahsilat ve platform koşulları incelenerek satıcı ile platformun hukuki rolleri ayrılır. Platform her satışta otomatik olarak satıcı değildir.

6. Otel veya uçak bileti de MÖHUK m.26-45 kapsamına girer mi?

MÖHUK m.26/4, paket turlar hariç taşıma sözleşmeleri ile hizmetin tüketicinin mutad mesken ülkesinden başka ülkede sağlanmasının zorunlu olduğu sözleşmeleri m.26 kapsamı dışında bırakır. Uçuş, konaklama ve paket tur aynı hukuki kategori değildir; sözleşme türü ayrı belirlenir.

7. Türk mahkemesinde kazandığım kararı yabancı şirketten nasıl tahsil ederim?

Şirketin Türkiye’de malvarlığı varsa Türk icra hukuku uygulanabilir. Malvarlığı yalnız yurt dışındaysa Türk kararının ilgili ülkede tanınması veya tenfizi gerekebilir. Bu işlemin şartlarını şirket malvarlığının bulunduğu ülkenin hukuku belirler.

8. Online alışverişte hangi belgeleri saklamalıyım?

Sipariş onayı, sözleşme, ürün ilanı, fiyat, ödeme kaydı, fatura, kargo ve gümrük belgeleri, satıcı yazışmaları, cayma/ayıp bildirimi ve iade kayıtları saklanmalıdır. Elektronik delillerin tarih ve kaynağı korunmalıdır.

Hukukçu İncelemesi

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Hukuk bürosu: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Son mevzuat kontrolü: 11 Eylül 2026

İçerik 5718 sayılı MÖHUK m.2, 26, 45 ve 47 ile 6502 sayılı Kanun esas alınarak hazırlanmıştır. Yabancı satıcının kimliği, tüketicinin mutad meskeni, sözleşmenin kurulma biçimi ve uygulanacak hukuk her dosyada belge üzerinden ayrı incelenir.

Türkiye geneli dosya takibi: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Yurt dışı bağlantılı tüketici ve özel hukuk uyuşmazlıkları görev ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir. İletişim.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp