B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Belçika’da Çocuk Nafakasını Türkiye’deki Borçludan Tahsil: SECAL/DAVO ve Lahey m.24–25

Kısa ve net cevap: Belçika’da yaşayan çocuk için verilmiş nafaka kararının Türkiye’deki borçludan tahsilinde 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi m.10, 12, 20, 22, 24, 25 ve 34 temel hükümler arasındadır. Türkiye, HCCH’ye yaptığı beyanla m.24 usulünü seçmiş ve m.30’daki nafaka anlaşmaları için çekince koymuştur. Belçika’daki SECAL/DAVO hizmeti ve iki ülkenin merkezi makamları, uluslararası tahsilat başvurusunda görev alır.

Bu Belçika odaklı rehber, Brüksel, Anvers, Gent, Liège ve çevresinde çocuk nafakasını alamayan Türk ailelerin Türkiye’de yaşayan veya malvarlığı bulunan borçludan tahsilat yapmasının hukuki adımlarını inceler. Konunun odağı yalnız yabancı kararın tanınması değil, Belçika’daki SECAL/DAVO başvurusu, Belçika Federal Adalet makamı, Türk Nafaka Bürosu ve Türkiye’nin Lahey çekincelerinin bir arada değerlendirilmesidir.

Kısa özet: Belçika nafaka tahsilatı
Hukuki aşamaNorm/kurum
Talep türü2007 Lahey m.10
Merkezi makamm.4, 6 ve 12
Tanıma bağlantısım.20 ve 22
Türkiye’de tercih edilen usulm.24
Onaylı karar ve borç hesabım.25
Özel anlaşmalarda Türk çekincesim.30
İcra ve tahsilm.34 ve İİK
Belçika SECAL DAVO aracılığıyla Türkiye'deki nafaka borçlusundan çocuk nafakası tahsili hakkında özgün hukuk illüstrasyonu
Belçika nafaka kararının Türkiye’de tanınması, tenfizi ve tahsili için hukuki belge kontrolü.

Belçika’daki nafaka alacaklısı neden Türkiye dosyası açar?

Belçika’da yaşayan çocuk lehine verilen nafaka kararında borçlu ebeveyn Türkiye’ye yerleşmiş, çalışmaya başlamış veya Türkiye’de malvarlığı edinmiş olabilir. Belçika’daki kesinleşmiş kararın bulunması ile Türkiye’de borçlunun maaşından ya da banka hesabından tahsilat yapılabilmesi farklı hukuki aşamalardır. Nafaka alacaklısının amacı çoğu zaman mevcut kararın Türkiye’de hukuki etki doğurmasını, birikmiş borçların hesaplanmasını ve sonrasında cebrî icra yoluna geçilmesini sağlamaktır. Türkiye ile Belçika aynı ülkeler arası hukuk sisteminin içinde olmadığı için yalnız Belçika icra emriyle Türk banka hesabından doğrudan para çekilemez. İlk soru Belçika’daki belgenin gerçekten icra edilebilir nafaka kararı mı, yoksa taraflar arasında düzenlenmiş özel bir anlaşma mı olduğudur. İkinci soru hangi uluslararası sözleşmenin uygulanacağıdır. Üçüncü soru borçlunun Türkiye’deki adresi veya malvarlığının ne ölçüde belgelendirildiğidir. Bu rehber, özellikle bu üç sorunun cevabına odaklanır.

Belçika ve Türkiye 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesine taraf mı?

Lahey Milletlerarası Özel Hukuk Konferansının 16 Eylül 2026 güncellemeli taraflık tablosunda Belçika, Avrupa Birliği’nin onayı sonucunda 1 Ağustos 2014 tarihinden itibaren sözleşmeyle bağlı ülke olarak gösterilmektedir. Türkiye için yürürlük tarihi 1 Şubat 2017’dir. Bu bilgiler HCCH resmî taraflık tablosunda açıkça yer alır. 2007 tarihli Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafakalarının Uluslararası Tahsiline İlişkin Sözleşme, yabancı nafaka kararlarının tanınması ve tahsili için merkezi makamlar arasında işbirliği usulü oluşturur. Türkiye sözleşmeyi 6708 sayılı Kanunla uygun bulmuştur. Bu nedenle Belçika’daki alacaklı ile Türkiye’de bulunan borçlu arasında kararın yurt dışı takibi gündeme geldiğinde 2007 Lahey düzeni somut ilk inceleme kaynağıdır. Taraflık aynı olmakla birlikte Türkiye’nin m.24, m.25 ve m.30 üzerindeki özel bildirimleri başvurunun sonucunu etkileyebilir.

2007 Lahey m.2: çocuk nafakasının temel kapsamı

2007 Lahey Sözleşmesinin 2. maddesinde ebeveyn–çocuk ilişkisinden kaynaklanan nafaka yükümlülükleri için, yirmi bir yaşını doldurmamış kişiler temel kapsama alınmıştır. Türkiye taraflık bildirimlerinde eğitim devamı koşuluyla belirli daha ileri yaşlara yönelik kapsam genişletmesi ve başka aile fertlerine ilişkin beyanlar da bulunmaktadır. Ancak bu tür beyanların diğer taraf devlet bakımından karşılıklılık koşulları ayrıca ele alınır. Belgede “çocuk nafakası” yazdığı için borcun niteliği yalnız başlıktan belirlenmez; alacaklının yaşı, hangi döneme ilişkin tahsilat istendiği ve dayanak mahkeme kararında hükmedilen hukuki ilişkinin kapsamı incelenir. Ergin çocuğa ilişkin devam eden eğitim gideri ile küçük çocuğun düzenli nafakası farklı dosya özellikleri taşıyabilir. 2007 Lahey m.2 temel kapsama ilişkin başlangıç hükmüdür. Sözleşmenin resmî İngilizce tam metni ve taraflık beyanları birlikte değerlendirilmelidir.

SECAL ve DAVO nedir, Belçika’da ne yaparlar?

Belçika’da nafaka tahsilinde Fransızca Service des Créances Alimentaires (SECAL) ve Felemenkçe Dienst voor Alimentatievorderingen (DAVO) terimleri kullanılır. Belçika Flaman Bölgesi’nin resmî bilgilendirmesine göre bu hizmet, ödenmeyen cari nafakayı ve birikmiş nafaka alacaklarını borçludan talep edebilir; belirli koşullarda nafaka avansı da ödeyebilir. Böylece Belçika’da yaşayan alacaklının iç hukukta kullanabileceği idari tahsil mekanizması vardır. Bununla beraber SECAL/DAVO’nun Belçika içindeki tahsil görevi ile Türkiye’de 2007 Lahey Sözleşmesi uyarınca yabancı kararın tanınması ve icra edilmesi aynı yetki değildir. Türkiye sınırlarındaki cebrî icra işlemi Türk hukukunun aradığı aşamalarla yürür. Belçika Adalet Bakanlığı, yurt dışında bulunan borçlu için SECAL üzerinden iletim veya Belçika merkezi makamına doğrudan başvuru yollarını ayrı ayrı açıklamaktadır. Flaman Bölgesi SECAL/DAVO sayfası güncel bilgi sağlar.

Belçika merkezi makamı hangi kurumdur?

2007 Lahey Sözleşmesi m.4 merkezi makam sistemini kurar. Belçika bakımından görevli merkezi makam, Service Public Fédéral Justice – Service de coopération internationale civile yani Federal Adalet Kamu Hizmetinin uluslararası medeni işbirliği birimidir. HCCH resmî makam kaydında adres Place Victor Horta 40, 1060 Bruxelles olarak gösterilmektedir. Belçika Adalet Bakanlığının sınır ötesi nafaka sayfası iletişim için aliments@just.fgov.be adresini yayımlar. Belçika’da yaşayan alacaklı, Türkiye’de bulunan borçluya ilişkin dosyanın uluslararası iletimi için bu makam üzerinden başvuru oluşturabilir. Yetkili merkezi makam, alacaklı adına uluslararası işbirliğini yürütür; tek başına Türk bankasındaki varlığı haczetme yetkisine sahip değildir. Kurum aracılığıyla iletilen dosya, karşı devletin merkezi makamına ve sonrasında yerel hukuki sürece yönlendirilir. Belçika Adalet Bakanlığı resmî açıklaması başvuru aşamalarını açıkça göstermektedir.

Türkiye merkezi makamı ve Adalet Bakanlığı Nafaka Bürosu

Türkiye tarafında uluslararası nafaka işbirliği merkezi makamı Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüdür. Bakanlığın resmî Nafaka Bürosu açıklaması, yurt içinden yapılan taleplerin yabancı devletlere iletilmesi ve yabancı makamlardan gelen başvuruların Türkiye’de kabul edilmesi görevlerini saymaktadır. Gerekli hâllerde Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yabancı nafaka kararının tenfizi için dava açılması ve takibi, icra takibi veya nafaka kararı alınması gibi hukuki işlemlere başvurulabileceği de belirtilir. Bu idari işbirliği yolu, Belçika’da alınmış kararın Türkiye’de otomatik icra edildiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Dosyanın merkezî makama sunulması ile kararın Türk hukuku bakımından icra edilebilir hâle gelmesi farklı işlemlerdir. Alacaklı isterse kendi hukukî temsilcisiyle Türkiye’deki şartları ve borçlunun malvarlığını ayrıca inceleyebilir; buna rağmen hangi uluslararası başvuru kanalı kullanıldığı dosyada açıkça belirtilmelidir. Bakanlığın Nafaka Bürosu sayfası resmî görevleri açıklar.

2007 Lahey m.10: hangi talepler iletilebilir?

Lahey Sözleşmesinin 10. maddesi merkezi makam aracılığıyla sunulabilecek talep türlerini sınıflandırır. Nafaka kararının tanınması veya tanınması ve tenfizi, alacağın icrası, yabancı devlette karar elde edilmesi, belirli şartlarda kararın değiştirilmesi ve borçlunun başvurabileceği usuller ayrı başlıklardır. Belçika’da verilmiş ve yürütülebilir nafaka kararı varsa Türkiye’den ikinci kez aynı hukuki ilişki için esas hakkında karar istenmesiyle mevcut ilamın tenfizinin talep edilmesi birbirinden ayrılmalıdır. Karar hiç yoksa icra edilecek yabancı ilam bulunduğu varsayılamaz. Kısmi ödeme yapılmışsa bu, hükmün tamamının artık geçersiz olduğu anlamına gelmez; ödenmiş tutar hesaplamadan düşülür. Belçika tarafındaki merkezi makam, hangi tür başvurunun Türkiye’ye iletilmesi gerektiğinin belirlenmesine yardımcı olur. Başvurunun türünün yanlış seçilmesi, yalnız terim hatası değil farklı yargısal sürecin istenmesi anlamına gelir.

Lahey m.12: uluslararası başvurunun iletilmesi ve takibi

2007 Lahey Sözleşmesi m.12, taleplerin merkezi makamlar arasında gönderilmesine ve talep edilen makamın başvuruyu ele almasına ilişkin düzenlemeler içerir. Alacaklının Brüksel’de doğrudan Türk icra müdürlüğüne posta göndermesi, merkezi makam işbirliği yolunun kullanıldığı anlamına gelmez. Belçika makamı dosyayı hazırlayarak karşı ülke merkezi makamına iletir; karşı ülke makamı kayıt, takip ve gerekli yerel hukuki işlemleri yürütür. Bu yolda evrak numarası, iletim tarihi, kararın tam metni, tarafların kimliği ve borç hesabı birbirine eşleştirilmelidir. Türkiye’de avukatla paralel hukuki inceleme yapılacaksa aynı nafaka dönemine ilişkin tahsil edilmiş tutarların iki dosyada da gösterilmesi gerekir. Amaç bir alacağın iki kez tahsili değil, uluslararası süreç nedeniyle açık kalan bakiyenin saptanmasıdır. Sözleşmenin 12. maddesi kurumlar arası işbirliğine, 34. maddesi ise icra için alınabilecek tedbirlere ilişkindir.

Lahey m.20: Belçika kararının tanınmasındaki bağlantı

Lahey Sözleşmesinin 20. maddesi, nafaka kararının hangi yetki bağlantılarıyla verilmişse diğer taraf ülkede tanınması ve tenfizinin esas alınacağını düzenler. Karar veren makamın yetkisi, nafaka alacaklısının veya borçlusunun mutad meskeni gibi sözleşmede sayılan bağlantılarla ilişkilidir. Belçika mahkemesinin bir nafaka hükmü vermiş olması tek başına her durumda m.20 şartlarının gerçekleştiğini ispat etmez; kararın hangi yetki sebebine dayandığı anlaşılmalıdır. Belgede mahkeme adı, karar tarihi ve numarası, tarafların ikamet bilgileri ve verilen hüküm bulunmalıdır. Türkiye’nin 2007 Lahey kapsamındaki beyan ve çekinceleri de ayrıca kontrol edilir. Yabancı kararın esası yeniden görülmeden tanıma ve icra edilebilirlik incelemesi yapılması sözleşmenin temel amacıdır. Bununla birlikte taraflara usulüne uygun bildirim yapılmamış olması gibi ret sebepleri sözleşmenin başka maddelerinde ayrıca düzenlenmiştir.

Lahey m.22: tebligat, savunma ve ret sebepleri

2007 Lahey Sözleşmesinin 22. maddesi, kararın tanınması veya tenfizi isteminin reddedilebileceği hâlleri sayar. Bunlar arasında usule ilişkin savunma güvenceleri ve kararla önceki bir karar arasında bağdaşmazlık gibi durumlar bulunur. Belçika’da nafaka davası borçlunun yokluğunda görülmüşse dava ve kararın hangi yöntemle bildirildiği, savunma olanağının sağlanıp sağlanmadığı belgelerle değerlendirilir. Borçlunun “duruşmaya gitmedim” demesi tek başına hiçbir tebligat yapılmadığını kanıtlamaz; tebliğ belgesine bakılır. Benzer şekilde kararın Fransızca veya Felemenkçe yazılmış olması Türkiye’de peşinen reddedileceği anlamına gelmez; tercüme kuralları uygulanır. Sözleşme kapsamında usulüne uygun karar ile savunma hakkı ihlal edildiği ileri sürülen belgeyi ayırmak önem taşır. Yabancı nafaka kararlarında tebligat rehberi bu sorunu ayrıntılı ele alır.

Türkiye neden Lahey m.24 usulünü tercih etmiştir?

HCCH’nin Türkiye’ye ait resmî beyanında, tanıma ve tenfizde 2007 Lahey Sözleşmesi m.24 usulünün tercih edildiği açıkça yazılıdır. 24. madde, yetkili makama başvurunun aktarılması, davalıya usulüne uygun bildirim yapılması, tarafların görüşlerini sunabilmesi ve tanıma-tenfiz kararı verilmesi ile ilgili süreç içerir. Bu nedenle Belçika’daki alacaklının yalnız belgesini Türkiye’de bir kuruma vermesiyle kararın hiçbir inceleme olmadan kesin biçimde icraya konacağı ileri sürülemez. Türkiye uygulamasında hangi usulün tercih edildiği dosyanın hazırlanması bakımından temel bilgidir. Türk mahkemesinin yapacağı işlem, Belçika’da verilen nafaka miktarını yeni bir esas davası gibi baştan takdir etmek değil, uygulanabilir sözleşme şartlarına göre tanıma ve tenfiz incelemesini yürütmektir. HCCH Türkiye beyan ve çekince kaydı m.24 tercihini doğrudan doğrulamaktadır.

Lahey m.25: Belçika nafaka dosyasına eklenecek belgeler

2007 Lahey Sözleşmesi m.25, nafaka kararının tanınması ve tenfizi için istenecek belge türlerini düzenler. Kararın tam metni, kararın verildiği ülkede icra edilebilir olduğunu gösteren belge, gerekiyorsa davalıya usulüne uygun bildirim yapıldığını gösteren kayıt, birikmiş alacak miktarı ve hesap tarihi bunların başında gelir. Karar ödemelerin otomatik endekslenmesini öngörüyorsa hesabın yapılmasını sağlayan veriler de dosyaya eklenir. Ücretsiz adli yardım alınmışsa bunun kapsamını gösteren belge talep edilebilir. Belçika Adalet Bakanlığının AB dışındaki borçlulara ilişkin rehberi ayrıca kararın onaylı nüshası, tebligat belgesi, geçmiş aylara ilişkin borç cetveli ve varsa çocuğun doğum belgesiyle okul belgesini saymaktadır. Her belgenin gerekliliği çocuğun yaşı, dava usulü ve talep edilen nafaka türüne göre belirlenir. Dosyadaki belge eksikliğini peşinen görmezden gelmek süreci geciktirir.

Türkiye’nin m.25 belgesine ilişkin özel beyanı

Türkiye’nin 2007 Lahey Sözleşmesi m.25/3-a uyarınca yaptığı resmî beyana göre menşe devletteki yetkili makamın onayladığı karar suretinin başvuruya eklenmesi istenir. Türkiye ayrıca kararın değiştirilmiş hâli varsa buna ait onaylı karar, gerekli tebligat belgeleri, borçlu ve alacaklı kimlik bilgileri, çocuğun doğum kaydı veya soybağını gösteren belge, eğitim devamı ve birikmiş borç hesaplarını talep edebileceğini bildirmiştir. Bu liste, belge sayısı artırmak için konulmuş genel bir tavsiye değildir; HCCH taraflık kaydındaki Türkiye beyanıyla ilişkilidir. Belçika’da düzenlenmiş kararın yalnız telefon ekran görüntüsü veya tamamı görünmeyen mahkeme yazısı, onaylı karar suretinin yerini tutmaz. İlgili makamdan alınmış resmî suret ve gerektiğinde tercüme, dosyayı usulüne uygun oluşturmanın çekirdeğidir. Türkiye’nin resmî beyanı her belge türünün hukuki dayanağını kontrol etmeyi sağlar.

Lahey m.30: özel nafaka anlaşmalarında Türk çekincesi

2007 Lahey Sözleşmesinin 30. maddesi, mahkeme kararı olmayan belirli nafaka düzenlemelerinin tanınmasına ilişkin ayrı hükümler içerir. Türkiye bu maddeye dayanarak nafaka anlaşmalarını tanımama ve tenfiz etmeme hakkını saklı tuttuğunu HCCH’ye resmen bildirmiştir. Bu nedenle Belçika’daki anne-baba yalnız kendi aralarında imzaladıkları bir özel protokolü getirip, bunun 2007 Lahey gereğince Türkiye’de doğrudan mahkeme nafaka kararı gibi icraya konulacağını ileri süremez. Belgenin gerçekten mahkeme kararı mı, mahkeme tarafından onaylanmış sulh mü yoksa yalnız özel anlaşma mı olduğu ilk aşamada ayrılmalıdır. Çekince bütün nafaka kararlarının Türkiye’de tanınamayacağı anlamına gelmez; çekince sözleşmenin belirli nafaka düzenlemeleri için kullanılmıştır. Lahey m.30 ve yabancı nafaka anlaşması rehberi bu hukuki ayrımı açıklar.

Lahey m.15: 21 yaş altı çocuk nafakasında hukuki yardım

2007 Lahey Sözleşmesinin 15. maddesi, çocuklar için uygun kapsamdaki nafaka taleplerinde adalete etkin erişimi sağlayacak ücretsiz hukuki yardıma ilişkin hükümler içerir. Belçika Adalet Bakanlığı, ebeveyn–çocuk ilişkisinden kaynaklanan ve 21 yaşından küçük çocukla ilgili nafaka alacaklarının uluslararası başvurularında 2007 Lahey yoluyla ücretsiz adli yardım sağlandığını açıkça duyurur. Bu düzenleme, Belçika’da yaşayan alacaklıya sınır aşan tahsilat nedeniyle hukuki erişim kolaylığı sağlar. Ancak her özel avukatlık hizmetinin tüm bedelinin otomatik olarak devletçe karşılanacağı veya her ticari giderin sözleşme kapsamında olduğu söylenemez. Hangi yardımın hangi makamdan alınacağı, sözleşmenin kapsamı ve başvuru yolu itibarıyla değerlendirilir. Belçika makamının açıkladığı ücretsiz yardım hakkı ile Türk iç hukukundaki baro adli yardım başvurusu birbirinden farklı usullere sahip olabilir. Ücretsiz hukuki yardım rehberi tamamlayıcı bilgi verir.

Lahey m.44 ve m.45: Fransızca/Felemenkçe belgelerin dili

Belçika’da nafaka kararları Fransızca, Felemenkçe veya ilgili makamın kullandığı resmi dilde düzenlenebilir. 2007 Lahey Sözleşmesinin 44 ve 45. maddeleri, uluslararası nafaka başvurusundaki belgelerin tercümesine ve dillerine ilişkin kurallar içerir. Belçika Adalet Bakanlığının avukatlar için resmî rehberinde de sözleşmeye göre belgelerin icra talep edilen ülkenin diline çevrilmesi gerekliliği vurgulanır. Türkiye’de işlem yapılacaksa kararda hükmedilen nafaka tutarı, ödeme başlangıç tarihi, borçlunun adı, mahkeme bilgileri ve kesinleşme veya uygulanabilirlik kayıtları doğru Türkçe karşılıklarıyla verilmelidir. Belçika’da doğrudan kullanılan pension alimentaire ve onderhoudsgeld terimleri ilgili belgenin mahkeme kararı niteliği ve kapsamı araştırılmadan peşinen aynı Türk icra emri sayılmaz. Yanlış tercüme, birikmiş nafaka hesabında para birimi veya dönem hatasına dönüşebilir. Belgenin aslı ile tercümesi ayrılmaz dosya unsurlarıdır.

Birikmiş Belçika nafakasının aylık borç cetveli

Türkiye’de tahsil edilecek tutarı belirlemek için mahkeme hükmünde yazan aylık nafaka miktarıyla geçmiş döneme ilişkin gerçekten ödenmeyen ayların ayrıntılı dökümü hazırlanır. 2007 Lahey m.25/1-d, ödenmemiş borç miktarı ve hesabın yapıldığı tarihle ilgili belgeyi açıkça düzenler. Belçika’da dönemsel endeksleme veya tutar değişikliği varsa bunlar da tek satır toplam yerine ay ay işlenmelidir. Borçlunun bankadan gönderdiği kısmi ödemeler belgelerle eşleştirilir; tahsil edilen tutar yeniden istenmez. Hesabın yapılmasında hükümdeki para birimi, başlangıç tarihi ve ödeme vadeleri temel alınır. İleride Türk icra dosyasındaki ödeme emri ve tahsilat kaydıyla Belçika tarafının alacak hesabı farklılaşmasın diye tarihlerin tutarlılığı kontrol edilir. Birikmiş dönem için zamanaşımı, uygulanacak hukuk ve karar tarihine göre ayrıca incelenir. Borç hesabındaki hukuki dayanak açık olmadan kesin toplam tutar ilan etmek uygun değildir.

Belçika kararında endeksleme varsa Türkiye’deki icra hesabı

Belçika nafaka kararlarında belirli aralıklarla tutarın endekslenmesine ilişkin düzenleme bulunabilir. Hükümde böyle bir artış öngörülmüşse yalnız ilk aylık tutarın her yıl için aynen uygulanması eksik alacak hesaplanmasına; artışın kararda yer almamasına rağmen eklenmesi fazla talebe yol açabilir. 2007 Lahey m.25/1-e, otomatik endekslemeye imkân veren kararlar bakımından hesaplama için gerekli bilgilerin dosyaya eklenmesini öngörür. Türkiye’nin resmî HCCH beyanında da endeksleme yöntemi ile faiz varsa uygulanacak oran ve başlangıç tarihinin gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle Belçika kararındaki orijinal endeksleme yöntemi, her yıl için hesap çizelgesi ve varsa sonradan verilmiş değiştirme kararları ayrı sunulmalıdır. Türk hukukunda icra müdürlüğünün borç hesabını denetleyebilmesi için rakamın hangi hükme ve hangi tarihe dayandığı anlaşılmalıdır. Güncel belgeler olmadan varsayımsal yüzdelik artış yazılmamalıdır.

Borçlu Belçika duruşmasına katılmadıysa ispat yöntemi

Belçika mahkemesinin nafaka kararı borçlunun yokluğunda verilmişse, alacaklı başvuru dosyasında borçluya dava hakkında nasıl bildirim yapıldığını gösteren resmi belgeleri incelemelidir. 2007 Lahey m.25/1-c, ilgili hâllerde davalıya hukuki süreçten haberdar olma ve savunma imkânı verildiğini gösteren evrakı öngörür. Borçlunun Türkiye’ye taşınmış olması tek başına Belçika’daki bütün tebligatların geçersizliğini ispat etmez. Ancak hiçbir savunma hakkı tanınmadığı yönündeki somut belge, tanıma-tenfiz incelemesinde önem kazanabilir. Belçika mahkemesinin gönderdiği tebligat belgesi, başvuru dosyasındaki adres ve varsa temsilci bilgileri karşılaştırılmalıdır. Kararın kesinleşme durumu ile karşı tarafa usulüne uygun bildirilmesi iki farklı tespit olabilir. Sözleşmenin m.22 ret sebeplerine ilişkin tartışması esas dava yeniden görülerek değil, belgelerin hukuki uygunluğu üzerinden çözülür.

Lahey m.34 ve Türkiye’de banka/maaş haczi aşaması

2007 Lahey Sözleşmesi m.34, taraf devletlerin nafaka kararının etkili icrası için kullanabilecekleri tedbirleri örnekler. Gelir veya ücret kesintisi, banka hesabına yönelik önlemler, malvarlığına haciz ve benzeri icra araçları sözleşme çerçevesinde gündeme gelebilir. Fakat Belçika makamının kararı Türkiye’de icra edilebilir hâle gelmeden Türk bankası hakkında otomatik elektronik haciz kurulacağı yönünde genel kural yoktur. Türkiye’deki somut icra aşaması 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve ilgili Türk usul hükümlerine tabidir. Borçlunun Türkiye’de maaşı, kira alacağı, banka hesabı veya tapulu taşınmazı bulunuyorsa bunların hukuki niteliğine göre ayrı icra işlemleri planlanabilir. İİK m.89 üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haciz ihbarnamesiyle takibine; m.83 kısmen haczedilebilir maaş ve ücretlere ilişkin temel düzenlemelerdendir. Nafaka alacağına ilişkin özel istisnalar somut haciz durumuna göre ayrıca değerlendirilmelidir.

AB 4/2009 Tüzüğü Türkiye’de doğrudan uygulanır mı?

Belçika, Avrupa Birliği üyesi olduğu için üye devletler arasındaki nafaka kararlarının tanınması ve icrasında 4/2009 sayılı AB Tüzüğü önemli bir düzenlemedir. Ancak Türkiye bir Avrupa Birliği üyesi değildir. Bu nedenle AB üyesi ülkeler arasında geçerli bazı doğrudan icra ve exequatur muafiyetlerinin Türkiye’deki borçluya karşı otomatik uygulanacağı sonucu çıkarılamaz. Belçika Adalet Bakanlığının sınır ötesi nafaka sayfasında, AB içinde bulunan borçlu için AB düzenlemesine uygun ayrı belge listesi; AB dışında bulunan borçlu için 2007 Lahey veya 1956 New York Sözleşmesi bağlantılı başka evrak listesi yayımlanmıştır. Türkiye’deki borçlu bakımından doğru dosya AB içi ek formlar üzerinden değil, Türkiye ile Belçika’yı bağlayan sözleşme hükümleri ve Türk icra düzeni üzerinden hazırlanmalıdır. Belçika Federal Adaletin avukatlar için resmî uygulama rehberi bu sistem ayrımını ayrıntılı gösterir.

SECAL üzerinden dosya ile doğrudan hukuki takip arasındaki fark

Belçika’da nafaka alacaklısı SECAL/DAVO ile çalışıyorsa kurumun hangi nafaka dönemleri için tahsilata giriştiği ve daha önce alacaklıya avans ödeyip ödemediği öğrenilmelidir. Belçika Adalet Bakanlığı, yurt dışı borçlu için SECAL ile merkezi makam başvurusu arasında seçim yapılabileceğini belirtir. Türkiye’de avukat aracılığıyla da belge ve icra imkânları incelenecekse aynı borç dönemlerinin birden fazla kanaldan tahsil edilmemesi gerekir. Kamu kurumunun yerine geçtiği alacak miktarıyla kişinin doğrudan alacaklı olduğu bakiye farklılaşabilir. Sözleşmenin m.36 hükmü, belirli şartlarda kamu kurumlarının alacaklı yerine uluslararası nafaka başvurusu yapabilmesine ilişkin düzenleme içerir. Bununla birlikte SECAL’ın Belçika’da ödediği her avans için Türkiye’de otomatik icra edildiği söylenemez; kamu kurumunun dayandığı belge ve sözleşme kapsamı araştırılır. Borç hesabında hem fiili ödemeler hem kamu kurumunun işlem durumu kayıt altına alınmalıdır.

Belçika’dan Türkiye’ye nafaka tahsili için somut yol haritası

İlk olarak Belçika nafaka kararının tam metni, yürütülebilirlik belgesi, varsa kararın değişiklikleri ve tebligat kayıtları temin edilir. İkinci olarak çocuğun doğum belgesi, kimlik bilgileri ve eğitim durumuyla ilgili kanıtlar tamamlanır. Üçüncü olarak ay bazında birikmiş nafaka ve ödemeler cetveli hazırlanır. Dördüncü olarak Belçika SECAL/DAVO tarafından yapılmış tahsilat veya avans bulunup bulunmadığı sorgulanır. Beşinci olarak Belçika Federal Adalet Bakanlığının merkezi makamına doğru başvuru türüyle dosya sunulur. Altıncı olarak Türkiye’nin Lahey m.24 usul tercihi, m.25 ek belge beyanı ve m.30 çekincesi gözetilir. Yedinci olarak gerekli Türkiye tanıma-tenfiz süreci ve devamındaki İİK tahsil imkânları değerlendirilir. Sekizinci olarak Türk dosyasında tahsil edilen tutar Belçika borç hesabına bildirilir. Bu işlem zincirinin amacı yalnız bir kararın çevrilmesi değil, hukuki alacağın aynı dönem için tekrarsız ve doğru tutarda tahsilidir.

Sık Sorulan Sorular

Belçika’daki nafaka kararı Türkiye’de doğrudan hacze konabilir mi?

Yabancı kararın Türkiye’de uygulanabilirliği, 2007 Lahey Sözleşmesi ve Türkiye’nin m.24 usul tercihi uyarınca değerlendirilir; doğrudan haciz otomatik değildir.

SECAL ve DAVO farklı kurumlar mı?

Belçika’nın Fransızca SECAL ve Felemenkçe DAVO adları nafaka alacaklarının tahsiline yönelik hizmeti ifade eder.

Belçika ve Türkiye 2007 Lahey Sözleşmesine taraf mı?

HCCH kaydında Belçika 1 Ağustos 2014, Türkiye 1 Şubat 2017 tarihinden itibaren sözleşmeye bağlı gösterilir.

Türkiye’deki merkezi makam hangisidir?

Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Nafaka Bürosu, Türkiye merkezi makam görevini yürütür.

Belçika’daki merkezi makamın e-posta adresi nedir?

Belçika Federal Adalet Bakanlığı aliments@just.fgov.be adresini resmi başvuru iletişimi olarak yayımlar.

Türkiye neden Lahey m.24 usulünü uygular?

Türkiye HCCH nezdinde tanıma ve tenfiz için m.24 usulünü tercih ettiğini resmen beyan etmiştir.

Nafaka kararının tam metni gerekli midir?

Lahey m.25 kararın tam metnini öngörür; Türkiye ayrıca menşe makamın onayladığı sureti istemektedir.

Borçlu Belçika’da duruşmaya katılmadıysa karar reddedilir mi?

Tek başına duruşmaya katılmamak otomatik ret değildir; usulüne uygun bildirim ve savunma olanağı Lahey m.22 ve m.25 kapsamında incelenir.

Özel nafaka protokolü Türkiye’de doğrudan tenfiz edilir mi?

Türkiye, Lahey m.30 kapsamındaki nafaka anlaşmalarının tanınması ve tenfizine ilişkin çekince koymuştur; belge türü önemlidir.

21 yaşından küçük çocuk için ücretsiz hukuki yardım var mı?

2007 Lahey m.15 ve Belçika Federal Adalet açıklaması, ilgili çocuk nafakası başvurularında ücretsiz hukuki yardım mekanizmasını düzenler.

Birikmiş nafakada endeksleme ve ödemeler nasıl gösterilir?

Lahey m.25 uyarınca aylık borç, yapılan ödemeler, hesap tarihi ve varsa kararın endeksleme yöntemine ilişkin belgeler eklenir.

AB 4/2009 Tüzüğü Türkiye’de doğrudan geçerli midir?

Hayır. Türkiye AB üyesi değildir; Belçika-Türkiye sınır ötesi nafakada uygulanabilir uluslararası sözleşme ve Türk usul hükümleri değerlendirilir.

İlgili site içi hukuk rehberleri

Resmî sözleşme ve kurum kaynakları

Yazar ve hukuki kontrol: Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu Sicil No: 3472, Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Mersin ofisi Mersin’de olup Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir. +90 552 224 43 66. Kanun ve sözleşme kayıtlarının kontrol tarihi: 29 Ekim 2026. Bu yazı genel hukuki bilgilendirmedir; bireysel dosya sonuç garantisi içermez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp