Yabancı Mahkeme Kararında Kesinleşme Şerhi Yoksa Tenfiz Olur mu? MÖHUK 50 ve 53 | 2026
Kısa ve Net Cevap
Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tenfiz edilebilmesi için kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olması gerekir. 5718 sayılı MÖHUK m.50, yabancı mahkeme ilamının tenfiz edilebilmesini o ilamın verildiği devlet kanunlarına göre kesinleşmiş olmasına bağlar. MÖHUK m.53 ise tenfiz dilekçesine yabancı ilamın usulen onanmış aslı veya mahkemece onanmış örneği ile onanmış tercümesini ve ilamın kesinleştiğini gösteren belgenin usulen onanmış aslı veya örneği ile onanmış tercümesini eklemeyi zorunlu kılar.
Bu nedenle yalnız karar metnini, apostilli olsa bile, sunmak yeterli değildir. Kararın kesinleştiğini gösteren belge dosyada bulunmalıdır. Apostil, belgenin imzasını ve resmî kaynağını doğrular; kararın kesinleştiğini kendiliğinden kanıtlamaz. Kesinleşme bilgisi kararın üzerinde açıkça yer alıyorsa ayrıca düzenlenen belgenin işlevi karar üzerindeki resmî kesinleşme kaydıyla karşılanır. Kesinleşme hiç gerçekleşmemişse Türkiye’de tenfiz kararı verilemez.

- Kesinleşme şartı nedir?
- MÖHUK 50 ne diyor?
- MÖHUK 53 hangi belgeleri ister?
- Kesinleşme şerhi ile kesinleşme belgesi aynı mı?
- Apostil kesinleşme yerine geçer mi?
- Tercüme nasıl sunulur?
- Kararın bir kısmı kesinleşmişse ne olur?
- Yabancı ülkede kanun yolu açıksa
- Tanıma ve tenfizde fark
- Dosya hazırlama sırası
- Sık yapılan hatalar
- Sık sorulan sorular
Yabancı Mahkeme Kararında Kesinleşme Şartı Nedir?
Tenfiz, yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de cebrî icraya elverişli hâle gelmesini sağlar. Türk mahkemesi yabancı uyuşmazlığı baştan görmez; yabancı ilamın MÖHUK’ta belirlenen tenfiz şartlarını taşıyıp taşımadığını inceler. Bu sistemin ilk eşiği kararın yabancı devlet hukukuna göre kesinleşmiş olmasıdır.
Kesinleşme, kararın verildiği ülke hukukuna göre olağan kanun yolları ve süreler bakımından artık kesin hüküm niteliği kazanmış olmasını ifade eder. Türkiye’deki mahkeme yabancı hukukta kesinleşmenin nasıl gerçekleştiğini varsayımla belirlemez. Dosyaya sunulan resmî kesinleşme kaydı veya belgesi üzerinden kontrol yapılır.
Karar kesinleşmemişse MÖHUK m.50’deki temel şart yoktur. Bu eksiklik yalnız şekli belge eksikliği değildir; yabancı ilam henüz tenfize elverişli bir kesin hüküm aşamasına ulaşmamıştır. Buna karşılık karar gerçekte kesinleşmiş fakat bunu gösteren belge dosyaya eklenmemişse sorun MÖHUK m.53 kapsamındaki belge sunma yükümlülüğüdür.
MÖHUK m.50 Kesinleşme İçin Ne Düzenliyor?
MÖHUK m.50’nin sistemi nettir: Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararı vermesine bağlıdır. Bu hüküm iki ayrı koşulu aynı cümlede birleştirir: ortada yabancı mahkeme ilamı bulunmalı ve bu ilam kaynak ülke hukukuna göre kesinleşmiş olmalıdır.
Kesinleşmenin Türk Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre gerçekleşmiş olması aranmaz. Ölçü, kararın verildiği ülkenin usul hukukudur. Örneğin Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İngiltere veya ABD’de verilen kararların kesinleşme biçimi ve belgelendirilmesi o ülkenin sistemine göre farklılık gösterebilir. Türk mahkemesi bu farklılığı MÖHUK m.50 çerçevesinde kabul eder; fakat kesinleşmenin varlığını resmî belgeyle görmek zorundadır.
Yabancı kararın “final”, “final order”, “rechtskräftig”, “définitif” veya benzeri bir ibare taşıması tek başına tercüme üzerinden yorumlanmamalıdır. Belgenin o ülke hukukunda kesinleşmeyi gösteren resmî kayıt niteliğinde olduğu açıklanabilir olmalıdır.
MÖHUK m.53 Tenfiz Dilekçesine Hangi Belgelerin Eklenmesini İstiyor?
MÖHUK m.53, tenfiz dilekçesine eklenecek belgeleri iki ana grupta düzenler. Birincisi, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ile onanmış tercümesidir. İkincisi, ilamın kesinleştiğini gösteren belgenin veya yazının usulen onanmış aslı ya da örneği ve onanmış tercümesidir.
Bu nedenle dosyada yalnız karar PDF’si veya internetten indirilen karar örneği bulunması yeterli değildir. Mahkemenin incelemesine elverişli, resmî niteliği doğrulanmış karar örneği hazırlanır. Kesinleşme ayrıca karar metninde yer almıyorsa ayrı kesinleşme belgesi alınır.
Kararın onaylı Türkçe tercümesi ile kesinleşme belgesinin onaylı Türkçe tercümesi de dosyaya eklenir. Yabancı dildeki belgenin içeriğini hâkimin tahmin etmesi beklenmez. Tercümenin belgenin tamamını kapsaması, mahkeme adı, dosya numarası, taraflar, hüküm fıkrası, tarih ve kesinleşme kaydı gibi kritik alanları eksiksiz aktarması gerekir.
Kesinleşme Şerhi ile Kesinleşme Belgesi Aynı Şey mi?
Türk uygulamasında “kesinleşme şerhi” ifadesi sık kullanılır. Yabancı ülkelerde aynı bilgi farklı belge adıyla düzenlenebilir. MÖHUK m.53 belirli bir başlık veya belge ismi aramaz; ilamın kesinleştiğini gösteren belge veya yazıyı arar. Dolayısıyla temel ölçüt belgenin adı değil, kaynak ülke makamınca kararın kesinleştiğini resmen göstermesidir.
Bazı sistemlerde kesinleşme kaydı karar nüshasının üzerinde bulunur. Bazılarında ayrı certificate, attestation, Rechtskraftvermerk, certificat de non-appel veya benzeri bir belge düzenlenir. Dosya hazırlanırken yabancı belgenin kaynak ülkede gerçekten kesinleşmeyi kanıtlayan belge olup olmadığı kontrol edilir.
Sadece mahkeme kaleminin “karar verildi” yazısı, duruşma tutanağı veya tebliğ belgesi her durumda kesinleşme belgesi değildir. Tebliğ tarihi kanun yolu süresinin başlangıcını gösterebilir; fakat sürenin dolduğunu ve kararın kesinleştiğini ayrıca kanıtlamak gerekir.
Apostil Kesinleşme Şerhi Yerine Geçer mi?
Hayır. Apostil ile kesinleşme farklı hukukî işlevlere sahiptir. Apostil, 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesi çerçevesinde yabancı resmî belgedeki imzanın gerçekliğini, imzalayan kişinin hangi sıfatla hareket ettiğini ve varsa mühür veya damganın aidiyetini doğrular. Apostil, kararın kanun yolundan geçip geçmediğini veya kesinleşip kesinleşmediğini belirlemez.
Bu nedenle apostilli bir yabancı kararın üzerinde kesinleşme bilgisi bulunmuyorsa MÖHUK m.53 bakımından kesinleşme belgesi yine gerekir. Aynı şekilde kesinleşme belgesi de yabancı resmî belge niteliğindeyse onun Türkiye’de resmî belge olarak kullanılabilmesi için uygulanacak tasdik veya apostil rejimi ayrıca kontrol edilir.
Pratik dosya dizilimi çoğu zaman şu şekildedir: yabancı karar, kararın kesinleşme kaydı veya ayrı kesinleşme belgesi, bu belgelerin apostil veya gerekli tasdikleri ve Türkçe tercümeleri. Apostilin varlığı diğer unsurları ortadan kaldırmaz.
Kesinleşme Belgesinin Türkçe Tercümesi Zorunlu mu?
MÖHUK m.53, hem ilamın hem de kesinleşmeyi gösteren belge veya yazının onanmış tercümesini açıkça arar. Bu nedenle kesinleşme kaydı tek satır olsa bile Türkçe tercümeye dahil edilir. Kararın arka sayfasındaki mühür, kaşe, tarih ve kesinleşme ibaresi tercümede atlanmamalıdır.
Tercümenin, yabancı belgenin hangi bölümüne ait olduğunun anlaşılır olması gerekir. Özellikle çok sayfalı mahkeme kararlarında son sayfadaki kesinleşme kaydı ayrı tercüme edilip kararın geri kalanından kopuk bırakılmamalıdır. Dosyada belge zinciri kolayca izlenebilmelidir.
Yabancı makamın elektronik imzalı kesinleşme belgesi vermesi hâlinde belgenin doğrulanabilirliği de korunmalıdır. Elektronik doğrulama kodu, belge numarası veya resmî doğrulama sayfası varsa çıktı ve doğrulama bilgileri dosyada birlikte tutulur.
Yabancı Kararın Yalnız Bir Bölümü Kesinleşmişse Tenfiz Edilebilir mi?
Bir yabancı ilamın farklı hüküm fıkraları bakımından kesinleşme zamanı kaynak ülke hukukuna göre ayrışabiliyorsa, Türkiye’deki tenfiz talebi de kesinleşmiş hüküm kısmı üzerinden kurulmalıdır. Tenfiz mahkemesi MÖHUK m.50’deki kesinleşme şartını tenfizi istenen hüküm bakımından arar.
Örneğin yabancı kararda hem para alacağı hem de başka bir edim bulunuyor ve yalnız para alacağı yönünden kesinleşme gerçekleşmişse, dosyadaki kesinleşme belgesinin hangi hüküm kısmını kapsadığı açıkça gösterilmelidir. Belirsiz kesinleşme kaydıyla tüm kararın icrası istenmemelidir.
Kesinleşme belgesinde dosya numarası, karar tarihi ve kesinleşen hüküm kapsamı mümkün olduğunca açık olmalıdır. Böylece Türk mahkemesinin MÖHUK m.50 ve 53 incelemesi tereddütsüz yapılır.
Yabancı Ülkede İstinaf veya Temyiz Yolu Açıksa Ne Olur?
Kaynak ülke hukukuna göre karar henüz olağan kanun yoluna açık ve kesinleşmemişse MÖHUK m.50 koşulu oluşmaz. Tarafların kararı fiilen uygulamaya başlamış olması, borçlunun bir kısmını ödemesi veya kararın yabancı ülkede geçici olarak icra edilebilir olması Türkiye’deki kesinleşme şartının yerine geçmez.
Bazı yabancı hukuk sistemleri kesinleşmeden önce geçici icraya izin verebilir. MÖHUK m.50’nin açık metni ise Türkiye’de tenfiz için kesinleşmeyi arar. Bu nedenle “yabancı ülkede şimdiden icra edilebiliyor” bilgisi tek başına Türk tenfiz mahkemesine yeterli değildir.
Kanun yolu süresi dolduktan sonra kaynak ülkeden kesinleşme belgesi alınır. Kararın ne zaman kesinleştiği ve hangi hükümlerin kesinleştiği belgeden anlaşılmalıdır.
Tanıma Davasında da Kesinleşme Belgesi Gerekir mi?
Tanıma, yabancı kararın Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisinin kabulünü sağlar. MÖHUK m.58 tanıma için de yabancı kararın kesinleşmiş olmasını esas alan tenfiz sistemine bağlanır. Bu nedenle yalnız “icra istemiyorum, tanıma istiyorum” denilerek kesinleşme şartı aşılmaz.
Özellikle boşanma, soybağı, ad-soyad değişikliği, evlat edinme veya mirasçılık statüsünü etkileyen kararların Türkiye’de hukukî sonuç doğurması isteniyorsa, kararın kaynak ülkede kesinleşmiş olduğu gösterilmelidir. İdari tescil imkânı bulunan özel alanlarda ise ilgili özel kanun ve idari usul ayrıca uygulanır.
Tanıma ile tenfiz arasında amaç farkı bulunmasına rağmen kesinleşme belgesinin dosyaya eklenmesi bakımından temel belge disiplini değişmez.
Yurt Dışından Tenfiz Dosyası Hazırlarken Kontrol Sırası
- Yabancı kararın hukuk davasına ilişkin mahkeme ilamı olup olmadığı belirlenir.
- Kararın verildiği ülkede hangi tarihte ve hangi kapsamda kesinleştiği tespit edilir.
- Mahkemeden veya yetkili makamdan kesinleşmeyi gösteren resmî belge alınır.
- Karar ve kesinleşme belgesinin gerekli apostil veya tasdikleri tamamlanır.
- Karar, kesinleşme kaydı ve tasdiklerin Türkçe onaylı tercümeleri hazırlanır.
- MÖHUK m.51’e göre görevli ve yetkili Türk mahkemesi belirlenir.
- MÖHUK m.52’ye uygun tenfiz dilekçesi hazırlanır ve m.53 belgeleri eklenir.
- MÖHUK m.54’teki karşılıklılık, yetki, kamu düzeni ve savunma hakkı şartları ayrıca kontrol edilir.
Bu sıra, özellikle Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, Avusturya, İsviçre, İngiltere, ABD ve Kanada’dan gelen kararların Türkiye’de kullanılmasında belge eksikliğini azaltır.
Kesinleşme Belgesinde En Sık Yapılan Hatalar
- Kararın apostilli olmasını kesinleşme belgesi sanmak.
- Sadece kararın verildiği tarihi kesinleşme tarihi kabul etmek.
- Tebliğ belgesini tek başına kesinleşme belgesi olarak sunmak.
- Kesinleşme kaydının Türkçe tercümesini yaptırmamak.
- Kesinleşme belgesindeki dosya numarası ile karar numarasını karşılaştırmamak.
- Yalnız bir hüküm kısmı kesinleşmişken kararın tamamının tenfizini istemek.
- Kaynak ülkede kanun yolu devam ederken Türkiye’de tenfiz davası açmak.
- Karar aslı veya onaylı örneği yerine ekran görüntüsü sunmak.
İlgili Rehberler ve Resmî Kaynaklar
- 5718 sayılı MÖHUK – m.50-59
- Tenfiz dilekçesinde neler yazılmalı? MÖHUK 52
- Tenfiz davasında görevli ve yetkili mahkeme
- Yabancı resmî belge, apostil ve HMK 224
Sık Sorulan Sorular
Kesinleşmemiş yabancı karar Türkiye’de tenfiz edilir mi?
Hayır. MÖHUK m.50 yabancı ilamın verildiği devlet hukukuna göre kesinleşmiş olmasını arar.
Kesinleşme belgesi hangi maddede zorunlu?
MÖHUK m.53, ilamın kesinleştiğini gösteren belge veya yazı ile onaylı tercümesinin dilekçeye eklenmesini düzenler.
Apostil kesinleşme şerhi yerine geçer mi?
Hayır. Apostil belgenin resmî kaynağını doğrular; kesinleşmeyi ispatlamaz.
Kararın üzerinde kesinleşme kaydı varsa ayrı belge gerekir mi?
Kararın üzerindeki resmî kayıt kaynak ülke hukukunda kesinleşmeyi açıkça gösteriyorsa kesinleşme bilgisi o kayıtla belgelenir.
Kesinleşme belgesinin tercümesi gerekir mi?
Evet. MÖHUK m.53 onanmış Türkçe tercümeyi arar.
Yabancı ülkede karar geçici olarak icra edilebiliyorsa yeterli mi?
Hayır. Türkiye’de tenfiz için MÖHUK m.50’deki kesinleşme şartı ayrıca gerçekleşmelidir.
Tebliğ belgesi kesinleşmeyi kanıtlar mı?
Tebliğ belgesi tebliğ tarihini gösterir; kesinleşme ayrıca kaynak ülke makamınca resmen belgelenmelidir.
Kararın bir kısmı kesinleşmişse ne yapılır?
Tenfiz talebi, kesinleştiği resmen gösterilen hüküm kısmına göre kurulmalıdır.
Tanıma davasında da kesinleşme aranır mı?
Evet. Yabancı kararın Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisi için kesinleşmiş olması gerekir.
Kesinleşme şerhinde dosya numarası önemli mi?
Evet. Belgenin hangi yabancı karara ait olduğu tereddütsüz anlaşılmalıdır.
Karar PDF çıktısı tenfiz için yeterli mi?
Hayır. MÖHUK m.53 usulen onanmış karar aslı veya örneği ile kesinleşme belgesini arar.
Yurt dışından avukatla tenfiz davası açılabilir mi?
Evet. Usulüne uygun vekâletname ile Türkiye’de avukat aracılığıyla tenfiz davası takip edilir.
Kesinleşme Belgesi Eksikse Tenfiz Dosyası Nasıl Tamamlanır?
MÖHUK m.50, yabancı mahkeme tarafından hukuk davalarına ilişkin verilmiş ilamın Türkiye’de icra edilebilmesi için kararın verildiği devlet hukukuna göre kesinleşmiş olmasını arar. Bu nedenle “karar verildi” ile “karar kesinleşti” aynı hukuki olgu değildir. İstinaf veya temyiz yolu açık olan, kanun yoluna başvuru süresi henüz dolmayan ya da yabancı hukukta kesin hüküm niteliği kazanmayan karar için tenfiz koşulu tamamlanmış sayılmaz.
MÖHUK m.53 tenfiz dilekçesine eklenecek belgeleri ayrıca düzenler. Yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya örneği ile kararın kesinleştiğini gösteren ve yine o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belgenin Türkçe tercümeleri dosyaya sunulur. Bu nedenle yalnız kararın son sayfasında “final”, “rechtskräftig”, “définitif” veya benzeri bir ibare bulunmasına güvenilmez; belgenin yabancı hukukta kesinleşmeyi hangi makam ve usulle ispatladığı kontrol edilir.
Kesinleşme şerhi karardan ayrı bir belge olarak veriliyorsa her iki evrakın aynı dosya ve taraflara ait olduğu doğrulanır. Mahkeme adı, dosya numarası, karar tarihi ve taraf isimleri karşılaştırılır. Yabancı ülkede evlenme veya isim değişikliği nedeniyle soyadı farklı görünüyorsa karar ile Türk nüfus kaydı arasındaki kimlik bağlantısı ek belgelerle kurulur. Eksik veya yanlış dosya numaralı kesinleşme belgesi, yalnız tercüme yaptırılarak düzeltilemez.
Belgenin Türkiye’de resmî belge niteliği bakımından HMK m.224 ve uygulanabilir milletlerarası sözleşme kontrol edilir. Apostil Sözleşmesine taraf ülkeden gelen ve sözleşme kapsamındaki kesinleşme belgesinde apostil, yetkili makamın imza ve sıfatının tasdikini sağlar; apostil kararın kesinleştiğini kendisi yaratmaz. Kesinleşme yabancı usul hukukundan, apostil ise belgenin uluslararası tasdik rejiminden kaynaklanır.
Dosya açılmış ancak kesinleşme belgesi eksikse mahkemeye “karar zaten kesinleşmiştir” şeklinde soyut beyan sunmak yerine eksik belge yabancı ülkeden temin edilip apostil/tasdik ve Türkçe tercümesi tamamlanarak dosyaya ibraz edilir. Mahkemenin verdiği kesin süre varsa HMK’daki süre kuralları ayrıca takip edilir. Böylece MÖHUK m.50’deki maddi şart ile m.53’teki belge şartı birlikte tamamlanır.
Kesinleşme Belgesinde Son Kontrol
Türkiye’de dava açılmadan önce karar ile kesinleşme belgesindeki mahkeme adı, esas/karar veya yabancı dosya numarası, karar tarihi ve taraf isimleri satır satır karşılaştırılır. Belge farklı bir dosyaya aitse apostil bulunması bu hatayı gidermez. Tercümede kanun yolu ve kesinleşme tarihinin atlanmaması gerekir. Tenfiz talebinin dayandığı yabancı hükmün hangi tarihte kesinleştiği açıkça görülebilir hâle getirildiğinde MÖHUK m.50 ve m.53 incelemesi somut belge üzerinden yapılır.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.
Bu içerik MÖHUK m.50 ve m.53 başta olmak üzere yabancı mahkeme kararlarının tenfizinde kesinleşme ve belge sunma şartları esas alınarak hazırlanmıştır.
Tanıma ve Tenfiz Dosyası İçin İletişim
Son mevzuat kontrolü: 12 Eylül 2026.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
