İş Arama İzni Kaç Saat? İş Kanunu m.27’ye Göre 2 Saatlik İzin ve Ücret Hakkı
İş Hukuku · Güncel kontrol: 15 Eylül 2026
Kısa ve net cevap
4857 sayılı İş Kanunu m.27’ye göre bildirim süresi devam ederken işveren, işçiye yeni iş bulabilmesi için iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan yeni iş arama izni vermek zorundadır. İzin süresi günde iki saatten az olamaz. İşçi isterse bu saatleri birleştirip toplu kullanabilir; ancak toplu kullanım günlerini işten ayrılacağı tarihten önceki günlere denk getirmeli ve işverene önceden bildirmelidir. İşveren izni hiç vermez veya eksik kullandırırsa kullanılmayan süreye ait ücreti öder. İşveren, işçiyi iş arama izni sırasında çalıştırırsa izin süresinin ücretine ek olarak çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı ödemek zorundadır. Bu hak, İş Kanunu m.17’deki bildirim süresinin işlediği fesihlerde uygulanır; bildirim süresi bulunmayan haklı nedenle derhal fesihte İş Kanunu m.27’ye dayalı yeni iş arama izni doğmaz.

İş Kanunu m.27 Yeni İş Arama İznini Nasıl Düzenler?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 27. maddesi, iş sözleşmesinin bildirimli fesihle sona erdiği dönemde işçinin yeni bir işe geçiş yapabilmesini güvence altına alan özel bir hükümdür. Kanun, bildirimin yapıldığı gün ile iş sözleşmesinin sona ereceği gün arasındaki süreyi yalnız işveren lehine bir “çalışmaya devam dönemi” olarak görmez. İşçi bu dönemde işini sürdürürken yeni iş görüşmesi yapabilmeli, başvuru gerçekleştirebilmeli ve iş piyasasında yeni bir iş bulmak için fiilen zaman kullanabilmelidir.
Madde 27’de dört kesin kural vardır. Birincisi, izin iş saatleri içinde kullandırılır. İkincisi, izin nedeniyle ücret kesilemez. Üçüncüsü, günlük izin iki saatten az olamaz. Dördüncüsü, işçi isterse izin saatlerini toplu kullanabilir; bunun için toplu kullanımın işten ayrılacağı günden önceki günlere denk gelmesi ve işverene bildirilmesi gerekir. İşverenin bu asgari kuralları sözleşmeyle işçi aleyhine daraltması mümkün değildir.
Yeni iş arama izni yıllık ücretli izin, mazeret izni veya ücretsiz izin değildir. Hakkın kaynağı doğrudan İş Kanunu m.27’dir. Bu nedenle işveren “yıllık izninden düşelim”, “o gün ücret ödemeyelim” veya “mesai sonrasında görüşmeye gidebilirsin” diyerek kanuni hakkı etkisizleştiremez. Kanun açıkça iznin iş saatleri içinde ve ücret kesintisi olmadan verilmesini emreder.
İş Arama İzni Kimlere Verilir?
Yeni iş arama izninin temel koşulu, iş sözleşmesinin bir bildirim süresi sonunda sona erecek olmasıdır. İş Kanunu m.17’de düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirimli feshi bu hakkın tipik uygulama alanıdır. Bildirim yapıldıktan sonra sözleşme hemen sona ermez; kıdeme göre belirlenen iki, dört, altı veya sekiz haftalık süre boyunca devam eder. İşte m.27’deki izin bu sürenin içinde kullanılır.
Kanun maddesi izni yalnız “işveren tarafından çıkarılan işçi” şeklinde sınırlamamıştır. Esas ölçüt, bildirim süresinin bulunması ve iş sözleşmesinin bu sürenin sonunda sona erecek olmasıdır. Uygulamada uyuşmazlık çıkmaması için fesih bildiriminin yazılı yapılması, tebliğ tarihinin ve son çalışma gününün açıkça belirtilmesi önemlidir.
Belirli süreli iş sözleşmesi, kararlaştırılan sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona eriyorsa İş Kanunu m.17’deki bildirim süresi işletilmez. Bu durumda sırf sözleşmenin süresi sona erdiği için m.27’ye dayalı iş arama izni doğmaz. Aynı şekilde İş Kanunu m.24 veya m.25 kapsamında haklı nedenle derhal fesihte sözleşme bildirim süresi beklenmeden sona erdiğinden m.27’nin “bildirim süreleri içinde” şartı gerçekleşmez.
Taraflar iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle işçi lehine daha uzun bir yeni iş arama izni kararlaştırabilir. Kanundaki iki saat alt sınırdır. Üç saatlik veya dört saatlik izin öngören işçi lehine düzenleme geçerlidir; buna karşılık günlük bir saat gibi kanuni alt sınırın altına inen hüküm m.27’deki korumayı ortadan kaldıramaz.
İş Arama İzni Günde Kaç Saattir?
Kanunun açık hükmü gereği yeni iş arama izni günde iki saatten az olamaz. Bu nedenle işverenin işçiye yalnız bir saat vermesi, iki saatlik hakkın yarısını kullandırdığı anlamına gelir ve eksik kalan süre bakımından m.27’nin ücret sonucu doğar. “İşlerin yoğun olması”, “vardiyanın aksaması” veya “personel eksikliği” kanuni alt sınırı kaldıran nedenler değildir.
İzin, işçinin fiilen çalışması gereken gün ve çalışma saatleri bakımından anlam taşır. İşçinin zaten çalışmadığı hafta tatili veya sözleşmesel tatil gününe iki saat eklenerek hak kullandırılmış sayılamaz. Çünkü m.27 iznin “iş saatleri içinde” verilmesini zorunlu tutar. Aynı nedenle işveren izni mesai bitiminden sonraya taşıyamaz.
İki saatlik süre bölünerek kullandırılacaksa işçinin yeni iş arama amacını fiilen gerçekleştirebilmesine imkân sağlayacak bir düzen kurulmalıdır. Kanun, hakkın günlük toplamını iki saatin altına indirmeye izin vermez. İşveren iş organizasyonunu yaparken bu zorunlu süreyi baştan dikkate almak zorundadır.
Günlük çalışma süresi normalden kısa olan kısmi süreli işçiler bakımından da somut bildirim dönemi ve sözleşme düzeni birlikte değerlendirilir. Kanuni metin “günde iki saatten az olamaz” dediği için işverenin salt kısmi süreli çalışma gerekçesiyle hakkı kendiliğinden bir saate düşürmesi kanun metnine dayanmaz. Uyuşmazlıkta sözleşme, çalışma çizelgesi ve fesih biçimi birlikte incelenir.
Yeni İş Arama İzni Toplu Kullanılabilir mi?
Evet. İş Kanunu m.27, bu konuda seçimi açıkça işçiye bırakır. İşçi, günlük iki saatlik izinleri ayrı ayrı kullanmak yerine birleştirerek toplu kullanabilir. Toplu kullanım için işverenin keyfî onayı şartı kanunda düzenlenmemiştir; buna karşılık işçinin iki yükümlülüğü vardır: Toplu izin, işten ayrılacağı günden önceki günlere rastlatılmalı ve işçi bu tercihini işverene bildirmelidir.
Örneğin bildirim süresinin son bölümünde toplam 16 saatlik kullanılmamış iş arama izni bulunan işçi, çalışma düzenine göre bu süreyi son iki iş gününde toplu kullanmak isteyebilir. Burada toplam saat hesabı, bildirim süresi içindeki fiilî çalışma günlerine göre yapılmalıdır. Hafta tatili veya zaten çalışılmayan günler otomatik olarak “iki saatlik izin günü” kabul edilmemelidir.
Bildirim yazılı yapılmalıdır. Kanun özel bir şekil şartı koymamakla birlikte e-posta, kurumsal insan kaynakları sistemi veya imzalı dilekçe ile yapılacak bildirim daha sonra çıkabilecek “haber vermedi” uyuşmazlığını önler. Bildirimde iş sözleşmesinin sona erme tarihi, biriktirilen izin saati ve toplu kullanım tarihleri açıkça yazılmalıdır.
İşveren, işçinin kanundaki şartlara uygun toplu kullanım talebini yıllık izin gibi değerlendirip tek taraflı olarak daha sonraki bir tarihe atamaz; çünkü iş arama izninin amacı iş ilişkisi sona ermeden yeni iş bulma fırsatı yaratmaktır. Sona erme tarihinden sonraya bırakılan izin, m.27’deki hakkın aynen kullandırılması değildir.
İş Arama İzninde Ücret Kesilir mi?
Hayır. Madde 27’nin en açık hükümlerinden biri, yeni iş arama izninin ücret kesintisi yapılmadan verilmesidir. İşçi iki saat işyerinde fiilen çalışmamış olsa da bu iki saat çalışma süresinden kanuni izin nedeniyle ayrılmıştır ve ücret kaybı yaratmaz.
Aylık ücretli işçide işveren, “bu ay 10 saat iş arama izni kullandın” diyerek aylık ücretten kesinti yapamaz. Saatlik ücretle çalışan işçi yönünden de kanuni izin saatleri sırf fiilen üretim yapılmadığı gerekçesiyle ücretsiz sayılamaz. İşverenin bordroda izin nedeniyle eksik ödeme yapması, ücret alacağı uyuşmazlığına yol açar.
İş arama izni ayrıca işçinin işverene borçlandığı bir zaman değildir. İşçi bu saatleri daha sonra ücretsiz biçimde telafi etmek zorunda değildir. İş Kanunu m.64’teki telafi çalışması ayrı bir kurumdur; işveren m.27’de kanunen verilmesi gereken izin saatlerini “sonra telafi edeceksin” diyerek m.64 rejimine dönüştüremez.
Ücretin korunması yalnız temel ücretle sınırlı bir “ücretsiz izin yasağı” olarak okunmamalıdır. Bordro ve ücret sistemi, iş arama izni kullanıldığı için işçinin normal çalışma karşılığı hak ettiği ücretin eksilmemesini sağlamalıdır. Prim veya performans kalemlerinde kesinti yapılacaksa bunun hukuki dayanağı ayrıca incelenir; sırf kanuni izin kullanılması cezalandırıcı bir kesinti nedeni olamaz.
İşveren İş Arama İznini Vermezse Ne Olur?
İş Kanunu m.27 bu ihtimali ayrıca düzenler: İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa, kullanılmayan süreye ilişkin ücreti işçiye ödemek zorundadır. Bu hüküm, iznin yalnız “iyi niyetli bir kolaylık” olmadığını; parasal sonucu bulunan zorunlu bir işçilik hakkı olduğunu gösterir.
Örneğin işçiye günlük iki saat yerine yalnız bir saat izin verilmişse, eksik kalan günlük bir saat için ücret sonucu doğar. Hiç izin verilmemişse bildirim süresindeki iş günleri üzerinden kullandırılması gereken izin saatleri tespit edilir. Hesap yapılırken fesih bildiriminin tebliğ tarihi, iş sözleşmesinin sona erme tarihi, fiilî çalışma günleri ve varsa toplu kullanılan izinler dikkate alınmalıdır.
İşçi izin talebini yazılı yapmış ve işveren reddetmişse ispat daha kolaydır. Ancak m.27 işverene izin verme zorunluluğu yüklediğinden, uyuşmazlık yalnız “işçi her gün dilekçe verdi mi?” sorusuna indirgenmemelidir. İşverenin çalışma çizelgesi, puantajı, e-postaları ve bordroları hangi saatlerde çalışıldığını gösterebilir.
İzin verilmemesi işçinin yıllık izin bakiyesinden mahsup edilemez. İşveren son bordroda “yıllık izin ücreti ödedim, iş arama izni de bunun içindedir” diyemez. Yıllık ücretli izin ve yeni iş arama izni farklı hukuki sebeplere dayanan ayrı haklardır.
İşçi İş Arama İzni Saatlerinde Çalıştırılırsa Ücret Nasıl Ödenir?
Kanun burada daha ağır bir parasal sonuç öngörür. İşveren iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırırsa, işçinin izin kullanması hâlinde alacağı ücrete ek olarak, çalıştırılan sürenin ücretini yüzde yüz zamlı ödemek zorundadır. Başka bir ifadeyle, kanuni izin süresinin normal ücreti korunur; işveren ayrıca o sürede yaptırdığı çalışma için iki kat saatlik ücret öder.
Örnek olarak saatlik çıplak ücretin 300 TL olduğu ve işçinin o gün iki saatlik iş arama izninde çalıştırıldığı varsayılsın. İşçi izin kullansaydı bu iki saatin 600 TL’lik normal ücreti zaten korunacaktı. İşveren işçiyi bu iki saatte çalıştırdığı için ayrıca iki saatlik ücretin yüzde yüz zamlı tutarı olan 1.200 TL ödemek zorundadır. Böylece m.27’ye özgü ek çalışma karşılığı 1.200 TL olur; normal izin ücreti ise ücret sisteminin içinde korunur.
Bu düzenleme fazla çalışma ücretinden farklıdır. Fazla çalışma bakımından İş Kanunu m.41’de farklı oran ve koşullar vardır. İş arama izni saatlerinde çalıştırılmanın yüzde yüz zamlı karşılığı ise doğrudan m.27’den kaynaklanır. İşverenin “haftalık 45 saat aşılmadı” savunması m.27’deki özel yaptırımı ortadan kaldırmaz.
İşçinin o saatlerde toplantıya katılması, müşteri görüşmesi yapması, üretim faaliyeti yürütmesi veya işveren talimatıyla işyerinde çalışmaya devam etmesi fiilî çalışma olarak delillendirilebilir. Kart giriş-çıkış kayıtları, sistem logları, e-posta gönderimleri, çevrim içi toplantı kayıtları ve tanık anlatımları bu noktada önemlidir.
İhbar Süreleri İş Arama İznini Nasıl Etkiler?
İş Kanunu m.17’ye göre belirsiz süreli iş sözleşmesinde bildirim süreleri işçinin kıdemine göre değişir: işi altı aydan az sürmüş işçi için iki hafta; altı ay ile bir buçuk yıl arasında sürmüş işçi için dört hafta; bir buçuk yıl ile üç yıl arasında sürmüş işçi için altı hafta; üç yıldan fazla sürmüş işçi için sekiz haftadır. Bu süreler asgari olup sözleşmeyle artırılabilir.
| İşçinin kıdemi | Asgari bildirim süresi | m.27 bakımından sonuç |
|---|---|---|
| 6 aydan az | 2 hafta | Bildirim süresindeki çalışma günlerinde en az 2 saat/gün |
| 6 ay – 1,5 yıl | 4 hafta | Bildirim süresindeki çalışma günlerinde en az 2 saat/gün |
| 1,5 – 3 yıl | 6 hafta | Bildirim süresindeki çalışma günlerinde en az 2 saat/gün |
| 3 yıldan fazla | 8 hafta | Bildirim süresindeki çalışma günlerinde en az 2 saat/gün |
Toplam iş arama izni saatini hesaplarken haftayı otomatik olarak yedi günle çarpmak doğru değildir. İşçinin çalışma düzenindeki iş günleri esas alınmalıdır. Haftada beş gün çalışan işçi ile haftada altı gün çalışan işçinin aynı uzunluktaki bildirim süresinde fiilî çalışma günleri farklı olabilir. Resmî tatil, hafta tatili, rapor veya başka yasal izinlerin döneme etkisi de somut kayıt üzerinden incelenmelidir.
İşveren m.17’deki ihbar tazminatını peşin ödeyerek iş sözleşmesini derhal sona erdirirse fiilen işleyecek bir bildirim süresi kalmaz. Madde 27 “bildirim süreleri içinde” kullanılacak bir izin düzenlediğinden, iş sözleşmesinin peşin ödeme ile hemen sona erdiği durumda sonradan ayrıca fiilî iş arama izni kullandırılması söz konusu olmaz. Uyuşmazlığın niteliğine göre fesih biçiminin gerçekten peşin ödeme ile mi yoksa çalıştırılarak bildirim süresi kullandırılması şeklinde mi uygulandığı belgelerden belirlenmelidir.
Haklı Nedenle Derhal Fesihte İş Arama İzni Var mı?
İş Kanunu m.24 işçiye, m.25 ise işverene kanunda sayılan koşullarda haklı nedenle derhal fesih imkânı verir. “Derhal fesih”te taraflar m.17’deki bildirim süresini beklemez. Bu nedenle m.27’nin uygulanacağı bir bildirim dönemi de bulunmaz.
Örneğin m.25/II kapsamında haklı nedenle derhal fesih şartları gerçekten oluşmuş ve sözleşme aynı gün sona ermişse işverenin izleyen haftalarda iki saatlik iş arama izni kullandırması şeklinde bir dönem yoktur. Aynı şekilde işçi m.24’e dayanarak haklı nedenle sözleşmeyi derhal sona erdirmişse iş ilişkisi bildirim süresi boyunca devam etmez.
Bununla birlikte işveren feshi “haklı neden” olarak adlandırmış olsa bile mahkeme sonradan haklı nedenin bulunmadığını belirleyebilir. Bu durumda fesih türü, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacakları bakımından yeniden hukuki nitelendirme yapılır. Yeni iş arama izni alacağının varlığı da somut fesih biçimi ve fiilen işleyen bildirim süresi çerçevesinde incelenir.
İşverenin performans, işletmesel neden veya geçerli neden gibi derhal haklı fesih oluşturmayan bir sebeple m.17 bildirim süresini çalıştırarak fesih yapması hâlinde ise m.27 hakkı doğar. “Geçerli neden var” ifadesi, iş arama iznini kaldıran bir hüküm değildir.
İş Arama İzni Nasıl İspatlanır?
İş arama izni uyuşmazlıklarında ilk belge fesih bildirimidir. Bildirim tarihi, sözleşmenin sona ereceği gün ve işçinin bildirim süresinde çalıştırılıp çalıştırılmayacağı açık olmalıdır. İkinci önemli kayıt puantaj ve vardiya çizelgesidir. İşçinin her gün hangi saatlerde çalıştığı ve izin kullandığı buradan görülebilir.
İşçinin toplu kullanım bildirimi, e-posta veya yazılı dilekçe şeklinde saklanmalıdır. İnsan kaynakları yazışmaları, izin formu, kurumsal mesajlaşma kayıtları ve kart basma verileri kullanılabilir. İşveren “izin kullandı” diyorsa hangi gün ve saatlerde kullandırdığını çalışma kayıtlarıyla gösterebilmelidir.
Uzaktan çalışmada da sistem giriş-çıkış logları, toplantı davetleri ve kurumsal e-posta trafiği önem taşır. İşveren, iş arama izni saatlerinde çalışanı çevrim içi toplantıya çağırmışsa bu kayıt m.27’deki çalışma iddiasını destekleyebilir. Uzaktan çalışma, iş arama izni hakkını ortadan kaldırmaz; belirleyici olan bildirim süresinin bulunmasıdır.
Tanık delili de kullanılabilir; ancak yazılı ve dijital kayıt bulunan uyuşmazlıklarda saat hesabının belgelerle desteklenmesi daha güçlüdür. Özellikle yüzde yüz zamlı ücret talebi yönünden hangi gün kaç saat çalıştırıldığı mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır.
İş Arama İzni Alacağında Arabuluculuk ve Dava Yolu
İşçi ile işveren arasındaki ücret ve tazminat taleplerinde 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur. İş arama izninin verilmemesi veya izin saatlerinde çalıştırılma nedeniyle ortaya çıkan parasal talep de işçilik alacağı niteliğinde ileri sürüldüğünde, dava öncesi zorunlu arabuluculuk aşaması gözetilir.
Arabuluculuk başvurusunda talep “iş arama izni” şeklinde tek cümleyle bırakılmamalıdır. Bildirim dönemi, kullandırılmayan toplam saat, izin sırasında çalıştırılan saatler ve bunlara ilişkin m.27’deki farklı ücret sonuçları ayrı ayrı açıklanmalıdır. Böylece hem görüşme hem sonraki dava bakımından uyuşmazlığın sınırı netleşir.
Anlaşma olmazsa görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetki, 7036 sayılı Kanun ve HMK hükümlerine göre belirlenir. Somut hesap için bordro, fesih bildirimi, SGK kayıtları, vardiya çizelgeleri ve dijital çalışma kayıtlarının dosyaya kazandırılması gerekir.
İşçinin yalnız m.27 alacağı değil, aynı feshe bağlı ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma veya yıllık izin ücreti gibi başka talepleri de bulunabilir. Her kalemin hukuki şartı ayrıdır. Örneğin çalışma koşullarında değişiklik İş Kanunu m.22; eksik SGK primi 5510 sayılı Kanun; sigortasız çalışma ise hizmet tespiti ve SGK mevzuatı kapsamında ayrıca değerlendirilir.
İşveren İçin Uygulama Kontrol Listesi
- Fesih bildiriminde tebliğ tarihini ve son çalışma gününü açıkça yazın.
- İş Kanunu m.17’deki doğru bildirim süresini belirleyin.
- Bildirim süresi boyunca günlük en az iki saatlik yeni iş arama iznini çalışma planına işleyin.
- İzin saatleri nedeniyle ücret kesmeyin ve bu saatleri yıllık izinden düşmeyin.
- İşçi toplu kullanım bildirimi yaparsa m.27’deki tarih şartına göre planlayın.
- İzin kullanımlarını puantaj ve izin kaydında açıkça gösterin.
- İşçiyi izin saatlerinde çalıştırmayın; çalıştırılırsa m.27’deki yüzde yüz zamlı ek ücreti bordroya yansıtın.
- Fesih türünü “haklı neden” veya “geçerli neden” şeklinde gelişigüzel adlandırmayın; hukuki sebebi somut belgeyle destekleyin.
İşçi İçin Uygulama Kontrol Listesi
- Fesih bildiriminin bir örneğini ve tebliğ tarihini saklayın.
- Son çalışma gününü ve bildirim süresini kontrol edin.
- Günlük izin kullanacaksanız saatleri yazılı olarak netleştirin.
- Toplu kullanacaksanız tarihleri ve toplam saatleri işverene yazılı bildirin.
- İzin saatlerinde çalıştırılırsanız e-posta, toplantı kaydı, puantaj veya görev kaydı gibi delilleri koruyun.
- Son bordroda iş arama izni nedeniyle ücret kesintisi yapılıp yapılmadığını kontrol edin.
- Eksik ödeme varsa zorunlu arabuluculuk başvurusunda m.27 talebini ayrı kalem olarak belirtin.
Sık Sorulan Sorular
1. İş arama izni günde kaç saattir?
İş Kanunu m.27’ye göre günde iki saatten az olamaz. İşçi lehine sözleşmeyle daha uzun süre belirlenebilir; işçi aleyhine iki saatin altına inilemez.
2. İş arama izni ücretli midir?
Evet. İzin iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapılmadan kullandırılır.
3. İş arama izni toplu kullanılabilir mi?
Evet. İşçi izin saatlerini birleştirebilir. Toplu kullanım işten ayrılacağı günden önceki günlere rastlatılmalı ve işverene bildirilmelidir.
4. İşveren iş arama izni vermezse ne olur?
İşveren verilmeyen veya eksik kullandırılan süreye ilişkin ücreti ödemek zorundadır.
5. İşçi izin saatlerinde çalıştırılırsa ne kadar ücret ödenir?
İşçi izin kullansaydı alacağı ücrete ek olarak, çalıştırıldığı sürenin ücreti yüzde yüz zamlı ödenir.
6. İş arama izni yıllık izinden düşülür mü?
Hayır. Yıllık ücretli izin ile İş Kanunu m.27’deki yeni iş arama izni ayrı haklardır.
7. Haklı nedenle derhal fesihte iş arama izni var mı?
m.27, bildirim süreleri içinde kullanılan bir izindir. İş Kanunu m.24 veya m.25 kapsamında gerçekten derhal fesih yapılmış ve bildirim süresi işlemiyorsa m.27’ye dayalı izin dönemi oluşmaz.
8. İhbar tazminatı peşin ödenip iş sözleşmesi hemen bitirilirse izin kullanılır mı?
Sözleşme peşin ödeme ile derhal sona erdirilmişse fiilen işleyecek bir bildirim süresi kalmaz; m.27’deki izin “bildirim süreleri içinde” kullanılacağından ayrıca sonradan izin kullandırılmaz.
9. Uzaktan çalışan işçinin iş arama izni hakkı var mı?
Bildirim süresi bulunan iş ilişkisinde çalışma biçiminin uzaktan olması tek başına m.27 hakkını kaldırmaz. İzin saatlerinin dijital çalışma kayıtlarına da doğru yansıtılması gerekir.
10. İş arama izni alacağı için doğrudan dava açılır mı?
İşçi-işveren alacağı ve tazminatı taleplerinde 7036 sayılı Kanun m.3 uyarınca önce zorunlu arabuluculuğa başvurulur; anlaşma olmazsa iş mahkemesinde dava açılır.
İlgili Hukuk Rehberleri
- İş Hukuku yazıları
- İşveren yemek yardımını veya servisi kaldırabilir mi? İş Kanunu m.22
- SGK primi eksik yatırılırsa ne yapılır?
- Sigortasız çalıştırılan işçi ne yapmalı?
Resmî Kaynaklar ve Mevzuat
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 4857 sayılı İş Kanunu m.17, m.24, m.25 ve m.27
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı – Çalışma Mevzuatı
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı – İş Kanunu Sıkça Sorulan Sorular
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3
Somut uyuşmazlıkta fesih bildirimi, son çalışma günü, fiilî bildirim süresi, puantaj, izin kayıtları ve bordrolar birlikte incelenmelidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
