Alman GmbH Müdürü Türk Şirketin Borcuna Şahsen Kefil Oldu mu? TBK 583–584
Almanya’daki GmbH müdürüne Türkiye’de bir bankanın ya da ticari alacaklının doğrudan ödeme ihtarı göndermesi, bazen kurumsal teminat ile şahsi kefaletin karıştırılmasından kaynaklanır. Bu rehber, Almanya’da yaşayan gerçek kişi yöneticinin hangi imzayla kişisel borç altına girebileceğini, hangi belgenin hangi şartı kanıtlayacağını ve Türk hukukundaki sınırları ayrı ayrı açıklar.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Kısa Özet
| Kontrol noktası | Hüküm | Sonuç |
|---|---|---|
| Şirket adına mı şahsen mi? | GmbHG §35; TBK m.581 | Temsil ile kişisel güvence ayrılır |
| Kefaletin yazılı şekli | TBK m.583 | El yazısı, tutar, tarih, müteselsillik |
| Eş rızası | TBK m.584 | Rıza ve ticari istisna denetimi |
| Garanti başlıklı beyan | TBK m.603 | Gerçek kişi güvencesi niteliği |
| Azami sorumluluk | TBK m.589 | Limit ve yan edimler |
| Gerçek kişi kefalet süresi | TBK m.598 | On yıllık sona erme düzeni |

Şirket imzası ile kişisel kefalet aynı işlem değildir
Almanya merkezli GmbH’nin müdürü, Türkiye’deki bir şirketle kredi, satış veya teminat sözleşmesi imzaladığında imzanın hangi sıfatla atıldığı ilk incelenecek konudur. Müdürün şirket adına temsil yetkisiyle imza atması, o kişinin borç için kendi malvarlığıyla da sorumlu olacağını kendiliğinden göstermez. Buna karşılık aynı kişi ayrı bir ‘şahsi kefil’ alanını doldurmuş veya kişisel teminat beyannamesi vermiş olabilir. İki ihtimal hukuken farklı borçlu ve farklı şekil koşulları doğurur.
Bu yazı Alman GmbH’nin kendi tüzel kişiliğiyle verdiği kurumsal garantinin genel hukuku değildir; şirket yöneticisi gerçek kişinin Türk borçlunun borcu için bizzat kişisel güvence üstlendiği iddiasını inceler. Türk hukukunun uygulandığı kefalet için TBK m.581–603 çerçevesi önemlidir. Önce ana borç, sonra kefilin kimliği, imzanın atıldığı sıfat, azami tutar, tarih, müteselsillik ve varsa eşin rızası belgeler üzerinden araştırılır.
TBK m.581 kefaletin tanımı ve alacaklıya karşı sorumluluk
TBK m.581, kefalet sözleşmesini kefilin alacaklıya karşı borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlar. Böylece kefalet, şirketin alacağı için verilen her çeşit destek sözüne değil kanundaki unsurları taşıyan kişisel güvenceye dayanır. Gerçek kişi yönetici bu sıfatla borç altına girmişse sorumluluk, kefaletin geçerliliği ve sınırları içinde incelenir; yalnız ‘borcu biliyordu’ gerekçesiyle kurulamaz.
Kefaletin asıl borçla bağlı yapısı önem taşır. Bir kişiye karşı doğrudan icra veya dava başlatılmadan önce şirketin ana borcunun kaynağı ve kefaletin hangi borcu teminat altına aldığı belirlenir. Alacaklının elindeki banka kredi sözleşmesi, teslim edilmeyen malın faturası ve ayrı imzalı kefalet beyannamesi farklı hukuki unsurları kanıtlar. Belgeler karşılaştırılmadan yönetici sanki doğrudan malı satın alan veya kredi kullanan borçluymuş gibi gösterilmemelidir.
TBK m.582: asıl borç geçerli değilse kefaletin durumu
TBK m.582, kefalet sözleşmesinin mevcut ve geçerli bir borç için kurulabileceğini; gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de belirli şartlarda yapılabileceğini düzenler. Bu nedenle sözleşmede yalnız ‘şirketin bütün borçları’ ifadesi varsa hangi yükümlülüklerin ve hangi dönemin gerçekten kapsandığı incelenir. Geçersiz veya henüz doğmamış bir borca ilişkin her teminatın otomatik olarak ödenebilir olduğu söylenemez.
Alacaklı ana sözleşmenin aslı, ödemeyi veya teslimi gösteren belgeler, borç miktarındaki değişiklikler ve teminat tarihini dosyaya koymalıdır. Şirketin hesabında kapanmış bir kredinin yeni kullandırılmış krediyle karıştırılması, aynı kişiden iki defa ödeme isteme sonucunu doğurabilir. Teminatın hangi borca bağlı olduğu netleşmeden TBK m.583’te yazılı azami miktarın tek başına tahsil edilebilir borç miktarı olarak kabul edilmesi doğru olmaz.
GmbHG §35: müdür şirket adına ne zaman imza atar?
Alman GmbHG §35, GmbH’nin Geschäftsführer tarafından temsil edilmesini düzenler. Birden fazla müdür bulunması hâlinde şirket sözleşmesinin temsil düzeni ve ticaret sicili kayıtları önem taşır. Müdürün ‘für die GmbH’, ‘Geschäftsführer’ veya şirket kaşesi yanında attığı imzanın hangi sözleşme tarafına ait olduğu incelenir. Kişisel kefalet ileri sürülüyorsa yalnız bu imzaya değil ayrı gerçek kişi yükümlülüğüne dayanak olan metne bakılmalıdır.
Handelsregister kaydı imza tarihinde şirket temsilinin nasıl olduğunu gösterir; ancak temsil yetkisi kişinin kişisel malvarlığına ilişkin kefalet verdiği sonucunu otomatik doğurmaz. Alman tarafın temsil kaydı ile Türk asıl borçlu şirketin müdürlük kaydı farklı sicillerdedir. İddia edilen teminat birden çok şirketin yer aldığı finansman paketinin parçasıysa her şirket ve gerçek kişinin adı, sıfatı ve imza alanı ayrı bir tabloda eşleştirilir.
TBK m.583 yazılı şekil şartı
TBK m.583, kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekli, kefilin sorumlu olacağı azami miktarı ve kefalet tarihini arar. Ayrıca kefilin azami tutarı, tarihi ve müteselsil kefilse bu sıfatı veya aynı anlama gelen ifadeyi kendi el yazısıyla sözleşmeye yazması gerekir. Bu şartlar bir bankanın hazır matbu sözleşmeyi imzalatmasıyla kendiliğinden tamamlanmış sayılmaz. Şekil koşulları, kefilin gerçek kişi olduğu sözleşmede özellikle denetlenir.
Alman yöneticinin yabancı isim taşıması veya sözleşmenin Almanya’da imzalanması, Türk hukukunun uygulandığı bir kefalette m.583 incelemesini gereksiz kılmaz. El yazılı unsurun bulunduğu sayfa ile imza ve sözleşmenin diğer sayfaları birlikte değerlendirilir. Azami miktarın yalnız bankanın bilgisayar çıktısında yazması, kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesi şartını karşılayıp karşılamadığı bakımından açık bir sorun yaratır. Aynı şekilde tarihin sonradan başka kişi tarafından eklenmesi de incelenmelidir.
Azami miktar neden tahsil hesabının üst sınırıdır?
TBK m.583’te yazılan azami sorumluluk miktarı, kefilin açık uçlu bütün mali taleplerden sınırsız sorumlu olmasını engellemeye yönelik şekil unsurudur. TBK m.589, kefilin her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olduğunu düzenler. Asıl borcun anaparası, hukuken kapsanan faiz ve takip masrafları bu sınır üzerinden değerlendirilir. Kredi bankası daha yüksek borç hesaplamış diye gerçek kişiye yöneltilecek talep otomatik artmaz.
Bir kefalet formunda 50.000 EUR azami limit bulunduğu hâlde Türk şirketin toplam borcu 90.000 EUR olmuşsa kefilin kefalet sorumluluğunu doğrudan 90.000 EUR kabul etmek m.589 ile bağdaşmaz. Bununla birlikte hangi döneme ait faiz ve masrafların kefalete dahil olduğu ayrıntılı hesap gerektirir. Azami miktar ile o tarihte muaccel olan gerçek alacak ayrı gösterilmelidir. Farklı para birimleri varsa sözleşmedeki limitin hangi para birimi üzerinden konulduğu da kontrol edilir.
Müteselsil kefalet ifadesi gerçekten el yazısı mı?
TBK m.583, kefilin müteselsil sıfatla yükümlülük altına girmesi hâlinde bu sıfatı veya aynı anlama gelen ifadeyi kendi el yazısıyla belirtmesini arar. Banka sözleşmesinde hazır biçimde ‘müteselsil kefil’ yazması tek başına bu özel şekil unsurunun yerine geçtiğini göstermeyebilir. Kişinin el yazısı incelenmeden, herhangi bir imza sahibinin otomatik müteselsil kefil olduğu sonucuna gidilmemelidir.
Müteselsil kefil olmakla adi kefil olmak, alacaklının hangi şartlarda kefile yönelebileceği açısından farklıdır. TBK m.585–586 kapsamındaki takip koşulları, sözleşmenin geçerli türüne göre incelenir. Bir sözleşmede ‘joint and several’ İngilizce veya ‘selbstschuldnerisch’ Almanca terimi kullanılmışsa yalnız tercüme yapılması değil, bunun TBK m.583 ve uygulanacak hukuk açısından nasıl üstlenildiği araştırılır. İmzanın el yazılı beyanla bağlantısı korunmalıdır.
Adi kefil ile müteselsil kefil arasındaki takip farkı
TBK m.585 adi kefalette alacaklının asıl borçluya başvurma ve ilgili güvence koşulları bakımından belirli sınırlar öngörür. TBK m.586 ise müteselsil kefalette alacaklının doğrudan kefile yönelebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi, ihtarın sonuçsuz kalması veya kanunda belirtilen diğer koşulları düzenler. Bu nedenle ‘müteselsil’ ifadesi bulunması alacaklının hiçbir muacceliyet veya bildirim şartına bakmadan dilediği rakamı isteyebileceği anlamına gelmez.
Finansman dosyasında asıl borçluya gönderilen ihtar, kredi hesabının katı, varsa yeniden yapılandırma ve kefile verilen bildirim ayrı incelenir. Türk şirkete ilişkin takip kapanmışsa kapanmanın sebebi ve alacağın hangi bölümünü kapsadığı önemlidir. Kefaletin türüne göre alacaklının önce hangi işlemleri yapmak zorunda olduğu, takip tarihi ve güvence türüyle bağlantılı olarak değerlendirilir. Gerçek kişiye karşı icra takibi hazırlanırken bu kanuni ayrım gerekçelendirilmelidir.
TBK m.584: evli gerçek kişinin eşinden rıza şartı
TBK m.584’ün ilk fıkrası, kanundaki ayrılık istisnaları saklı olmak üzere evli kişinin kefil olabilmesi için eşinin yazılı rızasını arar. Rızanın kefalet kurulmadan önce veya en geç kurulma anında verilmesi gerekir. Bir Alman yöneticinin evli olması hâlinde kişisel kefaletin kapsamını incelerken bu kuralın uygulanabilirliği, evlilik tarihi ve geçerli belgelere göre değerlendirilir. Eşin sonradan ‘ben biliyordum’ demesi her durumda aranan zaman ve yazılı şekil şartını ortadan kaldırmaz.
Ancak TBK m.584’ün üçüncü fıkrası, ticaret siciline kayıtlı ticari işletme sahibi veya ticaret şirketi ortağı ya da yöneticisinin işletme veya şirketle ilgili kefaletleri gibi belirli hâllerde eş rızası aranmayacağını düzenler. Alman GmbH müdürünün bu istisnaya girdiği, yalnız kartvizitinde yönetici yazmasından hareketle kesinleştirilmemelidir. Şirketin sicil niteliği, kefaletin ticari ilişkisi, kişinin sıfatı ve düzenleme kapsamı somut biçimde ortaya konulur.
Eş rızası istisnası ‘her müdür kefalet verebilir’ anlamına gelmez
TBK m.584/3 kapsamında eş rızasının aranmadığı bir ticari kefalet bulunduğunda bile TBK m.583’teki el yazısı, azami miktar ve tarih koşulları ortadan kalkmaz. İstisna, eşin rızası koşuluna ilişkindir; bütün şekil hükümlerinin uygulanmayacağını söylemez. Dolayısıyla alacaklı, ‘kefil GmbH yöneticisidir’ diyerek eksik el yazılı tarih veya üst sınır sorununu doğrudan aşamaz. Kefaletin gerçek kişi tarafından verilmiş olması değerlendirmeyi gerektirir.
Ticaret şirketi yöneticiliğinin hangi tarihte bulunduğu da önem taşır. Kefalet verildiğinde yönetici olmayan kişinin daha sonra müdür olması eski işlemin tüm koşullarını otomatik değiştirmez. Aynı biçimde kişinin diğer şirketin yöneticisi olması, güvence verdiği borcun kendi şirketiyle ilgili olup olmadığı sorusunu ortadan kaldırmaz. Şirketle bağlantının belgeleri, kefalet konusu kredi ve verilen teminatın amacıyla birlikte incelenir.
GmbH’nin kurumsal garantisi niçin başka bir incelemedir?
Alman GmbH’nin kendisi Türk bağlı ortaklığın borcuna garanti vermişse teminatı veren bir tüzel kişidir; müdür yalnız o tüzel kişiyi temsil ederek imzalamış olabilir. Gerçek kişinin m.583 uyarınca kendi el yazısıyla kefalet verdiği iddiası bu durumda farklı şekilde değerlendirilir. Şirketin kurumsal garantisi için şirket temsil yetkisi, taahhüdün niteliği ve sözleşmeye uygulanacak hukuk incelenir. Buradaki kişisel kefalet analizini kurum adına garantiye doğrudan kopyalamak doğru olmaz.
Alacaklı, bir finansman dosyasındaki asıl kredi alan, garantör şirket, gerçek kişi kefil ve rehin verenin sıfatlarını karıştırmamalıdır. Banka talep yazısında ‘bütün borçlulardan tahsil’ denmesi, herkesin aynı hukukî sebep veya aynı sınırla sorumlu olduğu anlamına gelmez. Gerçek kişi yöneticinin şahsi kefaleti ileri sürülecekse o kişiye ait ayrı yükümlülük metni ve imza incelenir. Kurumsal garanti hakkında zaten yayımlanan ayrı site rehberinin konusu farklıdır.
Kişisel garanti başlığı altında m.603 hangi korumayı sağlar?
TBK m.603, gerçek kişilerce kişisel güvence verilmesine ilişkin başka ad altında yapılan sözleşmelere kefaletin şekli, kefil olma ehliyeti ve eş rızası hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Bu hüküm, gerçek kişinin ‘garanti’, ‘borca katılma taahhüdü’ veya başka adla kaleme alınmış metinlerde kefalet benzeri kişisel güvence verdiği iddiasında önemli bir denetim noktasıdır. Belgenin başlığının Garantieschreiben olması, m.603 kapsamında incelenmesine mutlak engel değildir.
Ancak her sözleşme garantisini otomatik kefalet sayıp bütün hükümleri aynı şekilde uygulamak da doğru değildir. Önce gerçek kişinin neyi ve kime karşı üstlendiği, borcun bağımsız mı asıl borca bağlı mı olduğu, güvence işlevi ve uygulanan hukuk belirlenir. TBK m.603’ün kapsamındaki şekil ve rıza denetimi bu nitelendirmenin ardından yapılır. Alman yöneticiye karşı talep düzenlenirken tek başına sözleşmedeki İngilizce ‘guarantee’ kelimesiyle sorumluluk ispatı tamamlanmış sayılmaz.
Güvenli elektronik imzayla kefalet yapılabilir mi?
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu m.5, güvenli elektronik imzanın kural olarak el yazılı imzayla aynı hukuki sonucu doğurduğunu düzenler; ancak resmî şekle veya özel merasime tabi işlemler ile banka teminat mektupları ve Türkiye’de yerleşik sigorta şirketlerince düzenlenen kefalet senetleri dışındaki teminat sözleşmeleri için özel sınırlama getirir. Gerçek kişinin kişisel kefaletinin yalnız elektronik imza platformunda onaylanmış olması, Türk hukukunun uygulandığı dosyada geçerlilik yönünden ayrıca incelenmelidir.
Bu hüküm, yabancı ülke elektronik imza platformunu Türk kefalet sözleşmesinin el yazısı koşuluna otomatik eşdeğer kabul etmemeyi gerektirir. Yabancı sözleşmede elektronik onayın yanında basılı ve el yazılı ayrı kefalet sayfası bulunabilir; iki belgenin tarihleri ve aynı hukuki işlemi oluşturup oluşturmadığı belirlenir. Bir banka teminat mektubunun kanundaki istisnası, GmbH müdürünün kişisel garantisini banka teminat mektubu olarak kabul etmeye gerekçe değildir.
Alman noteri önünde imzalanan teminatın etkisi
Alman noterinin imzayı doğrulaması veya sözleşmenin noter huzurunda düzenlenmesi, belgenin düzenleyeni ve imzası hakkında güçlü kayıt sağlayabilir. Bununla birlikte Türk hukukunun uygulandığı kişisel kefalette TBK m.583’te aranan azami miktar, tarih ve müteselsillik için el yazısı şartının bizzat yerine getirilip getirilmediği ayrıca incelenir. Yabancı noter işlemi ile kefaletin maddi hukuk geçerliliği aynı mesele değildir.
Belgenin Türkiye’de kullanılmasında apostil, tercüme ve özel belgenin niteliğine göre tasdik ihtiyacı ortaya çıkabilir. Ancak apostil, belgenin içeriğinin kanuna uygun olduğunu onaylayan ve eksik kefalet şekil şartını tamamlayan bir karar değildir. Gerçek kişinin hangi dilde hangi beyana imza attığı, düzenlenme zamanı ve belgenin aslı birlikte incelenmelidir. Noter tasdiki üzerinden kişisel sorumluluk miktarının otomatik kabulü doğru bir yöntem değildir.
Kefil adına vekil imzalamışsa özel yetki şartı
TBK m.583, kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesini ve başka kişiye kefil olma vaadini de kefalet için öngörülen şekil koşullarına bağlar. Bu nedenle Almanya’daki müdürün Türkiye’de başka bir kişiye genel ticari vekâlet verip her tür kişisel kefaleti onun imzalamasını otomatik geçerli saymak mümkün değildir. Gerçek kişinin verdiği vekâletin kapsamı, özel yetki ve şekil yönünden ayrı değerlendirilir.
Kurumsal imza yetkisi bu sorunla karıştırılmamalıdır: GmbH’nin temsilcisi şirket adına sözleşme yapabilir, fakat müdürün kendi özel borcu için verdiği temsil yetkisinin de geçerli olması gerekir. Alman temsil belgesinde ‘Vertretungsmacht’ yazması, Türk hukukundaki özel kefalet yetkisinin koşullarının bütününü kendiliğinden karşıladığı sonucuna götürmez. Belge, vekâlet verenin kişisel sıfatı, yetkinin sınırı ve imza tarihine göre okunur.
Kredi limitinin sonradan artırılması m.583 açısından
Finansman anlaşmasında Türk şirketin kredi limiti daha sonra artırılmış olabilir. TBK m.583, kefilin sorumluluğunu artıran sonradan değişikliklerin kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmayacağını düzenler. Bu sebeple bankanın asıl borçluyla yeni kredi limiti konusunda anlaşması, gerçek kişi kefilin daha yüksek azami tutarı şahsen kabul ettiği sonucuna otomatik götürmez. İlk kefalet formu ile tüm ek protokoller yan yana konulur.
Bir gerçek kişi 2023’te belirli limitte kefalet vermiş, banka 2025’te kredi ürünlerini genişletmişse kefaletin hangi yeni borçları kapsadığı ve sorumluluk sınırının değişip değişmediği ayrı incelenir. Sözleşmede ‘gelecekteki bütün kredi’ ifadesi bulunması da azami sorumluluk ve geçerli şekil koşullarını ortadan kaldırmaz. Kefile yönelecek takip tutarı hesabı yapılırken her değişiklik tarihinin belgesi ve hangi kişi tarafından imzalandığı gösterilir.
TBK m.589 faiz ve masraf sorumluluğunun sınırı
TBK m.589, kefilin azami tutarla sınırlı sorumluluğu çerçevesinde asıl borç ve belirli yan edimler için düzenlemeler içerir. Alacaklının kefile yönelttiği ana para, temerrüt sonuçları, takip giderleri ve sözleşmesel faiz kalemleri aynı şartlara tabi değildir. Madde, belirli takip ve dava masrafları için kefile önceden uygun zamanda bildirim gibi koşullara önem verir. Hesap cetvelinde her kalemin kaynağı ve miktarı ayrı yazılır.
Borçlunun sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle doğan bütün ek cezai şartları kefilden otomatik istemek, m.589 kapsamındaki özel sınırlamaları göz ardı eder. Kanun, asıl borç ilişkisinin hükümsüzlüğünden doğan zarar ve ceza koşuluna ilişkin bazı sorumluluk anlaşmalarını geçersiz sayar. Bu nedenle alacaklı, gerçek kişiye karşı hesap çıkarırken şirket kredisine ait tüm yaptırımları hiçbir ayrım yapmadan kefalet limitinin içine yerleştirmemelidir.
TBK m.598 gerçek kişinin kefaleti için on yıllık süre
TBK m.598’e göre bir gerçek kişinin verdiği her türlü kefalet, kefalet sözleşmesinin kurulmasından başlayarak on yıl geçmesiyle kural olarak kendiliğinden ortadan kalkar. Kefaletin on yıldan uzun sürelendirilmesi tek başına kefile sınırsız ve süresiz takip hakkı vermez. Kanunda şekle uygun uzatma ve yeni kefaletle ilgili özel düzenleme bulunur. Almanya’da yaşayan gerçek kişi müdürün eski imzası, süre yönünden de incelenmelidir.
Bu on yıllık süre, asıl şirket borcunun her durumda on yılda zamanaşımına uğradığı anlamına gelmez. Kefaletin sona ermesi ile ana borcun varlığı ayrı hukuki sorulardır. Kefalet sözleşmesinin ilk kurulduğu tarih, sonradan yapılan şekle uygun uzatma beyanı ve geçerli yeni kefalet olup olmadığı belgelendirilir. Belge tarihi doğrulanmadan bankanın ‘garantör her zaman sorumlu’ ifadesinden kesin tahsil sonucu çıkarılamaz.
Asıl borç ödendiyse kefaletin devamı
TBK m.598, asıl borç hangi sebeple sona ermiş olursa olsun kefilin de borcundan kurtulacağını düzenler. Türk şirket ana para ve hukuken borçlu olduğu diğer kalemleri ödemişse kefil gerçek kişiye aynı borcun ikinci kez yöneltilmesi tartışmalıdır. Ancak birden çok kredi ve farklı borç kaleminin güvence kapsamında bulunması hâlinde tek ödeme dekontu bütün borçların kapandığını göstermeyebilir. Ödeme hangi hesaba ve hangi borca mahsup edilmişse o bağlantı belgeyle açıklanır.
Alacaklı ile borçlu arasında yapılan yeniden yapılandırmanın veya sulhün kefalet üzerindeki etkisi sözleşme ve kanun hükümleriyle incelenmelidir. Bir taraftan asıl borcun miktarı düşürülürken diğer taraftan kefile eski toplam üzerinden talep yöneltilmesi dosyada çelişki yaratabilir. Değişikliklerin gerçek kişiyi bağlayıp bağlamadığı ve azami miktarın korunup korunmadığı ayrı ele alınır. Borcun sona ermesine ilişkin banka yazısı, mutabakat ve hesap kapanışı farklı belgeler olabilir.
Kefil öderse asıl borçluya rücu imkânı
Kefilin alacaklıya geçerli borcu ödemesi hâlinde asıl borçluya karşı rücu ve alacaklının haklarına halefiyet meseleleri gündeme gelir. TBK m.595 ve devamındaki hükümler, kefilin borçludan güvence istemesi ve ödeme sonrası hakları bakımından önem taşır. Kefil Almanya’da oturuyor ve Türk şirkete karşı geri alma talebi yöneltecekse ödeme kanıtı, üstlenilen kefalet ve Türk şirketin ana borç ilişkisindeki payı birlikte incelenir.
Kefilin banka kredisi için ödediği tutarın kendisi tarafından gönderilmesi, hangi borcu kapattığının tek başına açık kanıtı değildir. Bankanın tahsil belgesinde ilgili kredi numarası ve kapatılan borç kalemleri belirtilmelidir. Kefil ortak veya yönetici olduğu için kendi ödediği bütün şirket harcamalarını rücu yoluyla otomatik tahsil edemez; gerçekten kefil sıfatıyla ödeme yapılıp yapılmadığı ve kanuni koşullar araştırılır.
Türkiye’deki kişisel malvarlığı ile Alman malvarlığı farklı takip alanları
Gerçek kişi kefil Türkiye’de gayrimenkul veya banka hesabına sahipse bunlara karşı yürütülebilecek takip, geçerli icra dayanağı, kefaletin kapsamı ve ilgili usul hükümleriyle değerlendirilir. Almanya’daki banka hesabı veya taşınmazın Türk icra müdürlüğünce aynı işlemle doğrudan haczedileceği düşünülmemelidir. Almanya’da uygulanacak tanıma ve icra koşulları ayrıca bir ülke ve usul hukukuna bağlıdır.
Alacaklının Türk şirket ve Alman müdür hakkında tek bir dava veya ayrı takip açması, borçlu sıfatları, yetki ve uygulanacak hukukla birlikte incelenir. Sadece kefilin adresinin Almanya’da olması, Türkiye’de hiçbir yargısal yol bulunmadığı anlamına gelmediği gibi her Türk mahkemesini yetkili de yapmaz. Türkiye’de verilen mahkeme kararının Almanya’da kendiliğinden icra edileceği yönünde güvence verilmez.
MÖHUK m.24: Türk kefalet hükümleri ne zaman devreye girer?
5718 sayılı MÖHUK m.24, sözleşmeden doğan borç ilişkileri için hukuk seçimi ve seçim yoksa uygulanacak hukukun belirlenmesine ilişkin bağlantı kuralları içerir. Alman müdürün şahsen teminat verdiği sözleşme yabancılık unsuru taşıyorsa Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı öncelikle bu çerçevede incelenir. Sözleşmenin Türk bankasında imzalanması ile herhangi bir hukuk seçimi yapılmış olması birbirine eşit değildir.
Türk hukukunun uygulanacağı dosyada TBK m.583, 584, 589, 598 ve 603 açık hükümlerle incelenir. Geçerli bir yabancı hukuk seçimi varsa onun kapsamı, Türk hukukunun doğrudan uygulanan kuralları ve genel kanunlar ihtilafı yaklaşımı ayrıca araştırılır. Burada Türk m.583’ün tüm dünyada düzenlenen bütün Alman güvencelerine koşulsuz olarak uygulanacağı söylenmez. Dosyanın hangi hukuk sistemine tabi olduğuna dair gerekçe tarafların vatandaşlığına indirgenemez.
Hangi belgeyi hangi talep için hazırlamak gerekir?
İlk belge grubu, Türk şirketin ana kredi veya satış sözleşmesini ve hesabını gösterir. İkinci grup Alman GmbH’nin sicili, müdürlerin temsil biçimi ve imza tarihinde kişinin sıfatını içerir. Üçüncü grup gerçek kişi kefalet beyanının aslı, el yazısı sayfaları, azami tutar, kefalet tarihi, varsa eş rızası veya ticari istisna belgeleri ve ek protokollerden oluşur. Bu belgeler birbirine karıştırılmadan numaralandırılır.
Alman noteri ya da sicil makamından alınan belgelerin Türkiye’de kullanımı için gereken tercüme ve tasdik yolları belge türüne göre belirlenir. Başka kişinin imzasını taşıyan kağıtla kişisel kefilin el yazısı koşulu tamamlanmış sayılmaz. Gerçek kişi adına talep veya savunma hazırlanırken hangi belgenin hangi kanun unsurunu ispatladığı gösterilir. Sözleşmedeki tüm sayfaların aslı ve ekleri incelenmeden kesin sorumluluk tutarı bildirilmemelidir.
Almanya’dan hukuki değerlendirme ve dosya takibi
Almanya’daki müdür, kendisine gönderilen ödeme veya icra yazısını aldıktan sonra öncelikle imza attığı bütün belgeyi, Handelsregister kaydını ve kişisel kefaletine ilişkin olabilecek ek sayfaları bir araya getirmelidir. Türk alacaklı açısından da karşı tarafın sadece GmbH temsilcisi olarak mı yoksa gerçek kişi olarak mı borçlandığının açıklanması gerekir. Bu değerlendirme yanlış kişiye takip başlatılması veya şeklen geçersiz kefalete dayanılması riskini azaltır.
Temsil usulüyle Türkiye’deki dava ve takip işlemleri yürütülebilir; ancak yabancı belgenin aslı, noterlik ve kimlik doğrulaması gereken işlemlerde özel usul koşullarına uyulur. Büro İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerinden Türkiye genelindeki dosyaları koordine eder. Dosya açılışında ana borç, şahsi kefalet, hesap cetveli, geçerlilik, süre, ülke bağlantısı ve yapılmış ödeme ayrı başlıklar altında değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Alman GmbH müdürünün şirket adına imzası şahsi kefalet midir?
Hayır. GmbH adına temsil imzası ile kişinin kendi adına kişisel kefalet yükümlülüğü üstlenmesi farklıdır; ayrı imza ve beyan incelenir.
Türk hukukunda kefalet için el yazısı şartı hangi maddededir?
TBK m.583 azami miktarın, tarihin ve müteselsil kefalet sıfatının kefil tarafından kendi el yazısıyla yazılmasına ilişkin koşulları düzenler.
Müdürün şirketi temsil yetkisi hangi Alman kanununa dayanır?
Alman GmbHG §35 Geschäftsführer’in GmbH’yi temsilini düzenler; sicil ve şirket sözleşmesindeki temsil şekli incelenir.
Kefilin eşinin rızası her ticari teminatta şart mı?
TBK m.584/3 belirli ticari işletme ve şirket ortağı veya yöneticisi kefaletlerinde rıza aranmayacağını düzenler; istisnanın koşulları ayrıca kanıtlanır.
Eş rızası istisnası varsa el yazısı zorunluluğu kalkar mı?
Hayır. TBK m.584’teki eş rızası istisnası, m.583’ün ayrı şekil koşullarını otomatik kaldırmaz.
Sözleşmede sadece ‘garanti’ yazması m.603’ü devre dışı bırakır mı?
Hayır. TBK m.603 gerçek kişilerin başka adla verdikleri kişisel güvencelere belirli kefalet korumalarını uygular.
Kefalet limiti 50.000 avroysa 100.000 avro istenebilir mi?
TBK m.589 kefilin sözleşmede belirtilen azami miktara kadar sorumlu olduğunu düzenler; anapara ve yan edimler bu sınır içinde hesaplanır.
Şahsi kefalet PDF’e elektronik imzayla verilebilir mi?
5070 m.5 teminat sözleşmelerinde önemli elektronik imza istisnaları getirir; Türk hukukuna tabi gerçek kişi kefaletinin yalnız elektronik imzayla geçerliliği kabul edilmez.
Almanya noter tasdiki el yazısı eksikliğini tamamlar mı?
Noter tasdiki, Türk hukukunun uygulandığı kefalette TBK m.583’teki eksik el yazılı unsurları kendiliğinden yerine getirmez.
Gerçek kişi kefaletinin on yıllık sınırı hangi maddede?
TBK m.598, gerçek kişi tarafından verilen kefaletin kural olarak kuruluşundan itibaren on yıl geçmesiyle sona ermesini düzenler.
Ana borç tamamen ödenmişse kefalet devam eder mi?
TBK m.598 uyarınca asıl borcun sona ermesi kural olarak kefilin de borcundan kurtulması sonucunu doğurur.
Türk bankası Alman müdürün Almanya hesabını doğrudan haczedebilir mi?
Türk icra takibinin Almanya banka hesabına doğrudan ve otomatik uygulanacağı söylenemez; Almanya’daki karar tanıma ve icra şartları ayrıca incelenir.
Resmî mevzuat ve ilgili içerikler
Resmî kaynaklar: 6098 sayılı TBK m.581–603 (güncel mevzuat); 5718 sayılı MÖHUK m.24 sözleşme statüsü; 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu m.5; Alman GmbHG §35 temsil; Alman GmbHG §37 temsil yetkisinin sınırları; TBK m.584/3 istisnasını ekleyen 6455 sayılı Kanun m.77 – TBMM.
İlgili site rehberleri: Alman ana şirketin Türkiye’deki krediye verdiği kurumsal garanti; Alman şirketin Türk limiteddeki temsil yapısı; Yabancı şirketin Türkiye’deki dava belgeleri; Alman GmbH’nin Türk limitede verdiği ödünç borcu; Alman şirketi Türkiye’deki avukata nasıl vekâlet verir?.
Mevzuat kontrol tarihi: 30 Ekim 2026. Teminatın hukuki niteliği ve uygulanacak hukuk belirlenmeden kişisel sorumluluk doğduğu veya tamamen ortadan kalktığı kabul edilmez.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
Fiziksel ofislerimiz İstanbul ve Mersin’dedir. Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir. İletişim.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – İstanbul Ofisi
Maslak, Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No: 21, Kat: 9, 34475 Sarıyer / İstanbul. İletişim ve ulaşım bilgileri.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.