B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Avustralya’daki Tanık Türkiye’deki Hukuk Davasında Nasıl Dinlenir? 1970 Lahey Delil Sözleşmesi ve HMK 259

Kısa ve Net Cevap

Avustralya’da yaşayan kişinin Türkiye’de devam eden bir hukuk davasında tanık olarak gösterilmesi, tanığın her durumda uçak bileti alıp Türkiye’ye gelmesi gerektiği anlamına gelmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.259 tanığın kural olarak davaya bakan mahkemede dinleneceğini düzenler; mahkemenin yargı çevresi dışındaki tanığın istinabe yoluyla dinlenmesine ilişkin hüküm de aynı maddede yer alır. Avustralya gibi yabancı ülkelerde delil toplanması ise ayrıca milletlerarası adli yardımlaşma kuralları çerçevesinde ele alınır. Türkiye ve Avustralya arasında 18 Mart 1970 tarihli Hukukî veya Ticarî Konularda Yabancı Ülkelerde Delil Sağlanması Hakkında Lahey Sözleşmesi, resmî HCCH kabul kaydına göre 16 Mart 2010’dan bu yana iki ülke arasında yürürlüktedir. Bu sözleşme, talep edilen delilin Avustralya’da hangi usulle toplanabileceği konusunda yasal bir işbirliği yolu sağlar. Bununla birlikte tanığın internet bağlantısı bulunması, Türk mahkemesinin onu kendiliğinden telefonla dinleyebileceği anlamına gelmez. Uygulanabilir yöntem mahkeme kararına, delil niteliğine ve ilgili usul hukukuna göre belirlenir.

Avustralya'daki tanığın Türkiye hukuk davasında Lahey Delil Sözleşmesi ve HMK 259 kapsamında dinlenmesi
Avustralya’da tanık dinleme talebinde Lahey Delil Sözleşmesi ve Türk usul hukuku birlikte incelenir.

Kısa Özet Tablosu

İşlemDayanakKontrol edilmesi gereken husus
Tanık listesiHMK m.240Ad, adres ve tanıklık konusu
Tanığın dinlenmesiHMK m.259Mahkeme kararı ve usul
Yurt dışına delil talebi1970 Sözleşmesi m.1–3Mahkeme ve delilin tanımı
İngilizce tercümeSözleşme m.4, Avustralya çekincesiİngilizce talep veya tercüme
Çekinme haklarıSözleşme m.11, HMK m.247 vd.Hakların usulüne uygun değerlendirilmesi
Delillerin değerlendirilmesiHMK m.198Mahkemenin bütün dosya delilleri

Avustralya’daki tanığın Türkiye’deki mahkemeye gelmesi şart mı?

Avustralya’da yaşayan kişinin Türkiye’de devam eden bir hukuk davasında tanık olarak gösterilmesi, tanığın her durumda uçak bileti alıp Türkiye’ye gelmesi gerektiği anlamına gelmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.259 tanığın kural olarak davaya bakan mahkemede dinleneceğini düzenler; mahkemenin yargı çevresi dışındaki tanığın istinabe yoluyla dinlenmesine ilişkin hüküm de aynı maddede yer alır. Avustralya gibi yabancı ülkelerde delil toplanması ise ayrıca milletlerarası adli yardımlaşma kuralları çerçevesinde ele alınır. Türkiye ve Avustralya arasında 18 Mart 1970 tarihli Hukukî veya Ticarî Konularda Yabancı Ülkelerde Delil Sağlanması Hakkında Lahey Sözleşmesi, resmî HCCH kabul kaydına göre 16 Mart 2010’dan bu yana iki ülke arasında yürürlüktedir. Bu sözleşme, talep edilen delilin Avustralya’da hangi usulle toplanabileceği konusunda yasal bir işbirliği yolu sağlar. Bununla birlikte tanığın internet bağlantısı bulunması, Türk mahkemesinin onu kendiliğinden telefonla dinleyebileceği anlamına gelmez. Uygulanabilir yöntem mahkeme kararına, delil niteliğine ve ilgili usul hukukuna göre belirlenir.

Kısa özet: Tanık dinlenmesi ile belge temini arasındaki fark

Türkiye’deki bir dosyada Avustralya’dan bilgi istenmesi, her zaman tanığın sözlü beyanının alınmasını gerektirmez. Bir banka hesap hareketi, şirket sicil belgesi, sağlık kurumu kaydı veya maaş bordrosu farklı belge temin yollarına tabi olabilir. 1970 Lahey Delil Sözleşmesi’nin m.1 ve m.3 hükümleri, hukukî veya ticarî yargılamalarda delil sağlanması talebinin kapsamını ve talep yazısındaki zorunlu bilgileri gösterir. Dava konusu, tarafların kimliği, tanığın adı ve adresi, sorulacak konular ve belge listesi önceden belirlenmelidir. HMK m.240 ve devamı tanık delilinin Türk mahkemesinde nasıl ileri sürüleceğine dair esasları içerir. Delil talebini hazırlarken ‘Avustralya’dan bütün kayıtların getirtilmesi’ biçiminde belirsiz istekte bulunmak yerine, ispatlanmak istenen vakıa ile her bir delilin ilişkisi kurulur. Örneğin bir ticaret davasında sözleşmenin Avustralya’da imzalanmasına tanık olan kişiyle sözleşmenin muhasebe kayıtlarının saklandığı şirket farklı delil kaynaklarıdır. Birinci kaynak kişisel tanıklık, ikincisi belirli belgelerin temini şeklinde planlanır.

Türkiye–Avustralya arasında 1970 Lahey Delil Sözleşmesi yürürlükte mi?

Lahey Özel Hukuk Konferansı’nın (HCCH) resmî taraflık tablosu, Avustralya’nın 1970 Delil Sözleşmesi’ne katılımını ve Türkiye’nin onayını ayrı tarihlerde gösterir. Avustralya’nın katılımı devletlerin kabulünü gerektiren usule tabidir. HCCH’nin ‘Acceptances of accessions – Australia’ tablosu Türkiye’nin 15 Ocak 2010’da katılımı kabul ettiğini ve iki devlet arasında sözleşmenin 16 Mart 2010’da yürürlüğe girdiğini açıkça kaydeder. Bu tarih, ‘her iki ülke de sözleşmeye taraf, o hâlde aralarında otomatik uygulanır’ gibi eksik bir değerlendirmenin neden sakıncalı olduğunu gösterir. Somut başvuruda iki ülke arasındaki yürürlük bağlantısı ve Avustralya’nın beyan ve çekinceleri birlikte okunmalıdır. Sözleşmenin varlığı mahkemeye her delil talebini kabul ettirmez; talep edilen işlemin sözleşmenin kapsamına girmesi, ilgili talep usulünün izlenmesi ve talebin yürütüleceği ülkenin mevzuatındaki koşulların karşılanması gerekir. Kaynakları doğrudan HCCH’nin resmî kayıtlarından doğrulamak, tarih ve yetki yanılgısını önler.

Sözleşme m.1: Hangi davalarda kullanılabilir?

1970 Lahey Delil Sözleşmesi m.1, hukukî veya ticarî bir yargılamada kullanılmak üzere yabancı ülkeden delil toplanmasını amaçlayan istinabe taleplerini düzenler. Dava başlamış veya öngörülen bir yargılama için delil talebinden söz edilebilir; buna karşılık belirsiz bir ticari araştırma ya da sadece bilgi toplama amacıyla sınırsız belge avına çıkılması bu mekanizmanın işlevi değildir. Türkiye’deki miras, mal rejimi, tazminat, iş ve ticaret uyuşmazlıklarının her biri bakımından talep edilen delilin niteliği incelenir. Ceza soruşturmasına ilişkin uluslararası yardımlaşmayı aynı sözleşmenin kapsamına sokmak doğru olmaz; ceza alanında farklı mevzuat uygulanır. Bir tanığın Avustralya’da bulunması dışında, tanıklığın hangi ispat konusu için gerekli olduğu dava dosyasıyla ilişkilendirilmelidir. Tarafın sırf davayı geciktirmek amacıyla çok sayıda ve konu dışı tanık göstermesi usulî risk doğurabilir. Tanık sıfatı, kişinin dava tarafı olup olmaması ve beyanın konusu da önemlidir. Sözleşmenin m.1 metni, tebligat ve ihtiyati tedbir gibi farklı usul işlemlerini delil sağlama mekanizmasının dışında tuttuğundan her yurt dışı işleme aynı sözleşme uygulanmaz.

HMK m.240 ve tanık listesi nasıl hazırlanmalı?

Türk mahkemesinde tanık deliline dayanılacaksa HMK m.240’taki düzenleme esas alınır. Tanığın adı, soyadı ve tebliğe elverişli adresiyle birlikte hangi vakıalar hakkında dinletileceği açıklanmalıdır. Avustralya adresi bir bütün olarak yazılmalı; eyalet, şehir, posta kodu ve mümkünse muhatabın güncel iletişim bilgileri doğru belirlenmelidir. ‘Sydney’de oturan bir arkadaşım’ gibi belirsiz tanık tanımları, uluslararası adli yardımlaşma talebinde kullanılabilecek yeterlilikte değildir. Tanığın doğrudan gördüğü veya duyduğu olaylar, taraflardan duyduğu söylentilerden ayrıştırılmalıdır. Tanıklığın esas amacı kişinin kişisel bilgisini aktarmasıdır. HMK m.240 ayrıca tanık listesinde bildirilen kişiler dışındaki tanıkların dinlenmesi ve ikinci liste verilmesiyle ilgili kısıtlamalar içerdiğinden, listeyi aceleyle eksik oluşturmak hak kaybına yol açabilir. Uluslararası talep, iç hukuktaki delil ileri sürme sürelerini kendiliğinden uzatmaz. Tanığın yurt dışında olduğu, delil dilekçesinde açıkça belirtilerek uygulanabilir dinleme yönteminin mahkemece değerlendirilmesi istenebilir. Delil dilekçesi ile adli yardımlaşma yazısı birbirinin yerine geçen belgeler değildir.

HMK m.259 uyarınca tanığı kim dinler?

HMK m.259’un ilk fıkrasında tanıkların davaya bakan mahkemede dinleneceği düzenlenir. Aynı maddenin dördüncü fıkrası, mahkemenin yargı çevresi dışındaki tanığın bulunduğu yer mahkemesince dinlenmesine karar verebileceğini öngörür. Türkiye içindeki bu usul ile yabancı devlet makamından delil toplanmasını istemek aynı mekanizma değildir. Avustralya’da yaşayan bir tanığın dinlenmesi için Türkiye’deki mahkemenin milletlerarası adli yardımlaşma yöntemi kullanması gerektiğinde 1970 Lahey Sözleşmesi ve devletler arası uygulama devreye girer. Avustralya Başsavcılık Departmanı, yabancı mahkemelerden gelen resmî taleplerin yetkili Avustralya makamına iletildiğini ve uygun hâllerde ilgili mahkemede delil alınmasına yönelik karar istendiğini açıklamaktadır. Delilin kim tarafından, hangi sorularla ve hangi kayıt biçiminde alınacağı o usule göre belirlenir. Türk mahkemesinin tanığı doğrudan kendi yargı çevresindeki kişiymiş gibi zorlayabilmesi mümkün değildir. Tanığın beyanının Türkiye’deki dosyaya hangi şekilde döneceği, talebin kapsamı ve uygulama makamının işlemleriyle bağlantılıdır.

İstinabe talebinde 1970 Sözleşmesi m.3 hangi bilgileri arar?

1970 Lahey Delil Sözleşmesi m.3, istinabe talebinin hangi resmî makam tarafından yapıldığını ve istenen delil işlemine ilişkin ayrıntıları düzenler. Talep eden mahkeme, istenen makam biliniyorsa onun adı, tarafların ve temsilcilerinin kimlik ve adresleri, davanın niteliği ve toplanacak delilin açıklaması belirtilmelidir. Tanık dinlenmesi isteniyorsa kişinin adı, adresi, sorulacak sorular veya açıklanması beklenen konu, yemin veya beyan şekli gerekliliği ve gerekiyorsa özel usul talebi talep yazısına eklenir. Bu nedenle mahkemeye yalnız ‘tanığım Avustralya’da, dinlensin’ demek yerine, tanığın bilgisine başvurulacak somut vakıaların yazılması gerekir. İstinabe yazısının yetkili yargı mercii üzerinden düzenlenmesi, taraf avukatının Avustralya makamına sıradan bir e-posta gönderip resmî tanık dinlemesi yaptırmasıyla aynı değildir. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün hukuk istinabe açıklamaları, milletlerarası adli yardımlaşmanın merkezi makam ve usul bakımından nasıl ele alındığını gösterir. İstenilen delil ve sorular, dava dosyasındaki uyuşmazlık sınırını aşmamalıdır.

Avustralya’da görevli merkezi makam kimdir?

Avustralya Attorney-General’s Department, 1970 Lahey Delil Sözleşmesi bakımından Avustralya’nın belirlenmiş merkezi makamlarından biridir. Resmî Avustralya açıklamasına göre yabancı mahkemeden gelen talep şartlara uygunsa ilgili eyalet veya bölge makamına yönlendirilebilir. Böylece tanığın Sydney’de ya da Melbourne’de bulunmasının, delilin fiilen hangi makam tarafından alınacağı üzerinde etkisi olabilir. Resmî açıklama, m.1 kapsamındaki Letter of Request için delilin bulunduğu eyalet veya bölge biliniyorsa ilgili Supreme Court siciline doğrudan başvurunun da mümkün olabileceğini belirtir. Ancak bu bilgi, Türk mahkemesinin kendi uluslararası istinabe yazışma usulünü devre dışı bırakacağı şeklinde yorumlanmamalıdır. Türkiye tarafındaki mahkemenin göndereceği yazının ve iç hukuk işlemlerinin hukuki dayanağı ayrıca gözetilir. Avustralya makamının istenen delili hangi usulde alacağı, ilgili eyalet hukukuna ve mahkeme kararına bağlı olabilir. Eyalet mahkemelerinin yetki sınırı ve belge gereklilikleri başvuru tarihindeki resmî duyurulardan kontrol edilmelidir. Yetkisiz kişiye gönderilen belge, hukuken geçerli tanık ifadesi oluşturmaz.

İstinabe yazısında İngilizce tercüme zorunlu mu?

Avustralya Attorney-General’s Department resmî uygulama rehberinde, 1970 Lahey Sözleşmesi m.4/2 uygulamasını Avustralya’nın çekince ile dışladığını ve delil taleplerinin İngilizce hazırlanması veya İngilizce çevirisinin bulunması gerektiğini açıklamaktadır. Bu nedenle yalnız Türkçe olarak hazırlanmış tanık sorularının tercümesiz biçimde Avustralya’ya gönderilip eksiksiz işleme konulacağı varsayılmamalıdır. Sözleşmenin m.4 hükmünde dil ve çeviri kuralları açıklanır. Tanığın İngilizce konuşup konuşmaması, istinabe talebinin İngilizce hazırlanması gerekliliğinden farklı konudur. Türkçe konuşan bir tanığın beyanında tercümana ihtiyaç duyulması, uygulanacak usul uyarınca ayrıca ele alınabilir. Talep dosyasındaki isim, adres, dava türü, tanık soruları ve belge adları arasında çeviri tutarlılığı bulunmalıdır. Ticari terimler, hesap kalemleri veya teknik olaylar yanlış çevrilirse verilen yanıtın esas uyuşmazlık bakımından değeri azalabilir. HMK’nın yabancı dildeki belgelerle ilgili hükümleri de Türkiye’de mahkemeye dönen evrakın dosyaya sunulmasında ayrıca göz önüne alınır. Tercüme masrafı için tutar uydurulmadan, gerçek yazışma ve kurum kuralları esas alınmalıdır.

Tanığı Zoom veya görüntülü bağlantıyla dinlemek mümkün mü?

Avustralya Başsavcılık Departmanının yabancı yargılamalar için delil toplanmasına ilişkin resmî açıklaması, yabancı bir mahkemenin Avustralya’daki tanığın görüntü veya ses bağlantısı yoluyla delilini alabileceğini ve Avustralya’nın bunun tek başına egemenlik ihlali oluşturduğunu düşünmediğini belirtir. Bununla birlikte aynı açıklama, işlemin ilgili hukuk kurallarına uygun yapılması gerekliliğini vurgular. Bir tanığın evindeki bilgisayardan bağlantı kurmaya razı olması, Türk mahkemesinin onu sırf Zoom bağlantısı üzerinden usulî tanık beyanı olarak kaydetmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Mahkeme kararının bulunması, HMK’daki tanık dinleme ilkelerinin ve özel teknik usulün uygulanabilirliği ayrı değerlendirilir. 1970 Sözleşmesi kapsamında delil toplama veya gönüllü görüntülü dinleme yolları, davanın özelliklerine göre incelenebilir. Tanığa hangi makamın soru soracağı, kimliğin nasıl doğrulanacağı, tarafların soru hakkının nasıl korunacağı ve beyanın hangi tutanağa geçirileceği önemlidir. Mahkeme izni olmadan alınan sıradan internet görüşmesinin resmî tanıklıkla aynı olduğu iddia edilmemelidir.

Tanık olarak gösterilen kişinin rızası ve zorlayıcı tedbirler

Avustralya’daki tanığın yabancı bir mahkeme için beyan vermek istemesi ile tanığa hukuki zorunluluk yüklenmesi farklıdır. 1970 Lahey Delil Sözleşmesi’nin devlet makamları eliyle delil toplama yöntemi, istenen devletin hukukuna uygun işlemler yürütülmesini amaçlar. Diplomatik ve konsüler görevliler ya da yetkilendirilmiş kişiler eliyle delil alma yöntemlerinin kapsamı ise sözleşmenin 15–17. maddelerinde düzenlenir ve Avustralya’nın izin ve çekince kuralları etkili olabilir. Tanığın gönüllü görüntülü bağlantı yoluyla konuşması, gerektiğinde mahkemece yaptırım uygulanacak resmî ifade sürecinden farklı değerlendirilir. Sözleşme uyarınca başvuruda istenen işlemin, tanığın haklarına veya Avustralya usul hukukuna aykırı olmaması gerekir. Tanığın kimliğini doğrulamak, bilgilendirme ve gizlilik yükümlülüklerini yerine getirmek ve varsa beyan vermekten çekinme haklarını gözetmek önemlidir. Tanığın telefonuna bir bağlantı göndererek resmî makam baskısı varmış gibi davranmak hukuka uygun bir usul değildir. Hangi yöntemin mümkün olduğu Avustralya makamlarının güncel rehberinden ve Türk mahkemesinin kararından belirlenmelidir.

HCCH Sözleşmesi m.11: Tanığın beyan vermekten kaçınması

1970 Sözleşmesi m.11, kişinin delil vermeyi reddetme hakkı veya yükümlülüğü bulunmasına ilişkin durumları düzenler. Bu mesele, tanığın her soruya her koşulda cevap vermek zorunda olduğunu kabul etmenin neden doğru olmadığını gösterir. Türk hukukunda HMK m.247 ve devamındaki tanıklıktan çekinme hükümleri; Avustralya hukukunda ise delili alan makamın uyguladığı ayrı kurallar gündeme gelebilir. Meslek sırrı, yakın akrabalık ilişkileri ve başka yasal çekinme sebepleri konuya göre değerlendirilmelidir. Tanığın hem Türkiye hem Avustralya hukukundan doğan hakları olduğunun ileri sürüldüğü hâllerde sözleşme ve uygulama makamının usulü birlikte incelenir. Çekinme beyanının ilgili makamın önünde ileri sürülmesi, rastgele bir kişiye gönderilmiş e-postayla aynı hukuki sonuçları doğurmayabilir. Avustralya’da bulunan tanık resmî yazı aldığında yazıyı düzenleyen makamı, dosya numarasını ve istenen bilgiyi doğrulamalıdır. Tanığın kişisel verilerine veya üçüncü kişilere ait gizli kayıtlarına ilişkin talep varsa gereklilik ve orantılılık ayrıca göz önüne alınır. Tanıklığın reddedilmesi ile delilin hiç toplanamaması her zaman aynı sonuç değildir; başka delillerin bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.

Uluslararası istinabe hangi sürede tamamlanır?

Avustralya Attorney-General’s Department’in resmî bilgi sayfası, 1970 Sözleşmesi kapsamında istinabe taleplerinin büyük bölümünde işin tamamlanıp dönmesinin altı ila on iki ay sürebildiğini ve sürenin talep türüne, eyalet veya bölgeye göre değiştiğini belirtmektedir. Bu bir mahkeme dosyası için kesin bitiş tarihi değildir. Eksik talep yazısı, tercüme sorunu, tanığın adresinin değişmesi veya ek usul koşulları süreyi uzatabilir. Bu nedenle tanık deliline dayanılacağının dava dosyasında erken aşamada belirlenmesi ve tanık adresinin doğru verilmesi önemlidir. Türk mahkemesinde tebligat, delil ileri sürme ve duruşma takvimi bakımından kullanılacak usulî araçlar somut dosyada değerlendirilir. Uluslararası istinabeye başvurulduğu için bütün davaların otomatik olarak on iki ay erteleneceği sonucuna varılamaz. Mahkeme gerekli gördüğü işlemleri ve diğer delillerin durumunu değerlendirir. Davayı hızlandırmaya yönelik olarak gönüllü görüntülü dinleme imkânı düşünülse bile hukuki geçerlilik ve mahkeme kararı aranmadan işleme başlanmamalıdır. Gerçekçi dosya planı, önce tanığın niçin gerekli olduğunu ve hangi yöntemle dinlenebileceğini netleştirmektir.

Avustralya’daki tanığa sorulacak sorular nasıl hazırlanır?

Tanık soruları, uyuşmazlıkla doğrudan ilgili olayları ortaya çıkarmaya yönelik olmalıdır. Örneğin Mersin’deki bir sözleşmenin Avustralya’da yapılan toplantıda değiştirildiği iddia ediliyorsa, tanığın hangi toplantıya katıldığı, katılan kişileri nereden tanıdığı, hangi belgeleri gördüğü, somut olarak ne duyduğu ve olayın tarihini nasıl hatırladığı sorulabilir. Tanığa doğrudan hukuki sonuç söyletmeye çalışan ‘Davalı kusurlu değil mi?’ gibi yönlendirici ifadeler yerine kendi bilgisine dayanan olgular sorulmalıdır. HMK m.260 ve m.261 tanığın bilgilendirilmesi ve dinlenilme şekline ilişkin hükümler içerir. İstinabe talebi yabancı makama gönderilecekse soruların açık ve anlaşılır olması, İngilizce tercümenin anlamı bozmaması bakımından önemlidir. Aynı olay için birbirini tekrar eden çok sayıda sorudan kaçınılmalıdır. Tanığın daha önce verdiği yazılı açıklama varsa bunun tanık dinleme usulünün yerini otomatik almadığı açıklanmalıdır. Soru seti, davanın vakıaları ve ispat yükü esas alınarak avukat tarafından gözden geçirilmelidir. Tanığın gerçek bildiği alanın dışına taşan teknik değerlendirmeler için tanıklık yerine bilirkişi veya belge delili gerekebilir.

Avustralya Statutory Declaration tanığın sözlü ifadesi yerine geçer mi?

Avustralya’da statutory declaration adı verilen yazılı beyan belgeleri, çeşitli resmî ve özel işlemlerde kullanılabilir. Ancak bir kişinin bu tür belge düzenlemiş olması, Türkiye’deki hukuk davasında HMK’nın tanık dinlemeye ilişkin usul kurallarının hiç uygulanmayacağı anlamına gelmez. Yazılı beyanın belge olarak değerlendirilmesi ile bir tanığın mahkeme veya yetkili makam önünde dinlenmesi farklı ispat süreçleridir. Avustralya’dan gelen bir açıklama metninin resmî belge niteliği, doğrulama ve tercümesi HMK m.199, 223 ve 224 kapsamında ayrıca incelenebilir. Yargılamada tanığın doğrudan dinlenmesi isteniyorsa HMK m.240 ve devamı ile uygulanabilir uluslararası adli yardımlaşma usulleri gözetilir. ‘Statutory Declaration imzalattım, artık tanığa gerek kalmadı’ şeklindeki kesin ifade yanıltıcı olabilir. Aynı şekilde her yazılı beyanın baştan delil niteliğini tamamen reddetmek de doğru değildir; neyi ispat ettiği ve dosyaya nasıl sunulduğu önemlidir. Belgede yer alan kimlik, tarih, içerik ve tanıklık edilen hususlar ayrıştırılmalıdır. Konuya ilişkin sitemizdeki ayrı Avustralya Statutory Declaration rehberiyle içerik çakışmasını önlemek amacıyla burada yalnız bu usul farkına odaklanılmıştır.

Tanık ile yurt dışındaki tarafın e-duruşmaya katılması neden farklıdır?

Türkiye’deki davanın tarafı veya vekili için kullanılan elektronik duruşma imkânları ile tanığın yurt dışından delil olarak dinlenmesi birbirine karıştırılmamalıdır. HMK m.149 ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılma veya usul işlemlerinin yapılması bakımından mahkeme kararı ve teknik koşulları düzenler. Buna karşılık tanığın dinlenmesinde HMK m.240–261 hükümleriyle uluslararası delil toplama usulü de gündeme gelebilir. Dolayısıyla tarafın avukatının e-duruşma üzerinden katılabiliyor olması, Avustralya’daki tanığın aynı bağlantıyla kendiliğinden ve her koşulda dinleneceğini göstermez. Hakim tanığın kimliğini, soru sorma usulünü, çeviri ve tutanak düzenini ayrıca değerlendirmek durumundadır. Tanık doğrudan Avustralya’dan katılacaksa o ülke mevzuatına uygunluk ve gereken makam izni ya da usul şartları da dikkate alınır. Tarafın kişisel dinlenmesi, tanık dinlenmesi ve bilirkişinin görüntülü dinlenmesi ayrı hukuki nitelikler taşır. Mahkemeden talepte bulunulurken bu sıfatların ve istenilen usul işleminin doğru gösterilmesi gerekir. Ayrıntılı e-duruşma konusu, sitedeki başka rehberde ele alınmıştır.

Delil temini masrafı ve usulî avanslar nasıl takip edilir?

Yurt dışından tanık dinlenmesi masraf doğurabilir; tercüme, posta veya iletişim, yabancı makam işlemleri, tanığın belirli usule katılımı ve gerekebilecek yerel hukukî yardım maliyetleri birbirinden ayrılır. 1970 Lahey Sözleşmesi’nin m.14 hükmü, delilin toplanmasına ilişkin masraf rejimini ve özel bazı gider kalemlerinin geri istenebilmesini düzenler. Bu yüzden Avustralya makamınca hiçbir masraf çıkarılmayacağı veya her talepte sabit bir tutar ödeneceği peşinen söylenmemelidir. Türkiye’de HMK’nın delil avansı ve giderlerin yatırılmasıyla ilgili hükümleri de dikkate alınır. Delili isteyen tarafın mahkemece belirlenen avansı zamanında yatırmaması usulî sonuç doğurabilir. Özellikle Avustralya’da yaşayan tanığın birden fazla eyalet değiştirmesi, adres yanlışlığı sebebiyle yeni işlemler gerektirebilir. Avans miktarı ve harcama kalemleri mahkemenin güncel ara kararı ve resmî yazışmalarla doğrulanmalıdır. Masraf tablolarını başka bir ülkenin tebligat ücretleriyle karıştırmamak gerekir; tebligat ve delil sağlama ayrı uluslararası sözleşmelere bağlı işlemler olabilir. Müvekkilin masraf riskini değerlendirmesi için belirsiz rakamlarla vaat verilmemelidir.

Tanık beyanı geldiğinde Türkiye’de nasıl değerlendirilir?

Avustralya’daki yetkili makam tarafından alınan delilin Türk mahkemesine dönmesinden sonra belge ve tutanağın hangi kapsamda düzenlendiği incelenir. Tanığın gerçekten hangi soruları cevapladığı, cevapların tercümesinin doğru yapılıp yapılmadığı, eksik veya anlaşılmayan bölümler bulunup bulunmadığı ve beyanın dava konusuyla ilişkisi ele alınır. HMK m.198 mahkemenin delilleri serbestçe değerlendirmesi ilkesini içerir; tanık beyanının varlığı davanın kendiliğinden kazanılması anlamına gelmez. Tanığın anlatımı diğer belgelerle çelişiyorsa bu durum dosyada tartışılabilir. Türk mahkemesi, usule uygun şekilde elde edilen delili davanın tüm diğer delilleriyle birlikte değerlendirir. Taraflara delil üzerinde görüş bildirme olanağı tanınması HMK m.27 hukuki dinlenilme hakkıyla bağlantılıdır. Tanık bir konuda hiçbir bilgisi olmadığını söylemişse dosyaya varsayımsal açıklama eklenmemelidir. Türkçe tercüme hatası, özellikle tarih ve para tutarlarında maddi sonuçları etkileyebileceğinden resmî kayıtlarla karşılaştırılmalıdır. Tanığın anlattığı bir olayın doğru olduğunu destekleyen başka deliller varsa ayrıca gösterilir. Uluslararası istinabe, maddi hukukta ispat yükünü tek başına değiştirmez.

Türkiye’deki avukat dosyayı hangi sırayla hazırlamalı?

İlk adım dava konusu ve ispat yükünün belirlenmesidir. İkinci adım hangi olgunun Avustralya’da yaşayan tanığın doğrudan kişisel bilgisiyle açıklanabileceğini tespit etmektir. Üçüncü adım tanığın tam kimliğini ve güncel eyalet, şehir ve posta kodu içeren adresini toplamaktır. Dördüncü adım HMK m.240’a uygun tanık listesini mahkemenin sürelerine göre sunmaktır. Beşinci adım HMK m.259 ile 1970 Lahey Sözleşmesi m.1–4 ve 11 kapsamında hangi delil toplama yolunun uygulanabileceğinin değerlendirilmesidir. Altıncı adım Türk mahkemesinin ara kararı çerçevesinde İngilizce talep ve soru setini hazırlamaktır. Yedinci adım Avustralya’daki yetkili makam ve Türkiye’deki uluslararası adli yardımlaşma yazışmasını izlemektir. Sekizinci adım talebin sonucu, gereken tercüme ve avans işlemlerini tamamlayıp gelen delili dosyaya sunmaktır. Dokuzuncu adım gelen tanık beyanının diğer delillerle tutarlılığını incelemektir. Uyuşmazlık ticari veya malvarlığı değeri yüksek bir dosyaysa belge delilleriyle tanıklığın birbirinin yerine kullanılması yerine tamamlayıcı nitelikleri belirlenmelidir. Süreç boyunca mahkeme kararları ve resmî makam talimatları esas alınır.

İlgili site içi hukuk rehberleri

Resmî mevzuat ve kurum kaynakları

Sık Sorulan Sorular

Türkiye ile Avustralya arasında 1970 Lahey Delil Sözleşmesi geçerli mi?

Evet. HCCH resmî kabul kaydına göre iki ülke arasında sözleşme 16 Mart 2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Avustralya’daki tanık mutlaka Türkiye’ye gelmek zorunda mı?

Her durumda değil. Türk mahkemesinin kararı ve uluslararası delil toplama usulleri çerçevesinde Avustralya’dan delil alınması değerlendirilebilir.

Türkiye’de tanık delili hangi HMK maddelerine dayanır?

HMK m.240 ve devamı tanık delilini, m.259 tanığın dinlenileceği yeri ve istinabe imkânını düzenler.

Avustralya’da istinabe taleplerini hangi makam kabul eder?

Avustralya Attorney-General’s Department, Lahey Delil Sözleşmesi bakımından belirlenmiş merkezi makamlardan biridir.

Sydney’deki tanık için hangi Avustralya kurumu işlem yapar?

Talebin niteliğine göre Avustralya merkezi makamı veya ilgili New South Wales yetkili makamları devreye girebilir; resmî usul kontrol edilir.

Türkçe hazırlanmış tanık soruları tercümesiz gönderilebilir mi?

Avustralya’nın resmî açıklamasına göre Lahey Delil Sözleşmesi kapsamındaki talepler İngilizce hazırlanmalı veya İngilizce tercümeyle sunulmalıdır.

1970 Lahey Sözleşmesi m.3 neyi düzenler?

İstinabe talebinin içermesi gereken makam, taraf, dava, tanık, soru ve istenen delil bilgilerini düzenler.

Tanık Zoom üzerinden dinlenebilir mi?

Görüntülü yöntem hukuken değerlendirilebilir; ancak Türk mahkemesinin usul kararı ve ilgili Avustralya hukuk şartları bulunmadan otomatik sonuç doğurmaz.

Uluslararası tanık dinleme işlemi kaç ay sürer?

Avustralya resmî rehberi birçok talep için altı ila on iki aylık aralık belirtir; bu kesin bir süre veya sonuç garantisi değildir.

Avustralya Statutory Declaration tanıklığın yerini kesin olarak alır mı?

Hayır. Yazılı beyanın belge delili olması ile usulüne uygun tanık dinlenmesi farklı hukuki işlemlerdir.

Tanık meslek sırrı nedeniyle cevap vermeyebilir mi?

HMK ve 1970 Lahey Sözleşmesi m.11 kapsamında kanuni çekinme veya beyan vermeme hakları ayrıca değerlendirilir.

Tanık beyanı geldikten sonra mahkeme nasıl karar verir?

HMK m.198 uyarınca mahkeme, usulüne uygun elde edilmiş tanık beyanını diğer delillerle birlikte değerlendirir.

Yazar ve Hukukî İnceleme

Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu Sicil No: 3472; Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. İstanbul (Maslak) ve Mersin fizikî ofislerimizden Türkiye genelindeki hukuki uyuşmazlıklar takip edilir. Bu rehber HMK m.27, 149, 198, 223–224, 240–261; 1970 Lahey Delil Sözleşmesi m.1–4, 11, 14–17 ile resmî HCCH ve Avustralya makamları açıklamaları esas alınarak hazırlanmıştır. Hukukî değerlendirme için iletişim.

Mevzuat ve resmî kaynak son kontrolü: 1 Kasım 2026.

İstanbul ve Mersin ofisleri – konum

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak

Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21 Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul.

Mersin Ofisi

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp