Avrupa Ödeme Emrinde 30 Gün Geçerse: Tebligat ve Yeniden İnceleme
Avrupa Ödeme Emrindeki 30 günlük itiraz süresinin geçtiği söylendiğinde önce tebligatın geçerliliği kontrol edilir. 1896/2006 sayılı Tüzüğün m.13–15 hükümlerindeki asgari tebligat şartları karşılanmamışsa olağan itiraz süresi başlamaz. Geçerli tebligata rağmen süresinde itiraz edilememişse ise m.20’deki istisnai yeniden inceleme şartları araştırılır. Bu iki durum aynı başvuru değildir. Almanya’da tebliğ edilmeyen veya usulsüz tebliğ edilen emir için ZPO §1092a ayrıca bir aylık başvuru düzenler.
Yurt dışında yaşayan veya yabancı bir ticari dosyayla karşılaşan Türkçe konuşan kişi açısından yalnız evrakın tarihine bakmak yeterli değildir. Emrin düzenlenmesi, tebliği, fiilen öğrenilmesi, itirazın gönderilmesi ve icra edilebilir ilan edilmesi ayrı tarihlerdir. Bu rehber, Türkiye’de tenfiz sürecini tekrar etmek yerine emri veren Avrupa ülkesindeki başvuru ile başka üye devletteki icra korumasını ayırır. Kaynak incelemesi: 24 Ekim 2026.

Avrupa Ödeme Emri ile ulusal ödeme emri aynı değildir
İlk adım, evrakın gerçekten 1896/2006 sayılı Tüzüğe dayanan Avrupa Ödeme Emri olup olmadığını belirlemektir. Alman ulusal Mahnbescheid, Fransız ulusal ödeme emri, tahsilat şirketinin ihtarı ve Avrupa Ödeme Emri farklı belgelerdir. Bir Alman mahkemesinden gelmiş olması, evrakın her zaman aynı usule tabi olduğunu göstermez. Başlık, mevzuat atfı, dosya numarası ve kullanılan form birlikte okunmalıdır.
Resmî Avrupa Ödeme Emri formları içinde Form E emri, Form F itirazı, Form G ise icra edilebilirlik açıklamasını gösterir. Dosyada yalnız Form G görülüyorsa ilk emrin ve tebligat kayıtlarının da alınması gerekir. Bankadan veya icra görevlisinden gelen bildirim, kaynak mahkemedeki evrak zincirinin yerine geçmez. Hangi belgeye hangi işlemle karşı çıkılacağı bundan sonra belirlenir.
Tüzük, medeni ve ticari nitelikteki belirli sınır ötesi para alacakları için kurulmuştur. Danimarka uygulama dışında kalır. Türkiye’deki icra ise bu düzenlemenin üye devletler arasındaki doğrudan dolaşım mekanizmasına girmez. Türkiye’deki malvarlığına yönelme konusunda Avrupa Ödeme Emrinin Türkiye’de icrası rehberi ayrıca incelenmelidir. Kaynak ülkedeki itirazın bekletilmesi için Türk tenfiz dosyasının açılması beklenmez.
Madde 16: süre devam ediyorsa olağan itiraz yolu
1896/2006 sayılı Tüzük m.16/2, itirazın emrin tebliğinden itibaren otuz gün içinde gönderilmesini ister. Madde 16/3 uyarınca borçlunun alacağa itiraz ettiğini belirtmesi yeterlidir; bu aşamada bütün esas savunmasını ve delillerini ayrıntılı biçimde açıklaması zorunlu değildir. Ancak dosya ve taraf kimliği doğru gösterilmeli, beyan imzalanmalı ve kabul edilen yöntemle kaynak mahkemeye gönderilmelidir.
İtiraz alacaklıya, tahsilat şirketine veya bankaya değil, emri veren mahkemeye yöneltilir. Karşı tarafla ödeme görüşmesi yapılması ya da e-posta üzerinden borcun kabul edilmediğinin söylenmesi, mahkemeye gönderilmesi gereken itirazın yerine kendiliğinden geçmez. Elektronik iletişimde de m.16/4 ve 5’in kabul edilen yöntem ve imza düzeni kontrol edilir. Mahkemenin genel bilgi e-postasının başvuru kanalı olduğu varsayılmamalıdır.
Süresinde itirazın sonucu, borcun otomatik olarak yok olması değildir. Güncel m.17, alacaklının uygun tercihi ve ilgili koşullara göre Avrupa Küçük Talepler Usulüne veya uygun ulusal hukuk yargılamasına geçişi düzenler. Alacaklının itiraz hâlinde sürecin sona ermesini açıkça istemesi ayrıca dikkate alınır. Bu nedenle itirazdan sonra gelen yeni mahkeme yazıları takip edilmeli; ilk Form F gönderimi bütün uyuşmazlığın bittiği şeklinde görülmemelidir.
Otuz gün sonunda verilen icra edilebilirlik açıklaması
Madde 18, kaynak mahkemenin itirazın ulaşması için uygun iletim süresini de dikkate almasını ve tebliğ tarihini doğrulamasını ister. İtiraz yoksa emir Form G ile icra edilebilir ilan edilir. Buradaki hesap, yalnız emrin düzenlendiği tarihten otuz gün sayılması değildir. Gerçek tebliğ kaydıyla itirazın gönderim ve dosyaya ulaşma kayıtları birlikte değerlendirilir.
Borçlu itirazı zamanında gönderdiğini ileri sürüyorsa gönderilen metnin bir örneği ve gönderim delili saklanmalıdır. Sadece boş bir formun bilgisayarda kayıtlı olması gönderildiğini kanıtlamaz. Elektronik alındı, posta kaydı veya kabul edilen iletişim sisteminin teslim verisi önem taşır. Yanlış dosya numarası veya yanlış muhatap varsa bunun sonuca etkisi ilgili usulde ayrıca incelenir; sonradan tahminî tarih yazılarak eksiklik giderilmez.
Asgari tebligat şartları yoksa süre başlamaz
AB Adalet Divanının 4 Eylül 2014 tarihli birleşik C-119/13 ve C-120/13 kararı, bu konuda belirleyici ayrımı yapar. Kararın 43. paragrafına göre m.13–15’in asgari şartlarına uygun tebligat bulunmadığında m.16/2’deki süre işlemeye başlamaz. Sürenin dolmasına bağlı icra edilebilirlik ve istisnai inceleme işlemleri de bu eksiklikten etkilenir.
Divan, hiç uygun tebligat bulunmamasının m.20’deki sınırlı istisnai inceleme sebepleri arasına kıyasla yerleştirilemeyeceğini açıklar. Kararın 45–49. paragrafları, bu eksiklik icra edilebilirlik ilanından sonra ortaya çıkmışsa başvuru usulünün m.26 uyarınca ulusal hukukla belirlenmesini ve borçluya eksikliği ileri sürme imkânı tanınmasını ister. Eksiklik usulünce ortaya konulduğunda icra edilebilirlik açıklaması geçersiz hâle gelir.
Bu sonuç, kişinin yalnız “bana gelmedi” demesiyle bütün işlemlerin kendiliğinden kaldırıldığı anlamına gelmez. Kullanılan adres, teslim yöntemi, teslim alan kişinin sıfatı ve belge içeriği incelenir. M.14 kapsamındaki bazı yöntemlerde borçlunun imzasını taşıyan teslim belgesi bulunmaması tek başına geçersizlik değildir. Buna karşılık m.14/2, adresin kesin olarak bilinmediği durumda bu maddedeki teslim yöntemlerinin kullanılamayacağını açıkça düzenler.
Teslim belgesindeki imza ve temsil kaydı nasıl okunur?
Madde 13, muhatabın teslim aldığını gösteren yöntemleri düzenler. Muhatabın imzaladığı alındı yanında, yetkili görevlinin belgeyi teslim aldığını veya hukuki gerekçe olmaksızın almaktan kaçındığını kaydettiği tebligat da maddede yer alır. Bu nedenle yalnız kişinin kendi imzası bulunmadığı gerekçesiyle bütün teslimler geçersiz ilan edilmez. Görevlinin kaydı, teslim tarihi ve uygulanan ulusal yöntem birlikte incelenmelidir.
Madde 14 ise borçlunun kendi teslim kanıtı bulunmadan yapılabilen belirli yöntemleri sayar. Aynı evde yaşayan kişiye teslim, belirli işyeri teslimleri, posta kutusuna bırakma veya ilgili koşullarla başka yere bırakılıp bildirim yapılması bu yapı içinde değerlendirilir. Her yöntem için maddenin aradığı kayıt şartları ve adresin kesin olarak bilinmesi koşulu ayrı kontrol edilir. Bir komşuya veya eski işyerindeki kişiye verilmiş her evrak, sırf üçüncü kişi teslim aldı diye bu kapsama otomatik girmez.
Madde 15, m.13 veya m.14 kapsamındaki teslimin borçlunun temsilcisine de yapılabilmesine izin verir. Temsilciye teslim iddiası varsa temsil yetkisinin hangi dosyayı kapsadığı ve ilgili tarihte devam edip etmediği gösterilir. Bir şirketin muhasebecisi, eski avukatı ve güncel dava vekili aynı sıfat değildir. Başvuru, teslim alan kişinin gerçekte kim olduğunu ve hangi hukuki bağlantıyla muhatap kabul edildiğini açıklamalıdır.
Dosyadan istenecek evrak yalnız son karar değildir. Tebligat talebi, kullanılan adresin kaynağı, görevli tutanağı, alındı belgesi ve varsa iade kaydı birlikte hazırlanır. Bu belgelerde farklı tarihler görülüyorsa hangisinin gönderim, hangisinin teslim ve hangisinin mahkemeye dönüş tarihi olduğu ayrılır. Böylece başlangıç tarihi, belgedeki rastgele bir mühürden değil hukuken ilgili teslim işleminden hareketle değerlendirilir.
Elektronik başvuru ve tebligatta 2023/2844 değişikliği
2023/2844 sayılı Tüzük m.19, Avrupa Ödeme Emrinin elektronik başvurusu, imzası ve tebligatı hakkındaki hükümleri değiştirmiştir. M.13’e, 2020/1784 sayılı Tebligat Tüzüğünün m.19 ve m.19a hükümlerindeki elektronik yöntemlere atıf eklenmiştir. M.16/4 ve 5’in başvuru ile elektronik imza düzeni de bu değişikliklerle birlikte okunmalıdır. Bu nedenle yalnız 2017 tarihli konsolide metnin iletişim hükümlerine bakılarak bütün elektronik tebligatlar değerlendirilmez.
2023/2844 m.26/2 genel uygulama başlangıcını 1 Mayıs 2025 olarak belirler; m.3 ve 4’teki dağıtık sistem ve elektronik erişim düzeni için m.26/3–4 ayrıca kademeli takvim içerir. Metinde elektronik erişim yolunun bulunması, her mahkemenin bütün yeni kanallarının aynı gün kullanılmaya başladığını göstermez. Somut dosyada mevcut ve kabul edilen kanal, gerekli kimlik doğrulama, imza ve teslim kaydı kontrol edilir. Sıradan e-postanın her durumda geçerli itiraz veya tebligat sayılması sonucuna varılmaz.
Almanya’da tebliğ edilmeyen emre karşı bir aylık başvuru
Alman ZPO §1092a, Avrupa Ödeme Emri hiç tebliğ edilmemiş veya m.13–15’e uygun tebliğ edilmemişse kaldırma istemini düzenler. Başvuru, kişinin emrin verilmesini veya tebligat eksikliğini öğrendiği ya da öğrenebileceği tarihten itibaren bir ay içinde yapılmalıdır. Bu ulusal başvuru süresi, Avrupa emrine olağan itiraz için geçerli otuz günlük süreden ayrı bir takvimdir.
Başlangıcın yalnız kişinin beyan ettiği fiilî öğrenme günü olduğu varsayılmaz; kanun öğrenebilecek olmayı da belirtir. Banka bildirimi, icra yazısı, mahkemeden alınan suret ve daha önceki iletişim kayıtları birlikte incelenir. Bir aylık süreyi koruyabilmek için hangi olayın ilk bilgi sağladığı dürüstçe açıklanmalıdır. Daha eski belgeyi saklamak veya öğrenme tarihini geriye ya da ileriye değiştirmek hukuki çözüm değildir.
Mahkeme §1092a’daki sebeple talebi kabul ederse Avrupa Ödeme Emrini hükümsüz ilan eder. Emir önceden icra edilebilir kılınmışsa hüküm, cebrî icranın kabul edilemezliğinin açıklanmasını da düzenler. Başvuru karar yoluyla sonuçlandırılır ve bu karara karşı olağan itiraz yolu bulunmadığı belirtilir. §1092’nin olguların inandırıcı biçimde ortaya konulması ve ilgili usul hükümleri de uygulanır. Bu sonuçlar, Almanya için doğrulanmış özel düzenlemedir; başka ülkelere aynen taşınmaz.
Geçerli tebligat vardır fakat savunma hazırlamaya zaman kalmamıştır
Madde 20/1-a için iki şart birlikte aranır: emir m.14’teki yöntemlerden biriyle tebliğ edilmiş olmalı ve borçlunun kusuru olmadan savunmasını hazırlamasına yeterli zaman kalmamış olmalıdır. Bu, m.13–15’e aykırı hiçbir geçerli tebligat bulunmaması durumundan farklıdır. Başvuru, hangi yöntemle yapılan tebligatın neden yeterli savunma zamanı sağlamadığını açıklamalıdır.
Usule uygun belge teslimiyle kişinin gerçekte ne zaman savunma hazırlayabilecek duruma geldiği ayrı olgulardır. Dosyada teslim tutanağı, kişinin bildirdiği engel ve engelin süresi birlikte sunulur. M.20/1’in sonunda aranan gecikmeden hareket etme koşulu da gösterilmelidir. Engel ortadan kalktıktan sonra neden uzun süre beklenildiği açıklanmadan yalnız ilk engelin varlığına dayanılması yeterli hazırlık değildir.
Mücbir sebep veya olağanüstü durum nedeniyle itiraz edilememişse
Madde 20/1-b, borçlunun kusuru olmaksızın mücbir sebep veya olağanüstü koşullar nedeniyle itiraz edememesini düzenler. Bu hüküm, unutulan her evrak veya takip edilmeyen her iş yazışması için yeni bir serbest itiraz süresi sağlamaz. İleri sürülen olayın gerçekten itirazı engellediği, hangi günlerde devam ettiği ve borçlunun kusuruyla ilişkisi somut belgelerle ortaya konulmalıdır.
Bir sağlık, ulaşım veya iletişim olayı ileri sürülüyorsa sadece olayın başlığı değil, başvuru yapamama üzerindeki etkisi açıklanır. Her hastalık veya her sistem arızası otomatik mücbir sebep olarak adlandırılmaz. İmzalı beyan, ilgili resmî kayıtlar ve zaman çizelgesi aynı dosyada birleştirilir. Mahkemenin değerlendirmesine sunulacak husus, borçlunun neden ve ne kadar süre itiraz edemediğidir; esas borcun haklılığı ayrı sorudur.
Açıkça yanlış verilmiş emir ve diğer istisnai durumlar
Madde 20/2, Tüzüğün gereklilikleri dikkate alındığında açıkça yanlış verilmiş emir veya diğer istisnai koşullar için yeniden inceleme yolu tanır. Bu hüküm, olağan itirazda ileri sürülmesi gereken bütün maddi savunmaların süre geçtikten sonra sınırsız biçimde sunulacağı anlamına gelmez. Hangi gerekliliğin açıkça ihlal edildiği ve neden bu durumun istisnai inceleme kapsamında olduğu açıklanmalıdır.
Kaynak mahkeme önündeki bu başvuru ile icra devletinde borcun esasını yeniden tartışmak aynı işlem değildir. M.22/3, icra devletinde emrin esas yönünden yeniden incelenmesini yasaklar. Borçlu aynı dilekçeyi farklı ülkelerin bankalarına göndererek m.20 başvurusunu tamamlamış sayılmaz. Yetkili kaynak mahkeme, geçerli başvuru yöntemi ve ulusal usul şartları ayrı belirlenmelidir.
Gecikmeden hareket etme koşulu nasıl belgelenir?
M.20/1 kapsamındaki dosyada emrin ve engelin öğrenildiği tarih, engelin kalktığı gün, avukata başvuru, belge temini ve mahkemeye gönderim tarihleri ayrı gösterilir. Bu kayıtlar, soyut bir iyi niyet açıklamasından daha denetlenebilir bir değerlendirme sağlar. Ancak avukatla görüşmek tek başına mahkemeye yapılması gereken başvuru değildir. Başvurunun fiilen sunulduğunu gösteren kayıt alınmalıdır.
Tüzük m.20/1, gecikmeden hareket etmeyi ister; her olay için ikinci bir otuz günlük serbest süre koymaz. Alman §1092a’daki bir aylık süre ise uygun tebligat bulunmaması için ayrı ulusal düzenlemedir. Bu iki ölçüt tek süreymiş gibi birleştirilmemelidir. Almanya’da ZPO §1092/4, m.16/2 süresine eski hâle getirme yolunun uygulanmayacağını da açıkça belirtir.
Almanya’daki dosyada başvuru ve temsil kontrolü
Almanya’nın resmî m.29 bildirimi, Avrupa Ödeme Emri işlemleri için Amtsgericht Wedding’in ülke çapındaki yetkisini ve sonraki çekişmeli işlemler bakımından ayrıca yetkili mahkeme düzenini açıklar. İş uyuşmazlıklarına ilişkin özel görev istisnası da bildirimde yer alır. Bu nedenle elinizdeki kararın hangi mahkemeden çıktığı ve istenen işlemin aşaması birlikte kontrol edilmelidir.
Tüzük m.24, ilk alacaklı başvurusu ile borçlunun olağan itirazında zorunlu avukat temsilini kaldırır. Bu hükümden m.20 incelemesi ve bütün sonraki yargılamalarda hiçbir temsil şartı olmadığı sonucu çıkarılamaz. Ulusal usul ayrıca belirlenir. Alman bildiriminde kabul edilen dil Almanca olarak gösterilmiştir. Formun Türkçe açıklanmış olması, yabancı mahkemeye Türkçe gönderimin geçerli olduğunun kanıtı değildir.
Yeniden inceleme istemek icrayı kendiliğinden durdurmaz
Madde 23, borçlu m.20 incelemesine başvurmuşsa icra devletindeki yetkili mahkemeden ayrıca koruma isteyebilmesini düzenler. Mahkeme icrayı koruyucu tedbirlerle sınırlayabilir, belirleyeceği güvenceye bağlayabilir veya istisnai koşullarda durdurabilir. Başvurunun varlığı otomatik tam durma değildir. İnceleme dilekçesinin kaydı, icra dosyası ve istenen geçici korumanın gerekçesi birlikte sunulur.
Emrin Almanya’da verilip Almanya’da icra edildiği dosyada ZPO §1095/1, m.20 veya §1092a başvurusu yapılması hâlinde §707’nin uygun şekilde uygulanmasını düzenler. Böylece geçici icra koruması için ulusal bağlantı ayrıca kurulmuştur. Yabancı üye devletteki m.23 başvurusuyla Alman iç icra koruması aynı merci ve usul diye anlatılmamalıdır.
Hesapta ayrıca Avrupa Hesap Koruma Emri bulunuyorsa bu başka bir düzenlemeye dayanır. Ödeme emrinin tahsil işlevi ile 655/2014 kapsamındaki hesap korumasının bloke işlevi farklıdır. EAPO blokesine itiraz rehberi bu ikinci dosyanın yollarını açıklar. Bir dosyada başvuru yapılması diğer dosyanın bütün emirlerini otomatik kaldırmaz.
Ödeme yapılmışsa veya önceki karar çelişiyorsa
Madde 22/2, borçlunun alacaklıya emirde hükmedilen tutarı ödediği ölçüde icranın reddedilmesini istemesine izin verir. Dekontun hangi borca ait olduğu, ödeme tarihi ve kalan tutar gösterilir. Kısmi ödeme tam borç sona ermiş gibi yazılmaz. Bu yol, kaçırılan itiraz süresinden sonra alacağın başlangıçtaki bütün esasını yeniden yargılatmak değildir; gerçek ifa üzerinden mevcut icra kapsamının belirlenmesidir.
Madde 22/1, aynı taraflar ve aynı uyuşmazlık hakkında önceki bir kararla bağdaşmazlığı da belirli koşullarla düzenler. Önceki kararın icra devletinde tanınma şartlarını taşıması ve çelişkinin kaynak yargılamada ileri sürülememiş olması gerekir. Eski tarihli herhangi bir dava dosyası bu koşulları tek başına karşılamaz. Önceki kararın tam hükmü ve yeni emirle gerçek çelişki ayrı açıklanır.
Başvurunun kabulü ile borcun maddi sonucu ayrıdır
M.20/3 kapsamında haklı inceleme kararı verilirse Avrupa Ödeme Emri hükümsüz olur; hiçbir inceleme sebebi bulunmadığı için başvuru reddedilirse emir yürürlükte kalır. Bu sonuç, her durumda maddi alacağın da kesin olarak yok edildiğini söylemez. Emre ilişkin usul sonucu ve alacaklının başka bir yargılama yoluna başvurma imkânı ayrı değerlendirilir. Kararın hüküm bölümü, kapsamından daha geniş yorumlanmamalıdır.
Usulsüz tebligat dosyasında ise ABAD’ın icra edilebilirlik açıklamasına ilişkin sonucu ile ulusal kanunun verdiği başvuru sonucu birlikte okunur. Almanya’da §1092a emrin hükümsüzlüğünü ayrıca düzenler. Başka ülkede alınmış işlem için Alman hükmü otomatik uygulanmaz. Yapılacak iş, gerçek tebligat sorununu doğru kaynak ülke usulüne bağlamak ve devam eden icra dosyasında gerekli korumayı ayrıca istemektir.
| Durum | Temel dayanak | Hazırlanacak kayıt |
|---|---|---|
| Geçerli tebliğ, süre devam ediyor | M.16 olağan itiraz | Form E, tebliğ tarihi, imzalı itiraz ve gönderim kanıtı |
| Asgari tebligat yok | C-119/13 ve C-120/13; m.26 ve ilgili ulusal usul | Adres, teslim, temsil ve gerçek öğrenme kayıtları |
| Almanya’da uygun tebliğ yok | ZPO §1092a | Öğrenme veya öğrenebilme tarihi; bir aylık takvim |
| Kusursuz engel veya istisnai durum | M.20 | Engel, devam süresi, sona erme ve gecikmeden başvuru |
| İcra devam ediyor | M.23 veya uygun ulusal koruma | İnceleme başvurusu, icra kaydı ve koruma gerekçesi |
| Borç ödenmiş | M.22/2 | Dekont, ilgili borç ve kalan miktar |
Sık sorulan sorular
Avrupa Ödeme Emrine otuz gün içinde ayrıntılı savunma gerekir mi?
M.16/3, olağan itirazda alacağa karşı çıkıldığının belirtilmesini yeterli görür. Doğru mahkemeye, imzalı ve kabul edilen yöntemle gönderim gerekir.
Tebligat asgari şartlara aykırıysa süre başlar mı?
C-119/13 ve C-120/13 kararına göre uygun tebligat yoksa m.16/2 süresi başlamaz. Eksiklik belgelenerek ilgili ulusal başvuru yolunda ileri sürülmelidir.
Almanya’da usulsüz tebliğ için özel süre var mı?
ZPO §1092a, emrin verilmesinin veya tebliğ eksikliğinin öğrenildiği ya da öğrenilebileceği tarihten itibaren bir aylık başvuru düzenler.
M.20 herkese yeni bir otuz gün verir mi?
Hayır. Madde sınırlı istisnai sebepler içerir; m.20/1 durumlarında gecikmeden hareket edilmesini ister. Genel ikinci itiraz süresi değildir.
Usulsüz tebligat ile kusursuz gecikme aynı başvuru mu?
Hayır. Asgari tebligatın bulunmaması için ABAD’ın m.26 bağlantılı ulusal usul yaklaşımı; geçerli tebliğ sonrası istisnai engel için m.20 ayrılır.
İnceleme başvurusu bankadaki icrayı otomatik durdurur mu?
Hayır. M.23 veya uygulanabilir ulusal hüküm kapsamında ayrıca koruma talebi ve yetkili makamın kararı gerekir.
Borca ilişkin eski savunmamı icra ülkesinde yeniden tartışabilir miyim?
M.22/3, icra ülkesinde esasın yeniden incelenmesini yasaklar. Ödeme veya önceki kararla çelişki gibi özel başvuru sebepleri kendi şartlarına tabidir.
Alacaklıya ödeme yaptıysam hangi belge önemlidir?
M.22/2 bakımından ödemenin alacaklıya ve emirdeki borca ait olduğunu gösteren kayıt gerekir. Kısmi ödeme kadar icra kapsamı ayrıca belirlenir.
Her aşamada avukat zorunluluğu kaldırılmış mıdır?
M.24’teki muafiyet ilk başvuru ve olağan itiraz içindir. İstisnai inceleme ve sonraki dava aşamalarının ulusal temsil koşulları ayrıca kontrol edilir.
Türkiye’de tenfiz davasını beklemek doğru mu?
Kaynak ülkedeki başvuru süreleri Türk dosyasını beklemez. Avrupa emrine karşı işlem ile Türkiye’deki tenfiz savunması ayrı yürütülmelidir.
Resmî kaynaklar
- 1896/2006 sayılı Tüzük, konsolide metin: m.13–26.
- ABAD, 4 Eylül 2014, C-119/13 ve C-120/13: özellikle paragraf 43–49; ECLI:EU:C:2014:2144.
- ZPO §1092a; §1092; §1095.
- Almanya’nın resmî m.29 bildirimi.
- Resmî Form E, F ve G.
Türkiye bağlantılı dosyanız için iletişim
İstanbul ve Mersin ofisleriyle görüşme talebinde emri veren ülkeyi, tebliğ veya öğrenme tarihini ve mevcut icra işlemini belirtin. Evrakların güvenli iletim yöntemi ayrıca belirlenir.
İstanbul ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin ofisi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinGörüşme talebinizi iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.