B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Tacirin Borcu Ne Zaman Ticari Sayılır? TTK 19 Ticari İş Karinesi

Kısa ve net cevap: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 19. maddesine göre bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Gerçek kişi tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirirse veya işin niteliği işlemin ticari sayılmasına elverişli değilse bu karine uygulanmaz. Taraflardan yalnız biri bakımından ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler ise kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf bakımından da ticari iş sayılır. TTK m.19 bu nedenle bir borcun ticari olup olmadığını belirlerken ilk kontrol edilmesi gereken temel hükümlerden biridir.

Tacirin ticari iş karinesi ve ticari sözleşme belgeleri
Tacirin borçlarında ticari iş karinesi, işlemin işletmeyle bağlantısı ve TTK m.19 birlikte değerlendirilir.

1. Kanuni dayanak: TTK m.19

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 19. maddesi “ticari iş karinesi” başlığı altında üç temel kural kurar. Birincisi, bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. İkincisi, gerçek kişi tacir yönünden bu karinenin iki kanuni istisnası vardır: tacirin işlemi yaptığı anda işin ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirmesi veya işin niteliğinin ticari sayılmaya elverişli olmaması. Üçüncüsü ise taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde bulunan sözleşmelerin, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf için de ticari iş sayılmasıdır.

Güncel ve bağlayıcı metin için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun resmî metni esas alınmalıdır. Maddeyi değerlendirirken TTK m.3’teki ticari iş tanımı, TTK m.11’deki ticari işletme, TTK m.12 ve devamındaki tacir hükümleri ile somut uyuşmazlığa göre TTK m.4 ve m.5’teki ticari dava ve görev hükümleri ayrıca kontrol edilir.

TTK m.19’un işlevi, her tacir işlemini otomatik olarak aynı sonuçlara bağlamak değildir. Hüküm önce borcun veya sözleşmenin “ticari iş” niteliğini belirler. Bundan sonra faiz, teselsül, ticari hükümler, görev, ispat veya özel şekil gibi sonuçlar bakımından ilgili özel düzenleme ayrı ayrı uygulanır. Bu ayrım yapılmadan yalnız “taraf tacir” denilerek bütün ticari hukuk sonuçlarının tek kalemde uygulanması hatalıdır.

2. Ticari iş karinesi ne anlama gelir?

Tacir, ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kişidir. TTK m.19/1 bu kişinin borçları bakımından kanuni bir başlangıç noktası getirir: borcun ticari olması asıldır. Dolayısıyla uyuşmazlıkta tacir sıfatı ve borcun doğduğu işlem belirlendikten sonra “bu borcun ticari olduğu ayrıca baştan ispatlanmalıdır” şeklinde bir yaklaşım kurulmaz. Kanun ticari niteliği karine olarak kabul eder.

Karinenin pratik önemi özellikle bir tacirin hem işletmesine ilişkin hem de özel hayatına ilişkin işlemler yapabilmesinde ortaya çıkar. Gerçek kişi tacir bakımından özel alan ile ticari alan birbirinden ayrılabilir. Fakat ayrım sadece sonradan “ben bunu şahsen yaptım” beyanıyla kurulmaz. Kanunun aradığı istisna koşulları işlem anında ve objektif nitelikle bağlantılıdır.

İşletmeyle bağlantının değerlendirilmesinde sözleşmenin başlığı tek başına belirleyici değildir. Siparişin hangi faaliyet için verildiği, mal veya hizmetin nerede kullanılacağı, fatura ve irsaliye bilgileri, ödeme hesabı, ticari defter kaydı, tarafların yazışmaları, teklif ve sipariş formları, teslim yeri, vergi belgeleri ve işlemin tacirin işletme faaliyetindeki işlevi birlikte incelenir. Bir belgenin üzerinde şirket kaşesi bulunması güçlü bir veri olabilir; ancak hukuki nitelendirme bütün işlem zinciri üzerinden yapılır.

Ticari iş karinesinin işletilmesi bakımından tacirin borcu sözleşmeden doğmak zorunda değildir. Madde “borçlar” kavramını kullanır. Bununla birlikte her borç türünde sonuç aynı olmayacağından borcun kaynağı ayrıca belirlenmelidir. Sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya kanundan doğan bir yükümlülük bakımından uygulanacak özel hükümler farklı olabilir.

3. Gerçek kişi tacir karineyi nasıl çürütebilir?

TTK m.19/1 gerçek kişi tacir için iki açık istisna öngörür. Birinci istisna, tacirin işlemi yaptığı sırada bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirmesidir. Burada zaman unsuru önemlidir. Kanun bildirimin işlemin yapıldığı sırada gerçekleşmesini arar. Uyuşmazlık çıktıktan, ödeme günü geldikten veya icra takibi başladıktan sonra yapılan tek taraflı “bu özel borcumdu” açıklaması TTK m.19’un aradığı işlem anındaki bildirimin yerine geçmez.

Bildirim açık olmalıdır. İşlemin özel amaçlı olduğu sözleşme, sipariş, e-posta veya başka yazılı iletişim içinde anlaşılır biçimde ortaya konulabiliyorsa delil sorunu azalır. Ticari işletmenin unvanı, kaşesi, kurumsal e-posta hesabı veya işletme adresi kullanılmışsa buna karşı işlemin özel nitelikte olduğu iddiası ayrıca dikkatle incelenir. Önemli olan biçimsel bir etiket değil, işlem anındaki iradenin karşı tarafa hangi içerikle yansıdığıdır.

İkinci istisna işin niteliğinden kaynaklanır. İşin ticari sayılmasına durum elverişli değilse gerçek kişi tacirin ayrıca bildirim yapmasına gerek kalmadan ticari iş karinesi uygulanmaz. Burada belirleyici olan kişinin tacir olması değil, işlem ile ticari işletme arasındaki objektif bağdır. Tamamen kişisel veya ailevi alana ait ve ticari işletmenin faaliyetinden bağımsız bir işlem, niteliği gereği ticari sayılmaya elverişli değilse TTK m.19/1’in istisnası gündeme gelir.

Bu istisnalar gerçek kişi tacire özgü düzenlenmiştir. Bu nedenle gerçek kişi tacir ile sermaye şirketini aynı hukuki testten geçirmek doğru değildir. Özellikle anonim ve limited şirket gibi tüzel kişi tacirlerin işlemlerinde şirketin kuruluş amacı, faaliyet konusu, organların yetkisi ve temsil düzeni ayrı kurallara tabidir.

4. Tüzel kişi tacir bakımından durum

Ticaret şirketleri TTK sisteminde tacirdir. Anonim şirket, limited şirket ve diğer ticaret şirketlerinin borçları bakımından gerçek kişi tacire tanınan “işlemi yaparken ticari işletmeyle ilgili olmadığını bildirme” istisnası aynı biçimde uygulanmaz. Tüzel kişi şirketin özel hayat alanı yoktur; şirket hukuki kişiliği, kanun ve esas sözleşme çerçevesinde ekonomik ve hukuki işlemler için vardır.

Bununla birlikte bir sermaye şirketinin işletme konusu dışında işlem yapması ile işlemin üçüncü kişiye karşı bağlayıcılığı aynı mesele değildir. Anonim şirketlerde temsil yetkisinin kapsamı bakımından TTK m.371 ayrıca uygulanır. Bu nedenle “şirketin faaliyet konusunda yazmıyor, o hâlde işlem geçersizdir” sonucu TTK m.19’dan çıkarılamaz. İşletme konusu, temsil yetkisi ve üçüncü kişinin bilgisi ayrı bir hukuki inceleme gerektirir. Bu konu için şirket ortakları ve şirket içi yetki uyuşmazlıkları rehberimiz de incelenebilir.

Şirket adına borç doğuran işlemlerde imza yetkisi ve temsil şekli de ayrıca kontrol edilmelidir. Bir borcun “ticari iş” olması, işlemi yapan kişinin şirketi temsile yetkili olup olmadığı sorununu kendiliğinden çözmez. Ticaret sicili, imza düzeni, yönetim kurulu veya müdürler kurulu kararları ve gerektiğinde vekâletname birlikte incelenmelidir.

5. Sözleşme yalnız bir taraf için ticariyse sonuç ne olur?

TTK m.19/2 önemli bir genişletme kuralı içerir. Taraflardan yalnız biri bakımından ticari iş niteliğinde bulunan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf bakımından da ticari iş sayılır. Böylece sözleşmenin ticari niteliği kural olarak iki tarafa yayılır.

Bu hüküm “sözleşme” ile sınırlıdır. Her hukuki ilişki veya her borç, yalnız bir taraf tacir olduğu için otomatik biçimde diğer taraf yönünden ticari iş hâline gelmez. TTK m.19/2’nin lafzı sözleşmelere ilişkindir. Bu nedenle uyuşmazlığın kaynağı önce doğru nitelendirilmelidir.

Ayrıca sözleşmenin her iki taraf için ticari iş sayılması, tacir olmayan tarafı sırf bu nedenle “tacir” hâline getirmez. Tacir sıfatı TTK m.12 ve devamındaki şartlara göre belirlenir. Aynı şekilde taraflardan birinin tüketici olması durumunda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’daki tüketici işlemi ve görev kuralları ayrıca değerlendirilir. TTK m.19/2, özel kanunla korunan tüketici statüsünü ortadan kaldıran bir hüküm değildir.

Bu ayrım ticari satışlarda da önemlidir. Tacirler arasındaki satışlarda TTK m.23’te ayıp bildirimi için özel süreler öngörülür. Ayrıntılı açıklama için ticari satışta ayıp ihbarı ve TTK m.23 süreleri yazımıza bakılabilir. Ancak TTK m.23’ün uygulanıp uygulanmayacağı, yalnız TTK m.19’daki ticari iş niteliği değil, maddenin kendi şartları üzerinden de kontrol edilmelidir.

6. Ticari iş niteliğinin hukuki sonuçları

Bir işin ticari sayılması, Türk Ticaret Kanunu’nun ticari işlere bağladığı hükümler bakımından başlangıç noktasıdır. Ancak her sonuç için ilgili madde ayrıca aranmalıdır. Örneğin teselsül karinesi, ticari faiz, tacirler arasındaki bazı bildirim şekilleri veya ticari satışa ilişkin özel hükümler farklı maddelerde düzenlenmiştir. TTK m.19 bunların yerine geçen genel bir hüküm değildir.

Özellikle cezai şart konusunda “borç ticariyse her ceza koşulu aynen tahsil edilir” şeklinde bir genelleme yapılamaz. Tacirlerin ücret ve cezanın indirilmesini isteme sınırı TTK m.22’de ayrıca düzenlenir; Türk Borçlar Kanunu’nun emredici hükümleri ve somut sözleşmenin geçerliliği de kontrol edilir. Bu konu için aşırı ceza koşulu, TBK m.182 ve TTK m.22 rehberimiz ayrıntılıdır.

Görev bakımından da aynı dikkat gerekir. Bir işin “ticari iş” olması ile uyuşmazlığın “ticari dava” olması aynı kavram değildir. TTK m.4 mutlak ve nispi ticari davaları düzenler; TTK m.5 görevli mahkemeyi belirler. Bu nedenle dava açılmadan önce tarafların tacir sıfatı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgisi ve uyuşmazlığın TTK m.4’te sayılan özel alanlardan birine girip girmediği ayrı ayrı incelenmelidir.

Ticari defterler açısından da TTK m.19 tek başına yeterli değildir. Defter tutma, saklama ve ibraz yükümlülüğü TTK m.64 ve devamında düzenlenir. Ticari defterlerin saklama süresi ve zayi belgesi yönünden TTK m.82 ticari defterlerin saklanması ve zayi belgesi yazısı ayrıca incelenebilir.

7. Ticari iş karinesi incelenirken hangi belgeler kontrol edilmelidir?

Ticari iş niteliği çoğu dosyada yalnız sözleşmenin bir cümlesinden belirlenmez. İlk incelemede aşağıdaki belge grupları birlikte ele alınmalıdır:

  • Tarafların ticaret sicili ve tacir sıfatını gösteren güncel kayıtları,
  • Sözleşme, ek protokol, teklif, sipariş formu ve genel işlem şartları,
  • Fatura, e-fatura, e-arşiv, irsaliye ve teslim belgeleri,
  • Kurumsal veya kişisel e-posta yazışmaları ile KEP kayıtları,
  • Ödeme yapılan banka hesabının sahibi ve ödeme açıklamaları,
  • Mal veya hizmetin teslim yeri ve fiilen hangi amaçla kullanıldığına ilişkin kayıtlar,
  • Ticari defter ve muhasebe kayıtları,
  • İşlemin işletmeyle ilgili olmadığının işlem anında karşı tarafa bildirildiğini gösteren yazılı deliller,
  • Temsil ve imza yetkisinin söz konusu olduğu şirket işlemlerinde ticaret sicili ilanları, imza düzeni ve yetki kararları.

Belge zincirinin amacı sonradan yapay bir nitelendirme oluşturmak değil, işlemin kurulduğu andaki gerçek hukuki niteliği saptamaktır. Özellikle gerçek kişi tacir “özel işlem” istisnasına dayanacaksa işlem anındaki açık bildirim veya işin niteliğinin ticari sayılmaya elverişli olmadığını ortaya koyan objektif veriler dosyada görünür olmalıdır.

8. TTK m.19 ile tacir sıfatı arasındaki fark

TTK m.19, tacir sıfatını kuran madde değildir. Önce kişinin tacir olup olmadığı belirlenir, sonra tacirin borcunun ticari olup olmadığına ilişkin karine uygulanır. Gerçek kişi bakımından TTK m.12; ticaret şirketleri ve diğer tüzel kişiler bakımından TTK m.16 başta olmak üzere ilgili hükümler incelenir.

Bu sıralama dava stratejisi açısından önemlidir. Bir tarafın vergi mükellefi olması, fatura düzenlemesi veya bir işyeri adresine sahip olması tek başına bütün dosyalarda tacir sıfatı sonucunu doğurmaz. Ticari işletmenin varlığı ve kişinin onu kendi adına işletmesi hukuken değerlendirilmelidir. Buna karşılık ticaret şirketlerinin tacir sıfatı kanundan kaynaklanır.

9. TTK m.19 ile tüketici işlemi çatışır mı?

Bir taraf tacir, diğer taraf tüketici olduğunda TTK m.19/2’deki sözleşmenin ticari sayılması kuralı tüketici hukukunun özel hükümlerini kaldırmaz. 6502 sayılı Kanun’daki tüketici, satıcı/sağlayıcı ve tüketici işlemi tanımları kendi şartlarına göre uygulanır. Tüketicinin mesleki veya ticari olmayan amaçla hareket ettiği bir ilişkide tüketici mevzuatının emredici koruması ayrıca dikkate alınır.

Bu nedenle dosyada “satıcı tacirdir, o hâlde tüketici mahkemesi görevli değildir” şeklinde doğrudan sonuç kurulamaz. Tarafın işlemi hangi amaçla yaptığı ve özel kanunun kapsamı belirlenmelidir. Ticari iş niteliği, tacir sıfatı ve tüketici işlemi birbirinden ayrı üç hukuki testtir.

10. Uygulamada sık yapılan hatalar

Birinci hata: Tacir olan kişinin yaptığı her işlemi hiçbir istisna incelemeden ticari saymaktır. Gerçek kişi tacir bakımından TTK m.19/1’in açık bildirim ve işin niteliği istisnaları vardır.

İkinci hata: Ticari iş ile ticari davayı aynı kabul etmektir. Dava türü ve görev için TTK m.4 ve m.5 ayrıca uygulanır.

Üçüncü hata: TTK m.19/2 nedeniyle tacir olmayan tarafın tacir sıfatı kazandığını düşünmektir. Madde sözleşmenin ticari iş niteliğini düzenler; kişi statüsünü değiştirmez.

Dördüncü hata: İşletme konusu dışında yapılan şirket işlemini doğrudan geçersiz saymaktır. Anonim şirketlerde temsil yetkisinin kapsamı ve üçüncü kişiler bakımından sonuçlar TTK m.371 başta olmak üzere ayrı hükümlere tabidir.

Beşinci hata: Uyuşmazlık çıktıktan sonra düzenlenen tek taraflı bir belgenin, işlem anında yapılması gereken TTK m.19/1 bildirimini geçmişe etkili şekilde oluşturacağını varsaymaktır.

11. Dosya kontrol sırası

TTK m.19 uyuşmazlığında sağlıklı inceleme için şu sıra kullanılabilir: önce tarafların hukuki statüsü ve tacir sıfatı tespit edilir; ardından borcun kaynağı ve işlemin tarihi belirlenir; gerçek kişi tacir varsa işlem anında özel amaç bildirimi bulunup bulunmadığı araştırılır; işin objektif niteliği incelenir; sözleşme yalnız bir taraf bakımından ticariyse m.19/2 uygulanır; son olarak uyuşmazlıkta ileri sürülecek faiz, ceza koşulu, görev, arabuluculuk, ispat veya özel ihbar süreleri bakımından ilgili özel maddeler ayrı ayrı kontrol edilir.

Bu yöntem, TTK m.19’u sonuç maddesi gibi değil, ticari hukuk nitelendirmesinin ilk basamağı olarak kullanır. Özellikle çok sayıda fatura, cari hesap, çerçeve sözleşme ve farklı teslim içeren ticari dosyalarda her borcun hangi hukuki ilişkiden doğduğu tablo hâlinde ayrıştırılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

1. Tacirin bütün borçları ticari midir?

TTK m.19/1 uyarınca tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Gerçek kişi tacir bakımından, işlem sırasında borcun ticari işletmeyle ilgili olmadığının açıkça bildirilmesi veya işin niteliğinin ticari sayılmaya elverişli olmaması kanuni istisnadır.

2. Gerçek kişi tacir sonradan “bu şahsi borcumdu” diyerek ticari iş karinesini kaldırabilir mi?

TTK m.19’un açık bildirim istisnası işlem anına bağlanmıştır. Sonradan yapılan tek taraflı açıklama, işlem sırasında yapılması gereken bildirimin yerine geçmez.

3. Limited şirketin yaptığı işlem ticari iş sayılır mı?

Limited şirket bir ticaret şirketidir ve tacirdir. Gerçek kişi tacire özgü özel hayat istisnası limited şirket bakımından aynı şekilde uygulanmaz.

4. Sözleşme yalnız bir taraf için ticariyse diğer taraf için de ticari midir?

Evet. TTK m.19/2’ye göre Kanunda aksine hüküm olmadıkça taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşme diğer taraf için de ticari iş sayılır.

5. Bu kural tacir olmayan kişiyi tacir yapar mı?

Hayır. TTK m.19/2 sözleşmenin ticari niteliğini düzenler; tacir sıfatı TTK’nın tacire ilişkin ayrı hükümlerine göre belirlenir.

6. Bir iş ticariyse dava mutlaka asliye ticaret mahkemesinde mi açılır?

Hayır. Ticari iş ile ticari dava aynı kavram değildir. Görev ve ticari dava niteliği TTK m.4 ve m.5 ile uyuşmazlığın özel kanuni dayanağına göre belirlenir.

7. Tacir ile tüketici arasındaki sözleşmede TTK m.19 tüketici hukukunu kaldırır mı?

Hayır. 6502 sayılı Kanun’daki tüketici işlemi şartları mevcutsa özel tüketici hükümleri ayrıca uygulanır. TTK m.19/2 tüketici statüsünü ortadan kaldırmaz.

8. Fatura üzerinde işletme unvanının bulunması tek başına yeterli midir?

Fatura önemli bir delildir; ancak işlemin hukuki niteliği sözleşme, teslim, ödeme, yazışma, ticari defter ve işlemin kullanım amacı gibi tüm kayıtlarla birlikte değerlendirilir.

9. İşletme konusu dışında yapılan şirket işlemi geçersiz midir?

Bu sonuç TTK m.19’dan çıkarılamaz. Özellikle anonim şirketlerde temsil yetkisinin kapsamı ve işletme konusu dışı işlemin üçüncü kişiye etkisi TTK m.371’e göre ayrıca incelenir.

10. TTK m.19 incelemesinde ilk alınması gereken belgeler nelerdir?

Güncel ticaret sicili kaydı, sözleşme ve ekleri, fatura/irsaliye, ödeme kayıtları, yazışmalar, ticari defter kayıtları ve varsa işlemin özel amaçlı olduğuna ilişkin işlem anındaki açık bildirim ilk belge setini oluşturur.

Sonuç

TTK m.19’un temel kuralı nettir: tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Gerçek kişi tacir bu karinenin dışında ancak Kanunun öngördüğü işlem anındaki açık bildirim veya işin ticari sayılmasına elverişli olmaması hâllerinde kalabilir. Taraflardan yalnız biri için ticari olan sözleşme de kural olarak diğer taraf için ticari sayılır. Bununla birlikte ticari iş niteliği; tacir sıfatı, ticari dava, tüketici işlemi, temsil yetkisi ve özel ticari hükümlerden ayrı incelenmelidir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik 21 Eylül 2026 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.3, m.4, m.5, m.11, m.12 ve özellikle m.19’un yürürlükteki metni esas alınarak hazırlanmıştır. Doğrulanmamış Yargıtay karar numarası kullanılmamıştır. Kanun metninde değişiklik olması hâlinde Resmî Mevzuat Bilgi Sistemi esas alınır.

Yazar: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin.
(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp