Avusturya Erwachsenenvertretung Türkiye’de Ev Satışı İçin Geçerli mi? MÖHUK m.10 ve TMK m.462 | 2026
Avusturya’da yaşayan bir yakınının Türkiye’deki dairesini satmak, kiralamak veya miras yoluyla intikal ettirmek isteyen aileler için karşılaştırmalı belge ve yetki rehberi. Güncelleme: 29 Ekim 2026.
| Hukukî soru | İlgili madde |
|---|---|
| Ehliyetin otomatik kaybı olmaz | Avusturya ABGB §242 |
| Temsil yetkisinin başlangıcı / sonu | ABGB §245–246 |
| Mahkeme temsilinin görev sınırı | ABGB §271–272 |
| Millî hukuk ve ehliyet | MÖHUK m.9 |
| Vesayet ve kayyımlığa uygulanacak hukuk | MÖHUK m.10 |
| Taşınmaz satışı izni | TMK m.462/1 |
| Çıkar çatışması ve kayyım | TMK m.426 |

1. Erwachsenenvertretung nedir, neden tapu işlemiyle bağlantılıdır?
Avusturya’da karar verme yeteneği sınırlanan ergin kişinin işlerini onun adına yürütmek üzere Erwachsenenvertretung adı verilen yetişkin temsili rejimi bulunur. Bu rejim tek tip bir genel vekâlet değildir: kişinin seçtiği temsilci, kanuni yakın temsilcisi ve mahkeme tarafından atanan temsilci farklı hukuki dayanaklarla görev alır. Türkiye’de dairesi bulunan Avusturya’da ikamet eden kişinin bakım giderlerini karşılamak için evinin satılması düşünüldüğünde, ilk sorun kimin işlem yapmaya yetkili olduğudur. İkinci sorun, Türkiye tapu sicilinde hangi belge ve hangi mahkeme izninin arandığıdır. Bir Avusturya temsilcisine banka hesabı yönetme yetkisi verilmiş olması, Türk tapu sicilindeki bütün taşınmazları sınırsız bedelle satabileceği anlamına gelmez. Temsil yetkisinin başlangıç tarihi, kapsamı, yürürlükte olup olmadığı ve temsil edilen kişinin taşınmazın gerçek maliki olup olmadığı tespit edilmelidir. Böylece kişi koruma kararıyla mülkiyet devri işleminin ayrı hukuki nitelikleri birbirine karıştırılmaz.
2. Avusturya ABGB §239: kişinin karar özerkliği temel ilkedir
Avusturya Medenî Kanunu ABGB §239, karar verme yetisinde zihinsel hastalık veya benzer sınırlama bulunan ergin kişilerin hukuki işlemlerini mümkün olduğu ölçüde bağımsız ve gerekli destekle yürütmesi ilkesini düzenler. Bu normun amacı kişiyi daha en başta bütün hukuki kararlarından yoksun bırakmak değildir. Aile üyelerinden, bakım kurumlarından veya uygun destek hizmetlerinden yardım alınması temsil kurumundan ayrı bir aşama olarak düşünülebilir. Türkiye’de taşınmazı bulunan kişinin Avusturya’da bir yardım hizmeti alması, otomatik olarak taşınmaz üzerinde tasarruf ehliyetini kaybettiği anlamına gelmez. Hukuki ehliyet ve koruma tedbirlerinin hangi ülke hukukuna tâbi olduğu ayrıca MÖHUK m.9 ve m.10 üzerinden belirlenir. Salt yaşlı olmak, hastanede bulunmak veya aile üyesinin işlerini fiilen yönetmesi, mahkemece atama yapılmış gibi kabul edilmez. Dosyada temsil yetkisinin kanuni gerekçesi ve resmi kayıtları belirlenmeden bir aile ferdinin yalnız akrabalığına dayanarak tapuda imza atması mümkün görülmemelidir.
3. ABGB §242: yetişkin temsilcisi atanması ehliyeti otomatik kaldırmaz
ABGB §242/1, bir kişiye Vorsorgevollmacht veya Erwachsenenvertretung kapsamında temsilci atanmasının tek başına onun işlem ehliyetini ortadan kaldırmayacağını açıkça düzenler. Avusturya Adalet Bakanlığının resmî açıklamasında, kişinin somut işlem için karar verebilme yetisine sahip olduğu durumda kendisinin de geçerli işlem yapabileceği; mahkeme belirli işlemlerde izin şartı öngörmüşse ayrıca onayın gerekebileceği belirtilir. Bu yüzden Avusturya mahkeme kararını Türkiye tapusuna sunan bir yakın, temsil edilen kişinin bütün kararlarının hükümsüz olduğunu ileri sürmemelidir. Yetkili makamın hangi işlem için ne kapsamda temsil koyduğu ve varsa Genehmigungsvorbehalt adı verilen onay kaydının bulunup bulunmadığı araştırılır. Türkiye’de Türk Medenî Kanunu ve MÖHUK ehliyet kuralları ayrıca uygulanabilir. Dolayısıyla Avusturya’daki koruma tedbiri ile Türk hukuku bakımından kişinin tasarruf ehliyetinin sınırlanmasının kapsamı yazılı belge üzerinden ayrı tespit edilmelidir. İşlem güvenliği bu karşılaştırmaya bağlıdır.
4. ABGB §245: ÖZVV kaydı ve mahkeme atamasının başlangıcı
ABGB §245/1 uyarınca Vorsorgevollmacht adı verilen önleyici vekâlet, ihtiyaç hâlinin Avusturya Merkezi Temsil Sicili ÖZVV’ye kaydedilmesi ölçüsünde etkili olur. Aynı maddenin ikinci fıkrasında seçilmiş ve kanuni yetişkin temsili, ÖZVV’ye kayıt ile doğar. Üçüncü fıkrasında ise mahkemece atanmış Erwachsenenvertretung, mahkemenin atama işlemiyle başlar. Bu üç ayrım aynı belgeyi kullanmış gibi anlatılamaz. ÖZVV kaydı olmayan bir kanuni temsil iddiası ile yetkili mahkemenin atama kararı farklı hukukî durumları yansıtır. Türkiye tapu müdürlüğüne sunulacak belgelerde temsilcinin sıfatı, sicile kayıt tarihi veya mahkeme kararı ve mevcut yetki alanı açıkça görünmelidir. Eski tarihli mahkeme kararını göstermek tek başına temsilin hâlen devam ettiğini ispatlamayabilir. Özellikle temsil yetkisinin değiştirilmesi, sona erdirilmesi veya aynı kişi için başka bir temsilci atanması hâlinde güncel yetki belgeleri gerekir. Türk makamı işlemin niteliğine göre temsilin maddi geçerliliğini de inceleyebilir.
5. ABGB §246: temsil yetkisi ölümle ve süre sonunda biter
ABGB §246, yetişkin temsili yetkisinin ölüm, mahkeme kararı veya ilgili sicil işlemleri gibi sebeplerle sona ermesini düzenler. Kanuni temsil bakımından üç yıllık otomatik süre sona ermesi, süre içinde yeniden kayıt şartıyla birlikte değerlendirilir. Mahkemece atanan yetişkin temsilcisinin görevi de ilk derece atama kararından itibaren kural olarak en geç beş yıl dolunca sona erer; gerektiğinde yeniden atama prosedürü uygulanır. Bu tarihler Türkiye’de tapu işlemi yapacak kişinin yetki denetimi bakımından önemlidir. Avusturya’da beş yıl önce düzenlenmiş bir mahkeme kararı bulunduğu için güncel yetkinin kayıtsız şekilde devam ettiği varsayılamaz. Özellikle temsil edilen kişi vefat etmişse yetişkin temsili sona erer; artık mirasçılık ve tereke işlemleri devreye girer. Ölen kişinin eski temsilcisi, sırf geçmişte atandığı için Türk tapu sicilinde satış yetkisini sürdürmez. İşlemden önce atama tarihi ile olası yeni karar ve sicil kayıtları karşılaştırılmalıdır.
6. ABGB §271: mahkemece atama ne zaman mümkündür?
Avusturya ABGB §271, kişinin belirli işlerini kendisi görmesi hâlinde ciddi zarar riski bulunması, yeterli başka temsilin olmaması ve seçilmiş veya kanuni temsil seçeneklerinin uygun bulunmaması gibi koşullarda mahkemece Erwachsenenvertreter atanmasını düzenler. Bu rejim bütün yaşlıların veya hasta kişilerin otomatik kısıtlanması anlamına gelmez. Avusturya resmî portalı mahkeme temsilini ihtiyaca göre kullanılan son aşama koruma yöntemi olarak açıklar. Dolayısıyla Türkiye’deki tapuya başvuran aile üyesinin “yakınım yaşlı, onun yerine işlem yapmak istiyorum” demesi yeterli değildir. Yetkili Avusturya mahkemesinin gerçek atama kararı ve bu kararın yürürlükteki kapsamı öncelikle incelenir. Avusturya’da kayyım gibi görünen her görevlendirme Türk Medenî Kanunu bakımından aynı türde vasilik kurumu değildir. Türk mahkemesinde tanıma isteniyorsa yabancı koruma kurumunun hangi hakları sınırladığı ve hangi temsile izin verdiği maddi içerikle açıklanmalıdır. İşlem yapılacak taşınmazın Türkiye’de bulunması ayrı izin ve yetki konuları doğurabilir.
7. ABGB §272: temsilin konusu sınırlı olmalıdır
ABGB §272, mahkemece atanan yetişkin temsilcisinin yalnız somut olarak ele alınacak belirli iş veya işlem türleri bakımından yetkilendirilebileceğini düzenler. Avusturya resmî bilgilendirme sayfası, örneğin yalnız bakım sözleşmesi yapılması veya belirli mali işlerin yönetimi gibi sınırlı görevler verilebileceğini açıklar. Bu sebeple bir kararın üst kısmında gerichtlicher Erwachsenenvertreter sıfatının bulunması, kişinin Türkiye’deki tüm malvarlığının satılmasına kendiliğinden genel yetki vermez. Karar metninde taşınmazın satışı, malvarlığının korunması, dava açılması veya bankacılık işlemleri bakımından tam olarak ne yazdığı incelenmelidir. Bir temsilciye yalnızca bakım kurumu giderlerini ödeme görevi verilmişse Türk tapu sicilinde gayrimenkul satışına başvuru için yetkinin kapsamı ayrı sorun oluşturur. Ayrıca görev sınırının daha sonra genişletilmesi veya daraltılması mümkündür. Bu nedenle dosyada ilk atama kararı kadar sonradan verilen değişiklik kararları da bulunmalıdır. Eksik Almanca tercüme, işlemin en önemli yetki sınırını görünmez kılabilir.
8. MÖHUK m.9: yetişkinin fiil ehliyetinde hangi hukuk geçerli?
5718 sayılı MÖHUK’un 9. maddesi, gerçek kişinin hak ve fiil ehliyetini kural olarak millî hukukuna tâbi tutar. İkinci fıkra, kişinin millî hukukuna göre ehliyetsiz olsa bile işlemin yapıldığı ülke hukukuna göre ehil bulunması hâlinde yaptığı işlemle bağlı olabileceğini düzenler; ancak aile ve miras hukuku ile başka ülkedeki taşınmazlar üzerindeki ayni haklara ilişkin işlemler bu istisnadan ayrılmıştır. Bu madde Avusturya’da yaşayan ve Türkiye’de gayrimenkulü bulunan kişinin ehliyet dosyasında önemlidir. Kişinin Türk, Avusturya veya birden çok vatandaşlığa sahip olması, millî hukukun belirlenmesinde MÖHUK m.4 ile birlikte değerlendirilir. Bu inceleme yalnızca vatandaşlık kartının üzerindeki güncel bilgiyle sınırlı tutulmamalıdır. Taşınmaz satışının yapıldığı tarih, kişinin ehliyeti, Avusturya’da uygulanmış koruma kararı ve Türk hukukunun ayni hak işlemleri ayrı sorulardır. Bir temsile ihtiyaç olduğu iddiası, kişinin kesin biçimde ehliyetsiz olduğunu belgelemeyebilir.
9. MÖHUK m.10/1: kısıtlılık sebeplerinde millî hukuk uygulanır
MÖHUK m.10/1, vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi ve sona erdirilmesi sebeplerini, hakkında işlem yapılacak kişinin millî hukukuna bağlar. Dolayısıyla Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşının karar verme yeteneğine ilişkin yabancı mahkeme kararında hangi hukukun uygulanması gerektiği sorunu yalnız mahkemenin bulunduğu şehirden çözülmez. Bunun yanında MÖHUK m.10/3, vesayet veya kısıtlılık kararının verilme veya sona erme sebepleri dışındaki bütün konuları ve kayyımlığı Türk hukukuna tâbi tutar. Bu ikili ayrım, Avusturya atama kararı ile Türkiye’deki temsilciye tanınabilecek işlem yetkisini farklı hukuk katmanları olarak ele almayı gerektirir. Avusturya mahkemesinin kişi hakkında temsil atamış olması Türk tapusunda hangi iznin aranacağını tek başına ortadan kaldırmaz. Bir yabancı kararın Türk hukukunda tanınması gerekiyorsa onun konusu, kesinleşme ve usul koşulları ayrıca değerlendirilir. Yalnız Almanca belgenin adı üzerinde Türk mahkemesinde vasi atandığı varsayılamaz.
10. MÖHUK m.10/2 ve m.10/3: Türk işlemlerine etkisi
MÖHUK m.10/2, yabancının millî hukukunda vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi mümkün değilse mutat meskeninin Türkiye’de bulunması durumunda Türk hukukuna başvurulmasını, kişinin zorunlu olarak Türkiye’de bulunduğu hâllerde de Türk hukukunun uygulanmasını düzenler. Üçüncü fıkra, karar sebebi dışındaki vesayet işleri ve kayyımlık için Türk hukuku bağlantısını ayrıca kurar. Bu nedenle Türkiye’de taşınmaz satışı, vesayet makamından izin, çıkar çatışması veya özel temsil gibi işlem türlerinde bu fıkraların kapsamını doğru ayırmak gerekir. Bir yabancının Avusturya’daki temsilciye ait belgelerinin bulunması, Türk makamının izin şartlarına ilişkin denetimini otomatik olarak bertaraf etmez. Türkiye’de mahkeme koruması gerekip gerekmediği ve hangi mahkemenin yetkili olduğu somut işlem ve şahsi statüye göre belirlenir. Ayrıca Türkiye’de fiilen bulunmayan kişiyi sadece tapusu Türkiye’de diye Türk mahkemesinin her türlü kişisel koruma tedbirine doğrudan tâbi kabul etmek de doğru değildir.
11. Yabancı mahkemece atanan temsilci Türkiye’de otomatik vasi değildir
Avusturya mahkemesinin atadığı Erwachsenenvertreter ile Türkiye’de vasi sıfatıyla atanmış kişi benzer koruma amaçlarına sahip olabilir; ancak iki hukuk sistemindeki yetki ve ehliyet sonuçları aynen aynı değildir. Avusturya ABGB §242, temsilin kişinin ehliyetini kendiliğinden kaldırmadığını düzenler. Türk hukukunda bazı kısıtlılık kararları temsil ve işlem ehliyeti bakımından farklı sonuç doğurabilir. Bu nedenle Avusturya kararının Türk makamları önünde hangi koşullarla tanınabileceği, MÖHUK m.50 ve m.58 çerçevesinde karara ilişkin tanıma şartları ve milletlerarası anlaşmalarla birlikte incelenir. Kararın çekişmeli bir kişi statüsü hükmü mü, mahkemece atanan sınırlı temsil görevi mi olduğu da önemlidir. Aynı kişi hakkında Türkiye’de verilmiş koruma kararı varsa kararlar arasındaki ilişki ayrıca değerlendirilir. Yabancı mahkemeden alınan tek sayfalık özetin, Türk mahkeme kararına eşdeğer olduğu varsayımıyla tapu satışına gidilmemelidir. Yetkiyi veren makamın gerçek kararı, kapsamı ve güncelliği araştırılmalıdır.
12. Türk TMK m.462/1: vesayet altındaki taşınmazın satışı için izin
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 462. maddesinin birinci bendi, vesayet altındaki kişinin taşınmazının alımı, satımı, rehnedilmesi ve üzerinde başka bir ayni hak kurulmasında vesayet makamının iznini arar. Bu açık kural, vasinin normal günlük işlerle karşılaştırılamayacak taşınmaz işlemlerinde ayrı bir denetime tâbi olduğunu gösterir. Avusturya mahkemesinden genel malvarlığı yönetimi yetkisi alınmış olması, Türkiye bakımından gerekli bulunan satış izni ve temsil usulünü kendiliğinden gereksiz kılmaz. Ancak kişinin Türkiye’de hukuken vesayet altında sayılıp sayılmayacağı veya yabancı koruma kararının hangi etkiyle tanınacağı önce tespit edilmelidir. Türk tapu sicilindeki belirli taşınmazın malikinin kim olduğu, paylı mülkiyet durumu, üzerinde ipotek veya haciz bulunup bulunmadığı ve satışın temsil edilen kişinin yararına olup olmadığı incelenmelidir. Gerçek bedelin korunması ve satış parasının hangi hesaba yatırılacağı da koruma amaçlı dosyanın önemli parçalarıdır. Tapu satışı aynı zamanda bir malvarlığı ve irade denetimidir.
13. TMK m.463: bütün satışlarda iki mahkemeden izin gerekir mi?
TMK m.463, vesayet makamı izninden sonra denetim makamının da iznini gerektiren işlemleri ayrıca sayar. Bu nedenle vesayet altındaki kişinin bütün taşınmaz satışları için otomatik iki ayrı mahkeme izni zorunlu olduğu yönünde genel ifade doğru değildir; taşınmaz alımı ve satımı TMK m.462/1 kapsamında vesayet makamı iznine tâbidir. Buna karşılık somut işlem, m.463 kapsamındaki işletmenin devri, tasfiyesi, belirli sözleşmeler veya başka özel bir işlemle bağlantılıysa denetim makamı izni de gündeme gelebilir. Örneğin temsilciyle temsil edilen arasında çıkar çatışması yaratan işlem veya işletme devri ayrıca incelenmelidir. Somut işlem türü tespit edilmeden sadece belgenin başlığında “ev satışı” yazdığı için 463. maddenin her bendi uygulanmaz. Türkiye’deki tapu mevzuatı ve 2023/1 sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgesi, vesayet makamı izni gerektiren işlem örneklerini de açıklar. Uygulanacak izin yolu kararın türü ve taraflarca belirlenir.
14. TMK m.426: temsilcinin çıkar çatışması varsa kayyım
Türk Medenî Kanunu m.426, yasal temsilciyle küçük veya kısıtlı arasında çıkar çatışması bulunduğunda ya da temsilci görevi yerine getirmede engelle karşılaştığında temsil kayyımı atanması gibi koruma tedbirlerini düzenler. Avusturya’da mahkemece yetişkin temsilcisi atanmış kişinin Türkiye’de temsil edilenin evini kendi üzerine satın almak istemesi veya bedelin dolaylı olarak kendisine yönelmesi ciddi çıkar çatışması incelemesi gerektirir. Yabancı atama kararı kişiye malvarlığı yönetimi görevi verse bile çıkar çatışmasına ilişkin Türk hukukundaki özel temsil ve izin kuralları kendiliğinden devre dışı kalmaz. Türk mahkemesinde kayyım gerekip gerekmediği, MÖHUK m.10/3 ve TMK m.426 hükümleri birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Her aile ferdinin temsil ettiği kişinin malını satın almasının koşulsuz yasak olduğu gibi bir sonuç yerine, somut işlemin niteliği, çıkar çatışması ve gerektiğinde denetim makamının izni araştırılmalıdır. Kayıtlar tam toplanmadan satış işlemi yapılması, sonradan geçerlilik ve sorumluluk uyuşmazlığı yaratabilir.
15. TMK m.706: temsil yetkisi mülkiyet devri değildir
Avusturya’daki mahkeme kararında bir kişinin temsilci seçilmiş olması, Türkiye’deki dairenin mülkiyetinin o kişiye geçmesi anlamına gelmez. Türk Medenî Kanunu’nun 706. maddesi taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin resmî şekilde yapılmasını düzenler. Tapu sicilindeki malik adına işlemi kim imzalayacak, hangi yetkiyle ve hangi izinle imzalayacak soruları sözleşmenin şekil şartından farklıdır. Bu sebeple temsilci önce yabancı atama belgesinin Türkiye’deki geçerlilik koşullarını, gerekiyorsa tanıma ve izin işlemlerini, ardından tapuda yapılacak satışın resmî şekil ve tescil gerekliliklerini ele almalıdır. Malın birden fazla kişiye ait olması hâlinde diğer paydaşların hakları da ayrıca incelenir. Miras payı üzerine kayıtlı taşınmaz ile doğrudan malik sıfatıyla kayıtlı konutun satış işlemleri aynı olmayabilir. Birine ait banka hesabını yönetme görevi, başkasına ait taşınmaz hissesi üzerinde tasarruf yetkisine dönüşmez. İşlemin türü ve ilgili hak açıkça belirlenmelidir.
16. Avusturya mahkeme kararının tercümesi ve güncelliği
Türkiye’de kullanılacak Avusturya Erwachsenenvertretung belgelerinin tam metni, atama kararı, varsa değişiklik ve görevin sona ermesine ilişkin kararlar toplanmalıdır. Almanca belgedeki Wirkungsbereich kelimesi özellikle önemlidir; çünkü bu başlık temsilin hangi iş ve işlemler için geçerli olduğunu açıklar. Kararın yalnız ilk sayfası, fotoğrafı veya tercümesiz kopyası esaslı yetki sınırlarını göstermeyebilir. Türkiye’de yabancı kamu belgelerinin kullanımı bakımından gereken tercüme, onay ve varsa uygulanabilir ikili belge anlaşması çerçevesi ayrıca incelenir. Sırf bir belgede apostil bulunması, temsilin maddi kapsamının Türk hukukuna uygun olduğunu garanti etmez. Aynı şekilde belge onayına ilişkin bir uluslararası istisna varsa bunu görmezden gelerek tüm belgelerde otomatik apostil talep edilmemelidir. Somut makamın hangi belgeleri hangi kanuni hükme dayanarak istediği belirlenmeli, temsil edilen kişinin kimliği ve taşınmaz tapu bilgileri kayıtlarla eşleştirilmelidir. Belge üzerindeki eski isim veya evlilik sonrası soyadı değişikliği özel dikkat gerektirebilir.
17. Avusturya’da temsil edilen kişi Türkiye’de mirasçıysa
Avusturya’da yetişkin temsilcisi bulunan kişi Türkiye’de miras yoluyla taşınmaz payı edinebilir. Ancak mirasçılık sıfatının doğması, payın tapuya intikali ve bu payın daha sonra satılması ayrı işlemlerdir. 5718 sayılı MÖHUK m.20/1, Türkiye’deki taşınmazların mirası hakkında Türk hukukunun uygulanacağını düzenler; Türk Medenî Kanunu m.598 mirasçılık belgesi bakımından önemlidir. Temsil edilen kişinin mirası reddetmesi, miras paylaşım sözleşmesine katılması veya miras payını devretmesi de Türk vesayet mevzuatında özel izin gündemine gelebilir. TMK m.462/9, mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri bakımından vesayet makamı iznini açıkça sayar. Bu sebeple Avusturya mahkeme kararında malvarlığı yönetimi yetkisinin bulunması, Türk miras intikalini ve miras payı satışını her koşulda tek işlemle tamamlamaz. İlgili miras payının gerçek değeri, temsil edilen kişinin menfaati ve temsil görev sınırı ayrı ayrı belgelenmelidir.
18. Avusturya temsilcisinin Türkiye’de dava açması
Avusturya Erwachsenenvertreter’in Türkiye’de taşınmazın korunması veya bankadan bilgi alınması için hukuk davası açması isteniyorsa, kişinin Türkiye’deki temsil ehliyeti ve avukata vekâlet verme yetkisi incelenmelidir. TMK m.462/8, vesayet altındaki kişi adına dava açılması ve belirli usul işlemlerinde vesayet makamı iznini düzenler; acele hâllerde geçici önlem alma yetkisine ilişkin istisna ayrıca belirtilmiştir. HMK m.74 ise avukatın sulh, feragat, kabul ve diğer özel işlemleri yapabilmesi için açık yetki aranan durumları düzenler. Avusturya temsilcisi olmak ile Türk mahkemesi önünde avukat sıfatıyla dava takip etmek aynı şey değildir. Temsilci gerekli yetki ve izin koşullarıyla Türkiye’de avukat tayin edebilir; ancak her dosyada bunun tek bir yabancı belgeyle gerçekleşeceği varsayılmamalıdır. Dava açılmadan önce koruma tedbirinin konusu, verilecek vekâletnamenin kapsamı, Türk hukuku ve yabancı kararın tanınması gerekip gerekmediği belirlenmelidir.
19. Pratik işlem sırası: Avusturya temsilcisinden Türkiye tapusuna
Birinci aşamada Avusturya mahkemesi kararı veya ÖZVV kaydı ile temsilin türü tespit edilir. İkinci aşamada ABGB §242, §245, §246 ve §272 üzerinden temsil yetkisinin kapsamı, başlangıcı ve devamı denetlenir. Üçüncü aşamada Türk hukukunda kişinin ehliyeti ile koruma rejimi MÖHUK m.9 ve m.10 uyarınca incelenir. Dördüncü aşamada yabancı temsil kararının Türkiye’de tanınması veya başka koruma işlemi gerekip gerekmediği belirlenir. Beşinci aşamada Türkiye’deki taşınmazın tapu kaydı, maliki, pay ve kısıtlamaları temin edilir. Altıncı aşamada TMK m.462/1 kapsamında taşınmaz satış izni, gerekiyorsa m.463 veya m.426 ile ilgili özel izin veya kayyım ihtiyacı değerlendirilir. Yedinci aşamada resmî tapu satışının temsil edilen kişinin menfaatlerine uygun biçimde yürütülmesi ve satış parasının korunması planlanır. Bu hukuki sıra, Avusturya temsilcisinin Türkiye’deki evi otomatik satabileceği iddiasının yerine işlem türüne uygun denetim modelini koyar.
Avusturya Erwachsenenvertretung Türkiye tapu işlemleri hakkında 12 sık soru
1. Avusturya Erwachsenenvertretung Türkiye’deki evi otomatik satma yetkisi verir mi?
Hayır. Temsilin kapsamı ve yürürlükte oluşu ABGB §245 ve §272 üzerinden; Türkiye’deki tapu işlemi için gerekli izinler ise MÖHUK m.10 ve TMK m.462 üzerinden incelenir.
2. Avusturya temsilci ataması kişinin işlem ehliyetini tamamen kaldırır mı?
ABGB §242/1, Erwachsenenvertretung bulunmasının kişinin işlem ehliyetini kendiliğinden ortadan kaldırmadığını açıkça düzenler.
3. Mahkeme temsilcisiyle kanuni temsilci aynı mıdır?
Hayır. ABGB §245 mahkemece temsilin atamayla, seçilmiş veya kanuni yetişkin temsilinin ise ÖZVV kaydıyla doğmasını ayrı düzenler.
4. Avusturya yetişkin temsilcisinin görevi kaç yıl sürer?
ABGB §246’ya göre kanuni yetişkin temsili üç yıllık süre sonunda, mahkemece atanmış temsil ise kural olarak ilk derece atama kararından itibaren en geç beş yıl sonra sona erer; yenileme koşulları saklıdır.
5. Avusturya mahkemesi her malvarlığı işlemi için genel yetki verebilir mi?
ABGB §272 mahkeme temsilini belirli güncel işler veya işlem türleriyle sınırlar; yetki metni görülmeden genel tasarruf yetkisi varsayılamaz.
6. Türkiye’de vesayet konusuna hangi hukuk uygulanır?
MÖHUK m.10/1 kısıtlılık sebeplerini kişinin millî hukukuna bağlar; m.10/3 ise diğer vesayet işlemleri ve kayyımlık bakımından Türk hukukunu düzenler.
7. Türkiye’de taşınmaz satışında vasi hangi mahkeme iznini alır?
TMK m.462/1, vesayet altındaki kişinin taşınmazının satışı, alımı, rehnedilmesi ve üzerinde ayni hak kurulması için vesayet makamının iznini öngörür.
8. Her taşınmaz satışında denetim makamının da izni zorunlu mudur?
TMK m.463 ek izin gerektiren belirli işlemleri ayrı sayar; bütün m.462/1 taşınmaz satışlarına otomatik ek izin kuralı olarak uygulanmaz.
9. Temsilci kendisi için ev satın almak istiyorsa ne olur?
Temsil edilenle temsilci arasında çıkar çatışması doğabilir; Türk hukukunda TMK m.426 kayyım ve ilgili izin hükümleri incelenir.
10. Avusturya yetki belgesine apostil yaptırmak tek başına yeterli mi?
Hayır. Apostil veya onay yalnız belge doğrulama işlevi görür; temsilin güncel kapsamı, Türk makamında tanınması ve tapu işlemine özgü izinler ayrı değerlendirilir.
11. Temsil edilen kişi vefat ederse eski temsilci Türkiye’de satış yapabilir mi?
ABGB §246 ölümle temsil yetkisinin sona ermesini düzenler. Artık miras ve intikal hukuku uygulanır; eski temsil yetkisi otomatik devam etmez.
12. Türkiye’deki taşınmazı satmak için vekâletle işlem yapılabilir mi?
Yasal temsil, yabancı kararın Türkiye’deki etkisi, gerekiyorsa mahkeme izni, resmî şekil ve uygun vekâlet belgesi denetlenerek işlem yürütülebilir.
Resmî mevzuat ve tamamlayıcı içerikler
- Avusturya Adalet Bakanlığı – Gerichtliche Erwachsenenvertretung
- Avusturya Adalet Bakanlığı – Yetki kapsamı ve ehliyet
- Avusturya Adalet Bakanlığı – Kanuni temsil ve ÖZVV
- Avusturya RIS – ABGB §239, §242, §245–246, §271–272
- Adalet Bakanlığı – Türk Medenî Kanunu m.426, m.462–463, m.706
- TBMM – 5718 sayılı MÖHUK m.9–10
- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü – Vesayet işlemleri
- Avusturya Vorsorgevollmacht (önleyici vekâlet) ve Türkiye tapu işlemleri
- Yurt dışındaki kişilerin Türkiye’deki hukuki işleri
- Yurt dışından Türkiye’de miras ve intikal
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Türkiye genelinde dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden koordine edilmektedir. Avusturya mahkeme kararının ve Türkiye tapusunun birlikte değerlendirilmesi için +90 552 224 43 66 üzerinden iletişime geçilebilir. Dosya incelenmeden işlem, izin veya satış sonucu garanti edilmez.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
