B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Muris Muvazaası Zamanaşımı 2026: Süre Var mı?

Muris muvazaası ve mirastan mal kaçırma davasında tapu devri, miras payı, deliller ve tapu iptali süreci
Muris muvazaasında görünürdeki satış, gizli bağış, miras hakkının zedelenmesi ve tapu iptal talebi birlikte incelenir.

Miras Hukuku • Güncel 2026

Muris Muvazaası Zamanaşımı ve Tapu İptali 2026

Miras bırakanın tapulu taşınmazını görünürde satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devredip gerçekte bağışlamak istediği iddiasında; gerçek irade, devir koşulları, deliller ve tapu kaydı birlikte incelenir.

Bu rehber, mirasbırakanın sağlığında yaptığı tapulu taşınmaz devrindeki gerçek iradeye odaklanır. Yalnız banka transferi veya miras paylarının eşit olmaması aynı hukuki sebebi oluşturmaz. Genel tapu iptal ve tescil, mirasta denkleştirme ve tenkis talebi kendi koşullarıyla ayrılır.

Kısa ve net cevap: Miras bırakan, mirasçısından mal kaçırma amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı satış veya başka bir sözleşme gibi göstermişse, miras hakkı zedelenen mirasçı muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve miras payı oranında tescil isteyebilir. Her devir muvazaalı değildir; gerçek satış, makul bedel, ödeme hareketleri, bakım ihtiyacı ve tarafların yaşam koşulları bütün hâlinde değerlendirilir.

Hukuki sonuç: Muvazaa kanıtlanırsa görünürdeki işlem gerçek iradeyi yansıtmadığı, gizli bağış da taşınmaz devrinin zorunlu resmî şekline uyulmadan yapıldığı için geçersiz kabul edilir. Davalı adına oluşan yolsuz tescil, davacının miras payı ölçüsünde iptal edilerek tescile karar verilebilir. Taşınmazı sonradan edinen üçüncü kişinin iyiniyeti varsa Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi ayrıca değerlendirilir.

Muris Muvazaası Kısa Özet

BaşlıkKısa açıklama
Temel iddiaGörünürdeki satış veya bakım sözleşmesinin, mirasçıdan mal kaçırma amacı taşıyan gizli bağışı örtmesi
Başlıca dayanakTBK m.19, TMK m.706, TMK m.1023-1024 ve 1.4.1974 tarihli, 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı
DavacıMiras hakkı zedelenen mirasçı; saklı pay sahibi olma şartı aranmaz
DavalıTaşınmazın tapuda kayıtlı maliki; somut olaya göre devir zincirindeki kişiler
Görevli mahkemeAsliye Hukuk Mahkemesi
Yetkili mahkemeTaşınmazın bulunduğu yer mahkemesi; taşınmazın aynına ilişkin kesin yetki
İspatMirasçı üçüncü kişi konumunda olduğundan tanık dâhil her türlü hukuka uygun delil
Dava zamanıKural olarak miras bırakanın ölümünden sonra; muvazaaya dayalı aynî talep zamanaşımına tabi kabul edilmez
Muhtemel sonuçDavacının miras payı oranında tapu iptali ve tescil; üçüncü kişinin iyiniyeti ayrıca incelenir

Muris Muvazaasıyla İlgili Kanun Metinleri

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.19 – Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler

“Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.

Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.706 – Hukukî işlem

“Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır.

Ölüme bağlı tasarruflar ve mal rejimi sözleşmeleri, kendilerine özgü şekillere tâbidir.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.1023 – İyiniyetli üçüncü kişilere karşı

“Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.1024 – İyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı

“Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.

Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.

Böyle bir tescil yüzünden aynî hakkı zedelenen kimse tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.”

Madde metinlerinin davaya etkisi: TBK m.19 görünürde kullanılan sözlerden önce tarafların gerçek ve ortak iradesinin araştırılmasını; TMK m.706 taşınmaz bağışının geçerliliği için resmî şekli; TMK m.1023 ve 1024 ise taşınmazın daha sonra üçüncü kişiye devredildiği hâllerde tapuya güven ile yolsuz tescil arasındaki sınırı belirler. Kanun hükümleri, 1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile birlikte uygulanır.

Muris Muvazaası Nedir?

Muris muvazaası, nispi muvazaanın miras hukukundaki özel görünümüdür. Tipik olayda miras bırakan ile taşınmazı devralan kişi, tapuda satış sözleşmesi yapar; fakat satış bedelinin ödenmesi ve mülkiyetin satış karşılığında devri yönünde gerçek bir iradeleri yoktur. Tarafların gerçek amacı bağıştır ve bu amaç, mirasçılardan mal kaçırmak için satış görüntüsü altında gizlenir.

1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, miras hakkı zedelenen bütün mirasçıların görünürdeki satışın muvazaalı, gizli bağışın da şekle aykırı olduğunu ileri sürebileceğini kabul eden temel içtihattır. Davanın konusu çoğunlukla tapulu taşınmazdır. Tapusuz taşınmaz, taşınır, para veya şirket payı devrinde aynı kararın doğrudan uygulanıp uygulanmayacağı işlem türüne ve talebe göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Önemli ayrım: Miras bırakanın bir mirasçısını diğerlerinden daha fazla gözetmesi tek başına muris muvazaasını kanıtlamaz. Geçerli bir satış, gerçek bir bakım karşılığı devir veya miras bırakanın makul ve kabul edilebilir bir amaçla yaptığı işlem, sırf diğer mirasçılar daha az mal edindi diye geçersiz olmaz.

Muris Muvazaası Davasının Şartları Nelerdir?

1. Miras bırakanın yaptığı bir devir bulunmalıdır

İncelenen işlem miras bırakanın sağlığında gerçekleştirilmiş olmalıdır. Mirasçının dava hakkı ise kural olarak mirasın açıldığı, yani miras bırakanın öldüğü tarihte doğar.

2. Görünürdeki işlem gerçek iradeyi yansıtmamalıdır

Tapuda satış gösterilmesine rağmen bedelin ödenmemesi, tarafların gerçekte bağış konusunda anlaşması veya görünürdeki ölünceye kadar bakma sözleşmesinin gerçek bir bakım ilişkisine dayanmaması araştırılır. İşlemin adı değil, fiilî ve ekonomik gerçekliği önemlidir.

3. Gizli işlem bağış niteliğinde olmalıdır

Klasik muris muvazaasında gerçek irade taşınmazı karşılıksız devretmektir. Gizli bağış, kanunun aradığı resmî şekilde kurulmadığı için geçersizlik gündeme gelir.

4. Mirasçıdan mal kaçırma amacı bulunmalıdır

Davada belirleyici unsur, miras bırakanın mirasçının ileride doğacak hakkını etkisiz bırakma amacıdır. Bu amaç doğrudan bir belgeyle açıklanmayabilir; olayların bütünü, aile ilişkileri ve ekonomik göstergeler üzerinden belirlenir.

Bakım sözleşmesinin kurulduğu gün ağır hastalık şartı yoktur

TBK m.611, bakım alacaklısının sözleşme anında mutlaka ağır hasta veya özel bakıma muhtaç olmasını aramaz. İlerideki yaşam ve bakım ihtiyacı için karşılıklı borç üstlenilmesi ile görünürde bakım denilerek gerçekte bağış yapılması farklıdır. Sağlık durumu bir delildir; tek başına kişinin o gün bağımsız yaşayabilmesi, bütün sözleşmenin muvazaalı olduğunu göstermez. Bakımın kapsamı m.614 uyarınca alınan malların değeri ve bakım alacaklısının sosyal durumuyla birlikte belirlenir.

Bakım borcunun sonradan yerine getirilmemesi, sözleşmenin baştan gizli bağış amacıyla kurulmasıyla aynı iddia değildir. İfa ihlali bakımından TBK m.617’deki sona erme ve gerektiğinde gelir bağlama düzeni; mirasçı iddiasında ise gerçek irade ve mal kaçırma amacı ayrı incelenir. TBK m.612’nin şekil şartı da sıradan bir “bana bakacak” yazısıyla tamamlanmış sayılmaz. Dayanak: TBK m.611–617.

Muris Muvazaasında İspat ve Deliller

HMK m.203/1-d, üçüncü kişilerin hukuki işlem ve senetlere karşı muvazaa iddialarında tanık dinlenmesine izin verir. Bu imkân, davacının miras hakkına dayanan iddiasıyla bağlantılıdır; mirasbırakanın taraf olduğu bütün sözleşmelerden devralınan her alacakta senetle ispat kurallarının kaldırıldığı anlamına gelmez. HMK m.190 ve 194 uyarınca dayanak olaylar somutlaştırılır, her delilin hangi olayı gösterdiği açıklanır. İspat yükünün varlığı ile tanık kullanabilme ayrı konulardır. Mahkeme şu göstergeleri birlikte değerlendirir:

  • Satış bedeli ile devir tarihindeki gerçek değer arasındaki fark,
  • Devralanın bedeli ödeyebilecek ekonomik güce sahip olup olmadığı,
  • Ödemenin banka kaydı, makbuz veya başka bir veriyle doğrulanıp doğrulanmadığı,
  • Miras bırakanın mal satmayı gerektiren makul ihtiyacı bulunup bulunmadığı,
  • Miras bırakan ile devralan arasındaki aile ve bakım ilişkisi,
  • Miras bırakanın yaşı, sağlık durumu ve yaşam koşulları,
  • Devirden sonra taşınmazı fiilen kimin kullandığı ve gelirini kimin aldığı,
  • Tereke içindeki diğer malvarlığı ve mirasçılar arasındaki paylaştırma dengesi,
  • Olayların olağan akışına uygunluk ve yöresel uygulamalar.

Tapu kayıtları, akit tablosu veya resmî senet, banka hareketleri, sağlık kayıtları, vergi ve belediye değerleri, keşif-bilirkişi incelemesi, nüfus kayıtları ve tanık anlatımları dosyaya göre önem kazanır. Hukuka aykırı biçimde elde edilen kayıtlar delil olarak sunulmamalıdır.

Davacı, Davalı, Görevli ve Yetkili Mahkeme

Davacı: Miras hakkı zedelenen yasal veya atanmış mirasçı dava açabilir. Saklı pay sahibi olma şartı yoktur. Davacı yalnız kendi miras payı oranında iptal ve tescil isteyebileceği gibi, tereke adına sonuç doğuracak talepte miras ortaklığına ilişkin usul kuralları ayrıca gözetilir.

Davalı: Dava, taşınmaz tapuda kimin adına kayıtlıysa ona yöneltilir. Taşınmaz el değiştirmişse sonraki maliklerin iyiniyeti ve devir zinciri ayrı ayrı incelenir. Taraf teşkilindeki eksiklik davanın esasına girilmesini engelleyebileceğinden güncel tapu kaydı dava öncesinde alınmalıdır.

Görev: Malvarlığı değerine bakılmaksızın görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Yetki: Tapu iptali ve tescil talebinde HMK m.12/1 gereğince taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. M.12/3, birden fazla taşınmaza ilişkin bu tür davaların taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da açılmasına izin verir. Bu nedenle farklı illerdeki her taşınmaz için zorunlu olarak ayrı dava açılacağı söylenmez. Taraflar, talepler ve birlikte görülme koşulları incelenir. Bu seçenek, sırf avukatın ofisi Mersin’de olduğu için Mersin’i yetkili yer yapmaz. Kaynak: HMK m.12, 190, 194 ve 203.

Taşınmaz Üçüncü Kişiye Devredilmişse Ne Olur?

İlk devralan taşınmazı başka bir kişiye devretmişse yalnız ilk işlemin muvazaalı olduğunu göstermek yeterli olmayabilir. Sonraki malik tapu siciline güvenerek ve uyuşmazlığı bilmeden aynî hak kazanmışsa TMK m.1023 koruması gündeme gelir. Sonraki malikin muvazaayı bildiği veya somut koşullarda bilmesi gerektiği kanıtlanırsa TMK m.1024 uyarınca yolsuz tescile dayanması mümkün değildir.

Yakın akrabalık tek başına kötüniyetin kesin kanıtı değildir; satış bedeli, ödeme biçimi, devirlerin kısa aralıklarla yapılması, taşınmazın kullanımının değişmemesi ve tarafların uyuşmazlıktan haberdar olup olmadığı birlikte ele alınır. İyiniyetli üçüncü kişi nedeniyle tapu iptali mümkün değilse, ilk devralana karşı tazminat veya terekeye iade sonucuna yönelen başka taleplerin bulunup bulunmadığı somut olaya göre değerlendirilir.

Muris Muvazaası, Tenkis ve Denkleştirme Arasındaki Fark

KurumTemel konuKim yararlanır?Süre yaklaşımı
Muris muvazaasıGörünürdeki işlem ile gizli bağışın geçersizliğiMiras hakkı zedelenen mirasçılarMuvazaaya dayalı aynî talep kural olarak zamanaşımına tabi değildir
TenkisGeçerli kazandırmanın saklı payı ihlal eden kısmının azaltılmasıSaklı paylı mirasçılarTMK m.571’deki özel süreler uygulanır
DenkleştirmeYasal mirasçının miras payına mahsuben aldığı karşılıksız kazandırmanın terekeye hesabî iadesiKoşulları varsa yasal mirasçılarMiras paylaşımı ve talebin niteliğine göre değerlendirilir

Muvazaa talebinin süre özelliği tenkis süresini kaldırmaz

TMK m.571’e göre tenkis davasında saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden başlayan bir yıllık hak düşürücü süre vardır. Üst sınır vasiyetnamede açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıldır. Bir tasarrufun iptali öncekinin yürürlüğe girmesini sağlıyorsa başlangıç için aynı maddenin özel kuralı uygulanır. Tenkisin def’i olarak ileri sürülmesi de dava açma süresinden ayrıdır. Bu nedenle “muris muvazaasında süre yok” açıklamasına dayanılarak alternatif tenkis talebi belirsiz süre bekletilemez.

HMK m.111 kapsamında terditli talepte, asıl ve yardımcı istemin sırası ve ortak dayanağı açıkça gösterilir. Mahkemenin muvazaa iddiasını kabul etmemesi, dilekçede ileri sürülmemiş veya şartları oluşmamış her tenkis talebinin kendiliğinden incelenmesi demek değildir. Ecrimisil, tazminat, sebepsiz zenginleşme ve miras sebebiyle istihkak taleplerinin süreleri de ayni talepten ayrı değerlendirilir. Kaynak: TMK m.571 ve 637–640.

Kendi payı için dava ile terekeye iade aynı talep değildir

Davacı kendi miras payı oranında tapu iptali ve tescil istiyorsa payı mirasçılık belgesiyle ilişkilendirilir. Terekenin tamamına sonuç doğuracak bir istemde ise TMK m.640’taki elbirliği, birlikte tasarruf ve temsil kuralları ayrıca incelenir. Bir mirasçının koruyucu önlem istemesiyle bütün diğer mirasçılar adına sulh veya feragat etmesi aynı yetki değildir. Talep sonucuna yalnız “tapu iptal edilsin” yazmak yerine kimin adına, hangi payla tescil istendiği gösterilir.

Dava Süreci ve Dosya Kontrol Listesi

  1. Mirasçılık ve tapu durumunu doğrulayın: Mirasçılık belgesi, tedavüllü tapu kaydı ve devir belgeleri temin edilir.
  2. Kronoloji kurun: Devir tarihi, bedel, ödeme, kullanım, bakım ilişkisi, miras bırakanın sağlık ve ekonomik durumu tarih sırasına yazılır.
  3. Doğru hukuki nedeni seçin: Muris muvazaası, tenkis, denkleştirme, ehliyetsizlik veya irade sakatlığı birbirine karıştırılmamalıdır.
  4. Tarafları belirleyin: Güncel malik ve devir zinciri incelenerek davanın doğru kişilere yöneltilmesi sağlanır.
  5. Delilleri somutlaştırın: Tanıkların hangi olayı bildiği, banka ve kurum kayıtlarının neyi göstereceği açıkça belirtilir.
  6. Talebi pay oranına göre kurun: Tapu iptali ve tescil kapsamı ile varsa terditli talepler dava dilekçesinde tereddüde yer vermeyecek biçimde açıklanır.

İhtiyati tedbir kararını almak ve uygulatmak ayrı aşamalardır

HMK m.389–392 uyarınca devir riski, yaklaşık ispat ve talep edilen korumanın kapsamı açıklanır; teminat ve ölçülülük ayrıca değerlendirilir. Tapuya tedbir konulması, davacının mülkiyeti kazandığı veya davalıdan taşınmazı fiilen teslim alabileceği anlamına gelmez. Sadece dava dilekçesinde tedbir istenmesi de tapu kaydına otomatik yasak işlemez.

HMK m.393/1’deki bir haftalık uygulama talebi süresi, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden başlar. Eski kanun metnindeki “verildiği tarihten” ibaresi 7251 sayılı Kanun m.41 ile değiştirilmiştir. Dava öncesi tedbir alınmışsa m.397’de uygulama talebinden başlayan iki haftalık esas dava açma ve dava açıldığını belgeleme yükümlülüğü ayrıca vardır. Uygulanabilir özel durma hükümleri saklı olmak üzere, yalnız tedbir kararını dosyada tutmak yeterli değildir. Kaynak: 7251 sayılı Kanun m.41 ve HMK m.389–397.

Dava açıldıktan sonra taşınmaz devredilirse

HMK m.125, davalı dava konusunu yargılama sırasında devrettiğinde davacıya özel seçenekler tanır. Kanundaki koşullarla yeni devralana karşı devam etmek veya devreden hakkındaki davayı tazminata dönüştürmek ayrı tercihlerdir. Bu düzen, daha dava açılmadan gerçekleşmiş devirle aynı usul durumu değildir. Yeni tapu kaydı ve devir tarihi mahkemeye bildirilir; ilk davalının artık malik olmadığı göz ardı edilerek aynı tescil hükmü istenmez. Seçilen yolun maddi hukuk koşulları ayrıca incelenir.

Mersin’den Türkiye geneli miras dosyası takibi

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelinde kabul edilen muris muvazaası ve miras dosyaları, görev, kesin yetki ve temsil kuralları gözetilerek Mersin’den koordine edilir. Mersin dışında ofis veya her taşınmaz için aynı mahkemenin yetkili olduğu iddia edilmez. Birden fazla taşınmazda HMK m.12/3 seçeneği, dosyanın tarafları ve talepleriyle birlikte incelenir.

Yurt dışında yaşayan mirasçı için konsolosluk vekâletnamesi rehberi ve yurt dışındaki müvekkillerin belge hazırlığı tamamlayıcıdır. Vekâletname, mirasçılık belgesi, tedavüllü tapu ve ödeme kayıtları birlikte hazırlanır. Bir aile üyesinin bütün mirasçılar adına otomatik dava, sulh veya tahsil yetkisi bulunduğu varsayılmaz.

İlk görüşmede mirasbırakanın ölüm tarihi, taşınmazın ili ve ada-parseli, bilinen devirler ve mevcut dava bilgisi belirtilir. Mersin ofisinin iletişim ve ulaşım bilgileri üzerinden kapsamı belirlenen inceleme, tapunun kesin geri alınacağı veya belirli tarihte karar çıkacağı vaadi değildir.

Mevzuat ve içtihat kaynakları

İçerik ve kaynak incelemesi: 7 Eylül 2026. İlk yayın tarihi korunmuştur. Tarihsel içtihatlardaki eski kanun numaraları ile bugün uygulanan maddeler ayrılarak gösterilmiştir.

Muris Muvazaası Zamanaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Muris muvazaası nedir?

Miras bırakanın, mirasçısından mal kaçırma amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı satış veya başka bir işlem gibi göstererek devretmesidir. Görünürdeki işlem ve gizli bağışın geçerliliği birlikte incelenir.

Her düşük bedelli satış muris muvazaası sayılır mı?

Hayır. Bedel farkı önemli bir belirti olabilir; ancak tek başına yeterli değildir. Ödeme, ekonomik güç, bakım ilişkisi, miras bırakanın ihtiyacı ve olayların bütünü değerlendirilir.

Muris muvazaası davasını kim açabilir?

Miras hakkı zedelenen yasal veya atanmış mirasçı açabilir. Davacının saklı paylı mirasçı olması şart değildir.

Miras bırakan hayattayken dava açılabilir mi?

Muris muvazaasına dayalı mirasçı talebi kural olarak miras bırakanın ölümünden sonra doğar. Miras bırakan hayattayken muhtemel mirasçılık sıfatı kazanılmış bir hak oluşturmaz.

Muris muvazaası davasında zamanaşımı var mı?

Muvazaa nedeniyle yolsuz tescilin düzeltilmesine yönelik aynî talep kural olarak zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi kabul edilmez. Farklı veya ek taleplerin kendine özgü süreleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Taşınmazın aynına ilişkin olduğu için yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir ve bu yetki kesindir.

Muris muvazaası nasıl ispatlanır?

Tanık, tapu ve banka kayıtları, devir bedeli ile rayiç değer karşılaştırması, tarafların ekonomik durumu, bakım ilişkisi, fiilî kullanım ve diğer hukuka uygun deliller birlikte kullanılır.

Tanıkla ispat mümkün müdür?

Evet. Mirasçı, muvazaalı sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi konumunda olduğundan iddiasını tanık dâhil her türlü hukuka uygun delille ispatlayabilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi muris muvazaası olabilir mi?

Gerçekte bağışı gizleyen bakım sözleşmesi muvazaa yönünden incelenir. TBK m.611, sözleşme kurulurken kişinin mutlaka ağır hasta veya özel bakıma muhtaç olmasını koşul olarak koymaz. Sağlık durumu, fiilen yerine getirilen bakım, devredilen malın kapsamı ve tarafların gerçek iradesi birlikte değerlendirilir; tek başına bakım süresinin kısa kalması otomatik geçersizlik değildir.

Taşınmaz üçüncü kişiye satılmışsa tapu iptal edilir mi?

Sonraki malikin iyiniyeti ayrıca araştırılır. Tapu kaydına iyiniyetle güvenen üçüncü kişinin kazanımı TMK m.1023 uyarınca korunabilir; muvazaayı bilen veya bilmesi gereken kişi yolsuz tescile dayanamaz.

Yazar ve Hukuki İnceleme

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472

Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu’na 3472 sicil numarasıyla kayıtlıdır ve Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda avukatlık yapmaktadır. Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Yayın tarihi: 14 Kasım 2023

Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir; bu içerik sonuç garantisi vermez.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

Adres: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Google Maps’te yol tarifiİletişim bilgileri

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp