Bilirkişi Kendisine Verilen Görevi Kabul Etmek Zorunda mı? Yönetmelik m.11 ve m.53 | 2026

Bilirkişinin görevi kabul yükümlülüğünün hukuki dayanağı
Bilirkişilik Yönetmeliği m.11, bilirkişinin görev alma sorumluluğunu etik yükümlülük olarak düzenler. Bilirkişilik listesine kayıt, yalnız belirli bir unvan kazanmak değil; ihtiyaç hâlinde uzmanlık alanına giren adli ve idari görevlendirmeleri mevzuata uygun şekilde yerine getirme sorumluluğunu da beraberinde getirir.
Bu kural, bilirkişinin her dosyayı koşulsuz kabul etmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Görevin uzmanlık alanı dışında kalması, gerçek bir teknik uzmanlık gerektirmemesi, başka bir uzmanla işbirliği zorunluluğu veya haklı mazeret bulunması hâlleri Yönetmeliğin m.53 hükmünde ayrıca ele alınmıştır. Bilirkişi bu durumları sessizce görmezden gelmek veya görevi başkasına devretmek yerine görevlendiren mercie bildirmelidir.
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu da bilirkişilik sistemini sicil, liste, uzmanlık ve denetim esasına bağlar. Kanunun Resmî Gazete metni ile Yönetmelik birlikte değerlendirildiğinde görevi kabul yükümlülüğünün uzmanlık ve mesleki yeterlilik sınırları içinde uygulanması gerektiği açıktır.
Listede kayıtlı bilirkişi neden görevi kural olarak kabul eder?
Bilirkişilik listesi, görev verecek mercilerin belirli uzmanlık alanlarında yetkin kişilere ulaşmasını sağlayan resmî sistemdir. Kişi listeye kayıt olmayı kendi iradesiyle talep eder; başvurusu kabul edildiğinde belirli süre için bilirkişilik yapma yetkisi kazanır. Bu nedenle uzmanlık alanına uygun görevlendirmeleri keyfî biçimde reddetmesi sistemin işleyişini aksatabilir.
Görev kabul sorumluluğu, bilirkişinin bağımsızlığını ortadan kaldırmaz. Bilirkişi görevi kabul ettikten sonra teknik kanaatini bağımsız ve tarafsız biçimde oluşturur. bilirkişinin bağımsızlık yükümlülüğü bu aşamada aynen devam eder.
Bilirkişi ayrıca görev almak için mahkeme veya taraflara başvuramaz. Bir yandan görevlendirmeyi talep etmenin yasak, diğer yandan usulüne uygun verilen görevi kural olarak kabul etmenin yükümlülük olması sistemin mantığını gösterir: görevlendirme mercinin uzmanlık ihtiyacına göre yapılır, bilirkişi kişisel dosya seçimi veya pazarlama yoluyla görev dağılımını yönlendirmez.
Görev bilirkişinin uzmanlık alanına girmiyorsa ne olur?
Bilirkişi kendisine verilen görevin kendi temel veya alt uzmanlık alanına girmediğini fark ederse görevi yapmaya devam etmemelidir. Yönetmelik m.53, bu durumu görevlendirmeyi yapan mercie bildirme yükümlülüğü getirir. Amaç, uzman olmadığı konuda rapor veren kişinin yargılamayı yanıltmasını önlemektir.
Uzmanlık sınırının belirlenmesinde bilirkişinin sicilde kayıtlı temel ve alt uzmanlık alanı, mesleki yeterliliği, fiilî tecrübesi ve görevlendirme sorularının niteliği birlikte değerlendirilmelidir. Bir kişinin genel mesleki unvanı her alt konuda uzman olduğu anlamına gelmez. Örneğin mühendislik veya mali alanların kendi içinde farklı uzmanlıkları bulunabilir.
Görevlendirme yazısının kapsamı bu nedenle açık olmalıdır. bilirkişi görevlendirmesinde konu ve sınırlar rehberimiz m.3/6 ve Yönetmelik m.51 kapsamında doğru soru kurulmasını ayrıntılı açıklar.
Görev özel veya teknik bilgi gerektirmiyorsa bilirkişi ne yapar?
Bilirkişi, kendisine yöneltilen sorunun uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektirmediğini fark edebilir. Örneğin soru tamamen hukuki nitelikteyse bilirkişi hukuki görüş veremez. Yönetmelik m.53 bu durumun görevlendiren mercie bildirilmesini öngörür; ayrıca Kanun m.3/3 ve Yönetmelik m.49/2 hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilen konularda bilirkişiye başvurulamayacağını açıkça düzenler.
hukuki bilgi için bilirkişi atanabilir mi? başlıklı rehberimiz bu ayrımı ayrıntılı açıklar. Bilirkişi yanlış kurulmuş hukuki soruya cevap vermek yerine görevlendirme sınırının düzeltilmesini istemelidir.
Başka bir uzmanla işbirliği gerekiyorsa görev reddedilir mi?
Görev kendi uzmanlık alanını içeriyor ancak başka bir uzmanlık alanının katkısı da zorunluysa bilirkişi dosyayı kendi inisiyatifiyle başka kişiye veremez. Yönetmelik m.53 uyarınca bu ihtiyacı görevlendirmeyi yapan mercie bildirir. Merci gerektiğinde ek bilirkişi görevlendirebilir veya heyeti genişletebilir.
Bu sistem, görevi bizzat yerine getirme kuralıyla bağlantılıdır. bilirkişi görevini başkasına devredebilir mi? rehberimizde Kanun m.3/4 ve Yönetmelik m.5/4 kapsamındaki yasak ayrıntılıdır. Başka uzmana ihtiyaç, gizli görev devriyle değil usulüne uygun ek görevlendirmeyle çözülür.
Haklı mazeret hangi durumlarda önem taşır?
Yönetmelik m.53, bilirkişinin görevi yapmasına engel haklı mazeretin bulunması hâlinde durumu görevlendirmeyi yapan mercie bildirmesini öngörür. Mazeretin haklı olup olmadığını bilirkişi tek başına kesin biçimde belirlemez; gerekçesini ve varsa belgesini sunar, değerlendirmeyi görev veren merci yapar.
Ciddi sağlık sorunu, görev süresi içinde rapor hazırlanmasını objektif olarak imkânsız kılan beklenmedik durum veya tarafsızlığı etkileyen sonradan öğrenilmiş ilişki gibi hâller somut özelliklerine göre mazeret veya çekinme kapsamında değerlendirilebilir. Ancak iş yoğunluğu gibi her kişisel neden otomatik olarak haklı mazeret sayılmaz. Mazeretin gerçek, somut ve görevin ifasını etkileyen nitelikte olması gerekir.
Tarafsızlığa ilişkin yakınlık veya iş ilişkisi varsa yakını veya iş ilişkisi bulunan dosyada bilirkişi rehberi ayrıca incelenmelidir.
Bilirkişi görevi yapamayacağını kaç gün içinde bildirmelidir?
Yönetmelik m.53, görevin uzmanlık gerektirmemesi, uzmanlık alanı dışında kalması, başka uzmanla işbirliği ihtiyacı veya haklı mazeret gibi durumların görevin verilmesinden ya da bu durumun sonradan öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mercie bildirilmesini öngörür.
Bir haftalık süre önemlidir; çünkü gecikmiş bildirim yargılamanın gereksiz yere beklemesine yol açabilir. Bilirkişi görevi aldıktan sonra dosyayı ön incelemeye tabi tutmalı, kendi uzmanlığı ve görevlendirme soruları bakımından ilk değerlendirmeyi gecikmeden yapmalıdır.
Ek kayıt veya belge ihtiyacı da Yönetmelik m.54/1 uyarınca ön inceleme sırasında bir hafta içinde görevlendiren merciden istenir. Böylece görevin başında uzmanlık, belge ve kapsam sorunları mümkün olduğunca erken ortaya çıkarılır.
Haksız yere görevi reddetmenin veya raporu geciktirmenin sonuçları nelerdir?
Yönetmelik m.48, geçerli bir mazeret göstermeksizin bilirkişilik görevini kabul etmeme veya raporu süresi içinde vermeme hâllerini sicil ve liste bakımından yaptırım sebepleri arasında düzenler. İhlalin niteliğine göre listeden çıkarma yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma uygulanabilmesi de mümkündür.
Rapor süresine ilişkin Yönetmelik m.52 ayrıca özel hükümler içerir. Bilirkişi verilen süre içinde raporunu sunmalıdır; işin niteliğine göre ek süre verilebilir. Sürenin mazeretsiz geçirilmesi hâlinde yeni görevlendirme yapılmaması, bölge kuruluna bildirim ve ücret bakımından sonuçlar gündeme gelebilir.
Bu nedenle görevi yapamayacak bilirkişinin doğru davranışı sessiz kalmak veya sürenin bitmesini beklemek değildir. Bir haftalık bildirim süresinde gerekçesini ortaya koyması hem yargılamayı hem bilirkişinin kendi sorumluluğunu korur.
Görevi kabul ettikten sonra çekinme sebebi ortaya çıkarsa ne olur?
Çekinme veya mazeret sebebi görevlendirme anında bilinmeyebilir. Sonradan tarafla ilişki öğrenilmesi, sağlık sorunu ortaya çıkması veya teknik inceleme sırasında başka bir uzmanlık alanının zorunlu olduğu anlaşılması mümkündür. Yönetmelik m.53 bu nedenle süreyi yalnız görevin verildiği tarihten değil, ilgili durumun sonradan öğrenildiği tarihten de başlatır.
Bilirkişi yeni durumu öğrenir öğrenmez incelemenin hangi aşamada olduğunu, teslim aldığı belgeleri ve çekinme nedenini görevlendiren mercie bildirmelidir. Merci gerektiğinde yeni bilirkişi görevlendirir ve dosyanın iadesine ilişkin işlem yapar.
Görevi kabul etmek rapor sonucunu kabul etmek anlamına gelir mi?
Hayır. Bilirkişi görevi kabul ederken belirli bir sonuca ulaşma taahhüdünde bulunmaz. Görev kabulü, teknik incelemeyi bağımsız ve tarafsız biçimde yapma sorumluluğudur. Bilirkişi dosyayı inceledikten sonra hangi teknik sonuca ulaşırsa bunu bilimsel ve teknik gerekçesiyle raporlar.
Görevlendiren merci veya taraflar bilirkişiden beklenen sonucu dayatamaz. Bilirkişinin görevi teknik gerçeği uzmanlık yöntemiyle açıklamak; hukuki sonucu belirlemek değil yargı merciine teknik veri sağlamaktır.
Pratik kontrol listesi
- Görev bilirkişinin sicildeki uzmanlık alanına giriyor mu?
- Çözülmesi istenen konu gerçekten özel veya teknik bilgi gerektiriyor mu?
- Başka uzmanlık alanına ihtiyaç var mı?
- Tarafsızlık veya çekinme sebebi bulunuyor mu?
- Haklı mazeret görevin yapılmasını fiilen engelliyor mu?
- Durum bir haftalık süre içinde mercie bildirildi mi?
- Ek kayıt veya belge ihtiyacı zamanında talep edildi mi?
- Bilirkişi görevi başkasına devretmeye çalışıyor mu?
Bu kontrol, görevi keyfî reddetme ile mevzuata uygun çekinme veya bildirim arasındaki ayrımı netleştirir.
Sık sorulan sorular
1. Bilirkişi her görevi kabul etmek zorunda mı?
Listede kayıtlı bilirkişi uzmanlık alanına uygun usulüne uygun görevi kural olarak kabul eder; ancak Yönetmelik m.53’teki uzmanlık, mazeret ve işbirliği durumlarında bildirim yapabilir.
2. Uzmanlık alanı dışındaki görevi kabul etmeli mi?
Hayır. Durumu en geç bir hafta içinde görevlendiren mercie bildirmelidir.
3. Hukuki soru için görevlendirilirse ne yapmalı?
Hukuki bilgiyle çözülebilen konunun bilirkişiye verilmemesi gerekir; bilirkişi bu görevlendirme sorununu mercie bildirmelidir.
4. Başka uzman gerekiyorsa kendi tanıdığı kişiye devredebilir mi?
Hayır. Görev devredilemez; başka uzman ihtiyacı görevlendiren mercie bildirilir.
5. Mazeret kaç gün içinde bildirilir?
Görevin verilmesinden veya mazeretin sonradan öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde.
6. Haksız görev reddinin yaptırımı var mı?
Evet. Yönetmelik m.48 kapsamında sicil ve liste yaptırımları gündeme gelebilir.
7. Bilirkişi raporu süresinde vermezse ne olur?
Yönetmelik m.52 ve m.48 kapsamında yeni görevlendirme, bildirim, ücret ve disiplin sonuçları doğabilir.
8. Görevi kabul etmek mahkemenin istediği sonucu yazmak zorunda olmak mıdır?
Hayır. Bilirkişi teknik kanaatini bağımsız ve tarafsız biçimde oluşturur.
Resmî kaynaklar
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Bilirkişilik görevlendirmesi, rapor ve delil hukuku rehberleri.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
