B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yayım Sözleşmesi Nedir? TBK 487’ye Göre Taraflar ve Temel Borçlar 2026

Kısa ve net cevap: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 487. maddesine göre yayım sözleşmesi, bir fikir ve sanat eseri sahibinin veya onun halefinin eseri yayımlanmak üzere yayımcıya bırakmayı; yayımcının da eseri çoğaltarak yayımlamayı üstlendiği sözleşmedir. Bu sözleşme yalnızca kitabın matbaada basılması anlamına gelmez. TBK m.487’nin aradığı hukuki yapı, eserin yayım amacıyla yayımcıya bırakılması ve yayımcının çoğaltma ile yayımlama borcunu üstlenmesidir. Tarafların yalnız “yayın sözleşmesi” başlığını kullanması yeterli değildir; sözleşmenin gerçek içeriği, verilen yayım yetkisinin kapsamı ve yayımcının üstlendiği edimler birlikte incelenir.

Yayım sözleşmesi, eser metni ve yayıncılık süreci
Photo by Olga Tutunaru on Unsplash

1. TBK m.487’nin kanuni çerçevesi nedir?

Yayım sözleşmesinin tanımı Türk Borçlar Kanunu’nun 487. maddesinde yapılmıştır. Maddenin kurduğu yapı iki karşılıklı edime dayanır. Bir tarafta eser sahibi veya onun halefi, eseri yayımlanmak üzere yayımcıya bırakır. Diğer tarafta yayımcı, eseri çoğaltmayı ve yayımlamayı üstlenir. Bu nedenle yayım sözleşmesinde iki unsur aynı anda bulunmalıdır: yayım amacıyla eserin bırakılması ve yayımcının çoğaltıp yayımlama borcu. Bu iki unsurdan biri yoksa ilişki başka bir sözleşme türü olarak nitelendirilebilir.

Yürürlükteki ve bağlayıcı metin için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun resmî metni esas alınmalıdır. Yayım sözleşmesi yalnız m.487’den ibaret değildir. TBK m.488 yazılı şekli, m.489 yayım hakkının kapsamını ve yayımlatanın sorumluluğunu, m.490 yeniden yayım yetkisini, m.491 baskı sayısını, m.492-493 çoğaltma ve değişiklik düzenini, m.494-495 toplu yayım ile çeviri haklarını, m.496-497 bedeli, m.498-500 imkânsızlık ve sona erme ihtimallerini, m.501 ise yayımcının planına göre hazırlanan eserleri düzenler. Bu sebeple m.487 sözleşmenin giriş hükmüdür; uyuşmazlık hangi alandaysa devam maddesi ayrıca uygulanır.

Bir sözleşmenin adı hukuki niteliği tek başına belirlemez. Taraflar belgeye “telif sözleşmesi”, “kitap basım protokolü” veya “yayın anlaşması” yazmış olabilir. Hukuki nitelendirme, tarafların üstlendiği edimlere göre yapılır. Yayımcı eseri piyasaya sunmayı, dağıtım ve yayım faaliyetini üstleniyorsa m.487 kapsamı gündeme gelir. Buna karşılık yalnızca belirli sayıda nüshayı teknik olarak basan matbaa, sırf bu nedenle yayımcı hâline gelmez.

2. Yayım sözleşmesinin tarafları kimlerdir?

TBK m.487, eseri yayımcıya bırakan kişiyi “bir fikir ve sanat eseri sahibi veya halefi” olarak ifade eder. Eser sahibi, eseri meydana getiren kişidir. Halef ise miras, devir veya başka geçerli bir hukuki sebep sonucunda ilgili hakları kullanma yetkisini edinen kişidir. Bu nedenle yayım sözleşmesi imzalanırken yalnız kimlik bilgileri değil, imza atan kişinin eser üzerinde sözleşmenin gerektirdiği tasarruf yetkisine sahip olup olmadığı da kontrol edilmelidir.

Bir eserin birden fazla hak sahibi varsa yetki incelemesi daha önemlidir. Ortak eser, iştirak hâlinde eser sahipliği, derleme veya birbirinden ayrılabilen bölümlerden oluşan eserlerde her hak sahibinin yetki alanı aynı değildir. Sitedeki ayrı bölümleri olan ortak eserde telif haklarının kullanılması yazısında bu ayrım FSEK m.9 bakımından açıklanmıştır. Yayımcı, bütün eser için sözleşme yaparken sözleşmeyi imzalayan kişinin bütün eser üzerindeki yetkisini belgelemelidir.

Diğer taraf yayımcıdır. Yayımcı gerçek kişi veya tüzel kişi olabilir. Yayımcı, eseri çoğaltıp yayımlama borcunu üstlendiği için yalnız bir aracı değildir. Matbaa, dağıtım şirketi, kitap satış platformu veya e-kitap hizmet sağlayıcısı yayımcının ifada kullandığı üçüncü kişiler olabilir. Yayımcının bu hizmetleri dışarıdan alması, eser sahibine karşı sözleşmeden doğan asli borçlarını ortadan kaldırmaz.

3. Yayım sözleşmesinin konusu hangi eserler olabilir?

TBK m.487 “fikir ve sanat eseri” kavramını kullanır. Dolayısıyla sözleşmenin konusu hukuken eser niteliği taşıyan bir ürün olmalıdır. Kitap, roman, öykü, şiir, akademik çalışma, ders kitabı, derleme, resimli çalışma veya başka bir fikrî ürün somut özelliklerine göre yayım sözleşmesine konu olabilir. Eser niteliğinin belirlenmesinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun eser kavramı ve eser türlerine ilişkin hükümleri dikkate alınır.

Eserin tamamlanmış olup olmaması da sözleşmenin içeriğine etki eder. Bitmiş bir kitap dosyasının yayımcıya bırakılması ile yayımcının planı doğrultusunda henüz hazırlanacak bir çalışma için sözleşme yapılması aynı hukuki sonuçları doğurmaz. TBK m.501, yayımcının planına göre eser meydana getirilmesi hâlini ayrıca düzenler. Bu nedenle sözleşme kurulurken teslim edilecek eserin mevcut sürümü, tamamlanma tarihi, revizyon aşamaları ve yayımcı planının bulunup bulunmadığı açıkça yazılmalıdır.

Dijital kullanım biçimleri de “eser” ve “yayım” kavramı içinde ayrıca somutlaştırılmalıdır. Basılı kitap, e-kitap, sesli kitap, mobil uygulama içeriği, çevrim içi veri tabanı veya farklı dijital formatlar aynı sözleşme içinde yer alabilir; ancak hangi kullanımın verildiği açık değilse uyuşmazlık doğar. Hak türü, mecra, ülke, süre ve çoğaltma sınırı sözleşmede belirli olmalıdır.

4. Yayımlatanın ve yayımcının temel borçları nelerdir?

Yayımlatanın temel borcu, eseri yayım amacıyla yayımcıya bırakmaktır. Bu borç yalnız dosyanın e-posta ile gönderilmesi veya basılı nüshanın teslimi değildir. Yayımcının sözleşmede üstlendiği çoğaltma ve yayım faaliyetini hukuka uygun biçimde yapabilmesi için gerekli yetkinin de mevcut olması gerekir. TBK m.489, yayımlatanın sözleşmenin kurulması sırasında eseri yayımlatma hakkına sahip olmamasından ve aksi kararlaştırılmadıkça eserin daha önce yayımlanmış olmasından doğan sorumluluğu ayrıca düzenler.

Yayımcının asli borcu eseri çoğaltmak ve yayımlamaktır. TBK m.492, bu borcun içeriğini daha da netleştirir: yayımcı eseri uygun biçimde çoğaltmalı; sözleşmenin izin vermediği ekleme, kısaltma veya değişiklik yapmamalı; gerekli tanıtım ve dağıtım tedbirlerini almalıdır. Bu nedenle eseri teslim alıp süresiz biçimde bekletmek veya yayım faaliyetine geçmemek, yalnız ticari tercih meselesi değildir; sözleşmeden doğan borcun ifası bakımından değerlendirilir.

Yayımlatanın da yayım sürecini gereksiz şekilde engellememesi gerekir. Teslim edilmesi gereken nihai dosya, görsel izinleri, alıntı kaynakları veya üzerinde anlaşılan düzeltmeler zamanında sağlanmalıdır. Tarafların sorumluluklarını açık yazmak, hangi gecikmenin kime ait olduğunu belirlemeyi kolaylaştırır. Özellikle yayıma hazır dosya tanımı ile “son onay” prosedürü sözleşmede açık değilse baskı öncesi revizyonlar ciddi uyuşmazlık yaratabilir.

5. Yayım sözleşmesi matbaa hizmetinden nasıl ayrılır?

Matbaa hizmetinde basan işletme çoğu kez müşterinin gönderdiği hazır dosyayı belirli teknik özelliklerde ve belirli sayıda çoğaltır. Matbaa eseri kamuya sunma, dağıtma, satışa çıkarma veya yayıncı sıfatıyla pazarlama borcu üstlenmeyebilir. Böyle bir ilişkide esas edim teknik basım hizmetidir. Yayım sözleşmesinde ise yayımcı, eseri yayımlamayı ve çoğaltmayı kendi borcu olarak üstlenir. Bu ayrım sözleşmenin adıyla değil, gerçek edimlerle yapılır.

Bir yazarın 500 nüsha kitabı ücretini kendisi ödeyerek matbaada bastırması, matbaanın otomatik olarak TBK m.487 anlamında yayımcı olduğu anlamına gelmez. Buna karşılık yayınevinin telif karşılığında eseri devralması, baskı sayısını planlaması, ISBN süreçlerini yürütmesi, dağıtım kanallarına vermesi ve satışa sunması yayım ilişkisini gösteren unsurlardır.

Bu ayrımın önemi sorumluluk hükümlerinde ortaya çıkar. Matbaa hizmetinde ayıplı baskı veya teknik eksiklik yönünden eser sözleşmesine ilişkin hükümler gündeme gelebilir. Bunun için TBK m.470 eser sözleşmesi rehberi incelenebilir. Yayım ilişkisinde ise TBK m.487-501 arasındaki özel hükümler öncelikle dikkate alınır.

6. TBK ile FSEK birlikte nasıl uygulanır?

TBK yayım sözleşmesinin borçlar hukuku yönünü düzenler. FSEK ise eserin korunması, eser sahipliği, mali ve manevi haklar ile kullanım yetkilerinin sınırlarını belirler. Bu iki kanun birbirinin alternatifi değildir. Geçerli ve uygulanabilir bir yayım sözleşmesi hazırlanırken hem TBK’daki yayım hükümleri hem FSEK’teki hak rejimi birlikte dikkate alınır.

Yayımcıya “eseri yayımlama” yetkisi verilmiş olması, her türlü kullanım hakkının sınırsız biçimde geçtiği anlamına gelmez. Örneğin TBK m.495 çeviri hakkının yayımcıya geçmesi için açık sözleşme hükmü arar. Bu düzenleme, hakların kapsamının tek tek belirlenmesi gerektiğini gösterir. Çeviri, uyarlama, seslendirme, dijital yayın, yabancı ülke lisansı veya üçüncü kişiye alt lisans gibi kullanımlar sözleşmede ayrıca düzenlenmelidir.

Dijital platformlarda eser kullanımına ilişkin risklerin benzer yönleri dijital mecralarda telifli içerik kullanımı yazısında açıklanmıştır. Yayım sözleşmesinde hak kapsamını ayrıntılı yazmak, hem eser sahibinin hangi hakları koruduğunu hem yayımcının hangi kullanımları yapabileceğini önceden belirler.

7. Yayım hakkı yayıncıya ne ölçüde geçer?

TBK m.489, yayım hakkının yayımcıya sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle geçtiğini düzenler. Bu hüküm m.487’deki genel tanımı somutlaştırır. Yayımcıya verilen yetki, sözleşmenin amacını gerçekleştirmek için gerekli kapsamı aşmamalıdır. Bu nedenle süre, baskı sayısı, baskı adedi, format ve coğrafi alanın açıkça belirlenmesi önemlidir.

Örneğin yalnız Türkiye’de basılı kitap yayımı için beş yıllık yetki verilmişse bu sözleşme, kendiliğinden dünya çapında süresiz e-kitap hakkı doğurmaz. Sözleşme kapsamı yorumlanırken kullanılan açık ifadeler esas alınır. “Tüm haklar devredilmiştir” gibi genel formüller, FSEK ve TBK’nın özel hükümleri karşısında her kullanım biçimini tartışmasız hâle getirmez.

Yayımlatanın aynı eser üzerinde başka kişilerle yaptığı önceki sözleşmeler de kontrol edilmelidir. TBK m.489’da yayımlatanın eseri yayımlatma hakkına sahip olmamasından doğan sorumluluğu açıkça düzenlenmiştir. Yayımcı sözleşmeden önce hak zincirini, önceki yayınları ve varsa süreli lisansları belgelemelidir.

8. Telif bedeli ve satış hesabı nasıl düzenlenmelidir?

TBK m.487 tanım hükmünde bedeli sözleşmenin zorunlu unsuru olarak ayrıca saymaz; ancak m.496 yayımlatanın aksi kararlaştırılmadıkça bedel isteyebileceğini düzenler. Bedelin miktarı belirlenmemişse hâkim tarafından belirlenebilir. Bu nedenle “bedel sonra konuşulur” yaklaşımı uyuşmazlık riskini artırır. Telif bedeli sabit tutar, satış yüzdesi veya karma model olarak kararlaştırılabilir; yöntem açık ve hesaplanabilir olmalıdır.

Satış yüzdesine dayalı sistemde satış fiyatı, iskonto, iade, ücretsiz tanıtım nüshası, dağıtımcı kesintileri, e-kitap platform komisyonları ve KDV gibi unsurların telif matrahına etkisi sözleşmede yazılmalıdır. TBK m.497 satış sonucuna göre bedel kararlaştırılmışsa yayımcının satış hesabı tutmasını ve ispatlayıcı belgeleri bulundurmasını öngörür. Bu yüzden hesap döneminin aylık, üç aylık veya altı aylık olması; raporun hangi tarihte gönderileceği ve ödemenin hangi gün yapılacağı açıkça belirlenmelidir.

Ücret alacağı ticari bir uyuşmazlığa dönüşürse tarafların tacir sıfatı, ticari defter kayıtları ve görev kuralları ayrıca gündeme gelir. Ticari defterlerin delil niteliği için HMK m.222 ticari defterler yazısı; tacir borçlarının niteliği için TTK m.19 ticari iş karinesi rehberi incelenebilir.

9. Yayım sözleşmesi hazırlanırken hangi maddeler kontrol edilmelidir?

Yazılı sözleşmede yalnız eser adı ve telif yüzdesi bulunması yeterli bir risk yönetimi sağlamaz. En azından aşağıdaki başlıkların belirli ve ölçülebilir şekilde düzenlenmesi gerekir:

  • Eserin adı, sürümü, kapsamı ve teslim edilen dosyanın tarih/sürüm bilgisi,
  • Yayımlatanın eser sahibi veya hak sahibi sıfatı ve hak zinciri,
  • Yayıncının kullanabileceği hak türleri ve bu hakların sınırları,
  • Basılı kitap, e-kitap, sesli kitap ve diğer dijital formatların ayrı ayrı durumu,
  • Sözleşmenin başlangıç-bitiş tarihi ve coğrafi alanı,
  • İlk baskı adedi, sonraki baskıların koşulları ve tükenen baskı prosedürü,
  • Telif bedeli, hesap yöntemi, raporlama dönemi ve ödeme tarihi,
  • Editoryal düzeltme ile eserde esaslı değişiklik arasındaki sınır,
  • Çeviri, uyarlama, alt lisans ve yabancı dil yayım yetkisi,
  • Tanıtım, dağıtım, indirim, stok ve iade süreçleri,
  • Sözleşme sona erdiğinde stokta kalan nüshaların nasıl değerlendirileceği,
  • Dijital platformlardan kaldırma ve satış hesaplarının kapanış yöntemi.

Bu maddeler emredici kanun hükümlerini ortadan kaldırmaz. Ama kanunun tarafların iradesine bıraktığı alanı netleştirir ve ispat sorunlarını azaltır. Özellikle hak kapsamı ve bedel hesabı, belirsiz bırakıldığında en çok uyuşmazlık çıkan iki alandır.

10. Yayım sözleşmesi uyuşmazlığında hangi deliller önemlidir?

İlk belge yazılı yayım sözleşmesidir. TBK m.488’deki yazılı şekil şartı nedeniyle sözleşmenin aslı veya güvenilir elektronik kopyası dosyanın merkezinde yer alır. Ek protokoller, hak devri belgeleri, e-posta ve mesaj yazışmaları, teslim edilen eser dosyasının meta verileri, ISBN işlemleri, baskı siparişleri, matbaa faturaları, dağıtım sözleşmeleri ve satış kayıtları sözleşmenin nasıl uygulandığını gösterir.

Yayım hakkının kapsamı tartışılıyorsa hangi kullanım biçiminin açıkça verildiği ve sözleşmenin süresi önemlidir. İzinsiz değişiklik iddiasında yayımcıya teslim edilen son dosya ile basılan veya dijital yayımlanan sürüm karşılaştırılır. Telif bedeli tartışılıyorsa satış raporları, banka hareketleri, fatura kayıtları, platform panelleri ve iadeler birlikte incelenir.

Eser daha önce başka bir yayınevine verilmişse önceki sözleşme ve fesih/sona erme belgeleri de alınmalıdır. Eser sahibinin haklarına halefiyet iddiası varsa mirasçılık belgesi, devir sözleşmesi veya ilgili hak zinciri belgesi dosyada bulunmalıdır. Yalnız sözlü açıklamalarla ilerlemek yerine hak ve ödeme zincirini belge üzerinden kurmak gerekir.

11. Uygulamada sık yapılan hukuki hatalar

Birinci hata: Matbaa hizmeti ile yayım sözleşmesini aynı kabul etmektir. Teknik baskı hizmeti, çoğaltma ve yayımlama borcu üstlenen yayımcılık ilişkisiyle aynı değildir.

İkinci hata: “Yayın hakkı” ibaresini bütün mali hakların süresiz ve sınırsız devri gibi yorumlamaktır. Hakların kapsamı sözleşme ve özel kanun hükümlerine göre belirlenir.

Üçüncü hata: Baskı sayısını, baskı adedini ve tükenen baskı sonrasını yazmamaktır. TBK m.491 bu konuda özel tamamlayıcı kurallar getirir.

Dördüncü hata: Çeviri ve dijital kullanım haklarını ayrıca düzenlememektir. TBK m.495 çeviri hakkı için açık hüküm arar.

Beşinci hata: Satışa bağlı telif bedelinde hesap verme ve belge sunma yöntemini belirlememektir. TBK m.497 uyarınca satış hesabı ve destekleyici belgeler önem taşır.

Altıncı hata: Eser sahibinin düzeltme ve güncelleme hakkını göz ardı etmektir. TBK m.493 yeni baskı öncesinde bu alanı özel olarak düzenler.

Yedinci hata: Sözleşme sona erdiğinde stok, e-kitap dosyası, çevrim içi mağaza kaydı ve son telif hesabının ne olacağını yazmamaktır. Fesih veya süre bitiminde uygulanacak prosedür sözleşmede önceden belirlenmelidir.

12. Dosya inceleme sırası nasıl olmalıdır?

Bir yayım uyuşmazlığında önce sözleşmenin yazılı olup olmadığı ve tarafların doğru kişiler olup olmadığı tespit edilir. İkinci aşamada eser ve hak zinciri belirlenir. Üçüncü aşamada yayım hakkının süre, baskı, mecra ve ülke bakımından kapsamı çıkarılır. Dördüncü aşamada yayımcının eseri çoğaltma, yayımlama, tanıtma ve hesap verme borçlarının hangi ölçüde yerine getirildiği incelenir. Beşinci aşamada telif bedeli ve satış hesapları karşılaştırılır. Son olarak ihlal iddiası hangi özel TBK veya FSEK hükmüne dayanıyorsa hukuki talep o hüküm üzerinden kurulmalıdır.

Bu sıra, “yayıncı kitabımı basmadı”, “yazar başka yayınevine verdi”, “telif eksik ödendi” veya “eser izinsiz değiştirildi” gibi farklı uyuşmazlıkların birbirine karışmasını önler. Her iddianın farklı madde ve farklı delil seti vardır. Dosyayı baştan doğru sınıflandırmak, yanlış talep veya yanlış görevli mahkeme riskini azaltır.

Sık Sorulan Sorular

1. Yayım sözleşmesi hangi maddede düzenlenir?

Yayım sözleşmesinin tanımı TBK m.487’dedir. Ayrıntılı hükümler TBK m.487-501 arasında düzenlenmiştir.

2. Yayım sözleşmesinin tarafları kimlerdir?

Bir tarafta eser sahibi veya onun halefi, diğer tarafta eseri çoğaltıp yayımlamayı üstlenen yayımcı bulunur.

3. Matbaaya kitap bastırmak yayım sözleşmesi midir?

Her zaman değildir. Matbaa yalnız teknik çoğaltma hizmeti veriyor ve eseri yayımlama borcu üstlenmiyorsa TBK m.487’deki yayım sözleşmesinin unsurları oluşmayabilir.

4. Yayımcı eserin bütün telif haklarını otomatik olarak kazanır mı?

Hayır. Yayımcının yetkisi, sözleşme ile kanunun belirlediği kapsam ve süreyle sınırlıdır. Her kullanım biçimi ayrı değerlendirilir.

5. E-kitap hakkı basılı yayın hakkına otomatik olarak dahil midir?

Hak kapsamı sözleşmede açıkça belirlenmelidir. Basılı, dijital ve sesli kullanım biçimlerinin ayrı ayrı yazılması uyuşmazlığı önler.

6. Çeviri hakkı yayıncıya kendiliğinden geçer mi?

Hayır. TBK m.495’e göre çeviri hakkının yayımcıya geçmesi için sözleşmede açıkça belirtilmesi gerekir.

7. Telif bedeli yazılmamışsa eser sahibi hiç ücret alamaz mı?

Hayır. TBK m.496, aksi kararlaştırılmadıkça yayımlatanın bedel isteyebileceğini; miktar belirlenmemişse hâkim tarafından belirlenebileceğini düzenler.

8. Yayımcı eseri dilediği gibi kısaltabilir mi?

Hayır. TBK m.492 uyarınca yayımcı, sözleşmenin izin verdiği sınırlar dışında eserde ekleme, kısaltma veya değişiklik yapamaz.

9. Satışa bağlı telif bedelinde yayıncı hesap vermek zorunda mı?

TBK m.497, bedel satış sonucuna göre kararlaştırılmışsa yayımcının satış hesabı tutması ve ispatlayıcı belgeleri bulundurması esasını getirir.

10. Yayım sözleşmesi yalnız kitaplar için mi uygulanır?

Hayır. TBK m.487 fikir ve sanat eserlerini esas alır. Somut ürünün eser niteliği ve yayım ilişkisinin unsurları mevcutsa farklı eser türleri de sözleşmeye konu olabilir.

Sonuç

TBK m.487’ye göre yayım sözleşmesi, eser sahibinin veya halefinin eseri yayımlanmak üzere yayımcıya bırakması ve yayımcının eseri çoğaltıp yayımlamayı üstlenmesiyle kurulan özel bir sözleşmedir. Bu ilişkinin matbaa hizmetinden, eser sözleşmesinden ve salt hak kullanım izninden ayrılması gerekir. Yazılı şekil, hak kapsamı, baskı ve mecra sınırları, telif hesabı, yeni baskı, çeviri ve sözleşmenin sona ermesi konuları TBK m.488-501 arasındaki özel hükümlerle birlikte değerlendirilmelidir. Sağlam bir sözleşme, yalnız yayım hakkını vermekle kalmamalı; eser, süre, mecra, bedel, hesap verme ve sona erme prosedürünü ölçülebilir biçimde kurmalıdır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik 22 Eylül 2026 tarihinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun özellikle 487-501. maddeleri ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu dikkate alınarak hazırlanmıştır. Doğrulanmamış yargı kararı numarası kullanılmamıştır. Mevzuat değişikliklerinde Resmî Mevzuat Bilgi Sistemi esas alınır.

Yazar: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin.
(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp