Telafi Çalışması Nedir? İş Kanunu m.64: 4 Ay, 3 Saat ve 11 Saat Sınırı
İş Hukuku · Güncel kontrol: 15 Eylül 2026
Kısa ve net cevap
4857 sayılı İş Kanunu m.64’e göre zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi, benzer nedenlerle normal çalışma süresinin önemli ölçüde azalması ya da tamamen tatil edilmesi veya işçinin talebiyle kanuni ve sözleşmesel izinler dışında kendisine izin verilmesi hâllerinde işveren telafi çalışması yaptırabilir. Telafi çalışması, çalışılmayan sürenin karşılığıdır; fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz. İşveren telafi çalışmasını, çalışmayı gerektiren nedenin ortadan kalkmasından itibaren dört ay içinde yaptırmalıdır. Telafi çalışması günde üç saati aşamaz, günlük toplam çalışma süresi İş Kanunu m.63 ve Çalışma Süreleri Yönetmeliği uyarınca on bir saati geçemez ve tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz.

Telafi Çalışması Nedir?
Telafi çalışması, işçinin daha önce kanunda sayılan nedenlerden biriyle çalışmadığı veya normal süresinden daha az çalıştığı zamanın sonradan belirli sınırlar içinde karşılanmasıdır. Kurumun hukuki dayanağı İş Kanunu m.64’tür. Telafi çalışmasının amacı işverene sınırsız ek çalışma yaptırma yetkisi vermek değil, önceden çalışılmayan belirli bir süreyi kanundaki zaman ve günlük saat sınırları içinde dengelemektir.
Bu nedenle telafi çalışması ile fazla çalışma birbirinden ayrılmalıdır. Fazla çalışmada normal haftalık çalışma süresini aşan bir emek söz konusudur ve İş Kanunu m.41’in zamlı ücret veya serbest zaman rejimi uygulanır. Telafi çalışmasında ise daha önce çalışılmayan süre sonradan karşılandığı için m.64 açıkça bu çalışmanın fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmayacağını düzenler.
İşveren “telafi” adını vererek her türlü ek çalışmayı bu kapsama sokamaz. Önce m.64’te sayılan telafi nedeni bulunmalı, çalışılmayan dönem belirlenmeli, telafi çalışması dört aylık süre içinde yapılmalı, günlük üç saatlik ek telafi sınırı ve günlük toplam on bir saatlik çalışma sınırı aşılmamalı ve tatil günlerinde çalışma yaptırılmamalıdır.
Telafi Çalışması Hangi Hâllerde Yaptırılabilir?
İş Kanunu m.64 telafi çalışmasının dayanağını belirleyen dört ana durumu kapsar. Birincisi, zorunlu nedenlerle işin durmasıdır. İkincisi, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması ya da tamamen tatil edilmesidir. Üçüncüsü, benzer nedenlerle çalışma süresinin önemli ölçüde azalmasıdır. Dördüncüsü ise işçinin talebiyle, kanun veya iş sözleşmesiyle öngörülen yasal izinlerin dışında kendisine izin verilmesidir.
Örneğin işveren bayram tatilini hafta sonuyla birleştirmek amacıyla aradaki iş gününü işyerinde tatil ederse, m.64 koşulları çerçevesinde bu çalışılmayan günün telafisini daha sonra yaptırabilir. Buna karşılık işçinin yıllık ücretli izin hakkı telafi çalışmasına çevrilemez. Yıllık izin, kanundan doğan ayrı bir dinlenme hakkıdır ve işçi yıllık izin kullandığı için sonradan o günleri “telafi” etmek zorunda bırakılamaz.
Benzer şekilde İş Kanunu m.27’deki yeni iş arama izni kanuni bir izin olduğundan işveren bu iki saatleri telafi çalışmasına dönüştüremez. M.64’te işçinin talebiyle verilen izin bakımından kastedilen, kanun veya sözleşme gereği zaten hak edilmiş yasal izinlerin dışındaki izindir.
Zorunlu nedenle işin durmasına örnek olarak işletmede üretimi geçici olarak imkânsız kılan teknik veya dışsal bir neden düşünülebilir. Ancak hangi somut olayın m.64 kapsamına girdiği belgeyle ortaya konmalıdır. İşverenin kendi planlama hatası veya sürekli personel eksikliği, sınırsız biçimde telafi çalışması oluşturma aracı değildir.
Telafi Çalışmasında Dört Aylık Süre Nasıl Hesaplanır?
İş Kanunu m.64’ün güncel metnine göre telafi çalışması, kaynağını oluşturan zorunlu nedenin ortadan kalkmasını izleyen dört ay içinde yaptırılır. Bu süre, telafi çalışmasını yıllar sonra veya belirsiz bir tarihte istemeyi önleyen açık bir zaman sınırıdır.
Sürenin başlangıcı, telafi çalışmasına yol açan nedenin ortadan kalktığı tarihtir. Örneğin işyerinin belirli bir sebeple iki gün kapalı kalmasına yol açan neden 1 Haziran’da sona ermiş ve işyeri 2 Haziran’da normal faaliyete dönmüşse dört aylık dönem bu olayın bitişi esas alınarak hesaplanır. İşveren telafi planını bu süre içinde tamamlamalıdır.
Dört aylık dönem bir “hak düşürücü süre” ifadesiyle kanunda adlandırılmamış olsa da m.64 işverenin telafi çalışmasını yaptırabileceği zaman aralığını açık biçimde sınırlar. Süre aşıldıktan sonra geçmişte çalışılmayan saatleri m.64 adı altında işçiye yüklemek kanuni telafi çalışması koşullarını karşılamaz.
Kanunda Cumhurbaşkanına bu dört aylık süreyi iki katına kadar artırma yetkisi verilmiştir. Ancak somut dönemde bir uzatma kararı bulunup bulunmadığı ayrıca Resmî Gazete’den kontrol edilmelidir. Normal uygulamada kanun metnindeki dört aylık süre esas alınır; işveren kendiliğinden “şirket kararıyla sekiz ay” belirleyemez.
Telafi Çalışması Günde En Fazla Kaç Saat Olabilir?
Kanuni üst sınır günlük üç saattir. İşveren bir işçiye o gün dört veya beş saat “telafi” yaptırıp bunun tamamını m.64 kapsamında kabul edemez. Üç saatlik sınır, telafi çalışmasının kendi günlük üst sınırıdır.
Örneğin işçi normalde günde yedi saat çalışıyorsa işveren koşullar oluştuğunda o gün en fazla üç saat telafi çalışması ekleyebilir ve toplam günlük süre on saatte kalır. İşçi normalde günde dokuz saat çalışıyorsa üç saat telafi yaptırılması toplamı on iki saate çıkaracağı için günlük azami çalışma sınırı ihlal edilir. Bu durumda telafi süresi günlük toplam on bir saati aşmayacak şekilde sınırlandırılmalıdır.
Üç saatlik sınır “ortalama” bir sınır değildir. Bir gün altı saat telafi yaptırıp ertesi gün hiç yaptırmamak suretiyle ortalama üç saat yaratmak kanun metnine uygun değildir. Her bir çalışma gününde telafi çalışmasının kendisi üç saati aşmamalıdır.
İşçinin yazılı onayıyla da bu sınır yükseltilemez. İş Kanunu m.64 emredici bir çalışma süresi sınırlaması getirir. İşçi “ben bir günde altı saati tamamlamak istiyorum” dese bile işveren m.64’ün günlük üç saat ve toplam günlük çalışma süresi sınırlarını gözetmek zorundadır.
Günlük Toplam Çalışma On Bir Saati Aşabilir mi?
Hayır. İş Kanunu m.63 ve İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği uyarınca günlük çalışma süresi her ne şekilde olursa olsun on bir saati aşamaz. Telafi çalışması bu genel üst sınırın dışında değildir.
Bu nedenle telafi planı iki aşamalı kontrol edilmelidir. Önce o gün yapılacak telafi süresinin üç saati geçip geçmediğine bakılır. Sonra normal çalışma ile telafi çalışmasının toplamının on bir saati aşıp aşmadığı kontrol edilir. Her iki sınırın da aynı anda sağlanması gerekir.
Örnek: İşçinin günlük normal süresi sekiz saat ise üç saatlik telafi ile toplam on bir saate ulaşılabilir. Günlük normal süre on saat ise o gün en fazla bir saat telafi yaptırılabilir; üç saat yaptırılması m.64’teki “en fazla üç saat” sınırına tek başına uysa bile m.63’teki toplam günlük on bir saat sınırını ihlal eder.
Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz; ancak fiilî çalışma düzeni ve dinlenme saatleri puantajda açık gösterilmelidir. İşverenin sadece kağıt üzerinde ara dinlenme yazarak fiilî on bir saat sınırını aşması hukuka uygun hâle gelmez.
Tatil Günlerinde Telafi Çalışması Yapılabilir mi?
İş Kanunu m.64 açık biçimde, telafi çalışmasının tatil günlerinde yaptırılamayacağını düzenler. Dolayısıyla işveren hafta tatili veya kanunen tatil olan günü “nasıl olsa çalışılmayan günleri telafi ediyoruz” gerekçesiyle telafi gününe çeviremez.
Bu kural, işçinin dinlenme hakkını korur. Telafi kurumunun amacı işçiyi her boş gününde çalıştırmak değil, normal çalışma günlerinde sınırlı ek sürelerle önceki eksik çalışmayı dengelemektir.
Tatil günü yapılan çalışma hukuki niteliğine göre ulusal bayram-genel tatil ücreti, hafta tatili ve çalışma süresi hükümleri açısından ayrıca değerlendirilir. İşverenin bordroda “telafi” yazması, kanunen tatil gününde yapılan fiilî çalışmanın gerçek hukuki niteliğini değiştirmez.
Telafi Çalışması Fazla Mesai Sayılır mı?
Kanun, usulüne uygun telafi çalışmasının fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmayacağını açıkça belirtir. Bunun sonucu, m.64 koşullarına tam olarak uyan telafi saatleri için sırf bu nedenle m.41’deki yüzde elli zamlı fazla çalışma ücreti doğmamasıdır.
Ancak bu kural yalnız hukuka uygun telafi çalışması için geçerlidir. İşverenin telafi nedeni bulunmadan, dört aylık süre geçtikten sonra, günlük üç saat sınırını aşarak veya tatil gününde yaptırdığı ek çalışmayı yalnız adını “telafi” koyarak fazla çalışma rejiminden çıkaramayacağı açıktır. Çalışmanın gerçek niteliği fiilî saatler ve kanuni koşullara göre belirlenir.
Haftalık çalışma süresi ayrıca önem taşır. Telafi çalışması m.64 koşulları içinde yapıldığında kanun bunu fazla çalışma saymaz. Fakat telafi dışındaki ek çalışma saatleri m.41 bakımından ayrı incelenir. Aynı bordro döneminde hem hukuka uygun telafi hem de gerçek fazla çalışma bulunabilir.
İşçinin telafi saatlerinin hangi geçmiş çalışılmayan süreye karşılık geldiği kayıt altında tutulmalıdır. Aksi hâlde işveren sonradan her ek saati telafi olarak nitelendirmeye çalışabilir ve uyuşmazlık çıkar.
Telafi Çalışmasında Ücret Nasıl Uygulanır?
Telafi çalışması, daha önce çalışılmayan sürenin sonradan çalışılması olduğu için kanun bunu fazla çalışma saymaz. Bu nedenle hukuka uygun telafi saatlerine m.41’deki fazla çalışma zammı yalnız telafi olduğu için uygulanmaz. İşçinin normal ücreti korunur ve çalışma kayıtları gerçek süreyi göstermelidir.
Önceden çalışılmayan günün ücretinin kesilip kesilemeyeceği, çalışılmama nedeninin hukuki niteliğine göre belirlenir. Örneğin işverenin bayram öncesi işyerini tatil etmesi ile işçinin talebi üzerine kendisine özel izin verilmesi aynı ücret sonucunu zorunlu olarak doğurmayabilir. M.64’ün temel işlevi telafi çalışmasının hangi koşul ve sürede yapılacağını düzenlemektir.
Bu nedenle bordroda “telafi çalışması” ayrı gösterilmeli; tarih, süre ve hangi çalışılmayan döneme karşılık geldiği kayıtlarla uyumlu olmalıdır. İşçi aleyhine ücret kesintisi yapılacaksa bunun m.64 dışında ayrıca hukuki dayanağı bulunmalıdır.
İşveren telafi çalışmasını fazla çalışma ücreti ödememek için araç olarak kullanmamalıdır. Özellikle düzenli biçimde her ay ek çalışma yaptırılıp “geçmişte izin vermiştik” şeklinde genel bir açıklama yapılması, m.64’ün olay bazlı ve zaman sınırlı sistemine uymaz.
İşveren Telafi Çalışmasını Önceden Bildirmek Zorunda mı?
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.7, işverenin telafi çalışmasının İş Kanunu m.64’teki hangi nedene dayandığını açıkça belirtmesini ve hangi tarihte çalışmaya başlanacağını ilgili işçilere bildirmesini öngörür. Bu düzenleme, telafi çalışmasının sonradan uydurulan bir bordro açıklamasına dönüşmesini önler.
İşveren, “geçen ay az çalışmıştınız” şeklinde belirsiz bir bildirim yerine, telafi nedenini ve başlangıç tarihini somutlaştırmalıdır. İyi uygulamada ayrıca telafi edilecek toplam saat, günlük telafi planı ve bitiş tarihi de yazılı olarak işçiye bildirilir.
Bildirim e-posta, işyeri ilanı, insan kaynakları sistemi veya imza karşılığı duyuru ile yapılabilir; önemli olan içeriğin ve bildirimin ispatlanabilmesidir. İşverenin vardiya çizelgesi de telafi gün ve saatleriyle uyumlu olmalıdır.
Telafi Çalışması Örnekleri
Bayram tatilinin birleştirilmesi
İşyeri, salı gününe denk gelen bayram nedeniyle pazartesi gününü de tatil etmişse ve bu gün kanuni/sözleşmesel zorunlu izin değilse, m.64 koşullarına göre pazartesi günü için sonradan telafi planı yapılabilir. Her telafi günü en fazla üç saat ve günlük toplam en fazla on bir saat sınırına tabidir.
İşçinin talebiyle özel izin
İşçi taşınma işi için kanunda öngörülmeyen bir günlük izin istemiş ve işveren kabul etmişse, verilen izin m.64 kapsamındaki işçinin talebine dayalı özel izin niteliğinde ise çalışılmayan süre dört ay içinde telafi ettirilebilir. Yıllık izin veya kanuni mazeret izni bu örnekle karıştırılmamalıdır.
Günde on saat çalışan işçi
İşçinin o gün normal çalışma süresi on saatse üç saat telafi yaptırılamaz; toplam on üç saat olur. Günlük toplam on bir saat üst sınırı nedeniyle o gün telafi en fazla bir saat olabilir.
Hafta tatilinde telafi
İşveren pazar gününü işçinin hafta tatili olarak belirlemişse, geçmişte kapanan bir günün telafisini pazar günü yaptırarak m.64’e uygun telafi oluşturamaz. Tatil gününde telafi çalışması yasağı açıktır.
Telafi Çalışması Uyuşmazlığında İspat ve Başvuru
Uyuşmazlıkta ilk olarak telafiye neden olan olayın tarihi ve niteliği belirlenir. Ardından işverenin yazılı bildirimi, vardiya ve puantaj kayıtları, günlük giriş-çıkış saatleri ve bordrolar incelenir. Bu kayıtlar dört aylık süre, günlük üç saat ve toplam on bir saat sınırlarının denetlenmesini sağlar.
İşçi, telafi adı altında fazla çalıştırıldığını iddia ediyorsa hangi gün kaç saat çalıştığını mümkün olduğunca somutlaştırmalıdır. Kart basma kayıtları, üretim veya sistem logları, e-posta ve mesaj kayıtları, servis kayıtları ve tanık delili önemlidir.
Ücret ve fazla çalışma alacağına dönüşen uyuşmazlıklarda 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca dava öncesi zorunlu arabuluculuk uygulanır. Arabuluculuk başvurusunda yalnız “fazla mesai” denilmek yerine telafi çalışmasının neden geçersiz sayıldığı — dört aylık sürenin aşılması, günlük sınır ihlali, tatil gününde çalışma veya telafi nedeninin bulunmaması — açıkça belirtilmelidir.
İşveren açısından en güvenli yöntem, telafi uygulamasını baştan yazılı planlamak ve kanuni sınırları puantaj sisteminde otomatik kontrol etmektir. İşçi açısından ise telafi bildiriminin ve fiilî çalışma saatlerinin saklanması uyuşmazlıkta belirleyici olur.
İşveren İçin Kontrol Listesi
- İş Kanunu m.64’te sayılan geçerli telafi nedenini açıkça belirleyin.
- Nedenin sona erdiği tarihi kayda alın ve dört aylık süreyi bu tarihe göre takip edin.
- İlgili işçilere telafi nedenini ve başlangıç tarihini bildirin.
- Günlük telafi süresini üç saatin altında tutun.
- Normal çalışma + telafi toplamının on bir saati aşmasına izin vermeyin.
- Hafta tatili ve diğer tatil günlerinde telafi planlamayın.
- Telafi saatlerini fazla çalışma saatlerinden bordro ve puantajda ayırın.
- Her telafi saatinin hangi önceki çalışılmayan süreye karşılık geldiğini belgeleyin.
Sık Sorulan Sorular
1. Telafi çalışması kaç ay içinde yaptırılır?
İş Kanunu m.64’e göre, telafi nedeninin ortadan kalkmasını izleyen dört ay içinde yaptırılır.
2. Telafi çalışması günde kaç saat olabilir?
Günde en fazla üç saat olabilir; ayrıca normal çalışma ile birlikte günlük toplam on bir saati aşamaz.
3. Pazar günü telafi çalışması yapılabilir mi?
Pazar işçinin tatil günü ise m.64 uyarınca tatil gününde telafi çalışması yaptırılamaz.
4. Telafi çalışmasına fazla mesai ücreti ödenir mi?
Kanuna uygun telafi çalışması fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz. Ancak m.64 koşullarını taşımayan ek çalışma gerçek niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
5. İşveren telafi çalışmasını bildirmek zorunda mı?
Evet. Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.7’ye göre telafinin hangi nedene dayandığı açıklanmalı ve çalışmanın başlayacağı tarih ilgili işçilere bildirilmelidir.
6. Yıllık izin telafi ettirilebilir mi?
Hayır. Yıllık ücretli izin kanundan doğan dinlenme hakkıdır; sırf yıllık izin kullanıldığı için sonradan telafi çalışması yaptırılamaz.
7. İş arama izni telafi edilir mi?
Hayır. İş Kanunu m.27’deki yeni iş arama izni kanuni bir izindir ve m.64 kapsamındaki özel izin gibi telafiye çevrilemez.
8. İşçinin talebiyle verilen özel izin telafi edilebilir mi?
Kanun, iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle zaten öngörülen yasal izinler dışında ve işçinin talebiyle verilen izin, m.64 koşulları içinde telafi edilebilir.
9. Bir günde altı saat telafi yapıp ertesi gün hiç yapılmayabilir mi?
Hayır. Günlük telafi sınırı üç saattir; ortalama alınarak bu sınır aşılamaz.
10. Telafi adı altında fazla çalıştırılan işçi ne yapabilir?
Fiilî çalışma kayıtlarını koruyup, ücret alacağı doğmuşsa zorunlu arabuluculuk yoluna başvurabilir; anlaşma olmazsa iş mahkemesinde talebini ileri sürebilir.
İlgili Hukuk Rehberleri
- İş Hukuku yazıları
- İş arama izni kaç saat? İş Kanunu m.27
- İşveren yemek yardımını veya servisi kaldırabilir mi? İş Kanunu m.22
- SGK primi eksik yatırılırsa ne yapılır?
Resmî Kaynaklar ve Mevzuat
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 4857 sayılı İş Kanunu m.63 ve m.64
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı – İş Kanunu ve çalışma mevzuatı
- İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.7
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3
Somut uygulamada telafi nedeninin tarihi, yazılı bildirim, vardiya ve puantaj kayıtları birlikte incelenmelidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
