Bulgaristan Velayet Kararı Türkiye’de Nasıl Tanınır ve Uygulanır? 1996 Lahey Sözleşmesi | 2026
Kısa ve net cevap: Bulgaristan’da çocuk hakkında verilmiş velayet, kişisel ilişki veya diğer ebeveyn sorumluluğu tedbirleri Türkiye’de değerlendirilirken yalnız genel MÖHUK tanıma-tenfiz hükümlerine bakılmaz. Türkiye ve Bulgaristan, 19 Ekim 1996 tarihli Velayet Sorumluluğu ve Çocukların Korunmasına İlişkin Lahey Sözleşmesine taraftır; Sözleşme Bulgaristan bakımından 1 Şubat 2007’de, Türkiye bakımından 1 Şubat 2017’de yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin kapsamına giren koruma tedbirleri diğer taraf devlette kural olarak hukuk gereği tanınır. Ancak kararın Türkiye’de cebren uygulanması gerekiyorsa Sözleşme m.26 uyarınca icra edilebilirliğin ilanı veya icra için tescil süreci gerekir. Sözleşme m.27 gereğince tedbirin esası yeniden incelenemez. Çocuğun fiilî olarak başka devlete götürülmesi veya alıkonulması söz konusuysa 1980 Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi de ayrıca gündeme gelebilir; velayet kararının tanınması ile çocuğun iadesi aynı işlem değildir.

Türkiye ile Bulgaristan arasında 1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi neden önemlidir?
19 Ekim 1996 tarihli Sözleşmenin tam adı, Velayet Sorumluluğu ve Çocukların Korunmasına İlişkin Yetki, Uygulanacak Hukuk, Tanıma, Tenfiz ve İşbirliği Hakkında Sözleşmedir. Sözleşme, çocukla ilgili koruma tedbirlerinde hangi devlet makamlarının yetkili olduğunu, hangi hukukun uygulanacağını ve bir taraf devlette verilen tedbirin diğer taraf devlette nasıl tanınıp icra edileceğini düzenler.
Lahey Milletlerarası Özel Hukuk Konferansının güncel resmî taraflar tablosuna göre Bulgaristan bakımından Sözleşme 1 Şubat 2007’de, Türkiye bakımından 1 Şubat 2017’de yürürlüğe girmiştir. Güncel taraflık durumu HCCH 1996 Sözleşmesi resmî statü tablosundan kontrol edilebilir.
Bu nedenle Bulgaristan ile Türkiye arasındaki bir velayet uyuşmazlığında doğrudan yalnız 5718 sayılı MÖHUK m.50-59’a gitmek doğru yöntem değildir. Sözleşmenin maddi ve zamansal kapsamına giren çocuk koruma tedbirlerinde özel uluslararası sözleşme hükümleri öncelikle uygulanır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.90 uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir.
Boşanmanın medeni hâl bakımından Türkiye’ye işlenmesi ise ayrı konudur. Bulgaristan boşanma kararının nüfus tescili için 5490 m.27/A rehberimize bakılabilir.
Bulgaristan’daki hangi çocuk kararları 1996 Sözleşmesi kapsamına girebilir?
Sözleşme, ebeveyn sorumluluğu ve çocuğun kişi veya malvarlığının korunmasına ilişkin tedbirleri kapsar. Velayetin verilmesi, kullanılması, sona erdirilmesi veya sınırlandırılması; çocuğun hangi kişiyle yaşayacağı; kişisel ilişki/ziyaret düzenlemeleri; vesayet ve benzeri koruma kurumları; çocuğun kişisel veya malvarlığına ilişkin bazı koruyucu tedbirler bu çerçevede değerlendirilebilir.
Bulgar mahkemesinin boşanma kararında “çocuk anne ile yaşayacaktır, baba ile her ay belirli günlerde kişisel ilişki kurulacaktır” biçimindeki düzenleme yalnız boşanmanın fer’î sonucu olmakla kalmaz; aynı zamanda çocuk koruma ve ebeveyn sorumluluğu tedbiridir. Türkiye’de uygulanması istenirse 1996 Sözleşmesinin tanıma ve icra hükümleri önem kazanır.
Sözleşme her aile hukuku sonucunu kapsamaz. Nafaka, soybağının kurulması veya iptali, evlat edinme kararı ve bazı özel konular Sözleşmenin kapsam dışında tuttuğu alanlar arasında değerlendirilir. Bu nedenle “çocukla ilgili her yabancı karar 1996 Sözleşmesine tabidir” denilemez.
Nafaka hükmünün Türkiye’de tahsili için Bulgaristan nafaka kararının tenfizi rehberimiz; evlat edinme kararları için ise ayrı tanıma rejimi ele alınmalıdır.
1996 Lahey Sözleşmesi m.23: Bulgaristan velayet kararı Türkiye’de nasıl tanınır?
Sözleşme m.23’ün temel kuralı nettir: bir taraf devlet makamının Sözleşme kapsamındaki tedbirleri diğer taraf devletlerde hukuk gereği tanınır. Bu, her dosyada mutlaka önce klasik bir MÖHUK tanıma davası açılması gerektiği anlayışından farklıdır.
“Hukuk gereği tanıma”, her uyuşmazlığın kendiliğinden uygulamada çözüleceği anlamına gelmez. Bir makam veya taraf tedbirin tanınıp tanınmadığı konusunda kesinlik istiyorsa Sözleşme m.24 çerçevesinde tedbirin tanınması veya tanınmaması hakkında karar verilmesini isteyebilir.
Örneğin Bulgaristan’da çocuk annenin velayetine bırakılmış ve anne Türkiye’de okul kaydı veya resmî bir işlem yapmak istiyorsa, yabancı kararın hangi şekilde sunulacağı ve tanımanın ayrıca beyan edilmesine ihtiyaç bulunup bulunmadığı ilgili işlemin niteliğine göre belirlenir. Kararın cebren uygulanması gerekecekse m.26 süreci ayrıca kullanılır.
Tanıma, Bulgar mahkemesinin tedbirini Türk mahkemesinin kendi tedbiriymiş gibi yeniden kurması değildir. Esas olan, Sözleşmenin kurduğu uluslararası dolaşım rejimidir.
Bulgaristan velayet kararının Türkiye’de tanınması hangi hallerde reddedilebilir?
Sözleşme m.23, tanımanın reddedilebileceği sınırlı nedenleri düzenler. Bunlar arasında tedbirin Sözleşmedeki yetki kurallarına dayanmayan bir makam tarafından alınması, acil durumlar dışında çocuğa dinlenme fırsatı verilmeden karar verilmesi ve bu durumun talep edilen devletin temel usul ilkelerine aykırı olması gibi sebepler bulunur.
Ayrıca ebeveyn sorumluluğunun ihlal edildiğini ileri süren ve usulüne uygun dinlenme imkânı bulamayan kişinin savunma hakkı, aynı çocuk hakkında talep edilen devlette veya başka bir devlette sonradan alınmış ve tanınabilir nitelikte bağdaşmayan tedbirler ve kamu düzeni/çocuğun üstün yararıyla ilgili Sözleşmedeki özel ret alanları önem taşır.
Kamu düzeni incelemesi yapılırken çocuğun üstün yararı açıkça dikkate alınır. Buna rağmen tanıma makamı yabancı kararın esasa ilişkin bütün değerlendirmesini baştan yapamaz. Sözleşme m.27, gerekli yetki tespitleri saklı olmak üzere alınan tedbirin esasının yeniden incelenemeyeceğini belirtir.
Bu nedenle “Türk mahkemesi olsaydı velayeti diğer ebeveyne verebilirdi” şeklindeki varsayım, tek başına Bulgar kararını tanımama sebebi değildir.
1996 Sözleşmesi m.26 uyarınca Bulgar velayet kararı Türkiye’de nasıl icra edilir?
Tanıma ile icra aynı aşama değildir. Bir velayet veya kişisel ilişki tedbirinin yalnız hukuki statü olarak kabulü yeterli olmayabilir. Örneğin çocuk Türkiye’de bulunuyor ve Bulgar kararı uyarınca diğer ebeveynle kişisel ilişkinin fiilen yerine getirilmesi isteniyorsa tedbirin icrası gerekir.
Sözleşme m.26, bir taraf devlette alınan ve orada icra edilebilir olan tedbirlerin diğer taraf devlette icrası istendiğinde, ilgili tarafın talebi üzerine bu tedbirlerin talep edilen devlette icra edilebilir olduğunun ilan edilmesi veya icra amacıyla tescil edilmesi gerektiğini düzenler. Usul basit ve hızlı olmalıdır.
İcra edilebilirlik ilanı yapıldıktan sonra Sözleşme m.28 gereğince tedbir, talep edilen devletin makamlarının aldığı bir tedbirmiş gibi, o devlet hukukuna göre icra edilir. Bu aşamada Türk icra ve çocuk teslimine ilişkin iç hukuk mekanizmaları, Sözleşmenin amaçlarıyla uyumlu biçimde devreye girer.
Bu yapı, sırf yabancı kararın fotokopisiyle kolluk veya icra makamına başvurup çocuğun derhal teslimini istemenin neden doğru olmadığını gösterir. Uluslararası kararın tanıma/icra statüsü ve uygulanacak çocuk koruma usulü birlikte yürütülmelidir.
Türk mahkemesi Bulgaristan’daki velayet değerlendirmesini yeniden yapabilir mi?
Sözleşme m.27’ye göre, m.23’teki tanıma şartlarının incelenmesi için gerekli olanlar dışında alınmış tedbirin esası yeniden incelenemez. Bu kural yabancı tedbirin uluslararası dolaşımını güvence altına alır.
Bulgar mahkemesinin hangi tanığa ne kadar ağırlık verdiği, ebeveynlerin davranışlarını nasıl değerlendirdiği veya çocuğun günlük bakımını hangi ebeveynin daha iyi sağlayacağına ilişkin esas değerlendirmesi tanıma aşamasında yeniden görülmez.
Bununla birlikte çocuk koruma tedbirleri değişen koşullara duyarlıdır. Çocuğun mutad meskeni değişmiş, ciddi yeni riskler doğmuş veya yeni bir koruma tedbiri gerekmişse hangi devlet makamının yeni tedbir almaya yetkili olduğu Sözleşmenin yetki hükümlerine göre ayrıca belirlenir. Bu, eski kararın tanınması denetiminden farklı bir konudur.
Dolayısıyla “tanıma davasında eski velayeti değiştirelim” ile “değişen koşullar nedeniyle yeni velayet/koruma tedbiri isteyelim” aynı hukuki talep değildir.
Bulgaristan velayet kararının Türkiye’de kullanılması için hangi belgeler gerekir?
Öncelikle kararın Bulgar makamınca verilmiş tam ve usulüne uygun resmî örneği gerekir. Kararda çocuk, ebeveynler, velayet/ikamet düzenlemesi ve kişisel ilişki hükümleri açıkça görünmelidir. Kararın kesinleşme veya icra edilebilirlik durumu Bulgaristan hukukuna göre belgelenmelidir.
Bulgarca belgelerin Türkçe tercümeleri hazırlanır. Türkiye ve Bulgaristan Apostil Sözleşmesine taraf olduğundan, Sözleşmenin kapsamına giren Bulgar kamu belgelerinde apostil kullanılabilir. Apostil yalnız belgenin kaynağını tasdik eder; 1996 Sözleşmesindeki tanıma şartlarının yerine geçmez.
Çocuğun doğum belgesi, vatandaşlık/pasaport kayıtları, anne-babanın kimlik belgeleri ve çocuk Türkiye’deyse mevcut adres/okul gibi çocuğun fiilî durumunu gösteren belgeler somut başvuruya göre gerekebilir.
Merkezî makam işbirliği gereken dosyalarda 1996 Sözleşmesinin m.29 ve devamındaki işbirliği sistemi kullanılabilir. HCCH’nin resmî merkezî makamlar sayfası Türkiye ve Bulgaristan için yetkili makam bilgilerini güncel olarak yayımlar.
Çocuk Bulgaristan’dan Türkiye’ye getirildiyse velayet kararının tanınması yeterli mi?
Her zaman değil. Bir ebeveyn çocuğu diğer ebeveynin velayet veya kişisel ilişki hakkını ihlal ederek Bulgaristan’dan Türkiye’ye götürmüş veya Türkiye’de alıkoymuşsa, olay 1980 Lahey Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçheleri Sözleşmesi kapsamında iade sürecine dönüşebilir.
1980 Sözleşmesinin amacı velayetin esasını nihai olarak hangi ebeveyne vermek değildir; haksız götürme veya alıkoyma halinde çocuğun mutad mesken devletine süratle dönüşünü sağlayan özel bir mekanizma kurar. 1996 Sözleşmesi ise ebeveyn sorumluluğu ve koruma tedbirlerinin yetki, hukuk, tanıma ve icra boyutunu düzenler.
Bu nedenle “Bulgaristan velayet kararı bende, çocuk Türkiye’de; doğrudan teslim alırım” yaklaşımı dosyanın bütün uluslararası hukuk yönlerini karşılamaz. Haksız götürme iddiası varsa 1980 Sözleşmesi prosedürü ayrıca incelenmelidir.
Çocuk kaçırma dosyasında gecikme, çocuğun yeni çevreye yerleşmesi ve Sözleşmedeki ret nedenleri bakımından önemli sonuçlar doğurabileceği için başvuru türü en başta doğru seçilmelidir.
MÖHUK m.50–59 velayet dosyasında ne zaman uygulanır?
Türkiye’nin taraf olduğu özel milletlerarası sözleşmenin kapsamına giren konularda önce özel sözleşme uygulanır. 1996 Lahey Sözleşmesinin kapsamına giren ebeveyn sorumluluğu ve çocuk koruma tedbirlerinde tanıma ve icra rejiminin temel kaynağı bu Sözleşmedir.
Bunun dışında kalan bir yabancı karar, Sözleşmenin zaman veya konu bakımından kapsamına girmeyen bir durum veya Sözleşmenin çözmediği usul noktaları söz konusuysa Türk iç hukuku ve MÖHUK’un genel hükümleri tamamlayıcı rol oynayabilir. MÖHUK m.50-59 yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizine ilişkin genel çerçeveyi kurar.
Bu nedenle doğru analiz “velayet kararı yabancı, MÖHUK’a göre tenfiz” şeklinde otomatik olmamalıdır. Önce kararın türü, çocuğun mutad meskeni, karar tarihi, taraf devletler ve 1996 Sözleşmesinin kapsamı belirlenir.
Bulgaristan boşanma kararının statü kısmı için MÖHUK m.58 tanıma rehberimiz, para hükmü için nafaka tenfizi rehberimiz kullanılabilir.
Bulgaristan velayet kararında çocuğun üstün yararı nasıl korunur?
1996 Sözleşmesinin sistemi, çocuk koruma tedbirlerinin sınır aşan etkisini düzenlerken çocuğun üstün yararını merkezde tutar. Tanımanın reddi ve yeni koruma tedbirleri değerlendirilirken çocuğun güvenliği ve temel hakları belirleyicidir.
Ancak “çocuğun üstün yararı” soyut bir slogan değildir. Çocuğun yaşı, mutad meskeni, ebeveynlerle ilişkisi, eğitim ve sağlık durumu, güvenlik riski ve görüşünün alınması gereken yaş/olgunluk düzeyi somut olayda belgelerle değerlendirilir.
Tanıma makamının görevi Bulgaristan’daki bütün velayet yargılamasını tekrar etmek değildir. Çocuğun güncel koşulları yeni bir tedbir gerektiriyorsa bu, Sözleşmenin yetki hükümlerine göre ayrı bir talep olarak ele alınır.
Çocuk hakkında farklı devletlerde birbiriyle bağdaşmayan kararlar varsa karar tarihleri, yetkili makam, çocuğun mutad meskeni ve Sözleşmedeki tanıma hükümleri birlikte incelenmeden tek bir belgeye dayanılarak işlem yapılmamalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Bulgaristan velayet kararı Türkiye’de otomatik tanınır mı?
1996 Lahey Sözleşmesinin kapsamındaki tedbirler Sözleşme m.23 gereğince taraf devletlerde kural olarak hukuk gereği tanınır; ret sebepleri ve gerektiğinde m.24 başvurusu saklıdır.
Türkiye ve Bulgaristan 1996 Lahey Sözleşmesine taraf mı?
Evet. HCCH resmî tablosuna göre Sözleşme Bulgaristan’da 1 Şubat 2007, Türkiye’de 1 Şubat 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Velayet kararını Türkiye’de zorla uygulamak için ne gerekir?
Sözleşme m.26 uyarınca icra edilebilirliğin ilanı veya icra için tescil süreci gerekir; ardından tedbir Türk hukukuna göre icra edilir.
Türk mahkemesi velayetin esasını yeniden inceler mi?
Sözleşme m.27, tanıma şartlarının denetimi için gerekli olanlar dışında tedbirin esasının yeniden incelenmesini yasaklar.
Apostil velayet kararının tanındığı anlamına gelir mi?
Hayır. Apostil belgenin resmî kaynağını tasdik eder; 1996 Sözleşmesindeki tanıma ve icra şartlarının yerine geçmez.
Çocuk Türkiye’ye izinsiz getirildiyse hangi sözleşme uygulanır?
Haksız götürme veya alıkoyma varsa 1980 Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi kapsamında iade mekanizması ayrıca gündeme gelebilir.
Nafaka da 1996 Sözleşmesi kapsamında mı?
Nafaka ayrı bir uluslararası aile hukuku alanıdır; 1996 Sözleşmesindeki ebeveyn sorumluluğu tedbirleriyle aynı rejime tabi kabul edilmemelidir.
Bulgar kararı kesinleşmemişse ne olur?
Kararın tanıma ve icra bakımından hukuki statüsü Bulgar hukukuna ve Sözleşmedeki tedbir niteliğine göre belgelenmelidir; geçici/acil tedbir ile kesin hüküm aynı değildir.
Merkezî makamdan yardım alınabilir mi?
Evet. 1996 Sözleşmesi m.29 ve devamında taraf devletler arasında merkezî makam işbirliği sistemi kurar.
MÖHUK tamamen uygulanmaz mı?
Özel Sözleşmenin kapsamındaki konularda Sözleşme önceliklidir; kapsam dışı veya tamamlayıcı noktalarda Türk iç hukuku ve MÖHUK ayrıca değerlendirilebilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
