Sigorta Portföyü Devredilirse Sigortalı 3 Ay İçinde Feshedebilir mi? | 5684 m.10 (2026)

5684 m.10 sigortalıya neden üç aylık fesih hakkı veriyor?
Sigorta sözleşmesinde sigortalı, prim ödeyerek belirli bir rizikonun gerçekleşmesi halinde tazminat veya diğer sigorta edimini üstlenecek şirketle hukuki ilişki kurar. Portföy devrinde sigorta şirketinin tüzel kişiliği tamamen sona ermese bile, belirli poliçelerden oluşan sözleşme grubu başka bir sigorta şirketine geçebilir. Bu durum sigortalının sözleşmesel muhatabında önemli bir değişiklik yaratır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.10 bu değişikliği yalnızca şirketler arası teknik bir işlem olarak görmez. Sigortalıya, portföyünün başka şirkete devredildiğini öğrendikten sonra üç ay içinde sözleşmeyi feshetme hakkı tanır. Böylece sigortalı, sözleşmeye yeni şirketle devam etmek istemiyorsa belirli süre içinde ilişkiyi sonlandırabilir.
Kanunun güncel metnine Mevzuat Bilgi Sistemi – 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu üzerinden ulaşılabilir. Güncel sigortacılık yönetmelikleri ve sektör düzenlemeleri için SEDDK sigortacılık mevzuatı esas alınmalıdır.
Üç aylık fesih süresi ne zaman başlar?
Kanundaki korumanın işlevi, sigortalının devirden haberdar olmasından sonra karar verebilmesini sağlamaktır. Bu nedenle süre hesabında devir işleminin şirketler arasında imzalandığı tarih ile sigortalının devirden haberdar olduğu tarih birbirinden ayrılmalıdır. Somut dosyada bildirimin hangi tarihte ve hangi yöntemle yapıldığı belgelenmelidir.
Sigortalıya e-posta, SMS, kayıtlı elektronik posta, fiziki posta, müşteri hesabı veya başka bir kanal üzerinden bildirim yapılmış olabilir. Bildirimin sözleşmenin devredildiğini, devralan şirketi, devir tarihini ve sigortalının haklarını anlaşılır biçimde ortaya koyması gerekir. Sadece şirket internet sitesinde genel bir duyuru bulunması ile sigortalıya bireysel ve ispatlanabilir bildirim yapılması aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulmamalıdır.
Süre hesabı hak kaybına yol açabileceği için sigortalı, bildirimi aldığı tarihi saklamalıdır. Elektronik iletinin zaman damgası, teslim kaydı veya fiziki tebligat belgesi dosyada tutulmalıdır. Üç aylık süre dolmadan fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasını sağlayacak yöntem seçilmelidir.
Portföy devri bildirimi hangi bilgileri içermelidir?
Sağlıklı bir devir bildirimi, sigortalının hangi poliçesinin devredildiğini açıkça göstermelidir. Devreden şirketin ve devralan şirketin ticaret unvanı, poliçe numarası, devir tarihi, yeni prim ödeme yöntemi, hasar ihbar kanalı ve müşteri hizmetleri bilgileri yer almalıdır. Sigortalının üç aylık fesih hakkı ve bu hakkı hangi kanala yönelteceği de belirsiz bırakılmamalıdır.
Bildirimde yalnızca “portföyümüz devredilmiştir” ifadesinin bulunması, özellikle birden fazla poliçesi olan kişiler bakımından yetersiz olabilir. Hangi ürünün, hangi tarih itibarıyla ve hangi şirkete devredildiği belirlenmelidir. Sigortalı, bildirimi aldıktan sonra poliçe belgesiyle karşılaştırma yapmalıdır.
Portföy devrinin genel izin sürecini ve devralan şirketin durumunu Sigorta Şirketi Birleşme, Devir ve Portföy Devri İçin İzin Almak Zorunda mı? rehberimizde ayrıca açıkladık.
Sigortalı fesih hakkını nasıl kullanmalıdır?
Fesih iradesi açık, koşulsuz ve hangi poliçeye ilişkin olduğu tereddüt yaratmayacak biçimde bildirilmelidir. Sigortalının adı, kimlik veya müşteri bilgisi, poliçe numarası, portföy devri bildiriminin tarihi ve sözleşmenin 5684 m.10 kapsamındaki fesih hakkı kullanılarak sona erdirilmek istendiği yazılı olarak belirtilmelidir.
İspat bakımından kayıt bırakmayan telefon görüşmesi yerine yazılı veya elektronik olarak doğrulanabilir bir kanal tercih edilmelidir. Şirketin resmî başvuru sistemi, KEP, e-posta veya iadeli posta gibi yöntemler somut duruma göre kullanılabilir. Sigortalı başvurusunun ulaştığına dair kayıt, işlem numarası veya teslim belgesini saklamalıdır.
Fesih bildirimi gönderildikten sonra şirketten sözleşmenin hangi tarih itibarıyla sona erdirildiğine ve varsa iade edilecek prim tutarına ilişkin yazılı hesap istenmelidir. Poliçe üzerinde rehin, dain-i mürtehin veya başka bir üçüncü kişi hakkı varsa bu husus ayrıca incelenmelidir.
Fesih halinde ödenmiş prim ne olur?
Prim hesabı, sözleşmenin türüne, fesih tarihine, riskin ne kadar süre taşındığına, özel şartlara ve uygulanabilir mevzuata göre belirlenir. Sigortalının üç aylık fesih hakkını kullanması, kullanılmamış dönem priminin hiçbir hesap yapılmadan tamamen şirkette kalacağı anlamına gelmez. Buna karşılık poliçenin başından beri hiç risk taşınmamış gibi tam prim iadesi de otomatik sonuç değildir.
Şirket, fesih tarihine kadar geçen süre ve varsa gerçekleşen rizikoları dikkate alarak prim hesabını yapmalıdır. İade tutarı varsa hesaplama yöntemi sigortalıya açıklanmalıdır. Prim taksitli ise fesih tarihinden sonraki dönemlere ilişkin tahsilatların durdurulması gerekir.
Krediye bağlı sigorta veya dain-i mürtehin kaydı içeren poliçelerde prim iadesinin kime ve hangi hesaba yapılacağı ayrıca değerlendirilmelidir. Banka veya finansman şirketinin sözleşmesel hakları bulunduğunda fesih işlemi yalnızca sigortalı ile sigortacı arasındaki basit iki taraflı ilişki şeklinde ele alınamaz.
Portföy devrinden önce gerçekleşen hasar ne olur?
Fesih hakkı, devirden önce gerçekleşmiş ve poliçe teminatına giren bir hasarı geriye dönük olarak ortadan kaldırmaz. Riziko poliçe yürürlükteyken meydana gelmişse sigortalının tazminat talebi sözleşmenin o tarihteki hükümlerine göre değerlendirilir. Portföy devri, dosyanın hangi şirket tarafından yürütüleceğini değiştirebilir; fakat doğmuş hakkı kendiliğinden yok etmez.
Açık hasar dosyası bulunan sigortalı devir bildirimi aldığında eski dosya numarasını, eksper raporunu, fotoğrafları, faturaları, sağlık veya teknik belgeleri ve önceki şirketle yazışmaları saklamalıdır. Devralan şirkete dosyanın eksiksiz aktarılıp aktarılmadığı teyit edilmelidir.
Tazminatın ne zaman muaccel olacağı için TTK m.1427 sigorta tazminatı muacceliyet rehberi; zamanaşımı için TTK m.1420 sigorta zamanaşımı rehberi incelenebilir.
Üç aylık fesih hakkı ile normal poliçe feshi arasındaki fark
Normal poliçe feshi, sözleşme şartları veya Türk Ticaret Kanunu’ndaki genel/özel fesih sebeplerine dayanabilir. Portföy devrindeki üç aylık hak ise bizzat 5684 m.10’un sigortalıya tanıdığı özel korumadır. Hakkın doğum sebebi, sigorta sözleşmesinin başka bir sigorta şirketinin portföyüne geçmesidir.
Bu ayrım önemlidir; çünkü şirketin “poliçenizde normal fesih hakkı yok” biçimindeki genel sözleşme savunması, m.10’dan doğan özel hakkı ortadan kaldırmaz. Sigortalının hangi hukuki sebebe dayanarak fesih bildirdiği açıkça belirtilmelidir.
Öte yandan m.10 hakkının kullanılması, başka bir nedenle doğmuş tazminat veya prim alacağını silmez. Fesih sonrası hesaplaşma, poliçenin geçmiş dönemi ve açık dosyalar bakımından ayrıca yapılmalıdır.
Sigortalı için uygulama kontrol listesi
1. Devir bildirimini ve alındığı tarihi saklayın. 2. Hangi poliçenin devredildiğini doğrulayın. 3. Devralan sigorta şirketinin unvanını ve iletişim bilgilerini kontrol edin. 4. Üç aylık son günü takvime kaydedin. 5. Açık hasar dosyanız varsa yeni şirkette kaydını teyit edin.
6. Fesih kararı verecekseniz yazılı ve ispatlanabilir bildirim yapın. 7. Bildirimde poliçe numarası ve m.10 dayanağını açıkça yazın. 8. Fesih tarihini ve prim iadesi hesabını yazılı isteyin. 9. Dain-i mürtehin, rehin veya kredi bağlantısı varsa üçüncü kişi haklarını kontrol edin. 10. Tazminat uyuşmazlığı varsa zamanaşımı ve tahkim/dava sürelerini de ayrıca takip edin.
Şirket açısından doğru devir bildirimi neden önemlidir?
Sigorta şirketi, portföy devrini sigortalıların haklarını kullanabileceği açıklıkta yönetmelidir. Eksik veya belirsiz bildirim, üç aylık sürenin başlangıcı konusunda uyuşmazlık doğurabilir. Bu nedenle gönderim kayıtları, iletişim kanalı ve metnin içeriği arşivlenmelidir.
Şirket ayrıca fesih taleplerinin merkezi bir sistemde izlenmesini sağlamalıdır. Prim iadesi, poliçe kapanışı ve açık hasar dosyası işlemleri farklı birimler tarafından yürütülse bile aynı hukuki tarihe bağlı olmalıdır. Sigortalının fesih talebini ilettiği gün ile sistemde işlenme günü arasındaki gecikme hak kaybı yaratmamalıdır.
Devir sonrası sorun yaşayan sigortalılar için başvuru ve şikâyet kanalı açık tutulmalı; çözülmeyen tazminat uyuşmazlıklarında şartları varsa Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru hakkı saklıdır.
Sık Sorulan Sorular
1. Portföy devrinde fesih süresi kaç aydır?
5684 m.10 kapsamında üç aydır.
2. Üç ay devir sözleşmesinin imza tarihinden mi başlar?
Sürenin hesabında sigortalının devirden haberdar olduğu tarih önemlidir; bildirim kaydı saklanmalıdır.
3. Fesih için gerekçe göstermek gerekir mi?
Hak, portföy devri nedeniyle Kanundan doğar. Bildirimde m.10 kapsamındaki hakkın kullanıldığı açıkça belirtilmelidir.
4. Telefonla fesih yeterli mi?
İspat bakımından yazılı veya elektronik olarak kayıt bırakabilen yöntem tercih edilmelidir.
5. Fesih eski hasar talebimi siler mi?
Hayır. Poliçe yürürlükteyken gerçekleşen teminat kapsamındaki hasar ayrıca değerlendirilir.
6. Prim iadesi otomatik tam prim midir?
Hayır. Kullanılmış süre, poliçe türü ve uygulanabilir hükümler dikkate alınarak hesap yapılır.
7. Devir bildirimi gelmezse ne yapmalıyım?
Resmî şirket ve SEDDK duyuruları kontrol edilmeli, poliçe özelinde yazılı bilgi istenmelidir.
8. Devralan şirket hasar dosyamı bulamazsa ne olur?
Eski dosya belgeleriyle yazılı başvuru yapılmalı; devir kayıtlarının eşleştirilmesi talep edilmelidir.
9. Portföy devri için izin gerekir mi?
Evet. 5684 m.10 uyarınca portföy devri düzenleyici izin kapsamındadır.
10. Uyuşmazlıkta tahkime gidilebilir mi?
Sigorta Tahkim Sisteminin şartları oluşmuşsa başvuru değerlendirilebilir.
Resmî Kaynaklar ve İlgili Rehberler
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu
- SEDDK Sigortacılık Mevzuatı
- Birleşme, Devir ve Portföy Devri İzni
- Ruhsat İptali Sonrası Portföy Devri
- Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin
Sigorta portföy devri, fesih ve tazminat uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
