B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Almanya’daki Mirasçıya Türkiye’de Vasiyetname Tebliğ Edilmediyse Ne Yapılır? TMK 596–598 ve 7201 m.25/A

Kısa özet

KonularKanuni dayanakİşlem
Vasiyetnamenin açılmasıTMK 595–596Teslim ve açılma tarihi
Onaylı örneğin tebliğiTMK 597Muhatap ve gönderim usulü
Almanya’daki Türk vatandaşına tebliğ7201 m.25/AKonsolosluk bildirimi ve 30 gün
Atanmış mirasçı belgesiTMK 598/2Bildirim sonrası bir aylık itiraz
İptal ve tenkisTMK 559, 571Öğrenme ve üst süreler
Mirasın reddiTMK 606Mirasçı statüsüne göre başlangıç
Almanya’da yaşayan mirasçıya Türkiye’deki vasiyetnamenin tebliği, mahkeme ve mühürlü zarf illüstrasyonu
TMK 596–598 ve 7201 sayılı Kanun m.25/A: Almanya’da yaşayan mirasçıya tebligatın kontrolü.

1. Sorunu doğru tanımlamak: ölüm haberi, açılma ve tebligat

Almanya’da yaşayan bir mirasçının Türkiye’de düzenlenmiş vasiyetnameden aylar sonra haberdar olması tek bir hukuki sorunu ifade etmez. Mirasbırakanın ölümü, vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesine teslimi, mahkemenin vasiyetnameyi açması, ilgililerin duruşmaya çağrılması ve vasiyetnamenin ilgili kısımlarının hak sahiplerine tebliği birbirinden ayrı aşamalardır. Bu ayrımlar yapılmadan ‘karar bana gelmedi, o hâlde vasiyetname geçersiz’ demek kanuna uygun bir sonuç değildir. İlk çalışma, dosyanın hangi aşamada olduğunun UYAP evrakı, karar ve tebligat kayıtları üzerinden belirlenmesidir.

Vasiyetnamenin varlığı yalnız miras hakkının miktarını değil, açılacak iptal veya tenkis davasının kapsamını, mirasçılık belgesi talebini ve atanmış mirasçının ret süresini etkiler. Almanya’da yaşayan kişinin adı nüfus kayıtlarında doğru olsa bile eski Türkiye adresine gönderilen evrak, usulüne uygun yurt dışı tebliğin yapılıp yapılmadığı sorusunu çözmez. Bu yazı yalnızca Almanya’da bulunan hak sahibine ilişkin çağrı, onaylı örnek ve usulî tebligat kontrolü üzerinde durur; vasiyetnamenin maddi geçerliliği ayrı bir incelemedir.

2. TMK 595: vasiyetnameyi bulan kişinin yükümlülüğü

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 595. maddesi, ölümden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın derhâl sulh hâkimine teslim edilmesini düzenler. Vasiyetnameyi saklayan kişinin bunun kendi lehine veya başkasının lehine olduğunu düşünmesi, teslim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Sulh hâkimi kendisine teslim edilen vasiyetnameyi inceler ve gerekliyse mirasın korunmasına ilişkin tedbirleri değerlendirir. Bu aşamada Almanya’daki mirasçı tarafından yapılacak ilk işlem, vasiyetnamenin hangi mahkemeye teslim edildiğini ve dosya numarasını tespit ettirmektir.

Somut örnekte mirasbırakan Mersin’de yerleşik, kızı ise Düsseldorf’ta yaşıyor olabilir. Vasiyetnameyi elinde tutan diğer aile üyesinin belgeyi notere veya sulh hukuk mahkemesine hangi tarihte ulaştırdığı, açılma takvimi bakımından önem taşır. Fakat mirasbırakanın ölüm tarihiyle belgenin mahkemeye teslim edildiği tarih aynı değildir. Bir aylık açılma süresinin başlangıcını ölüm tarihinden hesaplamak yerine TMK 596’nın teslim koşuluna bakılmalıdır. Dosyadaki teslim tutanağı, açılma işleminin süresi yönünden öncelikli belgedir.

3. TMK 596: vasiyetnamenin açılmasında bir aylık süre

TMK 596, vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılmasını ve ilgililere okunmasını emreder. Ayrıca bilinen mirasçıların ve diğer ilgililerin, dilerlerse hazır bulunmaları için çağrılacağını düzenler. Bu çağrı, ilgilinin davaya mutlaka şahsen katılmasını zorunlu kılan bir yurt dışı seyahati emri değildir. Amaç, hak sahiplerinin işlemden haberdar edilmesi ve kendileriyle ilgili hakları izleyebilmeleridir. Almanya’da yaşayan mirasçının bilinen adresine ilişkin kayıt, çağrının nereye yöneltildiği bakımından incelenir.

Açılma tutanağının düzenlenmiş olması, bütün hak sahiplerine onaylı vasiyetname örneklerinin usulünce tebliğ edildiğinin kendiliğinden kanıtı değildir. Mahkeme dosyasında açılma duruşması ile tebliğ işlemlerinin farklı tarihlerde bulunması olağandır. Dilekçede bu iki işlemin bir tutulması savunmayı zayıflatır. İnceleme yapılırken önce vasiyetnamenin teslim tarihi, sonra açılma tutanağı, ardından çağrı ve onaylı örnek tebliği ayrı ayrı kronolojik sıraya yazılmalıdır. Bu çalışma, hangi işlemin hiç yapılmadığını ve hangisinin usulsüz olduğu ileri sürüldüğünü somutlaştırır.

4. TMK 597: mirasta hak sahibi kişiye onaylı örneğin tebliği

TMK 597’nin birinci fıkrasına göre mirasta hak sahibi olanların her birine, gideri terekeye ait olmak üzere vasiyetnamenin kendileriyle ilgili kısımlarının onaylı örneği hâkim tarafından tebliğ edilir. Bu düzenleme yalnızca mahkeme kararının varlığını öğrenmeye ilişkin değildir; hak sahibinin tasarrufun kendisini etkileyen içeriğini bilmesine yöneliktir. Almanya’daki mirasçı açısından dosyada ‘vasiyetname açıldı’ ifadesinin bulunması, kendisine onaylı örneğin usulüne uygun gönderildiğini göstermeye yetmez. Evrakın içeriği, muhatabı ve tebliğ tarihi ayrıca incelenmelidir.

Madde 597’nin ikinci fıkrası nerede olduğu bilinmeyenlere, kendilerine ilişkin kısımların ilan yoluyla tebliğini düzenler. Bir kişinin Almanya’da bulunması onun adresinin bilinmediği anlamına gelmez. Adres nüfus, konsolosluk, başka dava dosyası veya taraf beyanlarından biliniyorsa ilan yoluna geçilmesinin şartları ayrıca değerlendirilmelidir. Somut olaydaki mesele, ilan metninin varlığından ziyade tebligat adresinin gerçekten bilinmediği yönündeki dosya dayanağıdır. Bu sebeple mirasçının Almanya kayıtları ile mahkemede mevcut eski veya yeni adres belgeleri birlikte sunulmalıdır.

5. Almanya’daki Türk vatandaşına tebliğ: Tebligat Kanunu 25/A

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 25/A maddesi, yabancı ülkede bulunan Türk vatandaşına Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla tebligat yapılabilmesine imkân verir. Düzenleme, yabancı ülkede yaşayan herkesi değil Türk vatandaşı muhatabı konu alır. Maddede bildirimin konusu, çıkaran merci ve otuz günlük başvuruya ilişkin ihtar yer almalıdır. Bildirimin o ülke hukukunun izin verdiği yöntemle muhataba tebliğ edildiğinin belgelenmesi, otuz günlük hesaplamanın temel koşullarındandır. Bu koşullar gözetilmeden yalnız ‘konsolosluğa evrak gönderildi’ denilmesi usulün tamamlandığını ispatlamaz.

25/A mekanizmasında muhatabın süresinde başvurmaması ile evrakı almaktan kaçınması aynı durum değildir. Kanun, ilk durumda bildirimin muhataba tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz günlük başvuru süresinin geçmesini; ikinci durumda ise tutanakla saptanan kaçınma tarihini esas alır. Dosyada konsolosluk yazısı, bildirim tarihi ve gerçekleşen işlemin türü araştırılmalıdır. Bir Alman posta fişi ile tebligatın Türk usul hukukunda hangi tarihte yapılmış sayıldığını hiçbir ek inceleme olmadan eşitlemek yanıltıcıdır. Yurt dışı tebligat tarihi rehberi bu teknik ayrımı tamamlar.

6. Türk vatandaşlığı bulunmayan veya çifte vatandaş olan hak sahibi

Almanya’daki mirasçının vatandaşlığı tebliğ yolu için önem taşır. Sadece Alman vatandaşı olan kişiye, sırf ailesinde Türkler bulunduğu için Tebligat Kanunu 25/A’nın Türk vatandaşı yolunun otomatik uygulanacağı söylenemez. Bu durumda 7201 sayılı Kanun’un uluslararası tebligata ilişkin diğer hükümleri ile uygulanabilir milletlerarası sözleşme ve ilgili ülkenin kabul ettiği yol araştırılır. Dosyanın hangi kanaldan gönderildiği, teslim delili ve tercüme gereklilikleri somut olarak incelenir. Uygulanacak mekanizma değiştiğinde ‘otuz gün sonra tebliğ edilmiş sayılma’ sonucunu otomatik taşımak hatalıdır.

Çifte vatandaşlık hâlinde Türk vatandaşlığının mevcut olup olmadığı nüfus ve vatandaşlık kayıtlarıyla belirlenmelidir. Yalnız Almanya’daki oturum kartı veya belediye kaydı, tek başına vatandaşlık statüsü kanıtı değildir. Buna karşılık ikamet adresinin güncelliği, tebliğin fiilen nereye yöneltildiği bakımından önemlidir. Avukat, her mirasçı için ayrı bir kimlik–vatandaşlık–adres çizelgesi hazırlayarak hangi usulün neden seçildiğini mahkemeye açıklar. Böylece akraba grubunun tamamına aynı metin ve aynı yöntemle bildirim yapılmış olmasının doğurabileceği usul karışıklığı azaltılır.

7. Eski Türkiye adresine gönderilen evrak ve adres araştırması

Almanya’da yıllardır yaşayan kişinin Türkiye’de nüfus kayıtlarında eski bir adresinin bulunması sık görülen bir olgudur. Bu nedenle tebligatın üzerinde bir Türkiye adresi yazması tek başına kanuna uygun tebliği ispatlamaz. Hangi adresin tebligata elverişli olduğu, dosyadaki adres bilgileri, o adrese ilişkin geçmiş işlemler ve usul hükümleri birlikte incelenir. Özellikle mahkemeye Almanya adresi daha önce bildirilmişse gönderim tarihindeki bilinen adres ile seçilen gönderim yolu arasındaki fark mahkemenin değerlendirmesine sunulmalıdır.

İtirazda yalnız ‘ben görmedim’ ifadesine dayanılmamalıdır. Adres kayıtları, gönderilen zarfın içeriği, dağıtıcı şerhi, tebliğ mazbatası, konsolosluk bildirim zinciri ve mümkünse muhatabın ilgili tarihte Almanya’da yaşadığını gösteren objektif belgeler birlikte ele alınır. Usulsüz tebligat iddiası, tebliğ hiç yapılmamış olması iddiasından ayrı yazılır. Muhatabın tebliği ne zaman öğrendiği ve Tebligat Kanunu m.32 kapsamındaki hukuki sonuçlar da dosyadaki belgelere göre tartışılır. Delil zinciri kurulmayan genel adres itirazları ispat yönünden yetersiz kalabilir.

8. İlan yoluyla tebligat: Almanya adresi gerçekten bilinmiyor muydu?

TMK 597/2, nerede olduğu bilinmeyen hak sahiplerine ilan yoluyla tebliğe izin verir. Ancak adresi bilinen kişinin sadece yurt dışında bulunması, maddede yer alan bilinmezlik koşuluyla aynı değildir. Mahkemeye bildirilen adresin geçerli olup olmadığı ve hangi araştırmaların yapıldığı belirlenmelidir. Dosyada başka bir mirasçının Almanya telefon numarasını bilmesi her zaman tebligata yeterli adres bulunduğu anlamına gelmez; yine de somut bilginin görmezden gelinip gelinmediği delillerle gösterilebilir.

İlanın hangi gazetede veya yöntemle yapıldığı, hangi tarihte yayımlandığı ve kimi muhatap aldığı da incelenir. İlan yoluna başvurulmasının hatalı olduğu savunuluyorsa yalnız ilan tarihine değil, adresin mevcut ve öğrenilebilir olduğunu gösteren önceden düzenlenmiş belgelere dayanılmalıdır. Aile içi yazışmalar, konsolosluk kayıtları ve mahkemeye daha önce sunulmuş evraklar bu nedenle değerlidir. Amaç bir ilanı soyut biçimde geçersiz ilan etmek değil, TMK 597/2’nin uygulanma şartının somut olayda bulunup bulunmadığını göstermektir.

9. Atanmış mirasçı ve vasiyet alacaklısı aynı hukuki konumda değildir

Vasiyetnameyle mirasçı atanmış kişi ile belirli mal vasiyeti alacaklısının hakları birbirinden farklıdır. TMK 598/2, mirasçı atama veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufun kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe lehine tasarrufta bulunulan kimseye ilgili sıfatı gösteren belge verilebilmesini düzenler. Bu bir aylık itiraz süresini vasiyetnamenin maddi anlamda iptali veya tenkisi için öngörülen hak düşürücü sürelerle özdeşleştirmek yanlıştır. Hangi talebin yapılacağı ve kime yöneltileceği önce mirasçının sıfatına göre belirlenmelidir.

Örneğin Almanya’daki çocuk yasal mirasçı olarak saklı payını korumak istiyor, Türkiye’deki başka kişi ise vasiyetnameyle mirasçı atanmış olduğunu ileri sürüyor olabilir. Dosyada bu tarafların her birine yapılan tebligatın kapsamı, içeriği ve tarihi farklı hakları etkiler. Atanmış mirasçı lehine belge verilmesi koşullarının gerçekleştiğini söylemeden önce TMK 598/2’deki bildirim ve itiraz aşaması kontrol edilmelidir. Böyle bir belge düzenlenmiş olması da mirasçılığa veya tasarrufun geçerliliğine ilişkin bütün hukuki uyuşmazlıkların her durumda ortadan kalktığı anlamına gelmez.

10. Vasiyetnamenin iptal davası ve TMK 559’un süre hesabı

TMK 559, vasiyetnamenin iptal davası açma hakkı bakımından davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahipliğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık süre; ayrıca kanunda belirtilen on ve yirmi yıllık üst sınırlar öngörür. Bu nedenle tebliğ yapılmamasıyla iptal davasının süresini basitçe ‘tebliğ yoksa hiçbir süre başlamaz’ şeklinde açıklamak doğru değildir. Bir yıllık sürenin öğrenmeye bağlı koşulları ve üst sürelerin dayandığı tarihler birlikte ele alınmalıdır. Öğrenme olgusu, sadece mahkemece gönderilen resmî zarfın varlığıyla sınırlı bir ispat meselesi değildir.

Almanya’daki mirasçı kendisine resmî evrak ulaşmadan önce vasiyetnamenin içeriğini ve iptal sebebini yazışmalarla öğrenmiş olabilir; bunun ispatı somut dosyaya bağlıdır. Karşı taraftan gelen belge, tarihli e-posta veya daha önce açılmış dava buna ilişkin incelemede rol oynar. Diğer yandan resmî tebligatın eksikliği, mahkeme işlemlerinin usulüne uygunluğu bakımından ayrıca önemini korur. İptal davasını planlayan avukat her süreyi ‘tebligat tarihi’ başlığına bağlamak yerine öğrenme ve vasiyetnamenin açılması tarihlerini ayrı sütunlarda toplamalıdır.

11. Saklı pay ve tenkis: TMK 571 kapsamında ayrı süre

TMK 571’e göre tenkis davası açma hakkı, saklı pay sahibi mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her durumda kanunda öngörülen on yıllık üst süreyle sınırlandırılmıştır. Vasiyetname bakımından üst sürenin hesabında açılma tarihi önem taşır. Bu sebeple Almanya’daki mirasçıya tebligat ulaşmamış olması bütün süreleri süresiz erteleyen genel bir kural oluşturmaz. Tebligatın hukuken geçerli olup olmadığı ile saklı pay ihlalinin ne zaman öğrenildiği ayrı olgular olarak incelenir.

Örneğin mirasbırakanın Türkiye’deki evinin tamamının diğer çocuğa bırakıldığı öğrenilmişse, saklı pay hesabının ortaya konulması gerekir. Bunun için terekenin aktif ve pasifi, önceki kazandırmalar ve diğer mirasçıların statüsü belirlenir. Ancak bu hesap henüz yapılmadı diye TMK 571’deki öğrenme unsurunun her durumda işlemeyeceği ileri sürülemez. Alacak, iptal ve tenkis sebepleri birbiriyle karıştırılmadan kanuni şartlarına göre ayrı dilekçelendirilmelidir. Yurt dışındaki mirasçının iptal ve tenkis süreleri başlıklı rehber bu alt başlığı açıklar.

12. Atanmış mirasçının reddi: TMK 606/2’nin bildirim başlangıcı

TMK 606/2, mirasın reddi için üç aylık sürenin yasal mirasçılarla vasiyetnameyle atanmış mirasçılarda farklı başlangıç esaslarına bağlı olduğunu açıkça düzenler. Yasal mirasçılar için kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrenme; vasiyetnameyle atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarih esas alınır. Almanya’daki kişi vasiyetnameyle mirasçı atanmışsa, resmî bildirim tebligatının nasıl yapıldığı ve hangi tarihte gerçekleştiği doğrudan önem taşır. Bu ayrım mirasın reddi süresini yanlış hesaplamayı önler.

Ancak mirasın reddi meselesini TMK 598/2 kapsamında atanmış mirasçılık belgesi verilmesine yönelik bir aylık itirazla karıştırmamak gerekir. Bunlar farklı haklar ve farklı sürelere ilişkin düzenlemelerdir. Ayrıca terekenin yazımı gibi özel hâllerin düzenlendiği TMK 607 de kendi başlangıç kuralını içerir. Dosyanın maddi içeriği görülmeden ‘Almanya’daki herkesin üç ayı tebligatla başlar’ denmesi yanlış olur. Yasal mirasçı, atanmış mirasçı ve vasiyet alacaklısı ayrımının netleştirilmesi zorunludur.

13. Gerekli deliller: mazbata, konsolosluk evrakı ve Almanya adres kaydı

Usul itirazını destekleyecek dosyanın merkezinde, mahkemece çıkarılan çağrılar ve tebliğ evrakı bulunmalıdır. Dava dosyasına ilişkin esas ve karar numarası, açılma tutanağı, tebligat zarfı, iade şerhi, tebliğ mazbatası, 25/A yoluna gidilmişse konsolosluk yazışmaları ve muhatabın o tarihteki vatandaşlık kaydı ayrı ayrı incelenir. Almanya’dan alınan Meldebescheinigung veya ikamet belgesi adresin ispatında yararlı olabilir. Ne var ki her belgenin resmî tercüme veya apostil ihtiyacı belgenin türüne ve ilgili işleme göre belirlenmelidir.

HMK 223, yabancı dilde sunulan belgenin tercümesine ilişkin kuralı içerir. Bu nedenle Almanca adres kaydının yalnız Almanca haliyle dosyaya eklenmesi yeterli görülmemelidir. Diğer taraftan Almanya’daki çalışma sözleşmesi, sigorta kaydı ve kira belgesi gibi her türlü özel belgenin zorunlu olarak aynı resmî tasdik sürecine tabi olduğunu ileri sürmek doğru değildir. İspatın amacı ikameti, tebligatın teslim veya iade biçimini ve öğrenme tarihini belirlemektir. Gereksiz kişisel veri paylaşmadan belgeler dosyanın uyuşmazlık noktalarıyla sınırlandırılmalıdır.

14. Mahkemeden hangi işlemler istenir?

Almanya’daki mirasçı için ilk talep, somut dosya görüldükten sonra hangi usul işleminin eksik olduğuna göre oluşturulur. Vasiyetnamenin onaylı ilgili kısmının hiç tebliğ edilmediği anlaşılıyorsa TMK 597 çerçevesinde usulüne uygun tebliğ işleminin tamamlanması talep edilebilir. Yanlış adrese tebliğ iddiası varsa o işlemin belge ve tarihleri gösterilerek usulsüzlüğün sonuçlarının değerlendirilmesi istenir. Açılma duruşmasındaki çağrı eksikliği ayrıca belirtilmelidir. Bu taleplerin yalnız kelimeleri değil, dayanılan somut evrak ve hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.

Vasiyetnamenin açılmasına ilişkin karar dosyasının düzeltilmesiyle maddi anlamda iptal veya tenkis davası aynı usul işlemi değildir. Mahkemeden usul eksikliğini giderme talep edilirken iptal ve tenkis davasının şartları, görev ve yetkisi ile hak düşürücü süreleri ayrıca planlanmalıdır. Tasarrufun hukuken geçersiz olduğunun ileri sürülmesi için TMK 557 ve devamında yer alan sebepler ile olayın delilleri değerlendirilir. Bir talep başka bir talebin kendiliğinden yerine geçtiği düşünülerek süre yönetimi yapılmamalıdır.

15. Türkiye’deki tapu veya banka işlemleri neden ayrıca araştırılır?

Vasiyetnameye dayalı mirasçılık iddiası, Türkiye’deki taşınmaz ve banka işlemlerine de yansıyabilir. Ancak vasiyetnamenin açılması, tek başına mirasçılar arasındaki tüm mülkiyet ihtilaflarını çözmeyebilir. Dosyada tapu siciline yapılan başvurular, verilmiş mirasçılık belgeleri, banka veya tereke yöneticisi işlemleri ayrı başlıklar altında kaydedilmelidir. Almanya’daki mirasçı öğrenme ve tebliğ sorununu çözerken Türkiye’deki taşınmazın mevcut sicil durumundan haberdar değilse zaman kaybedebilir. Bu nedenle usule ilişkin itirazın yanında taşınmaz ve tereke kayıtları da incelenir.

Alman Erbschein belgesinin varlığı, Türk mahkemesinin kendi hukuki değerlendirmesini veya Türkiye’deki taşınmaza uygulanacak miras kurallarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Somut olayda MÖHUK m.20 kapsamındaki uygulanacak hukuk ayrımı ve TMK 598 bakımından mirasçılık belgesi ayrı değerlendirilir. Alman veraset belgesi ile Türkiye’de tapu ve banka işlemleri konusundaki ayrı rehber bu aşamayı açıklar. Bu yazının asıl odağı ise vasiyetnamenin içeriğinin hak sahibine hukuken ulaştırılmasıdır.

16. Almanya’dan vekâletnameyle dosyayı yürütmek

Almanya’da yaşayan hak sahibi, usulüne uygun vekâletname düzenleyerek Türkiye’deki avukatına vasiyetname açılma dosyasını takip ettirebilir. HMK 73–74’ün temsil ve özel yetki hükümleri, yapılacak işlem türüne göre değerlendirilir. Başka bir hukuki işlem için düzenlenmiş vekâletnamenin her talep bakımından yeterli olduğu varsayılmamalıdır. Özellikle mirası ret, feragat, sulh veya kişisel hukuki sonuç doğuran diğer işlemler gündeme gelirse vekâletname içeriği ayrıca kontrol edilir. Almanya’dan avukata vekâletname verilmesi rehberi şekil bakımından başlangıç sağlar.

Avukatın dosyada ilk araştırması gereken dört husus; dosyanın bulunduğu mahkeme, vasiyetnamenin açılma tarihi, hak sahibinin statüsü ve son tebligat kaydıdır. Bu veriler bulunmadan bir iptal davası veya başka dava türü için kesin sonuç ve süre açıklaması yapmak doğru değildir. Aynı şekilde sulh hukuk dosyasında yapılacak tebliğ işleminin, tapu davasını veya mirasçılar arasındaki para alacağı davasını kendiliğinden sonuçlandıracağı düşünülmemelidir. Planlama farklı mahkemeler ve işlemler arasında açık iş bölümüyle yapılmalıdır.

17. Dosya kronolojisi: örnek denetim tablosu ve güvenli işlem sırası

Almanya’da yaşayan mirasçının dosyası için çalışma tablosunda en az şu tarihler bulunur: mirasbırakanın ölüm tarihi, vasiyetnamenin mahkemeye teslim tarihi, açılma ve okuma tutanağı tarihi, çağrı gönderim tarihi, onaylı örnek gönderim tarihi, konsolosluk bildirimi varsa bu bildirimin muhataba tebliğ tarihi, muhatabın somut öğrenme tarihi ve ilgili haklar için dava veya başvuru tarihleri. Belirtilen tarihler mahkeme veya usul belgesiyle doğrulanmadan birbirinin yerine kullanılmaz. Özellikle Almanya’dan gelen posta kaydı ile 25/A uyarınca tebliğ yapılmış sayılan tarih ayrılır.

Bu kontrol sonucunda avukat eksik çağrı ile eksik onaylı örneği birbirinden ayırır, uygun dilekçeyi hazırlar, varsa iptal ve tenkis gibi maddi haklara ilişkin davaları kendi süreleri içinde yönetir. Mirasçıya hangi belgenin hangi amaçla istendiği açıklanır; yalnızca resmî süreleri korumak için gereken işlemle dava stratejisi birbirine karıştırılmaz. Her yeni belge alındığında kronoloji güncellenir. Bu yaklaşım hem yanlış adres itirazını hem de hak düşürücü sürenin başlangıcını belgesiz bir tahmine bağlama riskini azaltır.

Sık sorulan sorular

Almanya’da yaşayan mirasçıya vasiyetname mutlaka tebliğ edilir mi?

TMK 597 uyarınca mirasta hak sahibi olanların her birine kendilerini ilgilendiren kısımların onaylı örneği gideri terekeye ait olmak üzere tebliğ edilir.

Vasiyetname hangi sürede açılır?

TMK 596 gereğince vasiyetname, hâkime tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır.

Almanya adresi bilinen mirasçıya doğrudan ilan yapılabilir mi?

TMK 597/2 nerede olduğu bilinmeyenlere ilanı düzenler. Bilinen veya dosyada yer alan yurt dışı adresin durumu ayrıca incelenmelidir.

Türk vatandaşına Almanya’da konsolosluk aracılığıyla tebligat yapılabilir mi?

Evet. Tebligat Kanunu m.25/A kapsamındaki şartlar gerçekleştirilerek yapılabilir.

Tebligat Kanunu 25/A’da 30 gün hangi tarihten başlar?

Maddede öngörülen usulde gönderilen bildirimin muhataba tebliğ edildiğinin belgelendiği tarihten hareketle hesaplanır; yalnız konsolosluğa evrak teslimi yeterli değildir.

Sadece Alman vatandaşı mirasçıya 25/A uygulanır mı?

25/A’nın özel düzenlemesi yurt dışındaki Türk vatandaşına ilişkindir. Diğer kişilerde uygulanabilir uluslararası tebligat yolu ayrıca belirlenir.

Yanlış Türkiye adresine gönderilen vasiyetname evrakı ne olur?

Gönderim adresi, tebligat mazbatası, muhatabın bilinen adresi ve Tebligat Kanunu m.32 birlikte incelenerek usulî sonuç değerlendirilir.

Tebligat yoksa vasiyetname kendiliğinden iptal olur mu?

Hayır. Vasiyetnamenin açılması ve tebliği ile maddi geçerliliği farklı hukuki sorunlardır.

Vasiyetnamenin iptali için hangi süre uygulanır?

TMK 559 uyarınca öğrenmeye dayalı bir yıllık süre ile kanunda belirtilen on ve yirmi yıllık üst süreler ayrı değerlendirilir.

Tenkis davası için hangi kanun maddesi uygulanır?

TMK 571, saklı payın zedelenmesini öğrenmeden başlayarak bir yıl ve üst süre olarak on yıl düzenler.

Atanmış mirasçının mirası ret süresi ne zaman başlar?

TMK 606’ya göre vasiyetnameyle atanmış mirasçı için tasarrufun resmen bildirildiği tarih, üç aylık ret süresinin başlangıcıdır.

Almanya’dan avukat vasıtasıyla vasiyetname dosyası takip edilebilir mi?

Usulüne uygun vekâletnameyle takip mümkündür; talep edilen işlemin özel yetki gerektirip gerektirmediği HMK 73–74 çerçevesinde kontrol edilir.

Resmî mevzuat kaynakları

Yazar: Avukat Halil Bakırcı

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — Mersin ve İstanbul ofisleri. Almanya’da bulunan hak sahiplerinin Türkiye’deki miras, tebligat ve dava dosyaları somut hukuki belgeler üzerinden incelenir. +90 552 224 43 66

Mersin ofis haritası

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, Akdeniz/Mersin

İstanbul ofis haritası

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21 Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp