B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Borçlu Ölürse İcra Takibi Ne Olur? İİK 53 ve Mirasçılar | 2026

Kısa ve net cevap: İcra takibi sırasında borçlu ölürse takip kendiliğinden tamamen sona ermez. İİK m.53’e göre tereke borçları bakımından ölüm günüyle birlikte üç gün takip geri bırakılır; mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse Türk Medenî Kanunu’ndaki mirası ret süresi boyunca da koruma devam eder. Tereke henüz paylaşılmamış, resmî tasfiyeye girmemiş ve mirasçılar arasında aile şirketi kurulmamışsa takip, borçlu hayatta olsaydı uygulanacak usulle terekeye karşı sürdürülebilir. Mirasçılara karşı devam bakımından İİK m.53’ün özel sınırları ve TMK m.606’daki üç aylık ret süresi birlikte uygulanır.

Net ayrım: “Borçlu öldü, icra dosyası düştü” doğru değildir. Ölüm, takipte taraf ve tereke yapısının yeniden kurulmasını gerektirir. “Mirasçı oldum, bütün borcu hemen ödemek zorundayım” ifadesi de tek başına doğru değildir; mirasın reddi, hükmen ret, resmî tasfiye ve terekenin durumu ayrıca incelenir.
Borçlu ölürse icra takibi İİK 53 ve tereke işlemleri
  1. İİK 53 temel kuralı
  2. Tereke borcu ve mirasçının konumu
  3. Üç günlük geri bırakma
  4. Üç aylık mirası ret süresi
  5. Takip terekeye nasıl devam eder?
  6. Takip mirasçılara ne zaman yöneltilir?
  7. Miras reddedilirse ne olur?
  8. Mirasçılar borçtan hangi ölçüde sorumludur?
  9. Gerekli belgeler
  10. Alacaklı ne yapmalıdır?
  11. Sık yapılan hatalar
  12. Sık sorulan sorular

Borçlu Ölürse İcra Takibi Hangi Kanun Maddesine Göre Devam Eder?

Temel hüküm 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 53. maddesidir. Madde, terekenin borçlarından dolayı yapılacak takiplerde ölümün takip sürecine etkisini düzenler. Borçlu hayattayken başlamış bir takipte ölüm gerçekleşmişse icra dairesi, ölüm olgusunu öğrendiğinde taraf kaydını ve işlemlerin kime yöneltileceğini yeniden değerlendirmelidir.

İİK m.53 yalnız “dosyanın bir süre beklemesini” düzenlemez. Hüküm aynı zamanda tereke paylaşılmadan önce takibin kime karşı ve hangi takip usulüyle sürdürülebileceğini belirler. Borçlu hayatta olsaydı hangi takip yolu uygulanacaksa, kanundaki şartlar oluştuğunda terekeye karşı o yol üzerinden devam edilebilir. Buna karşılık mirasçılara kişisel olarak yönelme aşamasında miras hukuku hükümleri ve özel süreler devreye girer.

Türk Medenî Kanunu m.599’a göre miras, mirasbırakanın ölümüyle bir bütün olarak mirasçılara geçer. Ancak bu külli halefiyet kuralı, mirasçıların mirası reddetme hakkını ortadan kaldırmaz. TMK m.606, yasal ve atanmış mirasçılar bakımından kural olarak üç aylık ret süresi öngörür. Bu sebeple icra hukuku ile miras hukuku aynı dosyada birlikte okunmalıdır.

Tereke Borcu Nedir ve İcra Dosyasında Neden Önemlidir?

Tereke, mirasbırakanın ölümü anındaki devredilebilir malvarlığı değerleri ile borçlarından oluşan bütündür. Banka hesapları, taşınmazlar, araçlar, alacaklar ve diğer ekonomik haklar terekenin aktifini; kredi, senet, vergi, sözleşme ve kesinleşmiş borçlar ise pasifini oluşturabilir. İcra takibine konu borcun mirasbırakana ait olması, bunun tereke borcu niteliği taşımasını gündeme getirir.

Takipte kritik soru “mirasçı kim?” sorusundan önce “tereke hangi aşamada?” sorusudur. Tereke paylaşılmış mı, resmî tasfiye talep edilmiş mi, miras reddedilmiş mi, mirasçılar belirlenmiş mi ve takip hangi tarihte başlamış? Bu soruların cevapları takipte yapılabilecek işlemleri değiştirir.

Terekenin malvarlığını belirlemek için gerektiğinde tereke tespiti süreci kullanılabilir. Tereke tespiti, icra dosyasını kendiliğinden durdurmaz; fakat mirasbırakanın aktif ve pasifinin ortaya konulması, mirasın reddi veya borçların ödenmesi bakımından temel veri sağlar.

İİK 53’teki Üç Günlük Süre Ne Anlama Gelir?

İİK m.53’e göre terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile birlikte üç gün içinde takip geri bırakılır. Bu süre, ölümün hemen ardından cebri icra işlemlerinin mirasçıların hukuki konumu belirlenmeden ilerlememesini sağlar. Ölüm tarihi nüfus kayıtları veya resmî belgeyle saptanmalıdır.

Üç günlük kuralı “ölümden üç gün sonra mirasçıya haciz yapılabilir” şeklinde okumak eksiktir. Çünkü mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse İİK m.53, Medenî Kanun’da belirlenen sürelerin geçmesini de dikkate alır. TMK m.606’daki ret süresi bu noktada belirleyicidir. Bu nedenle uygulamada ölüm tarihi ile üç aylık mirası ret süresi aynı takvimde incelenir.

Takip ölümden önce başlamışsa dosyadaki haciz, tebligat, satış ve ödeme işlemlerinin hangi tarihte yapıldığı ayrıca kontrol edilmelidir. Ölümden sonra doğrudan ölen kişinin adına tebligat çıkarmaya devam etmek hukuken doğru değildir. Taraf değişikliği ve tereke/mirasçı bilgileri dosyaya işlenmelidir.

Mirasçıların Üç Aylık Mirası Ret Süresi İcra Takibini Nasıl Etkiler?

TMK m.606’ya göre miras, kural olarak üç ay içinde reddedilebilir. Yasal mirasçılar için süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten; vasiyetnameyle atanmış mirasçılar için ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Her dosyada başlangıç tarihi ölüm tarihiyle otomatik eşit kabul edilmemelidir.

İİK m.53, mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse Medenî Kanun’daki bu sürenin tamamlanmasını takip bakımından koruyucu bir unsur olarak kabul eder. Bu dönemde mirasçıyı sırf nüfus kaydında mirasçı göründüğü için kesin borçlu gibi takip etmek hukuken sakıncalıdır.

Mirasçı üç aylık sürede mirası reddederse reddin sulh hukuk mahkemesince tescili takip dosyasına sunulmalıdır. Mirası reddeden kişinin tereke borçlarından kişisel sorumluluğu, ret hükmünün etkisine göre değerlendirilir. Mirasın reddine ilişkin ayrıntılı miras hukuku süreci ile icra dosyasındaki borca itiraz aynı işlem değildir.

Borçlunun Ölümünden Sonra Takip Terekeye Karşı Nasıl Devam Eder?

İİK m.53, icra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz paylaşılmamışsa, resmî tasfiyeye tabi tutulmamışsa veya mirasçılar arasında aile şirketi tesis edilmemişse, borçlu hayatta olsaydı uygulanacak usule göre terekeye karşı takibin devam edebileceğini düzenler. Bu hüküm, alacaklının sırf ölüm nedeniyle mevcut takip hakkını kaybetmesini önler.

Terekeye karşı takipte muhatap ve temsil sorunu dikkatle çözülmelidir. Tereke temsilcisi atanmışsa işlemler temsilci üzerinden yürütülebilir. Miras ortaklığı devam ediyorsa mirasçıların elbirliği mülkiyeti ve tereke yönetimi hükümleri önem taşır. Tek bir mirasçıya yapılan işlem her zaman tüm tereke bakımından geçerli sonuç doğurmaz.

Tereke resmî tasfiyeye girmişse tasfiye usulü ile bireysel icra takibinin ilişkisi ayrıca incelenir. Aynı şekilde terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi söz konusuysa takip stratejisi değişir. Bu nedenle “mirasçıların adreslerini bulup takibe eklemek” tek başına yeterli bir yöntem değildir.

İcra Takibi Mirasçılara Karşı Ne Zaman Devam Edebilir?

İİK m.53’ün son fıkrası, başlamış takibin mirasçıya karşı devam edebilmesinin rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yollarıyla mümkün olduğunu belirtir. Ancak bunun öncesinde mirasçılık sıfatı, ret süresinin durumu ve mirasçının mirası reddedip reddetmediği saptanmalıdır.

Mirasçılık belgesi bu aşamada temel belgelerden biridir. Yasal mirasçıların tespiti için noter veya sulh hukuk mahkemesi yoluyla alınan mirasçılık belgesi kullanılır. Yurt dışında yaşayan mirasçılar veya yabancı unsurlu dosyalarda nüfus, vasiyetname ve yabancı belge işlemleri ek inceleme gerektirir. Konuyla bağlantılı olarak yurt dışı bağlantılı veraset işlemleri rehberi incelenebilir.

Mirasçıya ödeme emri veya diğer takip evrakı gönderilecekse tebligat adresi ve usulü ayrıca önemlidir. Ölen kişiye çıkarılmış tebligat üzerinden mirasçıya süre başlatıldığı varsayılmamalıdır. Her mirasçının taraf ve tebligat durumu ayrı kontrol edilmelidir.

Miras Reddedilirse İcra Borcu Ne Olur?

Mirasın gerçek reddinde mirasçı, TMK m.605 ve devamı hükümleri uyarınca mirası kabul etmeme iradesini süresinde yetkili sulh hukuk mahkemesine açıklar. Ret tescil edildiğinde bu mirasçı bakımından tereke borçlarına kişisel sorumluluk doğmaması esastır; ancak terekenin kimlere geçeceği ve sonraki mirasçılık halkası ayrıca belirlenir.

Mirasın hükmen reddi ise farklıdır. TMK m.605/2, mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse mirasın reddedilmiş sayılmasını düzenler. Hükmen ret iddiasının icra dosyasına yalnız sözlü olarak bildirilmesi yeterli değildir; uyuşmazlığın niteliğine göre tespit ve yargılama gerekebilir.

Mirasçı, mirası kabul anlamına gelen işlemler yapmışsa ret hakkının etkilenip etkilenmediği ayrıca değerlendirilir. Terekeye olağan yönetimin gerektirmediği biçimde müdahale, tereke malını gizleme veya kendine mal etme gibi davranışlar TMK m.610 bakımından sonuç doğurabilir. Bu nedenle mirasçı, borçları öğrenir öğrenmez tereke malları üzerinde tasarruf etmeden önce hukuki durumunu belirlemelidir.

Mirasçılar Tereke Borçlarından Hangi Ölçüde Sorumludur?

TMK m.641, mirasçıların tereke borçlarından müteselsilen sorumlu olduklarını düzenler. Bu kural, mirasın kabul edildiği ve mirasçı sıfatının sürdüğü durumda önemlidir. Müteselsil sorumluluk, alacaklının kanuni şartlar içinde borcun tamamını sorumlu mirasçılardan birinden isteyebilmesine imkân tanır; mirasçıların kendi aralarındaki iç ilişki ve paylaşım ayrıca değerlendirilir.

“Miras payım yüzde yirmi beş, borcun da yalnız yüzde yirmi beşinden sorumluyum” yaklaşımı bu nedenle her zaman doğru değildir. Dış ilişkide müteselsil sorumluluk, iç ilişkide ise miras payları ve paylaşma kuralları farklı sonuç doğurabilir. Buna karşılık mirası usulüne uygun reddeden mirasçı bakımından aynı sorumluluk rejimi uygulanmaz.

Miras paylaşımı yapılmışsa alacaklının tereke borcuna ilişkin talebi ile mirasçıların birbirlerine rücu ilişkisi ayrılmalıdır. mirasçılar arasında paylaşım uyuşmazlığı hakkında ayrı rehber, ortaklığın nasıl sona erdirilebileceğini açıklar.

Borçlu Öldüğünde İcra Dosyasında Hangi Belgeler Toplanmalıdır?

Ölüm kayıt örneği veya nüfus kaydı, mirasçılık belgesi, icra dosyasındaki ödeme emri ve tebligatlar, mevcut haciz tutanakları, varsa satış ilanı ve kıymet takdiri, ret beyanı ve sulh hukuk mahkemesi kayıtları aynı dosyada tutulmalıdır. Ölüm tarihi ile takip işlemleri kronolojik tabloda karşılaştırılmalıdır.

Mirasçı bakımından ayrıca terekenin malvarlığı ve borçları araştırılmalıdır. Banka borçları, icra dosyaları, vergi kayıtları, taşınmaz ve araç kayıtları, şirket ortaklıkları ve alacaklar mümkün olduğunca belgelenmelidir. Ret kararı verilmeden önce terekeye müdahale edilmişse bu işlemlerin tarihi ve niteliği de saklanmalıdır.

Alacaklı bakımından ise borcun dayanağı, takip kesinleşme durumu, borçlunun ölüm tarihi, mirasçıların kimliği ve tereke malları önem taşır. Takibin yanlış kişiye yöneltilmesi veya ret süresi içinde mirasçılara cebri icra işlemi yapılması sonradan şikâyet ve iptal tartışmasına yol açabilir.

Alacaklı Borçlunun Öldüğünü Öğrenirse Ne Yapmalıdır?

Alacaklı önce ölümün resmî kaydını dosyaya sunmalı veya icra dairesinden nüfus kayıtlarının incelenmesini istemelidir. Sonra takip tarihinin ölümden önce mi sonra mı olduğu belirlenmelidir. Çünkü borçlu hayattayken başlanmış takip ile ölümden sonra doğrudan mirasçılara başlatılacak takip aynı usul sorularını doğurmaz.

Terekenin paylaşılmadığı durumda İİK m.53 kapsamında terekeye karşı devam seçeneği değerlendirilir. Mirasçıların ret süresi dolmadan kişisel takip baskısı kurulması yerine kanuni bekleme ve temsil kurallarına uyulmalıdır. Ret süresi tamamlandıktan sonra mirasçıların durumları tek tek kontrol edilmelidir.

Takipte haczedilmiş mal varsa ölümün bu hacze etkisi, satış aşamasına geçilip geçilmediği ve mülkiyetin terekeye geçişi dosya bazında incelenir. Genel haciz işlemleri için haczedilebilen ve haczedilemeyen mallar rehberine de bakılabilir.

Borçlunun Ölümünden Sonra Sık Yapılan Hatalar

En yaygın hata, ölümle icra dosyasının otomatik kapandığını sanmaktır. İkinci hata, üç günlük İİK m.53 süresi biter bitmez mirasçıların kesin borçlu hâline geldiğini düşünmektir. Üçüncü hata, TMK m.606’daki ret süresi ve ret beyanını kontrol etmeden mirasçıya haciz uygulanmasıdır.

Dördüncü hata, mirasçının tereke borcuna ilişkin sorumluluğunu yalnız miras payı oranıyla sınırlı sanmaktır. Beşinci hata, ölen borçlunun adına tebligat çıkarmaya devam etmektir. Altıncı hata, mirasın reddedildiğine dair mahkeme kaydını icra dosyasına hiç sunmamaktır.

Yedinci hata, tereke borcunun kime ait olduğu ile mirasçının kendi kişisel borcunu birbirine karıştırmaktır. Sekizinci hata, hükmen ret ile üç aylık gerçek ret yolunu aynı kabul etmektir. Dokuzuncu hata, tereke mallarına fiilen el koyup sonra ret hakkının hiçbir şekilde etkilenmeyeceğini varsaymaktır. Her işlem ölüm tarihi, takip tarihi ve miras hukuku statüsü üzerinden ayrı değerlendirilmeli; belgesiz varsayımla hareket edilmemelidir.

Borçlunun Ölümü ve İcra Takibi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Borçlu ölünce icra dosyası kapanır mı?

Hayır. İİK m.53 kapsamında takip belirli sürelerle geri bırakılır ve şartları oluştuğunda terekeye veya mirasçılara karşı devam edebilir.

Ölümden sonra ilk üç gün haciz yapılabilir mi?

Tereke borçları bakımından İİK m.53 ölüm günüyle birlikte üç gün takibin geri bırakılmasını öngörür.

Üç gün bitince hemen mirasçıya takip yapılabilir mi?

Hayır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse TMK’daki mirası ret süresi de dikkate alınır. Kural olarak üç aylık süre incelenir.

Mirası ret süresi kaç aydır?

TMK m.606 uyarınca kural olarak üç aydır; başlangıç tarihi yasal ve atanmış mirasçı bakımından farklı şekilde belirlenebilir.

Mirası reddeden kişi murisin icra borcunu öder mi?

Usulüne uygun ret, mirasçı sıfatı ve tereke borçlarına sorumluluk bakımından sonuç doğurur. Ret kararı ve mirasın kime geçtiği takip dosyasında gösterilmelidir.

Hükmen ret için üç ay içinde başvuru şart mı?

TMK m.605/2’deki hükmen ret, gerçek ret beyanından farklıdır. Mirasbırakanın ölüm anında ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması esasına dayanır.

Tereke paylaşılmadıysa takip kime karşı devam eder?

İİK m.53’teki şartlar varsa terekeye karşı, borçlu hayatta olsaydı uygulanacak usulle takip sürdürülebilir.

Mirasçıların hepsi birlikte mi borçlu olur?

Miras kabul edilmişse TMK m.641 tereke borçlarında mirasçıların müteselsil sorumluluğunu düzenler. Ret ve diğer özel durumlar saklıdır.

Ölen kişiye yapılan tebligat mirasçı için süre başlatır mı?

Ölen kişiye yöneltilen tebligatla mirasçı bakımından otomatik geçerli süre başlatıldığı kabul edilmemelidir. Taraf değişikliği ve mirasçıya usulüne uygun tebligat kontrol edilir.

Borçlu ölümden önce haczedilmiş mala sahipse haciz kalkar mı?

Ölüm tek başına mevcut haczi otomatik kaldıran bir işlem değildir. Haczin ve satış aşamasının durumu İİK m.53 ile tereke hükümleri birlikte incelenir.

Alacaklı mirasçıların kim olduğunu nasıl öğrenir?

Nüfus kayıtları ve mirasçılık belgesi üzerinden mirasçılar belirlenir. İcra dosyasında gerekli araştırma ve müzekkere işlemleri yapılabilir.

İİK 53’e aykırı işlem yapılırsa nereye başvurulur?

İcra dairesi işleminin kanuna aykırılığı İİK m.16 çerçevesinde icra hukuk mahkemesinde şikâyet konusu olabilir. İşlemin niteliği ve süre rejimi ayrıca belirlenmelidir.

Resmî Kaynaklar

Hukukçu incelemesi ve E-E-A-T bilgisi

Bu içerik Av. Halil Bakırcı tarafından 15 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki İcra ve İflas Kanunu ile Türk Medenî Kanunu esas alınarak hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından hukuki terminoloji ve kaynak yapısı yönünden incelenmiştir.

Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukuk alanı: İcra ve Miras Hukuku
Son mevzuat kontrolü: 15 Eylül 2026

Ölüm tarihi, takip başlangıcı, mirasın ret veya kabul durumu ve terekenin paylaşılmış olup olmaması sonucu doğrudan değiştirir. Bu içerik genel hukuki bilgilendirmedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp